Soru

Zorluk: OrtaLaiklik

Atatürk döneminde laikleşme süreci; siyasi, hukuki, toplumsal ve eğitim gibi farklı alanlarda gerçekleştirilen köklü değişimleri kapsamaktadır. Bu süreçte hukuk sisteminin dinsel referanslardan arındırılarak çağdaş ve akılcı bir yapıya kavuşturulması temel önceliklerden biri olmuştur.

Buna göre, aşağıdaki gelişmelerden hangisinin doğrudan hukuk sisteminin laikleşmesi amacına yönelik olduğu savunulamaz?

  1. A
    Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi
  2. B
    Şer’iyye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması
  3. C
    1928 yılında "Devletin dini İslam'dır" ibaresinin anayasadan çıkarılması
  4. Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun yürürlüğe konulmasıCevap
  5. E
    Şer'iyye mahkemelerinin kapatılması

Cevap

Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun yürürlüğe konulması, ekonomik kalkınma ve sanayileşmeyi hedefleyen bir düzenleme olup hukuk sisteminin laikleşmesiyle doğrudan bir ilişkisi yoktur.
Teşvik-i Sanayi Kanunu, Türkiye Cumhuriyeti'nin ekonomik kalkınma hamleleri çerçevesinde özel teşebbüsü sanayi yatırımları yapmaya teşvik etmek için çıkarılmıştır. Bu düzenleme doğrudan ekonomik alanla ve Devletçilik ilkesiyle ilgilidir; hukuk kurallarının dinsel esaslardan arındırılması süreciyle bir bağı yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Laiklik ilkesinin hukuk alanındaki kapsamı değerlendirilir.
Hukukun dinsel temellerden arındırılıp akılcı, bilimsel ve çağdaş toplumsal ihtiyaçlara göre düzenlenmesi hedefi netleşir.
Sorunun kökünde hukuk sisteminin laikleşmesi vurgusu yapılmaktadır.
2
Seçeneklerde verilen inkılapların hangi alanlarla ilgili olduğu ve hangi amaca hizmet ettiği analiz edilir.
Medeni Kanun, Şer'iyye ve Evkaf Vekâleti'nin kaldırılması, Anayasa değişikliği ve mahkemelerin kapatılması gibi adımların doğrudan hukuki laikleşmeyi sağladığı görülür.
Her bir inkılap hareketi kendi uzmanlık alanına (siyasi, hukuki, ekonomik) göre ayrılmalıdır.
3
Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun içeriği ve ilişkili olduğu ilke belirlenir.
Bu kanunun 1927 yılında özel sektörü sanayiye teşvik etmek için çıkarıldığı ve ekonomik bir düzenleme olduğu tespit edilir.
Laiklik ile doğrudan ilgisi olmayan tek seçenek ekonomik kalkınmayı hedefleyen bu yasadır.

Anahtar Kavram

Laiklik ilkesinin hukuk sistemindeki uygulamaları ve diğer ilkelerden (Devletçilik) farkı.

İpuçları

1
Laiklik, hukuk kurallarının din yerine akla ve bilime dayanmasıdır. Seçeneklerden hangisi hukukla değil, üretim ve ekonomiyle ilgilidir?
2
Hukuk alanındaki laikleşme; mahkemeler, anayasa ve yasalarla ilgilidir. Teşvik-i Sanayi Kanunu'nun isminden yola çıkarak hangi alana ait olduğunu düşünün.
3
Medeni Kanun ve Şer'iyye mahkemeleri doğrudan adalet ve hukuk sistemini ilgilendirirken, sanayi teşviki bir devlet ekonomi politikasıdır.

Daha Fazla Pratik

Laiklik ilkesinin siyasi, eğitim ve toplumsal alanlardaki uygulamalarını karşılaştıran bir tablo hazırlayarak kavramları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Bu soruyu puanla

Konular