Çoklu Paragraf Soruları

85 soru

Soru 1Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Parkinson Yasası, en yalın hâliyle "Bir iş, tamamlanması için ayrılan sürenin tamamını kapsayacak şekilde genişler." ilkesine dayanır. Örneğin, bir raporu hazırlamak için bir haftanız varsa, zihniniz bu işi bir haftalık bir süreye yayacak ve işin zorluk derecesini bu süreye göre algılayacaktır. Aynı raporu hazırlamak için sadece bir gününüz olsaydı, işi yine tamamlayabilirdiniz ancak bu sefer süreç daha kısa ve yoğun olurdu. Bu yasa, zaman yönetiminde verimliliği artırmak için sürelerin gerçekçi ve hatta biraz kısıtlı belirlenmesi gerektiğini savunur.

Bu parçaya göre Parkinson Yasası'nın temel iddiası aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir işin tamamlanma süresinin, o iş için belirlenen zaman dilimine göre esneyip genişlediği

Cevap

Bir işin tamamlanma süresinin, o iş için belirlenen zaman dilimine göre esneyip genişlediği
Doğru cevap, bir işin tamamlanma süresinin o iş için ayrılan zamana göre esneyip genişlediğini belirten seçenektir. Metinde Parkinson Yasası'nın, bir işin tamamlanması için ayrılan sürenin tamamını kapsayacak şekilde genişlemesi esasına dayandığı açıkça ifade edilmiş ve rapor örneğiyle desteklenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesinde yer alan Parkinson Yasası'nın tanımını tespit etmek
Yasanın, bir işin tamamlanması için ayrılan sürenin tamamını kaplayacak şekilde genişlediği ilkesine dayandığı belirlenir.
Soruda Parkinson Yasası'nın temel iddiası sorulduğu için yasanın tanımını doğrudan parçadan çıkarmak gerekir.
2
Metinde verilen rapor örneğini ve açıklamasını analiz etmek
Bir rapor için bir hafta verildiğinde işin bir haftaya yayıldığı, bir gün verildiğinde ise bir günde tamamlandığı, yani sürenin işin tamamlanma süresini doğrudan etkilediği sonucuna varılır.
Tanımın somut bir örnekle nasıl desteklendiğini görmek ve doğru seçeneği doğrulamak için.
3
Tespit edilen temel iddiayı seçeneklerle karşılaştırmak
Temel iddianın 'Bir işin tamamlanma süresinin, o iş için belirlenen zaman dilimine göre esneyip genişlediği' ifadesiyle tam olarak uyuştuğu görülür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için parçadaki ana düşünceyi en iyi yansıtan ifadeyi seçmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Ana Düşünce İlişkisi
Soru 2Soru

Nostalji, kelime kökeni itibarıyla sıla hasreti ya da geçmişe duyulan özlem olarak tanımlansa da günümüz tüketim toplumunda bu duygu, bireysel bir sığınak olmaktan çıkıp endüstriyel bir araca dönüşmüştür. Modernleşmenin getirdiği hızlı değişim ve geleceğe yönelik belirsizlikler, bireyleri tanıdık ve güvenli buldukları geçmişin limanına yönlendirirken; pazarlama sektörü bu eğilimi retro tasarımlar, yeniden çevrim filmler ve geçmişin popüler simgeleriyle estetize ederek dolaşıma sokmaktadır. Böylece nostalji, yaşanmış bir geçmişin samimi anısı olmaktan ziyade, hiç deneyimlenmemiş dönemlerin bile tüketim nesnesi hâline getirildiği yapay bir illüzyona dönüşür.

Bu durum, bireyin geçmişle kurduğu tarihsel ve kültürel bağı zedelerken toplumsal belleğin de sanal bir şekilde yeniden inşa edilmesine yol açar. Tüketici, satın aldığı nostaljik bir nesneyle geçmişe ait bir kimliği veya statüyü de edindiğini varsayar. Ancak bu ilişki, gerçek bir tarih bilincinden yoksundur; çünkü pazarlanan geçmiş, tarihsel gerçekliğinden arındırılmış, sterilize edilmiş ve sadece arzu uyandıracak şekilde kurgulanmış bir göstergedir. Sonuçta nostalji endüstrisi, bireyi şimdiki zamanın sorunlarından kaçırıp sahte bir geçmiş cennetine hapsederken onun toplumsal dünyayı dönüştürme ve eyleme geçme gücünü de pasifize etmektedir.

Bu parçadan hareketle "nostalji endüstrisi" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylere geçmişi sterilize edilmiş bir estetikle sunarak onları şimdiki zamanın sorunlarından uzaklaştırdığına ve toplumsal eylemliliklerini zayıflattığına.

Cevap

Bireylere geçmişi sterilize edilmiş bir estetikle sunarak onları şimdiki zamanın sorunlarından uzaklaştırdığına ve toplumsal eylemliliklerini zayıflattığına.
Doğru yanıt, parçanın son cümlelerinde belirtilen, nostalji endüstrisinin bireyi şimdiki zamanın sorunlarından kaçırarak sahte bir geçmişe hapsettiği ve onun toplumsal dünyayı dönüştürme gücünü pasifize ettiği tespitiyle doğrudan örtüşmektedir. Geçmişin gerçekliğinden arındırılıp sterilize edilmiş bir estetik olarak sunulması da bu yargıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk bölümü analiz edilerek nostaljinin tüketim toplumundaki rolü belirlenir.
Nostaljinin bireysel bir özlem olmaktan çıkıp pazarlama aracı hâline geldiği ve yapay bir illüzyon yarattığı tespit edilir.
Parçadaki temel kavramsal girişin anlaşılması ve nostalji endüstrisinin işleyiş mantığının kavranması gerekir.
2
Paragrafın ikinci bölümü analiz edilerek bu endüstrinin birey ve toplumsal bellek üzerindeki etkileri incelenir.
Nostalji endüstrisinin geçmişi sterilize edilmiş bir estetikle sunduğu, bireyi şimdiki zamanın sorunlarından kaçırdığı ve dönüştürme/eyleme geçme gücünü pasifize ettiği belirlenir.
Soru kökündeki 'nostalji endüstrisi' ifadesinin doğrudan sonuçlarına ve etkilerine ulaşmak için parçanın son cümlelerindeki çıkarımlar analiz edilmelidir.
3
Seçenekler parçadan elde edilen bulgularla karşılaştırılarak doğru yargı saptanır.
Bireyi şimdiki zamanın sorunlarından uzaklaştırdığı ve toplumsal eylemliliklerini zayıflattığı yargısını içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Parçadaki 'bireyi şimdiki zamanın sorunlarından kaçırıp sahte bir geçmiş cennetine hapsederken onun toplumsal dünyayı dönüştürme ve eyleme geçme gücünü de pasifize etmektedir' ifadesiyle doğrudan örtüşen seçeneği bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Parçadan Yardımcı Düşünce/Yargı Çıkarma
Soru 3Soru

I. Dijitalleşme süreciyle birlikte bilginin tüketim hızı ve biçimi köklü bir değişime uğramıştır. Geleneksel yazılı kültürün gerektirdiği derinlemesine okuma pratikleri, yerini ekran üzerinden yapılan ve 'tarama' olarak adlandırılan y��zeysel okuma alışkanlıklarına bırakmaktadır. Bu durum, bireylerin uzun metinler üzerinde odaklanma sürelerini kısaltmakla kalmayıp, okuduklarını derinlemesine analiz etme ve eleştirel bir süzgeçten geçirme becerilerini de aşındırmaktadır. Zihinsel süreçlerin bu şekilde yeniden yapılanması, bilginin içselleştirilmesini zorlaştırmakta ve entelektüel derinliği gölgelemektedir.

II. Nörobilim alanında yapılan son araştırmalar, dijital metinlerle yoğun şekilde etkileşime giren bireylerin beyinlerindeki sinaptik bağlantıların farklı biçimlerde organize olduğunu göstermektedir. Özellikle derin okuma sırasında aktifleşen sol temporal lobdaki hareketlilik azalırken, hızlı karar verme ve görsel uyaranları işleme merkezlerinde geçici bir yoğunlaşma gözlenmektedir. Beynin bu plastik yapısı, çevreye uyum sağlama mekanizmasının bir sonucu olsa da, uzun vadede kavramsal düşünme ve soyut akıl yürütme yetilerinin gerilemesine zemin hazırlamaktadır.

Bu iki paragraf için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci paragrafta değinilen bilişsel değişimin biyolojik altyapısını bilimsel bulgular aracılığıyla somutlaştırmaktadır.

Cevap

Birinci paragrafta değinilen bilişsel değişimin biyolojik altyapısını bilimsel bulgular aracılığıyla somutlaştırmaktadır.
Doğru cevap, birinci paragrafta iddia edilen zihinsel dönüşümün biyolojik altyapısını bilimsel/nörobilimsel araştırmalarla somutlaştıran seçenektir. İlk paragrafta bilişsel süreçlerin zayıfladığından bahsedilmiş, ikinci paragrafta ise bu durumun beyindeki sinaptik bağlantılar ve lob aktivitelerindeki değişimler gibi fizyolojik karşılıkları gösterilerek tez bilimsel verilerle desteklenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafın ana düşüncesini ve ele aldığı konuyu analiz etme.
Birinci paragrafta dijitalleşmeyle birlikte derin okuma alışkanlığının kaybolduğu ve bunun zihinsel süreçleri olumsuz etkileyerek entelektüel gerilemeye yol açtığı tezi belirlenir.
İki paragraf arasındaki ilişkiyi kurabilmek için öncelikle ilk paragraftaki temel iddiayı doğru çözümlemek gerekir.
2
İkinci paragrafın içeriğini ve getirdiği açıklamayı inceleme.
İkinci paragrafta nörobilimsel araştırmalara atıfta bulunularak, derin okuma esnasında beyin loblarındaki aktivite değişimleri ve sinaptik bağlantıların yeniden organize olması gibi fizyolojik süreçler tespit edilir.
İkinci paragrafın birinci paragraftaki iddiayı hangi düzeyde ele aldığını (biyolojik, sosyolojik veya çözüm odaklı) belirlemek gerekir.
3
İki paragraf arasındaki mantıksal ve tematik ilişkiyi kurma.
İlk paragrafta soyut olarak ifade edilen 'zihinsel süreçlerin yeniden yapılanması' kavramının, ikinci paragraftaki sinaptik bağlantılar ve beyin loblarındaki değişimlerle biyolojik/fizyolojik olarak açıklandığı saptanır.
Çeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu sınamak için iki metin arasındaki anlamsal köprüyü doğru kurmak gerekir.
4
Seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşma.
Bilişsel değişimin biyolojik altyapısını bilimsel bulgularla somutlaştıran seçeneğin doğru olduğu görülür. Diğer seçenekler ise metnin yönünü (olumlu/olumsuz), üslubunu (öznel/nesnel) veya disiplinini (sosyolojik/biyolojik) yanlış yorumladığı için elenir.
Çeldiricilerin mantıksal hatalarını saptayarak kesin doğruya ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf metinlerinde paragraflar arası anlamsal ve işlevsel ilişkileri belirleme.
Soru 4Soru

38. - 39. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Semmelweis refleksi veya Semmelweis etkisi; bilim ve fikir tarihinde, mevcut paradigmalarla veya kabul görmüş yerleşik inançlarla çelişen yeni ve kanıta dayalı bir bilginin, bilim topluluğu veya toplum tarafından otomatik olarak ve sorgulanmaksızın reddedilmesi eğilimini ifade eder. Bu kavram, adını 19. yüzyılın ortalarında Viyana Genel Hastanesinde çalışan Macar hekim Ignaz Semmelweis’tan alır. Semmelweis, lohusalık hummasından kaynaklanan anne ölümlerinin, hekimlerin otopsi odalarından çıkıp ellerini dezenfekte etmeden doğuma girmelerinden kaynaklandığını fark etmiş ve klorlu kireç çözeltisiyle el yıkama uygulamasını başlatarak ölüm oranlarını dramatik biçimde düşürmüştür. Ancak dönemin tıp otoriteleri, hastalıkların 'kötü hava' (miasma) ya da beden sıvılarındaki dengesizliklerden kaynaklandığına inanıyor ve saygın hekimlerin ellerinin hastalık taşıyıcısı olabileceği fikrini gururlarına yediremiyorlardı. Semmelweis’ın deneysel kanıtları, tıp camiasının yerleşik dogmalarına çarparak reddedilmiş, kendisi dışlanmış ve ancak ölümünden yıllar sonra, Pasteur’ün mikrop teorisiyle haklılığı tescil edilmiştir. Günümüzde bu etki, psikolojide ve bilim sosyolojisinde, bireylerin veya kurumların bilişsel çelişkiyi önlemek amacıyla yeni bilgileri reddederek konforlu alanlarını koruma refleksini tanımlamak için kullanılmaktadır. Bilim felsefecisi Thomas Kuhn'un da belirttiği gibi, yerleşik bir paradigma kolay kolay yıkılmaz; çünkü bilim insanları da inançlarına duygusal ve sosyal yatırımlar yaparlar. Bilimsel ilerlemenin önündeki en büyük engellerden biri olan bu durum, bilginin nesnelliğinden ziyade, kabul edilebilirliğinin sosyal ve psikolojik dinamiklere bağlı olduğunu gösterir.

Bu parçadan hareketle Semmelweis refleksiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeni ve alışılmadık bilgilerin reddedilme sürecinde, sunulan deneysel kanıtların yetersizliğinin ve yöntemsel hataların belirleyici bir rol oynadığını savunur.

Cevap

Yeni ve alışılmadık bilgilerin reddedilme sürecinde, sunulan deneysel kanıtların yetersizliğinin ve yöntemsel hataların belirleyici bir rol oynadığını savunur.
Semmelweis refleksi, yeni bilgilerin deneysel kanıtlarının yetersizliğinden veya yöntemsel hatalardan dolayı değil; tam aksine, bu kanıtların yerleşik inançlara ve dogmalara ters düşmesi nedeniyle reddedildiğini savunur. Parçada da belirtildiği üzere, Semmelweis'ın sunduğu deneysel kanıtlar tıp camiasının yerleşik dogmalarına çarparak reddedilmiştir; yani reddedilme nedeni kanıt yetersizliği değil, dogmalar ve hekimlerin gururudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki Semmelweis refleksi tanımını ve temel özelliklerini analiz etmek.
Semmelweis refleksinin, yerleşik dogmalar ve inançlar nedeniyle yeni ve kanıtlanmış bilgilerin reddedilmesi eğilimi olduğu belirlenir.
Soruda istenen söylenemez olan yargıyı bulmak için öncelikle kavramın neyi ifade ettiğini netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri parçada verilen bilgilerle karşılaştırmak.
Yerleşik dogmalarla çelişen bilgilerin reddedilmesi, Semmelweis'ın dışlanması, bilişsel çelişkiyi önleme ve konfor alanını koruma çabası ile sosyal-psikolojik dinamiklerin rolü parçadaki bilgilerle doğrulanır.
Yanlış seçenekleri (parçadan çıkarılabilecek olanları) elemek için parçadaki kanıtlarla eşleştirme yapmak gerekir.
3
Semmelweis refleksinin reddedilme gerekçesi ile seçeneklerdeki iddiayı kıyaslamak.
Parçada bilginin reddedilmesinin kanıt yetersizliğinden veya yöntemsel hatalardan kaynaklanmadığı, aksine deneysel kanıtlara rağmen yerleşik inançlar yüzünden reddedildiği görülür. Bu durumla çelişen seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Parçayla çelişen ve söylenemeyecek olan tek yargıyı saptayarak doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Semmelweis Etkisi (Refleksi) ve Bilim Sosyolojisi
Soru 5Soru

Ses ekolojisi (akustik ekoloji), bireyler ile çevreleri arasındaki ilişkinin sesler aracılığıyla nasıl şekillendiğini inceleyen disiplinler arası bir alandır. Modern kentleşmenin getirdiği gürültü kirliliği, yalnızca fiziksel sağlığı tehdit etmekle kalmaz; aynı zamanda insanın mekânla kurduğu bağıntısal ve duygusal iletişimi de zedeler. Doğal seslerin arka plana itilmesiyle oluşan bu 'işitsel yabancılaşma', toplumsal hafızanın ve mekânsal aidiyetin zayıflamasına yol açar. Ses ekolojisi çalışmaları, kentlerin sadece görsel değil, işitsel olarak da tasarlanması gerektiğini savunarak gürültüyü azaltmanın ötesinde, çevrenin özgün ses kimliğinin (soundscape) korunmasını amaçlar. Bu yaklaşım, ekolojik dengenin korunması kadar, insanın zihinsel esenliği ve kült��rel sürekliliği için de hayati bir önem taşır.

Bu parçaya göre, ses ekolojisinin amaçları arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kentlerdeki gürültüyü tamamen ortadan kaldırarak mutlak sessizliğe dayalı yaşam alanları oluşturmak

Cevap

Kentlerdeki gürültüyü tamamen ortadan kaldırarak mutlak sessizliğe dayalı yaşam alanları oluşturmak
Doğru yanıt olan seçenek, ses ekolojisinin gürültüyü tamamen yok etmeyi ve mutlak bir sessizlik kurmayı hedeflediğini öne sürmektedir. Ancak parçada ses ekolojisinin 'gürültüyü azaltmanın ötesinde, çevrenin özgün ses kimliğinin (soundscape) korunmasını' hedeflediği belirtilmiştir. Dolayısıyla mutlak bir sessizlik yaratma amacı metinden çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramlar ve ses ekolojisinin odaklandığı hedefler analiz edilir.
Ses ekolojisinin gürültüyü azaltmanın ötesinde, ses kimliğini (soundscape) korumaya, kentsel tasarımı işitsel kılmaya ve kültürel/ekolojik dengeyi desteklemeye çalıştığı belirlenir.
Sorudaki olumsuz soru köküne göre ulaşılamayacak olan seçeneği ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeler parçada verilen bilgilerle eşleştirilir.
Parçada gürültüyü tamamen sıfırlamak veya mutlak bir sessizlik ortamı kurmaktan söz edilmediği, odağın 'özgün ses kimliğinin korunması' olduğu tespit edilir.
Yanlış çıkarımı içeren seçeneği saptayarak doğru cevaba ulaşmak sağlanır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Soru 6Soru

Aşa��ıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Zeigarnik etkisi, insanların tamamlanmamış ya da yarıda kesilmiş işleri, tamamlananlara göre daha net ve kolay hatırlama eğilimidir. Rus psikolog Bluma Zeigarnik taraf��ndan keşfedilen bu durum, zihnin yarım kalan işleri bir 'gerilim' unsuru olarak tutmasından kaynaklanır. İş tamamlandığında bu zihinsel gerilim son bulur ve bilgi bellekten silinmeye başlar. Günlük hayatta televizyon dizilerinin en heyecanlı yerinde bitmesi veya yarım kalan işlerin sürekli aklımızı kurcalaması bu etkiyle açıklanır.

Bu parçaya göre Zeigarnik etkisinin ortaya çıkmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yarım kalan işlerin zihinde bir gerilim unsuru olarak tutulması ve tamamlanana kadar varlığını sürdürmesi

Cevap

Yarım kalan işlerin zihinde bir gerilim unsuru olarak tutulması ve tamamlanana kadar varlığını sürdürmesi
Parçada Zeigarnik etkisinin temel nedeninin, zihnin yarım kalan işleri bir 'gerilim' unsuru olarak tutması olduğu açıkça ifade edilmiştir. Yarım kalan işlerin zihinde bir gerilim unsuru olarak tutulması ve tamamlanana kadar varlığını sürdürmesi seçeneği bu bilgiyi doğrudan ve eksiksiz bir şekilde yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice okuyun.
Zeigarnik etkisinin tanımı ve ortaya çıkış nedeninin arandığı belirlendi.
Sorunun bizden ne istediğini netleştirmek için.
2
Parçada Zeigarnik etkisinin nedenine dair doğrudan ipucu içeren cümleyi bulun.
"...zihnin yarım kalan işleri bir 'gerilim' unsuru olarak tutmasından kaynaklanır." ifadesi tespit edildi.
Etkinin temel kaynağını parçadaki doğrudan ifadeyle eşleştirmek için.
3
Seçenekleri inceleyerek parçadaki bu ifadeyi en doğru karşılayan seçeneği belirleyin.
Yarım kalan işlerin zihinde bir gerilim unsuru olarak tutulması seçeneğinin doğru olduğu görüldü.
Doğru cevaba ulaşmak ve çeldiricileri elemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta doğrudan bilgi bulma ve neden-sonuç ilişkisini belirleme

İpuçları

1
Parçada Zeigarnik etkisinin 'kaynaklandığı' veya 'neden olduğu' söylenen cümleye odaklanın.
2
Zihnin yarım kalan işlerle karşılaştığında ne tür bir durum ('gerilim') yaşadığına dikkat edin.
3
Parçadaki '...zihnin yarım kalan işleri bir gerilim unsuru olarak tutmasından kaynaklanır' ifadesini doğrudan karşılayan seçeneği arayın.

Daha Fazla Pratik

Benzer bir başka paragraf sorusunda, bir kuramın veya etkinin tanımından yola çıkarak gündelik hayattaki örneklerini bulmaya çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Parçada geçen anahtar kelimeleri (gerilim, yarım kalan işler, kaynaklanmak) seçeneklerle eşleştirerek eleme yöntemi uygulayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 7Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Ringelmann Etkisi olarak da bilinen sosyal kaytarma, bireylerin bir grup içinde ortak bir amaç doğrultusunda çalışırken tek başlarına çalıştıklarına kıyasla daha az çaba gösterme eğilimidir. Fransız tarım mühendisi Max Ringelmann, gruptaki kişi sayısı arttıkça kişi başına düşen fiziksel performansın azaldığını gözlemlemiştir. Yapılan araştırmalar, bu durumun sorumluluğun yayılmasından ve bireysel katkının grup içinde tam olarak ayırt edilemeyeceği düşüncesinden kaynaklandığını göstermektedir. Birey, kendi emeğinin görünmez olduğunu düşündüğünde motivasyonunu kaybeder. Ancak grup üyelerinin bireysel performanslarının görünür kılınması ve her üyeye belirgin sorumluluklar yüklenmesi, sosyal kaytarma davranışını azaltmada etkilidir.

Bu parçaya göre, sosyal kaytarmanın temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin, grup içerisindeki rolünün ve katkısının yeterince fark edilmeyeceğine inanması

Cevap

Bireyin, grup içerisindeki rolünün ve katkısının yeterince fark edilmeyeceğine inanması
Bireyin, grup içerisindeki rolünün ve katkısının yeterince fark edilmeyeceğine inanması seçeneği doğrudur çünkü metinde sosyal kaytarmanın nedeni olarak 'bireysel katkının grup içinde tam olarak ayırt edilemeyeceği' ve bireyin kendi emeğinin 'görünmez' olduğunu düşünmesi açıkça gösterilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramı ve sosyal kaytarmanın tanımını belirlemek.
Sosyal kaytarmanın, grup halinde çalışırken bireysel çabanın azalması olduğu anlaşılır.
Soruda incelenecek temel kavramın sınırlarını çizmek için.
2
Sosyal kaytarmanın nedenlerine dair ipuçlarını metinde aramak.
'Sorumluluğun yayılmasından ve bireysel katkının grup içinde tam olarak ayırt edilemeyeceği düşüncesinden kaynaklandığı' ifadesi tespit edilir.
Sorunun kökünde sorulan temel nedeni doğrudan metinden doğrulamak için.
3
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda analiz etmek.
Bireyin kendi katkısının görünmez olduğunu düşünmesiyle örtüşen ifadenin doğru olduğu belirlenir.
Doğru yanıtı saptamak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında neden-sonuç ve ana düşünce bağlamını kurma.
Soru 8Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Sahne ışığı etkisi (spotlight effect), bireyin kendi dış görünüşünün ya da davranışlarının başkaları tarafından ne ölçüde fark edildiğini abartma eğilimidir. İnsanlar, sosyal ortamlarda adeta üzerlerinde bir sahne ışığı varmış ve herkes onları izliyormuş gibi hissederler. Oysa gerçekte, çevredeki diğer insanlar genellikle kendi dünyalarıyla meşguldür ve bu küçük ayrıntıların farkına bile varmazlar. Yapılan araştırmalar, insanların üzerlerindeki sosyal baskıyı ve dikkat çekme düzeylerini kendi zihinlerinde gereğinden fazla büyüttüklerini ortaya koymuştur.

Bu parçaya göre 'sahne ışığı etkisi' yaşayan bir bireyin temel yanılgısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi dış görünüş ve davranışlarının başkaları tarafından ne ölçüde fark edildiğini abartması

Cevap

Kendi dış görünüş ve davranışlarının başkaları tarafından ne ölçüde fark edildiğini abartması
Doğru cevap, bireyin kendi dış görünüşünün ya da davranışlarının başkalarınca ne kadar fark edildiğini abarttığını belirten seçenektir. Metnin ilk cümlesinde sahne ışığı etkisinin tam olarak bu abartma eğilimi olduğu açıkça tanımlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesindeki tanımı incelemek.
Sahne ışığı etkisinin, bireyin kendi dış görünüşünün veya davranışlarının başkalarınca ne kadar fark edildiğini abartması olduğu belirlenir.
Soru kökündeki temel yanılgıyı bulmak için öncelikle kavramın tanımındaki anahtar kelimelere odaklanmak gerekir.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle karşılaştırmak.
Bireyin kendi dış görünüş ve davranışlarının başkaları tarafından ne ölçüde fark edildiğini abarttığını belirten seçeneğin doğrudan bu tanımı karşıladığı görülür.
Doğru cevabın netleştirilmesi ve diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunun elenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında metindeki tanım ve yardımcı düşünceleri belirleme
Soru 9Soru

1. ve 2. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Psikolojide 'akış' (flow) kavramı, bireyin gerçekleştirdiği faaliyete tamamen odaklandığı, zaman algısının değiştiği ve yaptığı işten yüksek düzeyde keyif aldığı zihinsel durumu ifade eder. İlk kez Mihaly Csikszentmihalyi tarafından tanımlanan bu durum, genellikle kişinin yetenekleri ile karşılaştığı zorluklar arasındaki hassas dengenin kurulmasıyla ortaya çıkar. Eğer yapılan iş bireyin yeteneklerinin çok altındaysa sıkıntı ve monotonluk; yeteneklerinin çok üzerindeyse kaygı ve stres gelişir. Akış durumu, tam da bu iki kutup arasındaki ince çizgide, kişinin sınırlarını zorlayan ama onu aşmayan bir zorluk derecesiyle karşılaşması durumunda tetiklenir. Akış deneyimi yaşayan bireyler, dış dünyadan gelen uyarıcılara karşı geçici bir duyarsızlık geliştirir ve sadece hedefe yönelirler. Bu süreçte öz bilinç geçici olarak kaybolur ve eylemler kendiliğinden akar gibi görünür. Akış, sadece sanatsal üretimlerde veya profesyonel sporcuların performanslarında değil, günlük yaşamdaki sıradan bir hobide ya da iş ortamında da deneyimlenebilir. Önemli olan, kişinin yaptığı işi kendi içinde ödüllendirici bulması ve dışsal bir ödül beklentisi olmadan o eyleme odaklanabilmesidir. Bu durum, bireyin motivasyonunu artıran en önemli içsel etkenlerden biridir. Günümüzde eğitimden iş dünyasına kadar pek çok alanda bu teoriden yararlanılarak insanların yaptıkları işlerden daha fazla verim alması ve mutlu olması hedeflenmektedir. Bu sayede verimlilik doğal bir süreç olarak artış gösterir.

Bu parçaya göre akış (flow) deneyimi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin akış durumuna geçebilmesi için eylemin mutlaka dışsal veya maddi bir ödülle ödüllendirilmesi gerekir.

Cevap

Bireyin akış durumuna geçebilmesi için eylemin mutlaka dışsal veya maddi bir ödülle ödüllendirilmesi gerektiği yargısı söylenemez.
Paragrafta akış durumunun en önemli şartlarından birinin, eylemin 'dışsal bir ödül beklentisi olmadan' yapılması olduğu vurgulanmıştır. Dolayısıyla, akış durumuna geçebilmek için eylemin mutlaka dışsal veya maddi bir ödülle desteklenmesi gerektiği yönündeki yargı paragraftan çıkarılamaz ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatle okuyarak akış (flow) durumunun özelliklerini ve koşullarını belirlemek.
Paragrafta akış durumunun kişinin yetenekleriyle işin zorluğu arasındaki dengeye dayandığı, dış uyaranlara geçici duyarsızlık sağladığı, günlük işlerde de yaşanabildiği ve dışsal bir ödül beklentisi olmadan gerçekleştiği saptanmıştır.
Söylenemez olan yargıyı belirleyebilmek için öncelikle paragraftaki temel iddiaların netleştirilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri paragrafta tespit edilen özelliklerle karşılaştırmak.
Yetenek-zorluk dengesi, dış uyaranlara duyarsızlık, günlük işlerde görülme ve verimliliği artırmada kullanılma gibi yargıların paragraftan çıkarılabildiği görülmüştür. Buna karşın, eylemin dışsal veya maddi bir ödülle desteklenmesi gerektiği iddiasının paragraftaki ifadeyle çeliştiği bulunmuştur.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak için karşılaştırma adımı zorunludur.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü Analizi
Soru 10Soru

Geleneksel bakır işlemeciliği, yalnızca bir metalin şekillendirilmesi süreci değil; ustadan çırağa aktarılan bir estetik dilin, sabrın ve toplumsal hafızanın somutlaşmış halidir. Geçmişte çarşıların kalbinde yankılanan çekiç sesleri, günümüzde yerini dijitalleşen dünyanın sessiz tüketim alışkanlıklarına bırakmaktadır. Bu durum, zanaatkarları hem el emeğini koruma hem de küresel pazarda görünür olma ikilemiyle karşı karşıya getirmektedir. Bir yandan turistik ve ticari kaygılarla üretimin hızlandırılması ve fabrikasyon desenlerin kullanılması zanaatın özgün ruhunu zedelerken diğer yandan internet aracılığıyla yerel bir atölyenin dünyaya açılması, yok olmaya yüz tutmuş bu sanata yeni bir soluk getirebilmektedir.

Bu parçadan hareketle geleneksel bakır işlemeciliğinin günümüzdeki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dijitalleşme ve küresel pazar olanaklarının zanaata hem tehditler hem de fırsatlar sunduğu

Cevap

Dijitalleşme ve küresel pazar olanaklarının zanaata hem tehditler hem de fırsatlar sunduğu
Dijitalleşme ve küresel pazar olanaklarının zanaata hem tehditler hem de fırsatlar sunduğunu belirten ifade doğrudur. Çünkü parçada internet sayesinde dünyaya açılmanın sanata 'yeni bir soluk getirebileceği' (fırsat) belirtilirken, üretimin hızlandırılması ve fabrikasyon desen kullanılmasının 'özgün ruhu zedelediği' (tehdit) ifade edilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki olumlu ve olumsuz yönleri belirlemek
Geleneksel zanaatın özgün ruhunun zedelenmesi (tehdit) ve internet aracılığıyla dünyaya açılarak yeni bir soluk kazanması (fırsat) yönleri tespit edilmiştir.
Parçanın genelinde dijitalleşmenin getirdiği iki farklı etkinin karşılaştırıldığını görmek için bu belirleme gereklidir.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin parçayla olan doğruluğunu kontrol etmek
Zanaatın hem tehditler hem de fırsatlar barındıran iki yönlü durumunun seçenekte doğru özetlendiği görülmüştür. Diğer seçeneklerin ise parçada geçmeyen kesin yargılar veya yanlış çıkarımlar içerdiği saptanmıştır.
Doğru yargıya ulaşmak ve çeldiricileri elenebilir kılmak için seçenek analizi yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Çıkarım Yapma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru

I ve II. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Kolektif hafıza, bireysel anıların toplamından öte, bir toplumu bir arada tutan ortak anlam dünyasının ve geçmiş tasavvurunun somutlaşmış halidir. Geleneksel dönemde bu hafıza; sözlü anlatılar, anıtlar, ritüeller ve kütüphaneler aracılığıyla nesilden nesile aktarılırken, dijital çağın gelişiyle birlikte bellek aktarım mekanizmaları köklü bir dönüşüme uğramıştır. Günümüzde bilgiye erişim hızı ve veri depolama kapasitesi muazzam boyutlara ulaşmış, geçmişe ait her türlü vesika dijital mecralarda arşivlenmeye başlanmıştır. Ancak bu durum, ironik bir biçimde, toplumsal hatırlama pratiğini güçlendirmek yerine bir tür 'hafıza obezitesi' ve ardından gelen derin bir unutuşa zemin hazırlamaktadır. Bilgi bolluğu, nitelikli bir öğrenme süreciyle birleşmediğinde zihinsel bir yük haline gelmektedir. Dijital arşivlerin sunduğu sınırsız veri yığını içinde bireyler, bilgiyi içselleştirmek yerine onu dışsal depolama birimlerine emanet etmeyi tercih etmektedir. Bu durum da insan zihninin derinlemesine işleme kapasitesini körelterek bilginin kalıcı bir entelektüel birikime dönüşmesini engellemektedir. Bilginin anlık tüketim nesnesi haline geldiği bu yeni düzende, geçmişle kurulan bağ da yüzeyselleşmektedir. Dolayısıyla dijitalleşme, geçmişi koruma vaadi sunarken, paradoksal olarak onu bugünün gürültüsü içinde eriten ve anlamsızlaştıran bir işlev de görebilmektedir. Bu bağlamda, kolektif belleğin geleceği, dijital araçların niceliksel zenginliğinden ziyade, bu verilerin niteliksel olarak nasıl anlamlandırılacağı ve toplumsal bilince nasıl dahil edileceği sorusuna verilecek yanıtlara bağlıdır.

Bu parçadan hareketle dijitalleşmenin kolektif bellek üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolektif belleğin gelecekteki gücünün, dijital veri saklama teknolojilerinin kapasite olarak ne ölçüde geliştirileceğine bağlı olduğu

Cevap

Kolektif belleğin gelecekteki gücünün, dijital veri saklama teknolojilerinin kapasite olarak ne ölçüde geliştirileceğine bağlı olduğu
Kolektif belleğin gelecekteki gücünün, dijital veri saklama teknolojilerinin kapasite olarak ne ölçüde geliştirileceğine bağlı olduğu yargısı parçayla çelişmektedir. Çünkü yazar, belleğin geleceğinin dijital araçların niceliksel zenginliğinden ziyade, bu verilerin niteliksel olarak nasıl anlamlandırılacağı ve toplumsal bilince nasıl dahil edileceği sorusuna bağlı olduğunu belirtmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın son cümlesi incelenerek kolektif belleğin geleceğinin neye bağlı olduğu belirlenir.
Belleğin geleceğinin niceliksel (kapasite) zenginlikten ziyade niteliksel anlamlandırmaya bağlı olduğu saptanır.
Seçeneklerde yer alan kapasite gelişimi ifadesinin parçanın sonundaki nitelik vurgusuyla çeliştiğini görmek için bu adım gereklidir.
2
Diğer seçeneklerde verilen bilgilerin paragraftaki yerleri tespit edilir.
Geleneksel dönem aktarımı, hafıza obezitesi, bilginin dışsal depolanması ve bağın yüzeyselleşmesi gibi yargıların paragrafta doğrudan yer aldığı doğrulanır.
Doğru seçeneğin kesinleştirilmesi ve çeldiricilerin elenmesi amacıyla bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım
Soru 12Soru

I. Şehirlerdeki yeşil alanların hızla azalması; hava kirliliğinin artmasına, biyolojik çeşitliliğin kaybolmasına ve kent sakinlerinin stres seviyelerinin yükselmesine neden olmaktadır.

II. Dikey bahçecilik ve çatı parkları gibi modern mimari çözümler, kısıtlı kentsel alanlarda doğayla yeniden bağ kurulmasını sağlayarak bu olumsuz gidişatın etkilerini hafifletmektedir.

Bu iki paragraf ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci paragrafta, birinci paragrafta belirtilen soruna yönelik somut bir çözüm yöntemi sunulmaktadır.

Cevap

İkinci paragrafta, birinci paragrafta belirtilen soruna yönelik somut bir çözüm yöntemi sunulmaktadır.
Doğru seçenek olan ifade, iki paragraf arasındaki bağlantıyı tam olarak yansıtmaktadır. Birinci paragrafta şehirlerdeki yeşil alanların azalmasının yol açtığı sorunlar (hava kirliliği, stres vb.) sunulmuş; ikinci paragrafta ise dikey bahçecilik ve çatı parkları gibi yenilikçi mimari uygulamalarla bu sorunların nasıl çözülebileceği veya etkilerinin nasıl azaltılabileceği açıklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafın ana konusunu ve işlevini belirleme
Birinci paragrafta kentlerdeki yeşil alan yetersizliğinin doğurduğu hava kirliliği ve stres gibi olumsuz sonuçlar, yani bir sorun durumu ortaya konmuştur.
Paragraflar arasındaki ilişkiyi kurabilmek için öncelikle ilk paragraftaki temel problemi belirlemek gerekir.
2
İkinci paragrafın işlevini belirleme ve birinci paragraf ile ilişkilendirme
İkinci paragrafta dikey bahçecilik ve çatı parkları gibi yöntemlerin bu olumsuzlukları hafiflettiği belirtilmiştir. Bu durum, ilk paragraftaki soruna getirilen bir çözümdür.
İki paragraf arasındaki yapısal ve anlamsal bağı tamamlamak için ikinci paragrafın işlevi ilk paragraftaki soruna göre değerlendirilir.

Anahtar Kavram

Paragraflar arası anlam ilişkilerini belirleme (Sorun-Çözüm ilişkisi)

İpuçları

1
Birinci paragrafta kentsel yeşil alanların azalmasıyla ortaya çıkan bazı olumsuz durumlardan yakınıldığına dikkat edin.
2
İkinci paragrafta yer alan 'modern mimari çözümler' ve 'etkisini hafifletmektedir' ifadelerinin ilk paragraftaki olumsuz tabloyla nasıl bir bağ kurduğunu düşünün.
Tahmini Süre:45s
Soru 13Soru

I. Mikro öğrenme, bilginin küçük ve yönetilebilir parçalar hâlinde sunulduğu modern bir eğitim yaklaşımıdır. Günümüzün yoğun iş ve yaşam temposunda, bireylerin uzun saatler boyunca odaklanması zorlaşmaktadır. Mikro öğrenme; kısa videolar, infografikler veya küçük testler aracılığıyla öğrenmenin günlük rutinlere kolayca entegre edilmesini sağlar.

II. Bu yöntemin en büyük avantajı, bilginin ihtiyaç duyulduğu anda ve doğrudan hedefe yönelik olarak sunulmasıdır. Örneğin bir yazılımcı, karmaşık bir kodlama sorununu çözmek için saatlerce süren bir kurs yerine, sadece o konuyu anlatan üç dakikalık bir videoyu izleyerek sorununu çözebilir. Böylece hem zamandan tasarruf edilir hem de öğrenilen bilginin kalıcılığı artar.

Bu iki paragraf arasındaki anlamsal ilişkiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci paragrafta, birinci paragrafta açıklanan yöntemin somut bir örneği ve sağladığı fayda açıklanmıştır.

Cevap

İkinci paragrafta, birinci paragrafta açıklanan yöntemin somut bir örneği ve sağladığı fayda açıklanmıştır.
Doğru yanıt, ikinci paragrafta yapılan açıklamaları tam olarak yansıtmaktadır. Birinci paragrafta teorik çerçevesi çizilen 'mikro öğrenme' kavramı, ikinci paragrafta yazılımcı örneği verilerek somutlaştırılmış ve yöntemin zamandan tasarruf ettirme gibi sağladığı faydalara değinilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafı analiz etme.
Birinci paragrafta 'mikro öğrenme' kavramının ne olduğu, nasıl uygulandığı ve hangi ihtiyaca yönelik ortaya çıktığı açıklanmıştır.
Paragraflar arası ilişkiyi kurabilmek için öncelikle ilk paragrafın ana konusunu ve işlevini belirlemek gerekir.
2
İkinci paragrafı analiz etme.
İkinci paragrafta mikro öğrenme yönteminin sağladığı en büyük avantajdan bahsedilmiş ve bir yazılımcının üç dakikalık video izleme süreci üzerinden bu durum somutlaştırılmıştır.
İkinci paragrafın işlevini belirleyerek ilk paragrafla olan anlamsal bağını ortaya koymak gerekir.
3
Paragrafların ilişkisini sentezleme ve doğru seçeneği bulma.
Birinci paragrafta kuramsal olarak açıklanan mikro öğrenme yönteminin, ikinci paragrafta bir yazılımcı örneğiyle somutlaştırıldığı ve faydalarının belirtildiği görülmüştür. Bu durum doğru seçenekte tam olarak ifade edilmiştir.
Seçeneklerdeki ifadelerle metinden elde edilen anlamsal ilişkiyi karşılaştırarak doğru sonuca ulaşmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Paragraflar arasındaki anlamsal ve işlevsel ilişkileri belirleme.
Soru 14Soru

I ve II. sorular�� aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Akustik ekoloji, canlıların çevreleriyle kurdukları ilişkileri işitsel boyut üzerinden inceleyen disiplinler arası bir çalışma alanıdır. Temelleri 1960’ların sonunda R. Murray Schafer ve ekibi tarafından atılan bu yaklaşım, endüstrileşmenin ses ortamları üzerindeki tahribatına dikkat çekmeyi amaçlar. Küreselleşme ve plansız kentleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan endüstriyel gürültü kirliliği, yalnızca işitme sağlığını tehdit etmekle kalmayıp bireylerin mekânla kurduğu psikolojik bağı zedelemektedir. Doğal çevrelerin sunduğu heterojen ve dinamik ses manzaraları; örneğin yaprak hışırtıları, kuş cıvıltıları ya da su şırıltıları, insan beynindeki varsayılan mod ağını (default mode network) etkinleştirerek bilişsel yenilenmeye imkân tanır. Buna karşın modern kentlerin tekdüze, homojen ve yüksek desibelli uğultusu, zihni sürekli bir tehdit algısı altında tutarak stres mekanizmalarını harekete geçirir. Akustik ekoloji araştırmacıları, günümüz mimari ve kentsel tasarım pratiklerinde sesin estetik ve işlevsel boyutunun ihmal edildiğini belirterek kentsel peyzajlarda 'sessizlik cepleri' ve işitsel koridorlar oluşturulması gerektiğini savunmaktadır. Buradaki sessizlik kavramı, sesin fiziksel olarak mutlak yokluğu anlamına gelmez. Aksine sessizlik; insanın kendi iç sesini duyabildiği, dış dünyadaki seslerin ise belirli bir hiyerarşik düzen ve anlam çerçevesinde algılanabildiği estetik ve psikolojik bir denge durumunu ifade eder. Dolayısıyla ses manzaralarının korunması, sanıldığının aksine biyolojik bir lüks değil, kentsel yaşamda zihinsel bütünlüğün sürdürülebilmesi adına atılması gereken hayati bir adımdır.

I. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern kentsel tasarımlarda işitsel koridorların ve sessizlik ceplerinin yaygınlaşması, endüstriyel gürültünün fiziksel olarak tamamen yok edilmesine bağlıdır.

Cevap

Modern kentsel tasarımlarda işitsel koridorların ve sessizlik ceplerinin yaygınlaşmasının endüstriyel gürültünün fiziksel olarak tamamen yok edilmesine bağlı olduğu yargısı parçadan çıkarılamaz.
Parçada sessizlik kavramının sesin fiziksel olarak mutlak yokluğu anlamına gelmediği, aksine dış dünyadaki seslerin belirli bir hiyerarşik düzen ve anlam çerçevesinde algılanabildiği estetik ve psikolojik bir denge olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla sessizlik ceplerinin veya işitsel koridorların inşası gürültünün tamamen yok edilmesine bağlı değildir. Bu nedenle modern kentsel tasarımlarda işitsel koridorların ve sessizlik ceplerinin yaygınlaşmasının endüstriyel gürültünün fiziksel olarak tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu savunan seçenek parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analiz edilmesi
Sorunun olumsuz bir soru köküne sahip olduğu ve parçada doğrudan veya dolaylı olarak yer almayan seçeneğin bulunması gerektiği belirlenmiştir.
Olumsuz soru köklerinde seçeneklerin parçadaki ifadelerle birebir eşleştirilmesi ve çıkarılamayacak ifadenin tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerin parça içeriğiyle karşılaştırılması
Doğal seslerin beynin varsayılan mod ağını etkinleştirdiği, gürültünün stres mekanizmasını uyardığı, akustik ekolojinin endüstrileşmenin ses ortamındaki tahribatına dikkat çekmeyi amaçladığı ve ses manzaralarının korunmasının zihinsel bütünlük için bir zorunluluk olduğu bilgileri parçadaki ifadelerle doğrudan eşleşmiştir.
Parçadaki temel argümanların seçeneklerle tutarlılığını test etmek doğru cevaba ulaşmayı kolaylaştırır.
3
Çelişen yargının tespit edilmesi
Yazarın sessizlik tanımında sessizliğin mutlak ses yokluğu olmadığını belirtmesine rağmen, seçenekte işitsel koridorlar ve sessizlik cepleri oluşturmanın endüstriyel gürültünün fiziksel olarak tamamen yok edilmesine bağlı olduğunu iddia etmesi parçadaki sessizlik tanımıyla çelişmektedir.
Parçada açıkça reddedilen veya tanımla çelişen bir varsayımın seçenekte doğru gibi sunulması, ulaşılamayacak yargıyı oluşturur.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökleri
Soru 15Soru

I. Şehir hayatının getirdiği yoğun stres ve gürültüden uzaklaşmak isteyen insanlar, doğa yürüyüşü ve kamp gibi etkinliklere yönelmektedir. Bu tür aktiviteler, bireylerin zihinsel olarak dinlenmesini sağlamakta ve genel ya��am kalitesini artırmaktadır.

II. Diğer yandan, doğaya kontrolsüz ve bilinçsizce yapılan bu yönelim; yeşil alanların kirlenmesine, yaban hayatının dengesinin bozulmasına ve çevre tahribatına yol açmaktadır.

Bu iki parça ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı konunun hem olumlu hem de olumsuz yönleri farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır.

Cevap

Aynı konunun hem olumlu hem de olumsuz yönleri farklı bakış açılarıyla ele alınmıştır.
Aynı konunun hem olumlu hem de olumsuz yönlerinin ele alındığı seçenek doğrudur. İlk parçada şehir stresinden kaçış amacıyla yapılan doğa etkinliklerinin birey üzerindeki olumlu zihinsel etkileri anlatılırken, ikinci parçada bu yönelimin çevre ve yaban hayatı üzerindeki olumsuz etkileri ortaya konmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçanın ana konusunu ve bakış açısını belirleme.
Birinci parça, insanların stres atmak için doğaya yönelmesini ve bunun zihinsel dinlenme gibi faydalı (olumlu) yönlerini ele almaktadır.
Paragrafın ana iletisini ve yönünü anlamak için.
2
İkinci parçanın ana konusunu ve bakış açısını belirleme.
İkinci parça, doğaya yönelik bu yönelimin kontrolsüz yapıldığında çevre kirliliği ve yaban hayatının bozulması gibi zararlı (olumsuz) yönlerini ele almaktadır.
İkinci parçanın birinci parçayla olan anlamsal ilişkisini kurmak için.
3
İki parça arasındaki anlam bağını sentezleme.
İki parçanın da doğaya yönelme konusu etrafında birleştiği, ancak birinin olumlu diğerinin ise olumsuz sonuçlarına odaklandığı görülür. Bu durum, aynı konunun farklı yönlerinin ele alındığını gösterir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için iki parçanın ortak paydasını ve ayrışma noktasını bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

İki paragraf arasındaki anlam ilişkisini belirleme
Soru 16Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Biyotaklit, insanların karşılaştığı karmaşık sorunlara doğadaki modelleri, sistemleri ve unsurları inceleyerek ve onları taklit ederek sürdürülebilir çözümler bulmayı amaçlayan modern bir bilim dalıdır. Doğa, yaklaşık 3,8 milyar yıllık evrim süreci boyunca karşılaştığı sorunlara en az enerjiyle en verimli çözümleri üretmeyi başarmış devasa bir Ar-Ge laboratuvarıdır. Bu uzun süreçte hayatta kalmayı başaran tüm canlılar; mükemmel birer tasarım, malzeme kalitesi ve organizasyon örneği sunarlar. Örneğin, hızlı trenlerin ön burun tasarımlarının yal��çapkını kuşunun gagasına benzetilmesi, tünellerden geçerken oluşan yüksek gürültülü hava basıncı patlamalarını engellemiş ve enerji verimliliğini artırmıştır. Benzer şekilde, dulavratotu bitkisinin dikenli tohumlarının giysilere yapışmasından esinlenilerek günlük hayatta sıkça kullandığımız cırt cırt bantlar geliştirilmiştir. Günümüzde biyotaklit; mimariden havacılığa, tıptan robotik malzeme bilimine kadar pek çok alanda çığır açıcı yenilikçi fikirlerin doğmasına zemin hazırlamaktadır. Bu yaklaşım, sadece doğanın biçimsel veya estetik olarak taklit edilmesini değil, onun temel işleyiş prensiplerinin ve ekosistem dengesinin de anlaşılmasını gerektirir. Sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek isteyen modern tasarımcılar ve mühendisler, doğayı sadece bir hammadde deposu olarak görmek yerine, onu bir akıl hocası ve model olarak kabul etmektedir. Böylece hem çevreye zarar vermeyen hem de yüksek verimliliğe sahip temiz teknolojiler üretilebilmektedir. Doğanın bu sessiz rehberliği, insanlığın teknolojik gelişimini doğayla uyum içinde sürdürmesinin anahtarını sunmaktadır.

Bu parçaya göre biyotaklit ile ilgili aşağ��dakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğadaki kaynakların hızlı bir şekilde tüketilerek sanayiye kazandırılmasını desteklediği

Cevap

Doğadaki kaynakların hızlı bir şekilde tüketilerek sanayiye kazandırılmasını desteklediği
Parçada biyotaklit yaklaşımının doğayı sadece bir hammadde deposu olarak görmek yerine, onu bir akıl hocası ve model olarak kabul ettiği ve bu sayede çevreye zarar vermeyen sürdürülebilir teknolojiler üretilmesini sağladığı belirtilmektedir. Dolayısıyla, doğadaki kaynakların hızlı bir şekilde tüketilerek sanayiye kazandırılmasını desteklediği yargısı parçayla çelişmektedir ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki anahtar kelimeleri ve biyotaklitin tanımını analiz etmek.
Biyotaklitin doğayı hammadde deposu olarak görmediği, aksine sürdürülebilir ve çevre dostu teknolojiler için bir model ve akıl hocası kabul ettiği belirlenir.
Soru olumsuz köklü olduğundan parçada doğrudan reddedilen veya yer almayan düşünceyi bulmak gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle tek tek karşılaştırmak.
Geniş yelpazede kullanılması, işleyiş prensiplerini hedeflemesi, hızlı tren ve cırt cırt bant örnekleri ile doğayı akıl hocası görmesi seçeneklerinin tamamı paragraftan doğrulanır. Ancak kaynakların hızlı tüketilmesini desteklediği yargısı paragraftaki sürdürülebilirlik ve hammadde deposu görmeme ilkeleriyle çelişir.
Doğru sonuca ulaşmak için her seçeneğin paragrafta bir karşılığı olup olmadığını kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü
Soru 17Soru

I ve II. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Nöroestetik, sanat eserlerinin ve estetik deneyimlerin insan beynindeki biyolojik ve nörolojik temellerini inceleyen son derece genç ve disiplinlerarası bir araştırma alanıdır. Yirminci yüzyılın sonlarında nörobiyolog Semir Zeki tarafından kuramsallaştırılan bu alan; görsel sanatlar, müzik, dans ve edebiyat gibi farklı yaratıcı disiplinlerin insan zihninde nasıl bir karşılık bulduğunu deneysel yöntemlerle açıklamaya çalışır. Araştırmacılar, fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ve elektroensefalografi (EEG) gibi gelişmiş beyin görüntüleme teknolojilerini kullanarak, bireyler bir sanat yapıtıyla karşılaştıklarında beyin dalgalarını ve kan akışındaki değişimleri gözlemlerler. Elde edilen bulgular; estetik beğeninin sadece öznel ve kültürel bir kabule dayanmadığını, aksine beynin ödül merkezleri, karar verme mekanizmaları ve duygusal işlemleme ağlarıyla doğrudan ilintili olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle beynin farklı bölgelerindeki sinir hücrelerinin birbiriyle olan karmaşık iletişimi, estetik algının oluşum sürecinde hangi nöron gruplarının öncelikli rol oynadığını belirleme çabalarını hızlandırmıştır. Ancak nöroestetik, sanatsal yaratım ve alımlamayı yalnızca sinirsel aktivitelere indirgediği gerekçesiyle bazı sanat kuramcıları ve filozoflar tarafından sert şekilde eleştirilmektedir. Bu eleştirmenler, bir eserin uyandırdığı estetik hazzın tarihsel, toplumsal ve felsefi bağlamlarından koparılarak laboratuvar ortamında tam olarak ölçülemeyeceğini savunmaktadır. Buna rağmen nöroestetik çalışmaları, insanlığın ortak sanat algısının evrimsel kökenlerini ve beynin sanata verdiği tepkilerin evrenselliğini anlamak adına modern bilim dünyasında yeni ufuklar a��maya devam etmektedir.

Bu parçadan hareketle nöroestetik alanı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat eserlerinin uyandırdığı estetik hazzın toplumsal ve tarihsel boyutlarını laboratuvar ortamında başarıyla ölçebildiği

Cevap

Sanat eserlerinin uyandırdığı estetik hazzın toplumsal ve tarihsel boyutlarını laboratuvar ortamında başarıyla ölçebildiği
Doğru cevap, nöroestetik alanının sanat eserlerinin uyandırdığı estetik hazzın toplumsal ve tarihsel boyutlarını laboratuvar ortamında başarıyla ölçebildiğini öne süren ifadedir. Parçaya göre, eleştirmenler estetik hazzın tarihsel, toplumsal ve felsefi bağlamlarından koparılarak laboratuvar ortamında tam olarak ölçülemeyeceğini savunmaktadır. Bu sebeple nöroestetiğin bu boyutları başarıyla ölçebildiği savı parçadan çıkarılamaz ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana fikri ve yardımcı düşünceleri belirlemek için metni dikkatlice okumak.
Metinde nöroestetiğin tanımı, yöntemleri, bulguları ve maruz kaldığı eleştiriler tespit edilir.
Soruda nöroestetik hakkında hangisinin söylenemeyeceği sorulduğu için metindeki tüm verilerin analiz edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri tek tek ele alarak metindeki bilgilerle karşılaştırmak.
Estetik beğeni süreçlerinin beyindeki bölgelerle ilişkisi, deneysel ve teknolojik yöntemlerin kullanımı, nöroestetiğin eleştirilmesi ve evrimsel kökenlere dair yeni bakış açıları sunması seçeneklerinin metinde desteklendiği görülür.
Hangi seçeneklerin doğrudan parçada yer aldığını bularak söylenemeyecek olan seçeneğe ulaşmak.
3
Söylenemeyecek olan seçeneği belirlemek ve doğrulamak.
Estetik hazzın toplumsal ve tarihsel boyutlarının laboratuvarda başarıyla ölçüldüğü ifadesinin, eleştirmenlerin bunun ölçülemeyeceği yönündeki görüşüyle çeliştiği saptanır.
Çelişen veya parçada yer almayan bilgiyi barındıran seçeneğin doğru cevap olduğunu netleştirmek.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 18Soru

I. ve II. soruları aşağıdaki parçaya göre cevaplayınız.

Ekolojik dilbilim ya da kısaca eko-dilbilim, 1990'lardan itibaren bağımsız bir disiplin olarak şekillenen ve dil ile çevre arasındaki karmaşık, dinamik ilişkileri mercek altına alan disiplinlerarası bir çalışma alanıdır. Bu yaklaşım, dillerin sadece zihinsel veya soyut kurallar bütününden ibaret olmadığını, tam aksine tıpkı biyolojik organizmalar gibi içinde geliştikleri coğrafi, sosyal ve kültürel ekosistemlerle sürekli bir etkileşim halinde yaşadığını savunur. Eko-dilbilimin en önemli iddialarından biri, yeryüzündeki dilsel çeşitlilik ile biyolojik çeşitlilik arasında doğrudan ve şaşırtıcı bir paralellik bulunduğudur. Bilimsel araştırmalar, biyolojik çeşitliliğin en yüksek olduğu tropikal yağmur ormanları gibi bölgelerin aynı zamanda en yoğun yerel dil çeşitliliğine de ev sahipliği yaptığını ortaya koymaktadır. Ancak bu durum basit bir mekânsal örtüşmeden çok daha derin bir anlama sahiptir; çünkü yerel diller, konuşuldukları çevreye dair binlerce yıllık ekolojik deneyimi, bitki ve hayvan türlerinin sınıflandırılmasından mevsimsel döngülerin takibine kadar yaşamsal bilgileri kendi semantik yapılarında saklar. Dolayısıyla, küreselleşmenin etkisiyle yerel bir dilin yok olması, yalnızca soyut bir kültürel miras kaybı değil, aynı zamanda insanlığın doğayla uyum içinde yaşamasına olanak tanıyan köklü bir ekolojik bilgi kütüphanesinin de sonsuza dek tahrip edilmesi anlamına gelir. Bu bağlamda eko-dilbilim, hem dillerin hayatta kalma mücadelesini destekler hem de modern ekolojik krizlerin aşılmasında yerel dillerin sunduğu kavramsal araçların değerini gösterir.

Bu parçaya göre, eko-dilbilim ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dillerin gelişim seyrini ve hayatta kalma şansını tamamen coğrafi ve iklimsel koşulların belirlediğini ileri sürmektedir.

Cevap

Dillerin gelişim seyrini ve hayatta kalma şansını tamamen coğrafi ve iklimsel koşulların belirlediğini ileri sürmektedir.
Doğru seçenek olan yargı metinden çıkarılamaz. Parçada dillerin coğrafi, sosyal ve kültürel ekosistemlerle karşılıklı etkileşim içinde olduğu ve biyolojik çeşitlilikle dilsel çeşitlilik arasında bir paralellik bulunduğu belirtilmiştir. Ancak dillerin gelişim seyrini ve hayatta kalma şansını tamamen coğrafi ve iklimsel koşulların belirlediğine dair kesin ve sınırlayıcı bir ifade parçada yer almamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusu ve yardımcı düşünceleri analiz edilir.
Eko-dilbilimin dil-çevre ilişkisi, dilsel çeşitlilik ile biyolojik çeşitlilik paralelliği ve yerel dillerin ekolojik bilgi barındırma özellikleri saptanır.
Metinde geçen ve geçmeyen bilgileri ayırt etmek için öncelikle parçanın sunduğu yargılar belirlenmelidir.
2
Seçenekler metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırılır.
Seçeneklerdeki ifadelerin metinde doğrudan karşılığının olup olmadığı denetlenir.
Hangi yargının söylenemeyeceğini bulmak için mevcut seçeneklerin metinle örtüşme düzeyi kontrol edilmelidir.
3
Paragrafta geçmeyen veya paragrafla çelişen yargı tespit edilir.
Metinde dillerin coğrafi, sosyal ve kültürel ekosistemlerle etkileşim içinde olduğu belirtilse de, gelişimlerini ve hayatta kalmalarını tamamen coğrafi ve iklimsel koşulların belirlediğine dair bir iddiaya yer verilmediği görülür.
Metinde yer almayan bu yargı, soruda istenen söylenemez nitelikteki doğru cevabı oluşturur.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları ve Yardımcı Düşünceler
Soru 19Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Dijitalleşme ile birlikte haberin üretim ve tüketim hızının akılalmaz boyutlara ulaşması, habercilikte doğruluk ve derinlik kriterlerinin arka plana itilmesine yol açtı. Tıklanma oranları ve 'ilk veren olma' yarışı, gazeteciliği yüzeysel ve teyit edilmemiş bilgi yığınlarına dönüştürdü. Bu duruma tepki olarak doğan yavaş gazetecilik (slow journalism) hareketi; anlık haber akışının yarattığı bilgi kirliliğine karşı, derinlemesine araştırmayı, saha gözlemini ve edebi bir anlatımı savunmaktadır. Amacı, okuyucuya sadece ne olduğunu değil, olayın neden ve nasıl gerçekleştiğini, arka planındaki toplumsal ilişkileriyle birlikte sunmaktır. Bu yaklaşım, haberi bir tüketim nesnesi olmaktan çıkarıp kamusal bir tartışma ve anlama zeminine taşımayı hedefler.

Bu parçaya göre yavaş gazeteciliğin habercilik anlayışına getirmeyi hedeflediği temel değişim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haberi hızlıca tüketilen yüzeysel bir veri olmaktan çıkarıp olayların derinlemesine neden-sonuç ilişkilerini ve toplumsal boyutunu aktaran bir niteliğe kavuşturmak.

Cevap

Haberi hızlıca tüketilen yüzeysel bir veri olmaktan çıkarıp olayların derinlemesine neden-sonuç ilişkilerini ve toplumsal boyutunu aktaran bir niteliğe kavuşturmak.
Doğru cevap, yavaş gazeteciliğin haberi hızlı tüketilen yüzeysel bir unsur olmaktan çıkarıp olayların neden-sonuç ilişkilerini ve toplumsal boyutunu ele alarak derinlemesine aktarmayı hedeflediğini belirten seçenektir. Parçada bu durum, yavaş gazeteciliğin haberi tüketim nesnesi olmaktan çıkarıp derinlemesine araştırma ve toplumsal ilişkilerle sunma amacına dayandırılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar kelimeleri ve yavaş gazetecilik hareketinin tanımını analiz edin.
Yavaş gazeteciliğin anlık haber akışına, bilgi kirliliğine ve yüzeyselliğe tepki olarak doğduğu belirlenir.
Yavaş gazeteciliğin ortaya çıkış amacını ve felsefesini kavramak için bu tespit gereklidir.
2
Paragrafın son cümlesinde belirtilen hedefe odaklanın.
Yaklaşımın haberi bir 'tüketim nesnesi' olmaktan çıkarıp toplumsal tartışma ve anlama zeminine taşımayı amaçladığı görülür.
Soruda hedeflenen temel değişim sorulduğundan, yazarın doğrudan bu amaca işaret eden ifadesi tespit edilmelidir.
3
Seçenekleri bu doğrultuda değerlendirerek eleme yapın.
Haberin yüzeysel tüketim nesnesi olmaktan çıkarılıp toplumsal ve derinlemesine bir sürece dönüştürülmesini ifade eden seçeneğin en doğru yanıt olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerdeki öznel yorumlar veya yanlış odak noktaları elenerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Soru 20Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Yavaş moda, h��zlı tüketim odaklı hazır giyim sektörüne alternatif olarak gelişen, çevre dostu ve etik değerleri savunan bir yaklaşımdır. Bu hareket; giysi üretiminde sürdürülebilir hammaddelerin kullanılmasını, adil iş gücü koşullarının sağlanmasını ve tüketicilerin uzun ömürlü, kaliteli ürünleri tercih etmesini savunur. Yavaş moda akımı, her sezon değişen trendler nedeniyle sürekli yeni kıyafetler satın almak yerine, giysileri tamir ederek veya ikinci el ürünlere yönelerek kullanım süresini uzatmayı hedefler. Böylece hem doğal kaynakların tüketimi sınırlandırıl��r hem de tekstil atıklarının çevreye verdiği zararların önüne geçilir.

Bu parçaya göre yavaş moda akımının amaçlarından biri aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyafetlerin kullanım süresini uzatarak çevre üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak

Cevap

Kıyafetlerin kullanım süresini uzatarak çevre üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak
Doğru seçenek yavaş moda akımının amacını metne uygun olarak açıklar. Metinde giysilerin kullanım süresinin uzatılmasının ve böylece tekstil atıklarının çevreye verdiği zararların önlenmesinin hedeflendiği doğrudan ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki yavaş moda akımının hedeflerine dair ifadeleri incelemek.
Parçada yavaş modanın 'giysileri tamir ederek veya ikinci el ürünlere yönelerek kullanım süresini uzatmayı' hedeflediği ve böylece 'tekstil atıklarının çevreye verdiği zararların önüne' geçildiği görülür.
Soruda yavaş modanın amaçlarından birinin bulunması istenmektedir.
2
Bulunan hedefler ile seçenekleri karşılaştırmak.
Kullanım süresini uzatma ve çevreye verilen zararı engelleme hedeflerinin, doğru seçenekte tam olarak karşılandığı tespit edilir.
Doğru yanıtı kesinleştirmek için seçenekler arasında doğrudan bir eşleştirme yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta doğrudan verilen bilgiye ulaşma ve yardımcı düşünceleri tespit etme.
Sayfa 1 / 5Sonraki
Çoklu Paragraf Soruları Alıştırma Soruları — ALES | Examkin