Restorasyon çalışmalarında geçmişin izlerini tamamen silip tarihi eseri ilk günkü kusursuz hâline getirme çabası, çoğu zaman yapının tarihsel yaşanmışlığını ve özgün ruhunu yok etmektedir. Bir tarihi yapıyı korurken asıl amaç, onu geçmişten koparıp modern bir taklit hâline getirmek değil; zamanın ve yaşanmışlığın getirdiği aşınmaları, yani zamanın izlerini muhafaza ederek geleceğe taşımak olmalıdır. Yapının üzerindeki her çatlak, onun tarihsel tanıklığının birer belgesidir ve bunları ortadan kaldırmak tarihi tahrif etmektir. Ancak zamanın bu izlerini koruyarak geçmiş ile gelecek arasında sahici bir kültürel bağ kurulabilir. Aksi hâlde restorasyon, tarihi canlandırmaktan ziyade onu sterilize ederek bellekten silmek anlamına gelir. Bu yönüyle restorasyon, yalnızca fiziksel bir yenileme eylemi değil, yapının zamana tanıklık eden kimliğini koruma ve geleceğe aktarma sürecidir.
Bu parçada restorasyon çalışmalarıyla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- ATarihi binaların üzerindeki çatlak ve yıpranmaların onarılması, bu yapıların tarihsel belgelik vasfını güçlendirmektedir.
- BZamanın getirdiği aşınmaları ortadan kaldıramayan restorasyon çalışmaları, tarihi eserlerin kültürel değerini tamamen yok etmektedir.
- Tarihi yapıları restore ederken asıl amaç yapıyı ilk günkü kusursuz durumuna döndürmek değil, zamanın izlerini ve yaşanmışlık değerini koruyarak geleceğe taşımak olmalıdır.Cevap
- DRestorasyon, geçmişin mimari özelliklerini geleceğe taşımak amacıyla yapılan fiziksel yenileme çalışmalarının bütünüdür.
- ETarihi eserleri modern taklitlerden ayıran en önemli özellik, yapımında kullanılan malzemelerin özgünlüğüdür.