Osmanlı Devleti’nin son döneminde yayımlanan tarihli "Hukuk-ı Aile Kararnamesi", farklı dinî cemaatlerin aile hukukuna dair hükümlerini tek bir metinde toplamaya çalışmış olsa da temelde dinî (şer’i) referanslara dayanmaktaydı. yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ise bu alanda köklü bir zihniyet değişimi yaratarak hukuk birliğini sağlamıştır.
Türk Medeni Kanunu’nu, Osmanlı Devleti’ndeki bu ve benzeri düzenlemelerden ayıran ve hukuk sisteminin laikleşmesi sürecindeki en belirleyici fark aşağıdakilerden hangisidir?
- Aile hukukuna dair düzenlemelerin dinî referanslar yerine tamamen akılcı ve seküler temellere dayandırılmasıCevap
- BTek eşle evlilik kuralının sadece Müslüman vatandaşlar için zorunlu hale getirilmesi
- CKadınlara miras hukukunda pay alma hakkının ilk kez bu kanunla tanınmış olması
- DKanun metninin hazırlanmasında sadece yerli ve millî kaynakların kullanılmasına özen gösterilmesi
- EKadınların genel ve yerel seçimlerde oy kullanabilmesine yönelik siyasî hakları içermesi
Cevap
Aile hukukuna dair düzenlemelerin dinî referanslar yerine tamamen akılcı ve seküler temellere dayandırılması
Türk Medeni Kanunu'nun en devrimci yönü, hukuk kurallarını dinî temellerden (şeriat) tamamen arındırarak laik bir yapıya kavuşturmasıdır. tarihli kararname gibi önceki girişimler dinî yapıyı korurken, kanunu toplumsal yaşamı akılcı ve evrensel hukuk ilkelerine göre düzenlemiştir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hukukta Laikleşme ve Yargı Birliği
İpuçları
1
İnkılabın adındaki 'Medeni' kelimesi, dinsel hukuktan sivil hukuka geçişi işaret eder.
2
Osmanlı'daki çok hukuklu yapının (her cemaatin kendi kanunu olması) yerine getirilen 'birlik' kavramına odaklanın.
3
Siyasi haklar ile medeni (sosyal/ekonomik) haklar arasındaki farkı ve yürürlük tarihlerini hatırlayın.
Daha Fazla Pratik
1924 Anayasası'nda 1928 yılında yapılan 'laikleşme' değişikliklerini inceleyerek hukuk devriminin diğer aşamalarıyla bağ kurabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s