1 Kasım 1922 tarihinde Saltanatın kaldırılmasından sonra, özellikle 1923 yılının Ekim ayında Türk siyasi tarihinde "Hükümet Bunalımı" (Ekim Krizi) olarak adlandırılan ciddi bir yönetim tıkanıklığı yaşanmıştır. Bu sürecin ortaya çıkardığı;
I. Meclis hükümeti sisteminin hükümet üyelerini seçmede yetersiz kalarak kilitlenmesi,
II. Devletin en üst kademesinde "devlet başkanlığı" makamının boş kalmasıyla doğan otorite boşluğu,
III. Sosyal ve hukuki alanda vatandaşlar arasındaki tüm sınıfsal ayrıcalıkların reddedilmesi,
durumlarından hangileri, söz konusu krizin çözüm yolu olan "Cumhuriyet'in İlanı"nın doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilişkilendirilmesini sağlayan temel gerekçelerdendir?
- AYalnız I
- BYalnız III
- I ve IICevap
- DII ve III
- EI, II ve III
Cevap
Siyasi krizin çözümünde etkili olan meclis hükümeti sisteminden kabine sistemine geçiş ve devlet başkanlığı makamının hukuki statüye kavuşturulması maddeleri Cumhuriyetçilik ilkesinin doğrudan bir gereğidir.
Cumhuriyetçilik, egemenliğin millete ait olduğu ve bu egemenliğin seçilmiş temsilciler eliyle kullanıldığı bir rejimdir. Ekim 1923'te yaşanan kriz, meclis hükümeti sisteminin (yönetim mekanizması) kilitlenmesi ve devlet başkanlığı makamının (temsil makamı) belirsizliğinden kaynaklanmıştır. Cumhuriyet'in ilanı ile bu iki sorun doğrudan çözülmüş ve devletin yönetim rejimi tescil edilmiştir. Bu nedenle I ve II numaralı maddeler Cumhuriyetçilik ilkesinin temel gerekçelerini oluşturur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Cumhuriyetçilik: Milli egemenliğin temsil edildiği yönetim biçimi ve devlet başkanlığı makamının kurumsallaşması.
İpuçları
1
Ekim Bunalımı'nın bir 'hükümet ve rejim krizi' olduğunu, sosyal bir kriz olmadığını hatırlayın.
Daha Fazla Pratik
Cumhuriyetin ilanıyla birlikte 'Kabine Sistemi'ne geçilmesinin yasama ve yürütme yetkileri üzerindeki etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s