İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması üzerine Mustafa Kemal Paşa, Ankara'da yeni bir meclisin açılacağını ilan etmiştir. Bu süreçte yayımladığı genelgelerde, açılacak meclisin amacını "Padişahı ve Halifeyi düştüğü esaretten kurtarmak" olarak ifade etmiştir.
Mustafa Kemal'in bu stratejik söylemiyle aşağıdakilerden hangisini "öncelikle" amaçladığı savunulabilir?
- Milli Mücadele hareketine halkın her kesiminden destek çekerek ulusal birliği muhafaza etmekCevap
- Bİstanbul hükümetinin mevcut idari yapısını Ankara'ya taşıyarak saltanatın devamını sağlamak
- Cİşgalci devletlerin askeri desteğini alarak diplomatik bir çözüm yolu üretmek
- DSaltanat ve hilafet makamlarını derhal kaldırarak Cumhuriyet rejimine geçmek
- EAzınlık isyanlarını bastırmak amacıyla halifenin dini nüfuzundan faydalanmak
Cevap
Milli Mücadele hareketine halkın her kesiminden destek çekerek ulusal birliği muhafaza etmek
İstanbul'un resmen işgal edilmesiyle birlikte Osmanlı Devleti'nin başkenti fiilen ve hukuken kontrol altına alınmıştır. Bu durum halkta büyük bir endişeye yol açmıştır. Mustafa Kemal, Anadolu'da yeni bir meclis kurarken halkın saltanat ve hilafete olan bağlılığını Milli Mücadele'nin lehine çevirmek istemiştir. 'Padişahı kurtarma' söylemi, direnişi saltanata karşı bir ayaklanma gibi değil, aksine devleti ve kutsal makamları kurtarma hareketi olarak göstererek geniş kitlelerin desteğini sağlamıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Milli Mücadele'de Meşruiyet ve Milli Birlik
İpuçları
1
İşgalden sonra halkın moralini ve birliğini bozabilecek unsurları düşünün.
2
Mustafa Kemal'in o dönemde neden doğrudan bir 'Cumhuriyet' çağrısı yapmadığını değerlendirin.
3
Halkın büyük bir kısmının hala padişahı 'halife' ve en üst otorite olarak gördüğünü hatırlayın; bu kişileri Milli Mücadele'ye nasıl çekersiniz?
Daha Fazla Pratik
İstanbul'un işgalinden sonra açılan TBMM'nin özellikleri ve çıkardığı ilk yasaları inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Alternatif Yöntem
Süreci 'meşruiyet zemini' üzerinden okuyabilirsiniz. Eğer Mustafa Kemal 'Padişaha karşıyım' deseydi, işgalciler ve İstanbul hükümeti bu hareketi 'isyan' olarak kolayca yaftalayabilirdi.
Tahmini Süre:1m 15s