Türkiye'de Tarım

82 soru

Soru 1Soru →

Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi büyük ölçekli sulama projeleriyle birlikte Türkiye'nin pek çok yöresinde geleneksel (ekstansif) tarımdan modern (intensif) tarım yöntemlerine geçiş süreci hızlanmıştır. Bu süreçte sadece üretim teknikleri değil, devletin tarım politikaları ve ürün planlaması da önemli rol oynamaktadır. Buna göre, Türkiye'deki tarımsal yöntemler ve ürünlerin ekim alanlarını belirleyen faktörlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Modern tarım yöntemlerinin ve sulama olanaklarının gelişmesiyle birlikte nadasa ayrılan toprakların azalması, tarımda verimliliğin artmasını sağlayan önemli bir göstergedir.

Cevap

Modern tarım yöntemlerinin ve sulama olanaklarının gelişmesiyle birlikte nadasa ayrılan toprakların azalması, tarımda verimliliğin artmasını sağlayan bir göstergedir.
Modern (intensif) tarım yönteminin en önemli belirtilerinden biri nadas alanlarının daralmasıdır. Sulama imkanları arttığında toprak nemini kaybetmediği için her yıl ekilebilir hale gelir. Bu durum, üretimde iklime bağımlılığı azaltırken birim alandan alınan verimi ve toplam üretimi artırır. Bu nedenle nadasın azalması modern tarım uygulamalarının başarısını simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yönteminin temel özelliklerini analiz etme
Bu yöntemde sulama, gübreleme, ilaçlama ve kaliteli tohum kullanılarak birim alandan en yüksek verim alınması hedeflenir.
İntensif tarım, doğaya olan bağımlılığı azaltarak üretimde süreklilik sağlar.
2
Nadas kavramı ve sulama arasındaki ilişkiyi değerlendirme
Nadas, toprağın nem ve mineral biriktirmesi için boş bırakılmasıdır. Sulama imkanlarının artması bu ihtiyacı ortadan kaldırır.
Toprağın her yıl ekilmesi, toplam üretim miktarını ve verimliliği doğrudan artırır.
3
Devlet kontrolündeki ürünlerin (tütün, haşhaş, çeltik) gerekçelerini inceleme
Tütünde kalite kontrolü, haşhaşta uyuşturucu denetimi, çeltikte ise halk sağlığı (sıtma) ön plandadır.
Bu sınırlandırmaların temelinde doğal yetişme koşullarından ziyade ekonomik, sosyal ve sağlık politikaları yatar.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Devlet Kontrolündeki Ürünler

İpuçları

1
Modern tarım yöntemlerinde teknoloji kullanımı doğaya olan mahkumiyeti bitirir.
2
Nadas uygulaması su yetersizliğinden kaynaklanır; su gelirse nadas biter.
3
Devletin haşhaş ve tütün üzerindeki kontrolü tamamen stratejik ve kalite odaklıdır, toprakla ilgisi yoktur.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinde de 'mera' (ekstansif) ve 'besi-ahır' (intensif) ayrımını inceleyerek benzer mantığı pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 2Soru →

Türkiye'de tarımsal faaliyetler; iklim koşulları, yer şekilleri ve toprak yapısı gibi doğal faktörlerin yanı sıra devlet politikaları ve modern tekniklerin kullanımı gibi beşerî faktörlerden de etkilenmektedir.

Buna göre, Türkiye'de yürütülen tarımsal faaliyetlerin genel özellikleri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tütün, haşhaş ve kenevir gibi ürünlerin Türkiye'deki ekim alanlarının belirli bölgelerde yoğunlaşması, tamamen iklim ve toprak seçiciliğinden kaynaklanmaktadır.

Cevap

Tütün, haşhaş ve kenevir gibi ürünlerin ekim alanlarının sınırlı olmasının temel nedeni iklim seçiciliği değil, devlet kontrolüdür.
Doğru seçenek tütün, haşhaş ve kenevirle ilgili olan ifadedir. Bu ürünlerin ekim alanlarının dar olması iklim seçiciliğinden değil; devletin kalite kontrolü (tütün), uyuşturucu ile mücadele ve güvenlik (haşhaş, kenevir) gibi beşerî/idari gerekçelerle uyguladığı kısıtlamalardan kaynaklanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern ve geleneksel tarım yöntemlerini karşılaştırın.
Modern tarım (intensif) sulama ve teknoloji içerdiği için iklimden bağımsızdır, dalgalanma azdır.
İntensif tarımın temel amacı birim alandan en yüksek verimi almaktır.
2
Sanayi bitkilerinin fabrikalarla olan ilişkisini analiz edin.
Şeker pancarı gibi ürünler hasat sonrası hızla değer kaybeder, bu yüzden fabrikaya yakın olmalıdır.
Tarımsal hammaddeye yakınlık sanayi tesislerinin yer seçiminde temel kriterlerden biridir.
3
Devlet kontrolündeki ürünleri ve sınırlama gerekçelerini belirleyin.
Pirinç sağlık (sıtma), haşhaş güvenlik (uyuşturucu), tütün ise ekonomik (kalite) nedenlerle sınırlandırılır.
Türkiye'de bazı tarım ürünleri iklim elverişli olsa bile idari kararlarla her yerde yetiştirilemez.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Doğal ve Beşerî Sınırlamalar

Daha Fazla Pratik

Devlet kontrolünde olan diğer ürünler (keten, çay kotası, tütün kalitesi) ve bu ürünlerin coğrafi dağılımı arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3Soru →

Türkiye'de tarımsal üretimi sınırlayan en önemli doğal faktörlerin başında yağış yetersizliği ve kuraklık gelmektedir. Bu sorunun aşılması amacıyla hayata geçirilen sulama projeleri, uygulandığı bölgelerin tarımsal yapısında köklü değişimlere yol açmaktadır. Buna göre, sulama olanaklarının geliştiği bir yörede aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal üretimin iklim koşullarına olan bağımlılığının artması

Cevap

Tarımsal üretimin iklim koşullarına olan bağımlılığının artması beklenen bir durum değildir; aksine sulama projeleriyle bu bağımlılık en aza indirilir.
Sulama, tarımsal faaliyetlerin yağış rejimine (doğaya) olan mahkumiyetini ortadan kaldıran en önemli faktördür. Sulama imkanlarının artmasıyla üretimde süreklilik sağlanır ve iklim koşulları üretim üzerinde eskisi kadar belirleyici olamaz. Dolayısıyla iklime bağımlılığın artması değil, azalması beklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Sulamanın tarımsal üretim üzerindeki temel etkisini analiz et.
Sulama, bitkinin ihtiyaç duyduğu suyu yağışa gerek duymadan sağlar.
Türkiye'nin büyük bir kısmında yaz kuraklığı tarımı kısıtlayan ana unsurdur.
2
Üretim istikrarı ve bağımlılık arasındaki ilişkiyi değerlendir.
İklimdeki yağış azalsa bile sulama sayesinde üretim devam eder, bu da iklime bağımlılığın azaldığını gösterir.
Doğal koşulların olumsuz etkilerini insan müdahalesiyle (sulama) bertaraf etmek bağımlılığı düşürür.
3
Diğer seçeneklerdeki (nadas, verim, ürün çeşidi) değişimleri kontrol et.
Sulama ile nadas azalır, verim artar ve daha kârlı olan sanayi bitkilerine geçiş yapılır.
Modern tarım yöntemlerinin (intansif) uygulanabilirliği sulama imkanına bağlıdır.

Anahtar Kavram

Sulamanın Tarım Üzerindeki Etkileri

İpuçları

1
Türkiye'de tarımın önündeki en büyük engel olan kuraklığın sulama ile çözüldüğünü düşünün.
2
Bir yörede su sorunu çözüldüğünde çiftçi artık gökyüzünden yağmur beklemek zorunda kalır mı?

Daha Fazla Pratik

Sulamanın yaygınlaşmasının hayvancılık türleri (mera vs. besi) üzerindeki etkilerini de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 4Soru →

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin ekim alanları devlet tarafından; toplum sağlığını korumak, güvenliği sağlamak veya ürün kalitesini denetlemek gibi amaçlarla sınırlandırılmıştır. Bazı ürünlerin yayılış alanı ise doğrudan iklim ve toprak seçiciliği gibi doğal faktörler tarafından belirlenir.

Buna göre, aşağıdaki tarım ürünlerinden hangisinin Türkiye'deki coğrafi dağılışının sınırlarını belirleyen temel faktör, diğerlerinden farklı bir kategoride yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çay

Cevap

Çay bitkisinin dağılımı devlet kontrolüne değil, doğrudan iklim ve toprak gibi doğal faktörlere bağlıdır.
Çay bitkisinin Türkiye'deki yetişme alanı tamamen Doğu Karadeniz Bölümü'nün kıyı kuşağındaki özel iklim ve toprak şartlarına bağlıdır. Devletin bu ürünün ekimini yasaklamasına gerek yoktur, çünkü bitki bu bölge dışındaki doğal koşullarda (don olayı, düşük nem, kireçli toprak) yaşayamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki ürünlerin ekim alanlarının neden sınırlı olduğunu analiz etme
Kenevir, Pirinç, Tütün ve Haşhaş ürünlerinin devlet tarafından yasal düzenlemelerle (beşerî faktörler) sınırlandırıldığı görülür.
Bu ürünlerin birçoğu aslında Türkiye'nin pek çok yerinde ekolojik olarak yetişebilir ancak sosyal, siyasi veya ekonomik nedenlerle kısıtlanmıştır.
2
Çay bitkisinin yetişme koşullarını değerlendirme
Çay, her mevsim yağış (>1600 mm> 1600\text{ mm}), yüksek nem ve kireçsiz toprak ister.
Bu koşullar Türkiye'de sadece Doğu Karadeniz'in dar bir kıyı şeridinde doğal olarak bulunur; bu nedenle sınırları doğal faktörler çizer.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin Dağılışını Etkileyen Faktörler (Doğal vs. Beşerî)

İpuçları

1
Ürünlerin sınırlanma nedenlerini 'Doğal (Fiziki)' ve 'İnsan Yapımı (Beşerî)' olarak ikiye ayırmayı deneyin.

Daha Fazla Pratik

Devlet kontrolündeki ürünlerin (şeker pancarı, çay, tütün vb.) sanayi tesisleriyle olan ilişkisini ve hammaddeye yakınlık ilkesini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 5Soru →

Türkiye'de uygulanan modern (intensif) tarım yöntemlerinde verimi artırmak amacıyla sulama, gübreleme, kaliteli tohum ve makineleşme gibi imkânlardan üst düzeyde yararlanılır. Bu yöntemin temel amacı, doğal koşulların olumsuz etkilerini en aza indirerek birim alandan en yüksek verimi almaktır.

Buna göre, intensif tarım yönteminin yaygın olarak uygulandığı bir bölge için aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde iklime olan bağımlılık azdır.

Cevap

İntensif (modern) tarım yönteminin uygulandığı bir bölgede üretimde iklim koşullarına olan bağımlılık azdır.
İntensif tarım yönteminde sulama, gübreleme ve ıslah edilmiş tohum gibi girdiler kullanıldığı için tarımsal üretim iklimdeki (özellikle yağıştaki) değişimlerden daha az etkilenir. Bu durum üretimin sürekliliğini ve istikrarını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
İntensif tarım kavramını tanımlama
İntensif tarım; sulama, gübreleme ve makineleşme gibi modern tekniklerin kullanıldığı verimli tarım yöntemidir.
Soruda istenen özelliğin hangi tarım sistemiyle ilişkili olduğunu anlamak için kavramın içeriği bilinmelidir.
2
Modern tekniklerin doğal koşullarla ilişkisini kurma
Sulama imkânları arttığında kuraklık gibi iklim olayları üretimi eskisi kadar etkilemez.
Modern tarımın en büyük avantajı, doğaya olan muhtaçlığı azaltmasıdır.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Özellikleri

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de intensif tarım yönteminin en yaygın olduğu bölgeleri (Marmara ve Ege gibi) incelemek bu kavramın pekişmesini sağlar.
Tahmini Süre:45s
Soru 6Soru →

Türkiye’de şeker pancarı tarımı, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren iç bölgelerin sanayileşmesi ve kırsal kalkınmanın sağlanmasında temel bir rol oynamıştır. Hem bir sanayi bitkisi olması hem de yan ürünleriyle diğer sektörleri desteklemesi, bu ürünün stratejik önemini artırmaktadır. Şeker pancarının Türkiye’deki üretim ve dağılış özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kıyı bölgelerinde üretiminin çok az olmasının temel nedeni, bu alanların nem ve sıcaklık değerlerinin bitkinin yetişmesi için elverişsiz olmasıdır.

Cevap

Kıyı bölgelerinde şeker pancarı üretiminin az olmasının nedeni iklimin elverişsizliği değil, ekonomik getirisi daha yüksek olan alternatif ürünlerin tercih edilmesidir.
Kıyı bölgelerinde nem ve sıcaklık şeker pancarı için engel teşkil etmez. Aksine, sulama imkanlarının ve verimliliğin yüksek olduğu bu alanlarda pamuk, mısır, turunçgil veya sera ürünleri gibi ekonomik getirisi şeker pancarından çok daha yüksek ürünler ekilmektedir. Bu durum, 'iklimsel zorunluluk' değil 'ekonomik rasyonalite' ile açıklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi-tarım ilişkisini analiz etme
Şeker pancarının hasat sonrası bozulabilirliği, fabrikaların hammaddeye yakınlığını zorunlu kılar.
Ürünün ekonomik değerini kaybetmemesi için işleme tesisinin üretim alanında olması gerekir.
2
Devletin üretim politikalarını değerlendirme
Üretimin kotalar aracılığıyla planlandığı doğrulanır.
Planlı üretim, çiftçinin mağduriyetini ve ürün fazlalığını önlemek içindir.
3
Yan sektörlerle etkileşimi inceleme
Pancardan elde edilen küspenin hayvancılığı (besicilik) teşvik ettiği anlaşılır.
Tarım ve hayvancılığın entegre bir şekilde yürütülmesi verimliliği artırır.
4
Bölgesel tercih nedenlerini karşılaştırma
Kıyı kuşağında şeker pancarı yerine ekonomik değeri daha yüksek (ekonomik getiri öncelikli) ürünlerin ekildiği saptanır.
Çiftçiler sınırlı tarım alanlarında en yüksek kârı getirecek ürünü tercih ederler (fırsat maliyeti).

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Ekonomik Tercihler ve Sanayi Entegrasyonu
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 7Soru →

Türkiye'de tarım arazilerinin kullanımında "optimum arazi kullanımı" ve "karşılaştırmalı üstünlük" ilkeleri gereği, bazı sanayi bitkilerinin ekim alanları doğal ve beşerî faktörlerin senteziyle sınırlandırılmaktadır. Bu sınırlandırmalar; ürünün ekolojik isteklerinden kalite standartlarına, lojistik maliyetlerinden uluslararası güvenlik protokollerine kadar geniş bir yelpazeye yayılmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki sanayi bitkileri ve üretimini yönlendiren/sınırlayan temel faktör eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tütün: Toprak seçiciliği ve besin ihtiyacı çok yüksek bir bitki olduğu için sadece mineralce zengin alüvyal taban arazilerde, yüksek ihracat kalitesi yakalamak amacıyla ekiminin teşvik edilmesi.

Cevap

Tütünün toprak seçiciliğinin yüksek olduğu ve verimli alüvyal taban arazilerde üretiminin teşvik edildiği bilgisi yanlıştır; aksine tütün kıraç arazilerde daha kaliteli yetişir ve devlet bu alanları tercih eder.
Tütün, toprak seçiciliği oldukça düşük olan ve zayıf arazilerde bile yetişebilen bir bitkidir. Ancak Türkiye'de tütün ekim alanlarının devlet tarafından kontrol edilmesinin temel nedeni 'Kalite'dir. Verimli taban arazilerde (alüvyal ovalar) yetişen tütünlerin aroması düşer ve yaprak yapısı bozulur; bu yüzden ihracat değeri olan yüksek kaliteli tütünler kıraç yamaç arazilerde yetiştirilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sanayi bitkilerinin ekolojik ve beşerî sınırlayıcılarını analiz etme
Şeker pancarının lojistik (bozulabilirlik), haşhaşın siyasi (BM anlaşmaları), pamuğun iklimsel (yaz kuraklığı) ve çayın ekolojik (asidik toprak) sınırlamaları doğrudur.
Her ürünün coğrafi dağılımını belirleyen kritik bir baskın faktör vardır.
2
Tütün bitkisinin toprak ve kalite ilişkisini değerlendirme
Tütün toprak seçiciliği en az olan bitkilerden biridir (kıraç, zayıf topraklarda bile yetişir). Kalite açısından bakıldığında, taban (alüvyal) arazilerde tütünün yaprakları kaba, aroması ise düşük olur.
Tütünde kalite standartları, bitkinin stres altında (yamaç ve kıraç arazilerde) yetişmesiyle doğrudan ilişkilidir.
3
Devletin tütün politikası ile seçenek arasındaki çelişkiyi saptama
Devlet, verimli taban arazileri temel gıda maddelerine (sebze, meyve, mısır vb.) ayırmak ve tütünde yüksek ihracat kalitesini korumak için taban arazilerde tütün ekimini yasaklamış veya kısıtlamıştır.
Yanlış olan seçenek, tütünün sanki çok nazlı bir bitkiymiş gibi verimli ovalara ihtiyaç duyduğunu iddia etmektedir.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Kalite ve Toprak İlişkisi (Tütün Örneği)

İpuçları

1
Şeker pancarı gibi ürünlerde fabrikanın yerini hammadde belirlerken, tütünde ekim alanını 'kalite' belirler.
2
Bir bitkinin 'her yerde yetişebilmesi' ile 'her yerde kaliteli yetişmesi' arasındaki farkı düşünün.
3
Tütün taban arazilerde (ovalarda) yetiştiğinde yaprakları çok büyür ancak aroması (kokusu) zayıflar, bu da dış pazar değerini düşürür.

Daha Fazla Pratik

İntensif (modern) tarım yöntemlerinin uygulandığı ürünlerde (mısır, ayçiçeği vb.) sulamanın bölgesel üretim liderliğini nasıl değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 8Soru →

Türkiye'de tarım politikaları kapsamında hayata geçirilen "Havza Bazlı Destekleme Modeli" ile tarımsal üretimin planlanması, stratejik ürünlerde arz güvenliğinin sağlanması ve doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı hedeflenmektedir. Bu model çerçevesinde, bir tarım ürününün bir bölgede ekolojik olarak yetişme koşullarına (iklim ve toprak uyumu) tam olarak sahip olmasına rağmen, o havzada desteklenen ürünler listesine alınmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki su potansiyeli ile ürünün su ihtiyacı arasındaki dengesizliği önleyerek yeraltı su kaynaklarını korumak

Cevap

Bölgedeki su potansiyeli ile ürünün su ihtiyacı arasındaki dengesizliği önleyerek yeraltı su kaynaklarını korumak
Türkiye'de uygulanan 'Havza Bazlı Destekleme Modeli'nde temel amaç, su kısıtı olan bölgelerde su tüketimi yüksek olan ürünlerin (mısır, şeker pancarı, yonca vb.) ekimini kontrol altına almaktır. Örneğin İç Anadolu Bölgesi'nde iklim mısır yetişmesine uygun olsa da, yeraltı sularının aşırı çekilmesini önlemek amacıyla devlet, su kısıtı olan havzalarda bu ürünlere destek vermez veya kısıtlama getirir. Bu, tarımsal üretimin doğal kaynak potansiyeliyle uyumlu hale getirilmesi çabasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Havza Bazlı Destekleme Modeli'nin mantığını analiz etme
Bu model, sadece iklim ve toprak uyumuna değil, aynı zamanda o bölgedeki su kaynaklarının yeterliliğine ve stratejik ihtiyaca göre ürün seçimi yapar.
Türkiye'de tarımsal üretimi sınırlayan en önemli faktör su yetersizliğidir.
2
Ekolojik uyum ile destekleme arasındaki farkı değerlendirme
Bir ürünün bir yerde yetişebilmesi (örneğin Konya'da mısır yetiştirilmesi) onun her zaman destekleneceği anlamına gelmez. Eğer su kaynakları (yeraltı suyu) hızla tükeniyorsa, devlet o ürünü destekleme listesinden çıkararak çiftçiyi daha az su isteyen ürünlere yönlendirir.
Yeraltı su seviyesinin korunması ve tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması devletin öncelikli politikasıdır.
3
Doğru sonuca ulaşma
Destekleme dışı bırakma kararının temelindeki 'kaynak koruma' motivasyonu tespit edilir.
Kaynak-ürün dengesi, havza yönetiminin temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

Havza Bazlı Destekleme Modeli ve Su Kısıtı İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'de tarımda ürün seçimi yapılırken iklimin yanı sıra en kısıtlı kaynak olan 'su' faktörünü düşünün.
2
Havza Bazlı Destekleme Modeli, ürünleri sadece yetişebildikleri yerlere göre değil, oradaki su rezervlerine göre de sınıflandırır.
3
Özellikle Konya gibi kapalı havzalarda mısır ve şeker pancarı gibi çok su isteyen ürünlere yönelik kısıtlamaların nedenini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki tarımsal sulama projelerinin (GAP, KOP) hangi havzalarda hangi ürün desenlerini değiştirdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 9Soru →

Seracılık, doğal yetişme devresi dışında, bitkilerin yetişme şartlarının yapay yollarla sağlandığı modern bir tarım yöntemidir. Türkiye'de kış ılıklığının ve güneşlenme süresinin fazla olduğu Akdeniz ve Güney Ege kıyı kuşağında bu faaliyet oldukça yoğunlaşmıştır. Ancak kıyıdan iç kesimlere doğru gidildikçe seracılık faaliyetlerinin ekonomik cazibesi hızla azalmaktadır.

Bu durumun yaşanmasında etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış sıcaklıklarının düşmesine bağlı olarak ısıtma maliyetlerinin yükselmesi

Cevap

Düşük kış sıcaklıkları nedeniyle ısıtma maliyetlerinin yükselmesi seracılığın iç kesimlerde ekonomik olmamasının temel nedenidir.
Seracılık faaliyetlerinde ürünlerin kış aylarında don zararından korunması ve gelişebilmesi için ortam sıcaklığının belirli bir seviyede tutulması gerekir. Akdeniz kıyılarında kışlar ılık geçtiği için ısıtma maliyeti düşüktür veya hiç yoktur. Ancak karasal iklimin hakim olduğu iç kesimlerde kış sıcaklıklarının çok düşük olması, seraların ısıtılması için gereken enerji miktarını ve dolayısıyla maliyeti aşırı artırarak faaliyeti ekonomik olmaktan çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Seracılığın temel gereksinimlerini belirle
Seracılık için en önemli şart kış ılıklığı ve yüksek güneşlenme süresidir.
Yapay ortamda sıcaklığı korumak dış ortam sıcaklığına doğrudan bağlıdır.
2
Kıyı ve iç kesimler arasındaki iklim farkını analiz et
Deniz etkisinden uzaklaştıkça karasallık artar ve kış sıcaklıkları 0∘C0^{\circ}C altına düşer.
Özel konum ve deniz etkisi kış ılıklığını sağlayan temel faktördür.
3
Maliyet analizi yap
İç kesimlerde serayı bitki için uygun sıcaklıkta (15−20∘C15-20^{\circ}C) tutmak için gereken yakıt gideri, ürünün piyasa değerini aşmaktadır.
Isıtma giderleri seracılıkta toplam maliyetin büyük kısmını oluşturur.

Anahtar Kavram

Seracılık ve İklim İlişkisi (Kış Ilıklığı)

İpuçları

1
Seracılıkta en temel hedef mevsim dışı üretim yapabilmektir.
2
Seraların içindeki bitkilerin donmaması için kışın ne yapılması gerektiğini düşünün.
3
Akdeniz'de kışın soba yakmadan durulabilirken, Ankara'da serayı ısıtmak için ne kadar yakıt harcanacağını kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de jeotermal enerji kaynaklarının seracılık faaliyetlerini iç kesimlerde nasıl etkilediğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 10Soru →

Türkiye'de şeker pancarı tarımının yapıldığı alanlar ile bu ürünü işleyen şeker fabrikalarının coğrafi dağılışı incelendiğinde, fabrikaların neredeyse tamamının üretim sahalarının hemen yakınında kurulduğu görülmektedir. Bu sanayi kolunun kuruluş yeri seçiminde hammaddeye yakınlık ilkesine sıkı sıkıya bağlı kalınmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hasat edilen ürünün bekletilmesi durumunda şeker oranının düşmesi ve ürünün çabuk bozulması

Cevap

Hasat edilen ürünün bekletilmesi durumunda şeker oranının düşmesi ve ürünün çabuk bozulması
Şeker pancarı, hasat edildikten sonra içindeki şeker oranını hızla kaybeden ve fiziksel olarak bozulmaya başlayan bir üründür. Bu durum, ürünün uzak mesafelere taşınmasını ekonomik açıdan imkansız kılar. Bu yüzden Türkiye'deki tüm şeker fabrikaları, tarladan toplanan ürünün en kısa sürede işlenebilmesi için üretim alanlarının merkezinde veya çok yakınında inşa edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünün biyolojik yapısını analiz etme
Şeker pancarı yüksek su içerikli ve çabuk fermente olabilen bir yapıdır.
Ürünün dayanıklılık süresini belirlemek için gereklidir.
2
Sanayi-tarım ilişkisini kurma
Hasat sonrası şeker oranının (polar) hızla düştüğü tespit edilir.
Fabrikanın neden tarlaya yakın olması gerektiğini teknik olarak açıklar.
3
Seçenekler arasında temel nedeni belirleme
Hammadde bozulabilir olduğu için fabrikanın konumu üretim alanına bağımlıdır.
KPSS sorularında 'temel neden' genellikle lojistik veya biyolojik zorunluluklara dayanır.

Anahtar Kavram

Hammaddeye Yakınlık İlkesi

Daha Fazla Pratik

Çay ve konserve sanayisindeki hammadde-fabrika ilişkisini şeker pancarı ile kıyaslayarak çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 11Soru →

Türkiye'de haşhaş üretimi Afyonkarahisar ve çevresindeki sınırlı bir alanda yoğunlaşmıştır. Ancak benzer iklim ve toprak özelliklerine sahip olan İç Anadolu ve Ege'deki pek çok merkezde bu ürünün ekimine izin verilmemektedir. Bu durum, haşhaş üretiminde aşağıdakilerden hangisinin belirleyici olduğunu kanıtlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet kontrolü ve güvenlik politikalarının

Cevap

Haşhaşın üretim alanlarının iklim uygunluğuna rağmen sınırlı olması, doğrudan devlet kontrolü ve güvenlik politikaları ile ilgilidir.
Türkiye'de bazı tarım ürünleri kalite (tütün), sağlık (pirinç - sıtma riski) veya güvenlik (haşhaş, kenevir - uyuşturucu riski) nedenleriyle devlet kontrolü altında yetiştirilir. Haşhaş, uyuşturucu madde yapımında kullanılma riski taşıdığı için iklimi uygun olan her yerde değil, sadece devletin izin verdiği sınırlı alanlarda (başta Afyonkarahisar olmak üzere) üretilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünün (haşhaş) temel özelliklerini değerlendir.
Haşhaşın hem tıbbi ilaç sanayisinde (alkaloit fabrikası) kullanıldığını hem de uyuşturucu yapımına müsait olduğunu belirle.
Ürünün neden özel bir statüde olduğunu anlamak için.
2
Coğrafi dağılışı ile iklim koşullarını kıyasla.
Afyonkarahisar çevresinde yetişen ürünün, benzer iklimdeki (Ege ve İç Anadolu) diğer illerde yetiştirilmediğini gör.
Ekim alanının doğal faktörlerle mi yoksa beşeri/siyasi faktörlerle mi sınırlı olduğunu tespit etmek için.
3
Yasal çerçeveyi hatırla.
Türkiye'de haşhaş, kenevir, pirinç ve tütün gibi ürünlerin belirli gerekçelerle devlet denetiminde olduğunu teyit et.
Doğru seçeneğe (devlet kontrolü) ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Devlet Kontrolündeki Tarım Ürünleri
Tahmini Süre:45s
Soru 12Soru →

Türkiye'de tarımsal üretimin mekânsal dağılımı incelendiğinde; bazı ürünlerin doğal yetişme alanları ile en yüksek üretim miktarının gerçekleştiği bölgeler arasında belirgin bir farklılık olduğu görülür. Örneğin; mısır bitkisi doğal olarak her mevsimin yağışlı olduğu Karadeniz iklim kuşağına uyum sağlamış bir ürün olmasına rağmen, günümüzde toplam üretimde Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri Karadeniz Bölgesi'ni geride bırakmıştır.

Bu mekânsal değişimin temel nedeni ve beraberinde getirdiği tarımsal sonuç aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sulama imkanlarının gelişmesiyle mısırın "ikinci ürün" olarak sisteme dahil edilmesi; birim alandan alınan verimin ve ticari değerin Karadeniz'deki geleneksel tarıma göre artması

Cevap

Mısır üretiminin Karadeniz'den Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'ya kaymasının temel nedeni sulama ile sağlanan 'ikinci ürün' avantajı ve intensif tarım yöntemleriyle gelen yüksek verimdir.
Mısır, Karadeniz'in nemli ikliminde sulama gerektirmeden yetişse de, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da sulama imkanlarının artması (özellikle GAP ile) bu bölgeleri ön plana çıkarmıştır. Bu sıcak bölgelerde güneşlenme süresinin uzun olması ve modern tarım yöntemlerinin kullanılması, mısırın buğdaydan sonra 'ikinci ürün' olarak ekilmesini sağlamıştır. Bu durum, birim alandan alınan verimi Karadeniz'deki geleneksel yöntemlere göre çok daha yüksek bir seviyeye taşımış ve üretimin merkezini güneye kaydırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal yetişme koşulları ile ekonomik üretim farkını analiz etme
Mısırın Karadeniz'de doğal olarak yetiştiği ancak diğer bölgelerde sulama ile yetiştirildiği belirlendi.
Bitkinin ekolojik istekleri ile ekonomik optimizasyonu arasındaki farkı anlamak için.
2
Bölgeler arası üretim yöntemlerini karşılaştırma
Karadeniz'de daha çok geleneksel (ekstansif), Akdeniz ve GAP bölgesinde ise modern (intensif) yöntemlerin kullanıldığı tespit edildi.
Verimlilik farkının kaynağını belirlemek için.
3
Hasat döngüsü ve 'ikinci ürün' kavramını değerlendirme
Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu'da buğday hasadı sonrası mısırın ekilebildiği (ikinci ürün) anlaşıldı.
Aynı araziden yılda birden fazla ürün almanın getirdiği ekonomik üstünlüğü görmek için.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve İkinci Ürün Mantığı

Daha Fazla Pratik

Pamuk üretiminin Ege'den Güneydoğu Anadolu'ya kayması ile mısırın bu kayışını benzer bir GAP etkisi üzerinden karşılaştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken Karadeniz'deki mısırın 'temel gıda/iç tüketim' amaçlı, güneydeki mısırın ise 'sanayi/ticari' amaçlı olduğunu hatırlamak, üretim miktarı farkını anlamayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 13Soru →

Türkiye'de bazı tarım ürünlerinin üretim alanları, doğal yetişme koşulları uygun olmasına rağmen devlet tarafından sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmaların her biri farklı bir gerekçeye (sağlık, kalite, uyuşturucu ile mücadele, kota vb.) dayanmaktadır.

Buna göre; ekim alanlarının belirlenmesinde "sıtma hastalığına neden olduğu gerekçesiyle yerleşim alanlarından uzak tutulması" kuralı uygulanan tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pirinç

Cevap

Pirinç (çeltik), sulak alanlarda yetişmesi ve sivrisinek üretimi yoluyla sıtma hastalığına yol açması nedeniyle devlet kontrolünde ekilir.
Pirinç (çeltik) tarımı için tarlaların sürekli su altında tutulması gerekir. Bu sulak ve durgun alanlar sivrisineklerin üremesi için elverişli ortam sağlar, bu da sıtma hastalığının yayılma riskini artırır. Devlet, halk sağlığını korumak amacıyla pirinç ekim alanlarını yerleşim merkezlerinden uzakta belirler ve sıkı denetler.

Adım Adım Çözüm

1
Gerekçeyi analiz et
Sıtma hastalığı ile mücadele
Soruda istenen temel kısıtlama nedenini belirlemek için gereklidir.
2
Ürünlerin yetişme koşulları ile sağlık ilişkisini kur
Pirinç (çeltik) tarımının durgun su içinde yapılması
Sivrisineklerin üreme ortamı ile tarım yöntemi arasındaki ilişkiyi tespit etmek gerekir.
3
Doğru ürünü seç
Pirinç
Halk sağlığını koruma gerekçesiyle yerleşim birimlerinden uzak tutulan tek ürün pirinçtir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Devlet Kontrolündeki Tarım Ürünleri ve Sınırlandırma Nedenleri

Alternatif Yöntem

Devlet kontrolündeki ürünleri gerekçeleriyle şu şekilde kodlayabilirsiniz: Pirinç=Sağlık, Haşhaş/Kenevir=Güvenlik, Tütün=Kalite, Şeker Pancarı=Ekonomi.
Tahmini Süre:45s
Soru 14Soru →

Türkiye’de şeker pancarı, doğal yetişme ortamı oldukça geniş olan ve birçok bölgede tarımı yapılabilen bir üründür. Ancak kıyı bölgelerimizde, özellikle de Ege ve Akdeniz kıyılarında şeker pancarı tarımı yaygın değilken; Doğu Karadeniz kıyı kuşağında bu ürünün üretimi neredeyse hiç görülmez.

Bu iki durumun temel nedenleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekonomik getirisi daha yüksek olan ürünlerin tercih edilmesi — Her mevsim yağışlı geçen iklimin şeker oranını ve olgunlaşmayı olumsuz etkilemesi

Cevap

Ege ve Akdeniz'de ekonomik getirisi yüksek ürünlerin tercih edilmesi, Doğu Karadeniz'de ise her mevsim yağışlı iklimin şeker oranını düşürmesi
Şeker pancarı Türkiye genelinde yetişme alanı geniş bir üründür. Ege ve Akdeniz kıyılarında mısır, pamuk ve turunçgil gibi sanayi bitkilerinin getirisi çok daha yüksek olduğu için şeker pancarı ekonomik olarak tercih edilmez. Doğu Karadeniz'de ise her mevsim yağışlı geçen iklim şartları, bitkinin ihtiyaç duyduğu güneşlenme ve yaz kuraklığını engeller; bu da şeker oranının düşmesine ve hasat veriminin azalmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Ege ve Akdeniz kıyılarındaki tarımsal önceliklerin analiz edilmesi
Bu bölgelerde iklim ve sulama imkânları şeker pancarına uygundur; ancak pamuk, turunçgil, mısır ve zeytin gibi ürünlerin birim alandan getirisi şeker pancarından çok daha yüksektir.
Çiftçiler sınırlı tarım arazilerinde kâr marjı en yüksek olan ürünleri (beşerî/ekonomik tercih) ekmeyi seçerler.
2
Doğu Karadeniz kıyı kuşağının iklim özelliklerinin incelenmesi
Doğu Karadeniz her mevsim yağışlı ve bulutludur. Şeker pancarı ise olgunlaşma döneminde güneşlenme ve kuraklık ister.
Aşırı nem ve yağış, şeker pancarındaki şeker oranını düşürür ve ürünün sağlıklı olgunlaşmasını engeller (doğal sınırlama).
3
İki durumun nedenlerini karşılaştırarak sentez yapılması
Kıyı bölgelerinde üretim azlığı 'ekonomik rekabet' ile, Doğu Karadeniz'de ise 'iklimsel uygunsuzluk' ile açıklanır.
Soruda istenen 'sırasıyla' vurgusu, beşerî ve doğal nedenlerin doğru eşleştirilmesini gerektirir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin Dağılışında Ekonomik Tercihler ve Ekolojik Sınırlar

İpuçları

1
Şeker pancarı olgunlaşma döneminde ne tür bir hava durumu ister?
2
Ege ve Akdeniz kıyılarında çiftçi neden pancar yerine pamuk veya mısır eker?
3
Doğu Karadeniz'deki her mevsim yağışlı iklim ile iç bölgelerdeki güneşli iklimi şeker oranı açısından kıyaslayın.

Daha Fazla Pratik

Şeker fabrikalarının kurulum yeri ile besi hayvancılığı arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 15Soru →

Türkiye'de son yıllarda uygulamaya konulan "Tarımsal Üretim Planlaması" modeli; iklim değişikliği, su kısıtı ve stratejik gıda arzı güvenliği gibi faktörleri dikkate alarak ürünlerin ekolojik olarak en uygun havzalarda yetiştirilmesini hedeflemektedir. Bu modelde, bir bölgedeki su potansiyeli ile yetiştirilecek ürünün su tüketimi arasında doğrudan bir denge kurulması esas alınmaktadır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi bu planlama modelinin su kısıtı ve ekolojik verimlilik ilkesiyle en çok örtüşen uygulama örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konya Havzası gibi yeraltı su seviyesinin kritik eşiğe düştüğü alanlarda, mısır ve yonca gibi su tüketimi yüksek ürünler yerine kısıtlı sulamaya dayanıklı baklagillerin üretiminin havza bazlı desteklenmesi.

Cevap

Konya Havzası gibi su stresinin yüksek olduğu alanlarda, yüksek su tüketen ürünler yerine kısıtlı sulamaya dayanıklı baklagillerin desteklenmesi, modern tarımsal planlamanın su tasarrufu ve ekolojik uygunluk ilkeleriyle en çok örtüşen örnektir.
Tarımsal Üretim Planlaması'nın en kritik ayağı, su varlığına göre ürün deseni oluşturmaktır. Konya Havzası gibi su fakiri bölgelerde yeraltı suyunun korunması için mısır gibi yoğun sulama isteyen ürünler yerine, su ihtiyacı az olan ve nadası önleyen baklagillerin (mercimek, nohut, bezelye vb.) havza bazlı desteklenmesi, stratejik ve ekolojik bir planlama örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımsal Üretim Planlaması modelinin temel kriterlerini tanımla.
Modelin temelinde 'su kısıtı' ve 'ekolojik uygunluk' (iklim ve toprak yapısına göre en verimli ürün) yatmaktadır.
Sorunun kökünde istenen planlama mantığını anlamak için gereklidir.
2
Havzaların su potansiyeli ile ürünlerin su ihtiyacını karşılaştır.
Konya Havzası Türkiye'nin en az yağış alan ve yeraltı suyunun en çok çekildiği yeridir; mısır/yonca su tüketimi en yüksek ürünlerken baklagiller düşüktür.
Su kısıtı ilkesinin hangi seçenekte doğru uygulandığını belirlemek için.
3
Çay, fındık, zeytin gibi özel iklim isteği olan ürünlerin ekolojik sınırlarını değerlendir.
Bu ürünlerin sadece makineleşme veya sanayi ihtiyacı nedeniyle başka bölgelere taşınması ekolojik uygunluk ilkesini (nem, kış ılıklığı vb.) ihlal eder.
Çeldirici seçeneklerin neden yanlış olduğunu kavramsal olarak ispatlamak için.
4
Seçenekler arasında bütüncül bir değerlendirme yap.
Baklagil desteği hem su tasarrufu sağlar hem de toprağa azot bağlayarak verimliliği artırır; bu da planlamanın ruhuna en uygundur.
En doğru ve sürdürülebilir uygulamayı seçmek için.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretim Planlaması ve Havza Bazlı Üretim Modeli

İpuçları

1
Modern tarım politikalarında su kaynaklarının korunması, ürün seçiminde birinci önceliktir.
2
Bir ürünün yetişebilmesi için sadece sulama yetmez; nem, yağış rejimi ve sıcaklık gibi ekolojik şartların da havzaya uygun olması gerekir.
3
Hangi seçenek su fakiri bir bölgede su tüketimini azaltırken, o bölgenin iklimine en uygun stratejik ürünü (baklagil gibi) ön plana çıkarıyor?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'deki 'Tarımsal İhtisas Bölgeleri' ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın 'Üretim Planlaması Rehberi'ndeki stratejik ürün listelerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Havza bazlı üretimde 'Su Ayak İzi' kavramını düşünerek, suyun en kıt olduğu havzada su ayak izi en düşük ürünün seçildiği şıkkı arayabilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 16Soru →

Türkiye'de turunçgillerin (portakal, mandalina, limon vb.) doğal yetişme alanlarının büyük oranda Akdeniz ve Ege kıyıları ile sınırlı kalması, bu ürünlerin belirli bir iklim hassasiyetine sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durumun temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kış ılıklığının (Kış sıcaklıklarının 0∘C0^\circ C'nin üzerinde olması) belirgin olması

Cevap

Turunçgil tarımının kıyı kesimlerle sınırlı kalmasının temel nedeni, bu ürünlerin don olayına karşı duyarlı olması ve kış ılıklığına ihtiyaç duymasıdır.
Turunçgiller (portakal, mandalina vb.) tropikal ve subtropikal kökenli bitkiler oldukları için don olaylarına karşı son derece hassastırlar. Türkiye'de kış sıcaklıklarının en yüksek olduğu, don olaylarının en az yaşandığı yerler Akdeniz ve Güney Ege kıyılarıdır. Bu nedenle kış ılıklığı, bu ürünlerin doğal yetişme alanını belirleyen en temel etkendir.

Adım Adım Çözüm

1
Ürünün biyolojik özellikleri
Turunçgillerin soğuğa karşı dirençsiz olduğu belirlendi.
Bitkinin yetişme alanını belirleyen en kritik sınırın sıcaklık eşiği olduğunu anlamak.
2
Coğrafi dağılış analizi
Akdeniz ve Ege kıyılarının kış sıcaklık verileri incelendi.
Bu bölgelerin kışın genellikle 0∘C0^\circ C üzerinde seyrettiği gerçeğiyle bitki isteğini eşleştirmek.
3
Sınırlayıcı faktör tespiti
İç kesimlerdeki don olaylarının üretimi engellediği sonucuna varıldı.
Kış ılıklığının temel belirleyici olduğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Tarımda İklim Sınırlayıcılığı: Kış Ilıklığı

İpuçları

1
Bu ürünlerin kış mevsimindeki düşük sıcaklıklara karşı dayanıklı olup olmadığını düşünün.
2
Ege ve Akdeniz kıyılarının kış mevsimindeki ortak sıcaklık özelliğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde kış ılıklığı isteyen 'Zeytin' ve 'Muz' gibi ürünlerin dağılışını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 17Soru →

Türkiye'de tarımsal üretim planlaması ve politikaları kapsamında bazı ürünlerin ekim alanları devlet tarafından kontrol altında tutulmaktadır. Bu ürünlerden bazıları ve kontrol gerekçeleri şunlardır:

* Pirinç: Sıtma hastalığına neden olan sivrisineklerin üreme alanı olduğu için yerleşim yerlerinden uzak alanlarda yetiştirilir.
* Haşhaş ve Kenevir: Uyuşturucu madde yapımında kullanılmalarını engellemek amacıyla sınırlı alanlarda, izinle yetiştirilir.
* Şeker Pancarı: Fabrika işleme kapasiteleri ve tüketim miktarlarına göre belirlenen kotalar dahilinde yetiştirilir.

Bu bilgiler ve Türkiye'deki tarım politikaları göz önüne alındığında, tütün üretiminin de devlet kontrolünde tutulmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde yüksek kalite standardını korumak ve piyasada arz fazlası (stok) oluşmasını engellemek

Cevap

Üretimde yüksek kalite standardını korumak ve piyasada arz fazlası (stok) oluşmasını engellemek
Doğru seçenek olan 'Üretimde yüksek kalite standardını korumak ve piyasada arz fazlası oluşmasını engellemek' ifadesi, tütünün Türkiye'deki tarım politikalarındaki yerini tam olarak yansıtmaktadır. Tütün ekim alanlarının sınırlandırılması, verimsiz ve düşük kaliteli toprakların üretime katılmasını engelleyerek Türk tütününün dünya piyasasındaki değerini korumayı amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Devlet kontrolündeki ürünlerin amaçlarını sınıflandırmak
Pirinç sağlık (sıtma), haşhaş/kenevir güvenlik (uyuşturucu), şeker pancarı ise sanayi/ekonomi (kota) amaçlıdır.
Soruda verilen örneklerden yola çıkarak tütünün bu kategorilerden hangisine girdiğini belirlemek gerekir.
2
Tütünün ekonomik karakterini analiz etmek
Tütün, Türkiye için stratejik bir ihraç ürünüdür.
İhracat ürünlerinde dış pazardaki prestij ve kalite, üretim miktarından daha önemlidir.
3
Tütün kontrolünün nedenini belirlemek
Kontrolün temel nedeni, kalitesiz tütün üretimini önleyerek 'Türk tütünü' markasını korumak ve devletin elinde satılamayan stok birikmesini önlemektir.
Arz-talep dengesinin bozulması fiyatların düşmesine ve devletin zarar etmesine neden olur.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Devlet Kontrolü ve Planlama
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 18Soru →

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerde temel hedef; birim alandan alınan verimi artırmak ve üretimde doğa koşullarına, özellikle de yağışlara olan bağımlılığı en aza indirmektir.

Buna göre, Türkiye genelinde tarımsal verimliliği artırmak amacıyla öncelikle yapılması gereken çalışma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sulama olanaklarının yaygınlaştırılması

Cevap

Türkiye'de tarımsal verimliliği artırmak için öncelikle sulama olanaklarının yaygınlaştırılması gerekmektedir.
Doğru yanıt olan seçenek, Türkiye tarımının en temel sorunu olan su yetersizliğine doğrudan çözüm sunmaktadır. Sulama sayesinde iklimden kaynaklanan üretim dalgalanmaları önlenir, nadas alanları daralır ve yılda birden fazla ürün alma imkânı doğar, bu da verimliliği en üst düzeye çıkarır.

Adım Adım Çözüm

1
Sorunun temel kısıtını belirleme
Türkiye'nin büyük bir kısmında yarı kurak iklim hakimdir ve yaz kuraklığı tarımı sınırlar.
İklime bağımlılığı azaltmak, doğal yağışın yetmediği yerde yapay su desteği sağlamayı gerektirir.
2
Yöntem analizi yapma
İntensif (modern) tarımın ilk ve en önemli adımı sulamadır.
Sulama yapıldığında nadasa gerek kalmaz, gübre kullanımı etkili olur ve birim alandan alınan ürün miktarı artar.

Anahtar Kavram

İntensif (Modern) Tarım ve Sulama İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 19Soru →

Türkiye'de tarımsal üretimde sürekliliği sağlamak ve verimi artırmak amacıyla uygulanan modern (intensif) yöntemler; sulama, gübreleme ve kaliteli tohum kullanımı gibi unsurlarla üretimdeki iklim bağımlılığını büyük ölçüde azaltmaktadır. Ancak, bir tarım ürününün üretim miktarındaki yıllık değişimler her zaman sadece iklim koşullarına veya teknik yetersizliklere bağlı değildir; bazı ürünlerin biyolojik yapısından kaynaklanan 'periyodisite' (alternans/devirli yanma) özelliği, en modern yöntemler uygulansa dahi üretimde bir yıl yüksek, ertesi yıl düşük olacak şekilde belirgin dalgalanmalara yol açmaktadır.

Bu durum dikkate alındığında, aşağıdaki ürünlerden hangisinin işlendiği bir sanayi tesisinde, modern tarım yöntemleri uygulanmasına rağmen hammadde temininde 'periyodisiteye' bağlı süreklilik sorunu yaşanma ihtimali diğerlerine göre daha yüksektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zeytin

Cevap

Zeytin, biyolojik yapısındaki periyodisite (alternans) özelliği nedeniyle, intensif tarım yöntemleri uygulansa dahi üretim miktarında yıllık belirgin dalgalanmalar yaşayan ve bu nedenle sanayide hammadde sürekliliğini en çok zorlayan üründür.
Doğru cevap olan zeytin, halk arasında 'var yılı' ve 'yok yılı' olarak bilinen alternans (periyodisite) özelliğine sahip bir ağaçtır. İleri tarım teknikleri (sulama, budama, gübreleme) bu farkı azaltsa da tamamen yok edemez. Bu durum, zeytinyağı fabrikaları gibi sanayi tesislerinin her yıl aynı miktarda hammaddeye ulaşmasını zorlaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Modern (intensif) tarım yöntemlerinin temel amacını analiz edin.
İntensif tarım; sulama ve gübreleme gibi tekniklerle üretimi doğa koşullarına bağımlılıktan kurtarmayı ve verimi sabitlemeyi hedefler.
Sorunun kökünde belirtilen 'tekniklerle çözülemeyen sorun' kavramını anlamak için gereklidir.
2
'Periyodisite' kavramının hangi bitki gruplarında görüldüğünü belirleyin.
Periyodisite (bir yıl var, bir yıl yok durumu), genellikle çok yıllık meyve ağaçlarında (zeytin, antep fıstığı vb.) görülen fizyolojik bir durumdur.
Tek yıllık endüstri bitkileri (şeker pancarı, pamuk vb.) ile çok yıllık ağaç formundaki ürünleri ayırt etmek gerekir.
3
Seçeneklerdeki ürünleri biyolojik özellikleri bakımından karşılaştırın.
Zeytin dışındaki tüm seçenekler (şeker pancarı, mısır, pamuk, ayçiçeği) tek yıllık bitkilerdir ve sulama ile üretimleri kontrol altında tutulabilir.
Doğru cevaba ulaşmak için ürünlerin yaşam döngülerini analiz etmek şarttır.

Anahtar Kavram

Tarımsal Üretimde Periyodisite ve İntensif Yöntemlerin Sınırları
Soru 20Soru →

Türkiye'de tarımsal üretimin şekillenmesinde iklim özellikleri temel belirleyici faktördür. İç bölgelerin büyük bir kısmında etkili olan step (bozkır) iklimi; ilkbaharın yağışlı, yaz mevsiminin ise sıcak ve kurak geçmesi nedeniyle belirli ürünlerin yetiştirilmesi için oldukça elverişli bir ortam sunar.

Bu iklim şartlarına tam uyum sağlaması nedeniyle Türkiye'de ekim alanı en geniş olan tarım ürünü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Buğday

Cevap

Türkiye'de ilkbahar yağışları ve yaz kuraklığına tam uyum sağlayan buğday, ekim alanı en geniş olan tarım ürünüdür.
Buğday, yetişme döneminde (ilkbahar) yağış ve nem, olgunlaşma ve hasat döneminde (yaz) ise yüksek sıcaklık ve kuraklık isteyen bir üründür. Türkiye'nin Karadeniz kıyıları hariç büyük bir bölümünde görülen step (bozkır) iklimi bu şartları tam olarak karşıladığı için buğday, Türkiye'de ekim alanı en geniş ve en fazla üretilen tarım ürünü olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin genel iklim özelliklerini analiz etme
Türkiye'nin iç kesimlerinde (İç Anadolu, Doğu Anadolu, Güneydoğu Anadolu) step (yarı kurak) iklimi hakimdir. Bu iklim tipinde ilkbahar yağışlı, yazlar ise sıcak ve kuraktır.
Tarım ürünlerinin dağılımı doğrudan iklim özelliklerine bağlıdır.
2
Seçeneklerdeki ürünlerin yetişme koşullarını karşılaştırma
Buğday ilkbaharda nem, yazın kuraklık ister. Çay ve fındık her mevsim yağış ister. Muz tropikal sıcaklık ister. Pirinç ise sulak alan ister.
Hangi ürünün Türkiye'nin geniş step alanlarına uyum sağlayacağını belirlemek gerekir.
3
Ekim alanı en geniş olan ürünü tespit etme
Step ikliminin hakim olduğu geniş düzlüklerde yetişebilen buğday, Türkiye genelinde en yaygın üretilen üründür.
Uygun iklim alanı en geniş olan ürünün ekim alanı da en geniştir.

Anahtar Kavram

Tarım Ürünlerinin Yetişme Koşulları ve İklim İlişkisi

İpuçları

1
Türkiye'nin iç bölgelerinde en yaygın görülen iklim tipini düşünün.
2
Temel besin maddesi olan ve 'Anadolu'nun ambarı' olarak bilinen İç Anadolu'da en çok ne yetiştirilir?
3
Yaz kuraklığına ihtiyaç duyan ve hemen her coğrafi bölgede (kıyı Karadeniz hariç) ekilebilen tahıl hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Türkiye'de buğdaydan sonra en yaygın ekilen tahıl ürünü olan arpanın buğdaydan farkını (soğuğa dayanıklılık) araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Sayfa 1 / 5Sonraki
Türkiye'de Tarım Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin