Beşeri sermaye teorisi ile eleme (sinyal) teorisi arasındaki temel ontolojik fark, eğitimin bireysel verimlilik üzerindeki etkisine dair yaklaşımlarıdır. Eğitimin bireyin marjinal verimliliğini hiçbir şekilde artırmadığı, yalnızca bireyin sahip olduğu gizil yetenek düzeyini işverenlere bildirdiği (signaling) ve işe alım sürecinde bir sıralama (sorting) aracı olduğu bir ekonomik model varsayıldığında; eğitim yatırımlarının getirileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
- Bireysel (özel) getiri oranı, eğitimli işçilerin elde ettiği ücret primi nedeniyle pozitif kalsa da; eğitimin verimlilik artışı yaratmadığı bu senaryoda, harcanan toplumsal kaynaklar (doğrudan ve fırsat maliyetleri) dikkate alındığında sosyal getiri oranı özel getiriden çok daha düşük, hatta negatif gerçekleşebilir.Cevap
- BEleme teorisine göre eğitim verimliliği artırmasa da, işgücü piyasasında bilgi asimetrisini gidererek işçilerin doğru işlere yerleştirilmesini sağladığı için sosyal getiri oranı her durumda özel getiri oranından daha yüksek gerçekleşir.
- CSinyal teorisi bağlamında, eğitim yatırımı yapan bireylerin yaş-kazanç profilleri, beşeri sermaye yatırımı yapanlara göre daha erken yaşlarda zirve yapar ve bu durum sosyal getiri oranının özel getiri oranına yakınsamasını sağlar.
- DEğitim sadece bir sinyal aracı olarak kullanıldığında, eğitimin fırsat maliyetleri (vazgeçilen kazançlar) hem bireysel hem de toplumsal getiri hesaplamalarına dahil edilmediği için her iki getiri oranı da olduğundan yüksek tahmin edilir.
- EDevletin yükseköğretim maliyetlerinin tamamını sübvanse etmesi durumunda, eğitimin verimlilik üzerindeki etkisinden bağımsız olarak sosyal getiri oranı özel getiri oranına eşitlenir.
Cevap
Bireysel getiri oranı eğitim primi nedeniyle pozitif kalsa da, verimlilik artışı sağlanmadığı için sosyal getiri oranı özel getiriden düşük veya negatif olabilir.
Saf eleme (sinyal) teorisi varsayımı altında, eğitim süreci bireyin marjinal verimliliğini artırmaz. Bireyler için eğitim, daha yüksek ücretli işlere erişim sağlayan bir 'belge' niteliğinde olduğu için özel getiri oranı pozitif kalır. Ancak toplum açısından bakıldığında, eğitim için harcanan doğrudan kaynaklar ve öğrencilerin üretimden çekilmesiyle oluşan fırsat maliyetleri karşılığında toplam üretimde bir artış sağlanmamaktadır. Bu durum, toplumsal kaynakların yanlış tahsisine (misallocation) yol açar ve sosyal getiri oranının negatif çıkmasına veya en azından özel getiriden çok daha düşük kalmasına neden olur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Özel ve Sosyal Getiri Oranı Farklılaşması (Sinyal Teorisi Altında)
Tahmini Süre:3m 0s