Anayasası ( ), Türk anayasa tarihinde yerel yönetimlere (vilayetlere) en geniş yetkileri tanıyan ve bu birimlere "şahsiyet-i maneviye" (tüzel kişilik) ile "muhtariyet" (özerklik) veren tek anayasadır. Bu düzenlemeye göre vilayetler; eğitim, sağlık, vakıflar ve tarım gibi yerel hizmetlerin idaresinde karar alma yetkisine sahip kılınmıştır.
Anayasası'nda yer alan bu hükümlerle idari teşkilatlanmada hayata geçirilmek istenen temel anlayış aşağıdakilerden hangisidir?
- Adem-i merkeziyetCevap
- BMilli egemenlik
- CMeclis hükümeti sistemi
- DKuvvetler birliği
- ESert ve kazuistik yapı
Cevap
1921 Anayasası'nda vilayetlere tüzel kişilik ve özerklik tanınması "Adem-i merkeziyet" anlayışının bir sonucudur.
Doğru cevap olan ifade, yetkilerin merkezden taşraya/yerele doğru kaydırılmasını ve yerel birimlerin kendi işlerinde serbestçe karar alabilmesini tanımlayan "Adem-i merkeziyet" kavramıdır. 1921 Anayasası'nın . maddeleri tamamen vilayetlerin özerk yapısına ayrılmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1921 Anayasası'nda İdari Yapı ve Adem-i Merkeziyet
İpuçları
1
Yerel yönetimlerin kendi kararlarını alma yetkisine (özerkliğe) sahip olması hangi yönetim biçimidir?
2
Bu kavram, merkezden yönetimin zıttı olup Prens Sabahattin'in görüşleriyle özdeşleşmiştir.
3
"Muhtariyet" kelimesinin günümüzdeki karşılığı özerkliktir; özerklik ise yerinden yönetimin en uç noktası olan bir sistemi işaret eder.
Daha Fazla Pratik
1921 ve 1924 Anayasaları arasındaki idari farkları karşılaştırarak yerinden yönetimden merkeziyetçiliğe geçiş sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s