Türkiye'de Nüfus ve Yerleşme

563 soru

Soru 41Soru →

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından 19601960'lı yılların başına kadar geçen süreçte, özellikle savaş sonrası nüfus kayıplarını telafi etmek ve kalkınma hamleleri için gerekli olan dinamik iş gücünü sağlamak amacıyla nüfus artış hızını yükseltici politikalar izlenmiştir. Bu kapsamda nüfus miktarını artırmak için devlet tarafından çeşitli yasal düzenlemeler ve teşvikler hayata geçirilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde nüfus artış hızını artırmak amacıyla uygulanan teşviklerden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altı veya daha fazla çocuğu olan annelerin madalya ve çeşitli maddi ödüllerle onurlandırılması

Cevap

Türkiye'de 19231923 ile 19631963 yılları arasındaki nüfus politikasının temel amacı nüfus artış hızını yükseltmektir ve bu doğrultuda altı veya daha fazla çocuğu olan annelere madalya verilmesi gibi teşvikler uygulanmıştır.
Türkiye'de 19231923 ile 19631963 yılları arasında, nüfusun az olmasının kalkınma önünde bir engel olarak görülmesi nedeniyle nüfusu artırıcı politikalar izlenmiştir. Altı ve daha fazla çocuğu olan annelere madalya verilmesi, vergi muafiyetleri ve evlenme yaşının düşürülmesi gibi uygulamalar bu dönemin en belirgin teşvikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Belirtilen zaman aralığındaki nüfus politikası amacını belirlemek
Cumhuriyet'in ilk yıllarından 19601960'lara kadar olan süreçte 'pronatalist' (nüfus artışını destekleyici) politika izlenmiştir.
Savaşlar sonrası azalan nüfusu artırmak ve ekonomik/askeri güç kazanmak hedeflenmiştir.
2
Verilen seçenekler arasından bu amaca hizmet eden uygulamayı seçmek
Çok çocuklu ailelerin ödüllendirilmesi doğrudan bir teşviktir.
Annelere madalya verilmesi, maddi yardımlar ve vergi indirimleri bu dönemin tipik teşvik araçlarıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Nüfus Politikası Dönemleri (19231923-19631963 Arttırıcı Dönem)
Tahmini Süre:45s
Soru 42Soru →

Türkiye'de nüfusun yapısal özellikleri zaman içerisinde değişim göstermektedir. Özellikle 20122012 yılında kabul edilen ve 20142014 mahalli idareler seçimleriyle birlikte tam olarak uygulamaya giren 63606360 sayılı Büyükşehir Kanunu, Türkiye'nin kır ve kent nüfusu istatistiklerinde radikal bir değişime yol açmıştır. Bu yasal düzenleme sonrasında kent nüfusu oranının bir yıl içerisinde yaklaşık %77\%77 seviyesinden %91\%91 seviyesine yükselmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki köy tüzel kişiliklerinin kaldırılarak mahalle statüsüne dönüştürülmesi

Cevap

Büyükşehir belediyesi sınırları içerisindeki köy tüzel kişiliklerinin kaldırılarak mahalle statüsüne dönüştürülmesi
Türkiye'de kent ve kır nüfusu ayrımı yerleşmelerin idari statüsüne göre yapılmaktadır. 20122012 yılında yasalaşan 63606360 sayılı kanun ile büyükşehirlerdeki tüm köyler mahalle statüsüne geçirilmiştir. Bu durum, bu yerleşim birimlerinde yaşayan kişilerin hiçbir yere göç etmemesine rağmen, bir gecede 'köy nüfusu' (kır) yerine 'mahalle nüfusu' (kent) olarak sayılmasına neden olmuştur. Dolayısıyla istatistiksel verilerdeki bu büyük sıçrama tamamen idari bir düzenlemenin sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
63606360 sayılı kanunla getirilen idari değişikliği analiz etmek.
Kanunla birlikte 3030 büyükşehirde köyler mahalleye dönüştürülmüştür.
İstatistiki verilerin kaynağı olan idari tanımları anlamak için gereklidir.
2
Köy ve mahalle kavramlarının nüfus sayımındaki yerini belirlemek.
Mahalle nüfusu kent (şehir), köy nüfusu ise kır nüfusu olarak kaydedilmektedir.
Kır ve kent nüfusu ayrımının hangi kritere göre yapıldığını saptamak gerekir.
3
İstatistiksel sıçramanın nedenini yorumlamak.
Fiziksel bir yer değiştirme (göç) olmaksızın, kağıt üzerinde milyonlarca kişi kentli sayılmıştır.
Verilerdeki ani değişimin gerçek bir demografik hareket mi yoksa idari bir kayıt farkı mı olduğunu ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

İdari Yapının Nüfus İstatistiklerine Etkisi

İpuçları

1
Türkiye'de kır ve kent ayrımı yapılırken insanların ne iş yaptığına değil, yaşadıkları yerin idari statüsüne (belediye, mahalle, köy) bakılır.
2
2013−20142013-2014 yıllarında göç hızında böyle devasa bir artış yaşanmamıştır; ancak istatistiklerdeki kentleşme oranı birdenbire yükselmiştir.
3
Büyükşehir yasasıyla birlikte köylerin mahalle yapılması, o bölgelerdeki insanların artık 'köyde yaşıyor' görünmemesine neden olmuştur.

Daha Fazla Pratik

Büyükşehir Yasası'nın tarımsal nüfus yoğunluğu hesaplamaları üzerindeki dolaylı etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 43Soru →

Türkiye’de bazı kentsel yerleşmeler, sadece tek bir ekonomik faaliyetle değil; sanayi, ticaret ve ulaşım gibi birden fazla fonksiyonun eş zamanlı gelişmesiyle bölgesel bir cazibe merkezi hâline gelmiştir. Özellikle ham maddeye yakınlık ve Orta Doğu ile olan ticaret yolları üzerindeki stratejik konumu, bu tür şehirlerin hızla büyümesini sağlamıştır.

Bu bilgilere göre, Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan, hem tarıma dayalı sanayinin hem de transit ticaretin en yoğun olduğu merkez aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gaziantep

Cevap

Gaziantep şehri; sanayi, ulaşım ve ticaret fonksiyonlarının tamamını bünyesinde barındıran Güneydoğu Anadolu'nun en gelişmiş merkezidir.
Doğru yanıt olan yerleşme, coğrafi konumu itibarıyla yolların kavşak noktasında yer alması, gelişmiş sanayi altyapısı ve Orta Doğu ticaretindeki stratejik rolü ile Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en önemli çok fonksiyonlu şehridir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölge tespiti yapılması
Soru kökünde belirtilen Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki iller filtrelenir.
Doğru coğrafi alanı belirlemek seçenekleri elemeye yardımcı olur.
2
Şehir fonksiyonlarının analiz edilmesi
Sanayi, ticaret ve ulaşım (kavşak noktası) özelliklerinin bir arada arandığı şehir tespit edilir.
Gaziantep, Akdeniz ile Güneydoğu arasında bir köprü görevi görmesi ve gelişmiş organize sanayi bölgeleriyle bu tanıma tam uyar.
3
Transit ticaret ve konum ilişkisinin kurulması
Orta Doğu'ya açılan ticaret yolları üzerindeki en büyük merkez belirlenir.
Lojistik avantajlar Gaziantep'i bölgenin ticaret lideri yapmıştır.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Özellikleri ve Bölgesel Merkezler

İpuçları

1
Bu şehir 'Altın Üçgen' olarak adlandırılan bölgenin ticaret ve sanayi kapısıdır.
2
Akdeniz Bölgesi ile Güneydoğu Anadolu arasındaki geçiş noktasında yer alması ulaşım fonksiyonunu güçlendirmiştir.
3
Dokuma, gıda ve metal sanayisinin çok geliştiği, Türkiye'nin en büyük organize sanayi bölgelerinden birine sahip olan şehri düşünün.

Daha Fazla Pratik

Şehirlerin idari, askeri ve kültürel fonksiyonlarını (Ankara, Isparta, Eskişehir vb.) içeren bir karşılaştırma tablosu hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 44Soru →

Türkiye'de kırsal yerleşme dokuları incelendiğinde; Batı Karadeniz'e özgü olan "Divan" yerleşmelerinin, Doğu Karadeniz'deki "dağınık" yerleşmelere göre daha derli toplu bir yapı sergilediği, birkaç mahallenin belirli aralıklarla birleşerek küçük kümeler oluşturduğu görülür. Divan yerleşmelerindeki mahallelerin kendi içinde toplu bir doku sergilemesini sağlayan temel coğrafi etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Karadeniz'de yer şekillerinin Doğu Karadeniz'e göre nispeten daha az engebeli olması

Cevap

Batı Karadeniz'de yer şekillerinin Doğu Karadeniz'e göre nispeten daha az engebeli olması
Divan yerleşmeleri Batı Karadeniz'de özellikle platolarda ve geniş vadi tabanlarında yaygındır. Doğu Karadeniz'deki yerleşmelerin 'aşırı dağınık' olmasının sebebi arazinin konutların yan yana gelmesine hiç izin vermeyecek kadar sarp olmasıdır. Batı Karadeniz'de yer şekillerinin 'nispeten' daha sade olması, insanların mahalleler kurarak bir arada yaşayabilmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin yer şekli özelliklerini karşılaştırın.
Doğu Karadeniz aşırı engebeli ve sarp iken, Batı Karadeniz'de (özellikle Bolu, Kastamonu çevresi) plato ve geniş tabanlı vadiler daha yaygındır.
Yerleşme dokusunu (evlerin birbirine mesafesini) belirleyen en temel fiziki faktör arazinin konut yapımına uygunluk derecesidir.
2
Yer şekillerinin yerleşme çekirdekleri üzerindeki etkisini analiz edin.
Sarp yamaçlarda evler zorunlu olarak birbirinden kopuk (dağınık) inşa edilirken, daha sade yüzeylerde insanlar sosyal ve ekonomik nedenlerle bir araya gelerek mahalleler kurabilir.
Düzlük alanlar sosyal etkileşimi ve hizmetlere erişimi kolaylaştırdığı için toplu dokuyu destekler.
3
Divan yerleşme tipinin özgün yapısını değerlendirin.
Divanlar, birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşur; mahallelerin kendi içindeki 'toplu' yapısı arazinin nispeten elverişliliğinden kaynaklanır.
Batı Karadeniz'in plato yüzeyleri, Doğu Karadeniz'deki dik yamaçlara göre daha fazla konutun yan yana yapılmasına izin verir.

Anahtar Kavram

Yerleşme Dokusu ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Yerleşme dokusu (toplu/dağınık) üzerinde en belirleyici iki doğal faktör su kaynakları ve yer şekilleridir.
2
Karadeniz'in tamamında su boldur; bu durumda bölgeler arasındaki doku farkını belirleyen ana unsur su değil, arazi yapısı (engebe) olmalıdır.
3
Doğu Karadeniz'in dik yamaçları ile Batı Karadeniz'in plato yüzeylerini karşılaştırarak konut yapımına uygunluğu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Köy altı yerleşmelerinden 'Mahalle' ve 'Divan' arasındaki idari ve coğrafi farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru →

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; kuruldukları bölgenin coğrafi şartları, temel geçim kaynakları ve yerleşme sürelerine göre farklılık göstermektedir. Ege Bölgesi, Göller Yöresi ve Gökçeada-Bozcaada çevresinde yaygın olarak görülen; ailelerin genellikle küçük çaplı tarımsal faaliyetler ve hayvancılık yapmak amacıyla mevsimlik olarak kullandığı geçici yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dam

Cevap

Ege Bölgesi ve Göller Yöresi'nde tarımsal faaliyetler için kullanılan geçici yerleşme tipi damdır.
Dam yerleşmeleri, özellikle Ege Bölgesi (Menteşe Yöresi, Bozcaada, Gökçeada) ve Göller Yöresi'nde yaygın olan, tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü geçici köy altı yerleşmeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin coğrafi bölgesini belirleme
Soruda belirtilen Ege Bölgesi ve Göller Yöresi, Batı Anadolu ve Akdeniz'in iç kısımlarına işaret etmektedir.
Köy altı yerleşmeleri bölgesel olarak karakteristik isimler alır.
2
Yerleşme süresini analiz etme
Yerleşmenin 'geçici' (mevsimlik) olduğu belirtilmiştir.
Mezra, mahalle, divan ve çiftlik kalıcı; yayla, kom, ağıl, oba, dam ve dalyan geçici yerleşmelerdir.
3
Ekonomik faaliyet ve yerleşme tipini eşleştirme
Ege Bölgesi'nde tarım ve hayvancılık odaklı geçici yerleşme 'dam' olarak adlandırılır.
Kom ve oba daha çok hayvancılık odaklıyken, dam yerleşmeleri tarımsal üretimi de içerir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Köy Altı Yerleşmelerinin Bölgesel Dağılımı ve Sürekliliği
Tahmini Süre:50s
Soru 46Soru →

Türkiye'deki kentsel yerleşmelerin büyüme ve gelişme süreçleri incelendiğinde; sanayi, tarım, ulaşım, madencilik ve turizm gibi farklı ekonomik fonksiyonların şehirlerin kimliğini belirlediği görülür. Bazı şehirler tek bir baskın fonksiyonla ön plana çıkarken, bazıları birden fazla fonksiyonun bir arada geliştiği merkezlerdir.

Buna göre, aşağıda verilen şehir ve bu şehrin gelişiminde etkili olan baskın fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bayburt - Ulaşım

Cevap

Bayburt - Ulaşım eşleştirmesi yanlıştır; çünkü Bayburt bir ulaşım odak noktası veya kavşak şehri değil, daha çok idari ve tarımsal fonksiyonları olan bir merkezdir.
Bayburt, Doğu Karadeniz ile Doğu Anadolu arasındaki geçiş güzergahında (Kop Geçidi yakını) yer alsa da, bir ulaşım merkezi veya kavşak noktası değildir. Türkiye'de ulaşım fonksiyonuyla ön plana çıkan şehirler Afyonkarahisar, Eskişehir, Ankara, Kayseri ve Gaziantep gibi merkezlerdir. Bayburt ise daha çok idari (il merkezi olması) ve tarım-hayvancılık fonksiyonuyla bilinir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki şehirlerin coğrafi konumlarını ve temel ekonomik faaliyetlerini gözden geçiriniz.
Nazilli (Tarım), Soma (Madencilik), İskenderun (Sanayi), Alanya (Turizm) ve Bayburt (İdari/Tarım) olarak sınıflandırılır.
Şehirlerin fonksiyonel sınıflandırması, o yerleşmedeki baskın ekonomik faaliyete dayanır.
2
Bayburt'un ulaşım ağındaki konumunu analiz ediniz.
Bayburt'un ana demir yolu hattı üzerinde bulunmadığı ve kara yolu ulaşımında Afyonkarahisar veya Eskişehir gibi bir kavşak noktası özelliği taşımadığı tespit edilir.
Bir şehrin ulaşım fonksiyonuna sahip olması için önemli yolların kesişim noktasında bulunması veya bir hinterlandın giriş kapısı (liman vb.) olması gerekir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırması
Tahmini Süre:55s
Soru 47Soru →

Türkiye’de göç hareketleri; insanların bulundukları yerdeki çeşitli olumsuzluklardan dolayı yer değiştirmeleri ('itici' faktörler) veya gitmek istedikleri yerin sunduğu imkânların cazibesine kapılmaları ('çekici' faktörler) şeklinde iki temel grupta incelenmektedir.

Aşağıdaki tabloda Türkiye’deki iç göçlerin nedenlerine dair bazı örnekler verilmiştir:

NoGöç Nedeni
IITarım arazilerinin miras yoluyla parçalanması
IIIIŞehirlerde eğitim ve sağlık imkânlarının gelişmiş olması
IIIIIIKırsal alanlarda kan davaları ve güvenlik kaygıları
IVIVKentlerdeki sosyal ve kültürel olanakların çeşitliliği
VVTarımda makineleşme sonucunda iş gücü ihtiyacının azalması

Buna göre, tablodaki numaralanmış faktörlerden hangileri 'çekici' (pull) faktörler kapsamında değerlendirilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IIII ve IVIV

Cevap

Şehirlerde eğitim ve sağlık imkânlarının gelişmiş olması (IIII) ile kentlerdeki sosyal ve kültürel olanakların çeşitliliği (IVIV), nüfusu belirli bir merkeze yönelten çekici faktörlerdir.
Kentlerin sunduğu eğitim ve sağlık hizmetlerinin gelişmişliği ile sosyal ve kültürel olanakların zenginliği, bireyleri bu merkezlere yönelten olumlu unsurlardır. Bu tür çekim noktaları coğrafya literatüründe 'çekici faktörler' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
İtici ve çekici faktörlerin tanımlarını belirle.
İtici faktörler mevcut yerdeki (kırsal) olumsuzluklar, çekici faktörler ise hedef yerdeki (kent) olumlu imkânlardır.
Göçün nedenlerini doğru sınıflandırmak için kavramsal çerçevenin kurulması gerekir.
2
Tablodaki maddeleri tek tek analiz et.
I,IIII, III ve VV numaralı maddeler kırsaldaki itici nedenlerdir; IIII ve IVIV numaralı maddeler ise kentlerin çekici nedenleridir.
Her bir faktörün göç sürecindeki rolünü ve kaynağını tespit etmek analizin temelidir.
3
Soruda istenen 'çekici' faktörleri içeren seçeneği belirle.
Kentlerin sunduğu imkânları temsil eden IIII ve IVIV numaralı maddeler çekici faktörlerdir.
Soru kökünde belirtilen kriter ile analiz sonuçlarını eşleştirerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

İç Göçün İtici ve Çekici Nedenleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 48Soru →

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından 19651965 yılına kadar geçen süreçte, savaşların yol açtığı nüfus kayıplarını telafi etmek ve kalkınma için gerekli iş gücünü sağlamak amacıyla "nüfus artış hızını artırmaya yönelik" (pronatalist) politikalar izlenmiştir. Bu kapsamda nüfusun hem miktarını hem de sağlık düzeyini yükseltmek için çeşitli yasal ve idari düzenlemeler hayata geçirilmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 19231923-19651965 yılları arasında uygulanan nüfus politikalarının kapsadığı önlemlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus planlaması çalışmalarına başlanarak gebeliği önleyici araçların ithalatı ve satışının serbest bırakılması

Cevap

Nüfus planlaması çalışmalarına başlanarak gebeliği önleyici araçların ithalatı ve satışının serbest bırakılması
Doğru cevap olan nüfus planlaması faaliyetleri, Türkiye'de ancak 19651965 yılında yürürlüğe giren Nüfus Planlaması Kanunu ile yasal bir zemine oturmuştur. Bu tarihten önce gebeliği önleyici bilgilerin yayılması ve araçların ithalatı yasaktır; hatta bu tür eylemler suç kapsamındadır. Dolayısıyla bu uygulama 19231923-19651965 dönemine ait olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem özelliklerini belirle
19231923-19651965 dönemi pronatalist (nüfusu artırıcı), 19651965 sonrası ise antinatalist (nüfusu sınırlayıcı/planlayıcı) bir karaktere sahiptir.
Soruda istenen 'olmayan' önlemi bulmak için dönemlerin temel felsefesini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaları tarihsel süreçle eşleştir
Vergi muafiyeti, madalya, göç teşviki ve evlilik yaşının düşürülmesi nüfusu artırıcıdır. Nüfus planlaması ise nüfusu kontrol altına alıcıdır.
Nüfus planlaması fikri ancak nüfus artış hızının kalkınma hızını aşmaya başladığı 19601960'lı yıllarda (özellikle Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ile) gündeme gelmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Nüfus Politikaları Dönemleri

İpuçları

1
19231923-19651965 arası dönemde Türkiye'nin temel sorunu 'nüfusun azlığı' iken, 19651965 sonrasında 'hızlı nüfus artışının ekonomik yükü' olmuştur.
2
Nüfus planlaması (doğum kontrolü) gibi modern uygulamalar ancak Türkiye'nin belirli bir kalkınma seviyesine ulaştığı ve hızlı nüfus artışının sorun olarak görüldüğü planlı kalkınma dönemlerinde başlamıştır.
3
19651965 yılı Türkiye nüfus tarihinde bir kırılma noktasıdır; bu tarihten önce nüfusu artırmak yasal zorunlulukken, bu tarihten sonra aile planlaması yasal bir hak haline gelmiştir.

Daha Fazla Pratik

1965 ve 2014 yıllarının Türkiye nüfus politikalarındaki kritik değişim noktaları olma nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 49Soru →

Türkiye'de bir yörenin nüfus ve arazi özellikleri üzerine yapılan bir araştırmada; fizyolojik nüfus yoğunluğunun aritmetik nüfus yoğunluğuna oranının oldukça yüksek olduğu (PD/AD>5PD / AD > 5), buna karşılık tarımsal nüfus yoğunluğunun da ülke ortalamasının belirgin şekilde üzerinde seyrettiği tespit edilmiştir. Yalnızca bu verilere dayanarak, söz konusu yörenin coğrafi ve sosyo-ekonomik yapısı hakkında aşağıdakilerden hangisine kesin olarak ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yer şekilleri oldukça engebelidir ve aktif nüfus içerisinde tarım sektöründe çalışanların payı yüksektir.

Cevap

Söz konusu yöre, yer şekillerinin engebeli olması nedeniyle dar tarım alanlarına sahiptir ve bu dar alanlarda yoğun bir tarımsal nüfus barınmaktadır.
Verilen verilerde fizyolojik yoğunluğun aritmetik yoğunluktan çok fazla olması, paydadaki 'tarım alanı' değerinin 'toplam alan' değerine göre çok küçük olduğunu, yani arazinin oldukça engebeli olduğunu gösterir. Tarımsal nüfus yoğunluğunun yüksekliği ise bu kısıtlı alanlarda geçimini tarımdan sağlayan nüfusun yoğunlaştığını kanıtlar. Bu durum tipik olarak Doğu Karadeniz bölgesi gibi yer şekillerinin engebeli, tarım alanlarının dar ama çiftçi sayısının fazla olduğu yerleri tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Fizyolojik ve Aritmetik Yoğunluk oranını analiz etme
PDAD=ToplamPop/TarımAlanıToplamPop/ToplamAlan=ToplamAlanTarımAlanı\frac{PD}{AD} = \frac{Toplam Pop / Tarım Alanı}{Toplam Pop / Toplam Alan} = \frac{Toplam Alan}{Tarım Alanı}
Bu oran bize toplam arazinin ne kadarının tarıma elverişli olduğunu verir. Oranın yüksek olması tarım alanlarının çok dar olduğunu kanıtlar.
2
Yer şekilleri ile ilişkilendirme
Tarım alanlarının toplam yüz ölçümüne oranla çok dar olması, yörenin dağlık ve engebeli bir topografyaya sahip olduğunu gösterir.
Türkiye'de bu durum genellikle Doğu Karadeniz veya Doğu Anadolu gibi bölgelerde görülür.
3
Tarımsal Nüfus Yoğunluğunu yorumlama
TarımsalNu¨fusYog˘unlug˘u=TarımsalNu¨fusTarımAlanıTarımsal Nüfus Yoğunluğu = \frac{Tarımsal Nüfus}{Tarım Alanı}
Bu değerin yüksek çıkması, dar olan tarım alanlarında çalışan insan sayısının (çiftçi) fazla olduğunu gösterir.
4
Sentez ve Sonuç
Engebeli yer şekilleri + Dar tarım alanları + Yüksek tarımsal nüfus = Birincil ekonomik faaliyetlerin (tarım) baskın olduğu kırsal karakterli bir yapı.
Verilen tüm değişkenleri kapsayan tek yargı budur.

Anahtar Kavram

Nüfus Yoğunluğu Türleri ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Fizyolojik yoğunluk ile aritmetik yoğunluk arasındaki farkın 'toplam alan / tarım alanı' oranına eşit olduğunu düşünün.
2
Eğer bir yerde tarım alanları darsa (engebeliyse) PD çok yüksek, AD ise düşük çıkar.
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu, o dar alanlarda ne kadar çok çiftçinin çalıştığını söyler. Engebe + çok çiftçi sizi hangi bölgeye götürür?

Daha Fazla Pratik

Doğu Karadeniz ile Marmara Bölgesi'nin fizyolojik ve tarımsal nüfus yoğunluklarını kıyaslayan bir grafik sorusu çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 50Soru →

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; kuruldukları yerin coğrafi özellikleri, ekonomik faaliyetlerin niteliği ve yerleşme süresine göre kalıcı veya geçici olarak sınıflandırılır.

Buna göre, özellikle Batı Karadeniz Bölümü'nde yaygın olarak görülen, birkaç mahallenin birleşmesiyle oluşan ve tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü kalıcı köy altı yerleşmesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Divan

Cevap

Batı Karadeniz'de yaygın olan ve tarımsal faaliyetlerin yürütüldüğü kalıcı köy altı yerleşmesi Divan'dır.
Divan yerleşmesi; özellikle Batı Karadeniz'de (Samsun, Sinop, Bolu, Kastamonu çevresi) görülen, birkaç mahallenin tek bir muhtarlık altında birleşmesiyle oluşan ve yıl boyunca tarımsal faaliyetlerin sürdürüldüğü kalıcı bir yerleşme tipidir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme süresini analiz etme
Soruda 'kalıcı' bir yerleşme türü aranmaktadır.
Yayla, Kom, Oba ve Ağıl geçici yerleşmelerdir; Divan ise kalıcıdır.
2
Bölgesel eşleştirme yapma
Divan yerleşmesi Batı Karadeniz (Bolu, Kastamonu, Sinop) ile özdeşleşmiştir.
Her köy altı yerleşmesinin yoğunlaştığı belirli coğrafi bölgeler bulunmaktadır.

Anahtar Kavram

Köy Altı Yerleşmelerinin Sınıflandırılması ve Bölgesel Dağılımı
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru →

Doğu Anadolu Bölgesi'nde araştırma yapan bir coğrafyacı; ana köye uzak bir noktada yer alan, çevresi geniş tahıl tarlalarıyla çevrili, kış aylarında da ulaşımın ve sosyal yaşamın kesintisiz devam ettiği bir yerleşim birimiyle karşılaşmıştır. Yerleşme sakinleri, bu alanın eskiden sadece yaz aylarında hayvan otlatmak için kullanıldığını ancak zamanla toprağın işlenmesi ve konutların sağlamlaştırılmasıyla tamamen yerleşik hayata geçildiğini belirtmişlerdir.

Bu bilgilere göre, coğrafyacının incelediği köy altı yerleşme tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezra

Cevap

İncelenen yerleşme tipi, Doğu Anadolu'da bulunması, kışın da ikamet edilmesi ve temelinde tarımsal faaliyetlerin yer alması nedeniyle Mezra'dır.
Mezralar, Türkiye'de 'kalıcı köy altı yerleşmeleri' grubunda yer alır. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da, yer şekillerinin engebeli veya tarım alanlarının ana köyden uzak olduğu yerlerde, ailelerin tarım arazilerinin yakınına yerleşmesiyle oluşurlar. Metinde belirtilen kışın yaşamın sürmesi ve tarım faaliyetleri Mezra'yı diğerlerinden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşmenin kullanım süresini analiz etme
Kış aylarında da yaşamın devam etmesi, yerleşmenin 'kalıcı' (devamlı) köy altı yerleşmesi olduğunu gösterir.
Geçici yerleşmeler sadece mevsimlik (yazlık) kullanılır.
2
Ekonomik faaliyet türünü belirleme
Tahıl tarlalarının bulunması ve toprağın işlenmesi, temel faaliyetin tarıma dayalı olduğunu kanıtlar.
Köy altı yerleşmelerinin kalıcı hale gelmesindeki en önemli etken tarımsal faaliyetin hayvancılığın önüne geçmesidir.
3
Bölgesel ve yapısal eşleştirme yapma
Doğu Anadolu'da bulunan, birkaç aileye ait ve tarım odaklı kalıcı yerleşme Mezra tanımına tam olarak uymaktadır.
Divan Batı Karadeniz'de, Çiftlik ise daha çok Batı Anadolu ve Trakya'da geniş şahıs arazileri üzerinde yoğunlaşır.

Anahtar Kavram

Köy altı yerleşmelerinin süreklilik ve ekonomik faaliyet bazlı sınıflandırılması.

İpuçları

1
Yerleşmenin yıl boyu (kışın da) kullanılıyor olması, onu 'geçici' yerleşmelerden ayırmanızı sağlar.

Daha Fazla Pratik

Kalıcı yerleşmelerden Divan ve Çiftlik arasındaki bölgesel farkları ve mülkiyet yapılarını tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 52Soru →

Türkiye'de son yıllarda doğum oranlarının azalması ve sağlık hizmetlerindeki gelişmelerle birlikte ortalama yaşam süresinin uzaması, nüfusun yaş yapısında önemli değişimlere neden olmuştur. Bu demografik değişimler sonucunda, Türkiye nüfusunun yapısal özelliklerinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun ortanca (medyan) yaş değerinin yükselmesi

Cevap

Türkiye'de doğum oranlarının düşmesi ve yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte nüfusun ortanca yaş değerinin yükselmesi beklenir.
Türkiye'de doğum oranlarının düşmesiyle tabanı daralan, yaşlı nüfusun artmasıyla tavanı genişleyen bir nüfus piramidi yapısı oluşmaktadır. Bu durum, toplam nüfusun yaş ortalamasını temsil eden ortanca yaşın (medyan yaş) sürekli yükselmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen demografik verileri analiz etme
Doğum oranları azalıyor (nüfusun alt tabanı daralıyor), ortalama ömür uzuyor (üst taban genişliyor).
Nüfusun yaş grupları arasındaki dengesinin nasıl değiştiğini anlamak için gereklidir.
2
Ortanca yaş kavramını uygulama
Nüfus yaşlandıkça, nüfusu iki eşit parçaya bölen 'ortanca yaş' değeri sayısal olarak büyür.
Yaşlı nüfusun payının artması doğrudan medyan yaşın yükselmesine neden olan temel faktördür.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yaş Yapısı ve Ortanca Yaş
Soru 53Soru →

Türkiye'de 2020. yüzyılın ilk yarısında, savaşların neden olduğu nüfus kayıplarını telafi etmek ve kalkınma hamleleri için ihtiyaç duyulan dinamik iş gücünü sağlamak amacıyla nüfus artış hızını yükseltmeye yönelik stratejik kararlar alınmıştır. Bu kapsamda devlet, sosyal ve hukuki pek çok düzenleme ile evliliği ve çok çocuk sahibi olmayı teşvik etmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu dönemde nüfus artış hızını artırmak amacıyla hayata geçirilen yasal uygulamalardan biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evlenme yaşının yasal olarak erkeklerde 1717, kadınlarda ise 1515’e indirilmesi

Cevap

Evlenme yaşının yasal sınırının erkeklerde 1717, kadınlarda 1515’e düşürülmesi doğru cevaptır.
Türkiye'de 19231923-19651965 yılları arasında uygulanan nüfus politikası, nüfusu askeri ve ekonomik bir güç olarak gördüğü için artışı teşvik etmiştir. 19381938 yılında yapılan yasal düzenleme ile evlenme yaşının erkeklerde 1717, kadınlarda 1515’e indirilmesi, daha erken yaşta evliliklerin önünü açarak doğurganlık oranlarını yükseltmeyi amaçlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Soruda bahsedilen 2020. yüzyılın ilk yarısı, Türkiye'de 19231923-19651965 yılları arasındaki 'pronatalist' (nüfus artırıcı) dönemi kapsamaktadır.
Sorunun hangi politika dönemine ait olduğunu belirlemek, doğru cevaba ulaşmak için ilk adımdır.
2
Politika araçlarının değerlendirilmesi
Bu dönemde; çok çocuklu ailelere madalya verilmesi, yol vergisinden muafiyet, göçmenlere toprak verilmesi ve evlenme yaşının düşürülmesi gibi yöntemler kullanılmıştır.
Yasal düzenlemelerin nüfusun miktarını artırma amacına hizmet edip etmediği kontrol edilmelidir.
3
Seçeneklerin elenmesi
Evlenme yaşının düşürülmesi seçeneği, doğrudan 19381938 yılında yapılan yasal değişikliğe ve nüfusu artırma hedefine uymaktadır.
Diğer seçeneklerin ya farklı dönemlere (19651965 sonrası) ya da farklı coğrafi konulara (sanayi, yerleşme) ait olduğu tespit edilmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Nüfus Politikaları (19231923-19651965 Dönemi)

İpuçları

1
Soruda bahsedilen dönemde Türkiye, nüfusun 'miktarını' bir güç olarak görmekteydi.
2
19651965 yılında Nüfus Planlaması Kanunu'nun çıkarılmasıyla bu politikalardan vazgeçildiğini hatırlayın.
3
Erken yaşta evliliği yasal olarak mümkün kılmak, doğurganlık süresini artırarak nüfus artışına katkı sağlar.

Daha Fazla Pratik

1965 ve 2005 yıllarında yaşanan nüfus politikası eksen kaymalarının nedenlerini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 54Soru →

Türkiye'de kentsel yerleşmelerin fonksiyonel gelişimi incelendiğinde; bazı şehirlerin başlangıçta küçük birer yerleşme (köy veya kasaba) iken, stratejik sanayi yatırımları veya doğal kaynakların işletilmeye başlanmasıyla hızla büyüdüğü ve 'monofonksiyonel' (tek baskın fonksiyonlu) bir karakter kazandığı görülür. Buna göre, aşağıdaki şehirlerden hangisinin kentsel gelişim öyküsü ve temel fonksiyonu, yukarıda belirtilen sürece ve 'Kırıkkale' şehrinin gelişimine en fazla benzerlik gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batman

Cevap

Batman şehri, Kırıkkale gibi başlangıçta küçük bir yerleşme iken (İluh köyü) petrolün bulunması ve rafineri yatırımlarıyla hızla büyüyerek sanayi ve maden şehri kimliği kazanmıştır.
Kırıkkale, Cumhuriyet döneminde kurulan ağır sanayi ve savunma sanayi yatırımlarıyla küçük bir köyden modern bir şehre dönüşmüştür. Batman da benzer şekilde, 1950'lerden sonra petrol kaynaklarının işletilmesi ve sanayi tesislerinin kurulmasıyla 'İluh' adlı küçük bir yerleşmeden hızla büyüyerek il merkezi haline gelmiş bir maden ve sanayi şehridir. Her iki şehir de kentsel kimliğini belirli bir ekonomik fonksiyona borçludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kırıkkale'nin gelişim sürecini analiz et
Kırıkkale, Cumhuriyet öncesinde 'Kırık Köyü' adında küçük bir yerleşmeyken, Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) fabrikalarının kurulmasıyla bir savunma sanayi şehrine dönüşmüştür.
Soruda istenen 'monofonksiyonel gelişim' ve 'küçük yerleşmeden hızlı büyüme' modelini anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin gelişim kökenlerini karşılaştır
Batman, 1940'larda petrolün keşfi ve ardından kurulan rafineri ile küçük bir köyden (İluh) hızla bir sanayi kentine dönüşmüştür. Diğer şehirler ise (Trabzon, Konya, Edirne) tarihsel süreçte zaten önemli birer merkezdir.
Kırıkkale ile aynı büyüme paternine (köyden sanayi şehrine) sahip olan merkezi tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Sanayi ve Maden Fonksiyonuna Bağlı Şehirleşme
Soru 55Soru →

Türkiye’nin Cumhuriyet'ten günümüze kadar olan demografik süreci; uygulanan politikaların niteliği, hızı ve toplumsal öncelikleri bakımından üç temel döneme ayrılmaktadır. Aşağıdaki tabloda bu dönemler ve politikaların temel yönelimleri özetlenmiştir:

DönemSüreçPolitika TürüTemel Gerekçe
I. Dönem19231923-19651965Pronatalist (Artış Yanlısı)İş gücü ve askeri savunma kapasitesini artırma
II. Dönem19651965-20122012Antinatalist (Artış Hızını Düşürücü)Kalkınma hızı ve demografik yatırımların maliyeti
III. Dönem20122012-GünümüzPronatalist (Artış Yanlısı)?

Buna göre, tablodaki "?" alanına aşağıdakilerden hangisinin getirilmesi, Türkiye'nin güncel demografik dinamikleri ve "demografik fırsat penceresi" kavramı göz önüne alındığında en doğru gerekçelendirme olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,12,1'in altına düşmesi ve nüfusun yaşlanma riskinin artması

Cevap

Toplam doğurganlık hızının nüfusun yenilenme düzeyi olan 2,12,1'in altına düşmesi ve nüfusun yaşlanma riskinin artması
Türkiye'de 20122012 yılından itibaren izlenen nüfus politikasının temel gerekçesi, doğurganlık hızının nüfusun kendini yenileyebilmesi için gerekli olan 2,12,1 seviyesinin altına düşmesidir. Bu durum uzun vadede iş gücü arzının azalması, yaşlı nüfusun ekonomik yükünün artması ve 'demografik fırsat penceresi' olarak adlandırılan ekonomik avantaj döneminin kapanması riskini doğurduğu için devlet tekrar artış hızını yükseltmeye yönelik teşvikler uygulamaya başlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki üç ana dönemin (19231923-19651965, 19651965-20122012, 20122012-Günümüz) kronolojik ve politik karakterini karşılaştırın.
Politikaların artırma (pronatalist) ve azaltma (antinatalist) arasında gidip geldiği gözlemlenir.
Türkiye'nin demografik evrimindeki kırılma noktalarını tespit etmek için gereklidir.
2
Güncel verilerdeki 'toplam doğurganlık hızı' (yaklaşık 1,51,5) ile demografik 'yenilenme eşiği' (2,12,1) arasındaki ilişkiyi değerlendirin.
Doğurganlık hızının kritik eşiğin altına indiği ve nüfusun yaşlanma eğilimine girdiği anlaşılır.
Politika değişikliğinin bilimsel ve istatistiksel gerekçesini anlamak için gereklidir.
3
Demografik fırsat penceresinin kapanma riskini (yaşlı nüfusun çalışma çağındaki nüfusa göre artması) analiz edin.
Üçüncü dönemdeki pronatalist söylemin 'genç yapıyı koruma' amacı taşıdığı sonucuna varılır.
Fırsat penceresi avantajının kaybedilme riskini görmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Demografik Dönüşüm Modeli ve Nüfus Politikalarının Gerekçeleri

Alternatif Yöntem

Nüfus piramidindeki taban daralmasını (doğumların azalması) görselleştirerek, bu daralmanın gelecekteki faal nüfus üzerindeki olumsuz etkisini düşünmek çözümü kolaylaştırabilir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 56Soru →

Türkiye’nin son yıllardaki nüfus değişimleri incelendiğinde; doğum oranlarının düştüğü, sağlık hizmetlerinin gelişmesine bağlı olarak ortalama yaşam süresinin uzadığı ve yaşlı nüfus miktarının arttığı görülmektedir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanan bu bilgilere göre, Türkiye nüfusunun yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfusun ortanca yaş değeri yükselmektedir.

Cevap

Nüfusun ortanca yaş değerinin yükseldiği söylenebilir.
Nüfusun ortanca yaş değerinin yükselmesi, bir toplumun yaşlanma sürecine girdiğinin temel kanıtıdır. Türkiye'de doğum oranlarının düşmesi tabanı daraltırken, ortalama ömrün uzaması üst yaş gruplarının payını artırmakta, bu da nüfusun yaş ortalamasını yukarı çekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ipuçlarını analiz et.
Doğum oranları düşüyor, yaşam süresi uzuyor, yaşlı nüfus artıyor.
Sorunun kökünde verilen demografik değişimlerin nüfus yapısı üzerindeki etkisini belirlemek gerekir.
2
Değişimlerin 'ortanca yaş' kavramı ile ilişkisini kur.
Genç nüfus azalırken yaşlı nüfus arttığı için nüfusu ikiye bölen orta nokta (ortanca yaş) yukarı kayar.
Ortanca yaş, bir ülkedeki nüfusun yaşlanıp yaşlanmadığını gösteren en temel demografik göstergedir.

Anahtar Kavram

Nüfusun Yaş Yapısı ve Ortanca Yaş Trendi

İpuçları

1
Nüfusun yaşlanması, yaş gruplarının ağırlık merkezinin yukarı kayması demektir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin nüfus piramitlerinin zaman içindeki değişimini inceleyerek tabanın daralmasının ne anlama geldiğini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 57Soru →

Türkiye'deki kentsel yerleşmelerin kurulup gelişmesinde; tarım, sanayi, ticaret, madencilik veya turizm gibi çeşitli ekonomik fonksiyonlar belirleyici olmaktadır.

Buna göre, aşağıda verilen şehir ve bu şehrin gelişiminde en etkili olan temel fonksiyon eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sinop — Sanayi

Cevap

Sinop — Sanayi eşleştirmesi yanlıştır; çünkü Sinop sanayisi gelişmiş bir şehir değil, bir liman-turizm kentidir.
Sinop, Karadeniz kıyısında doğal bir limana sahip olmasına rağmen, Küre Dağları'nın iç kesimlerle olan ulaşımı engellemesi nedeniyle sanayi kenti olarak gelişememiştir. Bu durum şehrin hinterlandının dar olmasıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şehirlerin Türkiye ekonomisindeki temel rollerini analiz et.
Batman petrol (maden), Karabük demir-çelik (sanayi), Antalya turizm ve Konya tarım ile özdeşleşmiştir.
Her şehrin gelişimini tetikleyen baskın bir ekonomik faaliyet vardır.
2
Sinop şehrinin coğrafi özelliklerini ve sanayi potansiyelini değerlendir.
Sinop'un hinterlandı (art bölgesi) Küre Dağları nedeniyle dardır ve ulaşım gelişmemiştir.
Ulaşım ve pazarlama imkanlarının kısıtlı olduğu yerlerde sanayi fonksiyonu gelişemez.

Anahtar Kavram

Şehirlerin Fonksiyonel Sınıflandırılması

Daha Fazla Pratik

Sinop limanının gelişimini engelleyen 'hinterland' kavramını ve bunun Samsun ile kıyaslamasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 58Soru →

Türkiye'de köy altı yerleşmeleri; kuruldukları arazinin mülkiyet yapısına, temel geçim kaynağının niteliğine ve ekonomik faaliyetin yıl içerisindeki sürekliliğine göre 'geçici' veya 'kalıcı' olarak gruplandırılmaktadır. Bir yerleşmenin kalıcı statü kazanmasında tarımsal üretimin sürekliliği ve arazinin şahıs mülkiyetine konu olması temel belirleyicilerdir.

Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde verilen köy altı yerleşme çifti hem yerleşme süresi (kalıcılık) hem de temel ekonomik fonksiyonu (tarım ve hayvancılık birlikteliği) bakımından benzerlik gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mezra - Çiftlik

Cevap

Mezra ve çiftlik yerleşmeleri hem süreklilikleri hem de ekonomik faaliyet türleri bakımından benzerdir.
Mezra ve çiftlik yerleşmeleri, Türkiye coğrafyasında kalıcı (sürekli) köy altı yerleşmeleri grubunda yer alır. Her iki yerleşme tipinde de ekonomik yapı sadece tek bir faaliyete dayanmaz; tarımsal üretim ile hayvancılık faaliyetleri entegre bir şekilde, yıl boyunca sürdürülür. Bu durum mülkiyetin şahıslara ait olmasıyla desteklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Yerleşme sürelerinin sınıflandırılması
Kalıcı yerleşmeler: Mahalle, Divan, Mezra, Çiftlik. Geçici yerleşmeler: Yayla, Kom, Ağıl, Oba, Dam, Dalyan.
Soruda istenen 'kalıcılık' kriterini sağlayan grupları belirlemek gerekir.
2
Ekonomik fonksiyonların analiz edilmesi
Mezra ve Çiftlik: Tarım + Hayvancılık. Dalyan: Balıkçılık. Yayla, Oba, Kom, Ağıl: Hayvancılık.
Kalıcı yerleşmeler arasından fonksiyonu 'tarım ve hayvancılık' olan eşleşmeyi bulmak gerekir.
3
Seçeneklerin karşılaştırılması
Mezra ve çiftlik her iki kriteri (Kalıcı + Tarım/Hayvancılık) de karşılamaktadır.
Dalyan-Kom eşleşmesi her ne kadar her ikisi de geçici olsa da fonksiyonel olarak (balıkçılık vs. hayvancılık) ayrıldıkları için elenir.

Anahtar Kavram

Köy Altı Yerleşmelerinin Tasnifi

İpuçları

1
Kalıcı yerleşmeler genellikle tarımsal faaliyetin yapılabildiği düz veya az engebeli alanlarda yoğunlaşır.
2
Dalyan, Türkiye'deki diğer köy altı yerleşmelerinden farklı olarak hayvancılık veya tarım değil, balıkçılık amacıyla kurulur.
3
Mezra, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da; çiftlik ise Marmara, Ege ve İç Anadolu'da yaygın olan kalıcı yerleşme tipleridir.

Daha Fazla Pratik

Yerleşme tiplerinin Türkiye haritası üzerindeki yoğunlaştığı bölgeleri (Örn: Batı Karadeniz - Divan) tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru →

Türkiye'de nüfusun dağılışı üzerinde doğal faktörlerin etkisi oldukça belirgindir. Genellikle yer şekillerinin engebeli ve dağlık olduğu alanlarda nüfus seyrektir. Ancak bazı alanlar, yer şekilleri engebeli olmasına rağmen iklim koşullarının elverişli olması ve dar kıyı şeridinin sunduğu avantajlar sayesinde yoğun nüfuslanmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen yerlerden hangisi bu duruma örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz kıyı kuşağı

Cevap

Doğu Karadeniz kıyı kuşağı, yer şekillerinin dağlık olmasına rağmen iklimin elverişli olması ve nüfusun dar kıyı şeridinde toplanması nedeniyle yoğun nüfuslanmıştır.
Doğu Karadeniz kıyı kuşağı, Kaçkar Dağları gibi engebeli yer şekillerine sahip olmasına karşın, nemli ve ılıman iklim özellikleri ile tarımsal faaliyetlerin kıyıda toplanması sayesinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir nüfus yoğunluğuna sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Kriter analizi yap
Soruda istenen özellik: Yer şekilleri engebeli fakat nüfus yoğunluğu fazladır.
Genel kuralın (engebe = seyrek nüfus) istisnasını bulmak gerekir.
2
Seçenekleri değerlendir
Tuz Gölü sade ama seyrek; Hakkari, Taşeli ve Yıldız Dağları hem engebeli hem seyrektir.
Doğal faktörlerin (iklim ve yer şekilleri) nüfus üzerindeki bileşke etkisini saptamak gerekir.
3
Doğu Karadeniz'i incele
Kıyı boyunca ılıman iklim ve ekonomik faaliyetler nüfusun dar bir alana sıkışmasına ve yoğunluğun artmasına neden olur.
İklimin yer şekillerine göre daha belirleyici bir çekim gücü oluşturduğunu doğrulamak içindir.

Anahtar Kavram

Nüfus Dağılışında İklim ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Genellikle engebeli yerler seyrektir ama kıyı bölgelerimizde bu durum iklimle değişebilir.

Daha Fazla Pratik

Menteşe Yöresi ile Doğu Karadeniz Kıyı Kuşağı arasındaki nüfus yoğunluğu farkını nedenleriyle araştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 60Soru →

Türkiye'de 19231923-19651965 yılları arasında uygulanan nüfus artırıcı politikalar, 19601960'lı yıllardan itibaren yerini nüfusun niteliğini iyileştirmeyi ve artış hızını kontrol altına almayı hedefleyen politikalara bırakmıştır. 19651965 yılında yürürlüğe giren "Nüfus Planlaması Kanunu" bu değişimin en somut adımı olmuştur. Bu politika değişikliğinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus artış hızının düşürülmesi yoluyla mevcut toplam nüfus miktarının azaltılmasının hedeflenmesi

Cevap

Türkiye'de uygulanan nüfus politikaları hiçbir zaman toplam nüfus miktarını azaltmayı değil, nüfus artış hızını düşürerek ekonomik kalkınma ile uyumlu hale getirmeyi hedeflemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti tarihinde uygulanan hiçbir nüfus politikası, toplam nüfus miktarını sayısal olarak azaltmayı hedeflememiştir. 19651965 yılında kabul edilen Nüfus Planlaması Kanunu'nun temel amacı, nüfusun artış hızını düşürerek bu hızı ekonomik kalkınma hızıyla uyumlu hale getirmek, anne ve çocuk sağlığını korumak ve nüfusun niteliğini (eğitim, sağlık vb.) iyileştirmektir. Nüfus artış hızı binde 11 olsa dahi toplam nüfus artmaya devam eder; miktarın azalması için artış hızının eksi değerlere düşmesi gerekir ki Türkiye'de böyle bir durum yaşanmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
19651965 sonrası nüfus politikalarındaki eksen kaymasını analiz et.
19231923-19651965 arası sayısal artış odaklıyken, 19651965 sonrası nitelik ve kontrol odaklı hale gelmiştir.
Politikanın değişme nedenlerini doğru sınıflandırmak için dönemsel farkları anlamak gerekir.
2
"Nüfus Artış Hızı" ile "Toplam Nüfus Miktarı" arasındaki farkı değerlendir.
Nüfus artış hızı binde 55 bile olsa (pozitif olduğu sürece) toplam nüfus miktarı artmaya devam eder.
Artış hızını düşürme hedefi, toplam nüfusun azaltılacağı anlamına gelmez.

Anahtar Kavram

Nüfus Artış Hızı ve Nüfus Politikaları İlişkisi

Alternatif Yöntem

Mantık yoluyla eleme: Seçeneklerdeki 'artış hızı' ve 'toplam miktar' kavramlarına odaklanın. Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde nüfus miktarını azaltmak (negatif artış) hiçbir zaman hedef olmamıştır; sadece kontrolsüz büyüme engellenmek istenmiştir.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 3 / 29Sonraki