Atatürk döneminde gerçekleştirilen laikleşme çabaları, yalnızca devlet kurumlarının yapısını değil, aynı zamanda bireylerin sosyal yaşamındaki hukukî statülerini ve haklarını da doğrudan etkilemiştir. Özellikle toplumsal yaşamı düzenleyen kuralların teokratik (dinî) yapıdan arındırılması, çağdaşlaşma sürecinin en kritik aşamalarından birini oluşturmuştur.
Buna göre, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin toplumsal yaşamdaki hukukî işlemleri dinî esaslardan arındırarak laik bir yapıya kavuşturduğu savunulabilir?
- Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiCevap
- BAşar vergisinin kaldırılarak köylünün desteklenmesi
- CKabotaj Kanunu ile Türk karasularında bağımsızlığın sağlanması
- DSoyadı Kanunu'nun kabul edilerek unvanların yasaklanması
- ETeşvik-i Sanayi Kanunu ile özel teşebbüsün teşvik edilmesi
Cevap
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi, toplumsal yaşamı düzenleyen hukuk kurallarını dinî referanslardan arındırarak laik bir yapıya kavuşturmuştur.
Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi, Osmanlı Devleti'nde dinî esaslara dayanan 'Mecelle'nin yerine İsviçre Medeni Kanunu'ndan esinlenerek hazırlanan çağdaş ve seküler bir hukuk metninin getirilmesidir. Bu durum, evlenme, boşanma, miras ve velayet gibi sosyal hayatın temelini oluşturan işlemlerin dinî otoriteden alınarak devletin ve aklın denetimine geçmesini sağladığı için laiklik ilkesinin en önemli uygulamalarından biridir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Hukuk Sisteminin Laikleşmesi
Daha Fazla Pratik
Laiklik ilkesi kapsamında kabul edilen 'Şeriye ve Evkaf Vekaletinin Kaldırılması'nın devlet yönetimi üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s