1982 Anayasası ve yerleşik anayasa hukuku doktrini çerçevesinde; milletvekili seçilen bir kişinin 'milletvekilliği sıfatını kazanması', 'yasama dokunulmazlığından yararlanmaya başlaması' ve 'yasama yetkilerini fiilen kullanabilmesi' süreçlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
- Milletvekilliği sıfatı ve buna bağlı olan yasama dokunulmazlığı mazbatanın düzenlenmesiyle kazanılırken; yasama yetkilerinin fiilen kullanılması ant içme şartına bağlıdır.Cevap
- BMilletvekilliği sıfatı mazbatanın alınmasıyla kazanılarak tüm mali haklar doğsa da, yasama dokunulmazlığı ancak TBMM Genel Kurulunda ant içilmesiyle başlar.
- CSeçilen kişinin milletvekilliği sıfatı ve dokunulmazlığı, ancak seçim sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulu tarafından Resmi Gazete'de ilan edilmesiyle hukuki sonuç doğurur.
- DAnt içmek, milletvekilliği sıfatının kazanılması için zorunlu bir kurucu unsur olup; ant içilmediği sürece kişi sadece 'milletvekili adayı' statüsündedir.
- EAnt içmekten imtina eden bir kişi, milletvekilliği sıfatını korusa da bu süreçte kendisine hiçbir şekilde ödenek ve yolluk ödemesi yapılamaz.
Cevap
Milletvekilliği sıfatı ve yasama dokunulmazlığı mazbatanın tanzimiyle (düzenlenmesiyle) başlar; ancak yasama yetkilerinin (oy kullanma, teklif verme vb.) fiilen kullanılabilmesi için TBMM Genel Kurulunda ant içilmesi zorunludur.
Hukuken milletvekilliği sıfatı, İl Seçim Kurulu tarafından mazbatanın düzenlenmesiyle (tanzimiyle) kazanılır. Bu andan itibaren kişi 'milletvekili' unvanını alır, yasama dokunulmazlığından yararlanmaya başlar ve özlük hakları (maaş vb.) doğar. Ancak 1982 Anayasası'nın 81. maddesi uyarınca, milletvekillerinin yasama çalışmalarına (Genel Kurul, komisyonlar, oy kullanma vb.) fiilen katılabilmeleri için ant içmeleri zorunludur. Dolayısıyla sıfatın kazanılması ile yetkilerin kullanılması farklı hukuki anlara ve şartlara bağlanmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Sıfatın Kazanılması (Mazbata) ve Yetkinin Kullanılması (Yemin) Ayrımı