Soru

Zorluk: ZorParagrafta Ana Düşünce

Edebi tercümede erek dilin kültürel kodlarına tam uyum sağlama (yerlileştirme) çabası, metni okur için pürüzsüz ve tanıdık kılarken aslında metnin ait olduğu kültürün özgün dünyasını ve dilsel farklılıklarını görünmez kılar. Buna karşılık, kaynak metnin yabancılığını koruyan (yabancılaştırma) bir yaklaşım, okuru kendi dilinin alışılmış sınırlarının dışına çıkmaya zorlar. Çeviri eylemi, yalnızca iki dil arasında bir köprü kurmak değil, erek kültürün kendi düşünce dünyasında açacağı gediklerle onun sınırlarını genişletmek ve dönüştürmektir. Dolayısıyla başarılı bir çeviri, okuru rahat ettiren bir uyumlamadan ziyade, onu yabancı olanla yüzleştirerek kendi dilinin ve kültürünün mutlaklığı algısını sarsan bir edimdir.

Bu parçada çeviri eylemiyle ilgili olarak vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Çeviri sürecinde kaynak ve erek dillerin kültürel ögelerini harmanlayarak her iki toplumun da kolayca benimseyebileceği ortak bir dil oluşturmanın gerekliliği
  2. B
    Çeviri eyleminde kaynak metnin üslubunu koruma çabası ile erek dilin anlatım olanaklarını zenginleştirme arasındaki yapısal uyumsuzluklar
  3. Çevirinin asıl değeri, okuru kendi kültürel dünyasının dışına çıkarıp yabancı olanla karşı karşıya getirerek erek kültürün dilsel ve zihinsel sınırlarını genişletmesindedirCevap
  4. D
    Erek dilin kültürel kodlarına göre biçimlendirilmeyen çevirilerin, okur kitlesi tarafından reddedilerek edebi değerini zamanla kaybetmesi
  5. E
    Edebi metinlerin çevirisinde, kaynak dilin sözcük kadrosunun erek dildeki en yakın anlamlı karşılıklarıyla ikame edilmesinin zorunlu olduğu

Cevap

Çevirinin asıl değeri, okuru kendi kültürel dünyasının dışına çıkarıp yabancı olanla karşı karşıya getirerek erek kültürün dilsel ve zihinsel sınırlarını genişletmesindedir.
Parçanın son cümlesinde vurgulanan 'başarılı bir çevirinin okuru yabancı olanla yüzleştirerek kendi dilinin ve kültürünün mutlaklığı algısını sarsan bir edim olduğu' yargısı, çevirinin asıl işlevinin okuru tanıdık olanla rahat ettirmek değil, onu yabancı olanla karşı karşıya getirerek erek kültürün düşünce dünyasını genişletmek olduğunu gösterir. Bu durum, çevirinin erek kültürün zihinsel ve dilsel sınırlarını genişletme işlevini en net şekilde ortaya koyan seçeneğin doğru olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde tartışılan konuyu ve yazarın bakış açısını belirlemek için metni analiz etmek.
Metinde edebi çevirideki iki farklı yaklaşım (yerlileştirme ve yabancılaştırma) karşılaştırılmakta ve çevirinin erek kültür üzerindeki dönüştürücü gücüne değinilmektedir.
Ana düşünceyi bulmak için öncelikle metnin neyi tartıştığını saptamak gerekir.
2
Yazarın metnin son bölümündeki yargısını ve 'dolayısıyla' bağlacıyla başlayan özetleyici çıkarımını incelemek.
Yazar, başarılı bir çevirinin okuru rahatlatan bir uyumlamadan ziyade, onu yabancı olanla yüzleştirerek kendi dilinin ve kültürünün mutlaklığı algısını sarsan bir eylem olduğunu savunmaktadır.
Paragrafta ana düşünce genellikle son cümlelerdeki sonuç veya özet niteliğindeki yargılarda yoğunlaşır.
3
Bulunan ana düşünceyi seçeneklerdeki ifadelerle karşılaştırarak en kapsamlı ve doğru yargıyı seçmek.
Çevirinin okuru yabancı olanla yüzleştirip erek kültürün zihinsel ve dilsel sınırlarını genişlettiğini belirten seçenek doğru yanıt olarak belirlenmiştir.
Soru kökünün bizden istediği temel vurguyu tam karşılayan seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla