Osmanlı Devleti'nin klasik dönem taşra teşkilatlanmasında kaza birimlerinin başında bulunan kadılar; sadece hukuki uyuşmazlıkları çözen bir hakim değil, aynı zamanda merkezi yönetimin emirlerini uygulayan ve yerel idareden sorumlu olan çok yönlü birer kamu görevlisidir. Buna göre, klasik dönem taşra idaresinde görev yapan bir kadının aşağıdaki sorumluluklardan hangisini üstlendiği söylenemez?
- ABölgedeki vakıfların işleyişini ve tüzüklerine uygunluğunu denetlemek
- BEsnafın üretim standartlarını ve narh uygulamasını kontrol etmek
- Sefer zamanı tımarlı sipahileri toplayarak orduya sevk ve idare etmekCevap
- DEvlenme, miras ve ticari sözleşmeleri şer'iyye sicillerine kaydetmek
- EMerkezden gelen emirlerin halka duyurulmasını ve uygulanmasını sağlamak
Cevap
Askeri birliklerin orduya sevk edilmesi ve komuta edilmesi seyfiye sınıfının görevi olup kadının yetki alanında değildir.
Doğru seçenek olan askeri sevk ve idare görevi, 'Seyfiye' sınıfına mensup olan beylerbeyi ve sancakbeyi gibi mülki-askeri yöneticilerin sorumluluğundadır. Kadı, 'İlmiye' sınıfına mensup bir adli ve idari görevli olduğu için orduyu toplamak veya yönetmek gibi bir yetkisi yoktur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Osmanlı'da Taşra Yönetimi ve Görevler Ayrılığı
İpuçları
1
Kadının hangi sınıfa (Seyfiye, İlmiye, Kalemiye) mensup olduğunu hatırlayın.
2
Osmanlı'da hukuk ve adalet işleri askeri sınıfın değil, ilmiye sınıfının yetkisindedir. Peki askeri yetkiler kimdedir?
3
Tımarlı sipahilerin komutanları rütbelerine göre Sancakbeyi veya Beylerbeyi'dir. Kadının kılıç ehli olup olmadığını düşünün.
Daha Fazla Pratik
Osmanlı'da eyaletlerin Salyaneli ve Salyanesiz olarak ayrılmasının idari yapı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s