Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 401Soru

Türkiye'de tarım sektöründe verimi artırmak amacıyla kullanılan suni gübrenin üretiminde çeşitli yer altı kaynakları hammadde olarak değerlendirilmektedir. Bu kaynakların bir kısmı yurt içinden elde edilirken, rezerv yetersizliği nedeniyle önemli bir bölümü ithal edilmektedir.

Buna göre, Türkiye'de suni gübre sanayisinin en önemli hammaddelerinden biri olan ve en zengin rezervleri Mardin'in Mazıdağı ilçesi çevresinde bulunan yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fosfat

Cevap

Suni gübre üretiminde hammadde olarak kullanılan ve Mardin-Mazıdağı'nda çıkarılan maden fosfattır.
Suni gübre (özellikle fosforlu gübre) üretiminde kullanılan temel hammadde fosfattır. Türkiye'de fosfat yatakları son derece kısıtlıdır ve en önemli, işletilebilir rezervler Mardin'in Mazıdağı ilçesinde yer almaktadır. Bu nedenle sunulan coğrafi ve endüstriyel ipuçları doğrudan fosfat madenini işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki kullanım alanı ve coğrafi konum ipuçlarını analiz etmek.
Aranan madenin kullanım alanının 'suni gübre sanayisi', çıkarıldığı temel yerin ise 'Mardin (Mazıdağı)' olduğu belirlenir.
Madenleri birbirinden ayırt etmenin en güvenilir yolu kullanım alanı ile çıkarıldığı yöreyi eşleştirmektir.
2
Seçeneklerdeki madenlerin kullanım alanlarını ve bulundukları yerleri değerlendirmek.
Kükürt Isparta'da, Asfaltit Şırnak'ta, Barit Antalya/Maraş'ta, Boksit Konya'da bulunur ve kullanım alanları farklıdır. Fosfat ise doğrudan gübre sanayisinde kullanılır ve Mazıdağı ile eşleşir.
Çeldiricileri doğru gerekçelerle eleyerek kesin sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de endüstriyel hammaddelerin coğrafi dağılışı ve kullanım alanları

İpuçları

1
Suni gübre sanayisinde kullanılan temel hammaddeleri ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki önemli maden yataklarını düşünün.
2
Bu yeraltı kaynağı, Türkiye'de ihtiyacı tam karşılayamadığı için Fas, Tunus ve Cezayir gibi Kuzey Afrika ülkelerinden sıkça ithal edilmektedir.
3
Mardin-Mazıdağı'ndaki tesisler, bu madenin çıkarılması ve gübreye dönüştürülmesi amacıyla özel olarak kurulmuştur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de çıkarılan diğer önemli endüstriyel hammaddelerden Bor ve Trona'nın kullanım alanlarını ve çıkarıldıkları yerleri harita üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 402Soru

Türkiye'nin jeolojik yapısı incelendiğinde, yakın jeolojik zamanda oluşmuş genç arazilere ve aktif fay hatlarına sahip olduğu görülür. Yerkabuğundaki bu kırıklı yapı, ısınan ve mineral bakımından zenginleşen yer altı sularının yeryüzüne ulaşmasına olanak tanır. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hierapolis-Pamukkale (Denizli) ile Afyonkarahisar, Yalova ve Ankara gibi illerimiz bu su kaynakları açısından oldukça zengindir.

Parçada bahsedilen jeolojik durum ve verilen iller dikkate alındığında, bu özelliğin Türkiye'de öncelikle hangi turizm türünün gelişmesine zemin hazırladığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Termal turizm

Cevap

Termal turizm
Türkiye'nin aktif fay hatlarına sahip genç bir ülke olması, yer altı sularının ısınarak kaplıca ve ılıca şeklinde yeryüzüne çıkmasını sağlamıştır. Bu jeolojik durum, şifa ve sağlık amacıyla yapılan termal turizmi (kaplıca turizmini) doğrudan geliştirmiştir. Afyonkarahisar, Yalova ve Denizli bu turizmin Türkiye'deki en önemli merkezleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen temel kavramları ve ipuçlarını belirle.
Genç araziler, aktif fay hatları, mineral bakımından zengin sular, Pamukkale, Afyonkarahisar ve Yalova kavramları tespit edilir.
Sorunun hangi coğrafi etkeni ve buna bağlı gelişen turizm türünü işaret ettiğini anlamak için.
2
Fay hatları ile yeryüzüne çıkan suların hangi turizm türüyle ilişkili olduğunu analiz et.
Yer altından gelen sıcak ve mineralli sular (kaplıca, ılıca), sağlık ve şifa amacıyla kullanıldığı için doğrudan 'Termal turizm' ile ilişkilidir.
Jeolojik yapı ile ekonomik faaliyet arasındaki neden-sonuç bağını kurmak için.
3
Verilen illerin öne çıkan turizm türü ile bulguyu doğrula.
Özellikle Afyonkarahisar ve Yalova, kaplıcaları ve termal tesisleriyle öne çıkan illerdir. Bu durum doğru yanıtı onaylar.
Örnek merkezlerle ulaşılan sonucu teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Jeolojik yapı (fay hatları) ile termal turizm arasındaki ilişki

İpuçları

1
Metindeki 'ısınan ve mineral bakımından zengin sular' ile 'fay hatları' ifadelerinin hangi tesisleri oluşturduğunu düşününüz.
2
Afyonkarahisar ve Yalova illeri ülkemizde sağlık bulmak amacıyla gidilen şifalı su merkezleriyle (kaplıcalarla) ünlüdür.
3
Fay hatlarından yüzeye çıkan sıcak suların kullanımı sağlık ve kaplıca turizmi olarak da bilinen turizm türünün temelini oluşturur.

Daha Fazla Pratik

Ülkemizdeki genç oluşumlu arazilerin dağılışı ile jeotermal enerji santrallerinin (örneğin Denizli-Sarayköy) paralelliğini de inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Jeolojik nedenleri unutsanız bile, verilen illerin ortak paydasını bularak sonuca ulaşabilirsiniz. Afyonkarahisar ve Yalova'nın en çok bilinen ortak turizm faaliyeti kaplıcalardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 403Soru

Tarım ve Orman Bakanlığı uzmanları, Türkiye'nin farklı yörelerinde hayvancılık yatırımı yapmak isteyen girişimcilere yer seçimi konusunda danışmanlık hizmeti vermektedir. Uzmanların hazırladığı fizibilite raporunda üç farklı yatırım profili için şu özelliklere sahip alanlar önerilmiştir:

- X Yöresi: Doğal koşullara bağımlılığın yüksek olduğu bu alanda, yaz yağışlarıyla yeşeren gür ve uzun boylu otlaklar, büyükbaş mera hayvancılığı için en uygun ekolojik ortamı sunmaktadır.
- Y Yöresi: İklim ve bitki örtüsü koşullarından büyük ölçüde bağımsız yürütülen bu faaliyetlerde temel amaç, tüketici kitlelerin et, süt ve yumurta ihtiyacını hızlı ve sürekli karşılamaktır. Bu nedenle ahır ve kümes hayvancılığı yatırımları için ulaşım ağının geliştiği, pazar potansiyeli yüksek büyükşehir çevreleri seçilmelidir.
- Z Yöresi: Ormanların çok amaçlı kullanımına (odun dışı orman ürünleri) en iyi örneklerden biri olarak; kızılçam ormanlarının yaygın olduğu kıyı kuşağında, belirli bir böcek türünün salgısına dayalı olarak gerçekleştirilen ve Türkiye'nin dünya üretiminde önemli bir paya sahip olduğu arıcılık faaliyeti için potansiyel çok yüksektir.

Buna göre, raporda özellikleri verilen X, Y ve Z yatırımları için aşağıda yapılan yöre eşleştirmelerinden hangisi coğrafi açıdan en uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X: Erzurum - Kars Platosu / Y: Çatalca - Kocaeli Bölümü / Z: Menteşe Yöresi

Cevap

Verilen ekolojik ve ekonomik özelliklere göre X yöresi Erzurum-Kars Platosu, Y yöresi Çatalca-Kocaeli Bölümü, Z yöresi ise Menteşe Yöresi olmalıdır.
Doğru eşleştirmede; yaz yağışları ve gür çayırlar nedeniyle X yöresi Erzurum-Kars Platosu'dur. İklimden bağımsız yürütülen ve devasa bir pazar potansiyeline sahip olan ahır ile kümes hayvancılığının adresi Y yöresi, yani Çatalca-Kocaeli Bölümü'dür. Kızılçam ormanlarına dayalı odun dışı orman ürünü olan çam balı üretiminin merkezi ise Z yöresi, yani Muğla'nın da içinde bulunduğu Menteşe Yöresi'dir.

Adım Adım Çözüm

1
X Yöresini (Büyükbaş Mera Hayvancılığı) belirleme
Erzurum-Kars Platosu ve Doğu Karadeniz yaylaları belirlenir.
Yaz yağışları ve buna bağlı yetişen gür otlaklar (Alpin çayırlar), büyükbaş hayvanların doğada otlaması için en uygun şartları sağlar.
2
Y Yöresini (Ahır ve Kümes Hayvancılığı) belirleme
Çatalca-Kocaeli Bölümü (İstanbul, Kocaeli, Sakarya çevresi) belirlenir.
Kapalı mekanlarda yapılan besi ve kümes hayvancılığında iklim şartları değil, ürünlerin bozulmadan satılabileceği kalabalık tüketim merkezlerine (pazara) yakınlık esastır.
3
Z Yöresini (Odun Dışı Orman Ürünü - Çam Balı) belirleme
Menteşe Yöresi (Muğla ve çevresi) belirlenir.
Türkiye dünyada çam balı üretiminde liderdir. Bu üretim, Ege'nin güneyindeki kızılçam ormanlarında yaşayan Basra böceğinin salgısı sayesinde Menteşe yöresinde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Hayvancılık Türlerinin Coğrafi Dağılışı ve Kuruluş Yeri Faktörleri

İpuçları

1
X yöresindeki büyükbaş hayvanların otlaması için yazın kurumayan uzun otlara (çayır) ihtiyaç vardır. Türkiye'de yaz mevsiminin yağışlı geçtiği bölgeleri düşünün.
2
Y yöresindeki yatırımcı, ürettiği günlük sütü ve taze eti ulaştırma maliyeti olmadan hızla satmak ister. Bu nedenle Türkiye'nin nüfus yoğunluğu en fazla olan bölgesine yakın olmalıdır.
3
Z yöresindeki faaliyet 'çam balı' üretimidir. Türkiye'de çam balı üretiminin yaklaşık %80'i Ege Bölgesi'nin güneybatısındaki dağlık yörede yapılmaktadır.
Soru 404Soru

Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesinde, turizmin ülke geneline yayılması ve alternatif turizm türlerinin geliştirilmesi amacıyla yedi adet 'Turizm Gelişim Koridoru' belirlenmiştir. Bu kapsamda Sakarya’nın Sapanca ilçesinden başlayarak Ankara’nın Ayaş ilçesine kadar uzanan, kültürel miras ve eko-turizm odaklı gelişim göstermesi planlanan 'İpekyolu Koridoru' güzergâhında aşağıdaki merkezlerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Safranbolu

Cevap

Safranbolu, İpekyolu Koridoru güzergâhında yer almayan merkezdir.
Safranbolu, Karabük ilinde yer almaktadır ve Batı Karadeniz Turizm Koridoru (Şile-Sinop hattı) içerisinde veya yakınında değerlendirilir. Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesinde tanımlanan 'İpekyolu Koridoru' ise Sapanca'dan başlayıp Bolu üzerinden Ankara-Ayaş'a kadar uzanan daha güneydeki bir hattı kapsamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesindeki gelişim koridorlarını hatırla.
Yedi adet koridor bulunmaktadır: Yayla, Kış, İnanç, İpekyolu, Batı Karadeniz, Trakya ve Zeytin koridorları.
Soruda istenen İpekyolu Koridoru'nun sınırlarını belirlemek için genel stratejiyi bilmek gerekir.
2
İpekyolu Koridoru'nun güzergâhını analiz et.
Güzergâh: Sapanca (Sakarya) - Geyve - Taraklı - Göynük (Bolu) - Mudurnu (Bolu) - Nallıhan (Ankara) - Beypazarı (Ankara) - Ayaş (Ankara).
Koridorun hangi il ve ilçeleri kapsadığı bu stratejik planın en temel bilgisidir.
3
Seçeneklerdeki merkezlerin bu güzergâha uygunluğunu kontrol et.
Safranbolu, Karabük ilinde olup bu hattın kuzeyinde kalmaktadır.
Mevcut durakların koordinatlarını ve stratejik plandaki yerlerini karşılaştırarak doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Turizm Gelişim Koridorları ve İpekyolu Koridoru Güzergâhı

İpuçları

1
Bu koridorun Sakarya, Bolu ve Ankara illerini kapsadığını düşünün.
2
Safranbolu'nun hangi ilde olduğunu ve bu ilin Sakarya-Ankara hattı üzerinde olup olmadığını sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

Turizm Stratejisi 20232023 belgesindeki diğer 6 koridorun (Zeytin, Yayla vb.) başlangıç ve bitiş noktalarını bir harita üzerinden inceleyin.

Alternatif Yöntem

Koridoru oluşturan illeri (Sakarya, Bolu, Ankara) bilmek, Karabük'te bulunan Safranbolu'yu elemenizi kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 405Soru

Türkiye'de belirli bir tarım ürününün üretim alanları ve bölge ekonomisindeki rolleri; sulama olanaklarının gelişmesi, tohum ıslahı ve modern tarım yöntemlerinin yaygınlaşmasıyla büyük bir değişim göstermiştir. Aşağıdaki tabloda, bu tarım ürününün yıllara göre toplam üretim miktarının bölgeler arasındaki yaklaşık dağılımı (%) verilmiştir:

Bölge1980 (%)2026 (Tahmini %)
Karadeniz6511
Akdeniz1849
Güneydoğu Anadolu226
Diğer1514

Tablodaki veriler ve günümüz Türkiye ekonomisinin coğrafi koşulları dikkate alındığında, söz konusu ürün ve üretim değişimiyle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi yapılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karadeniz Bölgesi'nin üretim payındaki dramatik düşüşün temel nedeni, bölgedeki yağış rejiminin değişmesi ve ürünün doğal yetişme koşullarının ortadan kalkmasıdır.

Cevap

Karadeniz Bölgesi'nin üretim payındaki düşüşün iklim değişikliğine bağlanması yanlıştır çünkü bölgenin doğal koşulları hala uygundur; değişim diğer bölgelerdeki ekonomik kapasite artışından kaynaklanır.
Karadeniz Bölgesi'nde mısırın doğal yetişme koşulları (her mevsim yağış, nem) hala mevcuttur. Tablodaki düşüş, Karadeniz'de üretimin imkansızlaşmasından değil; Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da sulama ile yapılan modern ve ticari üretimin toplam miktarının Karadeniz'i çok geride bırakmasından kaynaklanan 'oransal' bir düşüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri analiz etme
Ürünün 1980'de Karadeniz'de yoğunlaştığı, 2026'da ise Akdeniz ve Güneydoğu'ya kaydığı görülmektedir.
Tablo, ürünün coğrafi dağılımındaki değişimi sayısal olarak ortaya koyar.
2
Ürünü tanımlama
Bu ürün mısırdır.
Türkiye'de doğal yetişme alanı Karadeniz olup, sulamayla Akdeniz ve GAP bölgelerinde üretimi en çok artan ürün mısırdır.
3
Pay değişiminin nedenlerini sorgulama
Karadeniz'de mısır hala yetişebilir ancak diğer bölgelerdeki devasa ticari üretim (ikinci ürün ekimi, sanayi talebi) Karadeniz'in 'yüzdelik payını' düşürmüştür.
Bir bölgenin payının azalması, o bölgede üretimin durduğu veya iklimin bozulduğu anlamına gelmez; diğer bölgelerin çok daha fazla ürettiği anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Bölgesel Pay Değişimi ve Modernizasyon

İpuçları

1
Tablodaki 1980 verisi, ürünün 'doğal olarak' nerede yetiştiğini, 2026 verisi ise 'ticari olarak' nerede yoğunlaştığını gösterir.
2
Karadeniz'de ürünün payının %65'ten %11'e düşmesi, Karadeniz'de hiç üretilmediği anlamına mı gelir, yoksa diğerlerinin çok daha fazla ürettiği anlamına mı?

Daha Fazla Pratik

Mısırın yanı sıra ayçiçeği ve şeker pancarının üretim alanlarındaki sulama odaklı değişimleri incelemek bu konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 406Soru

Türkiye'de termik santrallerin kuruluş yerleri belirlenirken hammaddeye yakınlık, su kaynaklarına erişim ve ulaşım kolaylığı gibi faktörler belirleyici olmaktadır. 20262026 yılı itibarıyla Türkiye'nin enerji görünümü ve mevcut tesislerin karakteristikleri incelendiğinde; Zonguldak (Çatalağzı), Kütahya (Seyitömer) ve Adana (Sugözü) termik santrallerinin konumsal tercihleri dikkate alındığında, bu tesislerin özellikleri ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sugözü ve Çatalağzı santrallerinin lokasyon seçiminde kıyı kuşağında yer alarak su ve ulaşım avantajından yararlanmak etkiliyken; Seyitömer santralinin kuruluşunda düşük kalorili hammaddeyi yerinde işleme ilkesi esas alınmıştır.

Cevap

Sugözü ve Çatalağzı santrallerinin lokasyon seçiminde kıyı kuşağında yer almaları (ithalat lojistiği ve soğutma suyu) etkiliyken, Seyitömer santralinin kuruluşunda linyit yataklarının yerinde işlenmesi (hammaddeye yakınlık) esas alınmıştır.
Doğru olan seçenek, Türkiye'deki termik santrallerin lokasyon stratejisini tam olarak yansıtmaktadır. Sugözü santrali, dışarıdan gelen ithal kömürün limana kolayca ulaşması ve denizin soğutma suyu olarak kullanılması amacıyla Adana kıyısına kurulmuştur. Çatalağzı, hem yerli taş kömürü havzasında olması hem de soğutma suyu avantajı nedeniyle Zonguldak kıyısındadır. Seyitömer ise kalori değeri düşük ve nakliyesi pahalı olan linyit kömürünü doğrudan kaynağında işlemek için Kütahya'daki maden sahası üzerine (hammaddeye yakınlık) inşa edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Santrallerin kullandığı enerji kaynaklarını sınıflandırma
Çatalağzı (Taş kömürü - Yerli), Seyitömer (Linyit - Yerli), Sugözü (İthal kömür).
Soruda verilen santrallerin lokasyon mantığını anlamak için hangi yakıtla çalıştıklarını bilmek gerekir.
2
Konum ve coğrafi faktör analizi yapma
Sugözü ve Çatalağzı kıyıdadır (Deniz suyu ve liman avantajı). Seyitömer iç kesimdedir (Maden sahası üzerinde).
Hammadde türü (yerli/ithal) ve soğutma suyu ihtiyacı kuruluş yerini doğrudan etkiler.
3
Ekonomik taşıma maliyetlerini değerlendirme
Linyit düşük kalorili olduğu için taşınması ekonomik değildir, bu yüzden santral maden ağzına kurulur.
Seyitömer'in neden kıyıda değil de iç kesimde olduğunu açıklar.

Anahtar Kavram

Termik Santrallerde Kuruluş Yeri Seçimi

İpuçları

1
Santrallerin hangi illerde olduğunu ve bu illerin denize kıyısı olup olmadığını düşünün.
2
Hangi santralin ithal, hangisinin yerli kömür (taş kömürü/linyit) kullandığını ayırt edin; linyitin taşınma zorluğunu hatırlayın.
3
Seyitömer Kütahya'dadır ve linyit kullanır. Sugözü ise Adana'dadır ve ithal kömürle çalışır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki doğal gaz çevrim santralleri ile kömür santrallerinin yer seçimi kriterlerini karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 407Soru

Türkiye’nin enerji potansiyelini oluşturan kaynaklar; doğadaki varlık durumlarına, yenilenme hızlarına ve çevreye etkilerine göre 'yenilenebilir' ve 'yenilenemez' enerji kaynakları olarak iki grupta incelenmektedir.

Aşağıdaki tabloda bazı enerji kaynakları ve bu kaynakların ait olduğu gruplar eşleştirilmiştir:

Enerji KaynağıKaynak Türü
GüneşYenilenebilir
JeotermalYenilenebilir
Taş KömürüYenilenemez
?Yenilenemez

Tablodaki eşleştirme mantığı dikkate alındığında, soru işareti (?) ile gösterilen yere aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğalgaz

Cevap

Tablodaki soru işareti yerine getirilmesi gereken kaynak Doğalgazdır.
Doğalgaz, oluşumu milyonlarca yıl süren fosil yakıtlar grubuna dahildir. Tıpkı taş kömürü ve linyit gibi rezervleri sınırlıdır ve kullanıldıkça tükenir. Bu nedenle 'yenilenemez' enerji kaynakları arasında yer aldığı için tabloyu doğru tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki sınıflandırma yapısını analiz etme
Tabloda ilk iki satırda yenilenebilir (tükenmeyen), üçüncü satırda ise yenilenemez (tükenebilir) kaynak örneği verildiği görülmüştür.
Sorunun bizden istediği kategoriyi (Yenilenemez) netleştirmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki enerji kaynaklarını gruplandırma
Rüzgar, Hidroelektrik, Biyokütle ve Dalga kaynaklarının yenilenebilir; Doğalgazın ise yenilenemez olduğu belirlenmiştir.
Hangi kaynağın tabloda eksik bırakılan grupta (Yenilenemez) yer aldığını bulmak için gereklidir.
3
Doğru kaynağı tabloya yerleştirme
Doğalgaz bir fosil yakıt olduğu için 'Yenilenemez' kategorisine tam uyum sağlar.
Tablonun mantıksal bütünlüğünü tamamlayan seçeneği onaylamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de enerji kaynaklarının yenilenme kapasitelerine göre sınıflandırılması

İpuçları

1
Tablodaki son iki satırda 'Yenilenemez' (tükenebilir) kaynaklar grubuna bakmalısınız.
2
Fosil yakıtlar (kömür, petrol, doğalgaz) kullanıldığında tükenen kaynaklardır.
3
Seçenekler arasında sadece bir tane fosil yakıt bulunmaktadır.

Daha Fazla Pratik

Yenilenemez kaynakların çevre kirliliğine etkisi ile yenilenebilir kaynakların çevre dostu olmasını karşılaştıran sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 408Soru

Türkiye'de petrol rafinerilerinin büyük bir çoğunluğu deniz kıyısında, liman tesislerine yakın alanlarda kurulmuştur. İzmit (İpraş) ve İzmir (Aliağa) rafinerileri bu duruma örnektir. Ancak Kırıkkale'de bulunan Orta Anadolu Rafinerisi'nin kuruluş yeri seçimi bu genel dağılım ilkesine uymamaktadır.

Buna göre, Kırıkkale Orta Anadolu Rafinerisi'nin kuruluş yeri seçiminde aşağıdakilerden hangisi temel gerekçe olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ülkenin iç kesiminde yer alması nedeniyle stratejik güvenlik ve iç pazar dağıtım kolaylığı

Cevap

Kırıkkale Orta Anadolu Rafinerisi'nin yer seçimindeki temel faktör, ülkenin iç kesiminde bulunmasının sağladığı stratejik güvenlik ve Ankara gibi büyük bir tüketim merkezine (iç pazar) yakınlıktır.
Kırıkkale'deki Orta Anadolu Rafinerisi'nin kuruluş yeri, kıyı tesislerine yönelik olası askeri tehditlerden uzak olması (stratejik güvenlik) ve Ankara çevresindeki yoğun nüfuslu iç pazarın akaryakıt ihtiyacını daha kısa mesafeden karşılamak amacıyla belirlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'deki rafinerilerin yer seçim kriterlerini analiz etme
İzmit, İzmir ve Mersin (terminal) rafinerileri ulaşım/pazarlama amacıyla kıyıda kurulmuştur.
Ham petrolün büyük bir kısmı deniz yoluyla ithal edildiği için kıyı konumu maliyeti düşürür.
2
İstisnai durumları belirleme
Batman Rafinerisi hammaddeye (petrol yataklarına) yakın kurulmuşken, Kırıkkale Rafinerisi her iki genellemeye de uymamaktadır.
Kırıkkale'de petrol çıkmaz ve denize kıyısı yoktur.
3
Kırıkkale'nin özel konumunu değerlendirme
Kırıkkale, stratejik olarak ülkenin ortasında yer alır ve boru hattı (Ceyhan-Kırıkkale) ile beslenir.
İç bölgelerin enerji ihtiyacını güvenli bir şekilde karşılamak için bu lokasyon seçilmiştir.

Anahtar Kavram

Sanayi ve Enerji Tesislerinde Kuruluş Yeri Faktörleri (Pazara Yakınlık, Ulaşım, Hammadde ve Strateji)

İpuçları

1
Türkiye'deki rafinerilerin hangisi deniz kıyısında değil, hangisi hammaddeye yakındır?
2
Kırıkkale bir iç Anadolu şehri olduğuna göre deniz yolu ulaşımı mümkün müdür?
3
Rafinerinin başkente yakınlığı ve ülkenin merkezinde olmasının askeri/stratejik önemi üzerinde durun.

Daha Fazla Pratik

Batman Rafinerisi'nin kuruluş yerindeki hammadde etkisi ile Kırıkkale'deki stratejik etkiyi karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 409Soru

Türkiye'de büyükbaş hayvancılık; kapalı mekanlarda modern yöntemlerle yapılan 'besi (ahır) hayvancılığı' ve doğal bitki örtüsüne dayalı olarak açık alanlarda yapılan 'mera (otlak) hayvancılığı' şeklinde iki ana yönteme ayrılır. Doğal koşullara bağımlılığın yüksek olduğu büyükbaş mera hayvancılığı, özellikle Kuzeydoğu Anadolu'da (Erzurum, Kars ve Ardahan yöreleri) yoğunlaşmıştır.

Buna göre, söz konusu yörelerde büyükbaş mera hayvancılığının yaygın olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz yağışlarına bağlı olarak gelişen gür ve uzun boylu çayırların bulunması

Cevap

Yaz yağışlarına bağlı olarak gelişen gür ve uzun boylu çayırların bulunması
Mera (otlak) hayvancılığı doğrudan doğal bitki örtüsüne bağımlıdır. Büyükbaş hayvanların (sığır) yeterli beslenebilmesi için kısa boylu otlar (bozkır) yeterli gelmez; uzun boylu, gür otlaklara ihtiyaç duyarlar. Erzurum, Kars ve Ardahan yöreleri yüksekliğin fazla olmasına bağlı olarak sert karasal iklimin etkisi altındadır ve en belirgin yağışlarını yaz aylarında alırlar. Bu yaz yağışları yörede 'alpin çayır' adı verilen uzun boylu gür otların yetişmesini sağlar. Bu nedenle yöre, büyükbaş mera hayvancılığı için Türkiye'deki en elverişli doğal ortamı sunar.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki hayvancılık türünün (mera hayvancılığı) özelliklerini belirle.
Mera hayvancılığı tamamen doğal çevre koşullarına (iklim ve bitki örtüsü) bağımlı olarak yürütülen bir faaliyettir.
Hayvancılık türünün ihtiyaçlarını bilmek, coğrafi dağılışını anlamanın ilk adımıdır.
2
Erzurum, Kars ve Ardahan yörelerinin iklim özelliklerini analiz et.
Bu yöreler yüksekliğe bağlı olarak Sert Karasal İklim bölgesindedir ve en fazla yağışı yaz aylarında (konveksiyonel olarak) alırlar.
Doğal koşullara bağımlı bir faaliyetin neden bu yörede yoğunlaştığını bulmak için yörenin doğasını bilmek gerekir.
3
İklim ile bitki örtüsü ve hayvan türü arasındaki bağlantıyı kur.
Yaz yağışları uzun boylu gür otlar olan 'Alpin Çayırları' yeşertir. Büyükbaş hayvanlar (sığır), ağız ve çene yapıları ile vücut cüsseleri gereği doymak için kısa bozkırlara değil, bu uzun boylu çayırlara ihtiyaç duyar.
Coğrafi unsurlar (iklim -> bitki -> hayvancılık) arasındaki neden-sonuç zincirini tamamlamak için bu bağlantı şarttır.
4
Seçenekleri bu nedensellik ilişkisi üzerinden değerlendir.
Yörenin büyükbaş mera hayvancılığına uygun olmasının temel nedeni bitki örtüsünün (gür çayırlar) elverişli olmasıdır.
Soru kökündeki 'temel coğrafi nedeni' kesin olarak tespit etmek için.

Anahtar Kavram

İklim - Bitki Örtüsü - Hayvancılık İlişkisi

İpuçları

1
Mera hayvancılığının tamamen doğaya ve bitki örtüsüne bağımlı bir faaliyet olduğunu unutmayın. Hangi bitki örtüsü hangi hayvanı destekler?
2
Büyükbaş hayvanların doyabilmesi için kısa boylu cılız otlar (bozkır) yeterli olmaz. Daha gür ve yeşil otlaklara ihtiyaçları vardır.
3
Erzurum-Kars yöresinin sert karasal ikliminde görülen 'yaz yağışlarının', bu yörede hangi tür bitki örtüsünü (çayır/bozkır/maki) yeşerttiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İç Anadolu Bölgesi'nde küçükbaş mera hayvancılığının (koyun) neden yaygın olduğunu, iklim ve bitki örtüsü ilişkisi kurarak inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 410Soru

Türkiye'de çay sanayisine ait fabrikaların neredeyse tamamı Doğu Karadeniz Bölümü'nde, özellikle Rize ve çevresinde yoğunlaşmıştır. Bu sanayi kolunun kuruluş yerinin belirlenmesinde aşağıdakilerden hangisi temel etkendir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ham maddenin çabuk bozulabilir olması

Cevap

Çay sanayisinin Doğu Karadeniz'de yoğunlaşmasının temel nedeni ham maddenin çabuk bozulabilir olmasıdır.
Doğru yanıt olan ham maddenin çabuk bozulabilir olması, Türkiye'deki çay sanayisinin mekânsal dağılışını açıklayan en önemli faktördür. Çay yaprağı dalından toplandıktan sonra geçen her saat kalite kaybı anlamına gelir, bu yüzden fabrikalar üretim alanlarının (Rize, Trabzon, Artvin) dışına çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Çay bitkisinin fiziksel ve biyolojik yapısını değerlendir.
Çay, dalından koparıldıktan sonra fermente olmaya başlar ve tazeliğini hızla kaybeder.
Bitkisel ürünlerin işlenme süresi, sanayi tesisinin konumunu doğrudan belirler.
2
Sanayi kuruluş yeri ilkeleriyle ilişkilendir.
Ham maddenin işleme merkezine taşınırken bozulma riski varsa tesis tarlanın yanına kurulur.
Bu durum 'ham maddeye yakınlık' ilkesinin en temel örneklerinden biridir.

Anahtar Kavram

Ham Maddeye Yakınlık (Çabuk Bozulabilirlik)

İpuçları

1
Çay bitkisinin dalından koparıldıktan sonra ne kadar süre taze kaldığını düşünün.
2
Şeker pancarı fabrikalarının da neden ekim alanlarına yakın kurulduğunu hatırlayın; sebep aynıdır.

Daha Fazla Pratik

Konserve ve süt ürünleri sanayisindeki yer seçimi kriterlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 411Soru

Türkiye, jeolojik yapısının çeşitliliği sayesinde maden türü bakımından dünyada önde gelen ülkelerden biridir. Ancak her maden aynı ekonomik değere veya dış ticaret potansiyeline sahip değildir. Bazı yer altı kaynakları, Türkiye'nin dünya toplam rezervi içindeki payının çok yüksek olması (1.1. veya 2.2. sıra) ve üretiminin büyük bölümünün işlenerek ihraç edilmesiyle 'stratejik' bir döviz kaynağı niteliği taşımaktadır.

Buna göre; kullanım alanlarının genişliği (cam, deterjan, kâğıt, kimya), Türkiye'nin dünya rezervlerinde 2.2. sırada yer alması ve üretiminin yaklaşık %90\%90'ının dış pazarlara satılması özellikleri dikkate alındığında, bor mineralleri ile en benzer ekonomik yapıya sahip olan yer altı kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trona (Doğal Soda Külü)

Cevap

Trona (Doğal Soda Külü)
Doğal soda külü (trona), Türkiye'nin Ankara havzasında (özellikle Beypazarı ve Kahramankazan) yoğunlaşan, dünyanın en büyük ikinci rezervine sahip olduğumuz madendir. Bor mineralleri gibi cam, deterjan ve kimya sanayisinin temel girdisi olması ve Türkiye'nin bu madende dünya piyasasında 'fiyat belirleyici' stratejik bir konumda bulunması nedeniyle bor ile ekonomik karakter bakımından en fazla benzerlik gösteren kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Bor minerallerinin özelliklerini analiz et.
Bor, Türkiye'nin dünya rezervlerinde 1.1. sırada olduğu, geniş kullanım alanına sahip ve yüksek ihracat potansiyeli olan bir madendir.
Soruda istenen 'benzer ekonomik yapı' için aynı stratejik kriterleri karşılayan maden bulunmalıdır.
2
Seçeneklerdeki madenlerin dünya rezerv sıralamasını ve dış ticaret durumunu karşılaştır.
Taş kömürü, fosfat ve demir madenlerinde Türkiye net ithalatçıdır. Volfram ise sınırlı bir alanda stratejik olsa da küresel pazar payı bor kadar baskın değildir.
Türkiye'nin dışa bağımlı olduğu veya dünya piyasasında belirleyici olmadığı madenler elenmelidir.
3
Trona madeninin verilerini değerlendir.
Ankara (Beypazarı ve Kahramankazan) havzalarında bulunan Trona, dünyanın en büyük ikinci rezervine sahiptir ve üretimin neredeyse tamamı ihraç edilmektedir.
Rezerv büyüklüğü (2.2. sıra), kullanım alanı (cam, deterjan) ve ihracat odaklılığı ile bor mineralleriyle tam uyum sağlar.

Anahtar Kavram

Stratejik Madenlerin Rezerv ve İhracat Dinamikleri
Soru 412Soru

Türkiye'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan varlıklarından bazıları, hem doğal güzellikleri hem de kültürel değerleri bir arada barındırmaları nedeniyle "karma miras" kategorisinde tescil edilmiştir. Bu özel statüye sahip olan Göreme Millî Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) ile Hierapolis-Pamukkale (Denizli) ülkemizin uluslararası alanda en çok tanınan turizm merkezleri arasındadır.

Bu iki karma miras alanının coğrafi oluşum süreçleri ve konumları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi her iki merkez için de ortak bir değerlendirme olarak kabul edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Oluşum süreçlerinde iç kuvvetlerin (volkanizma veya tektonizma) doğrudan veya dolaylı etkisinin bulunması

Cevap

Karma miras alanlarının oluşumunda iç kuvvetlerin (volkanizma veya tektonizma) etkisi ortaktır.
Doğru seçenek, her iki alanın da oluşumunda iç kuvvetlerin payı olduğunu belirtmektedir. Kapadokya'nın temelini oluşturan tüf ve bazalt tabakaları volkanizma (iç kuvvet) sonucu oluşmuş, daha sonra dış kuvvetlerce şekillendirilmiştir. Pamukkale'de ise travertenleri oluşturan termal suların yüzeye çıkması tektonik fay hatları (iç kuvvet) sayesinde gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Karma miras alanlarını tespit etme
Türkiye'de UNESCO tarafından tescillenen iki karma miras alanı Göreme (Kapadokya) ve Hierapolis-Pamukkale'dir.
Sorunun çözümü için bu alanların coğrafi özelliklerini bilmek gerekir.
2
Jeolojik oluşumları analiz etme
Kapadokya, Erciyes ve Hasandağı gibi volkanlardan çıkan tüflerin (volkanizma) eseridir; Pamukkale ise fay hatlarından (tektonizma) çıkan sıcak suların traverten oluşturmasıyla meydana gelmiştir.
Her iki oluşum da yerin iç yapısından kaynaklanan 'iç kuvvetler' ile doğrudan ilişkilidir.
3
Ortak özelliği belirleme
Her iki merkez de oluşumlarını yerin içindeki enerjiye borçludur.
Volkanizma ve tektonizma (fay hatları) iç kuvvetlerin temel unsurlarıdır.

Anahtar Kavram

Karma Miras Alanlarının Coğrafi Oluşumu

İpuçları

1
Türkiye'de sadece iki tane 'karma miras' alanı olduğunu hatırlayın: Biri Nevşehir'de, diğeri Denizli'dedir.
2
Kapadokya'daki peribacalarının volkanik, Pamukkale'deki travertenlerin ise fay hatlarına bağlı olduğunu düşünün.
3
Hem volkanizma hem de fay hatları yerin derinliklerinden gelen enerjiyle, yani iç kuvvetlerle ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer UNESCO varlıklarını türlerine göre (kültürel/doğal) sınıflandırarak bir tablo oluşturun.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 413Soru

Marmara Bölgesi, Türkiye'de turizm türlerinin en çok çeşitlendiği ve turizm gelirlerinin en yüksek olduğu bölgedir. Ancak bölgeyi oluşturan bölümlerin fiziki ve beşerî özellikleri, turizm faaliyetlerinin türünü ve yoğunluğunu doğrudan etkilemektedir.

Marmara Bölgesi'nin bölümleri ve bu bölümlerdeki turizm faaliyetleri ile ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ergene Bölümü: Yer şekillerinin oldukça engebeli ve ortalama yükseltinin fazla olması nedeniyle kış sporları ve yayla turizminin bölge turizminde en büyük paya sahip olması.

Cevap

Ergene Bölümü'nün engebeli ve yüksek olduğu, bu nedenle kış sporları ve yayla turizminin temel faaliyet olduğu bilgisi yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, Ergene Bölümü'nün yer şekillerini hatalı tanımlamaktadır. Ergene Bölümü, Marmara Bölgesi'nin batısında yer alan, ortalama yükseltisi 100-200 metre civarında olan ve yer şekilleri oldukça sade olan bir havzadır. Bu bölgede kış sporları veya yaylacılık için gerekli olan yüksek dağlık kütleler bulunmaz. Marmara Bölgesi'nde kış turizmi dendiğinde akla gelen Uludağ Güney Marmara'da, Kartepe ise Çatalca-Kocaeli bölümünde yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Marmara Bölgesi'nin bölümlerini (Çatalca-Kocaeli, Yıldız Dağları, Ergene, Güney Marmara) ve temel yer şekillerini hatırla.
Ergene Bölümü'nün bir havza (Ergene Havzası) olduğu ve Türkiye'nin en düz, yükseltisi en az olan alanlarından biri olduğu tespit edilir.
Turizm türlerinin uygunluğu doğrudan fiziki coğrafya (yükselti, eğim, iklim) şartlarına bağlıdır.
2
Kış sporları ve yaylacılık faaliyetlerinin gereksinimlerini değerlendir.
Bu faaliyetler yüksek rakım, karın yerde kalma süresi ve dağlık kütleler gerektirir.
Fiziki şartlar sağlanmadığında bu turizm türlerinin gelişmesi mümkün değildir.
3
Ergene Bölümü ile kış turizmini eşleştir.
Ergene bir ova/havza yapısında olduğu için bu eşleştirmenin bölge gerçekleriyle çeliştiği görülür.
Marmara Bölgesi'nde kış turizminin merkezi Ergene değil, Güney Marmara'daki Uludağ veya Çatalca-Kocaeli'deki Kartepe'dir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Turizm ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Marmara Bölgesi'nin bölümlerini bir harita üzerinde hayal etmeye çalışın; Edirne ve çevresinin yer şekilleri nasıldır?
2
Uludağ ve Kartepe gibi kayak merkezlerinin Ergene Bölümü'nde (Edirne-Lüleburgaz hattı) olup olmadığını sorgulayın.
3
Ergene Bölümü Türkiye'nin en düz yerlerinden biri olarak bilinir; düz bir ovada kış sporları veya yaylacılık yapılabilir mi?

Daha Fazla Pratik

Marmara Bölgesi'ndeki sanayi dağılımı ile turizm türlerinin çakıştığı ve ayrıştığı noktaları incelemek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 414Soru

Türkiye'de kıl keçisi yetiştiriciliği, bu hayvanların sarp, kayalık ve engebeli arazilerde rahat hareket edebilmesi ve maki adı verilen çalı formundaki bitkilerle beslenebilmesi nedeniyle belirli bölgelerde yoğunlaşmıştır.

Bu coğrafi özellikler dikkate alındığında, aşağıdaki yerlerin hangisinde kıl keçisi yetiştiriciliğinin diğerlerine göre daha yaygın olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teke ve Taşeli Platoları

Cevap

Türkiye'de kıl keçisi yetiştiriciliğinin en yaygın olduğu alan, sarp ve engebeli karstik yapısı ile maki bitki örtüsüne sahip olan Teke ve Taşeli Platoları'dır.
Teke ve Taşeli Platoları, Batı ve Orta Toroslar üzerinde yer alan, karstik erime şekilleri nedeniyle oldukça engebeli ve kayalık bir yapıya sahiptir. Bu alanlarda Akdeniz ikliminin karakteristik bitki örtüsü olan makiler geniş yer kaplar. Kıl keçisi, ağaç ve çalı sürgünleriyle beslenebildiği ve bu sarp arazilerde rahatça hareket edebildiği için bu platolarda yetiştiriciliği en yaygın hayvancılık türüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Kıl keçisinin fiziksel ve beslenme özelliklerini belirlemek.
Kıl keçisi, kayalık ve engebeli arazilerde tırmanma yeteneği yüksek olan ve maki (çalı) türü bitkilerle beslenen bir hayvandır.
Hayvancılık türü ile doğal çevre koşulları (yer şekilleri ve bitki örtüsü) arasındaki ilişkiyi kurmak için bu gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen bölgelerin yer şekillerini ve bitki örtüsünü karşılaştırmak.
Teke ve Taşeli Platoları Akdeniz'in en dağlık ve maki örtüsünün en yoğun olduğu alanlarıdır.
Doğru coğrafi eşleştirmeyi yaparak hedef bölgeyi saptamak için bu adım uygulanır.
3
Diğer seçeneklerin neden uygun olmadığını teyit etmek.
Konya, Ergene ve Şanlıurfa gibi düz ve bozkır alanların koyun yetiştiriciliğine uygun olduğu belirlenir.
Çeldiricileri eleyerek kesin sonuca ulaşmak için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Hayvancılık Faaliyetleri ile Doğal Ortam İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 415Soru

Türkiye'de son yıllarda kıyı turizmine alternatif olarak gelişen turizm türlerinden biri de yayla turizmidir. Yaz aylarında sıcak ve nemli havadan bunalan, betonlaşmış şehir ortamından uzaklaşarak doğayla iç içe olmak isteyen turistler bu alanlara yoğun ilgi göstermektedir. Gür ormanlar içindeki ahşap mimariyi görmek ve yöresel şenliklere katılmak bu turizm türünün temel motivasyonları arasındadır.

Buna göre, parçada özellikleri anlatılan turizm faaliyetinin aşağıdaki coğrafi alanların hangisinde en fazla geliştiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Bölümü

Cevap

Doğu Karadeniz Bölümü
Parçada bahsedilen serin yaz mevsimi, gür orman dokusu, geleneksel ahşap yapılaşma ve yayla şenlikleri (örneğin Kadırga, Kafkasör şenlikleri), Doğu Karadeniz'deki yayla turizminin en belirgin özellikleridir. Bölgenin her mevsim yağışlı iklimi ve engebeli yapısı, kıyı turizmi (deniz turizmi) yerine yayla turizminin gelişmesine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki coğrafi ipuçlarını analiz etmek
Yaz aylarında serinleme ihtiyacı, gür ormanlar, ahşap mimari ve yayla şenlikleri gibi özellikler tespit edildi.
Turizm türünün hangi iklim ve bitki örtüsü şartlarında yapıldığını belirlemek için.
2
Seçeneklerdeki coğrafi bölümlerin fiziksel ve beşeri özelliklerini değerlendirmek
Gür ormanların, serin yaz mevsiminin ve ahşap yayla kültürünün Türkiye'de en belirgin olduğu yerin Doğu Karadeniz olduğu sonucuna varıldı.
Tespit edilen iklim ve bitki örtüsü şartlarının harita üzerindeki doğru konumunu bulmak için.

Anahtar Kavram

Yayla Turizminin Coğrafi Dağılışı ve Özellikleri

İpuçları

1
Parçadaki 'gür ormanlar', 'ahşap mimari' ve 'yaz aylarında serinleme' ifadelerine dikkat ediniz.
2
Türkiye'de yaz mevsiminin bol yağışlı ve serin geçtiği, orman örtüsünün en geniş yer kapladığı coğrafi bölümü düşününüz.
3
Ayder Yaylası (Rize) ve Uzungöl (Trabzon) gibi dünyaca ünlü turizm merkezlerinin bulunduğu bölüm doğru cevaptır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kış turizmi merkezleri ile bulundukları illeri eşleştirmeye çalışarak farklı turizm türlerinin dağılışını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 416Soru

Türkiye’de bazı iller, bölgesel kalkınma planlarının kapsama alanlarının genişletilmesi veya farklı yapısal sorunlara çözüm aranması amacıyla birden fazla projenin bünyesine dahil edilmiştir. Örneğin; Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illeri hem Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) hem de Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) içerisinde yer almaktadır. Bu illerin Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP) çatısı altında toplanmasının, DOKAP'ın genel ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinden ayrılan temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Havza boyunca akış gösteren nehrin neden olduğu erozyon, kirlilik ve taşkın risklerinin bilimsel yöntemlerle rehabilite edilmesi

Cevap

Havza boyunca akış gösteren nehrin neden olduğu erozyon, kirlilik ve taşkın risklerinin bilimsel yöntemlerle rehabilite edilmesi
Yeşilırmak Havzası Gelişim Projesi (YHGP), Amasya, Çorum, Samsun ve Tokat illerini kapsayan, öncelikli olarak havzadaki erozyonun önlenmesi, su kirliliğinin kontrol altına alınması ve taşkın risklerinin azaltılmasını amaçlayan bir 'rehabilitasyon' projesidir. Bu illerin DOKAP'a dahil edilmesi daha çok ulaşım, turizm ve genel ekonomik kalkınma (Yeşil Yol gibi) odaklıyken, YHGP çatısı altında birleşmelerinin temel çevresel gerekçesi akarsu havzasının yönetimidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki illerin (Amasya, Çorum, Samsun, Tokat) ortak özelliklerini belirle.
Bu iller Yeşilırmak akarsu havzasında yer almaktadır.
İllerin ortak coğrafi paydası Yeşilırmak nehridir.
2
DOKAP ve YHGP projelerinin temel farklarını analiz et.
DOKAP geniş çaplı bir bölgesel (sosyo-ekonomik) projedir; YHGP ise havza bazlı bir (ekolojik/planlama) projedir.
YHGP'nin kurulma nedeni nehrin taşıdığı alüvyonlar, kirlilik ve düzensiz rejimdir.
3
YHGP'nin spesifik amaçlarını hatırla.
Erozyon kontrolü, nehir kirliliğinin önlenmesi, taşkınların engellenmesi ve sürdürülebilir havza planlaması.
Özellikle Çarşamba Delta Ovası'ndaki kirlilik ve yukarı havzadaki erozyon bu projenin temel tetikleyicisidir.
4
Seçenekler arasından ekolojik rehabilitasyon odaklı olanı seç.
Havza rehabilitasyonu ve risk kontrolünü içeren seçenek doğru cevaptır.
DOKAP'ın 'Yeşil Yol' gibi hedefleri ekonomik odaklıyken, YHGP'nin varlık sebebi havza ekolojisidir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Spesifik Amaçları ve Havza Yönetimi

İpuçları

1
İllerin ortak ismi olan 'Yeşilırmak' ifadesine ve bir 'akarsu havzası' projesi olmasının getirdiği çevresel gerekliliklere odaklanın.
2
DOKAP'ın genel bir bölgesel kalkınma projesi olduğunu, ancak YHGP'nin nehir ve kirlilik odaklı daha dar ve spesifik bir planlama olduğunu hatırlayın.
3
Amasya ve Tokat gibi illerdeki nehir akışının Çarşamba Delta Ovası üzerindeki etkilerini (sedimantasyon ve kirlilik) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalkınma projelerinin (DAP, GAP, ZBK) de temel çıkış noktalarını (maden, su, hayvancılık vb.) karşılaştırarak çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 417Soru

Enerji coğrafyası araştırmalarında kaynaklar, rezerv özelliklerine ve üretim süreçlerindeki dış faktörlere göre sınıflandırılmaktadır.

Bir coğrafyacı, hazırladığı tez çalışmasında Türkiye'de elektrik üretiminde kullanılan X ve Y enerji kaynakları hakkında şu bulguları paylaşmıştır:

X kaynağı: Doğada rezervi sınırlıdır, yenilenemez. Elektrik üretim miktarı yıllara göre iklim koşullarına bağlı bir dalgalanma göstermez.
Y kaynağı: Doğada kendini sürekli yenileyebilir. Ancak elektrik üretim potansiyeli meteorolojik koşullara ve mevsimlere göre belirgin dalgalanmalar yaşar.

Buna göre, raporda bahsedilen X ve Y enerji kaynakları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru örneklendirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit – Rüzgâr

Cevap

X kaynağının linyit, Y kaynağının ise rüzgâr olduğu eşleştirme doğru örneklendirmedir.
Doğru eşleştirmede X kaynağı için verilen Linyit; rezervi olan, tüketildikçe biten (yenilenemez) ve santrallerdeki üretimi yağış veya rüzgâr gibi hava olaylarından bağımsız olan bir kaynaktır. Y kaynağı için verilen Rüzgâr ise doğada sürekli var olan (yenilenebilir) ancak esiş şiddeti ve süresi mevsimlere göre değiştiği için elektrik üretimi iklime bağlı olarak dalgalanan bir kaynaktır.

Adım Adım Çözüm

1
X kaynağının özelliklerini analiz etmek
X kaynağının fosil yakıtlar veya nükleer gibi hem tükenen hem de hava durumundan etkilenmeyen bir kaynak olması gerektiği tespit edilir (Linyit, taş kömürü, doğal gaz vb.).
Soruda X için 'yenilenemez' ve 'iklim koşullarına bağlı dalgalanmaz' şartları verilmiştir.
2
Y kaynağının özelliklerini analiz etmek
Y kaynağının hem doğada tükenmemesi hem de üretiminin havaya bağlı olması gerektiği tespit edilir (Rüzgâr, güneş, hidroelektrik).
Soruda Y için 'sürekli yenilenebilir' ve 'meteorolojik koşullara göre dalgalanmalar yaşar' şartları verilmiştir.
3
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri kriterlere göre elemek
Jeotermal ve doğal gazın yanlış konumlandırıldığı seçenekler elendiğinde, her iki şartı da eksiksiz sağlayan tek ikilinin 'Linyit - Rüzgâr' olduğu görülür.
Jeotermal yenilenebilirdir ama iklime bağlı değildir; doğal gaz ise yenilenemezdir.

Anahtar Kavram

Enerji kaynaklarının yenilenebilirlik ve iklim bağımlılığı açısından sınıflandırılması

İpuçları

1
X kaynağını bulmak için fosil yakıtları (kömür, petrol, doğal gaz) düşünmelisiniz.
2
Y kaynağının elektrik üretebilmesi için havanın güneşli, rüzgârlı veya yağışlı olması gerekmelidir.
3
Seçeneklerdeki 'Jeotermal' enerji, yer altı fay hatlarındaki sıcak sulardan elde edilir. Yenilenebilir olmasına rağmen hava durumuyla (iklimle) hiçbir ilgisi yoktur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de hidroelektrik potansiyelinin yıllara göre neden dalgalanma gösterdiğini ve bu durumun hangi enerji kaynağına olan ihtiyacı artırdığını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Matris Tablolama Yöntemi: Kaynakları 'Yenilenebilir mi?' ve 'İklimden Etkilenir mi?' şeklinde iki soruluk bir süzgeçten geçirin. Linyit (Hayır/Hayır) -> X şartı. Rüzgâr (Evet/Evet) -> Y şartı. Jeotermal (Evet/Hayır) -> İki şarta da tam uymaz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 418Soru

Türkiye'de turizm etkinlikleri doğal, tarihi ve kültürel zenginliklere bağlı olarak büyük bir çeşitlilik gösterir. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO), koruma altına aldığı alanları sadece kültürel, sadece doğal veya her iki özelliği bir arada barındıran alanlar olmak üzere sınıflandırmaktadır. Ülkemizde hem karstik süreçlerin oluşturduğu görsel zenginlikleri hem de antik dönemden kalan tarihi yapıları aynı sahada iç içe barındıran, bu nedenle UNESCO tarafından "karma (doğal ve kültürel)" miras alanı olarak tescillenmiş dünyaca ünlü bir merkezimiz bulunmaktadır.

Parçada bazı özellikleri vurgulanan ve Türkiye'nin önemli turizm merkezlerinden biri olan bu alan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pamukkale Travertenleri ve Hierapolis Antik Kenti

Cevap

Doğru yanıt, hem doğal (travertenler) hem de kültürel (antik kent) özellikleriyle UNESCO karma miras listesinde bulunan Pamukkale Travertenleri ve Hierapolis Antik Kenti'dir.
Denizli ilimizde yer alan Pamukkale Travertenleri, kalsiyum karbonat açısından zengin yeraltı sularının yeryüzüne çıkarak çökelmesiyle oluşan karstik bir doğa harikasıdır. Hemen yanı başında bulunan Hierapolis Antik Kenti ise antik dönemin önemli bir sağlık, inanç ve kültür merkezidir. Bu alan, hem olağanüstü doğal güzelliği hem de tarihi değeri bir arada sunduğu için UNESCO tarafından 'karma miras' olarak tescillenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve coğrafi ipuçlarını belirle.
İpuçları: 'UNESCO karma (doğal ve kültürel) miras alanı' ve 'karstik süreçlerin oluşturduğu görsel zenginlikler'.
Sorunun yönelttiği spesifik konumu bulmak için temel ayırt edici özellikleri filtrelemek gerekir.
2
Türkiye'deki UNESCO karma miras alanlarını hatırla.
Türkiye'de sadece iki adet karma miras alanı vardır: Göreme Milli Parkı ve Kapadokya (Nevşehir) ile Pamukkale ve Hierapolis Milli Parkı (Denizli).
UNESCO listesi ezber bilgisidir, aday karma statüdeki yerleri bilmelidir.
3
Karma alanlar içinden 'karstik süreçler' ipucuna uyanı seç.
Kapadokya volkanik tüf arazilerinde oluşmuştur. Pamukkale ise karstik yeraltı sularının yeryüzüne çıkarak çökelmesiyle oluşan travertenlerdir.
Jeolojik oluşum türü, iki karma miras alanını birbirinden kesin olarak ayırır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'ndeki alanları (Özellikle Karma Miras Statüsü) ve bu alanların jeomorfolojik özellikleri.

İpuçları

1
Türkiye'nin UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde 'karma' (hem doğal hem kültürel) statüde kabul edilen sadece iki adet alanı bulunmaktadır.
2
Bu iki alandan biri volkanik tüflerin aşınmasıyla oluşan Kapadokya bölgesi, diğeri ise Ege Bölgesi'nde yer alan dünyaca ünlü bembeyaz oluşumlarımızdır.
3
Karstik yeraltı sularının çökelmesiyle oluşan travertenleri ve hemen yanındaki antik tiyatrosuyla bilinen Denizli ilimizdeki bu turizm merkezini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer UNESCO Karma Miras alanı olan 'Göreme Tarihi Milli Parkı ve Kapadokya'nın hangi jeolojik ve tarihi özelliklere sahip olduğunu, hangi ilimizde yer aldığını harita üzerinden inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken seçeneklerdeki alanların jeolojik kökenlerine bakabilirsiniz. Sorudaki 'karstik süreçler' kelimesi, doğrudan kireçtaşlarının çözünmesi veya çökelmesiyle oluşan alanlara işaret eder. Seçenekler arasında belirgin karstik çökelim alanı olan tek şık, doğru yanıttır.
Tahmini Süre:50s
Soru 419Soru

Türkiye'de ormanların dağılışını etkileyen en temel faktör nemlilik ve yağış miktarıdır. Nemliliğin yeterli olduğu kıyı bölgelerimizde orman varlığı zenginken, kuraklığın belirgin olduğu iç kesimlerde orman alanları oldukça sınırlıdır.

Buna göre, doğal çevre şartları göz önüne alındığında Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin orman varlığı bakımından Türkiye'nin en fakir bölgesi olmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şiddetli yaz kuraklığı ve aşırı buharlaşma nedeniyle su dengesinin olumsuz olması

Cevap

Şiddetli yaz kuraklığı ve aşırı buharlaşma nedeniyle su dengesinin olumsuz olması
Türkiye'de orman dağılışında yağış ve nemlilik en belirleyici unsurdur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi, yıllık toplam yağış miktarı bakımından bazı iç bölgelerden daha iyi durumda olsa da, yaz aylarında yaşanan şiddetli buharlaşma ve kuraklık bitkilerin su ihtiyacını karşılamasını engeller. Bu negatif su bilançosu nedeniyle bölge Türkiye'nin en az orman alanına sahip coğrafyasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Orman yetişme şartlarını analiz etme
Ormanlar, gelişimi için yıl boyu belirli bir nemlilik ve su dengesine ihtiyaç duyar.
Türkiye'de orman dağılışını belirleyen temel faktör yağış miktarı ve buharlaşma dengesidir.
2
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin iklim özelliklerini değerlendirme
Bölge, kışın yağış alsa da yaz mevsiminde Basra Termik Alçak Basıncı nedeniyle Türkiye'nin en şiddetli kuraklığını yaşar.
Aşırı buharlaşma, topraktaki nemi tüketerek ağaç formasyonunun gelişmesini engeller.
3
Sonucu belirleme
Su yetersizliği ve şiddetli buharlaşma bölgeyi orman fakiri yapmaktadır.
Yaz kuraklığının şiddeti, bitki örtüsünün orman yerine bozkır (step) olmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Orman Dağılışında Nem ve Buharlaşma Dengesi

İpuçları

1
Ormanların yetişmesi için en çok neye ihtiyaç duyduğunu düşünün.
2
Güneydoğu Anadolu'nun yaz mevsimindeki sıcaklık ve buharlaşma değerlerini hatırlayın.
3
Bir yerin sadece yağış alması yetmez, o suyun buharlaşıp kaybolmaması da gerekir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de orman varlığı en fazla olan bölgenin neden Karadeniz olduğunu nemlilik üzerinden karşılaştırarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 420Soru

Coğrafi koşulların ekonomik faaliyetler üzerindeki etkisini inceleyen bir araştırmacı, Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'ndeki yarı kurak iklim şartlarının ve geniş bozkır (step) alanlarının küçükbaş hayvancılık için uygun bir ortam sunduğunu raporlamıştır. Raporda ayrıca, bu bölgeye adapte olmuş ve özellikle Ankara ile çevresinde yetiştirilen, elde edilen değerli yünü (moher) ile bilinen spesifik bir türün yöre kültürü ve ekonomisindeki tarihi önemine dikkat çekilmiştir.

Araştırmacının raporunda vurguladığı, Ankara ve çevresiyle özdeşleşen bu hayvancılık faaliyeti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tiftik keçisi yetiştiriciliği

Cevap

Araştırmada özellikleri verilen ve Ankara çevresiyle özdeşleşmiş olan hayvancılık faaliyeti Tiftik keçisi yetiştiriciliğidir.
Soruda verilen ipuçları (İç Anadolu Bölgesi, bozkır bitki örtüsü, Ankara ve çevresi, moher adı verilen değerli yün) doğrudan Tiftik keçisini işaret etmektedir. Doğal çevre koşullarının ekonomik faaliyetlere etkisine güzel bir örnek olan bu tür, Ankara'nın tarihi ve ekonomik sembollerinden biri haline gelmiştir ve dünya literatürüne de 'Angora' adıyla geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki iklim ve bitki örtüsü ipuçlarını analiz etme
Yarı kurak iklim ve bozkır (step) bitki örtüsü, küçükbaş hayvancılık (koyun ve keçi türleri) için en elverişli doğal ortamı sunar.
Hayvan türlerinin beslenme alışkanlıkları ile doğal bitki örtüsü arasındaki zorunlu ilişkiyi kurmak için.
2
Bölgesel ve kültürel eşleştirmeyi yapma
Metinde geçen 'Ankara ve çevresinde yetiştirilen' ile 'moher adı verilen değerli yün' ipuçları doğrudan Tiftik (Angora) keçisini işaret etmektedir.
Spesifik bir yöre ile özdeşleşen tarım/hayvancılık ürününü tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık türleri ile coğrafi bölgeler (iklim ve bitki örtüsü) arasındaki ilişki

İpuçları

1
Soruda geçen yörenin 'Ankara ve çevresi' olduğuna ve bu hayvanın dünya genelinde başkentimizin eski ismiyle (Angora) anıldığına dikkat ediniz.
2
Elde edilen yünün 'moher' olarak adlandırılması, bunun sıradan bir koyun türü değil, özel bir keçi türü olduğunu gösterir.
3
Toroslar'da yaygın olan Kıl keçisi ile Ankara yöresine özgü olan Tiftik keçisinin coğrafi dağılışlarını birbirine karıştırmamalısınız.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de büyükbaş mera hayvancılığının yoğunlaştığı yörelerin iklim ve bitki örtüsü özelliklerini de inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 21 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 21 | Examkin