Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 381Soru

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak ve ürün desenini çeşitlendirmek amacıyla Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ve Konya Ovası Projesi (KOP) gibi büyük sulama yatırımları hayata geçirilmiştir. Bu projeler sayesinde, geçmişte su yetersizliği nedeniyle ekimi yapılamayan pek çok ürünün üretim alanı iç bölgelere doğru genişlemiştir.

Ancak bazı tarım ürünlerinin coğrafi dağılışı üzerinde sulama olanaklarından ziyade "termik kısıtlamalar" (düşük sıcaklıklar ve don olayı) temel sınırlayıcı faktördür.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin üretim alanının sulama olanaklarının artırılmasına rağmen İç Anadolu veya Doğu Anadolu gibi kış mevsiminin sert geçtiği bölgelere doğru genişlemesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Turunçgiller

Cevap

Turunçgiller (Narenciye)
Turunçgiller, tropikal ve subtropikal kökenli bitkiler oldukları için kış mevsiminde yüksek sıcaklık (kış ılıklığı) isterler. Türkiye'nin iç kesimlerinde (İç ve Doğu Anadolu) kış sıcaklıkları sık sık donma noktasının altına iner. Barajlar ve kanallar aracılığıyla yapılan sulama, toprağın nemini artırsa da havanın sıcaklığını artırmaz. Bu nedenle turunçgillerin doğal yetişme sınırı sadece kıyı kuşakları ve bazı mikroklima alanları ile sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sulama ve sıcaklık kısıtlamaları arasındaki farkı analiz etme.
Sulama (GAP, KOP vb.) sadece 'su' ihtiyacını çözer; ancak bir ürünün yetişmesi için gereken 'ısı' ve 'kış ılıklığı' ihtiyacını karşılayamaz.
Teknoloji su taşıyabilir ama açık alandaki iklimi (sıcaklığı) değiştiremez.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin yetişme koşullarını değerlendirme.
Pamuk, mısır ve soya fasulyesi yazın su verildiğinde iç bölgelerde yetişebilir. Ancak turunçgiller (portakal, mandalina, limon vb.) kışın sıcaklığın 0C0^{\circ}C altına düştüğü yerlerde yaşayamaz.
İç bölgelerde kış donları şiddetli olduğu için termik sınır aşılamaz.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Doğal Sınırlar: Sulama vs. Kış Ilıklığı

İpuçları

1
Soruda teknolojinin (sulamanın) aşamadığı 'doğal engeli' bulmanız isteniyor.
2
Bir ürünün yetişmesi için su yeterli olsa da, o ürün eğer 'kış ılıklığı' istiyorsa iç bölgelerdeki ayazlara dayanamaz.
3
Akdeniz ikliminin tanıtıcı ürünü olup, don olaylarından anında etkilenen meyve grubunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Çay ve zeytin gibi ürünlerin de benzer şekilde kış ılıklığı ve nem ihtiyacı nedeniyle iç bölgelere yayılamadığını unutmayın.
Tahmini Süre:55s
Soru 382Soru

Türkiye'de bazı sanayi merkezleri, birden fazla kuruluş faktörünün (ham madde, ulaşım, pazar) farklı sanayi kolları üzerinde eş zamanlı etkili olduğu karma bir yapı sergiler. Bir sanayi merkezinde;

* Hinterlandın genişliği ve liman olanakları nedeniyle ham maddesi şehir dışından (Artvin-Murgul) gelen bir metalürji (bakır) tesisi,
* Yakın çevresindeki alüvyal ovaların sağladığı tarımsal potansiyele bağlı olarak gelişen ham madde endeksli bir tütün/sigara tesisi,
* Ham maddesinin (fosfat) büyük oranda ithal edilmesi nedeniyle liman ve ulaşım avantajına bağlı olarak kurulan bir gübre (kimya) tesisi,

aynı anda faaliyet göstermektedir. Bu özelliklerin tamamını bünyesinde barındıran sanayi merkezi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Samsun

Cevap

Samsun şehri; metalürji (bakır), tarıma dayalı sanayi (tütün) ve kimya sanayisini (gübre) farklı kuruluş faktörleriyle birleştiren merkezdir.
Samsun merkezinde bulunan Karadeniz Bakır İşletmeleri, ham maddesini dışarıdan (Artvin) alarak ulaşım faktörüyle faaliyet gösterirken; aynı merkezdeki sigara sanayisi çevredeki tütün üretimine (ham maddeye yakınlık) dayanır. Ayrıca Toros Gübre gibi tesisler ithal girdi ihtiyacı nedeniyle liman avantajını kullanmaktadır. Bu üç farklı dinamiğin birleştiği tek merkez Samsun'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Metalürji faktörünü analiz etme
Samsun'daki bakır işletmelerinin ham maddesi Artvin-Murgul'dan gelmektedir; kuruluş yeri 'ulaşım/liman' faktörüyle açıklanır.
Murgul'da ham madde olmasına rağmen liman kapasitesi ve hinterland genişliği nedeniyle işleme tesisi Samsun'da kurulmuştur.
2
Tarıma dayalı sanayiyi değerlendirme
Bafra ve Çarşamba ovaları tütün üretimi için elverişlidir, bu durum sigara fabrikasının 'ham maddeye yakınlık' ilkesiyle kurulmasını sağlamıştır.
Bölgenin ekolojik koşulları sanayi için gerekli girdiyi doğrudan sağlamaktadır.
3
Kimya/Gübre sanayisini inceleme
Gübre sanayisinde kullanılan fosfatın çoğu ithal edildiği için fabrikalar liman şehirlerinde toplanmıştır.
Ulaşım maliyetlerini minimize etmek amacıyla ham maddenin ülkeye giriş yaptığı noktalar tercih edilir.
4
Tüm faktörleri sentezleme
Bakır (Ulaşım) + Tütün (Ham Madde) + Gübre (Ulaşım) kombinasyonu Samsun'da birleşir.
Şehir, Karadeniz Bölgesi'nin en geniş hinterlandına ve ulaşım çeşitliliğine sahip olması nedeniyle bu karma yapıyı barındırır.

Anahtar Kavram

Sanayi Kuruluş Yerini Etkileyen Faktörlerin Karma Etkisi

İpuçları

1
Karadeniz Bölgesi'nin sanayisi en gelişmiş olan ve en geniş hinterlandına sahip liman şehrini düşünün.
2
Bakırın çıkarıldığı yer olan Artvin-Murgul'dan Samsun'a taşınarak işlendiğini ve bunun temel sebebinin 'ulaşım' olduğunu hatırlayın.
3
Bafra ve Çarşamba gibi iki büyük delta ovasına sahip olan ve tütün üretiminde söz sahibi olan merkeze odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Farklı sanayi kollarının kuruluş faktörlerini (Maden, Tarım, Enerji) bir tablo yaparak Karadeniz ve Ege bölgeleri için karşılaştırın.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 383Soru

Türkiye'de uygulanan bölgesel kalkınma planları; bölgeler arası gelişmişlik farklarını azaltmak adına farklı iktisadi modeller üzerine inşa edilmiştir. Bazı projeler, bölgenin "atıl kalmış doğal potansiyelini" (su, toprak, mera vb.) fiziksel altyapı yatırımlarıyla mobilize etmeyi hedeflerken; bazıları ise "miadını doldurmaya başlayan veya tek yönlü gelişmiş olan sanayi yapısını" modernize ederek sektörel çeşitliliği sağlamayı amaçlar.

Buna göre, aşağıda verilen kalkınma projelerinden hangisinin temel ekonomik çıkış noktası, diğerlerinden farklı olarak mevcut bir sanayi odağındaki "yapısal daralma riskini" yönetmektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi

Cevap

Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi
Zonguldak-Bartın-Karabük (ZBK) Projesi'nin temel çıkış noktası, bölgedeki taş kömürü işletmelerinin (TTK) ve Kardemir gibi tesislerin özelleştirilmesi veya küçülmesi durumunda bölge ekonomisinin yaşayacağı sarsıntıyı önlemektir. Bu nedenle proje, bölgeyi tek bir sektöre bağımlı olmaktan kurtarıp hizmet, tarım ve diğer sanayi kollarını geliştirmeyi hedefler. Diğer projeler ise daha çok 'kaynak seferberliği' (mobilizasyon) üzerinedir.

Adım Adım Çözüm

1
Projelerin temel felsefesini analiz etme
GAP, KOP, DAP ve DOKAP gibi projelerin temelinde henüz tam kapasiteyle kullanılmayan doğal kaynakların (su, mera, yayla) ekonomiye kazandırılması yatar.
Bu projeler 'gelişme' odaklıdır; yani mevcut bir potansiyeli yukarı çekmeye çalışırlar.
2
ZBK Projesi'nin özgün durumunu inceleme
ZBK bölgesi (Zonguldak, Bartın, Karabük) halihazırda Türkiye'nin en eski ağır sanayi merkezlerinden biridir.
Ancak taş kömürü havzasındaki üretim maliyetlerinin artması ve demir-çelik tesislerinin modernizasyon ihtiyacı, bölgeyi bir 'yapısal kriz' eşiğine getirmiştir.
3
Sonuç çıkarma
ZBK projesi, diğerlerinden farklı olarak yeni bir kaynak bulmak yerine, mevcut sanayinin yarattığı 'tek yönlü bağımlılığı' kırmak ve ekonomik çöküş riskini yönetmek için planlanmıştır.
Bu durum projeyi bir 'yapısal dönüşüm' projesi yapar.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Stratejik Farklılıkları

İpuçları

1
Soruda bahsedilen projelerden hangisinin bulunduğu bölge, Cumhuriyetin ilk yıllarından beri 'ağır sanayi' ile özdeşleşmiştir?
2
Projelerin çoğu 'bir şeyler inşa edip üretim başlatmak' üzerinedir; ancak biri 'mevcut üretimin risklerini dağıtmak' üzerinedir.
3
Taş kömürü havzası ve Kardemir tesislerinin geleceği hangi projenin temelini oluşturur?

Daha Fazla Pratik

Bölgesel kalkınma projelerinin kapsadığı illeri ve her projenin 'en büyük' yatırımını (örneğin GAP için Atatürk Barajı, KOP için Mavi Tünel) eşleştiren bir çalışma yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 384Soru

Türkiye'de maden işleme tesislerinin (metalurji) kuruluş yeri belirlenirken hammaddeye yakınlık, enerji kaynağına yakınlık ve ulaşım (liman) olanakları gibi temel faktörler dikkate alınır. Bazı tesisler hammaddenin çıkarıldığı alanlara kurulurken, bazıları ise ağır tonajlı ürünlerin sevkiyatını kolaylaştırmak amacıyla liman kentlerine veya yüksek yakıt ihtiyacını karşılamak için enerji kaynağına yakın alanlara inşa edilmiştir.

Buna göre, aşağıda verilen maden işleme tesisi ve bu tesisin kuruluş yerinin belirlenmesindeki temel faktör eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İskenderun Demir-Çelik Fabrikası - Enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık

Cevap

İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın kuruluş yeri, enerji kaynağına yakınlık değil; ulaşım ve liman olanakları faktörü ile belirlenmiştir.
İskenderun Demir-Çelik Fabrikası (İSDEMİR), Türkiye'nin en büyük demir-çelik tesislerinden biridir. Bu tesisin Hatay'da kurulmasının temel nedeni, Sivas ve Malatya'dan gelen demirin ve dışarıdan ithal edilen taş kömürünün liman aracılığıyla kolayca taşınabilmesi ve üretilen mamulün deniz yoluyla pazarlanabilmesidir. Yani burada baskın faktör 'Ulaşım'dır. Enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık ise Karabük ve Ereğli tesisleri için geçerli olan temel faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki demir-çelik fabrikalarının yer seçim kriterlerini analiz et.
Demir-çelik üretiminde yüksek enerji (taş kömürü) ve ağır hammadde (demir) sevkiyatı gerekir.
Kuruluş yerleri ya enerjiye, ya hammaddeye ya da ulaşıma yakın olmalıdır.
2
Karabük, Ereğli ve İskenderun fabrikalarını karşılaştır.
Karabük ve Ereğli tesisleri Zonguldak taş kömürü havzasına (enerji) yakınken, İskenderun tesisi liman (ulaşım) avantajı nedeniyle kurulmuştur.
İskenderun'da ne demir cevheri ne de taş kömürü yatağı bulunmaktadır; her ikisi de dışarıdan getirilmektedir.
3
Diğer maden tesislerini (Bakır, Alüminyum, Krom) değerlendir.
Samsun'da bakır (ulaşım), Seydişehir'de alüminyum (hammadde) ve Elazığ'da krom (hammadde) eşleşmeleri doğrudur.
Bu tesislerin her biri Türkiye coğrafyasındaki sanayi yer seçimi ilkelerine uygun örneklerdir.

Anahtar Kavram

Maden İşleme Tesislerinin Yer Seçimi İlkeleri

İpuçları

1
Sanayi tesisleri ya hammaddenin yanına, ya enerji kaynağının yanına ya da ulaşımın kolay olduğu limanlara kurulur.
2
Demir-çelik fabrikalarımızdan Karabük ve Ereğli 'enerji' (kömür) odaklıdır; İskenderun'un ise en büyük özelliği liman kentidir.
3
İskenderun'da taş kömürü yatağı yoktur; enerji kaynağına yakınlık faktörü burada geçerli değildir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer metalurji tesislerini (Bor - Bandırma, Fosfat - Mazıdağı) benzer kriterlerle inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 385Soru

Sanayide çeliğin sertleştirilmesinde, ampul filamanlarının yapımında ve özellikle yüksek ısıya dayanıklılığı nedeniyle uzay-havacılık teknolojilerinde hammadde olarak kullanılan stratejik madenlerden biridir. Türkiye'deki en önemli rezervleri Bursa - Uludağ çevresinde yoğunlaşmıştır. Bu özellikleri verilen yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wolfram (Volfram)

Cevap

Wolfram (Volfram)
Wolfram (Volfram), çok yüksek sıcaklıklara dayanabilen, sert ve stratejik bir metaldir. Bu özellikleri nedeniyle savunma sanayisinde ve uzay teknolojilerinde kritik öneme sahiptir. Türkiye'de bu madenin en önemli ve bilinen rezerv sahası Bursa-Uludağ'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Kullanım alanlarını analiz etme
Madenin çelik sertleştirme, ampul filamanı ve uzay-havacılık teknolojilerinde kullanıldığı belirlendi.
Wolfram, 3422C3422^{\circ}C ile en yüksek erime noktasına sahip metal olduğu için bu alanlarda tercih edilir.
2
Çıkarım merkezini kontrol etme
Türkiye'deki en önemli yatağın Bursa - Uludağ olduğu tespit edildi.
Uludağ, Türkiye'deki tek ve en büyük işletilebilir Wolfram rezervine ev sahipliği yapmış olan sahadır.
3
Seçeneklerle eşleştirme
Hem kullanım alanı hem de konumu uyan tek madenin Wolfram olduğu onaylandı.
Diğer madenlerin (Manganez, Kurşun vb.) çıkarım merkezleri ve sanayi kullanım amaçları farklılık göstermektedir.

Anahtar Kavram

Wolfram'ın Sanayi Kullanımı ve Rezerv Dağılımı

İpuçları

1
Soruda bahsedilen maden, periyodik tabloda 'W' simgesiyle gösterilen ağır bir metaldir.
2
Ampullerin içindeki o çok ince, ışık saçan tellerin (filaman) yapımında bu maden kullanılır.
3
Türkiye'de bu maden denilince akla gelen tek ve en önemli dağ Bursa'daki Uludağ'dır.

Daha Fazla Pratik

Diğer stratejik madenlerin (Bor, Trona, Barit) Türkiye haritasındaki en önemli çıkarım noktalarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 386Soru

Sanayi tesislerinde ve elektrik üretiminde faydalanılan enerji kaynakları, doğal süreçlerde kendini yenileyebilme durumlarına göre iki ana gruba ayrılır. Buna göre; linyit, güneş, taş kömürü ve rüzgâr gibi kaynaklar değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisinde sadece yenilenemez (kullanıldıkça tükenen) enerji kaynakları bir arada verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit ve Taş kömürü

Cevap

Linyit ve Taş kömürü yenilenemez (kullanıldıkça tükenen) enerji kaynaklarıdır.
Doğru cevap linyit ve taş kömürüdür. Bu kaynaklar jeolojik devirlerde oluşmuş, rezervleri sınırlı olan fosil yakıtlardır. Tüketildiklerinde kısa sürede yerlerine yenisi gelmediği için 'yenilenemez' enerji kaynakları olarak sınıflandırılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen kaynakların oluşum özelliklerini (fosil mi, atmosferik/doğal döngüsel mi) belirle.
Linyit ve taş kömürü maden rezervi (fosil); güneş ve rüzgâr ise atmosferik/doğal kaynaklardır.
Kaynakları yenilenebilirlik durumlarına göre sınıflandırmak için kökenlerini bilmek gerekir.
2
Kullanıldıkça tükenen (yenilenemez) kaynakları seç.
Sadece linyit ve taş kömürü yenilenemez gruptadır.
Soru kökü bizden sadece yenilenemez olanların eşleştirilmesini istemiştir.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir ve Yenilenemez Enerji Kaynakları

İpuçları

1
Bir kaynağın 'yenilenemez' olması, yeraltından çıkarılan ve kullanıldıkça azalan bir maden/fosil yakıt olması anlamına gelir.
2
Güneş her gün doğar ve rüzgâr sürekli eser; dolayısıyla bu ikisi kullanmakla tükenmez (yenilenebilirdir).
3
Verilen kaynaklar arasından maden olarak çıkarılan ve yakılarak tüketilenleri (linyit ve taş kömürü) aramalısın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de yenilenebilir enerji kaynaklarından (hidroelektrik, jeotermal, rüzgâr) elde edilen elektrik üretimi oranlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 387Soru

Türkiye'de bölgeler arası ekonomik ve sosyal farklılıkları gidermek amacıyla hazırlanan bölgesel kalkınma projeleri, uygulandıkları yörenin mevcut kaynaklarına ve sektörel potansiyeline odaklanmaktadır. Bu bağlamda;

• Taş kömürü havzasındaki işletmeleri rehabilite ederek kârlı hâle getirmek,
• Demir-çelik sanayisindeki mevcut tesislerin modernizasyonunu sağlamak,
• Bölgedeki ekonomik yapıyı çeşitlendirmek amacıyla tarım, hayvancılık ve ormancılık faaliyetlerini desteklemek,
• Üretilen sanayi ürünlerinin uluslararası ticarete entegrasyonu için Filyos Limanı Projesi'ni hayata geçirmek

gibi temel amaçlar doğrultusunda planlanan bölgesel kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK)

Cevap

Öncüllerde özellikleri verilen bölgesel kalkınma projesi Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'dir (ZBK).
Verilen bilgilerde taş kömürü üretiminin kârlı hâle getirilmesi, demir-çelik tesislerinin modernizasyonu ve Filyos Limanı'nın yapımı vurgulanmaktadır. Bu hedeflerin tamamı Türkiye'nin en büyük ağır sanayi ve maden havzalarından biri olan Batı Karadeniz'i kapsayan Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'nin (ZBK) resmî amaçları arasında yer almaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen özellikleri analiz etme
Taş kömürü işletmeleri, demir-çelik sanayisi ve Filyos Limanı anahtar kelimeleri tespit edildi.
Kalkınma projelerini birbirinden ayıran en önemli faktör, odaklandıkları sektörel potansiyellerdir.
2
Anahtar kelimeleri bölgeler ve projelerle eşleştirme
Türkiye'nin en önemli taş kömürü yataklarının ve demir-çelik fabrikalarının (Erdemir, Kardemir) Batı Karadeniz bölümünde yer aldığı belirlendi.
Bölgenin yerel kaynakları doğrudan projenin adını ve kapsamını işaret eder.
3
Proje kapsamını doğrulama
Batı Karadeniz'deki bu sektörel hedefleri kapsayan, bölgedeki dışa göçü önlemeyi ve Filyos Limanı ile ulaşımı geliştirmeyi amaçlayan projenin ZBK Projesi olduğu kesinleştirildi.
Diğer projeler (KOP, DAP, DOKAP vb.) farklı coğrafi bölgelerde farklı sektörel amaçlara hizmet etmektedir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Kapsamı ve Temel Hedefleri

İpuçları

1
Öncüllerde bahsedilen taş kömürü ve demir-çelik sanayisinin Türkiye'de en yoğun bulunduğu coğrafi alanı düşününüz.
2
Filyos Limanı Karadeniz kıyısındadır ve bu proje üç ili kapsayan, ismini bu illerin baş harflerinden alan bir projedir.
3
Türkiye'nin en önemli taş kömürü havzası olan Zonguldak ve çevresini kapsayan projeye odaklanmalısınız.

Daha Fazla Pratik

Diğer bölgesel kalkınma projelerinin (örneğin DOKAP kapsamına sonradan alınan iller) güncel sınırları ile ilgili sorular çözerek pekiştirme yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Projeleri kodlayarak ayırabilirsiniz: DAP = Hayvancılık, DOKAP = Yayla Turizmi, KOP = Tarımsal Sulama, ZBK = Kömür ve Demir-Çelik.
Tahmini Süre:50s
Soru 388Soru

Türkiye'de iç ticaret, bölgeler arasındaki ekonomik etkileşimi ve mal akışını sağlayan en önemli unsurdur. Ülke genelinde iç ticaret hacminin oldukça yüksek olmasında bölgelerin coğrafi özellikleri, iklim çeşitliliği ve ekonomik uzmanlaşmaları temel rol oynamaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de iç ticaretin yoğun olarak gerçekleşmesine katkı sağlayan faktörler arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi kuruluşlarının ve üretim merkezlerinin ülke geneline dengeli (homojen) dağılmış olması

Cevap

Sanayi kuruluşlarının ülke geneline dengeli dağılmış olması iç ticareti geliştiren bir neden değildir; aksine ticaretin hacmini düşürebilecek bir durumdur.
Türkiye'de iç ticaretin canlı olmasının temel sebebi, bölgeler arasındaki 'farklılıklardır'. Sanayi tesislerinin ülke geneline homojen (dengeli) dağılmış olması durumunda, her bölge kendi ihtiyacını yerel olarak karşılayabileceği için bölgeler arası mal alım-satım ihtiyacı azalır. Oysa Türkiye'de sanayi batıda, hayvancılık doğuda, farklı tarım ürünleri farklı kıyılarda yoğunlaştığı için sürekli bir mal akışı söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
İç ticaretin temel mantığını kavra.
İç ticaret, bir bölgede olanın diğerinde olmaması veya bir bölgenin diğerinden daha fazla tüketmesi durumunda ortaya çıkar.
Ticaretin oluşması için bölgeler arası arz-talep dengesizliği ve üretim farkı gereklidir.
2
Seçeneklerdeki dağılım özelliklerini analiz et.
Sanayinin 'dengeli' dağılması, her bölgenin kendi sanayi ihtiyacını kendisinin üretmesi anlamına gelir.
Eğer her bölge her şeyi üretebilseydi, bölgeler arası mal sevkiyatına (ticarete) ihtiyaç azalırdı.
3
Türkiye'deki gerçek durumu değerlendir.
Türkiye'de sanayi Marmara ve Ege gibi batı bölgelerinde toplanmıştır. Bu durum, diğer bölgelerin sanayi ürünlerini batıdan almasına neden olarak iç ticareti devasa boyutlara ulaştırır.
Üretim ve tüketim merkezleri arasındaki mekansal kopukluk, ticari hacmi büyüten en temel unsurdur.

Anahtar Kavram

İç Ticaretin Dinamikleri ve Bölgesel Uzmanlaşma

İpuçları

1
Ticaretin olması için bölgeler arasında bir 'farklılık' veya 'eksiklik' olması gerektiğini düşünün.
2
Seçeneklerden hangisi gerçekleşirse bölgelerin birbirine olan ihtiyacı 'azalır'?
3
Sanayi her yerde aynı oranda olsaydı, İstanbul'dan Erzurum'a veya İzmir'den Van'a mal göndermeye gerek kalır mıydı?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki ticaret merkezlerini ve hinterland kavramını çalışarak bu konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 389Soru

Türkiye'nin enerji arz güvenliğini sağlamak ve enerji sepetini çeşitlendirmek amacıyla hayata geçirdiği nükleer güç santrali projelerinde (NGS) yer seçimi yapılırken birçok teknik ve güvenlik kriteri esas alınmıştır. Bu doğrultuda Mersin-Akkuyu ve Sinop sahalarının nükleer santral kurulumu için tercih edilmesinde aşağıdakilerden hangisinin temel belirleyici olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sismik riskin (deprem olasılığı) düşük olduğu jeolojik yapıya sahip olmaları ve deniz kıyısında yer alarak soğutma suyu temininin kolay olması

Cevap

Sismik riskin düşük olduğu jeolojik yapıya sahip olmaları ve deniz kıyısında yer alarak soğutma suyu temininin kolay olması
Nükleer santrallerin yer seçiminde en önemli faktör 'güvenlik' ve 'soğutma' ihtiyacıdır. Mersin-Akkuyu ve Sinop sahaları, Türkiye'nin aktif fay hatlarına en uzak ve sismik aktivitenin en düşük olduğu masif sahalarındandır. Ayrıca deniz kıyısında bulunmaları, reaktörün soğutulması için gerekli olan suyun kesintisiz ve bol miktarda temin edilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Nükleer santrallerin çalışma prensibini analiz et.
Reaktörlerde meydana gelen yüksek ısının tahliyesi için devasa miktarda su kaynağına ihtiyaç duyulur.
Nükleer santrallerin neden deniz veya büyük su kütlelerinin kenarına kurulduğunu anlamak için.
2
Güvenlik kriterlerini değerlendir.
Nükleer sızıntı riskine karşı santrallerin deprem fay hatlarından uzak, jeolojik olarak stabil alanlara kurulması gerekir.
Mersin ve Sinop'un Türkiye'nin deprem risk haritasındaki konumunu (masif/stabil alanlar) hatırlamak için.
3
Seçenekleri bu iki temel kriterle karşılaştır.
Deprem riskinin azlığı ve su temini vurgusu yapan seçenek doğru cevaptır.
Diğer ekonomik veya lojistik faktörlerin güvenliğin gerisinde kaldığını teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Nükleer Enerji Santrallerinde Yer Seçimi Kriterleri

İpuçları

1
Nükleer santrallerin güvenliği için yer kabuğunun hareketli (depremli) mi yoksa sabit mi olması gerekir?
2
Büyük miktarda ısı üreten bir reaktörü soğutmak için en ucuz ve en bol kaynak nedir?
3
Mersin ve Sinop'un Türkiye deprem haritasındaki yerini düşünün; bu bölgeler neden en güvenli sahalar olarak bilinir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer enerji santrallerinin (Linyit, Doğal Gaz, Hidroelektrik) kuruluş yeri seçimindeki temel farkları karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 390Soru

Türkiye'de demir-çelik sanayisinin tarihsel gelişimi ve mekânsal dağılışı incelendiğinde; ilk tesislerin (Karabük ve Ereğli) kuruluşunda enerji kaynağına (taş kömürü) yakınlık temel kriterken, daha sonra kurulan İskenderun ve İzmir gibi tesislerde ulaşım ve dış ticaret olanaklarının ön plana çıktığı görülür.

Günümüzde yeni kurulan modern demir-çelik tesislerinin (ark ocaklı tesisler) büyük oranda kıyı bölgelerinde ve liman şehirlerinde toplanmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi en fazladır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde ham madde olarak ithal hurda demir ve enerji kaynağı olarak ithal kömür kullanımının payının artması

Cevap

Modern demir-çelik tesislerinin kıyıya kurulmasının temel nedeni, ham madde olarak ithal hurda demir ve enerji olarak ithal kömür kullanımının yaygınlaşmasıyla limanların sağladığı lojistik avantajdır.
Doğru seçenek, Türkiye'nin modern demir-çelik üretiminde (ark ocaklı fırınlar) yerli cevherden ziyade ithal hurda demire olan bağımlılığını ve bu ham maddenin en az maliyetle limanlar üzerinden ülkeye giriş yapmasını açıklar. Aynı zamanda bu tesislerde kullanılan yüksek miktardaki kömürün de büyük oranda ithal edilmesi, tesislerin ulaşım avantajı nedeniyle kıyı bölgelerinde toplanmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi kuruluş faktörlerindeki değişimi analiz et.
Geleneksel tesislerin (Karabük) yerli kömüre dayalı olduğu, modern tesislerin ise dışa bağımlı ham madde yapısına sahip olduğu belirlendi.
Zamanla yerli kaynakların yetersizliği veya ekonomikliği, dış ticareti ön plana çıkarmıştır.
2
Modern 'ark ocaklı' tesislerin çalışma prensibini değerlendir.
Bu tesislerin maden cevheri yerine büyük oranda 'hurda demir' kullanarak üretim yaptığı saptandı.
Hurda demir Türkiye'de önemli bir ithalat kalemidir ve deniz yoluyla getirilmesi en ucuz yöntemdir.
3
Limanların sanayi üzerindeki etkisini yorumla.
İskenderun, İzmir (Aliağa) ve Kocaeli gibi noktaların hem ham madde girişi hem de mamul madde (çelik) ihracatı için stratejik olduğu sonucuna ulaşıldı.
Ağır sanayide taşıma maliyeti ürün fiyatını doğrudan etkilediği için liman avantajı kritik önemdedir.

Anahtar Kavram

Sanayide Lojistik ve Dış Ticaret Entegrasyonu

İpuçları

1
Geleneksel tesisler (Karabük/Ereğli) kömür madenlerine yakınlık gözetilerek kurulmuştur.
2
Modern tesislerin ham maddesi olan 'hurda demir' büyük oranda yurt dışından gemilerle gelmektedir.
3
Bir ağır sanayi kolunda ham madde ve enerji ithal ediliyorsa, tesislerin liman dışına kurulması nakliye maliyetini aşırı artırır.

Daha Fazla Pratik

İskenderun Demir-Çelik Fabrikası'nın neden Sivas'a değil de limana kurulduğunu 'hinterland' ve 'ulaşım' kavramları üzerinden tekrar inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 391Soru

Türkiye'de tarım-sanayi entegrasyonu çerçevesinde, bazı ürünlerin üretim alanları ile işleme tesisleri arasındaki mesafe oldukça kısadır. Bu durum genellikle hammaddenin hasat edildikten sonra hızla bozulabilir olmasıyla (fiziksel özellikler) açıklanırken; bazı ürünlerde ekim alanının sınırlandırılması veya belirli merkezlerde toplanması, nakliye maliyetlerinden ziyade idari kararlar, kalite standardizasyonu ve pazar dengesi gibi faktörlerle ilişkilidir.

Buna göre, aşağıdaki ürünlerden hangisinin Türkiye'deki ekim alanının coğrafi dağılışı üzerinde, 'ürünün fiziksel özelliklerinden kaynaklanan işleme aciliyeti' (bozulma riski) temel belirleyici unsur değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tütün

Cevap

Türkiye'de tütün ekim alanlarının sınırlandırılmasında temel neden, ürünün çabuk bozulması gibi fiziksel bir zorunluluk değil, devletin kalite kontrolü ve pazar dengesini sağlama politikasıdır.
Tütün, hasat edildikten sonra kurutma işleminden geçtiği için fiziksel yapısı itibarıyla dayanıklı bir üründür ve bozulmadan uzak fabrikalara sevk edilebilir. Türkiye'de tütün ekim alanlarının belirli bölgelerle (Ege, Karadeniz, Güneydoğu Anadolu'nun bazı kısımları) sınırlı kalmasının asıl nedeni, Türk tütününün dünya piyasasındaki kalitesini korumak, markalaşmış bölgeler dışındaki kalitesiz üretimi engellemek ve devletin stok yönetimini (pazar dengesini) kontrol altında tutmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hammaddenin bozulma riski ile fabrika konumu arasındaki ilişkiyi analiz etme
Şeker pancarı, çay ve konserve hammaddelerinin (sebze) hasat sonrası hızla bozulduğu için fabrikaya yakın olma zorunluluğu olduğu belirlenir.
Tarımsal sanayide yer seçimi ilkelerini ayırt etmek için gereklidir.
2
Tütünün fiziksel özelliklerini ve taşıma koşullarını değerlendirme
Tütünün kurutularak depolanabildiği ve bozulmadan taşınabildiği, dolayısıyla fabrikaya yakınlık zorunluluğunun fiziksel değil ekonomik/idari olduğu görülür.
Ürünün teknik özelliklerinin idari kararlardan farkını anlamak için gereklidir.
3
Devlet politikalarının ekim alanı üzerindeki etkisini karşılaştırma
Tütünün ekim alanlarının daraltılmasının temel sebebinin 'kaliteyi korumak' ve 'arz-talep dengesini sağlamak' olduğu saptanır.
KPSS müfredatındaki 'Devlet Kontrolündeki Ürünler' ve gerekçelerini sentezlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Sanayi ve Devlet Politikası İlişkisi

İpuçları

1
Hangi ürünün fabrikasının tarlaya uzak olması ürünün yapısını bozmaz?
2
Kurutulmuş bir tarım ürünü ile taze işlenmesi gereken bir ürünü kıyaslayın.
3
Tütün fabrikaları (sigara fabrikaları) Samsun, İzmir, Manisa, İstanbul, Tokat ve Malatya gibi illerde toplanmıştır; oysa şeker fabrikaları neredeyse her üretim bölgesine dağılmıştır.

Daha Fazla Pratik

Devlet kontrolündeki diğer ürünleri (kenevir, pirinç, şeker pancarı) ve her birinin kontrol edilme gerekçesini bir tablo halinde çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 392Soru

Türkiye'de ormanların coğrafi dağılışı, dikey kuşaklar oluşturması ve tür çeşitliliği üzerinde mutlak konum (enlem) ile göreceli konum (bakı, yükselti, nemlilik) faktörleri doğrudan etkilidir. Bu faktörlerin Türkiye'deki orman varlığı ve ağaç türleri üzerindeki etkileriyle ilgili olarak aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Anadolu Dağları'nın güneye bakan yamaçlarında güneşlenme süresi ve buharlaşmanın fazla olması, nem isteği yüksek olan kayın ağaçlarının bu yamaçlarda kuzeye bakan yamaçlara göre daha geniş alan kaplamasını sağlamıştır.

Cevap

Kuzey Anadolu Dağları'nın güneye bakan yamaçlarında kayın ağaçlarının daha geniş alan kapladığı ifadesi yanlıştır.
Kuzey Anadolu Dağları'nın güney yamaçlarında güneşlenme ve buharlaşmanın fazla olması kuraklığı artırır. Oysa kayın ağacı geniş yapraklı ve nem isteği oldukça yüksek bir türdür. Bu nedenle kayın ormanları, nemli hava kütlelerine açık olan ve buharlaşmanın daha az olduğu kuzey yamaçlarda yoğunlaşır. Güney yamaçlarda ise daha çok kurakçıl türler veya iğne yapraklı ağaçlar görülür.

Adım Adım Çözüm

1
Orman alt ve üst sınırı kavramlarını analiz et.
Alt sınırı nem, üst sınırı ise sıcaklık (enlem) belirler.
Türkiye'deki orman dağılışının temel prensiplerini doğrulamak için gereklidir.
2
Ağaç türlerinin iklim isteklerini karşılaştır.
Kayın nemli/serin, kızılçam kış ılıklığı, sarıçam ise soğuğa dayanıklılık ister.
Tür bazlı dağılış hatalarını tespit etmek için önemlidir.
3
Bakı etkisinin bitki üzerindeki sonucunu değerlendir.
Kuzey yamaçlar nemli/denizel, güney yamaçlar ise kurak/güneşlidir.
Kayın ağacının neden güney yamaçta yoğunlaşamayacağını açıklamak için temeldir.

Anahtar Kavram

Ormanların Dağılışını Etkileyen Faktörler (Alt ve Üst Sınır)

İpuçları

1
Orman alt sınırını belirleyen temel faktörün yağış ve nem olduğunu hatırlayın.
2
Bakı etkisi Türkiye'de dağların güney yamaçlarında sıcaklığı ve buharlaşmayı artırırken, kuzey yamaçlarda nemi korur.
3
Kayın ağacı nem isteği çok yüksek olan bir ağaçtır; bu nedenle denize bakan yamaçları mı yoksa iç kesime bakan yamaçları mı tercih eder?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki endemik ağaç türlerinin (Sığla, Kasnak Meşesi vb.) dağılış alanlarını ve orman yangınlarının en çok görüldüğü bölgelerin iklimsel nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 393Soru

Fırat ve Dicle nehirlerinin su potansiyelinden yararlanarak bölgedeki tarım alanlarını sulamaya açmayı, hidroelektrik enerjisi üretmeyi ve tarıma dayalı sanayiyi geliştirmeyi temel hedef olarak belirleyen; zamanla sosyoekonomik boyut kazanarak Türkiye'nin en büyük entegre bölgesel kalkınma projesi hâline gelen çalışma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP)

Cevap

Doğru yanıt, Fırat ve Dicle nehirlerindeki su kaynaklarını değerlendiren Güneydoğu Anadolu Projesi'dir (GAP).
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), başlangıçta Fırat ve Dicle nehirleri üzerinde barajlar kurarak tarımsal sulama ve enerji üretimi amacıyla başlatılmış, ilerleyen süreçte eğitim, sağlık, altyapı ve tarıma dayalı sanayi yatırımlarını da içine alarak Türkiye'nin en kapsamlı çok sektörlü (entegre) bölgesel kalkınma projesi hâline gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki temel coğrafi ve ekonomik ipuçlarını analiz et.
İpuçları: Fırat ve Dicle nehirleri, sulama hedefleri, hidroelektrik üretimi ve en büyük entegre (bütüncül) proje olması.
Bölgesel kalkınma projelerinin her biri farklı bir coğrafi potansiyeli veya sorunu hedef alır.
2
Elde edilen verileri mevcut bölgesel kalkınma projeleriyle eşleştir.
Fırat ve Dicle nehirlerinin su potansiyelini barajlar (örneğin Atatürk Barajı) aracılığıyla kullanan ve sadece sulama değil, sanayi ile eğitimi de kapsayan projenin Güneydoğu Anadolu Projesi olduğu belirlenir.
Doğru projenin temel karakteristik özelliklerini teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Kapsamı ve Temel Hedefleri

İpuçları

1
Soruda bahsedilen nehirlerin (Fırat ve Dicle) ülkemizin hangi coğrafi bölgesinden geçerek sınırları aştığını düşün.
2
Türkiye'nin en büyük, aynı zamanda tarım, sanayi ve altyapıyı birleştiren en kapsamlı kalkınma projesine odaklanmalısın.
3
Bölgesindeki pamuk üretimini birinci sıraya taşıyan ve Atatürk Barajı'nı bünyesinde barındıran projenin kısa adını hatırla.

Daha Fazla Pratik

Diğer bölgesel kalkınma projelerinin (KOP, DAP, DOKAP, ZBK) hangi illeri kapsadığını ve her birinin 'en temel' amacının ne olduğunu gösteren bir tablo hazırlayarak çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinden nehir eşleştirmesi yapabilirsiniz: Fırat ve Dicle Güneydoğu'da, Göksu ve Çarşamba İç Anadolu'da (KOP), Yeşilırmak Karadeniz'dedir (YHGP). Nehir bilgisi doğrudan bölgeyi ve projeyi verir.
Tahmini Süre:45s
Soru 394Soru

Türkiye'nin iç bölgelerinde geniş alanlar kaplayan karasal iklim tipinde çiftçiler tarafından en çok yetiştirilen temel tarım ürünü buğdaydır.

Buğdayın ülkenin iç kesimlerinde bu kadar yaygın bir şekilde yetiştirilebilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyüme döneminde ilkbahar yağışlarına, hasat döneminde ise belirgin bir yaz kuraklığına ihtiyaç duyması

Cevap

Büyüme döneminde ilkbahar yağışlarına, hasat döneminde ise belirgin bir yaz kuraklığına ihtiyaç duyması
Doğru cevap, buğdayın yeşermek için ilkbahar yağışına, olgunlaşmak için ise yaz kuraklığına ihtiyaç duymasını ifade eden seçenektir. Türkiye'nin iç bölgelerinde (İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu) hakim olan karasal iklimin de en belirgin özelliği ilkbaharların yağışlı, yazların ise sıcak ve kurak geçmesidir. İklim koşulları ile bitkinin isteklerinin bu kusursuz uyumu, buğdayı iç bölgelerin en yaygın tarım ürünü yapmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Buğdayın gelişim evrelerindeki iklim isteklerini belirle.
Buğday yeşermek için ilkbaharda su (nem), sararıp başak vermek için yaz aylarında sıcaklık ve kuraklık ister.
Her tarım ürününün fizyolojik gelişimini tamamlaması için kendine has sıcaklık ve nem istekleri vardır.
2
Türkiye'nin iç bölgelerindeki iklim tipini ve özelliklerini analiz et.
İç bölgelerde karasal iklim hakimdir. Bu iklim tipinde en çok yağış ilkbahar aylarında düşerken, yaz ayları sıcak ve oldukça kurak geçmektedir.
Bitkinin iklim isteği ile bölgenin iklim özelliklerinin uyuşup uyuşmadığını doğrulamak gerekir.
3
Bitki isteği ile bölge iklimini eşleştir.
Karasal iklimin ilkbahar yağışı ile buğdayın yeşerme isteği; karasal iklimin yaz kuraklığı ile buğdayın olgunlaşma isteği birebir eşleşmektedir.
Bu yüksek uyum, buğdayın bu bölgelerde en yaygın ekilen ürün olmasının ana nedenidir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri ve Karasal İklim Uyumu

İpuçları

1
Türkiye'nin iç bölgelerinde (örneğin İç Anadolu) yaz mevsiminde havanın genellikle nasıl olduğunu (yağışlı mı, kurak mı) düşünün.
2
Buğday bitkisi toprakta yeşerebilmek için ilkbaharda yağmura ihtiyaç duyar. Ancak başaklarının altın sarısı rengini alıp kuruması için yazın güneşli ve yağışsız bir havaya gereksinim duyar.
3
Karasal iklimin en bilinen özelliği ilkbahar yağışları ve yaz kuraklığıdır. Buğdayın bu iklimde bu kadar çok yetişmesinin sebebi, kendi doğasının bu iklim döngüsüyle tamamen eşleşmesidir.

Daha Fazla Pratik

Buğdayın yaz kuraklığı istemesinden dolayı Karadeniz kıyı kesiminde doğal olarak yetiştirilemediği bilgisini pekiştiren örnek olay sorularına göz atın.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken eleme yöntemini kullanabilirsiniz. İç Anadolu'da bol su, aşırı yağış, kış ılıklığı veya asitli toprak bulunmadığına göre, bu şartları arayan seçenekleri doğrudan eleyip, bölgenin iklim özellikleriyle uyuşan seçeneğe ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 395Soru

Türkiye'de kâğıt ve kereste gibi orman ürünleri sanayisine ait tesislerin büyük bir kısmının Batı Karadeniz (Zonguldak, Bartın, Kastamonu) illerinde yoğunlaşmış olması, bu tesislerin kuruluş yerinin belirlenmesinde öncelikle aşağıdaki faktörlerden hangisinin etkili olduğunu gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ham maddeye yakınlık

Cevap

Sanayi tesislerinin Batı Karadeniz'de yoğunlaşmasının temel nedeni ham maddeye yakınlıktır.
Kâğıt ve kereste sanayisi doğrudan orman varlığına ihtiyaç duyan bir sektördür. Batı Karadeniz bölümü, Türkiye'de ormanların en gür ve yaygın olduğu yerdir. Bu tesislerin hammadde kaynağının (ormanların) bulunduğu alanda yoğunlaşması, taşıma maliyetlerini en aza indirerek üretim verimliliğini artırmayı amaçlayan 'ham maddeye yakınlık' ilkesiyle açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi tesisinin türünü ve ihtiyaç duyduğu temel kaynağı belirleyin.
Tesisler kâğıt ve kereste (orman ürünleri) fabrikalarıdır; temel ihtiyaçları ağaç varlığıdır.
Kuruluş yeri faktörünü anlamak için üretimin neye dayalı olduğunu bilmek gerekir.
2
Verilen bölgenin (Batı Karadeniz) coğrafi ve ekonomik özelliklerini değerlendirin.
Batı Karadeniz, Türkiye'nin orman yoğunluğu en yüksek olan sahasıdır.
Sanayi tesislerinin neden bu bölgede toplandığını anlamak için bölgenin sunduğu kaynaklar incelenmelidir.
3
Fabrika konumu ile hammadde kaynağı arasındaki maliyet ilişkisini kurun.
Ağır ve hacimli olan tomruk/odun gibi hammaddelerin taşıma maliyetini düşürmek için tesisler ormana yakın kurulmuştur.
Hammaddeye yakınlık, Türkiye'de tarıma ve ormana dayalı sanayide en yaygın yer seçimi ilkesidir.

Anahtar Kavram

Hammaddeye Yakınlık İlkesi: Çabuk bozulan veya taşıma maliyeti yüksek olan hammaddelerin işlendiği tesisler, kaynağın bulunduğu yere yakın kurulur.

İpuçları

1
Bu fabrikalarda üretilen ürünlerin (kâğıt, kereste, mobilya malzemesi) doğadaki ana kaynağının ne olduğunu düşünün.
2
Batı Karadeniz dendiğinde Türkiye ekonomisi için akla gelen en önemli doğal bitki örtüsü ve kaynak nedir?

Daha Fazla Pratik

Şeker fabrikalarının iç Anadolu'da, çay fabrikalarının ise sadece Doğu Karadeniz kıyı kuşağında toplanmasının nedenlerini bu soruyla karşılaştırarak inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 396Soru

Bir ülkenin ekonomik kalkınma düzeyi, ticaretini yaptığı ürünlerin niteliği ile yakından ilişkilidir. Türkiye ekonomisi, sanayi tesislerinin çarklarını döndürebilmek ve günlük enerji ihtiyacını karşılayabilmek için belirli bir ürün grubunda dışa bağımlı bir yapı sergiler. Yurt dışına satılan ürünlerde ise yüksek katma değerli işlenmiş sanayi malları ön plana çıkmaktadır.

Bu ekonomik dinamikler göz önüne alındığında, Türkiye'nin yurt dışından satın aldığı (ithal ettiği) ürünler arasında en büyük gidere sahip olan grup ile yurt dışına satışında (ihracatında) en fazla gelir getiren sektör sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enerji kaynakları - Otomotiv endüstrisi

Cevap

İthalatta en yüksek gider enerji kaynaklarına aittir; ihracatta ise en yüksek gelir otomotiv endüstrisinden elde edilmektedir.
Türkiye'nin dış ticaret verileri incelendiğinde, yerli üretimin yetersiz kalması sebebiyle en büyük ithalat (dış alım) giderinin petrol ve doğal gaz gibi enerji kaynakları olduğu görülür. İhracatta (dış satım) ise sanayileşmenin ulaştığı seviye sayesinde motorlu kara taşıtları (otomotiv endüstrisi) uzun yıllardır ilk sırada yer alarak en fazla döviz girdisini sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin en çok parayı hangi dış alım kalemine harcadığını belirlemek
Türkiye petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlarda dışa bağımlı olduğu için en büyük ithalat kalemi 'Enerji Kaynakları'dır.
Üretim ve ısınma için gerekli olan enerjinin yerli üretimle karşılanamaması bu sonucu doğurur.
2
Türkiye'nin dış satımda en çok geliri hangi sektörden elde ettiğini tespit etmek
Özellikle Bursa, Kocaeli ve Sakarya gibi illerde yoğunlaşan 'Otomotiv Endüstrisi', yıllardır Türkiye'nin ihracat lideridir.
Tarımdan sanayiye geçiş sürecinde otomotiv sektörü uluslararası pazarlarda en rekabetçi alan haline gelmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Dış Ticaret Yapısı ve Sektörel Dağılımı

İpuçları

1
Türkiye'nin petrol ve doğal gaz açısından zengin bir ülke olmadığını, bunları dışarıdan dövizle almak zorunda kaldığını düşünün.
2
Yurt dışına sattığımız ürünlerde ise Bursa, Sakarya ve Kocaeli'de bulunan dev taşıt fabrikalarını akla getirin.
3
Dış alımda birinci sırayı daima fosil yakıtlar (enerji) alırken, dış satımda uzun yıllardır motorlu taşıtlar (otomotiv) liderliğini korumaktadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de ihracatta ikinci ve üçüncü sırada yer alan diğer sanayi kollarını (örneğin kazanlar, makineler ve tekstil) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 397Soru

Türkiye'deki yörelerin sahip olduğu farklı doğal ve beşerî potansiyeller, onlara yönelik hazırlanan kalkınma projelerinin temel amaçlarını belirlemiştir. Geçmişten günümüze madencilik faaliyetleriyle ön plana çıkan bir yöremizde, zamanla taş kömürü çıkarma maliyetlerinin yükselmesi ve demir-çelik tesislerindeki istihdamın daralması yeni bir planlamayı gerektirmiştir.

Söz konusu yörenin ekonomisini maden bağımlılığından kurtararak tarım, ormancılık ve imalat sanayisi gibi yeni alanlara yönlendirmeyi amaçlayan bölgesel kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi (ZBK)

Cevap

Ekonomiyi taş kömürü ve demir-çelik bağımlılığından kurtarıp çeşitlendirmeyi amaçlayan proje Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'dir (ZBK).
Parçada bahsedilen taş kömürü üretim maliyetlerinin artması ve demir-çelik sanayisindeki istihdam daralması sorunları, Batı Karadeniz'de yer alan Zonguldak, Bartın ve Karabük illerinin en temel ekonomik çıkmazıdır. Bu bağımlılığı azaltmak, özel sektörü teşvik etmek ve ekonomiyi ormancılık, tarım, imalat gibi farklı sektörlerle çeşitlendirmek Zonguldak-Bartın-Karabük Projesi'nin (ZBK) ana hedefidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kelimeleri belirleme
Metindeki 'taş kömürü çıkarma maliyetlerinin yükselmesi' ve 'demir-çelik tesisleri' ifadeleri en önemli ipuçlarıdır.
Kalkınma projeleri, uygulandıkları bölgelerin en belirgin ekonomik özelliklerine ve sorunlarına göre isimlendirilir ve şekillenir.
2
Ekonomik faaliyetler ile coğrafi alan eşleştirmesi yapma
Türkiye'de taş kömürü yatakları ve buna bağlı gelişen ağır demir-çelik sanayisi ağırlıklı olarak Batı Karadeniz'de toplanmıştır.
Mekansal sorunların tespiti, doğru projeyi bulmak için gereklidir.
3
Proje hedefini tanımlama
Batı Karadeniz'deki sektörel daralmayı aşmak ve ekonomiyi tarım, ormancılık gibi alanlarla çeşitlendirmek amacıyla ZBK hazırlanmıştır.
ZBK'nin varoluş amacı doğrudan bu ekonomik kriz senaryosuna dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Temel Amaçları ve Kapsadığı İller

İpuçları

1
Parçada bahsedilen taş kömürü havzası ve demir-çelik sanayisi, Türkiye'de Batı Karadeniz bölümü ile özdeşleşmiştir.
2
Bu bölgede yer alan ve projeye adını veren illerimiz maden ve ağır sanayi kültürüyle bilinmektedir.
3
Türkiye'nin en önemli taş kömürü madenlerini barındıran Zonguldak ve KARDEMİR'in bulunduğu Karabük illerini kapsayan projeyi düşünmelisiniz.

Daha Fazla Pratik

Diğer bölgesel kalkınma projelerinin (KOP, DAP, DOKAP, GAP vb.) en temel çıkış noktalarını ve kapsadıkları illeri eşleştiren bir tablo hazırlamanız faydalı olacaktır.

Alternatif Yöntem

Türkiye haritası üzerinde demir-çelik fabrikalarının (Karabük, Ereğli) konumunu göz önüne getirerek, bu sorunların yaşandığı coğrafi bölgeyi ve dolayısıyla doğru projeyi kolayca bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 398Soru

Türkiye'nin dış ticaret verileri incelendiğinde, yurt içinde üretimi yapılan bazı tarım ürünleri ve madenlerin; artan iç talebi karşılayamaması, sanayi tesislerinin ham madde ihtiyacı veya 'Dâhilde İşleme Rejimi' kapsamında işlenip mamul madde olarak tekrar ihraç edilmesi amacıyla yüksek tonajlarda ithal edildiği görülmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin üretimini yaptığı hâlde dışarıdan önemli miktarda ithal ettiği (dış alım yaptığı) bu ürünlere örnek olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fındık

Cevap

Fındık
Doğru yanıt olan fındık, Türkiye'nin dünya genelinde üretiminde ve ihracatında açık ara birinci sırada yer aldığı karakteristik bir tarım ürünüdür. Üretim miktarı iç talebi fazlasıyla karşıladığı gibi, üretim bandında dışarıdan fındık alınmasını gerektirecek bir sanayi açığı bulunmamaktadır. Bu yüzden fındık ithal edilmez, saf bir ihraç ürünüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda istenen ürünün özelliklerini analiz et.
Aranan ürünün yurt içinde üretilmesi ancak dışarıdan ithal EDİLMEMESİ gerekmektedir.
Soru kökü, hem üretilip hem de ithal edilen ürünlere örnek OLAMAYACAK seçeneği sormaktadır.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin Türkiye'deki üretim-tüketim dengesini değerlendir.
Buğday, pamuk, demir ve taş kömürü Türkiye'de üretilmekle birlikte sanayinin yoğun talebi (tekstil, demir-çelik, un/makarna ihracatı) nedeniyle ithal de edilir.
Bir ürünün yurt içinde yetişmesi, onun dış ticarette mutlaka sadece ihraç edileceği anlamına gelmez; sanayi kapasitesi belirleyicidir.
3
Fındık ürününün dış ticaret durumunu belirle.
Fındık, Türkiye'nin dünyada tekel konumunda olduğu ve arzı iç talepten çok yüksek olduğu için kesinlikle ithal edilmeyen bir üründür.
İhracat gelirlerinde en üst sıralarda olan tarım ürünlerimiz yapısal olarak ithalat kalemleri arasında yer almaz.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Dış Ticaretinde Üretim-İthalat İlişkisi ve Dâhilde İşleme Rejimi

İpuçları

1
Türkiye'nin dünya genelinde üretiminde tekel konumunda olduğu ve en çok döviz girdisi sağlayan tarım ürünlerini düşünün.
2
Sanayimizin (tekstil, demir-çelik, un/makarna) hammadde ihtiyacı çok devasa olduğu için, kendimiz yetiştirsek bile yetmediği noktalarda bazı ürünleri dışarıdan almak zorunda kalırız. Hangi seçenek bu durumun dışındadır?
3
Seçenekler arasında Karadeniz kıyılarına özgü olan ve dünyada en büyük ihracatçısı olduğumuz için dışarıdan almamıza kesinlikle gerek olmayan ürün hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin ithalatında ilk sırada yer alan enerji ürünleri (doğal gaz, petrol) ile en büyük ihracat pazarlarımız (Avrupa ülkeleri) hakkında çalışma yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Ürünlerin ihracattaki dünya sıralamalarını hatırlayarak sonuca ulaşabilirsiniz: Türkiye'nin dünyada üretiminde 1. olduğu ürünlerin (fındık, incir, kayısı, bor mineralleri) mantıken dışarıdan ithal edilmesine ihtiyaç yoktur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 399Soru

Türkiye’de tarımsal üretimin büyük bir kısmı doğal koşullara bağlı olarak gerçekleştirilse de bazı ürünlerde modern yöntemler ve sulama olanakları sayesinde doğaya olan bağımlılık daha düşüktür. Bu durum, söz konusu ürünlerin yıllık üretim miktarlarındaki dalgalanmaların daha az olmasını ve üretimin daha istikrarlı bir seyir izlemesini sağlar.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin yıllık üretim miktarındaki değişimlerde, iklim koşullarındaki kararsızlıkların etkisi diğerlerine göre daha azdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeker pancarı

Cevap

Şeker pancarı, sulama desteği ve kontrollü üretim modeli sayesinde üretimde en yüksek istikrarı sağlayan üründür.
Şeker pancarı tarımı, Türkiye'de genellikle şeker fabrikalarının çevresinde ve sulama imkanlarının bulunduğu alanlarda gerçekleştirilir. Üreticiler fabrikalarla sözleşme yaparak belirli bir kota dahilinde üretim yaparlar. Sulama imkanları, ürünün o yılki yağış miktarından bağımsız olarak büyümesini sağladığı için iklimdeki kararsızlıklar şeker pancarı üretim miktarını tahıllar kadar etkilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal üretimde dalgalanmaya neden olan temel faktörleri belirleme.
Sulama imkanlarının kısıtlı olması ve üretimin doğrudan o yılki yağış/sıcaklık değerlerine (doğaya bağımlılık) göre şekillenmesi dalgalanmayı artırır.
İklim koşulları kararsız olduğu için dış müdahale (sulama) olmayan ürünlerde verim değişkendir.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin üretim yöntemlerini analiz etme.
Buğday, arpa ve kırmızı mercimek büyük oranda kuru tarım (nadas) ile; zeytin ise doğal iklim döngüsü (periyodisite) ile yetiştirilir.
Bu ürünlerin verim grafiği iklimdeki yıllık değişimlere (yağış azlığı, don vb.) paralel olarak iniş çıkış gösterir.
3
Şeker pancarının üretim karakterini değerlendirme.
Şeker pancarı, fabrikaların hammadde ihtiyacını garanti altına almak için sulama imkanının olduğu yerlerde, kota ve sözleşme sistemiyle yetiştirilir.
Suni sulama desteği ve planlı üretim, iklimin (kuraklık gibi) olumsuz etkilerini minimize ederek üretim miktarını sabitler.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Doğaya Bağımlılık ve Sulamanın İstikrara Etkisi

İpuçları

1
Üretimde dalgalanmanın az olması için o ürünün yetişirken yağmura ne kadar muhtaç olduğuna bakın.
2
Sanayi bitkileri genellikle fabrikalarla yapılan anlaşmalar gereği sulu tarım ile yetiştirilir ve bu durum verimi garantiler.

Daha Fazla Pratik

Sulama imkanlarının artmasıyla hangi bölgelerde nadas alanlarının daha hızlı daraldığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 400Soru

Türkiye'de yürütülen bölgesel kalkınma projelerinden biri olan Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP); Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsamaktadır. Akarsu havzası bazlı hazırlanan bu projenin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Havzadaki akarsu kirliliğini önlemek, erozyonla mücadele etmek ve akış rejimini düzenlemek

Cevap

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi'nin temel amacı havzadaki akarsu kirliliğini önlemek, erozyonla mücadele etmek ve akış rejimini düzenleyerek sel riskini azaltmaktır.
Doğru cevap olan akarsu kirliliği, erozyon ve akış rejimi vurgusu, projenin doğrudan Yeşilırmak'ın ekolojik ve fiziksel durumunu iyileştirmeyi hedeflemesiyle örtüşür. YHGP, özellikle akarsu kirliliğini izleme ve erozyonla mücadele üzerine stratejik planlar içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Proje ismindeki anahtar kelimeyi analiz etme
Proje 'Yeşilırmak Havzası' üzerine kuruludur.
Havza bazlı projeler genellikle o havzayı besleyen nehirlerin su yönetimi, kirlilik ve çevresel sorunlarını temel alır.
2
Kapsanan illerin coğrafi özelliklerini değerlendirme
Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illeri Yeşilırmak'ın geçtiği bölgelerdir.
Bu illerde tarımsal faaliyetler yoğun olduğu için akarsu kirliliği ve erozyon kontrolü hayati önem taşır.
3
Seçenekler arasında ayrım yapma
Çevresel ve hidrolojik düzenleme içeren seçenek doğru kabul edilir.
YHGP, diğer sanayi (ZBK) veya turizm (DOKAP) odaklı projelerden çevresel iyileştirme vurgusuyla ayrılır.

Anahtar Kavram

Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) Temel Amaçları

İpuçları

1
Projenin adındaki 'havza' kelimesine ve akarsu bazlı bir planlama yapıldığına odaklanın.
2
Samsun ve Tokat illerinden geçen Yeşilırmak'ın debisi ve taşıdığı alüvyon miktarının havza için yarattığı riskleri düşünün.
3
Bu proje, ekonomik faaliyetlerden ziyade nehrin çevre kirliliği ve erozyon gibi doğal sorunlarını çözmeyi ilk sıraya koyar.

Daha Fazla Pratik

Samsun ve Tokat illerinin hem YHGP hem de DOKAP kapsamında yer almasının nedenlerini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 20 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 20 | Examkin