Cumhuriyetçilik

60 soru

Soru 1Soru →

Türkiye’de 1 Kasım 1922 tarihinde saltanatın kaldırılmasıyla devlet yönetimindeki iki başlılık sona erdirilmiş ve egemenliğin yegâne sahibinin millet olduğu tescillenmiştir. Bu gelişmenin temel dayanağını oluşturan; millî irade, seçim ve temsil esasına dayalı devlet idaresini savunan Atatürk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyetçilik

Cevap

Egemenliğin kaynağını millete dayandıran, seçim ve temsil esaslarını içeren Cumhuriyetçilik ilkesidir.
Cumhuriyetçilik ilkesi, devlet yönetiminde millî egemenliğin esas alınmasını, halkın seçimler yoluyla temsil edilmesini ve iktidarın kaynağının millete dayandırılmasını sağlar. Saltanatın kaldırılması, kişisel otoriteyi sonlandırıp egemenliği millete devrettiği için bu ilkenin en somut uygulamalarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Otoritenin kaynağını analiz etme
Saltanatın kaldırılmasıyla şahsi egemenliğin (tek kişi yönetimi) sona erdiği ve egemenliğin millete devredildiği belirlendi.
Saltanatın kaldırılması, millî irade önündeki en büyük engeli ortadan kaldıran siyasi bir hamledir.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
Millî irade, seçim ve temsil kavramlarının doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin temel taşları olduğu tespit edildi.
Cumhuriyet rejimi, halkın kendi temsilcilerini seçerek yönetimde söz sahibi olduğu sistemdir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ilkesinin siyasi egemenlik ve millî irade ile olan doğrudan bağı.

Daha Fazla Pratik

1921 Anayasası (Teşkilat-ı Esasiye) ile Cumhuriyetçilik ilkesi arasındaki ilişkiyi inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 2Soru →

Atatürk, "Egemenlik hiçbir mana, hiçbir şekil ve hiçbir renkte ortaklık kabul etmez." diyerek millî iradenin tek ve mutlak güç olduğunu vurgulamıştır. Bu doğrultuda gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisi, doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin bir gereği olarak yönetim yetkisinin kişisel bir makamdan alınarak millete devredilmesini sağlamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılması
Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin kaynağını şahıs, aile veya zümrelerden alarak doğrudan millete devretmeyi esas alır. Saltanatın kaldırılması, kişisel egemenliğe son vererek milletin temsilcisi olan TBMM'nin yönetimdeki tek otorite olmasını sağlamış, böylece Cumhuriyetin ilanına giden en önemli engeli ortadan kaldırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel vurguyu belirle
Yönetim yetkisinin tek bir kişiden alınıp millete devredilmesi (Milli Egemenlik)
Cumhuriyetçilik ilkesinin özü, egemenliğin kaynağının millete ait olmasıdır.
2
Seçenekleri bu temel vurgu üzerinden analiz et
Saltanatın kaldırılması ile kişisel egemenliğin sona ermesi
Saltanat, egemenliğin babadan oğula geçen bir ailede toplandığı sistemdir; bunun kaldırılması Cumhuriyet rejimi için zorunlu bir ön koşuldur.

Anahtar Kavram

Milli Egemenlik ve Kişisel Egemenliğin Reddi
Tahmini Süre:45s
Soru 3Soru →

Cumhuriyet yönetimi; egemenliğin kaynağını ulusa dayandıran, bu egemenliğin ise halkın özgür iradesiyle seçtiği temsilciler eliyle kullanılmasını öngören bir sistemdir. Bu bağlamda, Türk siyasal sisteminde gerçekleştirilen aşağıdaki uygulamalardan hangisinin, halk iradesinin devlet yönetimine daha demokratik ve dolaysız bir şekilde yansımasını sağladığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tek dereceli seçim sistemine geçilmesi

Cevap

Tek dereceli seçim sistemine geçilmesi
Tek dereceli seçim sistemi, vatandaşların temsilcilerini herhangi bir aracı grup olmadan doğrudan seçmesini sağlar. Bu uygulama, halk iradesinin meclise ve devlet yönetimine en demokratik ve dolaysız haliyle yansımasına imkan tanıdığı için Cumhuriyetçilik ilkesinin temel bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temelini analiz etme
Cumhuriyetçiliğin milli egemenlik, seçim ve demokratik temsil üzerine kurulu olduğu belirlenir.
Soru kökündeki tanım ile inkılaplar arasındaki bağın doğru kurulması için bu adım gereklidir.
2
Seçim sistemlerinin temsil gücünü değerlendirme
İki dereceli seçim sisteminde halkın 'seçmenleri', seçmenlerin de 'milletvekillerini' seçtiği; tek dereceli sistemde ise halkın doğrudan milletvekillerini seçtiği görülür.
Milli iradenin yönetimdeki 'dolaysız' etkisini tespit etmek için bu teknik ayrım yapılmalıdır.
3
Seçeneklerdeki inkılapların temel ilkelerle eşleştirilmesi
Ekonomi, eğitim ve sosyal alanlardaki düzenlemelerin elenmesiyle, doğrudan siyasi temsil ve rejimle ilgili olan seçim sistemi değişikliği belirlenir.
Cumhuriyetçilik ilkesinin siyasi niteliğini diğer ilkelerin (Halkçılık, Devletçilik, İnkılapçılık) sosyal ve ekonomik niteliklerinden ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Milli Egemenlik ve Temsili Demokrasi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 4Soru →

Cumhuriyetçilik ilkesi; devlet yönetiminde millî egemenliğin esas alınmasını, halkın yönetimde söz sahibi olmasını ve siyasi iradenin seçimler yoluyla belirlenmesini savunur.

Bu bilgi doğrultusunda, Atatürk döneminde gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisinin doğrudan cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmeye yönelik olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi

Cevap

Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi
Cumhuriyetçilik, egemenliğin millete ait olması ve halkın seçimler aracılığıyla yönetime katılmasıdır. Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi, halkın daha geniş bir kesiminin temsil edilmesini sağlayarak bu ilkeyi doğrudan pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel anahtar kelimelerini belirle.
Millî egemenlik, halkın yönetime katılması, seçim, temsil ve TBMM.
Sorunun hangi kavramsal çerçevede çözüleceğini netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların hangi amaçla yapıldığını analiz et.
Kadınlara siyasi hakların verilmesi doğrudan temsil ve seçim sistemiyle ilgilidir.
İnkılapların doğrudan (birincil) ve dolaylı (ikincil) etkilerini ayırt etmek için gereklidir.
3
İnkılap ile cumhuriyetçilik ilkesi arasında bağlantı kur.
Toplumun yarısını oluşturan kadınların yönetime katılması, millî egemenlik anlayışının tam anlamıyla hayata geçmesini sağlamıştır.
Doğru cevaba ulaşmak için kavramsal eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Millî Egemenlik ve Siyasi Katılım

İpuçları

1
Cumhuriyetçilik ilkesi her zaman 'seçim', 'oy kullanma' ve 'meclis' kavramlarıyla ilişkilidir.
2
Bir inkılabın doğrudan cumhuriyetçilikle ilgili olması için halkın yönetime katılımını veya meclisin gücünü etkilemesi gerekir.

Daha Fazla Pratik

Saltanatın kaldırılması ve ordunun siyasetten ayrılması gibi gelişmelerin cumhuriyetçilikle bağını tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 5Soru →

Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin tek bir kişiye, bir aileye veya zümreye ait olmasını reddederek, yönetme yetkisinin kaynağını doğrudan millete dayandırır. Bu doğrultuda yapılan inkılaplar, halkın kendi kendini yönetmesini ve milli iradenin tam olarak tecelli etmesini hedefler.

Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisi Türkiye Büyük Millet Meclisinin otoritesini pekiştirerek kişisel egemenliğe son vermiş ve Cumhuriyet'in ilan edilmesine giden süreci doğrudan hızlandırmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılması
Saltanatın kaldırılması, yönetim yetkisinin babadan oğula geçmesine ve tek kişi otoritesine son verdiği için doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilgilidir. Bu gelişme ile egemenlik hakkı tamamen millete geçmiş, TBMM'nin gücü pekişmiş ve 29 Ekim 1923'te Cumhuriyet'in ilan edilmesinin önündeki en büyük siyasi engel ortadan kalkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel kavramlarını analiz etmek
Milli egemenlik, milli irade ve halkın yönetime katılması kavramları belirlenir.
Sorudaki öncül ile seçenekler arasındaki bağı kurmak için Cumhuriyetçilik ilkesinin neyi temsil ettiği bilinmelidir.
2
Kişisel egemenliğe son veren gelişmeyi tespit etmek
Saltanatın kaldırılmasıyla tek kişinin (padişahın) yönetme yetkisinin sona erdiği görülür.
Cumhuriyetçilik ilkesinin hayata geçmesi için öncelikle kişisel otorite engelinin aşılması gerekir.
3
Seçenekler arasından milli iradeyi doğrudan kurumsallaştıran adımı seçmek
Saltanatın kaldırılması, TBMM'yi devletin tek meşru temsilcisi haline getirmiştir.
Milli egemenliğin önündeki en büyük siyasi engel olan saltanatın son bulması, doğrudan Cumhuriyet'e giden yolu açmıştır.

Anahtar Kavram

Milli Egemenlik ve Kişisel Egemenliğin Sona Ermesi
Tahmini Süre:50s
Soru 6Soru →

Cumhuriyetçilik ilkesi; sadece devlet başkanının seçimle belirlenmesi değil, aynı zamanda millî iradenin tecellisi olan parlamentonun yürütme organı üzerindeki denetim gücünü kurumsal bir güvenceye kavuşturmasıdır. 1921 Anayasası döneminde uygulanan 'Meclis Hükümeti' sistemi, savaş koşullarında yasama ve yürütmeyi birleştirerek hızlı karar almayı sağlasa da, Cumhuriyetin ilanıyla birlikte bu sistemden vazgeçilerek 'Kabine Sistemi'ne geçilmiştir.

Bu sistem değişikliğinin, Cumhuriyetçilik ilkesinin demokratikleşme hedefiyle olan temel bağı aşağıdakilerden hangisinde doğru temellendirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yürütme erkinin meclis denetimine tabi, sorumlu bir kurul haline getirilmesiyle kişisel otorite riskinin engellenmesi ve hükümet istikrarının sağlanması

Cevap

Yürütme erkinin meclis denetimine tabi ve sorumlu bir kurul haline getirilmesi, Cumhuriyetçilik ilkesinin demokratik özünü pekiştiren temel unsurdur.
Doğru seçenek, Kabine sisteminin yürütmeyi kişisel otoriteden çıkarıp kurumsal bir yapıya kavuşturduğunu ve meclis denetimini etkinleştirerek Cumhuriyetçilik ilkesinin demokratik ruhuna hizmet ettiğini vurgular. Bu geçiş, milli iradenin temsilcisi olan meclisin hükümet üzerinde gerçek bir denetim kurmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Meclis Hükümeti sisteminin analizi
Yasama ve yürütmenin iç içe olması, hükümet krizlerine ve denetim güçlüklerine neden olmaktaydı.
Eski sistemde bakanların tek tek meclis tarafından seçilmesi, uyumlu bir çalışma ortamını zorlaştırıyordu.
2
Kabine Sistemine geçişin tespiti
29 Ekim 1923 anayasa değişikliği ile yürütme yetkisi Başbakan önderliğindeki Bakanlar Kuruluna devredilmiştir.
Cumhuriyetin ilanı, sadece bir isim koyma değil, aynı zamanda işler bir yönetim modeli kurma girişimidir.
3
Cumhuriyetçilik ile bağ kurma
Yürütmenin meclise karşı kolektif sorumluluğu ve denetlenebilirliği artmıştır.
Cumhuriyetçilik, milli iradenin her aşamada (seçim, yönetim, denetim) hakim olmasını gerektirir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçiliğin Kurumsallaşması: Kabine Sistemi ve Demokratik Denetim

İpuçları

1
Cumhuriyetçilikte milli irade sadece seçim anında değil, yönetimin meclis tarafından denetlendiği her an aktiftir.
2
Meclis Hükümeti sisteminde bakanlar tek tek seçilirken, Kabine sisteminde bir kurul (hükümet) olarak meclise karşı sorumlu olunur.
3
1923'teki hükümet krizi (Ekim Bunalımı), eski sistemin artık yürütmeyi tıkadığını ve Cumhuriyetin demokratik işleyişi için Kabine sisteminin şart olduğunu kanıtlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyetin ilanıyla birlikte çözülen 'Devlet Başkanlığı Sorunu' ve 'Hükümet Bunalımı' konularını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 7Soru →

Türk İnkılâbı sürecinde milli iradeyi hâkim kılmak amacıyla siyasi, hukuki ve toplumsal alanlarda birçok düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerin bir kısmı doğrudan devletin yönetim şeklini ve egemenliğin kaynağını değiştirmeyi hedeflerken, bir kısmı ise toplumsal yapıyı modernize etmeye yöneliktir.

Buna göre;
I.I. Saltanatın kaldırılması,
II.II. Cumhuriyetin ilan edilmesi,
III.III. Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi,

gelişmelerinden hangileri doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin "egemenliğin şahıstan alınarak millete aidiyeti" esasıyla ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IIII

Cevap

Saltanatın kaldırılması ve Cumhuriyetin ilan edilmesi
Cumhuriyetçilik ilkesi doğrudan devlet yönetimi ve egemenliğin kaynağı ile ilgilidir. Saltanatın kaldırılması (11 Kasım 19221922), egemenliğin bir kişiden alınarak millete geçmesinin önündeki en büyük engeli kaldırmış; Cumhuriyetin ilanı (2929 Ekim 19231923) ise egemenliğin millete ait olduğu yeni yönetim biçimini resmen kurumsallaştırmıştır. Bu nedenle her iki gelişme de Cumhuriyetçilik ilkesinin temel uygulamalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel kapsamını analiz etmek
Cumhuriyetçilik; egemenliğin millete ait olması, seçim ve temsil esaslarını temel alan siyasi bir ilkedir.
Soruda istenen 'egemenliğin millete aidiyeti' kavramını doğru tanımlamak için gereklidir.
2
Öncülleri siyasi rejim ve egemenlik açısından değerlendirmek
Saltanatın kaldırılması kişi egemenliğini bitirmiştir. Cumhuriyetin ilanı ise yeni rejimi kurumsallaştırmıştır.
Hangi inkılapların doğrudan yönetim biçimiyle ilgili olduğunu belirlemek için yapılır.
3
Halkçılık ve Laiklik kapsamındaki inkılapları ayıklamak
Medeni Kanun'un sosyal haklar ve kadın-erkek eşitliği odaklı olduğu, doğrudan rejim değişikliğiyle ilgili olmadığı saptandı.
Yanlış seçenekleri elemek ve ilke-inkılap eşleştirmesini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Milli Egemenlik ve Siyasi Rejim Değişikliği

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyetçilik ilkesinin demokratikleşme aşamalarını pekiştirmek için ordunun siyasetten ayrılması ve çok partili hayata geçiş denemelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 8Soru →

Milli Mücadele yıllarında 1921 Anayasası ile egemenliğin millete ait olduğu ilan edilmiş olsa da, Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti’nin, İstanbul’da ise Osmanlı Hükümeti’nin bulunması devlet yönetiminde bir "iki başlılık" yaşanmasına neden olmuştur. Bu durumun ortadan kaldırılarak halk iradesinin yönetimdeki mutlaklığını sağlamak ve Cumhuriyet’in ilanına giden süreci hızlandırmak amacıyla gerçekleştirilen temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Milli iradenin önündeki en büyük siyasi engel olan Saltanatın kaldırılması, Cumhuriyetçilik ilkesinin devlet yönetiminde mutlak hakimiyetini sağlayan en kritik adımdır.
Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin halka ait olması ve yöneticilerin seçimle gelmesini savunur. Metinde belirtilen 'iki başlılık', hem halkın seçtiği TBMM’nin hem de babadan oğula geçen bir saltanatın aynı anda var olmasından kaynaklanmaktadır. Saltanatın kaldırılması, hanedan egemenliğini sona erdirerek milli iradeyi devlet yönetimindeki tek ve mutlak otorite haline getirmiştir. Bu adım, Cumhuriyet’in resmen ilanına giden süreci başlatan en önemli siyasi inkılaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki kavramların analizi
"İki başlılık" ifadesiyle kastedilenin halk iradesi (TBMM) ile kişisel egemenlik (Saltanat) arasındaki çatışma olduğu tespit edilir.
Sorunun kökünde yatan siyasi engeli anlamak için bu ayrım gereklidir.
2
Cumhuriyetçilik ilkesinin gerekliliklerinin belirlenmesi
Cumhuriyetçilik, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olmasını gerektirir; bu da rakip bir egemenlik odağının (hanedan) varlığını reddeder.
İlkenin teorik altyapısı ile pratik uygulaması arasındaki bağ kurulur.
3
Doğru inkılabın seçilmesi
1 Kasım 1922'de Saltanatın kaldırılmasıyla milli iradenin önündeki engelin kalktığı ve devletin yönetim şeklinin netleşmeye başladığı sonucuna ulaşılır.
Milli iradeyi tek ve mutlak güç haline getiren ilk ve en önemli siyasi hamle budur.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ve Milli Egemenlik
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 9Soru →

Atatürk, "Millî egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar, mahvolur." demiştir. Bu söz doğrultusunda; devletin temel organlarının seçimle belirlenmesi, temsil hakkının millete ait olması ve her türlü kişisel otoritenin reddedilmesi aşağıdaki ilkelerden hangisinin temel kapsamını oluşturmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyetçilik

Cevap

Cumhuriyetçilik ilkesi, devlet yönetiminde halkın iradesini ve seçim sistemini esas alan yönetim anlayışını temsil eder.
Cumhuriyetçilik ilkesi; devlet başkanlığı ve meclis üyeliği gibi temel makamların seçimle belirlenmesini, egemenliğin millete ait olduğunu ve hiçbir zümreye ayrıcalık tanınmamasını esas alır. Atatürk'ün belirttiği milli egemenlik vurgusu bu ilkenin doğrudan tanımıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kök metindeki anahtar kavramları tespit et.
Milli egemenlik, seçim, temsil ve kişisel otoritenin reddi kavramları belirlendi.
Sorunun hangi yönetim felsefesiyle ilgili olduğunu anlamak için kavram analizi gereklidir.
2
Belirlenen kavramları Atatürk ilkeleriyle eşleştir.
Bu kavramların doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesinin temelini oluşturduğu saptandı.
Cumhuriyetçilik, egemenliğin bir şahsa değil millete ait olması esasına dayanır.

Anahtar Kavram

Milli Egemenlik ve Temsil
Tahmini Süre:45s
Soru 10Soru →

Atatürk; "Siyasetle uğraşan subaylar, vazifelerini ihmal ederler. Ordu ile siyaset birleşirse, ordu kışladan çıkar, meclise girer. Bu da milli iradenin sakatlanmasına yol açar." demiştir. Bu düşünce doğrultusunda 3 Mart 1924'te Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaleti kaldırılarak askerlerin siyasetle uğraşması yasaklanmıştır.

Bu uygulamanın Cumhuriyetçilik ilkesiyle olan bağını en iyi açıklayan ifade aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli iradenin her türlü dış müdahale ve vesayetten korunarak özgürce tecelli etmesini sağlamak

Cevap

Milli iradenin her türlü dış müdahale ve vesayetten korunarak özgürce tecelli etmesini sağlamak
Cumhuriyetçilik ilkesinin özü, devlet yönetiminde milli iradenin mutlak üstünlüğüdür. Ordunun siyasetten ayrılması (vesayetin kaldırılması), halkın seçtiği temsilcilerin hiçbir askeri baskı altında kalmadan karar verebilmesini sağlar. Bu durum, milli iradenin sakatlanmadan, özgür bir ortamda tecelli etmesinin önkoşuludur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüldeki Atatürk sözünü analiz etme
"Milli iradenin sakatlanması" ifadesinin merkezi vurgu olduğu görülür.
Sorunun hangi temel kavram (milli irade/egemenlik) üzerine inşa edildiğini anlamak için.
2
Cumhuriyetçilik ilkesi ile kavramsal bağ kurma
Milli iradenin ve egemenliğin tek kaynağının millet olduğu, bu iradenin sivil meclis aracılığıyla kullanılması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Cumhuriyetçiliğin en temel şartının milli iradenin özgürlüğü olduğunu saptamak için.
3
Erkan-ı Harbiye-i Umumiye Vekaletinin kaldırılmasını değerlendirme
Ordunun temsilcisinin hükümetten çıkarılması, siyasi kararların askeri baskıdan (vesayet) arındırılması anlamına gelir.
Reformun teknik sonucunu siyasi ilkeye tercüme etmek için.
4
Çeldiricileri eleme
Askeri disiplin (D) veya Halkçılık (C) gibi seçeneklerin Cumhuriyetçiliğin 'milli egemenlik' özüyle doğrudan örtüşmediği görülür.
En doğru ve kapsamlı açıklamayı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Milli İrade ve Askeri Vesayetin Engellenmesi

İpuçları

1
Atatürk'ün sözünde geçen 'milli iradenin sakatlanması' ifadesine odaklanın.
2
Cumhuriyetçilik ilkesinin temelinde 'milli egemenlik' ve 'halk iradesi' yer alır.
3
Askerlerin meclis içinde yer alması, halkın iradesine dayalı kararların üzerinde bir baskı (vesayet) oluşturabilir.

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyetçilik ilkesini güçlendiren diğer gelişmeleri (Saltanatın kaldırılması, Kadınlara siyasi haklar verilmesi vb.) tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 11Soru →

Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesi, egemenliğin kaynağını şahıs veya zümrelerden alarak doğrudan millete devretmeyi ve bu iradeyi meclis aracılığıyla yürütmeyi esas alır.

Bu doğrultuda gerçekleştirilen aşağıdaki inkılaplardan hangisinin, doğrudan milli egemenliği hâkim kılma ve monarşik yapıyı tasfiye etme amacına hizmet ettiği savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılması, kişi egemenliğine dayalı monarşik yapıyı sonlandırarak egemenliği doğrudan millete devretmeyi hedeflediği için Cumhuriyetçilik ilkesiyle doğrudan ilgilidir.
Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin kaynağının ulus olması ve yönetimin seçim esasına dayanmasıdır. Saltanatın kaldırılması, 'şahıs egemenliğine' (monarşi) dayalı eski sistemi sona erdirerek 'milli egemenliğin' önündeki en büyük siyasi engeli kaldırmıştır. Bu durum, milli iradenin her türlü gücün üstünde tutulması hedefinin en doğrudan ve kritik aşamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel tanımını analiz etmek
Cumhuriyetçilik; milli egemenlik, halkın yönetime katılması ve monarşinin (tek kişi yönetiminin) reddi üzerine kuruludur.
Soruda sorulan milli egemenlik ve monarşinin tasfiyesi kavramlarının hangi ilke ile eşleştiğini bulmak için bu adım gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını karşılaştırmak
Saltanatın kaldırılması, yönetim yetkisini tek bir kişiden alıp meclise (milletin temsilcilerine) devreden siyasi bir inkılaptır.
Milli iradenin kurumsallaşması ve eski rejimin tasfiyesi için yapılan en somut adımı tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ve Milli Egemenlik

İpuçları

1
Milli egemenlik ve Cumhuriyetçilik, 'yönetim biçimi' ve 'iktidarın kaynağı' ile ilgili kavramlardır.
2
Monarşik yapının tasfiyesi, tek kişinin yönetme yetkisinin elinden alınması anlamına gelir.
3
1 Kasım 1922 tarihinde gerçekleşen ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin siyasi otoritesini pekiştiren gelişmeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyet'in ilanının, Saltanat'ın kaldırılmasıyla ortaya çıkan 'Devlet Başkanlığı' sorununu nasıl çözdüğünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 12Soru →

Cumhuriyetçilik ilkesi; halkın kendi kendini yönetmesini, siyasi kararların milli iradeye dayanmasını ve toplumun her ferdinin yönetimde temsil edilmesini amaçlar. Bu bağlamda, siyasi katılımın önündeki engellerin kaldırılması ve seçmen kitlesinin genişletilmesi, Cumhuriyet yönetiminin demokratik niteliğini güçlendiren temel unsurlardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan milli iradenin temsil gücünü artırmaya ve Cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmeye yönelik bir girişimdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanınması

Cevap

Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanınması
Cumhuriyetçilik ilkesi, yönetimin halkın iradesine dayanmasını şart koşar. Kadınlara belediye, muhtarlık ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi, halkın tamamının yönetimde söz sahibi olmasını sağlayarak milli iradenin temsil gücünü en üst düzeye çıkarmıştır. Bu durum Cumhuriyet rejiminin demokratik karakterini pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel odak noktasını belirleme
Cumhuriyetçilik; seçim, temsil, milli irade ve siyasi haklar kavramları üzerine kuruludur.
Soruda istenen 'temsil gücünü artırma' ifadesinin siyasi haklarla olan bağını kurmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların hangi alanla ilgili olduğunu analiz etme
Kadınlara verilen siyasi haklar doğrudan yönetim ve temsil alanı ile ilgilidir.
Diğer seçeneklerin eğitim, ekonomi ve toplumsal alanlardaki etkilerini eleyerek doğru sonuca ulaşılmasını sağlar.
3
Siyasi katılımın genişlemesi ile Cumhuriyetçilik arasındaki ilişkiyi doğrulama
Nüfusun yarısını oluşturan kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanması, milli iradeyi en geniş tabana yayan adımdır.
Milli iradenin temsil adaletini sağlayan en somut kanıt siyasi hakların genişletilmesidir.

Anahtar Kavram

Milli iradenin siyasi temsil yoluyla genişletilmesi

İpuçları

1
Cumhuriyetçilik ilkesi doğrudan 'sandık', 'seçim' ve 'meclis' kavramları ile ilişkilidir.
2
Milli iradenin temsil gücünün artması demek, daha fazla kişinin oy kullanabilmesi veya aday olabilmesi demektir.
3
Kadınların 1930'dan itibaren kazandığı haklar, Cumhuriyet yönetiminin tabana yayılmasını sağlayan en önemli siyasi hamledir.

Daha Fazla Pratik

Kadınlara verilen siyasi hakların kronolojik sırasını (Belediye-Muhtarlık-Vekillik) çalışarak Cumhuriyetçilik ilkesinin gelişim evrelerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 13Soru →

Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin bir kişi veya gruba değil, doğrudan millete ait olmasını ve yöneticilerin halk tarafından seçilmesini esas alır. Buna göre, aşağıdaki inkılap hareketlerinden hangisi doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda halkın yönetimdeki etkisini hâkim kılmaya yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılarak millî egemenliğin önündeki engellerin ortadan kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılarak millî egemenliğin önündeki engellerin ortadan kaldırılması
Cumhuriyetçilik ilkesinin en temel dayanağı millî egemenliktir. Saltanatın kaldırılması, egemenliğin kaynağını tek bir kişiden alıp meclis aracılığıyla millete teslim ettiği için bu ilkeyi uygulamaya koyan en doğrudan ve zorunlu inkılap hareketidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel anahtar kavramlarını (millî irade, seçim, meclis, egemenlik) belirlemek.
Cumhuriyetçilik, halkın yönetime katılması ve seçimle iş başına gelinmesidir.
Soruda sorulan ilkenin kapsamını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen inkılapların hangi temel amaçlarla yapıldığını analiz etmek.
Dil, vergi ve ekonomik bağımsızlık gibi konuların farklı ilkelerle (Milliyetçilik, Halkçılık) ilgili olduğu görülür.
Yanlış seçenekleri elemek için ilke-inkılap eşleşmesi yapılır.
3
Kişisel egemenliği sonlandıran eylemi tespit etmek.
Saltanatın kaldırılması, egemenliği şahıstan alıp millete (TBMM'ye) devrettiği için doğrudan Cumhuriyetçilikle eşleşir.
En doğrudan ilişkiyi saptamak cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ve Millî Egemenlik İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru →

Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; devlet yönetiminde milli iradenin tecellisini, yöneticilerin seçimle belirlenmesini ve egemenliğin bir şahıs veya zümre yerine doğrudan millete ait olmasını esas alır. Bu bağlamda, Türk inkılap sürecinde gerçekleştirilen aşağıdaki düzenlemelerden hangisinin, doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda yönetimde 'milli iradeyi' hâkim kılma amacına hizmet ettiği savunulamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması

Cevap

Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda kadın-erkek eşitliğinin sağlanması düzenlemesi, doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle değil, toplumsal eşitliği öngördüğü için Halkçılık ve dini kurallar yerine akılcı hukuku getirdiği için Laiklik ilkesiyle ilişkilidir.
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi, toplumsal alandaki eşitsizlikleri gidermeye ve hukuk sistemini modernleştirmeye yöneliktir. Bu durum öncelikle Halkçılık (eşitlik) ve Laiklik (akılcı hukuk) ilkeleriyle ilişkilidir. Cumhuriyetçilik ise devletin yönetim şekli, hükümetin kurulması ve milli iradenin sandığa yansıması gibi doğrudan siyasi süreçleri kapsar. Medeni Kanun'da kadınlara siyasi haklar (seçme-seçilme) verilmediği için bu düzenleme doğrudan Cumhuriyetçilik kapsamında değerlendirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel kapsamını belirlemek
Cumhuriyetçilik; siyasi egemenlik, seçim, milli irade ve temsil kavramlarıyla doğrudan ilişkilidir.
Soruda 'doğrudan' bağlantı ve 'milli iradeyi hakim kılma' amacı sorgulandığı için kavram çerçevesi çizilmelidir.
2
Verilen inkılapları amaçları bakımından sınıflandırmak
Saltanatın kaldırılması, Meclisin açılması ve seçim hakları 'siyasi/yönetimsel' niteliktedir. Medeni Kanun ise 'sosyal/hukuki' niteliktedir.
Hangi gelişmenin devletin yönetim mekanizmasıyla, hangisinin toplumsal düzenle ilgili olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Seçenekleri analiz ederek ilke eşleştirmesi yapmak
Türk Medeni Kanunu, kadınlara sosyal ve ekonomik haklar verirken siyasi bir hak (seçme-seçilme) vermemiştir.
Cumhuriyetçilik doğrudan siyasi iradeyle ilgili olduğu için, siyasi hak içermeyen sosyal bir reform bu ilkenin doğrudan sonucu kabul edilemez.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ve Siyasi Temsil

Daha Fazla Pratik

İlke-inkılap eşleştirmelerinde özellikle 'siyasi haklar' (seçme-seçilme) ile 'sosyal haklar' (miras, şahitlik) arasındaki farka dikkat edilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 15Soru →

Cumhuriyetçilik ilkesi, siyasal iktidarın meşruiyetini halkın iradesinden almasını ve bu iradenin üzerinde hiçbir vesayet odağının bulunmamasını şart koşar. Türk İnkılabı sürecinde bazı düzenlemeler birden fazla ilke ile ilişkili olsa da, siyasi otoritenin bölünmezliği ve milli iradenin tekliği bağlamındaki sonuçları öncelikle Cumhuriyetçilik ile bağdaştırılır.

Bu bağlamda, 3 Mart 1924 tarihinde gerçekleştirilen Halifeliğin kaldırılması hamlesi, Cumhuriyetçilik ilkesinin aşağıdaki hangi niteliğini en doğrudan güçlendirmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli iradenin üzerinde herhangi bir kişi ya da kurumun otorite iddiasında bulunmasını engelleyerek siyasi meşruiyeti tek bir kaynağa indirmesi

Cevap

Doğru yanıt, milli iradenin üzerinde herhangi bir otorite iddiasını engelleyerek siyasi meşruiyeti tek kaynağa indiren seçenektir.
Cumhuriyetçilik ilkesi halk iradesinin üzerinde hiçbir güç tanımaz. Halifelik makamı, cumhuriyetin ilanından sonra eski rejim taraftarları için bir odak noktası ve TBMM'ye karşı alternatif bir otorite kaynağı haline gelmişti. Bu makamın kaldırılması, siyasi otoriteyi tek elde (milletin temsilcilerinde) toplayarak cumhuriyet rejimini ve milli egemenliği güvence altına almıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temelini analiz etme
Cumhuriyetçiliğin özü 'Milli Egemenlik'tir; yani kararın halka ait olması ve halk iradesinin üzerinde başka bir gücün bulunmamasıdır.
İlkenin temel kriterlerini belirlemek, inkılaplarla olan bağı doğru kurmayı sağlar.
2
Halifelik makamının siyasi konumunu değerlendirme
Halifelik, Cumhuriyet ilan edilmiş olsa bile, geleneksel ve dinsel bir meşruiyete dayanarak TBMM'nin (halkın) otoritesine alternatif bir 'devlet başkanı' potansiyeli taşıyordu.
Bir makamın neden kaldırıldığını anlamak, hangi ilkenin önünü açtığını netleştirir.
3
Otoritenin tekliği ile Cumhuriyetçilik arasında bağ kurma
Halifeliğin kaldırılmasıyla 'iki başlılık' (veya alternatif otorite riski) tamamen son bulmuş, meşruiyetin tek kaynağı kayıtsız şartsız millet olmuştur.
Siyasal meşruiyetin tek bir kanalda toplanması, Cumhuriyetçiliğin en temel niteliğidir.

Anahtar Kavram

Siyasi Otoritenin Bölünmezliği (Milli Egemenliğin Tekliği)

İpuçları

1
Halifeliğin hem dini hem de siyasi bir güç merkezi olduğunu düşünün.
2
Bir ülkede iki farklı meşruiyet kaynağı (halk ve gelenek/din) aynı anda bulunursa ne tür bir sorun yaşanır?
3
Cumhuriyetçilik 'egemenliğin bölünmezliği' ilkesini savunur. Halifeliğin kaldırılması meclisin gücünü nasıl etkilemiş olabilir?

Daha Fazla Pratik

Saltanatın kaldırılması ile Halifeliğin kaldırılmasını 'milli egemenlik' ve 'laiklik' dengesi açısından karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 16Soru →

Atatürk’ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin kaynağını şahıs, aile veya zümrelerden alarak doğrudan millete devretmeyi ve bu iradenin seçimler yoluyla temsil edilmesini esas alır. Bu bağlamda, yeni Türk devletinde milli iradenin önündeki 'çift başlılık' sorununu ortadan kaldırarak halk iradesini tek otorite haline getiren temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılması
Saltanatın kaldırılması, yönetimdeki şahıs egemenliğini (monarşiyi) sona erdirerek milli egemenliğin önündeki en büyük hukuki ve siyasi engeli ortadan kaldırmıştır. Bu gelişme, TBMM'yi devlet yönetimindeki tek meşru otorite haline getirerek Cumhuriyetçilik ilkesinin tam anlamıyla uygulanmasına ve Cumhuriyet'in ilanına zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin 'milli irade' ve 'kişi egemenliğine son verme' hedefleri analiz edilir.
Bu hedeflerin siyasi alanda bir otorite değişikliği gerektirdiği saptanır.
Cumhuriyetçilik, egemenliğin kaynağını bir kişiden alıp halka vermeyi amaçlar.
2
Seçeneklerdeki inkılapların siyasi otorite yapısı üzerindeki etkileri değerlendirilir.
Saltanatın kaldırılmasının, monarşik yapıyı sonlandıran temel adım olduğu görülür.
Saltanat varken milli iradenin tam tecelli etmesi 'çift başlılık' nedeniyle mümkün değildir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ve Milli Egemenlik

Daha Fazla Pratik

Cumhuriyetçilik ilkesinin diğer bütünleyici adımları olan Halifeliğin kaldırılması ve çok partili hayata geçiş denemelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 17Soru →

Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu, toplumun kendi geleceği hakkında karar verme yetkisini elinde bulundurduğu bir yönetim anlayışıdır. Bu doğrultuda, Millî Mücadele döneminde TBMM tarafından kabul edilen 'Meclisin üzerinde hiçbir güç yoktur.' kararı, Türk siyasi hayatında aşağıdaki değişimlerden hangisinin en önemli habercisi niteliğindedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetim yetkisinin kaynağının şahıstan millete geçeceğinin

Cevap

Yönetim yetkisinin kaynağının şahıstan millete geçeceğinin
23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılması ve ardından kabul edilen 'Meclis üzerinde hiçbir güç yoktur.' kararı, egemenliğin artık padişahtan alınarak milletin temsilcilerine geçtiğini ifade eder. Bu durum, Cumhuriyetçilik ilkesinin en temel dayanağı olan halkın kendi kendini yönetmesi sürecinin başlangıcıdır ve mutlak monarşinin (saltanatın) reddedildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeyi analiz et.
'Meclisin üzerinde hiçbir güç yoktur.' ifadesi, meclis dışındaki tüm otoritelerin (Padişahlık, Saltanat vb.) reddedildiğini gösterir.
Cumhuriyetçilik ilkesinin temelinde egemenliğin bir kişiye değil, halkın temsilcilerine ait olması yatar.
2
Kararın siyasi sonucunu belirle.
Hukuki ve siyasi yetkinin kaynağı değişerek 'milli egemenlik' esasına dayalı yeni bir rejim (Cumhuriyet) hedeflenmiştir.
Meclis üstünlüğü ilkesi, monarşik yapının yerine ulus iradesinin geçtiğinin resmi beyanıdır.

Anahtar Kavram

Millî Egemenlik
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 18Soru →

Mustafa Kemal Paşa, Milli Mücadele yıllarında milli egemenliği hakim kılma hedefini stratejik bir yöntemle, Nutuk'ta ifade ettiği üzere bir "milli sır" gibi saklayarak aşama aşama hayata geçirmiştir. Bu süreçte bağımsızlık savaşı verilirken bir yandan da yeni bir devletin temelleri atılmıştır.

Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisi Cumhuriyetçilik ilkesinin özünü oluşturan "milli iradenin kayıtsız şartsız hakimiyeti" anlayışının, henüz rejim tartışmaları resmiyet kazanmadan önce hukuksal bir statüye kavuşturulmasını sağlayan ilk anayasal adımdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun birinci maddesinde "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" hükmüne yer verilmesi

Cevap

1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun birinci maddesinde 'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' hükmüne yer verilmesi
Cumhuriyetçilik ilkesinin en temel dayanağı olan milli egemenlik anlayışı, Türkiye tarihinde ilk kez 20 Ocak 1921 tarihinde kabul edilen Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun birinci maddesiyle hukuksal bir statüye kavuşmuştur. Bu madde ile egemenliğin millete ait olduğu açıkça belirtilerek, kişi egemenliğine dayalı eski sistemin yerine halk iradesine dayalı sistemin anayasal temeli atılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Cumhuriyetçilik ilkesinin temelinin 'Milli Egemenlik' olduğu saptanır.
Soru, egemenliğin millete verilmesinin hukuksal ve anayasal dayanağını aramaktadır.
2
Tarihsel belgelerin incelenmesi
Amasya Genelgesi'nin bir bildiri, TBMM'nin bir kurum, 1921 Kanunu'nun ise bir 'Anayasa' (Teşkilat-ı Esasiye) olduğu ayırt edilir.
Soruda özellikle 'ilk anayasal adım' ifadesi vurgulanmıştır.
3
Anayasal maddelerin değerlendirilmesi
1921 Anayasası'nın ilk maddesinin egemenliği doğrudan millete devrettiği görülür.
Bu madde ile rejim adı konulmasa bile devletin 'Cumhuriyet' olduğu hukuksal olarak tescillenmiştir.

Anahtar Kavram

Anayasal Egemenlik (Milli İrade)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 19Soru →

Halkın kendi kendisini yönetmesi, egemenliğin kaynağının millet olması ve devlet yönetiminde 'milli irade'nin mutlak üstünlüğünün kabul edilmesi Türk İnkılabı'nın temel hedeflerinden biridir. Bu anlayış; seçimlerin yapılması, meclisin açılması ve kişiye dayalı otoritenin tasfiye edilmesiyle kurumsallaşmıştır. Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin bu siyasi anlayışı hayata geçirmek ve 'ulusal egemenlik' önündeki en büyük kurumsal engeli kaldırmak amacıyla gerçekleştirildiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılması
Saltanatın kaldırılması, Türk siyasi tarihinde tek bir kişiye (Padişaha) dayanan egemenlik anlayışına son vererek, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğu ilkesini (Cumhuriyetçilik) hayata geçiren en temel adımdır. Bu gelişme, TBMM'nin gücünü pekiştirmiş ve temsil adaletinin önündeki engelleri kaldırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Milli irade, seçim ve temsil kavramlarının Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilişkili olduğu belirlenir.
Soruda verilen kavramlar Cumhuriyetçilik ilkesinin temel taşlarıdır.
2
Engellerin tespit edilmesi
Milli egemenliğin önündeki en büyük kurumsal engelin, gücü tek bir kişide toplayan Saltanat sistemi olduğu saptanır.
Cumhuriyetçilik, kişi egemenliğini reddederek halkın yönetimde söz sahibi olmasını savunur.
3
Doğru inkılabın seçilmesi
Saltanatın kaldırılması ile 'kişi egemenliğinden halk egemenliğine geçiş' süreci hızlanmış ve TBMM tek yasal otorite olmuştur.
Saltanatın ilgası, milli iradenin önündeki en somut engeli ortadan kaldıran siyasi bir adımdır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 20Soru →

1921 Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’nda egemenliğin millete ait olduğu açıkça belirtilmiş olmasına rağmen, 29 Ekim 1923’te anayasaya eklenen 'Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir' maddesi ile rejim resmiyet kazanmıştır. Bu anayasal müdahale, Cumhuriyetçilik ilkesinin devlet teşkilatındaki işleyişini kurumsallaştırırken aynı zamanda devletin zirvesinde yaşanan kronik bir sorunu da ortadan kaldırmıştır. Buna göre, cumhuriyetin ilanı ile çözüme kavuşturulan ve yürütme organının işleyişini düzenleyen bu temel sorun aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis hükümeti sisteminin doğurduğu ve hükümetin kurulamamasıyla sonuçlanan yürütme krizinin sonlandırılması

Cevap

Meclis hükümeti sisteminden kaynaklanan ve 'hükümet bunalımı' olarak adlandırılan yürütme krizinin aşılması
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte 'Devlet Başkanlığı' sorunu çözülmüş, meclis hükümeti sisteminden kabine sistemine geçilerek yürütme organının (hükümetin) daha hızlı ve uyumlu çalışması sağlanmıştır. Bu durum, cumhuriyetçilik ilkesinin devlet idaresindeki kurumsal yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Mevcut sistemin analiz edilmesi
1921-1923 yılları arasında uygulanan 'Meclis Hükümeti Sistemi'nde her bakan meclis tarafından tek tek seçilmekteydi.
Sistemin işleyişini anlamak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Ekim 1923'teki krizin tespit edilmesi
Ali Fethi Okyar hükümetinin istifası sonrası yeni bir hükümetin kurulamaması (Ekim Bunalımı), yürütme işlerinin durmasına yol açtı.
Rejim değişikliğine giden yolu açan somut olayı belirlemek gerekir.
3
Cumhuriyetin ilanı ile gelen çözümün incelenmesi
Cumhuriyetin ilanıyla 'Kabine Sistemi'ne geçilmiş, Başbakan ve Cumhurbaşkanlığı makamları netleşmiştir.
Anayasal değişikliğin teknik ve siyasi sonucunu doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Meclis Hükümeti Sistemi ile Kabine Sistemi arasındaki farklar ve Cumhuriyetin ilanıyla sağlanan hükümet istikrarı.

İpuçları

1
1923 yılının Ekim ayında yaşanan ve 'Ekim Bunalımı' olarak bilinen hükümet krizini hatırlayın.
2
Meclis hükümeti sisteminde bakanların tek tek seçilmesinin yarattığı zorluklara odaklanın.
3
Başbakanın bakanlarını kendisinin seçtiği ve meclisten güvenoyu aldığı sisteme ne denir?

Daha Fazla Pratik

1921 ve 1924 anayasaları arasındaki yürütme yetkisinin dağılımını karşılaştıran soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Sayfa 1 / 3Sonraki
Cumhuriyetçilik Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin