Türkiye'de Enerji Kaynakları
98 soru
Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci ve arazi yapısı göz önüne alındığında, yerli rezervler bakımından oldukça zengin olan ve ülkenin hemen her coğrafi bölgesinde yatakları bulunan enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'de termik santrallerin lokasyon tercihlerinde 'hammaddeye yakınlık' en temel faktörlerden biridir. Özellikle kalorisi düşük ve nakliye maliyeti yüksek olan yerli linyit yataklarının bulunduğu alanlarda bu durum belirgindir. Ancak bazı büyük kapasiteli termik santraller, enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla farklı bir stratejiyle, yerli yataklar yerine ithal kaynakların kullanımına ve soğutma suyu ihtiyacına bağlı olarak kıyı kuşağında konumlandırılmıştır.
Buna göre, aşağıdaki termik santrallerden hangisinin kuruluş yerinin belirlenmesinde hammadde kaynağına yakınlık ilkesi gözetilmemiştir?
Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonu ve Ulusal Enerji Planı hedefleri doğrultusunda, yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik şebekesindeki payını artırmak ve kesintili üretim sorununu aşmak için 'Birleşik (Hibrit) Enerji Santralleri' modeli stratejik bir öncelik haline gelmiştir. Bu enerji üretim modelinin Türkiye'deki coğrafi temelleri, bölgesel uygulamaları ve teknik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye, jeotermal enerji potansiyeli bakımından Avrupa'nın lider, dünyanın ise sayılı ülkelerinden biridir. Ancak bu potansiyelin kullanım biçimi bölgeler arasında belirgin farklılıklar gösterir. Aydın, Denizli ve Manisa gibi illerde jeotermal kaynaklardan büyük ölçüde elektrik enerjisi (JES) elde edilirken; Afyonkarahisar, Kırşehir, Balıkesir ve Ağrı gibi illerde bu kaynaklar daha çok konut ısıtması, termal turizm ve modern seracılık faaliyetlerinde değerlendirilmektedir. Bu durum, jeotermal kaynakların kullanımı ile ilgili aşağıdaki coğrafi ve teknik gerçeklerden hangisiyle en iyi açıklanır?
Türkiye, Alp-Himalaya kıvrım kuşağı üzerinde yer alan genç ve tektonik bakımdan aktif bir ülke olması nedeniyle jeotermal enerji potansiyeli bakımından dünya genelinde ilk sıralarda yer almaktadır. Özellikle Batı Anadolu'daki graben sahaları, yüksek sıcaklıktaki akışkan kapasitesiyle elektrik enerjisi üretimine (Jeotermal Elektrik Santralleri - JES) en uygun bölgeleri oluşturmaktadır. Ancak bu santrallerin işletilmesi sürecinde, kaynağın jeolojik yapısından kaynaklanan bazı karakteristik özellikler ve çevresel kısıtlamalar ön plana çıkmaktadır.
Buna göre, Türkiye'nin jeotermal enerji potansiyeli ve santral işletmeciliğiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Türkiye'deki enerji santrallerinde faydalanılan kaynaklar, doğada kendini kısa sürede yenileyebilme özelliklerine göre 'tükenen (yenilenemez)' ve 'tükenmeyen (yenilenebilir)' olmak üzere iki ana gruba ayrılmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla bir yenilenemez ve bir yenilenebilir enerji kaynağı doğru olarak verilmiştir?
Türkiye'nin enerji ihtiyacının karşılanmasında hem doğada kendiliğinden yenilenebilen hem de kullanıldıkça tükenen (yenilenemez) kaynaklar kullanılmaktadır. Ayrıca ülke ekonomisinde enerji kaynakları ile sanayi hammaddesi olan madenlerin kullanım alanları birbirinden farklılık gösterir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan yenilenemez (fosil) kaynaklara örnek olarak gösterilebilir?
Türkiye'nin jeolojik oluşum süreci ve aktif tektonik yapısı göz önüne alındığında, ülkemizdeki jeotermal enerji kaynaklarının dağılımı ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Türkiye'de güneş enerjisinden elektrik üretme potansiyeli; güneşlenme süresinin uzunluğu ve bulutluluk oranının düşüklüğü ile doğru orantılıdır. Bulutluluk oranının yıl boyunca yüksek olduğu, her mevsimin yağışlı geçtiği alanlarda bu enerji kaynağından yararlanma verimliliği en düşük seviyededir.
Buna göre, Türkiye'nin iklim özellikleri ve güneşlenme süreleri dikkate alındığında aşağıdaki alanların hangisinde güneş enerjisi potansiyeli en düşüktür?
Türkiye'de sürdürülebilir bir kalkınma sağlamak amacıyla, doğada tükenmeyen ve çevreye zarar vermeyen yenilenebilir enerji kaynaklarına yapılan yatırımlar hızlandırılmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu özelliklere sahip (yenilenebilir) enerji kaynaklarından biri değildir?
Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Şırnak ve çevresinde yoğunlaşan, bölgedeki termik santralde elektrik üretimi amacıyla kullanılan "asfaltit" enerji kaynağı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kömür türleri; oluşum süreçleri, kalori değerleri ve santral yer seçim faktörleri açısından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda, Türkiye'deki kömürle çalışan termik santrallerin genel özellikleri ve lokasyon tercihleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türkiye'de enerji üretiminde sürdürülebilirliği artırmak ve atık yönetimini enerjiye dönüştürmek amacıyla biyokütle (biomass) kullanımına yönelik yatırımlar son yıllarda stratejik bir önem kazanmıştır. Hayvansal atıklar, şehir çöpleri ve tarımsal kalıntılar bu kaynağın temel hammaddelerini oluşturmaktadır.
Biyokütle enerjisinin Türkiye'deki üretim karakteristiği ve diğer yenilenebilir kaynaklarla (güneş, rüzgar) karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Türkiye'nin genç oluşumlu bir arazi yapısına sahip olması ve aktif fay hatlarının (KAF, DAF, BAF) varlığı, ülkenin enerji potansiyeli üzerinde doğrudan etkilidir. Bir enerji uzmanı, özellikle Batı Anadolu Fay Hattı (BAF) kuşağında yoğunlaşan enerji santrallerinin üretim karakteristiklerini, Türkiye'nin geneline yayılan hidroelektrik santralleri (HES) ile kıyaslamaktadır.
Buna göre bu uzman;
I. Enerji üretiminin iklimsel dalgalanmalardan (yağış rejimi, kuraklık vb.) etkilenmemesi,
II. Elektrik üretimi sırasında sera gazı salınımının fosil yakıtlara göre oldukça düşük olması,
III. Üretim sürecinin yer altındaki magmatik veya tektonik kökenli sıcaklık değişimlerine dayanması,
özelliklerinden hangilerini, BAF kuşağındaki santralleri hidroelektrik santrallerden ayıran temel farklar olarak belirtebilir?
Doğal çevrenin işleyişi içerisinde kendini sürekli yenileyebilen ve kullanım sonucunda tükenmeyen kaynaklara 'yenilenebilir enerji kaynakları' denir. Çevreye verdikleri zararın daha az olması nedeniyle günümüzde bu kaynaklara yapılan yatırımlar hızla artmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'de enerji üretiminde faydalanılan yenilenebilir kaynaklardan biri değildir?
Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde rüzgâr enerjisinin payı son yıllarda yapılan yatırımlarla önemli bir düzeye ulaşmıştır. Bu santrallerin coğrafi dağılışı incelendiğinde; kurulu gücün büyük bir bölümünün İzmir, Balıkesir, Çanakkale ve Manisa gibi illerde yoğunlaştığı görülmektedir.
Batı Anadolu'da rüzgâr enerji santrallerinin (RES) diğer bölgelere göre daha fazla yoğunlaşmasının temel coğrafi nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’nin elektrik enerjisi üretiminde mevsimsel faktörler, kaynakların kullanım oranlarını doğrudan etkilemektedir. Özellikle ilkbahar aylarında kar erimeleri ve yağışlarla birlikte barajlı ve akarsu tipi hidroelektrik santrallerinin toplam üretimdeki payı belirgin bir artış göstermektedir. Bu artışa bağlı olarak, maliyet ve şebeke dengesi gözetilerek üretim payı en çok düşürülen enerji kaynağı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon vizyonu ve Ulusal Enerji Planı doğrultusunda, elektrik şebekesinde rüzgar ve güneş gibi değişken (kesintili) kaynakların payı hızla artmaktadır. Bu durumun şebekede yarattığı dengesizlikleri gidermek ve enerji arz güvenliğini sağlamak amacıyla planlanan 'Pompa Depolamalı Hidroelektrik Santraller' (PHES) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, bu tesislerin enerji yönetimindeki stratejik işlevini en doğru şekilde açıklar?
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan doğalgaz çevrim santralleri, yer seçiminde hammadde kaynağına (rezerve) bağımlılığı en düşük olan tesisler arasında yer almaktadır. Bu durum, Türkiye'nin enerji arz güvenliği ve kaynak temin yöntemleriyle doğrudan ilişkilidir.
Buna göre, Türkiye'deki büyük ölçekli doğalgaz çevrim santrallerinin kuruluş yerleri belirlenirken aşağıdakilerden hangisinin etkisi diğerlerine göre daha azdır?
Türkiye, son yıllarda "Milli Enerji ve Maden Politikası" kapsamında yerli ve milli kaynaklara yönelik yatırımlarına hız vermiş; bu süreçte Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası keşfi ve Filyos Doğal Gaz İşleme Tesisi gibi projeler stratejik öncelik haline gelmiştir. Bu gelişmelerin Türkiye ekonomisi ve enerji coğrafyası üzerindeki etkileri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?