Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin bir kişi, aile veya zümreye değil, doğrudan millete ait olmasını ve devlet yönetiminin halk tarafından seçilen temsilciler eliyle yürütülmesini esas alır. Bu ilke, siyasi alanda demokratikleşmeyi ve milli iradenin devlet kurumları aracılığıyla tecelli etmesini hedefler.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan cumhuriyetçilik ilkesini kurumsallaştırmaya ve siyasi alanda pekiştirmeye yönelik bir gelişme olarak değerlendirilemez?
- ASaltanatın kaldırılarak yönetimdeki iki başlılığa son verilmesi
- B1924 Anayasası'nın kabul edilerek devlet rejiminin hukukileşmesi
- CÇok partili siyasi hayata geçiş denemelerinin yapılması
- Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilerek aile hukukunda düzenleme yapılmasıCevap
- ESeçmen yaşının düşürülerek daha geniş kitlelerin yönetime katılması
Cevap
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi, toplumsal ve hukuksal eşitliği (Halkçılık) ve hukuk sisteminin laikleşmesini (Laiklik) hedeflediği için siyasi bir yönetim biçimi olan Cumhuriyetçilik ile doğrudan ilgili değildir.
Türk Medeni Kanunu (1926), aile hukukunu düzenleyen, kadın ve erkek arasında toplumsal, ekonomik ve hukuksal eşitlik sağlayan bir düzenlemedir. Bu özellikleri nedeniyle öncelikle Halkçılık (eşitlik) ve Laiklik (dini hukuktan modern hukuka geçiş) ilkeleriyle doğrudan ilgilidir. Siyasi haklar (seçme ve seçilme) bu kanunla verilmediği için Cumhuriyetçilik ilkesiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İlke ve İnkılap Eşleştirmesinde 'Doğrudanlık' Kriteri
İpuçları
1
İnkılapları 'siyasi' ve 'toplumsal' olarak ikiye ayırmayı deneyin.
Daha Fazla Pratik
Cumhuriyetçilik ile Halkçılık arasındaki farkı netleştirmek için kadınlara verilen siyasi hakların tarihlerini (1930, 1933, 1934) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s