Osmanlı Devleti ile İtalya arasında imzalanan Ekim tarihli Uşi Antlaşması, Osmanlı Devleti'nin Kuzey Afrika'daki son toprak parçasını kaybettiği diplomatik bir dönüm noktasıdır. Bu antlaşmanın maddeleri incelendiğinde, Osmanlı Devleti'nin bölgedeki siyasi egemenliğini kaybetmesine rağmen halkla olan dini ve kültürel bağlarını kurumsal bir düzeyde sürdürmeye çalıştığı görülmektedir. Buna göre, Uşi Antlaşması'nda yer alan aşağıdaki hükümlerden hangisi bu amaca yönelik en somut uygulamadır?
- Bölgeye padişah adına 'Naibü's-Sultan' unvanıyla bir temsilci atanmasının kararlaştırılmasıCevap
- BOn İki Ada'nın, bölgedeki Yunan işgali tehdidi nedeniyle kalıcı olarak İtalya egemenliğine devredilmesi
- CEge Adaları'nın geleceğinin belirlenmesinin büyük devletlerin elçiler konferansı kararına bırakılması
- Dİtalya'nın, Osmanlı Devleti'nin kapitülasyonları tek taraflı olarak kaldırmasını resmen tanıması
- ETrablusgarp ve Bingazi'nin iç işlerinde tam bağımsız, dış işlerinde Osmanlı Devleti'ne bağlı kalması
Cevap
Bölgeye padişah adına 'Naibü's-Sultan' unvanıyla bir temsilci atanmasının kararlaştırılması seçeneği doğrudur.
Doğru cevap olan ifade, Osmanlı Devleti'nin 'Halife' unvanını kullanarak bölge halkı üzerindeki manevi otoritesini korumaya çalışmasının pratik sonucudur. Naibü's-Sultan, padişahın dini vekili olarak atanmış ve bu sayede bölgenin siyasi olarak kaybedilmesine rağmen dini yönden Osmanlı merkezine bağlılığı kurumsallaştırılmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Halifeliğin Siyasi ve Kültürel Nüfuz Aracı Olarak Kullanılması
İpuçları
1
Osmanlı Devleti, Trablusgarp'ı kaybederken bölge halkıyla bağını 'Halifelik' makamı üzerinden korumaya çalışmıştır.
Daha Fazla Pratik
Uşi Antlaşması ile Küçük Kaynarca Antlaşması arasındaki benzerliği, Halifelik makamının kullanımı üzerinden analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s