Klasik mimari, insanı mekânın merkezine yerleştirerek ona bir aidiyet hissi sunmayı amaçlar; nitekim antik tapınaklardan Rönesans saraylarına kadar tüm yapılar insan ölçeği gözetilerek inşa edilmiştir. Modern kent mimarisi ise insanı neredeyse görünmez kılan devasa cam ve çelik kulelerden ibarettir. Bu kuleler, insana kendi sınırlarını hatırlatıp onu ezmek ister gibidir. Nitekim ünlü mimar Tadao Ando, 'Mimarlık sadece barınak sağlamakla kalmamalı, insanın ruhunu da beslemelidir.' derken tam da bu aidiyet krizine dikkat çeker. Bugün büyük şehirlerin caddelerinde yürürken göğe doğru yükselen bu prizmatik devlerin arasında kendimizi birer karınca gibi hissetmemiz, bu yeni tasarım anlayışının bir sonucudur. Oysa geçmişin taş konaklarında her pencere bir insan boyuna, her merdiven adımların ritmine göre tasarlanırdı.
Bu parçanın anlatımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- AKlasik mimari ile modern mimari arasında karşılaştırma yapılmıştır.
- BYazarın savunduğu görüşü desteklemek amacıyla tanık göstermeye başvurulmuştur.
- Olaylar, kişi, zaman ve mekân unsurlarına bağlı kalınarak kronolojik bir sıra içinde öykülenmiştir.Cevap
- DNiteleyici sözcükler kullanılarak betimleyici ögelerden yararlanılmıştır.
- EYazar, düşüncelerini daha belirgin kılmak için benzetmeye yer vermiştir.