Soru

Zorluk: ZorHukuk Alanında Yapılan İnkılaplar

Türk hukuk devrimi sürecinde, 19241924 Anayasası üzerinde 19281928 yılında gerçekleştirilen düzenlemelerle 'Devletin dini İslam’dır' ibaresi metinden çıkarılmış ve Cumhurbaşkanı ile milletvekillerinin yemin şekli 'Vallahi' yerine 'Namusum üzerine' şeklinde yeniden düzenlenmiştir.

Bu anayasal değişikliğin temel gerekçesi ve Türk hukuk tarihindeki yeri düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisinin bu sürecin bir sonucu olduğu savunulamaz?

  1. A
    Anayasa metninin, 19261926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile hayata geçirilen laik hukuk pratiğiyle uyumlu hale getirilmesi
  2. B
    Devletin kurumsal kimliğinin teokratik unsurlardan arındırılarak laikleşme sürecinin anayasal zemine taşınması
  3. Laiklik ilkesinin, anayasanın değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez temel nitelikleri arasına dahil edilmesiCevap
  4. D
    Milletvekili ve Cumhurbaşkanı yeminlerinin dini referanslardan arındırılarak 'milli egemenlik' ve 'şahsi onur' kavramları üzerine inşa edilmesi
  5. E
    Devletin resmi bir dininin bulunmasının, modern hukukun temelindeki 'eşit vatandaşlık' ilkesiyle çelişmesi durumunun ortadan kaldırılması

Cevap

Laiklik ilkesinin anayasanın değiştirilemez maddeleri arasına girmesi 19281928 değil, 19371937 yılındaki anayasa değişikliğinin bir sonucudur.
Doğru yanıt olan seçenek, Laiklik ilkesinin anayasanın değiştirilemez hükümleri arasına girmesinden bahsetmektedir. Ancak 19281928 yılındaki düzenleme sadece anayasayı dini ibarelerden temizleme amacı taşımaktadır. Laikliğin anayasaya bir ilke olarak girmesi 19371937 yılında gerçekleşmiştir. Ayrıca bu ilkenin 'değiştirilemez' olarak nitelenmesi daha sonraki anayasal süreçlerin (özellikle 19611961 ve 19821982) konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
19281928 düzenlemelerinin içeriğini analiz etme
19241924 Anayasası'ndaki 'Devletin dini İslam'dır' maddesi çıkarılmış ve yemin metinleri laikleştirilmiştir.
Soru kökündeki spesifik tarihsel dönemin sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
19281928 değişikliğinin hukuk sistemindeki amacını belirleme
19261926 Medeni Kanun ile başlayan laik hukuk uygulamasını anayasal düzeye çıkarmak ve anayasa-yasa çelişkisini bitirmek.
Değişikliğin 'neden' yapıldığını ve 'hukuk birliği' ile ilişkisini kurmak için gereklidir.
3
Seçenekleri kronolojik ve kavramsal olarak karşılaştırma
Laiklik ilkesinin bir 'isim' olarak anayasaya girişi ve devletin temel niteliği sayılması 19371937 yılına aittir.
19281928 (laikleşme adımı) ile 19371937 (laikliğin tescili) arasındaki farkı ayırt etmek sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Anayasal Laikleşme Aşamaları

İpuçları

1
19281928 yılındaki değişikliklerin içeriğine odaklanın: Sadece dini ibareler mi çıkarıldı, yoksa yeni bir ilke mi eklendi?
2
Laikliğin anayasaya bir 'isim' veya 'ilke' olarak girmesi ile anayasanın laikleştirilmesi farklı süreçlerdir. Biri 19281928, diğeri 19371937 yılına aittir.
3
Altı temel ilkenin (Cumhuriyetçilik, Laiklik vb.) anayasaya dahil edildiği tarihsel dönemi hatırlayın; bu tarih 19281928 mi yoksa daha geç bir tarih mi?

Daha Fazla Pratik

19241924 Anayasası'nda yapılan diğer önemli değişiklikleri (kadınlara haklar, seçmen yaşı vb.) inceleyerek kronolojik hakimiyetinizi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir: 19211921 (Dini hükümlerin yerine getirilmesi meclise ait), 19241924 (Devletin dini İslam'dır), 19281928 (Din ibaresinin çıkarılması), 19371937 (Laiklik ilkesinin girişi).
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla