Mary, renkler hakkında her şeyi bilen ancak tüm hayatını siyah-beyaz bir odada, siyah-beyaz bir ekrandan dış dünyayı araştırarak geçirmiş bir bilim insanıdır. Renklerin fiziksel, fizyolojik ve nörolojik tüm detaylarına hakimdir; örneğin kırmızı ışığın dalga boyunu ya da göze ulaştığında beyinde hangi sinirsel tepkileri tetiklediğini kusursuzca açıklayabilir. Ancak Mary, bir gün siyah-beyaz odasından dışarı çıkıp ilk kez gerçek bir kırmızı elma gördüğünde yeni bir şey öğrenmiş midir? Frank Jackson tarafından ortaya atılan bu düşünce deneyinde, Mary'nin elmayı gördüğünde rengin öznel deneyimini (qualia) ilk kez tattığı ve dolayısıyla fiziksel olmayan yeni bir bilgi edindiği savunulur. Bu argüman, zihne dair her şeyin yalnızca fiziksel açıklamalarla (fizikalizm) tam olarak anlaşılamayacağını, deneyimin kendisine has bir bilgi türü barındırdığını öne sürerek zihin felsefesinde derin tartışmalara yol açmıştır.
Bu parçadan 'Mary'nin Odası' düşünce deneyiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?
- AMary'nin renklerle ilgili bilimsel verilere eksiksiz düzeyde vakıf olduğuna
- Mary'nin dış dünyaya çıktığında renklerin fiziksel yapısına dair teorik fikirlerini güncellediğineCevap
- CDüşünce deneyinin zihne yönelik fizikalist açıklamaların sınırlarını sorguladığına
- DBireysel deneyimlerin, dış dünyaya dair kavramsal bilgiyi aşan bir nitelik taşıdığına
- EYapılan zihinsel deneyin felsefe dünyasında geniş yankı uyandıran tartışmalara yol açtığına