Küreselleşmenin getirdiği tek tipleşmeye ve hızlı yaşam temposuna karşı bir başkaldırı olarak 1999 yılında İtalya'da doğan yavaş şehir (Cittaslow) hareketi, kentlerin kendi özgün kimliklerini korumalarını amaçlar. Bu harekete dahil olmak isteyen kentlerin; nüfus büyüklüğü, altyapı politikaları, çevre kalitesi ve yerel üretimin desteklenmesi gibi yetmişten fazla kriteri yerine getirmesi gerekmektedir. Yavaş şehirler, teknolojinin kullanımını tamamen reddetmek yerine onu yerel kültürü ve doğayı korumak adına araçsallaştırır. Gürültü kirliliğinin azaltılması, tarihi dokunun korunması ve yerel esnafın desteklenmesi bu kentlerde yaşam kalitesini artırırken turizm odaklı sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmayı da beraberinde getirir. Böylece hızlı tüketim kültürünün kıskacındaki modern insan için yavaş şehirler, doğayla uyumlu ve dingin bir alternatif yaşam alanı sunar.
Bu parçadan yavaş şehir (Cittaslow) hareketiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
- ATeknolojik imkânların yerel kültürü ve çevreyi koruma yolunda bir araç olarak değerlendirildiğine
- BÜyeliğe kabul edilmek isteyen yerleşim yerlerinin çevre ve nüfus gibi konularda çeşitli kriterlere tabi tutulduğuna
- CKüresel ölçekteki tek tipleşme eğilimine ve hızlanan yaşam tarzına karşıt bir duruş sergilediğine
- Tarihî değerlerin korunması ve gürültünün önlenmesi amacıyla sanayileşmeyi tamamen yasakladığınaCevap
- EYerel esnafı koruma ve gürültüyü azaltma yönündeki adımların yaşam kalitesi üzerinde olumlu etkileri olduğuna