Türkiye'de Tarım

82 soru

Soru 21Soru →

Aşağıdaki tabloda Türkiye'de yer alan bir tarım bölgesinin son yirmi yıllık süreçteki bazı tarımsal göstergelerindeki değişim verilmiştir.

Gösterge2000 Yılı2024 Yılı
Nadas Alanlarının Oranı%35%4
Üretimde Yıllık DalgalanmaBelirginÇok Düşük
Hektar Başına Alınan VerimDüşükYüksek
En Çok Üretilen ÜrünlerBuğday, ArpaMısır, Şeker Pancarı

Tablodaki veriler ve bu verilerin temsil ettiği yapısal değişim dikkate alındığında, söz konusu bölge ile ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımda modernleşme ve makineleşmeye bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğu önemli ölçüde artmıştır.

Cevap

Tarımda modernleşme ve makineleşmeye bağlı olarak tarımsal nüfus yoğunluğunun arttığını belirten ifade söylenemez.
Doğru cevap, tarımsal nüfus yoğunluğunun arttığını ifade eden seçenektir. Tablodaki veriler bölgede intensif (modern) tarım yöntemlerinin uygulanmaya başladığını, sulama ve makineleşmenin geliştiğini göstermektedir. Tarımda makineleşme, insan gücüne duyulan ihtiyacı azalttığı için tarım sektöründe çalışan nüfus azalır. Tarımsal nüfus yoğunluğu ise tarımda çalışan nüfusun toplam tarım alanına bölünmesiyle hesaplanır. Tarım alanlarının sabit kaldığı veya çok az değiştiği varsayıldığında, çalışan sayısının azalması yoğunluğun düşmesine neden olur. Bu nedenle yoğunluğun arttığı yönündeki çıkarım verilerle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki verileri analiz ederek tarım yöntemini belirleme
Nadasın %35'ten %4'e düşmesi, verimin artması ve üretimdeki dalgalanmanın azalması, bölgenin 'Ekstansif (Geleneksel)' tarımdan 'İntensif (Modern)' tarıma geçtiğini gösterir.
Modern tarım yöntemlerinde sulama, gübreleme ve kaliteli tohum kullanımı sayesinde doğaya bağımlılık minimuma iner.
2
Ürün desenindeki değişimi değerlendirme
Buğday ve arpa gibi doğal yağışa bağımlı ürünlerin yerini sulama isteyen mısır ve şeker pancarı gibi endüstri bitkileri almıştır.
Sulama olanaklarının gelişmesi, birim alandan daha yüksek gelir getiren sanayi bitkilerinin ekim alanını genişletir.
3
Tarımsal nüfus yoğunluğu ile makineleşme arasındaki ilişkiyi kurma
Modern tarımda makineleşme arttıkça insan gücüne duyulan ihtiyaç azalır. Bu da tarımda çalışan nüfusun azalması anlamına gelir.
Tarımsal Nüfus Yoğunluğu = Tarımda Çalışan Nüfus / Tarım Alanı formülüne göre, paydaki çalışan sayısı azaldığında yoğunluk da azalır. Dolayısıyla yoğunluğun arttığı çıkarımı yanlıştır.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Tarımsal Nüfus Yoğunluğu İlişkisi
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 22Soru →

Türkiye'de yetiştirilen bazı tarım ürünlerinin doğal ekim alanı, iklim ve toprak seçiciliğinin fazla olması nedeniyle oldukça dardır. Buna göre, çay tarımının yalnızca Doğu Karadeniz kıyı kuşağında (Rize, Artvin, Trabzon) yapılabilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıl boyunca nemli ve yağışlı bir iklim ile kış ılıklığına ihtiyaç duyması

Cevap

Çayın yalnızca Doğu Karadeniz'de yetiştirilebilmesinin temel nedeni, yıl boyunca nemli ve yağışlı bir iklim ile kış ılıklığına ihtiyaç duymasıdır.
Çay bitkisi, Türkiye'de yetişme şartları en seçici olan ürünlerden biridir. Yetişebilmesi için yıllık yağış miktarının yüksek ve mevsimlere dağılımının düzenli olması, bağıl nemin yıl boyu yüksek kalması ve kış sıcaklıklarının don sınırının altına düşmemesi gerekir. Bu klimatolojik şartlar kümesi Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz kıyı şeridinde mevcuttur. Bu nedenle ekim alanı tamamen doğal faktörlerce sınırlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Çay bitkisinin ekolojik isteklerini belirle.
Çay; yıkanmış (kireçsiz) toprak, her mevsim düzenli yağış (>1600>1600 mm) ve don olayının olmadığı kış ılıklığı ister.
Bitkinin biyolojik yapısı kuraklığa ve düşük sıcaklıklara karşı dayanıksızdır.
2
Türkiye'deki iklim bölgeleri ile bu istekleri karşılaştır.
İç, Güney ve Batı bölgelerinde yaz kuraklığı veya düşük nem problemi vardır; yüksek bölgelerde ise kış soğukluğu fazladır.
Her mevsim yağışın düzenli olduğu ve kışların ılıman geçtiği tek bölge Karadeniz kıyılarıdır.
3
Doğu Karadeniz'in özel konumunu analiz et.
Rize ve çevresi, dağların uzanışı sayesinde Türkiye'nin en çok yağış alan ve nemliliği en yüksek olan yeridir.
Bu mikro-klima özellikleri çay tarımı için ideal ortamı sağlar.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin İklim ve Toprak Seçiciliği

İpuçları

1
Karadeniz kıyılarının, özellikle de Rize ve çevresinin diğer bölgelerden ayrılan en temel iklim özelliğini düşünün.
2
Çay bitkisi yaz aylarında susuzluğa dayanamaz ve kışın don olursa kurur. Bu şartları neresi sağlar?
3
Sorun devletin yasaklaması değil, bitkinin başka bir yerde yetişmeyi 'reddetmesi'dir; yani cevap doğaldır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de devlet kontrolünde üretilen tarım ürünlerini (tütün, haşhaş, pirinç, kenevir, şeker pancarı) ve bunların kontrol edilme nedenlerini (kalite, uyuşturucu, hastalık, kota) listeleyerek bu soruyla kıyaslayın.
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru →

Türkiye'de tarımsal üretimde modern (intensif) yöntemlerin yaygınlaşması, üretimin doğal koşullara olan bağımlılığını azaltırken birim alandan alınan verimi artırmayı hedefler. Geleneksel (ekstansif) tarımda ise üretim miktarı, büyük oranda o yılki yağış miktarına ve doğal verimliliğe bağlı olarak şekillenir.

Buna göre, Türkiye'de bir yörede tarımsal faaliyetlerin modern (intensif) yöntemlerle yürütüldüğünü kanıtlamak isteyen bir araştırmacı için aşağıdaki verilerden hangisi bu durumun en güçlü kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal üretim miktarının yıllara göre gösterdiği dalgalanmanın düşük olması

Cevap

Tarımsal üretim miktarının yıllara göre gösterdiği dalgalanmanın düşük olması, o yörede sulama ve modern teknikler sayesinde doğaya olan bağımlılığın azaldığını kanıtlayan en temel göstergedir.
Modern (intensif) tarım yöntemlerinin uygulandığı bir yörede; sulama, ilaçlama ve gübreleme gibi girdiler sayesinde üretim doğa koşullarına endeksli olmaktan çıkar. Bu durumun en somut göstergesi, yıllık yağış miktarındaki değişimlere rağmen toplam üretim miktarının yıllar arasında büyük farklar (dalgalanma) göstermemesidir. Örneğin, GAP ile sulamaya açılan Şanlıurfa'da pamuk üretimi, yağışın az olduğu yıllarda bile sulama sayesinde yüksek ve istikrarlı bir seyir izler.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (İntensif) ve Geleneksel (Ekstansif) tarım arasındaki temel farkı belirle.
İntensif tarım verimlilik ve stabilite odaklıyken, ekstansif tarım iklime (özellikle yağışa) bağımlıdır.
Sorunun kökünde istenen 'en güçlü kanıt' bu temel farktan türetilmelidir.
2
Doğal koşullara bağımlılığın üretim üzerindeki etkisini analiz et.
Bağımlılık fazlaysa yağışlı yıllarda üretim artar, kurak yıllarda azalır (yüksek dalgalanma).
Geleneksel tarımın en belirgin negatif özelliği üretimdeki istikrarsızlıktır.
3
Modern yöntemlerin bu duruma çözümünü değerlendir.
Sulama sistemleri, gübreleme ve kaliteli tohum sayesinde iklim nasıl olursa olsun üretim miktarı korunur (düşük dalgalanma).
Stabilite, modern tarım-sanayi entegrasyonu için de (hammadde sürekliliği) hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım vs. Ekstansif (Geleneksel) Tarım

İpuçları

1
Modern tarım yöntemlerinin temel amacı, üretimi doğanın (yağışın) insafından kurtarmaktır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de nadas alanlarının en hızlı azaldığı bölgeleri ve bunun intensif tarım ile ilişkisini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Grafik okuma yöntemiyle: Eğer bir üretim grafiği zikzaklar çiziyorsa geleneksel, düze yakın veya sürekli yükselen bir seyir izliyorsa modern yöntemler uygulanıyor demektir.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 24Soru →

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak amacıyla uygulanan modern (intensif) yöntemlerde sulama, gübreleme ve makineleşme gibi faktörler ön plana çıkar. Ancak bazı tarım ürünlerinin ekim alanlarının belirlenmesinde, bu modern tekniklerin uygulanabilirliğinden ziyade devletin uyguladığı özel denetim ve sağlık politikaları daha belirleyici olmaktadır. Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin ekim alanlarının sınırlandırılmasında 'salgın hastalıkların yayılmasını önleme' amacı temel gerekçedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirinç

Cevap

Pirinç (çeltik) tarımının sulak alanlarda yapılması nedeniyle sıtma hastalığına karşı toplum sağlığını korumak amacıyla devlet kontrolü uygulanmaktadır.
Pirinç (çeltik) tarımı, bitkinin yetişme döneminde sürekli su altında kalmasını gerektirir. Bu durgun sular, sıtma hastalığına neden olan sivrisineklerin hızla çoğalmasına uygun bir ortam oluşturur. Toplum sağlığını korumak ve salgın hastalıkların önüne geçmek amacıyla, pirinç ekim alanları belediye sınırlarından ve yerleşim merkezlerinden belirli bir mesafe uzaklıkta tutulmaktadır. Bu durum, ürünün yetişme koşullarından ziyade doğrudan bir halk sağlığı politikasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yöntemleri ile devlet kontrolü arasındaki farkı ayırt edin.
Modern yöntemler verimi artırırken, devlet kontrolü sosyal, ekonomik veya güvenlik amaçlıdır.
Soru kökünde modern yöntemlerden ziyade sağlık politikasının etkili olduğu ürün sorulmaktadır.
2
Devlet kontrolündeki ürünlerin (pirinç, tütün, şeker pancarı, haşhaş, kenevir) kontrol nedenlerini listeleyin.
Tütün: Kalite, Şeker Pancarı: Kota, Haşhaş/Kenevir: Güvenlik, Pirinç: Sağlık.
Her ürünün kısıtlanma gerekçesi farklıdır.
3
Pirinç tarımının fiziksel koşulları ile sağlık arasındaki bağı kurun.
Sulu tarım alanları sıtma taşıyan anofel tipi sivrisineklerin üreme merkezidir.
Bu durum pirinç ekiminin yerleşim yerlerinden belirli bir mesafe uzaklıkta yapılmasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünleri üzerinde uygulanan devlet kontrolü ve gerekçeleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 25Soru →

Türkiye'de tarım ürünlerinin dağılışı üzerinde iklim özellikleri ve toprak yapısı belirleyici bir rol oynar. Bazı ürünler farklı iklim koşullarına uyum sağlayarak geniş alanlarda yetişebilirken, bazıları sadece çok özel şartların sağlandığı dar alanlarda yetişme imkanı bulur.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin Türkiye'deki doğal yetişme alanı, iklim seçiciliğinin daha fazla olması nedeniyle diğerlerine göre daha dardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çay

Cevap

İklim seçiciliği en yüksek olan ve yetişme alanı en dar olan ürün çaydır.
Çay bitkisi; her mevsim yağış, yüksek nem, bulutluluk ve asitli toprak gibi çok spesifik şartlar aradığı için Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz'in dar kıyı şeridinde yetişebilmektedir. Bu durum, çayın iklim seçiciliğinin en fazla ve dolayısıyla yayılış alanının en dar olmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Tarım ürünlerinin iklim ve toprak isteklerini karşılaştırmak
Buğday, arpa, elma ve şeker pancarının farklı iklimlere uyum yeteneğinin (adaptasyon) yüksek olduğu görülür.
Geniş alanlarda yetişen ürünlerin iklim seçiciliği düşüktür.
2
Çay bitkisinin özel yetişme koşullarını analiz etmek
Çayın her mevsim bol yağış (10001000 mm üzeri), bulutlu gün sayısının fazlalığı ve kireçsiz asitli toprak ihtiyacı olduğu belirlenir.
Bu özel şartlar Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz kıyı şeridinde mevcuttur.
3
Yetişme alanı genişliğini belirlemek
Çay sadece Rize, Artvin ve Trabzon gibi illerin kıyı kesimlerinde yetiştiği için alanı en dardır.
İklim seçiciliği ile yetişme alanı genişliği ters orantılıdır.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinde İklim Seçiciliği ve Dağılış
Tahmini Süre:45s
Soru 26Soru →

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin bir kısmı doğal koşulların sınırlandırmasıyla yürütülürken, bir kısmı da devletin belirlediği stratejik, ekonomik veya sosyal politikalar çerçevesinde denetlenmektedir. Bu denetimlerin amacı halk sağlığını korumak, güvenlik risklerini önlemek veya ürünün ticari prestijini sürdürmek olabilmektedir.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin ekim alanlarının devlet tarafından sınırlandırılmasındaki temel gerekçe ürün kalitesini korumak ve dünya pazarındaki standartları sürdürmektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tütün

Cevap

Tütün üretiminin devlet kontrolünde olmasının temel sebebi, ürün kalitesini korumak ve ihracat standartlarını sürdürmektir.
Tütün üretiminin devlet kontrolünde olmasının temel nedeni, üretilen ürünün kalitesini korumak ve 'Türk Tütünü' standartlarını dünya pazarında rekabetçi tutmaktır. Bu amaçla devlet, sadece verimli ve kaliteli ürün alınabilecek toprak tiplerinde ekime izin verir.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet kontrolündeki ürünleri ve gerekçelerini sınıflandırın.
Pirinç (Sağlık), Haşhaş/Kenevir (Güvenlik), Şeker Pancarı (Sanayi/Ulaşım), Tütün (Kalite).
Soruda istenen 'kalite koruma' kriterine en uygun ürünü bulmak için her ürünün kontrol nedenini bilmek gerekir.
2
Kalite ve standart üretim kavramlarını tütün ile eşleştirin.
Tütünün dış pazardaki prestijini korumak için sadece uygun sahalarda yetiştirilmesine izin verildiği sonucuna ulaşılır.
Türkiye, kaliteli tütün üretiminde dünya markasıdır ve bu markayı korumak idari bir önceliktir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Tarım Ürünlerinde Devlet Kontrolü Gerekçeleri

Alternatif Yöntem

Ürünlerin sınırlandırma nedenlerini 'Sağlık, Güvenlik, Kalite, Sanayi' şeklinde gruplandırarak eleme yöntemi uygulanabilir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 27Soru →

Türkiye'de tarım topraklarının verimini artırmak için çeşitli yöntemler uygulanmaktadır. Ancak bazı bölgelerde su yetersizliği nedeniyle toprak 11 yıl ekilir, 11 yıl ise mineral ve nem biriktirmesi için boş bırakılır. Bu yönteme "nadas" adı verilir. Buna göre, Türkiye'de nadas uygulamasının en yaygın olduğu bölgelerin temel ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık yağış miktarının az ve sulama imkanlarının yetersiz olması

Cevap

Türkiye'de nadas uygulamasının temel nedeni yıllık yağış miktarının az olması ve sulama olanaklarının gelişmemiş olmasıdır.
Nadas, toprağın kaybettiği nemi ve mineralleri doğal yollarla geri kazanması için bir yıl boş bırakılmasıdır. Türkiye'de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi yaz kuraklığının şiddetli, yıllık yağış miktarının az ve sulama imkanlarının kısıtlı olduğu bölgelerde bu yöntem yaygın olarak kullanılır. Eğer bu bölgelerde sulama imkanları geliştirilirse (örneğin GAP veya KOP projeleri gibi), nadasa duyulan ihtiyaç azalır ve toprak her yıl ekilebilir hale gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas kavramını analiz etme
Nadasın, toprağın nem ve mineral biriktirmesi amacıyla boş bırakılması olduğu belirlendi.
Yöntemin amacını anlamak, hangi şartlarda buna ihtiyaç duyulduğunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Coğrafi bölgeleri eşleştirme
Nadasın en yaygın olduğu yerlerin İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu olduğu tespit edildi.
Bu bölgelerin ortak iklimsel özelliklerini (yarı kuraklık) belirlemek cevaba ulaşmayı sağlar.
3
İklim ve tarım yöntemi ilişkisini kurma
Yağış azlığı ve sulama yetersizliği ile nadas ihtiyacı arasında doğrudan bir bağ olduğu saptandı.
Toprağın boş bırakılma nedeninin "su noksanlığı" olduğu sonucuna varılır.

Anahtar Kavram

Nadas Uygulaması ve Kuraklık İlişkisi

İpuçları

1
Nadas yönteminin neden uygulandığını, yani toprağın neden boş bırakıldığını düşünün.
2
Nadas, suyun (yağışın) yetersiz olduğu ve sulama projelerinin henüz ulaşmadığı iç bölgelerde yapılır.
3
İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu'nun en belirgin ortak iklimsel sorunu kuraklıktır; bu durum toprağın dinlendirilmesini zorunlu kılar.

Daha Fazla Pratik

Nadas alanlarını azaltmak için uygulanan bölgesel kalkınma projelerini (GAP, KOP) inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Nadasın tersi olan yöntemleri (sulama ve nöbetleşe ekim) düşünerek de sonuca ulaşabilirsiniz. Sulamanın olmadığı yerde nadas vardır.
Tahmini Süre:45s
Soru 28Soru →

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde modern (intensif) yöntemlerin kullanılması, üretimin iklim koşullarına olan bağımlılığını azaltmakta ve birim alandan alınan verimi artırmaktadır. Özellikle sulama, gübreleme ve makineleşme imkanlarının gelişmesiyle pek çok sanayi bitkisinin üretim miktarı ve ekim alanı hızla yükselmiştir. Ancak bazı ürünlerin toplam üretim miktarının belirlenmesinde, teknik imkanların uygulanabilirliğinden ziyade devletin sosyal, siyasi veya güvenlik gerekçeleriyle uyguladığı yasal kotalar ve alan sınırlamaları daha belirleyici olmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin yıllık toplam üretim miktarındaki değişim üzerinde modern tarım tekniklerinin (sulama, ilaçlama, ıslah vb.) yaygınlaşmasının etkisi diğerlerine göre daha sınırlıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haşhaş

Cevap

Haşhaş üretimi, üretim tekniklerindeki gelişimden ziyade devletin belirlediği yasal kotalar ve güvenlik sınırlamaları ile kontrol edildiği için modern tarım tekniklerinin toplam miktar üzerindeki etkisi daha sınırlıdır.
Haşhaş, Türkiye'de üretimi devlet tarafından en sıkı şekilde denetlenen ürünlerin başında gelir. Bu denetimin temel sebebi ürünün uyuşturucu hammadde içermesidir. Modern tarım teknikleri (sulama, gübreleme vb.) birim alandaki verimi artırabilir ancak haşhaşın toplam ekim alanı ve üretilecek nihai miktar yasal kotalarla dondurulmuş gibidir. Bu nedenle, mısır veya pamuk gibi sulama ile üretimi katlanan ürünlerin aksine, haşhaşın toplam üretim hacmi üzerinde modernleşmenin etkisi ikincil planda kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) ve geleneksel (ekstansif) tarım yöntemlerinin üretim üzerindeki farkını belirle.
İntensif tarım; sulama, gübreleme ve ıslah çalışmalarıyla verimi ve toplam miktarı doğrudan artırır.
Soruda hangi ürünün bu artıştan en az etkilendiği sorulmaktadır.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin devlet kontrolü ve modern tekniklerle ilişkisini analiz et.
Pamuk, mısır, ayçiçeği ve şeker pancarı üretiminde sulama (modern teknik) ile birlikte üretim hacminde devasa artışlar yaşanmıştır.
Bu ürünlerin üretimi pazarlama veya iklim şartları elverdiği ölçüde teknikle artırılabilir.
3
Haşhaş ürününün özel durumunu değerlendir.
Haşhaş, tıbbi amaçlı uyuşturucu yapımında kullanıldığı için devlet tarafından sınırlı alanlarda ve belirli bir miktar (kota) dahilinde üretilmesine izin verilir.
Teknik olarak daha fazla üretim mümkün olsa bile yasal sınırlar buna engel olur.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Devlet Kontrolü ve İntensif Yöntem İlişkisi
Soru 29Soru →

Doğal yetişme ortamı Karadeniz iklim kuşağı olan mısır bitkisi, Türkiye'de her mevsimin yağışlı geçtiği alanlarda sulamaya ihtiyaç duymadan yetişebilmektedir. Buna karşın, Türkiye'nin toplam mısır üretimi verileri incelendiğinde Karadeniz Bölgesi'nin payının oldukça düşük olduğu; üretimin Akdeniz, Marmara ve son yıllarda Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yoğunlaştığı görülmektedir.

Karadeniz Bölgesi'nde doğal yetişme koşulları uygun olmasına rağmen, mısırın ticari üretiminde bölgenin payının diğer bölgelerin gerisinde kalmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut tarım arazilerinin çay, fındık ve kivi gibi ekonomik getirisi daha yüksek olan ürünlere ayrılması

Cevap

Mevcut tarım arazilerinin çay ve fındık gibi ekonomik getirisi daha yüksek olan sanayi bitkilerine ayrılması
Karadeniz Bölgesi, mısırın doğal yetişme alanı olmasına ve sulama gerektirmemesine rağmen, sınırlı tarım arazilerinin tamamına yakınını çay, fındık ve kivi gibi yüksek ekonomik değerli ve ihracat odaklı ürünlere ayırmıştır. Bu durum, mısırın bölgede ticari bir değer kazanmasını engellemiş ve üretimin yerel gıda tüketimiyle sınırlı kalmasına neden olmuştur. Akdeniz ve Marmara gibi bölgelerde ise mısır, modern (intensif) tarım yöntemleri ve sulama ile tamamen ticari amaçlı (yem ve yağ sanayisi için) üretilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal koşullar ile üretim verilerini karşılaştırın.
Mısır Karadeniz'de doğal olarak yetişebilir ancak üretim merkezi Akdeniz (sulama ile) ve Marmara'dır.
Karadeniz'de mısır sulamasız yetişse de, üretim miktarı bölgedeki diğer ürünlerin gölgesinde kalmıştır.
2
Fırsat maliyeti ve ekonomik verimlilik analizi yapın.
Çay, fındık ve kivi gibi ürünler mısırdan çok daha yüksek gelir sağlar.
Karadeniz'in dar tarım alanlarında çiftçiler, ekonomik değeri ve ihracat payı en yüksek olan ürünleri tercih ederler.
3
Modern (intensif) tarım yöntemlerinin diğer bölgelerdeki etkisini değerlendirin.
Akdeniz'de mısır, buğday hasadı sonrası ikinci ürün olarak ve modern sulama teknikleriyle ticari amaçla yetiştirilir.
Diğer bölgeler mısırı bir sanayi hammaddesi (yağ, yem) olarak modern yöntemlerle üretirken, Karadeniz'de bu alanlar geleneksel ve daha karlı olan perennial (çok yıllık) bitkilere ayrılmıştır.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Ekonomik Tercih ve Rekabet
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru →

Tarımsal üretimde bilimsel tekniklerin ve teknolojinin yoğun olarak kullanıldığı, doğa koşullarına olan bağımlılığın en aza indirildiği yönteme modern (intensif) tarım denir. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi modern tarım yöntemlerinin uygulandığı bir yörede yapılması beklenen uygulamalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toprağın mineral dengesini korumak için belirli aralıklarla nadasa bırakılması

Cevap

Toprağın belirli aralıklarla nadasa bırakılması, modern tarım yöntemlerinde yer almayan, aksine sulama yetersizliği sonucu uygulanan geleneksel bir yöntemdir.
Modern tarım yönteminin uygulandığı alanlarda sulama sorunu çözüldüğü için toprağın nadasa bırakılmasına gerek duyulmaz. Nadas, toprağın nem biriktirmesi için boş bırakılmasıdır; oysa modern tarım kesintisiz ve yüksek verimli üretimi esas alır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yönteminin temel amacını belirlemek.
Modern tarım, birim alandan en yüksek verimi almayı ve iklime (doğaya) olan bağımlılığı azaltmayı hedefler.
Yöntemin kapsamını anlamak, hangi uygulamaların bu sisteme ait olduğunu ayırt etmeyi sağlar.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların modern tarım hedefleriyle örtüşüp örtüşmediğini kontrol etmek.
Sulama, gübreleme, kaliteli tohum ve makineleşme verimi artıran ve bağımlılığı azaltan unsurlardır. Ancak nadas, toprağın boş bırakılması anlamına gelir.
Nadas, sulamanın olmadığı kurak bölgelerde zorunluluktan yapılan, verimi ve üretimde sürekliliği olumsuz etkileyen geleneksel (ekstansif) bir uygulamadır.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Nadas İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Nadas alanlarının en fazla olduğu bölge ile modern tarımın en yaygın olduğu bölgeleri harita üzerinde karşılaştırınız.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Hangi uygulama üretimde kesintiye veya verim kaybına neden olur?' diye sormak, nadas seçeneğine doğrudan ulaşmanızı sağlar.
Tahmini Süre:45s
Soru 31Soru →

Türkiye'de zeytin tarımı; kış ılıklığı isteği ve don olaylarına karşı duyarlılığı nedeniyle Akdeniz ikliminin etkili olduğu kıyı kesimlerinde karakteristik bir üretim yapısına sahiptir. Akdeniz kıyı kuşağı (Antalya, Mersin, Adana), zeytin bitkisinin ekolojik isteklerine ve termik şartlarına en uygun bölge olmasına rağmen, Türkiye'nin toplam zeytin üretiminde Ege ve Güney Marmara bölümleri çok daha büyük bir paya sahiptir. Bu durum, Akdeniz kıyı kuşağında zeytin tarımının doğal potansiyelinin tam olarak kullanılmadığını göstermektedir.

Akdeniz kıyı kuşağında zeytin tarımının, ekolojik olarak daha az avantajlı olan Ege ve Marmara kıyılarına oranla daha sınırlı alanlarda yapılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birim alandan ekonomik getirisi daha yüksek olan alternatif ürünlerin tercih edilmesi

Cevap

Akdeniz kıyı kuşağında zeytin tarımının sınırlı kalmasının temel nedeni, bu alanlarda seracılık ve turunçgil üretimi gibi birim alandan daha yüksek kazanç sağlayan ürünlerin tercih edilmesidir.
Zeytin tarımı için en ideal iklim koşulları Akdeniz kıyı kuşağında bulunmasına rağmen, bu kıyılarda kışların çok ılık geçmesi seracılık ve turunçgil tarımına imkan tanır. Bu ürünlerin ekonomik değeri ve birim alandan sağladığı kâr zeytine göre çok daha yüksek olduğu için çiftçiler kıymetli kıyı arazilerini zeytin yerine bu ürünlere ayırmaktadır. Bu durum 'ekonomik rasyonalite' ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Zeytin bitkisinin yetişme koşullarının analiz edilmesi
Zeytin, kış ılıklığı isteyen ve don olaylarından zarar gören bir maki türüdür.
Bitkinin doğal ekolojik sınırlarını belirlemek için gereklidir.
2
Bölgeler arası kıyaslama yapılması
Akdeniz kıyıları en uygun iklime sahipken, en yüksek üretim Ege Bölgesi'ndedir.
Sorudaki paradoksu (çelişkiyi) anlamak için coğrafi dağılım incelenir.
3
Ekonomik coğrafya ilkelerinin uygulanması
Tarımsal üretimde 'fırsat maliyeti' ve 'ekonomik kârlılık' fiziksel şartların önüne geçebilir.
Beşeri ve ekonomik faktörlerin tarımsal tercihler üzerindeki etkisini değerlendirmek gerekir.
4
Sonucun saptanması
Akdeniz kıyılarında seracılık, muz ve turunçgillerin getirisi zeytinden daha yüksektir; bu nedenle zeytinlikler daha az kârlı oldukları için bu bölgede geniş yer tutmaz.
Üretim alanlarının neden daraldığını açıklayan temel ekonomik sebep budur.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Ekonomik Tercih ve Rekabet

İpuçları

1
Bir bölgede fiziksel şartlar uygun olmasına rağmen bir ürün az yetişiyorsa, orada daha çok kazandıran başka bir ürün olabilir.
2
Akdeniz kıyılarındaki seracılık ve turunçgil üretiminin ekonomik değerini zeytinle kıyaslayın.
3
Ege Bölgesi'nde zeytin geniş alanlarda yetişir çünkü orada seracılık potansiyeli Akdeniz kadar yüksek değildir, dolayısıyla zeytin en kârlı seçeneklerden biri kalır.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de pamuk tarımının Ege'den Güneydoğu Anadolu'ya kaymasının nedenlerini araştırarak benzer bir mekansal değişim analizi yapabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'Ekolojik Uygunluk' ile 'Ekonomik Kârlılık' arasındaki farkı gözetmek sizi doğru cevaba ulaştıracaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru →

Türkiye’de ayçiçeği tarımı geleneksel olarak Marmara Bölgesi'ndeki Ergene Havzası ile özdeşleşmiş bir faaliyet olmasına rağmen, son yıllardaki üretim verileri incelendiğinde Konya ve çevresinin (İç Anadolu) toplam üretim miktarında ilk sıraya yerleştiği görülmektedir. Bu bölgesel değişimde etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgede sulama olanaklarının gelişmesiyle (KOP vb.) nadas alanlarının daralması ve ürün tercihinin değişmesi

Cevap

İç Anadolu'da ayçiçeği üretiminin Marmara'yı geride bırakmasının temel nedeni, Konya Ovası Projesi (KOP) gibi sulama yatırımları sayesinde bölgede su kısıtının aşılması ve üretim deseninin değişmesidir.
Doğru yanıt olan sulama imkanlarının gelişmesi seçeneği, Türkiye'de tarımsal verimliliği ve ürün çeşitliliğini etkileyen en temel faktörü vurgular. Konya gibi kurak bir bölgede ayçiçeği üretiminin rekor kırması, KOP (Konya Ovası Projesi) gibi yatırımlar sayesinde suyun tarlalara ulaşması ve nadasa ayrılan toprakların sürekli üretime açılmasıyla açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünün özelliklerini analiz et.
Ayçiçeği, büyüme döneminde su isteyen ancak hasat döneminde kuraklık bekleyen bir endüstri bitkisidir.
Üretim alanındaki kaymanın nedenini anlamak için bitkinin yetişme şartlarını bilmek gerekir.
2
Bölgelerin doğal ve yapay imkanlarını karşılaştır.
İç Anadolu doğal olarak kurak bir bölgedir, Marmara ise daha fazla yağış alır.
Doğal koşullar İç Anadolu lehine olmadığına göre, değişimin dış bir müdahaleyle (sulama) gerçekleştiği sonucuna varılır.
3
Tarımsal projelerin etkisini değerlendir.
Konya Ovası Projesi (KOP) ile bölgeye getirilen su, ayçiçeği gibi katma değeri yüksek ürünlerin ekim alanını genişletmiştir.
Türkiye'de modern tarıma geçişte en büyük belirleyici unsur sulama olanaklarının artırılmasıdır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Tarımsal Üretimde Sulamanın Etkisi ve Bölgesel Değişimler

İpuçları

1
İç Anadolu'nun doğal koşullarında bu kadar su isteyen bir ürünün yetişmesi için dışarıdan bir müdahale gerekip gerekmediğini düşünün.
2
Türkiye'de nadas alanlarının en çok azaldığı bölgeleri ve buralarda yürütülen büyük sulama projelerini (GAP, KOP) hatırlayın.
3
Modern tarım yöntemlerinden en önemlisi olan sulama, İç Anadolu'da buğday yerine daha karlı ürünlerin (mısır, ayçiçeği, şeker pancarı) ekilmesini sağlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Konya Ovası Projesi (KOP) ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) sonrası ürün desenindeki değişimleri (pamuk, mısır, ayçiçeği) karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 33Soru →

Türkiye'de Konya Ovası Projesi (KOP) ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi büyük ölçekli sulama yatırımlarının hayata geçirilmesiyle birlikte, bu bölgelerde geleneksel (ekstansif) tarım yöntemlerinden modern (intensif) tarım yöntemlerine geçiş süreci hızlanmıştır. Bu dönüşüm sonucunda ekim nöbeti uygulamaları yaygınlaşmış; mısır, şeker pancarı ve pamuk gibi su isteği yüksek endüstri bitkilerinin üretiminde ciddi artışlar kaydedilmiştir.

Buna göre, söz konusu bölgelerde yaşanan bu tarımsal dönüşümün aşağıdakilerden hangisine yol açması beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal nüfus yoğunluğunun, makineleşmenin artması nedeniyle bölge genelinde hızla yükselmesine

Cevap

İntensif tarım yöntemlerinin uygulandığı bölgelerde makineleşmenin artması, tarımla uğraşan nüfusun azalmasına neden olacağı için tarımsal nüfus yoğunluğunun artması beklenmez.
İntensif (modern) tarımın en temel özelliklerinden biri makineleşmedir. Tarımda makine kullanımı arttıkça, tarımsal faaliyetler için gereken insan gücü azalır. Bu durum, geniş tarım arazilerine sahip olan İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu gibi bölgelerde tarımla uğraşan nüfusun payının düşmesine, dolayısıyla tarımsal nüfus yoğunluğunun azalmasına yol açar. Bu nedenle yoğunluğun artması beklenen bir durum değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yöntemlerinin özelliklerini analiz etme
İntensif tarım; sulama, makineleşme, ilaçlama ve yüksek verim odaklıdır.
Soruda verilen değişimin yönünü anlamak için modern tarımın unsurlarını bilmek gerekir.
2
Tarımsal nüfus yoğunluğu kavramını uygulama
Tarımsal nüfus yoğunluğu = Tarımda çalışan nüfus / Tarım alanları.
Makineleşme arttığında aynı miktar araziyi çok daha az insan işleyebildiği için pay (çalışan nüfus) azalır, bu da yoğunluğu düşürür.
3
Diğer seçenekleri değerlendirme
Sulama sayesinde nadas azalır, verim artar, sanayi gelişir ve iklim bağımlılığı minimuma iner.
Beklenmeyen durumu bulmak için olumlu sonuçları (sonuç olanları) eledik.

Anahtar Kavram

İntensif tarım yöntemlerinin beşerî ve ekonomik sonuçları

Daha Fazla Pratik

İntensif tarımın çevre üzerindeki etkilerini (yanlış sulamanın tuzlanmaya yol açması vb.) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru →

Türkiye'de tarım yöntemleri; yer şekillerine, iklim özelliklerine ve ekonomik gelişmişlik düzeyine göre farklılık gösterir. Yer şekillerinin sade olduğu alanlarda modern (intensif) tarım yöntemleri ve makine kullanımı yaygınken, engebeli arazilerde insan ve hayvan gücüne dayalı geleneksel (ekstansif) yöntemler zorunlu olarak tercih edilebilmektedir. Buna göre, aşağıdaki yörelerin hangisinde yer şekillerinin engebeli olması, modern tarım yöntemlerinin (özellikle makineleşme) uygulanmasını diğerlerine göre daha fazla kısıtlamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menteşe Yöresi

Cevap

Menteşe Yöresi, dağlık ve engebeli yer şekilleri nedeniyle modern (intensif) tarım yöntemlerinin, özellikle de makineleşmenin uygulanmasında en büyük kısıtlamaya sahip olan yöredir.
Doğru cevap olan yöre, Muğla ve çevresini kapsayan dağlık bir bölgedir. Ege Bölgesi genel olarak düzlük ve graben ovalarıyla bilinse de, bu yöre Menteşe Dağları nedeniyle oldukça engebelidir. Bu topografik yapı, traktör ve biçerdöver gibi tarım makinelerinin kullanılmasını zorlaştırır, bu da modern (intensif) tarım yöntemlerinin tam kapasiteyle uygulanmasını engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yöntemlerinin temel gereksinimlerini belirle.
İntensif tarım; sulama, gübreleme ve özellikle geniş düzlüklerde makineli tarım yapılmasını gerektirir.
Makineli tarım, iş gücü maliyetini düşürürken verimi ve işlem hızını artırır.
2
Seçeneklerdeki yörelerin yer şekillerini analiz et.
Ergene, Çukurova, Konya ve Şanlıurfa sade yer şekillerine sahipken; Menteşe Yöresi (Muğla ve çevresi) dağlıktır.
Menteşe Dağları'nın uzanışı ve engebeli yapı, bu bölgede tarım alanlarını parçalı ve makine kullanımına uygunsuz hale getirir.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) ve Ekstansif (Geleneksel) Tarım Yöntemleri Arasındaki Farklar
Soru 35Soru →

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde makine kullanımı; iş gücüne duyulan ihtiyacı azaltmakta, hasat süresini kısaltmakta ve verimliliği artırmaktadır. Ancak yer şekillerinin engebeli, dağlık ve eğimli olduğu alanlarda makine kullanımı oldukça zordur. Buna göre, aşağıdaki yerlerin hangisinde yer şekillerine bağlı olarak tarımda makine kullanımının diğerlerine göre daha kısıtlı olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Karadeniz Kıyıları

Cevap

Doğu Karadeniz Kıyıları, yer şekillerinin çok engebeli ve eğimli olması nedeniyle tarımda makine kullanımının en zor olduğu alanlardan biridir.
Doğu Karadeniz Kıyıları'nda Kuzey Anadolu Dağları kıyı şeridinden itibaren hızla yükselir. Bu durum arazinin çok dik ve engebeli olmasına yol açar. Tarım alanları dar ve parçalıdır, bu da traktör gibi makinelerin kullanımını imkansız hale getirerek insan ve hayvan gücüne olan ihtiyacı artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımda makineleşmeyi engelleyen temel faktörü belirlemek.
Makineleşmenin en büyük engeli yer şekillerinin engebeli ve eğimli olmasıdır.
Traktör ve biçerdöver gibi araçlar dik yamaçlarda ve dar parçalı arazilerde çalışamaz.
2
Seçeneklerde verilen bölgelerin yer şekilleri özelliklerini analiz etmek.
Ergene, Konya, Çukurova ve Şanlıurfa düz alanlarken; Doğu Karadeniz dağlıktır.
Ovalar ve platolar genellikle sade yapılıdır, ancak kıyı sıradağlarının bulunduğu alanlar yüksek eğimlidir.

Anahtar Kavram

Tarımda Makineleşme ve Yer Şekilleri İlişkisi

İpuçları

1
Makineleşme için arazinin 'düz' mü yoksa 'dağlık' mı olduğuna bakmalısın.
2
Türkiye'de çay ve fındık tarımının yapıldığı, yamaçların çok dik olduğu bölgeyi hatırla.
3
Kuzey Anadolu Dağları'nın kıyıya en yakın ve en yüksek olduğu bölümü düşün.

Daha Fazla Pratik

Tarımda makineleşmenin bir sonucu olarak ortaya çıkan 'Kırdan Kente Göç' konusunu inceleyebilirsin.

Alternatif Yöntem

Bölgeleri 'Sade' ve 'Engebeli' olarak ikiye ayırarak eleme yapabilirsin. Konya, Ergene ve Çukurova klasik 'sade' yer şekilleri örnekleridir.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru →

Türkiye'de şeker pancarı tarımının yapıldığı alanlar ile şeker fabrikalarının coğrafi dağılışı incelendiğinde, bu iki unsurun birbirine oldukça yakın ve paralel bir dağılım sergilediği görülmektedir. Bu durumun ortaya çıkmasındaki temel neden aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasat edilen ürünün işlenmeden kısa sürede bozulma özelliğine sahip olması

Cevap

Şeker pancarı hasat edildikten sonra özelliğini çabuk kaybettiği için üretim alanları ile fabrikalar birbirine yakındır.
Hasat edilen ürünün fabrikaya ulaştırılmadan kısa sürede bozulma özelliğine sahip olması seçeneği doğrudur. Şeker pancarı söküldükten sonra bünyesindeki şeker miktarını hızla kaybettiği için 'hammaddeye yakınlık' ilkesi gereği fabrikalar üretim alanlarının hemen yakınına kurulur.

Adım Adım Çözüm

1
Şeker pancarının fiziksel özelliklerini analiz etme
Ürünün topraktan çıktıktan sonra şeker değerini hızla kaybettiği belirlenir.
Üretim ve sanayi arasındaki ilişkinin temelini ürünün dayanıklılık süresi oluşturur.
2
Sanayi tesisi kuruluş yeri ilkelerini değerlendirme
Hammaddeye yakınlık ilkesinin bu ürün grubu için zorunlu olduğu sonucuna varılır.
Taşıma maliyetini düşürmek ve ürün kalitesini korumak için fabrika tarlaya yakın kurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Tarım-Sanayi Entegrasyonu ve Hammaddeye Yakınlık

İpuçları

1
Şeker pancarının tarladan söküldükten sonraki dayanıklılık süresini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Besi hayvancılığının şeker fabrikaları çevresinde yoğunlaşmasının nedenlerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Benzer bir durumun çay ve konserve sanayisinde de hammaddeye yakınlık ilkesiyle (çabuk bozulma nedeniyle) görüldüğünü hatırlayarak kıyaslama yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 37Soru →

Türkiye'de tarımsal üretimde verimliliği etkileyen en temel faktör su imkanları olsa da, yağışın yıl içindeki dağılımı bazı ürünlerin kalitesi ve ekonomik değeri üzerinde 'sınırlandırıcı' bir rol oynayabilmektedir. Özellikle yetişme döneminde nem, olgunlaşma ve hasat döneminde ise tam kuraklık isteyen ürünler için bu dönemde meydana gelebilecek yaz yağışları bir risk faktörü olarak kabul edilir.

Buna göre, aşağıdaki yörelerin hangisinde yaz yağışlarının görülme olasılığının artması, o yörenin en önemli ticari tarım ürününde verim kaybından ziyade 'kalite ve ihracat değeri' açısından daha büyük bir risk oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aydın ve çevresi

Cevap

Hasat döneminde kuraklık isteyen incir ve pamuk gibi ürünlerin yoğun olarak yetiştirildiği Aydın ve çevresinde yaz yağışları en büyük kalite riskidir.
Doğru seçenek olan yörede temel geçim kaynağı olan kuru incir ve pamuk üretimi yapılmaktadır. Özellikle incir, dünyada en çok Aydın ve çevresinde yetişir ve kurutma sürecinde tam bir yaz kuraklığına ihtiyaç duyar. Hasat dönemindeki olası yağışlar meyvenin dalında çatlamasına ve kalitesinin düşmesine yol açarak ihracat değerini yok eder. Bu durum, yağışın bölge ekonomisi için bir 'risk' olduğu nadir ve kritik durumlardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünlerin ekolojik isteklerini analiz etme
İncir, pamuk, tütün ve üzüm gibi ürünlerin olgunlaşma aşamasında yüksek sıcaklık ve tam kuraklık istediğini belirleme.
Bu ürünler hasat sırasında yağış aldığında lif kalitesini yitirir (pamuk) veya meyve dokusu bozularak fermente olur (incir).
2
Bölgelerin ana ticari ürünlerini eşleştirme
Aydın yöresinin temel ticari ürününün kuru incir ve pamuk olduğunu saptama.
Seçenekler arasında iklim hassasiyeti ve ihracat değeri en yüksek olan ürün grubu bu yörededir.
3
Risk faktörünü değerlendirme
Yaz yağışlarının Erzurum'da hayvancılığı, Rize'de çay tarımını desteklerken Aydın'da ihracatlık ürünleri bozduğunu fark etme.
Yağışın 'ne zaman' düştüğünün, 'ne kadar' düştüğü kadar önemli olduğunu anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin Hasat Dönemi İklim İstekleri ve Mikroklima Etkisi

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'hangi ürün yağmuru sevmez?' sorusu üzerinden gitmek yerine, 'hangi bölgenin ekonomisi tamamen doğal kurutma yöntemine (incir, kayısı vb.) dayalıdır?' diye düşünmek çözümü kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru →

Türkiye'de mısır tarımı, geleneksel olarak doğal yağış isteği nedeniyle Karadeniz kıyı kuşağında yoğunlaşmışken; son yıllarda Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde üretim miktarının hızla arttığı ve Karadeniz'i geride bıraktığı görülmektedir.

Bölge1990 Yılı Üretim Payı (%)2023 Yılı Üretim Payı (%)
Karadeniz4512
Akdeniz3050
İç Anadolu525
Diğer2013

Tablodaki veriler ve Türkiye'nin tarımsal yapısı dikkate alındığında, mısır üretimindeki bu coğrafi kaymanın ve üretim artışının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern sulama olanaklarının gelişmesiyle mısırın Akdeniz ve İç Anadolu'da ticari bir değer (yem ve yağ sanayisi) kazanarak ikinci ürün olarak yetiştirilmesi

Cevap

Modern sulama imkanlarının artmasıyla mısırın Akdeniz ve İç Anadolu bölgelerinde ticari amaçlı (yem ve yağ sanayisi için) ikinci ürün olarak tercih edilmesi, üretim merkezinin Karadeniz'den bu bölgelere kaymasına neden olmuştur.
Mısır, doğal yetişme ortamı Karadeniz iklimi olan bir ürün olsa da, modern sulama yöntemleriyle Akdeniz ve İç Anadolu gibi güneşlenme süresi daha yüksek bölgelerde çok daha verimli yetişir. Akdeniz'de 'ikinci ürün' (buğdaydan sonra aynı yıl içinde ikinci bir hasat) olarak ekilmesi ve yem/yağ sanayisindeki yüksek talep, üretimin bu bölgelere kaymasının temel sebebidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablo verilerini analiz et.
Karadeniz'in üretim payı %45'ten %12'ye gerilerken, Akdeniz (%30'dan %50'ye) ve İç Anadolu (%5'ten %25'ye) payını artırmıştır.
Üretimin coğrafi odağının doğal yağış alanlarından sulama alanlarına kaydığını saptamak için.
2
Değişimin nedenini (iklim mi, insan mı?) sorgula.
Mısırın su isteği değişmediğine göre, bu değişim 'sulama' imkanlarının (insan müdahalesi) artmasıyla açıklanmalıdır.
Doğal faktörler ile beşeri/teknolojik faktörleri ayırt etmek için.
3
Ekonomik kullanım ve 'ikinci ürün' kavramını hatırla.
Akdeniz'de mısır, buğday hasadından sonra ekilen bir sanayi bitkisi (yağ ve yem) olarak yüksek kar getirmektedir.
Üretimdeki devasa artışın ticari motivasyonunu anlamak için.

Anahtar Kavram

İntansif Tarım ve Sulama (Mısır Üretiminde Coğrafi Kayma)

İpuçları

1
Mısırın doğal yetişme alanı Karadeniz'dir ancak sulama olanakları mısırı 'yapay' olarak her yere taşıyabilir.
2
Akdeniz'de buğdayın erken hasat edilmesi, toprağın yılın geri kalanında başka bir ürün için boş kalmasını sağlar. Buna 'ikinci ürün' denir.
3
Güneydoğu ve İç Anadolu'da GAP ve KOP gibi projeler, doğal yağış beklemek yerine sulama ile mısır tarımını karlı hale getirmiştir.

Daha Fazla Pratik

Sulamanın tarım üzerindeki etkilerini pekiştirmek için Şeker Pancarı ve Pamuk üretim alanlarındaki değişimleri inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya 'insan-doğa etkileşimi' açısından bakarak, mısırın Karadeniz'deki durumunun 'doğal', Akdeniz'deki durumunun ise 'beşeri/ekonomik' olduğunu fark ederek eleme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 39Soru →

Türkiye'de çeltik (pirinç) tarımı, üretim aşamasında tarlaların uzun süre su altında kalması nedeniyle diğer tarım ürünlerinden farklı bir yasal denetim sürecine tabidir. 3038\text{3038} sayılı Çeltik Ekimi Kanunu uyarınca, bu ürünün ekim alanlarının yerleşim merkezlerine olan mesafesi ve ekim izinleri her yıl mülki amirliklerce (Valilik veya Kaymakamlık) kontrol edilmektedir.

Buna göre, çeltik ekim alanlarının yerleşim yerlerinden uzak tutulmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Durgun suların sivrisinek üretmesi sonucu oluşan sıtma tehlikesini önlemek

Cevap

Çeltik ekim alanlarının yerleşim yerlerinden uzak tutulmasının temel nedeni, durgun suların sivrisinek üremesine yol açarak sıtma hastalığı riskini artırmasıdır.
Çeltik tarımı yapılan tarlalarda suyun sürekli durgun halde beklemesi, sivrisineklerin üremesi için en uygun ortamdır. Bu sivrisinekler aracılığıyla bulaşan sıtma hastalığının yerleşim birimlerinde salgına yol açmasını engellemek amacıyla, Türkiye'de çeltik ekim alanlarının şehir ve köylerden belirli bir mesafe uzakta olması kanunla zorunlu kılınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Çeltik tarımının yöntemini analiz etme
Çeltik, 'tava' adı verilen ve içi sürekli su dolu olan havuzlarda yetiştirilen bir bitkidir.
Bitkinin biyolojik yapısı gereği yüksek suya ihtiyaç duyması, tarlaların sulak alanlara (genellikle akarsu boylarına) dönüştürülmesini gerektirir.
2
Üretim ortamının biyolojik risklerini değerlendirme
Tarladaki durgun su, Anofel cinsi sivrisineklerin yumurta bırakması ve çoğalması için ideal bir ortamdır.
Durgun sular, sivrisinek popülasyonunun hızla artmasına neden olur.
3
Halk sağlığı üzerindeki etkisini belirleme
Sivrisineklerin artması, yerleşim yerlerinde sıtma hastalığının yayılmasına sebebiyet verir.
Tarihsel süreçte Türkiye'de sıtma ile mücadele kapsamında çeltik ekimi sıkı kurallara bağlanmıştır.
4
Yasal düzenlemeyi sonuçlandırma
3038 sayılı kanun ile ekim alanları yerleşim yerlerinden uzaklaştırılmış ve izne tabi tutulmuştur.
Halk sağlığını korumak adına tarımsal faaliyet beşerî yerleşimlerden yalıtılmıştır.

Anahtar Kavram

Tarımda Devlet Kontrolü ve Halk Sağlığı İlişkisi

İpuçları

1
Çeltik tarlalarının neden sürekli su içinde tutulduğunu ve bu suyun uzun süre beklemesinin ne gibi biyolojik sonuçlar doğurabileceğini düşünün.
2
Halk sağlığını tehdit eden ve özellikle bataklık/durgun su alanlarında yaşayan bir böcek türüyle ilişkili bir hastalığı hatırlayın.
3
Türkiye'de geçmişte yaygın olan ancak alınan önlemlerle (bataklıkların kurutulması, çeltik alanlarının uzaklaştırılması) kontrol altına alınan 'sıtma' hastalığını odağa alın.

Daha Fazla Pratik

Diğer devlet kontrolündeki ürünlerin (haşhaş, tütün, şeker pancarı, kenevir) kontrol gerekçelerini bir tablo halinde karşılaştırarak pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 40Soru →

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin ekim alanları, çeşitli nedenlerle devlet tarafından sınırlandırılarak kontrol altında tutulmaktadır. Tütün de bu ürünlerden biri olmasına rağmen; ekim alanlarının sınırlandırılma gerekçesi haşhaş, kenevir veya pirinç gibi ürünlerden farklılık göstermektedir. Buna göre, tütün üretiminin devlet denetiminde yapılmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde kalite standartlarını korumak ve stok fazlasını önlemek

Cevap

Tütün üretiminin devlet tarafından sınırlandırılmasının temel nedeni, üretimde kaliteyi korumak ve piyasada stok birikimini önlemektir.
Doğru yanıt olan seçenek, tütünün bir dış ticaret ürünü olması gerçeğine dayanır. Devlet, kalitesiz tütün üretimini engelleyerek Türk tütününün dış pazardaki rekabet gücünü korumayı ve aşırı üretim sonucu elde kalan tütünlerin mali yükünü (destekleme alımları bağlamında) hafifletmeyi amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet kontrolündeki tarım ürünlerini ve gerekçelerini sınıflandır
Haşhaş ve kenevir sağlık/güvenlik, pirinç halk sağlığı (sıtma), tütün ise ekonomik gerekçelerle kontrol edilir.
Her ürünün stratejik önemi ve kontrol nedeni farklıdır.
2
Tütünün ekonomik karakterini analiz et
Tütün, Türkiye'nin önemli bir ihraç ürünüdür ve 'Türk Tütünü' markası yüksek kaliteye dayanır.
İhracat gelirlerini korumak için standartların altına düşülmemesi gerekir.
3
Kalite-miktar ilişkisini değerlendir
Kontrolsüz üretim hem kaliteyi düşürür hem de satılamayan stokların devletin sırtında yük olmasına neden olur.
Arz-talep dengesi devlet tarafından gözetilir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinde Devlet Kontrolü

İpuçları

1
Tütünün bir ihraç ürünü olduğunu ve dünyadaki 'Türk Tütünü' imajını düşünün.
2
Haşhaş ve pirinç gibi ürünlerin neden kısıtlandığını hatırlayın; tütünün bu nedenlerle bir ilişkisi var mı?
3
Sınırlamanın amacı, hem kaliteyi korumak hem de piyasadaki arz-talep dengesini sağlamaktır.

Daha Fazla Pratik

Diğer devlet kontrolündeki ürünlerin (Haşhaş, Pirinç, Kenevir, Şeker Pancarı) spesifik kısıtlanma nedenlerini karşılaştıran bir tablo hazırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 2 / 5Sonraki