Soru

Zorluk: ZorTürk Dış Politikasının Temel İlkeleri ve Dönemler

Atatürk dönemi dış politikasında 1923−19301923-1930 ve 1930−19391930-1939 yılları arasındaki stratejik makas değişimi; 19201920'li yıllarda ikili diplomasiyle "Lozan’dan kalan pürüzlerin" giderilmesine odaklanılırken, 19301930'larda çok taraflı paktlar üzerinden "uluslararası barışı koruma" misyonunun üstlenilmesini beraberinde getirmiştir. Bu değişim, Türk dış politikasının temel felsefesi açısından aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir yansımasıdır?

  1. Milli güvenliğin sağlanmasının, dünya barışının korunmasıyla kurulan stratejik bir bağ üzerinden aktif bir dayanışmaya dönüştüğününCevap
  2. B
    Balkan Antantı ve Sadabat Paktı gibi oluşumların, Lozan’dan kalan dış borçlar ve yabancı okullar sorununu çok taraflı bir zeminde çözme gayretinin
  3. C
    "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin, Avrupa’da yükselen bloklaşmalara karşı Türkiye’yi dış dünyadan izole eden pasif bir tarafsızlık siyasetine dönüştüğünün
  4. D
    Türkiye’nin statükocu çizgisini terk ederek, 19301930’larda İtalya ve Almanya gibi devletlerin yanında revizyonist bir dış politika izlemeye başladığının
  5. E
    Milletler Cemiyeti’ne girişin, Türkiye’nin dış politikadaki tam bağımsızlık karar alma yetkisini tamamen uluslararası bir üst otoriteye devrettiğinin

Cevap

Türk dış politikasındaki stratejik değişim, milli güvenliğin korunmasının dünya barışının korunmasıyla ayrılmaz bir bütün haline geldiğinin ve Türkiye'nin aktif bir kolektif güvenlik aktörü olduğunun bir yansımasıdır.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye'nin dış politikasındaki evrimi doğru tanımlar. 19301930'lu yıllardan itibaren Türkiye, Avrupa'daki bloklaşma ve yayılmacılık tehdidine karşı kendi güvenliğini ancak dünya barışına aktif katkı sağlayarak koruyabileceğini görmüştür. Bu nedenle "aktif dayanışma" ve "kolektif güvenlik" (paktlar, cemiyet üyeliği) ana strateji haline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
1923−19301923-1930 döneminin temel karakteristiğini analiz et.
Bu dönem Lozan'dan kalan sorunların (Mübadele, Borçlar, Okullar, Musul) çözümü ve bağımsızlığın tescili ile ilgilidir.
Yeni devletin uluslararası sistemde kabul görmesi ve pürüzlerden arınması gerekiyordu.
2
1930−19391930-1939 döneminin değişen küresel şartlarını değerlendir.
İtalya ve Almanya'nın yayılmacı (revizyonist) politikaları, dünya barışını tehdit etmeye başlamıştır.
Küresel tehditlerin artması, Türkiye'yi tek taraflı değil, çok taraflı (kolektif) bir güvenlik arayışına itmiştir.
3
"Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesinin bu geçişteki rolünü sentezle.
İç barışı korumak için dünya barışına katkı sağlamak zorunlu hale gelmiş, bu da Milletler Cemiyeti üyeliği ve bölgesel paktlarla somutlaşmıştır.
Milli güvenlik algısı, küresel istikrarla doğrudan bağlantılı hale getirilmiştir.

Anahtar Kavram

Kolektif Güvenlik ve Dönemsel Strateji Farklılaşması

İpuçları

1
1923−19301923-1930 arası sorunların niteliği (Lozan'ın devamı) ile 19301930 sonrası sorunların niteliği (Dünya Savaşı tehdidi) arasındaki farkı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin Milletler Cemiyeti'ne davet edilerek girme sürecindeki özel şartları ve bu durumun dış politikadaki saygınlığımızla ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla