Arne Naess tarafından 1970'li yıllarda ortaya atılan 'derin ekoloji' kavramı, çevre sorunlarına yüzeysel çözümler arayan sığ ekolojinin aksine, insan merkezli olmayan (ekosentrik) bir dünya görüşünü savunur. Bu yaklaşıma göre, doğadaki tüm canlıların, insanların çıkarlarından bağımsız olarak kendilerine özgü bir değeri vardır. Derin ekoloji, modern endüstriyel toplumların doğayı yalnızca sömürülecek bir kaynak olarak gören tüketim alışkanlıklarını ve büyüme odaklı ekonomik sistemlerini kökten eleştirir. İnsanlığ��n doğanın efendisi değil, onun sadece bir parçası olduğunu vurgulayan bu felsefe; doğal dengenin korunabilmesi için insan nüfusunun azaltılması, teknolojik uygulamaların doğayla uyumlu hale getirilmesi ve yaşam kalitesinin maddi zenginlikten ziyade manevi tatminle ölçülmesi gerektiğini savunur.
Bu parçaya göre 'derin ekoloji' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
- Aİnsanlığın doğa üzerinde bir hâkimiyet kurmak yerine onun bir parçası olarak konumlanması gerektiğine
- BDoğadaki tüm varlıkların insanların onlara yüklediği faydalardan bağımsız bir değere sahip olduğuna
- Endüstriyel toplumlarda ekonomik büyümenin doğaya zarar vermeyecek yeni teknolojilerle ivmelendirilmesi gerektiğineCevap
- DÇevre sorunlarının çözümü için insanı merkeze alan sığ yaklaşımların ötesine geçilmesinin önemine
- EYaşam standartlarının belirlenmesinde maddi refah düzeyinden ziyade manevi doyuma odaklanılması gerektiğine