Göktürk Devleti hükümdarı Tapo Kağan döneminde Budizm'in devlet dini haline getirilme çabası, Toy (Kurultay) üyeleri tarafından "Türklerin yaşam biçimine ve töresine aykırı olduğu" gerekçesiyle reddedilmiştir. Bu kararın alınmasında Budizm'in halkın mücadeleci ruhunu zayıflatacağı ve milli benliğin kaybedilmesine yol açacağı endişesi etkili olmuştur.
**Yalnızca bu bilgilere dayanarak Göktürk Devleti'nin yönetim anlayışı ve siyasi yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?**
- Hükümdarın mutlak otoritesinin töre ve meclis kararlarıyla sınırlandırılabildiğineCevap
- BKut inancının hükümdara her alanda teokratik bir meşruiyet kazandırdığına
- CMilli kimliği koruma düşüncesinin yerleşik hayata geçme zorunluluğunu doğurduğuna
- DKurultay'ın sadece savaş ve barış gibi askeri konularda karar alma yetkisine sahip olduğuna
- EGök Tanrı inancının ilk kez kurumsal bir yapıya kavuşturularak dış etkilere kapatıldığına
Cevap
Hükümdarın mutlak otoritesinin töre ve meclis kararlarıyla sınırlandırılabildiği yargısı doğrudur.
Verilen metinde Tapo Kağan'ın Budizm'i yayma girişiminin Kurultay tarafından reddedilmesi vurgulanmıştır. Bu durum, Türk devlet yönetiminde hükümdarın mutlak bir monark olmadığını, kararlarının Toy (meclis) ve Töre (hukuk kuralları) tarafından denetlenebildiğini ve sınırlandırılabildiğini açıkça göstermektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İslamiyet Öncesi Türk Devletlerinde Kurultay ve Törenin Hükümdar Yetkilerini Sınırlandırması
İpuçları
1
Metinde hükümdarın bir isteğinin meclis tarafından geri çevrildiğine odaklanın.
Daha Fazla Pratik
Uygurların Maniheizm'i kabulü ile Göktürklerin Budizm'i reddini 'milli benlik' ve 'yaşam tarzı' açısından karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s