Atatürk İlke ve İnkılapları

688 soru

Soru 161Soru

Yeni Türk Devleti’nde milli egemenlik ve laiklik yolunda atılan temel adımlar; 19221922’de Saltanatın kaldırılması, 19231923’te Cumhuriyet’in ilanı ve 19241924’te Halifeliğin kaldırılması şeklinde bir seyir izlemiştir. Bu köklü değişimlerin belirli bir takvim ve hiyerarşi dahilinde hayata geçirilmesi, stratejik bir planlamanın sonucudur.

Söz konusu siyasi inkılapların kronolojik olarak bu sırayla gerçekleştirilmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnkılapların toplum tarafından benimsenmesini sağlayacak şekilde aşamalı ve stratejik bir yöntem izlenmesi

Cevap

Siyasi inkılapların belirli bir kronolojik sıra izlemesinin temel nedeni, toplumun hazır bulunuşluk düzeyine uygun hareket ederek yeniliklerin kalıcılığını sağlamak ve toplumsal çatışmayı önlemektir.
Atatürk inkılaplarının kronolojik bir sıra izlemesinin temel nedeni, toplumsal tepkileri minimize etmek ve her bir yeniliğin halk tarafından sindirilerek kabul edilmesini sağlamaktır. Bu stratejiye 'kademeli geçiş' denir. Örneğin; Saltanat kaldırılmadan Cumhuriyet ilan edilmemiş, rejim netleşmeden de laiklik adına en kritik adım olan Halifelik kaldırılmamıştır. Bu sayede bir adım, bir sonraki adımın ön hazırlığı ve meşruiyet kaynağı olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İnkılap takvimini analiz etmek
19221922, 19231923 ve 19241924 yıllarındaki gelişmelerin birbiri ardına gelen bir mantık silsilesine sahip olduğu tespit edilir.
Siyasi değişimlerin rastgele mi yoksa bir plan dahilinde mi yapıldığını anlamak için kronoloji önemlidir.
2
Atatürk’ün inkılap stratejisini değerlendirmek
Önce siyasi otorite (Saltanat), sonra rejim (Cumhuriyet), en son da laiklik (Halifelik) adımlarının atıldığı görülür.
Her adımın bir sonraki daha radikal adım için toplumsal ve hukuki zemin hazırladığını kavramak gerekir.

Anahtar Kavram

İnkılapların Kademeliliği (Aşamalı Devrim Stratejisi)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 162Soru

Cumhuriyetçilik ilkesi; halkın kendi kendini yönetmesini, siyasi kararların milli iradeye dayanmasını ve toplumun her ferdinin yönetimde temsil edilmesini amaçlar. Bu bağlamda, siyasi katılımın önündeki engellerin kaldırılması ve seçmen kitlesinin genişletilmesi, Cumhuriyet yönetiminin demokratik niteliğini güçlendiren temel unsurlardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi doğrudan milli iradenin temsil gücünü artırmaya ve Cumhuriyetçilik ilkesini pekiştirmeye yönelik bir girişimdir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanınması

Cevap

Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının tanınması
Cumhuriyetçilik ilkesi, yönetimin halkın iradesine dayanmasını şart koşar. Kadınlara belediye, muhtarlık ve milletvekilliği seçimlerinde seçme ve seçilme hakkının verilmesi, halkın tamamının yönetimde söz sahibi olmasını sağlayarak milli iradenin temsil gücünü en üst düzeye çıkarmıştır. Bu durum Cumhuriyet rejiminin demokratik karakterini pekiştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel odak noktasını belirleme
Cumhuriyetçilik; seçim, temsil, milli irade ve siyasi haklar kavramları üzerine kuruludur.
Soruda istenen 'temsil gücünü artırma' ifadesinin siyasi haklarla olan bağını kurmak için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların hangi alanla ilgili olduğunu analiz etme
Kadınlara verilen siyasi haklar doğrudan yönetim ve temsil alanı ile ilgilidir.
Diğer seçeneklerin eğitim, ekonomi ve toplumsal alanlardaki etkilerini eleyerek doğru sonuca ulaşılmasını sağlar.
3
Siyasi katılımın genişlemesi ile Cumhuriyetçilik arasındaki ilişkiyi doğrulama
Nüfusun yarısını oluşturan kadınların seçme ve seçilme hakkı kazanması, milli iradeyi en geniş tabana yayan adımdır.
Milli iradenin temsil adaletini sağlayan en somut kanıt siyasi hakların genişletilmesidir.

Anahtar Kavram

Milli iradenin siyasi temsil yoluyla genişletilmesi

İpuçları

1
Cumhuriyetçilik ilkesi doğrudan 'sandık', 'seçim' ve 'meclis' kavramları ile ilişkilidir.
2
Milli iradenin temsil gücünün artması demek, daha fazla kişinin oy kullanabilmesi veya aday olabilmesi demektir.
3
Kadınların 1930'dan itibaren kazandığı haklar, Cumhuriyet yönetiminin tabana yayılmasını sağlayan en önemli siyasi hamledir.

Daha Fazla Pratik

Kadınlara verilen siyasi hakların kronolojik sırasını (Belediye-Muhtarlık-Vekillik) çalışarak Cumhuriyetçilik ilkesinin gelişim evrelerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 163Soru

Türk İnkılabı, belirli bir tarihsel kesitte gerçekleşip tamamlanan bir değişim eylemi değil; aksine değişen dünya koşulları ve toplumsal ihtiyaçlar karşısında devletin ve toplumun sürekli bir yenilenme içerisinde olmasıdır. Bu yönüyle Atatürkçü düşünce sistemindeki bir ilke, diğer tüm ilkelerin de zamanın gerisinde kalmasını önleyen ve onların çağdaş yorumlarla hayatiyetini sürdürmesini sağlayan bir 'itici güç' işlevine sahiptir.

Bu bilgiler doğrultusunda sözü edilen ilke hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atatürk ilkelerinin dogmatik bir kalıba bürünmesini engelleyen dinamik bir temeldir.

Cevap

İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sisteminin dogmatik ve durağan bir yapıya dönüşmesini engelleyen dinamik bir temeldir.
İnkılapçılık ilkesi, Atatürkçü düşünce sistemine dinamizm kazandırarak onun donmuş, değişmez bir ideoloji (dogma) haline gelmesini engeller. Metinde belirtilen 'diğer tüm ilkelerin hayatiyetini sürdürmesini sağlayan itici güç' ifadesi, bu ilkenin sistemi sürekli güncel tutma işlevine doğrudan işaret eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'itici güç' ve 'sürekli yenilenme' kavramlarını analiz et.
İnkılapçılık ilkesinin durağanlığa karşı olduğunu ve diğer ilkeleri de canlı tuttuğunu tespit et.
Soruda vurgulanan ana düşünce, ilkenin sistemin sürekliliğini ve çağdaşlığını sağlama işlevidir.
2
Seçenekleri bu dinamizm ve anti-dogmatizm çerçevesinde değerlendir.
Belirli bir kalıba bürünmeyi engelleme ifadesinin metindeki 'zamanın gerisinde kalmayı önleme' vurgusuyla örtüştüğünü gör.
Dogmatizm, değişmeyen ve sorgulanmayan inançlar bütünüdür; İnkılapçılık ise bunun tam zıttı olarak aklı ve bilimi esas alır.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık ve Dinamizm
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 164Soru

Atatürk'ün Cumhuriyetçilik ilkesi; egemenliğin bir kişi veya gruba değil, doğrudan millete ait olmasını ve yöneticilerin halk tarafından seçilmesini esas alır. Buna göre, aşağıdaki inkılap hareketlerinden hangisi doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesi doğrultusunda halkın yönetimdeki etkisini hâkim kılmaya yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saltanatın kaldırılarak millî egemenliğin önündeki engellerin ortadan kaldırılması

Cevap

Saltanatın kaldırılarak millî egemenliğin önündeki engellerin ortadan kaldırılması
Cumhuriyetçilik ilkesinin en temel dayanağı millî egemenliktir. Saltanatın kaldırılması, egemenliğin kaynağını tek bir kişiden alıp meclis aracılığıyla millete teslim ettiği için bu ilkeyi uygulamaya koyan en doğrudan ve zorunlu inkılap hareketidir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyetçilik ilkesinin temel anahtar kavramlarını (millî irade, seçim, meclis, egemenlik) belirlemek.
Cumhuriyetçilik, halkın yönetime katılması ve seçimle iş başına gelinmesidir.
Soruda sorulan ilkenin kapsamını netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen inkılapların hangi temel amaçlarla yapıldığını analiz etmek.
Dil, vergi ve ekonomik bağımsızlık gibi konuların farklı ilkelerle (Milliyetçilik, Halkçılık) ilgili olduğu görülür.
Yanlış seçenekleri elemek için ilke-inkılap eşleşmesi yapılır.
3
Kişisel egemenliği sonlandıran eylemi tespit etmek.
Saltanatın kaldırılması, egemenliği şahıstan alıp millete (TBMM'ye) devrettiği için doğrudan Cumhuriyetçilikle eşleşir.
En doğrudan ilişkiyi saptamak cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyetçilik ve Millî Egemenlik İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 165Soru

19281928 yılında Yeni Türk harflerinin kabul edilmesinden sonra, okuma yazma bilenlerin sayısını artırmak ve halka yeni alfabeyi kısa sürede öğretmek amacıyla kurulan eğitim kurumları aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millet Mektepleri

Cevap

Yeni Türk harflerini halka öğretmek amacıyla açılan kurumlar Millet Mektepleri'dir.
Doğru cevap olan kurumlar, Harf İnkılabı'ndan hemen sonra halkı yeni alfabeye alıştırmak ve okuryazarlık oranını artırmak amacıyla kurulan Millet Mektepleri'dir. Bu kurumlar aracılığıyla milyonlarca vatandaş yeni Türk harfleriyle okuma yazma öğrenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
11 Kasım 19281928 tarihinde kabul edilen Harf İnkılabı'nın toplumsal ihtiyacını belirlemek.
Yeni alfabenin okuma yazma bilmeyen yetişkinlere ve geniş halk kitlelerine öğretilmesi gerektiği tespit edildi.
İnkılabın başarıya ulaşması için okuryazarlık oranının hızla artırılması gerekmekteydi.
2
Bu ihtiyacı karşılamak üzere kurulan kurumsal yapıyı hatırlamak.
Millet Mektepleri'nin bu amaçla faaliyete geçtiği belirlendi.
Millet Mektepleri, 144514-45 yaş arası vatandaşlara yeni harfleri öğretmek için özelleşmiş bir yapıdır.

Anahtar Kavram

Millet Mektepleri'nin kuruluşu ve Harf İnkılabı ile ilişkisi.
Soru 166Soru

Atatürk Dönemi'nde yükseköğretimin çağdaş bir yapıya kavuşturulması amacıyla 19331933 yılında gerçekleştirilen Üniversite Reformu ile İstanbul Darülfünunu kapatılmış ve yerine İstanbul Üniversitesi kurulmuştur. Bu süreçte İsviçreli Profesör Albert Malche'nin hazırladığı rapor esas alınmış, bilimsel çalışmaların önündeki engellerin kaldırılması hedeflenmiştir.

Aşağıdakilerden hangisi, bu reform süreci kapsamında gerçekleştirilen uygulamalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Azınlık okulları ile yabancı okulların Milli Eğitim Bakanlığına bağlanarak eğitimde birliğin sağlanması

Cevap

Azınlık okulları ile yabancı okulların Milli Eğitim Bakanlığına bağlanarak eğitimde birliğin sağlanması
Doğru cevap olan ifade, 19241924 yılında kabul edilen Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun bir hükmüdür. 19331933 Üniversite Reformu ise sadece yükseköğretimin modernleştirilmesine yöneliktir ve azınlık/yabancı okullarının statüsüyle doğrudan bir ilgisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Reformun kapsamını analiz etme
19331933 Üniversite Reformu'nun sadece yükseköğretim (üniversite) düzeyindeki modernleşmeye odaklandığı belirlenir.
Soruda istenen 'yanlış' uygulamayı bulmak için reformun sınırlarını çizmek gerekir.
2
Fiziksel ve kadro değişimlerini inceleme
Alman hocaların gelişi, laboratuvarların açılması ve kadro tasfiyesinin reformun parçası olduğu teyit edilir.
Seçeneklerdeki doğru (gerçekleşmiş) uygulamaları elemek için bu bilgi gereklidir.
3
Kronolojik karşılaştırma yapma
Eğitimde birliğin (Tevhid-i Tedrisat) 19241924 yılında sağlandığı, Üniversite Reformu'nun ise 19331933 yılında yapıldığı saptanır.
İnkılapların tarihlerini ve içeriklerini karıştırmamak, doğru sonuca ulaşmanın temelidir.
4
Doğru seçeneği belirleme
Yabancı okulların bağlanmasının çok daha önce gerçekleşmiş bir ilköğretim/ortaöğretim düzenlemesi olduğu sonucuna varılır.
Yükseköğretim reformu ile eğitim birliği yasasının farklı süreçler olduğu tescillenmiş olur.

Anahtar Kavram

1933 Üniversite Reformu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 167Soru

Türk hukuk devrimi sürecinde, 88 Nisan 19241924 tarihinde çıkarılan bir kanunla şer’iyye mahkemeleri kapatılarak bu mahkemelerin görevleri genel mahkemelere devredilmiştir. Ancak hukuk sisteminin tam anlamıyla modern, laik ve tüm vatandaşlar için eşit kurallar içeren bir yapıya kavuşması 19261926 yılında Türk Medeni Kanunu’nun kabulüyle mümkün olmuştur.

Bu bilgiler doğrultusunda, 19241924 ile 19261926 yılları arasındaki 'geçiş dönemi' hukuk düzeniyle ilgili ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yargı teşkilatında birlik sağlanmış olsa da, hukuk birliği ve laikleşme süreci henüz tamamlanmamıştır.

Cevap

Yargı teşkilatında birlik sağlanmış olsa da, hukuk birliği ve laikleşme süreci henüz tamamlanmamıştır.
Doğru yanıt, hukuk devriminin aşamalı yapısını analiz etmektedir. 19241924 yılında mahkemelerin tek bir çatı altında toplanmasıyla 'yargı birliği' sağlanmış, ancak her inanç grubunun hala kendi özel kanunlarına (Müslümanların Mecelle'ye, azınlıkların kendi kurallarına) tabi olması nedeniyle 'hukuk birliği' ancak 19261926 Medeni Kanunu ile tamamlanabilmiştir. Bu nedenle 192419261924-1926 arası dönem, yargısal birliğin sağlandığı fakat hukuksal birliğin henüz oluşmadığı bir geçiş sürecidir.

Adım Adım Çözüm

1
1924 düzenlemesinin analiz edilmesi
Şer'iyye mahkemelerinin kapatılması, farklı mahkeme türlerinin (dini-dünyevi) yarattığı yargısal ikiliği sona erdirmiş ve yargı birliğini kurmuştur.
Vatandaşların farklı hukuk mercilerine gitmesi engellenerek adalet sisteminin tek merkezden (Adliye Vekaleti) yönetilmesi sağlanmıştır.
2
1926 düzenlemesinin analiz edilmesi
Türk Medeni Kanunu'nun kabulüyle, din veya mezhep ayrımı gözetmeksizin tüm vatandaşlar aynı kurallara tabi kılınmış ve hukuk birliği sağlanmıştır.
Laik ve modern bir toplum yapısı için hukuk kurallarının kişiden kişiye değişmemesi gerekmektedir.
3
Geçiş dönemindeki (1924-1926) durumun sentezlenmesi
Bu süreçte mahkemeler tektir (yargı birliği vardır) ancak uygulanan kanunlar hala çeşitlidir (Mecelle, cemaat hukukları vb. - hukuk birliği yoktur).
Devrimin aşamalı yapısını kavramak için kurumlar (mahkemeler) ile kurallar (kanunlar) arasındaki ayrımı yapmak gerekir.

Anahtar Kavram

Yargı Birliği ve Hukuk Birliği Ayrımı
Soru 168Soru

Atatürk'ün halkçılık programı; hem siyasi alanda halkın kendi mukadderatına hakim olması (milli egemenlik) hem de sosyal alanda sınıfsal ayrıcalıkların reddedilerek toplumsal adaletin sağlanması amaçlarını içerir. Halkçılığın bu bütüncül yapısı göz önüne alındığında, aşağıdaki inkılaplardan hangisinin hem halk iradesini yönetimde genişletme hem de toplumsal eşitliği pekiştirme hedeflerini aynı anda gerçekleştirdiği savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması

Cevap

Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması, halkçılığın hem siyasi hem de sosyal hedeflerini birleştiren bir adımdır.
Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesi, halkın yönetime katılımını genişleterek halkçılığın siyasi boyutuna (milli egemenlik), kadın ve erkek arasındaki hak farkını ortadan kaldırarak da halkçılığın sosyal boyutuna (eşitlik) hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
Halkçılık ilkesinin kapsamını analiz etmek
Halkçılık iki yönlüdür: Sosyal yönden sınıfsızlık ve eşitlik, siyasi yönden ise halkın yönetimde söz sahibi olmasıdır.
Soruda istenen 'bütüncül yapı' ancak bu iki unsurun birleştiği noktada bulunabilir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların etkilerini karşılaştırmak
Medeni Kanun, Soyadı Kanunu ve Aşar vergisi sadece sosyal/hukuksal eşitlik sağlarken siyasi irade boyutu içermez.
Halkçılığın sadece 'eşitlik' yönüne odaklanmak, soruda belirtilen 'milli egemenlik' boyutunu ihmal etmektir.
3
Kadınlara verilen siyasi hakların niteliğini değerlendirmek
Bu haklar hem cinsiyetler arası siyasi statü farkını yok eder (eşitlik) hem de halkın yarısının daha iradeye katılmasını sağlar (egemenlik).
Hem cumhuriyetçilik hem de halkçılık ilkesinin ortak kesişim kümesini temsil eden bir örnektir.

Anahtar Kavram

Halkçılığın Siyasi ve Sosyal Bütünlüğü (Solidarizm ve Milli Egemenlik İlişkisi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 169Soru

Atatürk ilkeleri, durağan bir yapıya sahip olmayıp toplumun ihtiyaçlarına ve çağın gereklerine göre sürekli bir gelişimi öngörür. Bu düşünce sistemi içerisinde yer alan temel ilkelerden biri, yapılan yeniliklerin korunmasıyla yetinmeyip her zaman daha ileriye gitmeyi ve modern toplumlar seviyesine ulaşmayı hedefler. Buna göre; "İnkılapçılık" temel ilkesini doğrudan destekleyen ve Türk inkılabına dinamik bir karakter kazandıran bütünleyici ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çağdaşlaşma ve Batılılaşma

Cevap

Çağdaşlaşma ve Batılılaşma
İnkılapçılık ilkesi, Türk toplumunun sürekli bir ilerleme içinde olmasını ve zamanın gerisinde kalmamasını hedefler. Bu hedefin somut karşılığı olan bütünleyici ilke Çağdaşlaşma ve Batılılaşma'dır. Batılılaşma burada coğrafi bir kavramdan ziyade, modernleşme ve uygarlık düzeyine erişme anlamında kullanılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İnkılapçılık ilkesinin temel karakterini analiz etme
İnkılapçılık, sürekli yenilenmeyi, köhnemiş kurumların kaldırılmasını ve modernleşmeyi esas alır.
İnkılapçılık, Atatürk ilkelerinin dinamik yönünü temsil eder.
2
Metindeki hedefi bütünleyici ilkelerle eşleştirme
"Modern toplumlar seviyesine ulaşma" hedefi, Çağdaşlaşma ve Batılılaşma bütünleyici ilkesiyle örtüşmektedir.
Bütünleyici ilkeler, temel ilkelerin uygulama alanlarını ve hedeflerini somutlaştırır.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık ve Çağdaşlaşma İlişkisi
Tahmini Süre:50s
Soru 170Soru

19241924 Anayasası’nın (Tes\ckilatıTeşkilat-ı EsasiyeEsasiye KanunuKanunu) hazırlık sürecinde meclis komisyonu tarafından sunulan taslak metinde yer almasına rağmen, TBMM Genel Kurulundaki görüşmelerde "millî egemenlik" ve "meclisin üstünlüğü" ilkelerine aykırı bulunduğu gerekçesiyle reddedilen düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhurbaşkanına meclisi feshetme yetkisinin verilmesi

Cevap

Cumhurbaşkanına meclisi feshetme yetkisinin verilmesi
Yeni Türk Devleti'nin kurumsal yapısını belirleyen 19241924 Anayasası görüşmelerinde, meclisin üstünlüğünü savunan milletvekilleri, Cumhurbaşkanına meclisi feshetme yetkisinin verilmesini milli iradeye bir müdahale olarak görmüş ve bu yetkiyi reddetmişlerdir. Bu durum, Cumhuriyetçilik ilkesinin ve meclis demokrasisinin korunması amacını taşır.

Adım Adım Çözüm

1
19241924 Anayasası'nın (Tes\ckilatıTeşkilat-ı EsasiyeEsasiye KanunuKanunu) hazırlanış sürecindeki temel siyasi tartışmaları analiz etmek.
Taslak metinde yürütme organının (Cumhurbaşkanı) güçlendirilmesine yönelik maddeler olduğu belirlenir.
Anayasanın demokratik niteliğini ve güçler dengesini anlamak için taslak tartışmaları kritiktir.
2
"Meclis üstünlüğü" ve "milli egemenlik" kavramlarının bu tartışmalardaki rolünü değerlendirmek.
Milletvekillerinin, meclisin üzerinde herhangi bir gücün (fesih yetkisi gibi) olmasını istemediği görülür.
Yeni devletin temel felsefesi olan milli egemenliğin, yasama organının korunmasıyla mümkün olduğu savunulmaktadır.
3
Taslakta olup reddedilen maddeyi seçeneklerle karşılaştırmak.
Fesih yetkisi ve mutlak veto yetkisi gibi maddelerin reddedildiği, anayasanın daha parlamenter bir çizgiye çekildiği tespit edilir.
Siyasi kurumların kurumsallaşma sürecinde yasamanın yürütme karşısındaki bağımsızlığı korunmuştur.

Anahtar Kavram

1924 Anayasası ve Meclis Üstünlüğü İlkesi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 171Soru

Atatürk milliyetçiliği; Türk milletinin milli bağımsızlık hedefini gerçekleştirmek, milli benliğini korumak ve ortak tarih bilinci etrafında birleşmek amacıyla hareket eder. Bu ilke; sadece siyasi bağımsızlığı değil, aynı zamanda kültürel ve ekonomik alanlarda da tam egemenliğin sağlanmasını savunur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda "milli kimliği güçlendirmek" veya "ekonomik bağımsızlığı sağlamak" amacıyla yapılan çalışmalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aşar vergisinin kaldırılması

Cevap

Aşar vergisinin kaldırılması
Aşar vergisinin kaldırılması, tarımla uğraşan halkın üzerindeki ekonomik yükü hafifleterek toplumsal adaleti sağlamayı ve halkı devlet karşısında daha güçlü kılmayı amaçlar. Bu durum, sınıfsal farklılıkları azaltmaya ve halkın refahını artırmaya yönelik olduğu için öncelikle Halkçılık ilkesinin bir gereğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Milliyetçilik ilkesinin kapsamını belirle
Milliyetçilik; milli bağımsızlık, milli benlik, ortak tarih ve dil birliği ile ekonomik egemenliği (millileştirme, kabotaj vb.) kapsar.
Soruda istenen 'milli kimlik' ve 'milli bağımsızlık' ölçütlerini doğru değerlendirebilmek için temel tanımı netleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki inkılapların temel amaçlarını analiz et
Tarih ve Dil kurumları kültürel benliği; Kabotaj ve demir yollarının millileştirilmesi ise ekonomik bağımsızlığı hedefler.
Her inkılabın hangi temel prensip doğrultusunda yapıldığını ayırt etmek gerekir.
3
Halkçılık ilkesiyle ilgili olan çalışmayı tespit et
Aşar vergisinin kaldırılması, sınıfsal ayrıcalıkları önleyen ve halkın refahını gözeten sosyal bir düzenleme olduğu için Halkçılık ilkesine girer.
Doğrudan milli bağımsızlık veya kimlik inşasından ziyade, toplumsal adalet ve eşitlik hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Atatürk İlkeleri - Milliyetçilik ve Halkçılık Ayrımı

Daha Fazla Pratik

Milliyetçilik ilkesi ile ilgili 'Misak-ı İktisadi' kararlarını inceleyerek ekonomik bağımsızlık konusunu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

İnkılapların 'kime karşı' yapıldığına bakılabilir: Dış güçlere/yabancılara karşı bağımsızlık için yapılıyorsa Milliyetçilik; toplum içindeki adaletsizliğe/ayrıcalıklara karşı yapılıyorsa Halkçılık ön plandadır.
Tahmini Süre:50s
Soru 172Soru

Cumhuriyet Dönemi'nde gerçekleştirilen;
- Miladi takvimin ve uluslararası saat sisteminin kabulü (19251925),
- Uluslararası rakamların kullanılmaya başlanması (19281928),
- Arşın ve endaze gibi birimlerin yerine metre, okka yerine kilogramın getirilmesi (19311931),
- Hafta tatilinin Cumadan Pazara alınması (19351935)

inkılapları birlikte değerlendirildiğinde; bu düzenlemelerin temel hedefinin aşağıdakilerden hangisi olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı dünyası ile olan ticari, ekonomik ve diplomatik ilişkilerde yaşanan uyum sorunlarını gidermek

Cevap

Batı dünyası ile olan ticari, ekonomik ve diplomatik ilişkilerde yaşanan uyum sorunlarını gidermek amacıyla yapılan düzenlemelerdir.
Verilen düzenlemelerin tamamı (takvim, saat, rakam, ölçü, hafta tatili), Türkiye'nin özellikle Avrupa devletleri ile yürüttüğü ekonomik, ticari ve diplomatik ilişkilerde ortaya çıkan 'farklı sistem kullanımı' kaynaklı ikilikleri ve aksaklıkları gidermek amacıyla yapılmıştır. Bu durum hem İnkılapçılık (çağdaşlaşma) hem de Halkçılık (halkın işlerini kolaylaştırma) ilkeleriyle doğrudan bağlantılıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen inkılapların niteliğini analiz etme
Miladi takvim, uluslararası rakamlar, metrik sistem (metre/kilogram) ve hafta tatili değişikliği teknik ve toplumsal standartlaştırma içeren reformlardır.
Soruda verilen unsurların ortak bir amacını bulmak için hepsinin dokunduğu ortak noktayı (uluslararası standart) tespit etmek gerekir.
2
Dış dünya ile etkileşimi değerlendirme
Osmanlı'dan kalan yerel ölçü ve zaman birimlerinin Avrupa ile olan ticaret ve diplomaside karışıklıklara (ikiliklere) yol açtığı görülür.
İnkılapların yapıldığı tarihlerdeki Türkiye'nin dış ticaret ortaklarının çoğunlukla Batılı devletler olması, bu uyumu zorunlu kılmıştır.

Anahtar Kavram

Uluslararası Uyum ve İkiliklerin Giderilmesi

Daha Fazla Pratik

Şapka İnkılabı ve Soyadı Kanunu gibi toplumsal düzenlemelerin 'Halkçılık' ve 'Laiklik' ilkeleriyle olan ilişkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 173Soru

Atatürk milliyetçiliği; Türk milletinin milli birlik ve beraberliğini sağlamayı, milli benliğini korumayı ve ortak bir tarih bilinci oluşturmayı esas alan bir ilkedir. Bu doğrultuda Türk milletinin kökenlerini araştırmak ve Türk tarihini bilimsel bir temele oturtmak amacıyla çalışmalar yapılmıştır. Buna göre, Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda gerçekleştirilen aşağıdaki gelişmelerden hangisi, bu hedefe doğrudan hizmet etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk Tarih Kurumunun kurulması

Cevap

Türk Tarih Kurumunun kurulması, Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda milli tarih bilincini geliştirmek amacıyla yapılmıştır.
Türk Tarih Kurumunun kurulması, Türk milletinin geçmişini bilimsel yöntemlerle araştırmak, milli bir kimlik inşası sağlamak ve toplumda ortak bir tarih bilinci uyandırmak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu özellikler Atatürk milliyetçiliğinin milli benlik ve ortak kültür unsurlarıyla doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirle.
Milli benlik, ortak tarih bilinci ve Türk tarihini araştırma hedefleri belirlendi.
Milliyetçilik ilkesinin kültürel ve tarihsel boyutunu tespit etmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki inkılapları ilgili oldukları temel ilkelerle eşleştir.
Türk Tarih Kurumu -> Milliyetçilik; Aşar vergisi ve Soyadı Kanunu -> Halkçılık; Medeni Kanun -> Laiklik/Halkçılık; Miladi takvim -> İnkılapçılık.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru ilke-inkılap eşleşmesine ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Milliyetçilik (Milli Benlik ve Tarih Bilinci)

İpuçları

1
Soruda bahsedilen 'ortak tarih bilinci' ifadesine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Atatürk'ün milliyetçilik ilkesi doğrultusunda kurulan diğer bir önemli kurum olan Türk Dil Kurumunun amaçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 174Soru

19251925 yılında çıkarılan bir kanunla, Osmanlı Devleti'nden devralınan ve bütçe gelirlerinin yaklaşık %40\%40 gibi önemli bir kısmını oluşturan Aşar (Öşür) vergisi kaldırılmıştır. Devletin bu denli büyük bir mali kaynaktan vazgeçmesi, yeni Cumhuriyet yönetiminin öncelikleri hakkında önemli bir ipucu vermektedir.

Buna göre, Aşar vergisinin kaldırılmasıyla ulaşılmak istenen temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarımsal üretimi destekleyerek köylünün üzerindeki mali yükü hafifletmek

Cevap

Tarımsal üretimi destekleyerek köylünün üzerindeki mali yükü hafifletmek
Doğru yanıt olan tarımsal üretimi destekleme ve köylünün yükünü hafifletme amacı, Aşar vergisinin kaldırılmasının temel gerekçesidir. Aşar, üreticinin üzerindeki en ağır mali yüklerden biriydi ve kaldırılmasıyla köylünün nefes alması, daha fazla üretim yapması ve sosyal devlet anlayışının (Halkçılık) hayata geçirilmesi hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Aşar vergisinin niteliğini analiz etme
Aşar, Osmanlı'dan kalan ve köylünün ürettiği ürünün belli bir kısmını devlete vermesi esasına dayanan ağır bir vergidir.
İnkılabın neden yapıldığını anlamak için önceki durumun zorluklarını saptamak gerekir.
2
Bütçe verisiyle ekonomik fedakarlığı yorumlama
Devletin gelirlerinin %40\%40'ından vazgeçmesi, mali kaygılardan ziyade sosyal adalet ve üretimin artırılmasının öncelendiğini gösterir.
Bir reformun 'temel amacını' belirlemek için yapılan fedakarlığın kime yaradığını belirlemek esastır.
3
Atatürk ilkeleriyle bağ kurma
Halkın büyük çoğunluğunu oluşturan köylünün desteklenmesi 'Halkçılık' ilkesiyle doğrudan örtüşür.
Ekonomik inkılaplar mutlaka bir temel ilkeye dayanır.

Anahtar Kavram

Aşar Vergisinin Kaldırılması ve Halkçılık

İpuçları

1
Verginin kaldırılması devletin cebine giren parayı azaltırken köylünün cebinde kalan parayı artırır.
2
Aşar'ın kaldırılması Atatürk'ün 'Köylü milletin efendisidir' sözüyle ve Halkçılık ilkesiyle doğrudan bağlantılıdır.

Daha Fazla Pratik

Aşar vergisinin kaldırılmasının ardından tarımı modernize etmek için açılan kurumları (Örn: Atatürk Orman Çiftliği, Yüksek Ziraat Enstitüsü) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 175Soru

Mustafa Kemal Atatürk'ün "Yaptığımız ve yapmakta olduğumuz inkılapların amacı, Türkiye Cumhuriyeti halkını tamamen çağdaş ve bütün anlam ve biçimiyle uygar bir toplum haline ulaştırmaktır." sözü, toplumun sürekli yenilenmesini ve modernleşmesini hedefleyen aşağıdaki ilkelerden hangisiyle doğrudan ilgilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnkılapçılık

Cevap

Atatürk'ün modernleşme ve çağdaş bir toplum yaratma hedefi İnkılapçılık ilkesi ile açıklanır.
Doğru seçenek olan İnkılapçılık, Atatürk'ün belirttiği gibi toplumun her anlamda uygar ve çağdaş bir yapıya kavuşturulmasını, eski kurumların yerine modern kurumların getirilmesini ve sistemin sürekli dinamik tutulmasını amaçlar.

Adım Adım Çözüm

1
Atatürk'ün sözündeki anahtar kelimeleri analiz et.
"Çağdaş", "uygar", "yapmakta olduğumuz inkılaplar" ifadeleri tespit edildi.
Sözün hangi temel kavramlara vurgu yaptığını anlamak için gereklidir.
2
Tespit edilen kavramları Atatürk ilkeleri ile eşleştir.
Çağdaşlaşma, modernleşme ve sürekli değişim kavramları İnkılapçılık ilkesiyle örtüşmektedir.
İnkılapçılık, durağanlığa karşı dinamizmi ve modern kurumların inşasını savunan bir ilkedir.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık; toplumun çağdaşlaşması için köklü değişimleri ve sürekli yenilenmeyi esas alan dinamik bir ilkedir.

Daha Fazla Pratik

İnkılapçılık ilkesinin diğer ilkelerle (örneğin Laiklik ve Cumhuriyetçilik) nasıl bir tamamlayıcı ilişki içerisinde olduğunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 176Soru

Atatürk Dönemi'nde Türk tarih ve dil tezlerini bilimsel bir zemine oturtmak, bu alanlarda uzman araştırmacılar yetiştirmek ve milli kültürü çağdaş bir anlayışla incelemek amacıyla 19351935 yılında Ankara'da açılan yükseköğretim kurumu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi

Cevap

Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi
19351935 yılında Ankara'da kurulan Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi, Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu'nun yürüttüğü milli kültür araştırmalarını akademik düzeyde desteklemek ve bu alanlarda uzman yetiştirmek amacıyla açılmıştır. İsmindeki 'Dil', 'Tarih' ve 'Coğrafya' kelimeleri doğrudan bu amaca hizmet etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sorudaki temel amacı ve zaman/mekan kısıtlarını analiz et.
Amacı 'tarih ve dil tezlerini bilimsel zemine oturtmak', yılı '19351935', şehri 'Ankara' olarak belirlendi.
Kurumun kimliğini belirleyen en önemli özellikler kuruluş yılı ve ihtisas alanıdır.
2
Seçeneklerdeki kurumların kuruluş yıllarını ve temel amaçlarını karşılaştır.
Ankara Hukuk (19251925), İstanbul Üniversitesi (19331933), DTCF (19351935), Gazi Eğitim (19261926), Yüksek Ziraat (19331933).
Kuruluş tarihlerini bilmek, seçenekleri elemenize yardımcı olur.
3
Türk Tarih Kurumu (19311931) ve Türk Dil Kurumu (19321932) ile olan ilişkisini kur.
DTCF, bu iki kurumun ihtiyaç duyduğu bilimsel kadroları yetiştirmek için kurulan akademik yapıdır.
Milli kültür politikalarının bilimsel ayağını tamamlayan kurumu bulmak doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Kültür Politikaları ve Yükseköğretim
Tahmini Süre:45s
Soru 177Soru

Atatürk Dönemi’nde kültürel kalkınmayı sağlamak ve Cumhuriyet inkılaplarını halkın her kesimine benimsetmek amacıyla 1932 yılında Halkevleri açılmıştır. Bu kurumun, 1912'den beri faaliyet gösteren Türk Ocakları'nın yerine kurulmasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim ve kültür faaliyetlerini belli bir aydın zümrenin dışına çıkararak toplumun geniş kesimlerine yaymak

Cevap

Halkevlerinin kurulmasındaki temel amaç, kültürel faaliyetleri aydın bir kesimden çıkarıp toplumun geniş kesimlerine yaymaktır.
Halkevleri, Cumhuriyet'in getirdiği yenilikleri halka anlatmak, milli bir kültür oluşturmak ve Türk Ocakları'nın daha çok aydın kesimle sınırlı kalan faaliyetlerini tüm topluma yaymak amacıyla kurulmuştur. 'Halka Doğru' ilkesi doğrultusunda dokuz farklı kolda (Dil-Edebiyat, Güzel Sanatlar, Temsil, Spor, Sosyal Yardım, Halk Dershaneleri, Kütüphane, Köycülük, Tarih-Müze) faaliyet göstererek toplumsal bir dönüşüm hedeflemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Halkevlerinin (1932) kuruluş bağlamını analiz etmek
Bu kurumun Türk Ocakları'nın kapatılmasının ardından onun mirasını devraldığı görülür.
Kurumsal sürekliliğin neden değiştiğini anlamak için hedeflenen kitlenin farkını belirlemek gerekir.
2
Türk Ocakları ile Halkevleri arasındaki farkı karşılaştırmak
Türk Ocakları daha seçkinci ve aydın odaklıyken, Halkevleri dokuz ayrı koluyla (Köycülük, Spor, Temsil vb.) halka inmiştir.
Halkçılık ilkesi gereği inkılapların halk tarafından içselleştirilmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Halkevleri ve Yaygın Eğitim

Daha Fazla Pratik

Halkevlerinin 1951 yılında kapatılması ve yerine daha sonra kurulan benzeri yapılar (Kültür Dernekleri vb.) ile kronolojik bağlantıları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 178Soru

Atatürk Dönemi'nde gerçekleştirilen inkılaplar; siyasi, hukuk, eğitim, ekonomi ve toplumsal alanlar gibi temel başlıklar altında sınıflandırılmaktadır. Bu inkılapların bir kısmı ise doğrudan "halkçılık" ilkesi gereği toplumdaki imtiyazlı sınıf yapısını ortadan kaldırarak sosyal eşitliği sağlamayı amaçlamıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hem "toplumsal alanda" gerçekleştirilen bir düzenlemedir hem de doğrudan "toplumsal eşitliği sağlama" amacına yöneliktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Soyadı Kanunu ile unvan ve lakapların kullanımının yasaklanması

Cevap

Soyadı Kanunu ile unvan ve lakapların kullanımının yasaklanması seçeneği hem toplumsal alan düzenlemesi olması hem de halkçılık ilkesi gereği eşitliği hedeflemesi bakımından doğrudur.
Doğru seçenek olan Soyadı Kanunu ve bu kanunla birlikte çıkarılan unvanların yasaklanması düzenlemesi, toplumsal alanda gerçekleştirilmiştir. Ağa, Paşa, Efendi gibi lakapların kaldırılması toplumdaki sınıf farklarını ortadan kaldırarak 'Halkçılık' ilkesi doğrultusunda mutlak bir toplumsal eşitlik sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki inkılapların hangi alana ait olduğunu belirleyin.
Tevhid-i Tedrisat eğitim, Kabotaj ekonomi, Saltanat siyasi, Soyadı ve Miladi Takvim ise toplumsal alan düzenlemesidir.
Soruda hem 'toplumsal alan' hem de 'eşitlik' kriteri birlikte arandığı için alan ayrımı ilk adımdır.
2
Toplumsal alandaki inkılapların (Soyadı Kanunu ve Miladi Takvim) temel amaçlarını karşılaştırın.
Miladi Takvim uluslararası uyum/ticaret amaçlıdır; Soyadı Kanunu ise ayrıcalıklı unvanları kaldırarak eşitlik amaçlıdır.
Halkçılık ilkesiyle doğrudan ilişkili olan (eşitlik sağlayan) düzenlemeyi tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

İnkılapların Alanlarına Göre Sınıflandırılması ve Halkçılık İlkesi İlişkisi

Daha Fazla Pratik

İnkılapların sadece alanlarını değil, hangi ilkeyle (Halkçılık, Laiklik, İnkılapçılık) daha baskın şekilde eşleştiğini tekrar edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 179Soru

Türk İnkılabı, belirli bir tarihsel kesitte tamamlanıp sona eren bir süreç değil; aksine çağın değişen şartlarına göre kendini sürekli güncelleyen "yaşayan" bir sistemdir. Bu durum, Atatürkçü düşünce sistemine bir "donmuş ideoloji" olmaktan ziyade "dinamik bir dünya görüşü" niteliği kazandırır. Buna göre, sözü edilen bu dinamik yapıyı sağlayan ve Atatürk ilkelerinin temel itici gücü olan ilke aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnkılapçılık

Cevap

Atatürkçü düşünce sisteminin dogmatik bir yapıya dönüşmesini engelleyen ve ona dinamizm kazandıran ilke İnkılapçılık'tır.
Doğru cevap olan seçenek, Türk İnkılabı'nın sürekli yenilenen ve çağdaşlaşmayı bir son durak değil bir süreç olarak gören dinamik yapısını en iyi temsil eden ilkedir. İnkılapçılık, Atatürkçü düşünce sisteminin zamanın ihtiyaçlarına uyum sağlamasına olanak tanıyarak dogmatikleşmesini engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülde belirtilen "yaşayan sistem", "dinamik yapı" ve "sürekli güncelleme" kavramlarını analiz etmek.
Bu kavramların bir ideolojinin donmasını engelleyen unsurlar olduğu belirlenmiştir.
Sorunun hangi fonksiyonel özellik üzerine kurulduğunu anlamak için gereklidir.
2
Atatürk ilkeleri arasında hangisinin "statükoya (mevcut duruma) karşı olma" ve "zamanın gerisinde kalmama" misyonuna sahip olduğunu değerlendirmek.
İnkılapçılık ilkesinin temel amacının akıl ve bilimin rehberliğinde sürekli ileriye gitmek olduğu saptanmıştır.
Doğru ilkeye ulaşmak için kavramsal eşleştirme yapılması gerekir.

Anahtar Kavram

İnkılapçılık ilkesinin dinamik ve anti-dogmatik yapısı.
Tahmini Süre:45s
Soru 180Soru

Osmanlı Devleti'nde yönetim, hukuk ve eğitim sisteminin temelini oluşturan dinî unsurlar, modernleşme çabalarına rağmen imparatorluk sonuna kadar varlığını sürdürmüştür. Yeni Türk devletinde ise bu alanların tamamen akıl ve bilimin rehberliğinde düzenlenmesi ve devletin dinî kimliğinden arındırılması hedeflenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisinin laik devlet düzenine geçiş sürecinde teokratik devlet yapısını sona erdiren en önemli ve merkezî gelişme olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halifeliğin kaldırılması

Cevap

Halifeliğin kaldırılması
Halifeliğin kaldırılması, devletin teokratik kimliğini hukuken sona erdiren, laik devlet düzenine geçişin önündeki en büyük engeli kaldıran ve süreci kurumsal bir niteliğe kavuşturan en temel inkılaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Teokratik devlet yapısının tanımını ve dayanaklarını belirlemek.
Teokrasi, devlet yönetiminin dini otoriteye veya kurallara dayandığı bir sistemdir.
Soruda teokratik yapıyı sona erdiren gelişme sorulduğu için öncelikle bu kavramın idari karşılığı netleştirilmelidir.
2
Verilen inkılapların devletin yönetim yapısı üzerindeki etkilerini analiz etmek.
Halifelik makamı, devletin dini niteliğinin en üst düzeydeki siyasi ve hukuki temsilcisidir.
Laikleşme sürecinde hangi kurumun dini otoriteyi doğrudan temsil ettiğini bulmak doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
En merkezi ve kurumsal değişimi seçmek.
Halifeliğin kaldırılması ile devlet yönetiminde dini otoritenin hukuki ve siyasi varlığı hukuken sona ermiştir.
Laik devlet düzenine geçişin en somut ve kurumsal adımı, dini liderlik makamının yönetimden ayrılmasıdır.

Anahtar Kavram

Laiklik yolunda atılan en büyük adımın Halifeliğin kaldırılması olması.
ÖncekiSayfa 9 / 35Sonraki
Atatürk İlke ve İnkılapları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 9 | Examkin