Osmanlı klasik dönem taşra teşkilatlanmasında, idari birimlerin yönetiminde 'denge ve denetleme' ilkesini andıran özel bir hiyerarşik yapı kurulmuştur. Bu yapıda, özellikle kazalarda mülki amirin yargı yetkisinin bulunmaması, yargıçların ise doğrudan merkeze bağlı kalarak yerel yöneticilerden emir almaması hedeflenmiştir. Bu durum, taşrada merkezi otoritenin adaletini korumayı ve yöneticilerin halk üzerindeki baskısını engellemeyi amaçlamaktadır. Buna göre; bir kaza biriminde asayiş ve güvenlikten sorumlu olan 'seyfiye' sınıfı mensubu ile aynı birimde yargılama ve hukuki denetim yetkisini elinde bulunduran 'ilmiye' sınıfı mensubu aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?
- Subaşı - KadıCevap
- BSancakbeyi - Naib
- CKazasker - Beylerbeyi
- DNişancı - Muhtesip
- EDefterdar - Tımarlı Sipahi
Cevap
Kazada asayişten sorumlu olan seyfiye mensubu Subaşı, yargı ve denetimden sorumlu ilmiye mensubu ise Kadı'dır.
Kazada yürütme ve güvenlik (seyfiye) gücünü temsil eden yetkili Subaşı'yken, bu yetkilinin faaliyetlerini dahi denetleme gücü olan ve yargı (ilmiye) yetkisini kullanan kişi Kadı'dır. Bu ikili yapı, taşrada güçler dengesini sağlar.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Osmanlı taşra teşkilatında Kaza yönetimi ve görevli sınıfları arasındaki yetki paylaşımı (Seyfiye vs. İlmiye).
İpuçları
1
Kazadaki yetkililerin hangi hiyerarşik sınıfa (Seyfiye, İlmiye) dahil olduğunu düşünün.
Daha Fazla Pratik
Osmanlı'da 'Saliyaneli' ve 'Saliyanesiz' eyalet farklarını ve bu eyaletlerdeki görevli değişimlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s