İdare hukukunun 'genç', 'tedvin edilmemiş' ve 'içtihadi' bir hukuk dalı olması, onun kurallarının oluşum sürecini ve diğer hukuk dallarıyla olan ilişkisini belirleyen temel unsurlardır. Özellikle Fransız hukukundan mülhem 'idari rejim' sistemini benimseyen Türk hukukunda, bu özellikler yargısal denetimin sınırlarını ve yöntemini de şekillendirmiştir.
Buna göre, idare hukukunun söz konusu yapısal özellikleri dikkate alındığında, idari uyuşmazlıkların çözümünde ve kuralların uygulanmasında aşağıdakilerden hangisi yanlış bir değerlendirmedir?
- Aİdare hukuku tedvin edilmediği için uyuşmazlıkların çözümünde sadece yazılı kanun metinlerine dayanılması zorunluluğu yoktur; yargıç hukukun genel ilkelerini de doğrudan uygulayabilir.
- Bİdare hukukunun 'içtihadi' niteliği, yargı kararlarının bu hukuk dalında sadece uyuşmazlığı çözen bir araç değil, aynı zamanda asli bir hukuk kaynağı (kural koyucu) işlevi görmesini sağlar.
- Cİdare hukukunun 'statüsel' yapısı gereği, idare ile bireyler arasındaki ilişkilerde 'irade serbestisi' ilkesi yerine, içeriği idare tarafından tek taraflı belirlenen objektif ve düzenleyici kurallar hakimdir.
- İdare hukuku kurallarının 'genç' olması, gelişim sürecinde özel hukuk kurallarından faydalanılmasını zorunlu kılmış; bu nedenle idari yargı yerleri, özel hukuk kurallarını herhangi bir uyarlamaya tabi tutmadan 'aynen' uygulama yükümlülüğü altına girmiştir.Cevap
- Eİdare hukukunda kamu yararı amacı öncelikli tutulduğu için, idari işlemlerin tesisi sırasında tarafların eşitliği ilkesi yerine 'idarenin üstünlüğü ve ayrıcalıkları' prensibi geçerlidir.
Cevap
İdare hukuku kurallarının genç olması nedeniyle özel hukuk kurallarının herhangi bir uyarlamaya tabi tutulmadan 'aynen' uygulanması gerektiği ifadesi yanlıştır; bu kurallar idari rejime uyarlanarak uygulanır.
İdare hukuku, Fransız hukukundan mülhem 'idari rejim' sistemini benimser ve metodolojik olarak bağımsız (otonom) bir hukuk dalıdır. Kurallarının büyük ölçüde içtihatlarla (yargı kararlarıyla) şekillenmesi ve tedvin edilmemiş olması, yargıca uyuşmazlığın doğasına uygun yeni kurallar geliştirme yetkisi verir. Özel hukuktan kavramlar (kusur, rücu, sebepsiz zenginleşme vb.) alınsa dahi, bu kavramlar idari yargı yerleri tarafından kamu hizmetinin ihtiyaçlarına ve kamu yararına göre 'uyarlanarak' (adapte edilerek) uygulanır. Özel hukuk kurallarını hiçbir değişikliğe uğratmadan 'aynen' uygulamak, idare hukukunun bağımsızlık ve özgünlük niteliğine aykırıdır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdare Hukukunun Bağımsızlığı ve Metodolojik Otonomisi
Tahmini Süre:2m 0s