Soru

Zorluk: Zor1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye)

1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu, hem Türk tarihinin tek 'yumuşak' ve 'çerçeve' anayasası olması hem de 1876 Kanun-i Esasi ile birlikte uygulandığı 'ikili anayasal dönem'i başlatması bakımından eşsiz bir hukuki karaktere sahiptir. Bu iki anayasanın bir arada uygulandığı süreçteki hukuk hiyerarşisi ve 1921 Anayasası’nın genel yapısı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemin anayasal işleyişine dair yanlış bir ifadedir?

  1. A
    1921 Anayasası'nda yargı organına ve temel haklara dair hükümler yer almadığı için bu konulardaki hukuki boşluklar 1876 Kanun-i Esasi hükümlerine başvurularak doldurulmuştur.
  2. B
    1876 Anayasası'nda yer alan 'Padişahın kutsallığı' ve 'mutlak veto yetkisi' gibi hükümler, 1921 Anayasası'ndaki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' ilkesiyle çeliştiği için zımnen (üstü kapalı olarak) mülga sayılmıştır.
  3. Anayasal ikilik gereği, Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilen kanunların yürürlüğe girmesi için 1876 Anayasası'nda öngörülen 'Heyet-i Ayan'ın (Ayan Meclisi) onayı ve Padişahın tasdiki şartı aranmaya devam etmiştir.Cevap
  4. D
    Meclis Hükümeti sistemi uyarınca yürütme yetkisi Meclis'in kendi içinden seçtiği 'İcra Vekilleri Heyeti' eliyle yürütülmüş, ayrı bir devlet başkanlığı makamı öngörülmemiştir.
  5. E
    Anayasanın değiştirilmesi için adi kanunların kabul usulünden daha zorlu veya nitelikli bir yöntem belirlenmediği için anayasa hükümleri yasama organınca kolayca değiştirilebilmiştir.

Cevap

Büyük Millet Meclisi'nin kanun yapma sürecinde 1876 Anayasası'ndaki Ayan Meclisi onayı veya Padişah tasdiki şartının aranmaya devam ettiği ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu ile kurulan yeni düzende Büyük Millet Meclisi (BMM) tek ve en üstün yetkili organdır. 1876 Kanun-i Esasi'de yer alan ve aristokratik bir yapı olan 'Heyet-i Ayan' (Ayan Meclisi) ile monarşik bir yetki olan 'Padişah onayı', milli egemenlik ilkesiyle tamamen çeliştiği için BMM'nin yasama süreçlerinde asla yer bulmamıştır. BMM, çıkardığı kanunları doğrudan kendisi yürürlüğe koymuştur.

Adım Adım Çözüm

1
1921 Anayasası'nın yapısını analiz etme
1921 Anayasası tek meclisli (BMM) bir yapı kurmuş ve 'Meclis Hükümeti' sistemini benimsemiştir.
Bu sistemde Meclis, üzerinde hiçbir güç (Padişah veya ikinci bir meclis) tanımamaktadır.
2
İkili anayasal düzenin sınırlarını belirleme
1876 ve 1921 anayasaları birlikte yürürlükte olsa da, çelişen hükümlerde 1921 (milli egemenlik) üstün tutulmuştur.
'Lex Posterior' (Sonraki kanun öncekini ilga eder) ilkesi gereği yeni anayasanın ruhuna aykırı eski kurumlar fiilen devre dışı kalmıştır.
3
Yasama sürecindeki bağımsızlığı değerlendirme
BMM, kanun çıkarırken Ayan Meclisi veya Padişah'tan onay almamış, egemenliği bizzat kullanmıştır.
1921 Anayasası'nın 1. maddesi egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu belirtir.

Anahtar Kavram

İkili Anayasal Düzen ve 1921 Anayasası'nın Üstünlüğü

İpuçları

1
1921 Anayasası döneminde 'ikili anayasal düzen' (1876 ve 1921'in beraberliği) olduğunu, ancak Milli Mücadele ruhunun milli egemenliği esas aldığını hatırlayın.
2
Büyük Millet Meclisi (BMM) kendisini 'kurucu meclis' olarak görmüş ve yasama yetkisini kısıtlayacak hiçbir dış otoriteyi (Padişah veya Ayan Meclisi gibi) tanımamıştır.
3
Hangi kurumun 1921 Anayasası'ndaki 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' maddesiyle tamamen zıt düştüğünü ve BMM'nin tek meclisli yapısını düşünün.

Daha Fazla Pratik

1923 yılında yapılan anayasa değişiklikleri ile devletin rejiminin ve yürütme yapısının (kabine sistemine geçiş) nasıl değiştiğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya tersten yaklaşarak, 1921 Anayasası'nın 'çerçeve' ve 'yumuşak' olma özelliklerini eleyin; kalan seçeneklerde 1876 ile 1921 arasındaki yetki çatışmasına odaklanın.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla