Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası

778 soru

Soru 561Soru

Türkiye'de demir yolu ağının dağılışı üzerinde yer şekilleri ve engebe durumu temel belirleyici bir etkendir. Dağların kıyıya paralel uzandığı ve yükseltinin aniden arttığı bazı kıyı illerimize demir yolu hattı ulaştırılamamıştır. Buna göre, aşağıdaki illerimizden hangisinin il merkezine demir yolu ile ulaşım sağlanması mümkün değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya

Cevap

Antalya ili, yer şekillerinin engebeli olması nedeniyle demir yolu hattı bulunmayan merkezlerden biridir.
Antalya ili, Batı Toroslar'ın engebeli yapısı ve dağların kıyıya paralel uzanması sonucunda iç kesimlerle olan demir yolu bağlantısının yüksek maliyet gerektirmesi nedeniyle demir yolu ağının dışında kalmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin demir yolu haritası ve yer şekilleri ilişkisini analiz etme
Demir yollarının genellikle engebenin az olduğu vadileri ve düzlükleri takip ettiği görülür.
Maliyetleri düşürmek ve eğimi yönetmek için demir yolları düz arazileri tercih eder.
2
Seçeneklerdeki illerin topoğrafik özelliklerini ve ulaşım ağlarını karşılaştırma
Antalya'nın kuzeyinde yer alan Batı Toroslar'ın ulaşımı zorlaştırdığı tespit edilir.
Dağların kıyıya paralel uzandığı yerlerde iç kesimlerle bağlantı maliyetlidir.
3
Demir yolu bulunmayan diğer önemli illeri hatırlama
Antalya dışında Muğla, Çanakkale, Sinop ve Artvin gibi illerde de demir yolu yoktur.
Bu illerin ortak özelliği engebeli yer şekillerine sahip olmaları veya ana hatlara uzak kalmalarıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Demir Yolu Ağının Dağılışı ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de demir yolu ağı genellikle yer şekillerinin uzanışına paralel olarak gelişmiştir.
2
Toros Dağları ve Kuzey Anadolu Dağları'nın kıyıya çok yakın ve yüksek olduğu yerlerde demir yolu ulaşımı kısıtlıdır.
3
Turizm şehri olmasına rağmen Teke ve Taşeli platolarının engebesi nedeniyle raylı sistemin il dışı bağlantısının olmadığı ili düşünün.

Daha Fazla Pratik

Demir yolu ulaşımının olmadığı diğer illeri (Sinop, Artvin, Çanakkale) ve demir yolunun ulaştığı tek Karadeniz bölümünü (Batı Karadeniz - Zonguldak, Orta Karadeniz - Samsun) incelemek konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Harita üzerinde Türkiye'deki ana demir yolu hatlarını göz önünde bulundurarak Doğu Karadeniz, Menteşe Yöresi (Muğla) ve Antalya çevresinin bu ağdan yoksun olduğunu hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 562Soru

Türkiye'de tarımsal üretim potansiyeli ve ürün çeşitliliği üzerinde doğal çevre faktörlerinin (iklim, yer şekilleri, toprak) sınırlayıcı ya da destekleyici rolleri bulunmaktadır. Bir araştırmacının farklı sahalarda yaptığı incelemeler sonucu tuttuğu şu notlar verilmiştir:

I. Saha: Denizel etkinin kış ılıklığı sağladığı bir kıyı ovasıdır. Ancak vejetasyon (büyüme) döneminin sonundaki yağışlı hava koşulları ve yüksek bağıl nem, pamuk gibi hasat döneminde mutlak kuraklık isteyen ürünlerin ekimini imkansız kılmaktadır.

II. Saha: Konya Ovası Projesi (KOPKOP) ile su sorunu büyük ölçüde çözülmüş olsa da, kapalı havza özelliği ve taban suyunun drenaj yetersizliği nedeniyle toprakta kireç ve tuz birikimi gözlenmektedir. Bu durum şeker pancarı gibi endüstri bitkilerinin kalitesini ve verimini olumsuz etkilemektedir.

III. Saha: Kuzeydoğu Anadolu'da, fön rüzgarlarının etkisiyle oluşmuş bir mikroklima sahasıdır. Zeytin gibi Akdeniz iklimi bitkileri yetiştirilebilse de, sahanın dar ve derin vadi yapısı ile engebeli topoğrafyası modern tarım makinelerinin kullanımını kısıtlamaktadır.

Bu araştırmacının notlarında belirttiği özellikler dikkate alındığında, sahaların harita üzerindeki olası konumları aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Çarşamba Ovası - II: Konya Ovası - III: Çoruh Vadisi

Cevap

Özellikleri verilen sahalar sırasıyla Çarşamba Ovası (Samsun), Konya Ovası ve Çoruh Vadisi (Artvin) olarak eşleşmektedir.
I. maddede belirtilen yaz yağışları engeli Karadeniz ovalarına (Çarşamba), II. maddedeki KOP ve drenaj/tuzlanma sorunu Konya Ovası'na, III. maddedeki zeytin mikrokliması ve vadi engebesi ise Çoruh Vadisi'ne özgüdür. Bu üç kriterin de karşılandığı tek seçenek bu eşleştirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci sahadaki kısıtlayıcı faktörü analiz etme.
Pamuk bitkisi hasat döneminde (Yaz sonu/Sonbahar başı) kuraklık ister. Karadeniz kıyısındaki Çarşamba ve Bafra ovaları kışın ılık olsa da her mevsim yağışlı oldukları için pamuk tarımına uygun değildir.
Tarım ürünlerinin iklim istekleri ile bölgesel yağış rejimlerini eşleştirmek gereklidir.
2
İkinci sahadaki proje ve toprak sorununu belirleme.
Konya Ovası Projesi (KOPKOP) İç Anadolu'da uygulanmaktadır. Bölgedeki drenaj yetersizliği, sulama ile birlikte tuzlanma ve kireçlenme riskini artırarak şeker pancarı gibi hassas ürünlerde kaliteyi düşürür.
Bölgesel kalkınma projelerinin (KOP, GAP, DAP) kapsadığı illeri ve ekolojik etkilerini ayırt etmek için gereklidir.
3
Üçüncü sahadaki mikroklima ve topoğrafya ilişkisini kurma.
Artvin-Çoruh Vadisi, fön rüzgarları sayesinde kış ılıklığına sahip bir mikroklima alanıdır ve zeytin yetişebilir. Ancak vadi tabanının darlığı ve çevresinin dikliği büyük tarım makinelerinin girmesini engeller.
Mikroklima alanlarının (Iğdır-Pamuk, Rize-Turunçgil, Artvin-Zeytin) özel konum şartlarını ve fiziksel kısıtlarını anlamak için gereklidir.
4
Verileri birleştirerek seçenekleri eleme.
I. Saha Karadeniz kıyısı, II. Saha Konya çevresi, III. Saha ise Artvin çevresi olmalıdır. Bu kombinasyon sadece ilk seçenekte mevcuttur.
Sentez yaparak doğru coğrafi konumu belirlemek için son adımdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarımsal üretimi sınırlayan doğal ve beşerî faktörlerin (yaz yağışları, drenaj sorunları, mikroklima ve yer şekilleri) bölgesel sentezi.

İpuçları

1
Pamuk bitkisinin hasat dönemindeki iklim isteği ile Karadeniz ikliminin sonbahar özelliklerini karşılaştırın.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel Kalkınma Projeleri (KOP,GAP,DAP,ZBKPKOP, GAP, DAP, ZBKP) kapsamındaki illeri ve bu projelerin tarımsal ürün desenine etkilerini tekrar gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 563Soru

Türkiye'de kalker (kireç taşı) ve jips (alçı taşı) gibi kolay eriyebilen kayaçların bulunduğu karstik araziler, yer altında geniş boşlukların oluşmasına ve buna bağlı olarak mağara turizminin gelişmesine olanak sağlamıştır.

Buna göre, yer şekli özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki illerin hangisinde mağara turizminin diğerlerine göre daha fazla gelişmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya

Cevap

Antalya ili, karstik arazi yapısının en yaygın olduğu Teke ve Taşeli platoları çevresinde yer aldığı için mağara turizminin en çok geliştiği merkezdir.
Mağara turizmi, yer şekli özellikleri bakımından karstik (eriyebilen) kayaçların bulunduğu alanlarda gelişir. Antalya ili, Batı Toroslar kuşağında yer alması ve arazisinin büyük bir kısmının kalkerlerden (kireç taşı) oluşması nedeniyle Türkiye'de mağara sayısının ve turizm çeşitliliğinin en fazla olduğu yerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Mağara oluşumu ile kayaç yapısı arasındaki ilişkiyi kurun.
Mağaralar, karstik kayaçların (kireç taşı vb.) yer altı suları tarafından eritilmesiyle oluşur.
Mağara turizminin gelişmesi için öncelikle uygun jeolojik yapının (karstik arazi) bulunması gerekir.
2
Türkiye'de karstik arazinin en yoğun olduğu bölgeyi belirleyin.
Akdeniz Bölgesi, özellikle Batı ve Orta Toroslar kuşağı Türkiye'nin en temel karstik alanıdır.
Toros Dağları sistemi büyük ölçüde kalın kireç taşı tabakalarından oluşmaktadır.
3
Seçeneklerdeki illerin coğrafi konumunu ve yer yapısını değerlendirin.
Antalya, Toroslar üzerinde yer alması nedeniyle mağara potansiyeli en yüksek olan ildir.
Damlataş, Karain, Zeytinlitaş ve Dim gibi Türkiye'nin en ünlü turistik mağaraları Antalya sınırları içerisindedir.

Anahtar Kavram

Mağara Turizmi ve Karstik Topografya İlişkisi

İpuçları

1
Mağara oluşumu için arazinin kireç taşı (kalker) gibi kolay eriyebilen kayaçlardan oluşması gerekir.
2
Türkiye'de karstik şekillerin (lapya, dolin, mağara vb.) en yaygın olduğu bölge Akdeniz Bölgesi'dir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki diğer önemli mağaralar olan Ballıca (Tokat) ve Karaca (Gümüşhane) mağaralarının konumlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 564Soru

Türkiye'de yarı kurak iklim bölgelerinde su imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle uygulanan nadas yöntemi; toprağın üst tabakasının erozyonla taşınmasına, ekonomik kayıplara ve tarımsal verimliliğin düşmesine neden olmaktadır. Bu sorunun çözümüne yönelik olarak önerilen ve nadas alanlarını daraltmayı amaçlayan 'nöbetleşe ekim' (münavebeli tarım) sisteminde, nadasa bırakılacak toprağın boş kalmaması için ekilecek ürünlerde aranan en temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprağın mineral dengesini koruyan ve azot miktarını artıran baklagil (mercimek, nohut gibi) türü ürünlerin seçilmesi

Cevap

Toprağın mineral dengesini koruyan ve azot miktarını artıran baklagil türü ürünlerin seçilmesi
Nöbetleşe ekim sisteminde nadasın alternatifi olarak baklagillerin seçilmesinin temel nedeni, bu bitkilerin köklerindeki nodüller aracılığıyla toprağa azot bağlamasıdır. Bu sayede toprak bir yandan boş kalmayarak erozyona karşı korunur, diğer yandan bir sonraki yıl ekilecek olan tahıllar için doğal bir gübreleme ortamı hazırlanmış olur.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas yönteminin olumsuzluklarını belirle
Nadas; toprağın bir yıl boş kalması sonucu erozyonun artması ve üretimin aksaması demektir.
Yarı kurak bölgelerde nem yetersizliği nadasa neden olsa da, bu durum toprak sağlığı için risklidir.
2
Nöbetleşe ekimin (münavebe) çalışma mantığını analiz et
Toprağa her yıl farklı bir ürün ekilerek mineral kaybı dengelenir.
Farklı bitkiler toprağın farklı katmanlarındaki mineralleri kullanır, böylece toprak tükenmez.
3
Baklagillerin toprağa etkisini değerlendir
Nohut, mercimek ve fasulye gibi ürünler havadaki azotu (N2N_2) köklerindeki bakteriler vasıtasıyla toprağa bağlar.
Azot, bitkiler için en temel besin kaynağıdır ve baklagiller toprağı 'dinlendirmeden' zenginleştirmenin en doğal yoludur.

Anahtar Kavram

Nöbetleşe Ekim ve Toprak Verimliliği İlişkisi

İpuçları

1
Nadasın en büyük zararlarından biri toprağın çıplak kalmasıyla rüzgâr erozyonunun artmasıdır.
2
Baklagillerin (fasulye, mercimek, nohut) kök yapısı toprağın kimyasal içeriğine nasıl bir katkı sağlar?
3
Toprağa en çok ihtiyaç duyduğu minerallerden biri olan azotu kazandıran bitki grubunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de sulama imkânlarının artması (GAP, KOP gibi projeler) nadas alanlarının dağılımını nasıl etkilemiştir?

Alternatif Yöntem

Mantıksal eleme yöntemiyle; nadasın olduğu yerlerin kurak olduğunu hatırla, sulama isteyen (pamuk, pancar) ve kış ılıklığı isteyen (turunçgil) seçeneklerini doğrudan ele.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 565Soru

Tarım ve Orman Bakanlığında görevli bir ziraat mühendisi, uzun yıllar Akdeniz kıyılarında çalıştıktan sonra İç Anadolu Bölgesi'nin iç kesimlerindeki bir ilçeye tayin olmuştur. Mühendis, yeni görev yerinde kış aylarının uzun ve sert geçmesi ile don olaylarının sık görülmesi nedeniyle, önceki görev yerinde yaygın olarak yetiştirilen bazı ürünlerin burada açık alanda tarımının yapılamadığını gözlemlemiştir.

Buna göre, ziraat mühendisinin yeni görev yerinde aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin açık alanda yetiştirilmesi doğal koşullara bağlı olarak mümkün değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Turunçgil

Cevap

Doğru cevap, kış ılıklığına ihtiyaç duyan ve dona karşı hassas olan 'Turunçgil' seçeneğidir.
Turunçgiller (portakal, mandalina, limon vb.), yetişme dönemi boyunca yüksek sıcaklık ve kış mevsiminde ılıman koşullar (kış ılıklığı) talep eden bitkilerdir. Sıcaklığın 0 °C'nin altına düştüğü don olaylarında ağaçlar büyük zarar görür. Bu nedenle İç Anadolu gibi karasal iklimin hakim olduğu, kışların uzun ve sert geçtiği bölgelerde açık alanda turunçgil tarımı yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen iki farklı coğrafi bölgenin (Akdeniz kıyıları ve İç Anadolu) iklim özelliklerini karşılaştırın.
Akdeniz kıyılarında kışlar ılık geçerken, İç Anadolu Bölgesi'nde kışlar soğuk, sert ve don olaylı (karasal iklim) geçer.
Tarım ürünlerinin yetişme alanlarını belirleyen en temel faktör iklim, özellikle de sıcaklık değerleridir.
2
Seçeneklerdeki tarım ürünlerinin soğuğa ve don olaylarına karşı dayanıklılık seviyelerini değerlendirin.
Elma, arpa, şeker pancarı ve çavdar soğuğa dayanıklı ürünlerken; turunçgil düşük sıcaklıklarda yaşayamaz.
Soruda, yeni görev yerindeki sert kış koşulları nedeniyle yetiştirilemeyen bitkinin bulunması istenmektedir.
3
Kış ılıklığı isteyen ve karasal iklimde açık alanda yetişemeyecek ürünü belirleyin.
Turunçgiller dona karşı dayanıksız olduğundan İç Anadolu'da açık alanda yetiştirilemez.
Turunçgillerin doğal yetişme alanı, kış sıcaklıklarının sıfırın altına nadiren düştüğü kıyı bölgelerimizdir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim İstekleri (Kış Ilıklığı ve Karasallık)

İpuçları

1
Akdeniz kıyılarında kış ayları ılık geçerken, İç Anadolu Bölgesi'nde kışlar soğuk, kar yağışlı ve don olaylıdır.
2
Soruda bahsedilen tarım ürünü, sıcaklık sıfırın altına düştüğünde donarak ölme riski taşıyan, yani 'kış ılıklığı' arayan bir bitkidir.
3
Seçeneklerdeki ürünlerden elma, arpa ve çavdar soğuğa çok dayanıklıdır. Sadece Akdeniz ve Ege kıyılarında yoğun olarak yetiştirilen meyve grubunu bulmalısınız.

Daha Fazla Pratik

İklim seçiciliği yüksek olan diğer tarım ürünlerinin (örneğin çay, muz, fındık) Türkiye'deki dağılışlarını harita üzerinden inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Türkiye haritasını gözünüzde canlandırın. İç Anadolu Bölgesi (Konya, Ankara, Nevşehir vb.) denildiğinde akla ilk gelen ürünler tahıllar ve şeker pancarıdır. Kıyılarda ise kış ılıklığı sayesinde daha hassas meyveler yetişir.
Tahmini Süre:45s
Soru 566Soru

Türkiye'nin yer altı kaynaklarının jeolojik oluşum süreçleri, bu kaynakların sanayideki kullanımı ve güncel dış ticaret verileri üzerine yapılan aşağıdaki teknik değerlendirmelerden hangisi bilgi yanlışı içermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye, bor ve mermer gibi madenlerde dünya rezerv ve ihracatında lider konumda olduğu için, madencilik sektöründen elde edilen toplam yıllık ihracat geliri; petrol ve doğalgaz gibi dışa bağımlı olduğumuz enerji kaynaklarının ithalat maliyetini tek başına karşılayabilmektedir.

Cevap

Madencilik ihracat gelirlerinin enerji ithalat maliyetlerini karşıladığına dair ifade yanlıştır çünkü Türkiye'nin enerji dış ticaret açığı madencilik gelirlerinden çok daha büyüktür.
Doğru cevap olan ifade yanlıştır çünkü Türkiye'nin yıllık toplam maden ihracatı yaklaşık 676-7 milyar dolar civarındayken, sadece petrol ve doğalgaz ithalatı bu rakamın yaklaşık 101510-15 katına kadar çıkabilmektedir. Dolayısıyla madencilik sektörü enerji faturasını tek başına karşılayamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Jeolojik zaman ve maden eşleşmesini kontrol et.
Taş kömürünün I.I. zaman, linyit ve borun III.III. zaman olduğu doğrulanır.
Madenlerin oluşum dönemleri sınav kapsamındaki en temel bilgidir.
2
Sanayi tesislerinin kuruluş yeri faktörlerini analiz et.
Seydişehir örneğinde hammadde ve enerji (Oymapınar) ilişkisinin doğruluğu teyit edilir.
Tesis-hammadde-enerji üçlüsü sanayi coğrafyasının temelidir.
3
Maden ihracat gelirleri ile enerji ithalat giderlerini karşılaştır.
Mermer ve bor ihracatının toplamı yaklaşık 343-4 milyar dolar seviyesindeyken, enerji ithalatının on milyarlarca dolar olduğu saptanır.
Türkiye ekonomisinin en büyük yapısal sorunu olan enerji dış ticaret açığı bilgisini test eder.
4
Yanlış olan önermeyi belirle.
Madencilik gelirlerinin enerji maliyetini karşıladığı ifadesinin hatalı olduğu sonucuna varılır.
Soru kökü 'bilgi yanlışı' olan seçeneği sormaktadır.

Anahtar Kavram

Madenlerin Jeolojik Oluşumu ve Ekonomik Denge

İpuçları

1
Madenlerin oluşum zamanlarına (Taş kömürü vs. Linyit) ve ihracat verilerine odaklanın.
2
Türkiye'nin dış ticaret açığının en büyük sebebinin ne olduğunu hatırlayın.
3
Madencilik gelirleri yüksek olsa da, ithal edilen petrol ve doğalgazın maliyetinin bu gelirlerden çok daha fazla olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin en çok ithal ettiği enerji kaynaklarının dağılımını ve maden işleme tesislerinin liman/hammadde ilişkisini tekrar gözden geçirin.

Alternatif Yöntem

Jeolojik zamanları elemenin ardından, seçeneklerdeki ekonomik iddiaların büyüklüğünü karşılaştırarak (Milyar dolar vs. On milyarlarca dolar) mantık yürütebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 567Soru

Türkiye'de kâğıt ve selüloz sanayisi; hammadde olarak yoğun miktarda odun veya tarımsal atık (saman, kamış) kullanımı gerektiren, aynı zamanda üretim sürecinde çok yüksek miktarda su tüketimine ihtiyaç duyan bir sanayi koludur. Bu nedenle tesisler genellikle su kaynaklarına ve hammaddeye erişimin kolay olduğu alanlarda kurulmuştur.

Kastamonu (Taşköprü), Zonguldak (Çaycuma) ve Giresun (Aksu) gibi merkezlerde yer alan kâğıt fabrikalarının kuruluş yerinin belirlenmesinde "orman varlığına bağlı hammadde temini" ve "su kaynakları" belirleyici olmuştur.

Buna göre; Afyonkarahisar (Çay) kâğıt fabrikasının lokasyon seçimi, yukarıda belirtilen kıyı kuşağındaki merkezlerden temel olarak hangi yönüyle ayrılmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde hammadde kaynağı olarak odun yerine tarımsal atık (saman) ve kamışların kullanılması

Cevap

Afyonkarahisar (Çay) kâğıt fabrikası, üretimde odun yerine tarımsal atık (saman) ve kamışları hammadde olarak kullanmasıyla Karadeniz'deki orman tabanlı tesislerden ayrılmaktadır.
Doğru cevap, tesisin hammadde kaynağındaki farklılığı vurgulamaktadır. Karadeniz kıyı kuşağındaki fabrikalar (Kastamonu, Zonguldak, Giresun) zengin orman varlığı sayesinde hammadde olarak odun kullanırken; Afyonkarahisar (Çay) kâğıt fabrikası, bulunduğu bölgenin şartlarına uygun olarak Eber ve Akşehir gölleri çevresindeki kamışları ve çevredeki tarımsal faaliyetlerden elde edilen samanları (tarımsal atık) hammadde olarak kullanmaktadır. Bu durum hammaddeye yakınlık ilkesinin farklı bir hammadde türü ile uygulanmasına örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Kâğıt sanayisinin temel lokasyon kriterlerini analiz etme.
Hammadde (selüloz kaynağı) ve bol su ihtiyacı en önemli iki faktördür.
Kâğıt üretimi için yüksek oranda bitkisel lif ve işleme için su gereklidir.
2
Karadeniz kıyı kuşağındaki merkezlerin (Kastamonu, Zonguldak, Giresun) hammadde kaynağını belirleme.
Bu merkezler nemli iklim ve zengin orman varlığı nedeniyle odun (kereste) tabanlı hammadde kullanır.
Kıyı kuşağındaki iğne ve geniş yapraklı ormanlar en ucuz selüloz kaynağıdır.
3
Afyonkarahisar (Çay) bölgesinin coğrafi özelliklerini ve sanayi hammaddesini inceleme.
Bölge step (bozkır) bitki örtüsüne sahiptir ve çevresinde Eber, Akşehir gibi sığ göller bulunur.
Orman varlığının az olduğu bu bölgede tesis, çevredeki sazlıklar ve tarımsal faaliyetlerden kalan samanları hammadde olarak kullanacak şekilde tasarlanmıştır.

Anahtar Kavram

Sanayi tesislerinin yer seçiminde hammadde türünün (odun vs. tarımsal atık) lokasyon üzerindeki etkisi.

İpuçları

1
Kâğıt üretimi için gerekli olan selülozun sadece ağaçlardan elde edilmediğini hatırlayın.
2
Afyonkarahisar ve çevresindeki bitki örtüsünü Karadeniz kıyıları ile karşılaştırın; orman varlığı farkına odaklanın.
3
Eber Gölü çevresindeki sazlıklar ve bölgedeki buğday tarımından elde edilen atıkların kâğıt hamuru için alternatif olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de kâğıt sanayisinin özelleştirilmesi süreci ve hammadde ithalatının mevcut tesislerin dağılımına etkisini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Hammaddeye yakınlık ilkesi üzerinden eleme yöntemi kullanılabilir: Kastamonu ve Zonguldak'ta orman çoktur, hammadde odundur. Afyon'da orman azdır, o halde hammadde odundan farklı bir bitkisel kaynak olmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 568Soru

Türkiye'de bölgesel kalkınma projeleri planlanırken bazı illerin hem belirli bir nehir havzasının fiziksel sınırları içinde kalması hem de komşu bölgelerle güçlü sosyo-ekonomik bağlara sahip olması, bu illerin birden fazla proje kapsamında yer almasına yol açmıştır. Bu durumun en belirgin örneği; Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum illerinin hem Yeşilırmak Havza Gelişim Projesi (YHGP) hem de Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) eylem planları içerisinde yer almasıdır. Bu illerin coğrafi özellikleri ve söz konusu projelerin temel vizyonları dikkate alındığında, yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DOKAP'ın temel turizm stratejisi olan 'Yeşil Yol' projesi kapsamında Çorum ve Amasya illerinin kıyı kuşağına doğrudan entegre edilerek, bu illerde deniz turizmine dayalı ekonomik çeşitliliğin artırılması hedeflenmektedir.

Cevap

Çorum ve Amasya illerinin deniz turizmine dahil edilmesini öngören değerlendirme, bu illerin iç kesimlerde yer alması nedeniyle yanlıştır.
Doğru yanıt olan seçenek, Amasya ve Çorum illerinin DOKAP'a dahil edilme nedenini 'deniz turizmi' olarak açıklamaktadır. Oysa bu iller deniz kıyısında yer almadıkları için deniz turizminden pay almaları veya bu faaliyetin merkezinde olmaları mümkün değildir. DOKAP kapsamındaki turizm stratejisi (Yeşil Yol), deniz turizmini değil, iç kesimlerdeki yayla turizmini ve kültürel turizmi geliştirmeyi hedefler.

Adım Adım Çözüm

1
Proje kapsamındaki illeri belirle
Samsun, Amasya, Tokat ve Çorum illerinin hem YHGP hem de DOKAP kapsamında olduğu teyit edilir.
Sorunun temelini oluşturan idari ve coğrafi çakışmayı anlamak için gereklidir.
2
YHGP ve DOKAP'ın temel amaçlarını karşılaştır
YHGP'nin çevresel (kirlilik, erozyon), DOKAP'ın ise ekonomik (turizm, ulaşım, tarım) odaklı olduğu saptanır.
Hangi faaliyetin hangi proje vizyonuna uygun olduğunu ayırt etmek için gereklidir.
3
İllerin coğrafi konumlarını analiz et
Samsun kıyıdadır; ancak Amasya ve Çorum'un denize kıyısı yoktur.
Deniz turizmi veya liman işletmeciliği gibi hedeflerin geçerliliğini kontrol etmek için kritiktir.
4
Yanlış yargıyı tespit et
Deniz kıyısı olmayan Amasya ve Çorum illerinin 'deniz turizmi' üzerinden kalkındırılacağı iddiası coğrafi gerçeklerle çelişir.
Mantıksal ve coğrafi hatayı ortaya çıkarmak sorunun çözümüdür.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinde Coğrafi Sınırlar ve Stratejik Hedef Uyumu

İpuçları

1
Projelerin sınırlarını düşünürken illerin denize kıyısı olup olmadığını kontrol edin.
2
Amasya ve Çorum illeri Orta Karadeniz'in iç kısımlarında yer alır. Bu konum hangi turizm türünü imkansız kılar?
3
DOKAP'ın meşhur 'Yeşil Yol' projesi yaylaları birbirine bağlar, deniz kıyılarını değil.

Daha Fazla Pratik

KOP (Konya Ovası Projesi) sınırlarının Karaman, Niğde gibi illerin dışına çıkarak Yozgat ve Kırşehir gibi illere doğru neden genişletildiğini araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 569Soru

Türkiye'de son yıllarda yerli ve millî üretim hamleleriyle büyük bir gelişim gösteren savunma sanayisi tesislerinin (ASELSANASELSAN, TUSAS\cTUSAŞ, ROKETSANROKETSAN, HAVELSANHAVELSAN gibi) büyük bir bölümünün Ankara ve çevresinde yoğunlaştığı görülmektedir. Bu stratejik sanayi kolunun kuruluş yeri seçiminde aşağıdakilerden hangisinin etkisi diğerlerine göre daha azdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde yoğun olarak kullanılan hammadde (demir-çelik) kaynaklarına olan coğrafi yakınlık

Cevap

Üretimde yoğun olarak kullanılan hammadde (demir-çelik) kaynaklarına olan coğrafi yakınlık faktörünün savunma sanayisinin Ankara'da yoğunlaşmasındaki etkisi diğer faktörlere göre daha azdır.
Savunma sanayisi; hammadde ağırlıklı değil, teknoloji ve insan kaynağı ağırlıklı bir sektördür. Ankara'da bu tesislerin yoğunlaşmasının temel nedenleri; başkent olmanın sağladığı idari kolaylıklar, nitelikli iş gücü (üniversiteler), stratejik güvenlik ve lojistik imkanlardır. Üretimde kullanılan demir-çelik gibi malzemeler bölge dışından (Karabük, İskenderun vb.) kolaylıkla getirilebildiği için hammaddeye yakınlık belirleyici bir kriter değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi kolunun niteliğini analiz etme
Savunma sanayisinin yüksek teknoloji, Ar-Ge ve tasarım odaklı bir 'ileri teknoloji sanayisi' olduğu belirlenir.
Yer seçimini etkileyen temel faktörü anlamak için sanayinin hammadde odaklı mı yoksa teknoloji odaklı mı olduğunu bilmek gerekir.
2
Ankara'nın sunduğu avantajları değerlendirme
Ankara; başkent olması (bürokrasi), üniversite kenti olması (nitelikli iş gücü) ve iç bölgede olması (güvenlik) gibi özellikleriyle öne çıkar.
Bu faktörlerin savunma sanayisi gibi stratejik bir sektör için neden cazip olduğunu saptamak için gereklidir.
3
Hammadde faktörünü sorgulama
Savunma sanayisinde kullanılan çelik veya kompozit parçalar taşınabilir niteliktedir ve bu tesislerin hammadde çıkarım alanlarına (demir yatakları vb.) yakın kurulma zorunluluğu yoktur.
Hammaddeye yakınlık ilkesinin bu tür yüksek katma değerli ürünlerde ikincil plana düştüğünü doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İleri Teknoloji Sanayisinde Yer Seçimi Kriterleri

İpuçları

1
Yüksek teknoloji üreten fabrikaların hammaddeye mi yoksa beyin gücüne mi daha çok ihtiyacı olduğunu düşünün.
2
Ankara'da demir yataklarının bulunup bulunmadığını ve savunma sanayisinin bir 'ağır metal sanayisi' mi yoksa 'teknoloji sanayisi' mi olduğunu değerlendirin.
3
Savunma sanayisinde kullanılan malzemeler nakledilebilirken, yetişmiş mühendisleri ve devlet bürokrasisini başka bir yere taşımak çok daha zordur.

Daha Fazla Pratik

İskenderun ve Samsun gibi liman kentlerindeki metalurji tesislerinin yer seçimi kriterlerini savunma sanayisiyle karşılaştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 570Soru

Türkiye'nin doğusunda yer alan illerin ekonomik potansiyelini değerlendirmek amacıyla hazırlanan; temel hedefleri arasında mera hayvancılığını geliştirmek, tarımsal verimliliği artırmak ve bölge dışına olan göçü azaltmak yer alan bölgesel kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu Projesi (DAP)

Cevap

Doğu Anadolu Projesi (DAP)
Doğu Anadolu Projesi (DAP), bölgedeki olumsuz iklim koşulları ve engebeli yer şekilleri nedeniyle en uygun ekonomik faaliyet olan hayvancılığı modernize etmeyi ve tarımsal sulama ile verimi artırarak göçü önlemeyi amaçlayan kapsamlı bir projedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen bölgeyi ve temel ekonomik faaliyetleri belirle.
Bölge: Doğu Anadolu; Faaliyetler: Hayvancılık ve tarım.
Bölgesel kalkınma projeleri, ilgili bölgelerin coğrafi özelliklerine ve ekonomik potansiyellerine göre şekillenir.
2
Bu hedeflere sahip olan projeyi seçenekler arasından tespit et.
Doğu Anadolu Projesi (DAP) bu hedeflerle birebir örtüşmektedir.
DAP, Türkiye'nin yüz ölçümü en büyük ve yükseltisi en fazla olan bölgesinde hayvancılığı ana lokomotif olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Temel Amaçları

İpuçları

1
Projelerin isimleri genellikle kapsadıkları bölgeleri veya akarsu havzalarını belirtir.
2
Hayvancılık ve yüksek rakımlı yaylalar denilince Türkiye'de akla gelen ilk bölgeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalkınma projelerinin (GAP, KOP vb.) Türkiye ekonomisine sağladığı somut katkıları örneklerle çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 571Soru

Türkiye'nin dış ticaret verileri incelendiğinde, ithalat (dış alım) harcamaları içerisinde en büyük payın üretimde kullanılan "ara malları (ham madde)" grubuna ait olduğu görülmektedir. Bu durum, Türkiye ekonomisinin dışa bağımlılığını ve dış ticaret açığını doğrudan etkilemektedir. Buna göre, Türkiye'nin ithalatında ara malları grubu içerisinde yer alan ve dış ticaret açığının oluşmasında en büyük paya sahip olan ürün grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enerji kaynakları (petrol, doğal gaz ve kömür)

Cevap

Türkiye'nin ithalatında en büyük paya sahip olan ve dış ticaret açığının temel sebebi olan ürün grubu enerji kaynaklarıdır.
Türkiye'nin dış ticaret açığının en önemli nedeni, sanayileşme süreciyle birlikte artan enerji ihtiyacının yerli kaynaklarla karşılanamamasıdır. Petrol, doğal gaz ve taş kömürü gibi enerji kaynakları, ithalat listesinde her zaman en üst sırada yer alan 'ara malları' kategorisindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dış ticaret verilerini analiz etme
İthalatın yaklaşık %70-75'inin ara mallarından oluştuğu tespit edilir.
Türkiye'nin üretim yapısı, ham madde ve enerji ithalatına dayalıdır.
2
Ara malları grubunu detaylandırma
Bu grup içinde en yüksek maliyetli kalemin mineral yakıtlar (enerji) olduğu belirlenir.
Türkiye petrol ve doğal gaz ihtiyacının %90'ından fazlasını dışarıdan almaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Dış Ticaret Yapısı ve Enerji Bağımlılığı

İpuçları

1
Türkiye'nin dış ticaret açığı vermesindeki en büyük 'fatura' kalemini düşünün.
2
Sanayide çarkların dönmesi ve ulaşım için dışarıdan almak zorunda olduğumuz temel girdiyi hatırlayın.
3
Petrol ve doğal gaz gibi ürünlerin hangi grupta yer aldığını ve ekonomiye maliyetini değerlendirin.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ürün grupları (otomotiv, tekstil vb.) ile bu sorudaki ithalat kalemlerini karşılaştırarak dış ticaret dengesini analiz edebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 572Soru

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP), sadece bir sulama ve enerji projesi olmayıp; bölgenin sosyal, ekonomik ve kültürel yapısını iyileştirmeyi hedefleyen çok sektörlü bir kalkınma hamlesidir. Sulama kanallarının devreye girmesiyle birlikte bölgede yetiştirilen tarım ürünlerinde ve uygulanan tarım yöntemlerinde köklü değişimler yaşanmıştır.

Buna göre, GAP kapsamında sulama olanaklarının artmasının bölge tarımı üzerindeki etkileriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgenin makro-klima özelliklerinin değişmesi sonucunda çay ve fındık gibi nemcil ürünlerin yetiştirilmeye başlanması

Cevap

Bölgenin makro-klima özelliklerinin değişerek çay ve fındık gibi ürünlerin yetişmesine olanak sağlaması ifadesi söylenemez.
Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) ile sağlanan sulama imkanları, bölgenin toprak verimliliğini ve ürün çeşitliliğini artırsa da, bir bölgenin makro-klimatik özelliklerini (yıllık sıcaklık ve yağış rejimi) tamamen değiştirmez. Çay ve fındık gibi ürünler sadece kökten alınan suyu değil, aynı zamanda yıl boyu yüksek atmosfer nemi ve belirli bir sıcaklık dengesi (kış ılıklığı/yaz serinliği) ister. GAP sonrasında bölgede yaz kuraklığı şiddetini korumaktadır, bu nedenle bu ürünlerin ticari üretimi mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
GAP'ın temel amacını analiz et.
GAP bir bölgesel kalkınma projesidir ve en büyük bileşeni sulamadır.
Sulamayla nelerin değişebileceğini anlamak için projenin odağını bilmek gerekir.
2
Sulama ile iklim arasındaki farkı değerlendir.
Sulama, toprağın su ihtiyacını karşılar ancak bölgenin genel sıcaklık ve yağış rejimini (makro-klimayı) değiştirmez.
Öğrencinin 'sulama artınca iklim de Karadeniz iklimine döner' yanılgısını test etmek.
3
Ürünlerin yetişme koşullarını karşılaştır.
Çay ve fındık her mevsim yağış ve yüksek atmosfer nemi ister. GAP bölgesinde yazlar hala çok sıcak ve kuraktır.
Yanlış olan seçeneği bilimsel coğrafya verileriyle kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Sulama ve Tarımsal Dönüşüm İlişkisi

İpuçları

1
GAP'ın bölgeye getirdiği en büyük değişim 'su'dur; ancak suyun her şeyi (sıcaklığı, nemi) değiştirip değiştiremeyeceğini düşünün.
2
Bir ürünün yetişmesi için sadece topraktan aldığı su yeterli midir, yoksa gökyüzünden gelen yağış ve nem de mi gereklidir?
3
Çay ve fındık Doğu Karadeniz'e özgü nemcil ürünlerdir. Güneydoğu Anadolu'da yaz kuraklığının sulamayla yok olup olmadığını sorgulayın.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalkınma projelerinin (KOP gibi) benzer şekilde nadas alanları üzerindeki etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 573Soru

Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesiyle ilan edilen 'Turizm Gelişim Koridorları', belirli illeri kapsayan tematik rotalar üzerinden bölgesel kalkınmayı ve turizm çeşitliliğini hedeflemektedir. Bu koridorların güzergâhları üzerinde yer alan UNESCO Dünya Miras Alanları, ilgili rotanın uluslararası markalaşma sürecine katkı sağlamaktadır. Buna göre, aşağıdaki 'Turizm Koridoru' ve bu koridorun mekânsal kapsamı içerisinde yer alan 'UNESCO Dünya Miras Alanı' eşleştirmelerinden hangisi, miras alanının bulunduğu ilin koridorun sınırları dışında kalması nedeniyle yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin Koridoru — Bergama Antik Kenti

Cevap

Zeytin Koridoru — Bergama Antik Kenti eşleştirmesi yanlıştır; çünkü Bergama İzmir'dedir, koridor ise Bursa-Balıkesir-Çanakkale hattını kapsar.
Zeytin Koridoru, Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesinde Güney Marmara ve Kuzey Ege'nin bir kısmını kapsayacak şekilde BursaBursa, BalıkesirBalıkesir ve C\canakkaleÇanakkale illeriyle sınırlandırılmıştır. Bergama Antik Kenti ise I˙zmirİzmir ilinde yer aldığı için bu koridorun mekânsal planlaması içerisinde yer almaz. Bu nedenle bu eşleştirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
UNESCO Dünya Miras Alanlarının hangi illerde bulunduğunu tespit et.
Gordion (Ankara), Göbeklitepe (Şanlıurfa), Ani (Kars), Selimiye (Edirne), Bergama (İzmir).
Mekânsal çakışmayı kontrol etmek için temel veriyi sağlar.
2
Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 kapsamında belirlenen 7 temel koridorun il kapsamlarını hatırla.
Zeytin Koridoru: Çanakkale, Balıkesir, Bursa illerini kapsar. İpekyolu Koridoru: Adapazarı, Bolu, Ankara hattıdır.
Resmi strateji belgelerindeki sınırları doğrulamak gerekir.
3
İl ve koridor verilerini karşılaştırarak uyumsuz olanı bul.
Bergama (İzmir) ve Zeytin Koridoru (Bursa, Balıkesir, Çanakkale) arasında mekânsal bir uyuşmazlık vardır.
Yanlış eşleştirmeyi belirlemek için sentez aşamasıdır.

Anahtar Kavram

Turizm Gelişim Koridorları ve UNESCO Miras Alanlarının Mekânsal Dağılımı

İpuçları

1
Türkiye Turizm Stratejisi 20232023 belgesindeki 7 koridorun hangi illeri kapsadığını hatırlamaya çalışın.
2
Bergama, Troya, Gordion ve Göbeklitepe gibi UNESCO alanlarının hangi illerimizde olduğunu tek tek belirleyin.
3
Zeytin Koridoru'nun sadece Marmara ve Kuzey Ege'deki üç ili (Bursa, Balıkesir, Çanakkale) kapsadığını, İzmir'in ise bu listede olmadığını fark edin.

Daha Fazla Pratik

Bölgesel kalkınma projeleri (GAP, DAP gibi) ile bu turizm koridorlarının kesiştiği noktaları incelemek konuyu pekiştirir.

Alternatif Yöntem

Harita bilgisi üzerinden eleme yöntemi: Kuzeyden güneye koridorları sıraladığınızda, Zeytin Koridoru'nun bittiği yer ile Bergama'nın bulunduğu yer arasındaki idari sınırı (İzmir sınırı) gözlemleyerek cevaba ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 574Soru

Türkiye’nin enerji arz güvenliği politikaları doğrultusunda, elektrik şebekesinde frekans kontrolünü sağlamak ve meteorolojik olaylara (kuraklık, rüzgar hızı düşüşü vb.) bağlı üretim kesintilerini dengelemek için belirli kaynakların 'baz yük' (temel yük) olarak kullanımı kritik öneme sahiptir. Buna göre, Türkiye’nin jeolojik geçmişi nedeniyle hemen her bölgesinde geniş rezervlere sahip olan, mevsimsel değişimlerden etkilenmeden kesintisiz üretim yapabilen ancak çevre kirliliği potansiyeli en yüksek olan yerli enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Linyit

Cevap

Linyit kömürü, Türkiye'nin jeolojik yapısı sayesinde en yaygın bulunan, iklimden bağımsız üretim yapan ancak emisyon oranı yüksek olan yerli baz yük kaynağıdır.
Linyit, Türkiye'nin arazisinin büyük bir kısmının oluştuğu III. Jeolojik Zaman'da (Tersiyer) meydana gelmiştir. Bu durum linyitin Türkiye genelinde en yaygın rezervlere sahip olmasını sağlar. Ayrıca linyit yakılarak çalışan termik santraller, hidroelektrik santraller gibi kuraklıktan ya da rüzgar santralleri gibi hava durgunluğundan etkilenmezler. Ancak fosil bir yakıt olduğu için karbon salınımı yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynağın coğrafi dağılımını analiz etme
Linyit, Türkiye'nin genç bir jeolojik yapıya sahip olması nedeniyle hemen her ilde rezervi bulunan tek enerji kaynağıdır.
Soruda belirtilen 'hemen her bölgede yaygın bulunma' kriterini linyit ve hidroelektrik karşılar, ancak taş kömürü veya jeotermal belirli alanlarla sınırlıdır.
2
İklimsel bağımlılık durumunu değerlendirme
Hidroelektrik, rüzgar ve güneş 'yenilenebilir' ancak 'kesintili' kaynaklardır; yani yağışa veya hava durumuna bağlıdırlar.
Baz yük santralleri, hava durumundan bağımsız olarak 7/24 çalışabilmelidir; bu özelliği termik (linyit, doğal gaz) ve nükleer santraller sağlar.
3
Çevresel etki ve yerli olma durumunu karşılaştırma
Linyit yerli bir kaynaktır ancak kalori değeri düşük, kükürt ve kül oranı yüksek olduğu için çevre kirliliği potansiyeli fazladır.
Doğal gazın çevresel etkisi daha azdır ancak Türkiye için büyük oranda ithal bir kaynaktır. Linyit ise en stratejik 'yerli' fosil yakıttır.

Anahtar Kavram

Baz Yük Enerji Kaynakları ve İklim Bağımsızlığı

İpuçları

1
Türkiye'nin jeolojik oluşum süreciyle (III. Zaman) bu kaynağın yaygınlığı arasında bir bağ kurun.
2
Yenilenebilir kaynakların (su, rüzgar) aksine, termik santrallerin yakıtı bittiğinde değil, biz istediğimizde çalışabildiğini düşünün.
3
Afşin-Elbistan, Soma ve Yatağan gibi devasa tesislerin hangi yakıtla çalıştığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de taş kömürü ve linyit santrallerinin yer seçimi arasındaki farkları (hammaddeye yakınlık vs. ulaşım) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 575Soru

Türkiye'de 20202020 yılında yürürlüğe giren hibrit santral düzenlemeleri ile elektrik üretim tesislerinde birden fazla kaynağın kullanılması teşvik edilmiştir. Bu doğrultuda, Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamındaki yüksek güneşlenme potansiyeline sahip baraj göllerinin (Atatürk, Karakaya, Birecik vb.) yüzeylerine 'Yüzer Güneş Enerji Santralleri' (Yüzer GES) entegre edilmesi planlanmaktadır.

Bölgenin fiziki coğrafya özellikleri ve enerji sisteminin dinamikleri göz önüne alındığında; söz konusu hibrit yatırımın hayata geçirilmesini sağlayan stratejik kazanımlar veya teknik planlama unsurları değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu projeleri destekleyen temel gerekçelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Baraj göllerinde mevsimsel ve işletme kaynaklı meydana gelen belirgin su seviyesi değişimlerinin, platform sabitleme (ankraj) sistemlerinin kurulum maliyetlerini düşürmesi

Cevap

Baraj göllerindeki su seviyesi değişimlerinin ankraj maliyetlerini düşürdüğünü iddia eden seçenek yanlıştır; aksine bu durum maliyeti artıran teknik bir zorluktur.
Doğru yanıt olan seçenek, teknik bir gerçeği tersinden yorumlamaktadır. Büyük baraj göllerinde (özellikle GAP'taki Atatürk Barajı gibi) su seviyesi mevsimsel olarak 102010-20 metre kadar değişebilir. Bu durum yüzer GES platformlarının gergi ve ankraj sistemlerinin bu değişkenliğe uyum sağlamasını gerektirir, bu da mühendislik maliyetlerini düşürmek yerine ciddi oranda artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hibrit enerji mantığını analiz et
Hibrit sistemler (HES + GES), mevcut altyapıyı kullanarak üretim sürekliliği sağlamayı amaçlar.
Altyapı maliyetlerini düşürmek ve farklı kaynakların (su ve güneş) mevsimsel zıtlıklarından faydalanmak stratejiktir.
2
Bölgesel iklim koşullarını (GAP) değerlendir
Güneydoğu Anadolu'da yaz buharlaşması çok yüksek, güneşlenme süresi ise Türkiye'nin en yüksek seviyelerindedir.
Yüzer GES hem su kaybını önler hem de yüksek radyasyondan maksimum enerji üretir.
3
Teknik verimlilik faktörlerini incele
Su yüzeyi, paneller için doğal bir soğutma ortamı sağlar.
Fotovoltaik paneller 25C25^{\circ}C üzerindeki her sıcaklık artışında verim kaybeder; su soğutması bu kaybı önler.
4
Rezervuar su seviyesi dinamiğini analiz et
Barajlar sulama ve enerji üretimi nedeniyle yıl içinde metrelerce alçalıp yükselebilir.
Bu dalgalanma, yüzer platformların güvenli şekilde sabitlenmesi için karmaşık ve pahalı ankraj sistemleri gerektirir, kurulumu kolaylaştırmaz.

Anahtar Kavram

Hibrit Enerji Sistemleri ve Coğrafi Entegrasyon

İpuçları

1
Hibrit sistemlerde mevcut altyapı ve kaynakların birbiriyle uyumu temel önceliktir.
2
Güneydoğu Anadolu'da suyun sadece enerji değil, tarım için de çok kıymetli olduğunu ve buharlaşmanın bu suyun düşmanı olduğunu düşünün.
3
Bir baraj gölündeki su seviyesi, yazın sulama ve kışın enerji üretimi arasında sürekli değişir. Bu fiziksel değişim yüzer bir platform için nasıl bir maliyet yaratır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki nükleer enerji santrallerinin (Akkuyu, Sinop) yer seçim kriterleri ile termik santrallerin (Linyit/İthal Kömür) yer seçim kriterlerini karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 576Soru

Kongre turizmi; ulaşım kolaylığı, modern ve yüksek kapasiteli konaklama tesisleri ile uluslararası standartlarda toplantı salonlarının bir arada bulunmasını gerektiren, katma değeri yüksek bir turizm türüdür. Türkiye'nin genel ekonomik ve coğrafi özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki illerin hangisinde bu turizm türünün gelişme potansiyeli diğerlerine göre daha düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gümüşhane

Cevap

Gümüşhane ili, yer şekilleri ve ulaşım altyapısı gibi kısıtlılıklar nedeniyle kongre turizmi potansiyeli en düşük olan seçenektir.
Kongre turizmi; büyük kitlelerin bir araya geldiği, uluslararası ulaşım bağlantıları (büyük havalimanları), yüksek hizmet standartları ve binlerce kişiyi ağırlayabilecek modern konaklama tesisleri gerektiren bir alandır. Gümüşhane ili, Karadeniz'in engebeli iç kesimlerinde yer alması, ulaşım ağlarının diğer büyükşehirlere göre daha dar bir kapsamda olması ve kongre merkezleri açısından sınırlı altyapıya sahip olması nedeniyle bu turizm türünde diğer seçeneklere göre çok daha düşük bir potansiyele sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Kongre turizminin gereksinimlerini belirleme
Gelişmiş ulaşım (özellikle havayolu), yüksek kapasiteli modern oteller ve teknik donanımlı toplantı salonları.
Kongre turizmi sadece doğal güzellik değil, aynı zamanda ciddi bir hizmet ve altyapı sektörüdür.
2
Seçeneklerdeki illerin altyapı ve ulaşım olanaklarını karşılaştırma
İstanbul, Antalya, Ankara ve İzmir'in uluslararası havalimanları ve devasa otel kapasiteleri bulunurken; Gümüşhane bu alanlarda kısıtlıdır.
Büyük organizasyonlar lojistik ve konaklama açısından gelişmiş merkezleri tercih eder.
3
Yer şekillerinin etkisini analiz etme
Gümüşhane'nin engebeli topografyası hem ulaşım maliyetlerini artırmakta hem de geniş çaplı tesis kurulumunu zorlaştırmaktadır.
Topografya, ekonomik faaliyetlerin (turizm altyapısı dahil) dağılımını doğrudan etkiler.

Anahtar Kavram

Kongre Turizmi ve Altyapı İlişkisi

İpuçları

1
Kongre turizmi için sadece doğal güzellik yeterli midir, yoksa gelişmiş ulaşım ve dev oteller mi gerekir?
2
Seçeneklerdeki illerden hangisinin uluslararası bir havalimanı veya çok yüksek yatak kapasiteli lüks otel sayısı en azdır?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Turizm Koridorları' ve 'Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgeleri' konularına çalışarak farklı turizm türlerinin mekansal dağılımını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 577Soru

Anadolu, tarih boyunca birçok farklı medeniyete ve inanca ev sahipliği yapmış bir coğrafyadır. Bu durum, Türkiye'de inanç turizminin gelişmesini ve zengin bir kültürel mirasın oluşmasını sağlamıştır. Buna göre, aşağıdaki inanç turizmi merkezlerinden hangisi bulunduğu il ile yanlış eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Deyrulzafaran Manastırı - Şanlıurfa

Cevap

Deyrulzafaran Manastırı'nın Şanlıurfa ile eşleştirildiği seçenek yanlıştır, çünkü bu manastır Mardin ilinde bulunmaktadır.
Deyrulzafaran Manastırı, Mardin ilinde bulunan 5. yüzyıldan kalma tarihi bir yapıdır. Şanlıurfa ise inanç turizmi açısından Balıklıgöl (Halil-ür Rahman Camii) ve Hz. İbrahim'in doğduğu mağara gibi merkezlerle öne çıkar. Bu nedenle Mardin yerine Şanlıurfa yazılması hatalı bir eşleştirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen inanç turizmi merkezlerinin illerini gözden geçir.
Sümela (Trabzon), Akdamar (Van), St. Pierre (Hatay) ve Meryem Ana Evi (İzmir) doğru eşleştirilmiştir.
Bu merkezler Türkiye'deki en bilinen inanç turizmi noktalarıdır.
2
Deyrulzafaran Manastırı'nın konumunu kontrol et.
Deyrulzafaran Manastırı Mardin ilinin doğusunda yer alan bir Süryani manastırıdır.
Şanlıurfa daha çok Balıklıgöl ve Göbeklitepe ile tanınırken, Deyrulzafaran Mardin'in sembolüdür.

Anahtar Kavram

Türkiye'de inanç turizmi merkezlerinin coğrafi dağılımı.

İpuçları

1
Güneydoğu Anadolu'daki inanç merkezlerini ve bulundukları şehirleri hatırlamaya çalışın.
2
Deyrulzafaran ve Mor Gabriel manastırlarının aynı ilde olduğunu düşünebilirsiniz.
3
Bu manastır, 'Eski Mardin' mimarisi ile bütünleşmiş, Mardin ovasına hakim bir konumdadır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alan turizm merkezlerini de gözden geçirmek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:45s
Soru 578Soru

Türkiye'de ayçiçeği üretiminde uzun yıllar Ergene Havzası (Tekirdağ, Edirne, Kırklareli) lider konumdayken, son on yıllık süreçte Konya Ovası'ndaki üretim miktarı büyük bir artış göstererek bu havzayı geride bırakmıştır.

Konya'nın ayçiçeği üretiminde Türkiye'nin en önemli merkezi haline gelmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkisi en düşüktür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ergene Havzası'ndaki tarım arazilerinin sanayileşme baskısı nedeniyle üretim potansiyelini tamamen yitirmesi

Cevap

Ergene Havzası'ndaki tarım arazilerinin sanayileşme nedeniyle üretim potansiyelini tamamen yitirdiği ifadesi yanlıştır ve bu değişim üzerindeki etkisi en düşüktür.
Konya'nın ayçiçeği üretiminde liderliğe yükselmesi, Ergene Havzası'ndaki üretimin bitmesinden değil, Konya'da sulama projeleri (KOP), düz arazinin sağladığı makineleşme avantajı ve nöbetleşe ekim sisteminin yaygınlaşmasıyla üretimin katlanarak artmasından kaynaklanmaktadır. Ergene Havzası'nda sanayileşme yoğun olsa da Tekirdağ ve Edirne gibi iller üretimde halen Türkiye'nin en önemli merkezleri arasında kalmaya devam etmektedir; dolayısıyla tarımın tamamen durduğu iddiası gerçekle bağdaşmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Konya ve Ergene Havzası'nın ayçiçeği üretim özelliklerini karşılaştır.
Ergene'de üretimin büyük oranda doğal yağışlara (ekstansif/yarı-intansif) bağlı olduğu, Konya'da ise tamamen sulamaya (intansif) dayalı olduğu görülür.
Üretim miktarındaki büyük sıçramaların nedenini anlamak için tarım yöntemi ve teknoloji kullanımı temel belirleyicidir.
2
KOP (Konya Ovası Projesi) ve diğer beşerî faktörlerin etkisini analiz et.
Sulama imkanlarının artmasıyla birlikte nadas alanlarının azaldığı ve ayçiçeği gibi sanayi bitkilerinin ekim alanının genişlediği saptanır.
Beşerî müdahaleler, doğal sınırlandırmaları aşarak üretim coğrafyasını değiştirebilir.
3
Ergene Havzası'ndaki mevcut durumu değerlendir.
Sanayileşme ve şehirleşme tarım alanlarını daraltsa da Ergene halen Türkiye'nin en önemli tarım merkezlerinden biridir ve üretim kapasitesini 'tamamen' yitirmemiştir.
Bir bölgenin geriye düşmesi, o bölgedeki üretimin yok olmasından ziyade diğer bir bölgedeki artış hızının çok daha yüksek olmasından kaynaklanabilir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde İntansif Yöntemlerin ve Sulamanın Bölgesel Dağılışa Etkisi

İpuçları

1
Bir bölgenin üretimde geri kalması için oradaki üretimin bitmesi şart değildir; başka bir bölgenin daha hızlı büyümesi yeterlidir.
2
Konya Ovası'nın son yıllardaki tarımsal başarısının arkasında yatan 'su' ve 'modern yöntem' ilişkisini düşünün.
3
Ergene Havzası halen Türkiye'nin en büyük yağlık ayçiçeği depolarından biridir. Sanayileşme tarımı kısıtlasa da yok etmemiştir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de 'mısır' üretiminin Karadeniz'den Akdeniz ve İç Anadolu'ya kaymasının nedenleri ile bu sorudaki mantığı karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 579Soru

Türkiye'nin fiziki şartları göz önüne alındığında, ortalama yükseltinin fazla ve kış mevsiminin uzun geçtiği yörelerde tarımsal faaliyetler büyük ölçüde sınırlanmaktadır. Bu zorlukları aşmak ve bölge halkının refah seviyesini yükseltmek amacıyla hazırlanan bir kalkınma planında; mera ıslahının yapılması, et ve süt kombinalarının kurulması ve kış turizmi altyapısının güçlendirilmesi temel hedefler olarak belirlenmiştir.

Bahsedilen ekonomik ve coğrafi gerekçelere dayanarak oluşturulan bu bölgesel kalkınma projesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu Projesi (DAP)

Cevap

Doğu Anadolu Projesi (DAP)
Soru kökünde ifade edilen yükseltinin fazla olması, kışların uzun geçmesi gibi fiziki zorluklar Doğu Anadolu Bölgesi'ne aittir. Bu bölgede tarım alanlarının kısıtlı olması nedeniyle halkın temel geçim kaynağı hayvancılıktır. Bölgenin sahip olduğu meraların ıslah edilmesi, hayvansal ürünleri işleyecek tesislerin (kombinaların) kurulması ve Palandöken, Sarıkamış gibi kış sporları merkezlerinin desteklenmesi Doğu Anadolu Projesi'nin (DAP) ana amaçları arasında yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki coğrafi ipuçlarını analiz et.
'Ortalama yükseltinin fazla' ve 'kış mevsiminin uzun geçtiği' vurguları, Türkiye'nin en yüksek ve soğuk bölgesi olan Doğu Anadolu'yu işaret etmektedir.
Bölgesel kalkınma projeleri, uygulandıkları sahanın iklim ve yer şekilleri şartlarına uygun stratejiler geliştirir.
2
Soru kökündeki ekonomik hedefleri değerlendir.
'Mera ıslahı', 'et ve süt kombinaları', 'kış turizmi' hedefleri tespit edilmiştir.
Projenin kapsamını ve amacını netleştirmek için anahtar kelimelere odaklanmak gerekir.
3
Coğrafi özellikler ile ekonomik hedefleri eşleştirerek projeyi belirle.
Büyükbaş mera hayvancılığı ve kış turizmi potansiyelini öne çıkaran proje Doğu Anadolu Projesi'dir (DAP).
Diğer projeler; sanayi, ormancılık veya sulama odaklı iken DAP'ın ana omurgası tarım, hayvancılık ve kış turizmine dayanır.

Anahtar Kavram

Bölgesel Kalkınma Projelerinin Kapsamı ve Uygulama Alanları

İpuçları

1
Metinde geçen 'ortalama yükseltinin fazla ve kış mevsiminin uzun geçtiği' ifadesinin, ülkemizin hangi coğrafi bölgesiyle eşleştiğini düşününüz.
2
Et ve süt kombinaları ile mera ıslahı gibi hedefler, yaz yağışları sayesinde gür otlakların bulunduğu ve büyükbaş hayvancılığın yoğun yapıldığı yörelere özgüdür.
3
Erzurum, Kars, Ardahan ve Ağrı gibi illeri kapsayan, temel dayanağı hayvancılığın modernleşmesi olan bu proje Doğu Anadolu Projesi'dir.

Daha Fazla Pratik

Diğer kalkınma projelerinin (örneğin DOKAP veya ZBK) ana odak noktalarını harita üzerinde eşleştirerek çalışınız.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 580Soru

Türkiye, Asya ile Avrupa arasında bir köprü görevi görmesi nedeniyle transit taşımacılıkta stratejik bir öneme sahiptir. Özellikle Doğu Karadeniz limanlarından karaya çıkan yüklerin İran ve Orta Asya pazarlarına en kısa yoldan ulaştırılmasında kullanılan güzergâhın Türkiye ayağındaki çıkış noktası, Ağrı ilimizde bulunan bir gümrük kapımızdır.

2026 yılı lojistik verilerine göre işlem hacmi ve stratejik konumu dikkate alındığında, bahsedilen bu sınır kapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gürbulak

Cevap

Türkiye'nin Asya'ya açılan ve İran üzerinden yapılan transit taşımacılığın merkezi olan gümrük kapısı Gürbulak'tır.
Doğru yanıt olan seçenek, Ağrı ilimizde bulunan ve İran'a açılan ana sınır kapısını belirtmektedir. Gürbulak Sınır Kapısı, Trabzon Limanı'ndan başlayarak Doğu Anadolu üzerinden İran'a uzanan transit koridorun en önemli çıkış noktasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen coğrafi konumu ve güzergâhı analiz etme.
Ağrı ilinde bulunan ve İran sınırına açılan bir kapı aranıyor.
Soru metni açıkça Ağrı ilini ve İran/Orta Asya transit hattını vurgulamaktadır.
2
Seçeneklerdeki sınır kapılarını bulundukları iller ve komşu ülkelerle eşleştirme.
Kapıkule (Edirne-Bulgaristan), Sarp (Artvin-Gürcistan), Habur (Şırnak-Irak), Gürbulak (Ağrı-İran), İpsala (Edirne-Yunanistan).
Yanlış seçenekleri elemek için her kapının jeopolitik konumunun bilinmesi gerekir.
3
Transit taşımacılık verilerini ve liman bağlantısını değerlendirme.
Trabzon Limanı - Erzurum - Ağrı - Gürbulak hattı Türkiye'nin en klasik transit ticaret güzergâhıdır.
Gürbulak, özellikle İran ile olan dış ticaretimizin ve transit geçişlerin ana damarıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki Sınır Kapıları ve Transit Taşımacılık Güzergâhları

İpuçları

1
Bu sınır kapısı İran ile olan en işlek ticaret noktamızdır.
2
Ağrı Dağı'nın eteklerine yakın bir konumda, Doğubayazıt ilçesi sınırları içindedir.
3
Trabzon Limanı'nın gelişmesinde en büyük paya sahip olan transit yolun ucundaki kapıdır.

Daha Fazla Pratik

Demir yolu bağlantısı olan sınır kapılarını (Kapıkule, Uzunköprü, Canbaz, Kapıköy, Nusaybin) inceleyerek ulaşım modlarını karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 29 / 39Sonraki
Türkiye'nin Ekonomik Coğrafyası — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 29 | Examkin