1930’lu yılların ikinci yarısında totaliter rejimlerin saldırgan politikaları sonucunda dünya barışının tehdit altına girmesi, Türkiye’yi bölgesel güvenlik arayışlarına itmiştir. Bu doğrultuda Tahran’da bir araya gelen Türkiye, İran, Irak ve Afganistan temsilcileri arasında imzalanan Sadabat Paktı ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- Aİtalya'nın Afrika'daki yayılmacı saldırıları ve Doğu Akdeniz'deki tehditleri, paktın kurulmasındaki en temel dış etkendir.
- BPakt üyeleri, Milletler Cemiyeti ilkelerine bağlı kalarak birbirlerinin iç işlerine karışmamayı ve mevcut sınırların dokunulmazlığına saygı duymayı taahhüt etmişlerdir.
- Türkiye, bu pakt sayesinde doğu sınırlarını güvence altına alırken aynı zamanda İngiltere ile yaşadığı Musul sorununu da kesin olarak kendi lehine çözüme kavuşturmuştur.Cevap
- DSuriye; hem Türkiye ile yaşadığı Hatay sorunu hem de Irak ile olan sınır uyuşmazlıkları nedeniyle bu bölgesel ittifakın dışında kalmıştır.
- EPaktın imzalanması, Atatürk Dönemi dış politikasının 'statükoyu koruma' ve 'bölgesel barışı tesis etme' stratejisinin bir yansımasıdır.
Cevap
Türkiye'nin Sadabat Paktı aracılığıyla Musul sorununu çözdüğünü belirten ifade yanlıştır; çünkü bu mesele 1926 yılında sonuçlanmıştır.
Sadabat Paktı 1937 yılında bölgesel güvenliği sağlamak için kurulmuştur. Musul meselesi ise 1926 Ankara Antlaşması ile paktın kuruluşundan 11 yıl önce çözülmüştür. Bu nedenle paktın Musul sorununu çözdüğü bilgisi kronolojik olarak hatalıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası Kronolojisi ve Bölgesel Paktlar
Alternatif Yöntem
Kronoloji eleme yöntemi kullanılarak 1920'li yılların meselesi olan Musul ile 1930'lu yılların sonundaki Sadabat Paktı arasındaki uyumsuzluk fark edilebilir.
Tahmini Süre:55s