Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi

478 soru

Soru 41Soru →

Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan devletler arasında yer alan; sahip olduğu geniş nükleer silah envanterini kendi isteğiyle tasfiye ederek dünyada nükleer silahlardan arınma sürecine öncülük eden ve Semey Nükleer Deneme Sahası'nı kapatan Türk Cumhuriyeti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazakistan

Cevap

Kazakistan, bağımsızlık sonrası dünyanın dördüncü büyük nükleer gücü konumundayken bu silahları kendi rızasıyla tasfiye etmiş ve Semey Nükleer Deneme Sahası'nı kapatmıştır.
Kazakistan, bağımsızlığını ilan ettiği dönemde topraklarında bulunan Sovyet nükleer füzeleri nedeniyle dünyanın dördüncü büyük nükleer gücü sayılmaktaydı. Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev önderliğinde, küresel barışa katkı sağlamak amacıyla bu silahlardan vazgeçilmiş ve nükleer denemelerin yapıldığı Semey (Semipalatinsk) sahası kapatılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen anahtar kavramları (nükleer silah tasfiyesi, Semey deneme sahası) analiz etmek.
Bu özelliklerin Sovyet sonrası Türk Cumhuriyetlerinden birine ait olduğu belirlenir.
Sorunun hangi tarihsel bağlamda ve hangi devleti sorduğunu netleştirmek için.
2
SSCB dağıldıktan sonra nükleer mirasın hangi devletlere kaldığını hatırlamak.
Nükleer silahların Rusya, Ukrayna, Belarus ve Kazakistan topraklarında kaldığı tespit edilir.
Seçenekler arasından nükleer kapasiteye sahip olan tek Türk Cumhuriyeti'ni bulmak için.
3
Nursultan Nazarbayev dönemindeki silahsızlanma politikasını doğrulamak.
Kazakistan'ın Semey sahasını kapatarak nükleerden arındığı sonucuna ulaşılır.
Bilginin doğruluğunu teyit ederek kesin cevabı belirlemek için.

Anahtar Kavram

Kazakistan'ın Nükleer Silahsızlanma Politikası

Daha Fazla Pratik

Kazakistan'ın başkentinin isim değişiklikleri ve Nursultan Nazarbayev'in Türk dünyası entegrasyonundaki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 42Soru →

Türkiye'de 19611961-19801980 dönemini kapsayan siyasi tarihte, parlamenter sistemin işleyişini kesintiye uğratan en önemli gelişmelerden biri 1212 Mart 19711971 Muhtırası'dır. Türk Silahlı Kuvvetleri komuta kademesinin yayımladığı bu muhtıra; anarşi, kardeş kavgası, sosyal ve ekonomik huzursuzluğu gerekçe göstererek mevcut hükümetin istifasını istemiştir.

Bu muhtıra sonucunda görevinden istifa etmek zorunda kalan başbakan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Süleyman Demirel

Cevap

Süleyman Demirel
Süleyman Demirel, 19651965 ve 19691969 seçimlerini kazanan Adalet Partisi'nin genel başkanı olarak muhtıra verildiği sırada başbakanlık görevini yürütmekteydi. 1212 Mart 19711971 tarihinde genelkurmay başkanı ve kuvvet komutanlarının imzasıyla yayımlanan muhtıra, mevcut hükümetin istifasını ve 'partiler üstü' bir hükümetin kurulmasını şart koşmuştur. Bu baskı sonucunda Süleyman Demirel hükümeti istifasını sunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın tarihini ve niteliğini belirle
1212 Mart 19711971 askeri muhtırası.
Soruda sorulan gelişmenin hangi siyasi ortamda gerçekleştiğini anlamak için kronolojik tespit gereklidir.
2
Dönemin hükümet yapısını hatırla
19691969 seçimlerinden sonra kurulan Adalet Partisi (AP) tek başına iktidardaydı.
İstifa eden hükümetin hangi partiye ve lidere ait olduğunu belirlemek için gereklidir.
3
Muhtıranın doğrudan sonucunu tespit et
Süleyman Demirel başbakanlığındaki hükümet istifa etmiş ve yerine Nihat Erim başkanlığında bir ara rejim hükümeti kurulmuştur.
Soru kökündeki 'istifa eden başbakan' ifadesinin karşılığına ulaşmak için.

Anahtar Kavram

12 Mart 1971 Muhtırası ve Siyasi Sonuçları
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru →

19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı'nın etkisiyle uluslararası ticarette yaşanan daralmayı aşmak ve döviz rezervlerini korumak isteyen devletler, "malımı alanın malını alırım" ilkesine dayalı yeni bir ticaret modeline yönelmişlerdir.

Bu amaçla uygulanan ve iki ülke arasındaki ticaretin nakit para kullanılmadan, karşılıklı mahsuplaşma yoluyla yürütülmesini sağlayan sistem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Clearing (Kliring) Sistemi

Cevap

İki ülke arasındaki ticaretin nakit para yerine mal değişimi ve mahsuplaşma yoluyla yapıldığı sistem Kliring (Clearing) sistemidir.
Doğru cevap olan Kliring Sistemi, 19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası döviz kıtlığı çeken ülkelerin dış ticareti sürdürebilmek için geliştirdikleri bir yöntemdir. Bu sistemde iki ülke birbiriyle ticaret yaparken nakit para transferi yapmak yerine, alacak ve borçlarını bir merkezde mahsuplaşarak kapatırlar; yani fiilen malı mal ile öderler.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarihsel bağlamı (19291929 Krizi) ve temel ticaret ilkesini ("malımı alanın malını alırım") belirle.
19291929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrası uygulanan korumacı ticaret politikaları hedeflenmektedir.
Kriz döneminde devletler döviz rezervlerini korumak için serbest ticaretten uzaklaşmıştır.
2
Döviz kullanımını minimuma indiren ve mal değişimine dayanan sistemi seçenekler arasından ayırt et.
Clearing (Kliring) kavramının bu tanıma tam olarak uyduğu tespit edilir.
Kliring sistemi, kriz döneminde Türkiye dahil birçok devletin dış ticaret açığını kapatmak için başvurduğu temel yöntemdir.

Anahtar Kavram

Büyük Buhran (1929) ve Korumacı Ekonomik Tedbirler

İpuçları

1
19291929 krizi sonrası dövizi olmayan ülkelerin nasıl ticaret yapabileceğini düşünün.
2
Bu sistem "takas" mantığının modern ve devletler arası bir versiyonudur.
3
Kelime anlamı 'temizleme' veya 'mahsuplaşma' olan bu terim, Türkiye'nin de o dönemde sıkça kullandığı bir yöntemdir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin 19291929 krizi sonrası uyguladığı 'İthalat Yasakları' ve 'Türk Parasını Koruma Kanunu' gibi diğer önlemleri inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soru kökündeki 'malımı alanın malını alırım' ifadesi doğrudan 'takas' (barter) ve bunun finansal karşılığı olan 'kliring' sistemine işaret eder.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 44Soru →

II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye, hem sınır güvenliğini korumak hem de savaşın yarattığı ağır ekonomik yükü yönetebilmek amacıyla olağanüstü tedbirler almıştır. Savaşın sonuna doğru ise değişen uluslararası dengeler doğrultusunda dış politikasını ve iç siyasi yapısını yeniden şekillendirmeye başlamıştır. Bu süreçte yaşanan gelişmeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi 1939-1945 yılları arasındaki döneme ait bir gelişme olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ordunun lojistik ihtiyaçlarını karşılamak ve topyekûn seferberliği sağlamak amacıyla Tekalif-i Milliye Emirleri'nin uygulanması

Cevap

Ordunun lojistik ihtiyaçlarını karşılamak ve topyekûn seferberliği sağlamak amacıyla Tekalif-i Milliye Emirleri'nin uygulanması, II. Dünya Savaşı dönemine değil, Milli Mücadele dönemine aittir.
Tekalif-i Milliye Emirleri, 1921 yılında Milli Mücadele döneminde ordunun ihtiyacını karşılamak için yayımlanmıştır. Oysa soruda belirtilen dönem 1939-1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşı sürecidir. Diğer seçeneklerdeki Milli Korunma Kanunu, Varlık Vergisi, Adana/Kahire Konferansları ve çok partili hayata geçiş adımları tamamen bu savaşın yarattığı koşullar altında gerçekleşen gelişmelerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
Soru 1939-1945 yılları arasındaki II. Dünya Savaşı dönemini kapsamaktadır.
Zaman çizelgesindeki olayların doğru dönemle eşleştirilmesi gerekir.
2
Ekonomik Tedbirlerin Kontrolü
Milli Korunma Kanunu (1940) ve Varlık Vergisi (1942) bu dönemin temel ekonomik hamleleridir.
Savaş ekonomisinin gerektirdiği merkeziyetçi politikalar bu yıllarda uygulanmıştır.
3
Diplomatik Görüşmelerin İncelenmesi
Adana (Ocak 1943) ve II. Kahire (Aralık 1943) Konferansları Türkiye'nin savaş dışı kalma stratejisinin parçalarıdır.
İngiltere ve ABD'nin Türkiye'yi savaşa dahil etme çabaları bu diplomatik temaslarla yönetilmiştir.
4
Siyasi Dönüşümün Analizi
Birleşmiş Milletler'e kurucu üye olma şartı ve dış dünyadaki demokratik rüzgarlar Türkiye'de çok partili hayata geçişi (1945) başlatmıştır.
Savaş sonrası yeni dünya düzenine eklemlenme ihtiyacı iç siyaseti etkilemiştir.
5
Yanlış Eşleşmenin Tespiti
Tekalif-i Milliye Emirleri 7-8 Ağustos 1921 tarihlidir.
Bu uygulama Mustafa Kemal Paşa tarafından Başkomutanlık yetkisiyle Sakarya Savaşı öncesi çıkarılmış bir Kurtuluş Savaşı tedbiridir.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye'nin İç ve Dış Politikası

Daha Fazla Pratik

II. Dünya Savaşı sırasında uygulanan Köy Enstitüleri'nin kuruluşu (1940) ve savaşın sonunda kurulan Milli Kalkınma Partisi gibi detayları incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 45Soru →

Türkiye'nin 1949 yılında kurulan NATO'ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üye olma talebi, başlangıçta paktın coğrafi sınırlarının dışında kaldığı gerekçesiyle bazı Batılı devletler tarafından dirençle karşılanmıştır. Bu direncin kırılmasında ve Türkiye'nin 1952 yılında örgüte tam üye olarak kabul edilmesinde etkili olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kore Savaşı'na asker gönderilerek Batı ittifakına olan bağlılığın fiilen kanıtlanması

Cevap

Türkiye'nin Kore Savaşı'na asker gönderilerek Batı ittifakına olan bağlılığını kanıtlaması, NATO üyeliğinin gerçekleşmesindeki temel etkendir.
Kore Savaşı'na asker gönderilmesi, Türkiye'nin Batı Bloku ile olan stratejik bağlarını güçlendirmiş ve Batılı müttefiklere Türkiye'nin askeri kapasitesinin NATO için bir yük değil, önemli bir kazanç olduğunu göstermiştir. Bu gelişme sonucunda Türkiye, 1952'de Yunanistan ile birlikte NATO'ya üye yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin dış politik önceliklerini belirleme
II. Dünya Savaşı sonrası SSCB tehdidine karşı Türkiye'nin Batı Bloku'na ve NATO'ya yöneldiği saptandı.
Türkiye'nin güvenlik ihtiyacı NATO'ya girmeyi zorunlu kılıyordu.
2
NATO'ya giriş sürecindeki engelleri analiz etme
Türkiye'nin coğrafi konumu ve güvenlik yükü getirebileceği endişesiyle başvuruların reddedildiği görüldü.
Bazı üyeler Türkiye'yi Avrupa'nın parçası olarak görmüyordu.
3
Kritik gelişmeyi saptama
1950'de Kore Savaşı'na asker gönderilmesiyle Türkiye'nin Batı savunmasına katkı sunabileceği kanıtlandı.
Kore'deki askeri başarı, Batılı devletlerin Türkiye hakkındaki tereddütlerini gidermiştir.

Anahtar Kavram

NATO'ya Giriş Süreci ve Kore Savaşı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 46Soru →

Yumuşama Dönemi'nde Avrupa'da güvenliği ve iş birliğini sağlamak amacıyla hazırlanan Nihai Senet'te yer alan 'sınırların dokunulmazlığı' ilkesi, Sovyetler Birliği'ne aşağıdakilerden hangisine yönelik önemli bir diplomatik avantaj sağlamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle Doğu Avrupa'da oluşan fiili durumun ve sınırların Batı tarafından resmen kabul edilmesi

Cevap

İkinci Dünya Savaşı'nın bitimiyle Doğu Avrupa'da oluşan fiili durumun ve sınırların Batı tarafından resmen kabul edilmesi
Helsinki Nihai Senedi'nde yer alan 'sınırların dokunulmazlığı' ilkesi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Doğu Avrupa'da oluşan siyasi haritanın ve Sovyet nüfuz alanının Batılı devletler tarafından resmen tanınması anlamına gelir. Bu durum, Sovyetler Birliği'nin savaş sonrası kazanımlarını güvence altına almasını sağlayan en önemli diplomatik başarılarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Yumuşama Dönemi'ndeki diplomatik girişimleri ve AGİK sürecini değerlendirme
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) sonucunda yayımlanan Nihai Senet'in bloklar arası gerginliği azaltmayı ve Avrupa'da güvenlik standartları oluşturmayı hedeflediği saptanır.
Soruda bahsedilen ilkenin hangi diplomatik sürecin parçası olduğunu anlamak için.
2
Sovyetler Birliği'nin konferanstaki temel motivasyonunu analiz etme
Sovyetler Birliği'nin özellikle II. Dünya Savaşı'ndan sonra Doğu Avrupa'da kurduğu egemenlik alanının ve sınırların Batılı devletlerce resmen onaylanmasını (meşruiyet kazanmasını) istediği belirlenir.
Devletlerin diplomatik taleplerinin arkasındaki stratejik çıkarları tespit etmek için.
3
'Sınırların dokunulmazlığı' ilkesinin siyasi sonucuna ulaşma
Bu ilkenin kabulünün, Doğu Avrupa'daki mevcut statükonun tanınması anlamına geldiği ve Sovyetlerin dış politika beklentileriyle örtüştüğü sonucuna varılır.
İlkenin hukuki etkisini belirleyerek doğru seçenekle eşleştirmek için.

Anahtar Kavram

Helsinki Nihai Senedi ve Doğu Avrupa Statükosu

Alternatif Yöntem

Sınırların dokunulmazlığı kavramını her zaman 'mevcut durumun (statüko) korunması' ile eşleştirmek doğru cevaba ulaşmayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 47Soru →

Japonya'da XIX. yüzyılın sonlarında İmparator Mutsuhito liderliğinde başlatılan ve ülkeyi kısa sürede modern bir dünya gücü haline getiren Meiji Restorasyonu sürecinde gerçekleştirilen yenilikler arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Latin alfabesinin kabul edilerek geleneksel yazı sisteminin terk edilmesi

Cevap

Latin alfabesinin kabul edilerek geleneksel yazı sisteminin terk edilmesi Japonya'daki Meiji modernleşmesinin bir parçası değildir; Japonya kendi yazı sistemini korumuştur.
Meiji Restorasyonu sürecinde Japonya; ordu, sanayi, eğitim ve devlet yönetimi gibi alanlarda tamamen Batı'yı örnek alsa da geleneksel yazı sistemini (Kanji, Hiragana, Katakana) terk etmemiş ve Latin alfabesini resmi alfabe olarak kabul etmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Meiji Restorasyonu'nun (1868) temel niteliğini belirlemek.
Bu dönem, Japonya'nın feodal bir yapıdan (Şogunluk) modern, sanayileşmiş ve merkeziyetçi bir imparatorluğa dönüşüm sürecidir.
Sorunun kapsamını ve dönemin genel karakterini anlamak için bu tespit gereklidir.
2
Dönemde yapılan siyasi, askeri ve hukuki reformları gözden geçirmek.
Daimyoların (yerel derebeylerin) kaldırılması, zorunlu askerlik (modern ordu), Prusya modelinde anayasa ve kılık-kıyafet değişiklikleri bu dönemde gerçekleşmiştir.
Seçeneklerdeki doğru bilgileri eleyerek hatalı olanı bulmak için somut reformları hatırlamak gerekir.
3
Kültürel ve dilsel modernleşme sınırlarını değerlendirmek.
Japonya modernleşirken milli kimliğinin bir parçası olarak gördüğü yazı sisteminden vazgeçmemiştir.
Özellikle Türk İnkılabı ile karıştırılma ihtimali olan 'harf devrimi' bilgisini Japonya özelinde teyit etmek çözümü kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Meiji Restorasyonu (Aydınlanma Dönemi) Reformları
Soru 48Soru →

Soğuk Savaş döneminde, Amerika Birleşik Devletleri tarafından hazırlanan Marshall Planı'na karşılık olarak, 19491949 yılında Sovyetler Birliği (SSCB) öncülüğünde Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik iş birliğini ve dayanışmayı sağlamak amacıyla kurulan teşkilat aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: COMECON

Cevap

Soğuk Savaş döneminde Doğu Bloku ülkeleri arasında ekonomik dayanışmayı sağlamak amacıyla kurulan teşkilat COMECON'dur.
Karşılıklı Ekonomik Yardımlaşma Konseyi (COMECON), 19491949 yılında Batı Bloğu'nun Marshall Planı'na bir cevap olarak Sovyetler Birliği ve müttefikleri tarafından ekonomik kalkınmayı ve dayanışmayı artırmak amacıyla kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları (SSCB, Doğu Bloku, Ekonomik İş Birliği) belirlemek.
Doğu Bloku'na ait ve ekonomik nitelikli bir organizasyon arandığı saptanır.
Sorunun hangi blok ve hangi alanla ilgili olduğunu netleştirmek gereklidir.
2
Seçeneklerdeki örgütlerin bloklarını ve kuruluş amaçlarını karşılaştırmak.
Marshall Planı'na karşılık olarak kurulan ekonomik yapının COMECON olduğu tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için askeri ve ekonomik yapılar arasındaki farkı analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Bloklaşmaları (Ekonomik Yapılar)
Tahmini Süre:45s
Soru 49Soru →

1961 Anayasası, Türkiye'de demokratik sistemin güçlendirilmesi ve yasama gücünün tek bir meclisin denetimine bırakılmaması amacıyla parlamenter yapıda önemli bir değişikliğe gitmiştir. Bu doğrultuda, Türk parlamento tarihinde ilk kez çift meclisli bir yapı oluşturulmuştur. Buna göre, 1961 Anayasası ile kurulan ve 1980 yılına kadar Millet Meclisi ile birlikte yasama görevini yürüten meclis aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cumhuriyet Senatosu

Cevap

Cumhuriyet Senatosu
Doğru cevap olan yapı, 1961 Anayasası ile Türk siyasi hayatına giren ve TBMM'yi iki kanatlı hale getiren meclistir. Bu meclis, üyelerinin bir kısmı halk tarafından seçilen, bir kısmı cumhurbaşkanı tarafından atanan ve bir kısmı da 'tabii üyelerden' (Milli Birlik Komitesi üyeleri) oluşan Cumhuriyet Senatosu'dur.

Adım Adım Çözüm

1
1961 Anayasası'nın getirdiği kurumsal yenilikleri analiz et.
Anayasa'nın yasama organını çift meclisli bir yapıya kavuşturduğu saptanır.
Soruda parlamenter yapıdaki değişiklik ve ikinci bir meclis sorulmaktadır.
2
TBMM'nin alt kanadı olan Millet Meclisi'nin yanındaki yapıyı tanımla.
Bu yapının Cumhuriyet Senatosu olduğu belirlenir.
Türk siyasi tarihinde 1961-1980 yılları arasında çift meclisli sistem uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

1961 Anayasası ve Çift Meclisli Yasama Sistemi

Daha Fazla Pratik

1961 Anayasası'nın bireysel hak ve özgürlükler ile özerk kuruluşlar (TRT, Üniversiteler) üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 50Soru →

Yumuşama Dönemi'nin stratejik yapısını şekillendiren en önemli unsurlardan biri ABD'nin dış politika değişikliğidir. Vietnam Savaşı'nın ülke ekonomisi ve ordusu üzerindeki ağır yükünü hafifletmek isteyen ABD yönetimi, müttefik devletlerin kendi savunmaları için daha fazla sorumluluk alması gerektiğini, ABD'nin ise nükleer koruma ve ekonomik yardım ile yetineceğini ilan etmiştir. Diplomatik tarihte 'Vietnamlaşma' stratejisinin temel dayanağı kabul edilen bu belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nixon Doktrini

Cevap

Diplomatik tarihte Vietnamlaşma stratejisinin temeli olan ve müttefiklerin savunma sorumluluğunu artıran belge Nixon Doktrini'dir.
Nixon Doktrini (1969), ABD'nin Vietnam Savaşı'ndan çıkış stratejisi olan 'Vietnamlaşma' politikasının teorik temelidir. Bu doktrine göre ABD, müttefiklerini nükleer tehditlere karşı korumaya devam edecek ancak konvansiyonel savaşlarda müttefik devletlerin kendi askerlerini kullanmalarını bekleyecektir. Bu durum, Yumuşama Dönemi'nde bloklar arasındaki gerginliğin kontrollü bir dengeye oturmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen zaman aralığını ve temel sorunu tespit etme
Dönem Yumuşama Dönemi'dir. Sorun ise Vietnam Savaşı'nın getirdiği askeri ve ekonomik yüktür.
Yumuşama Dönemi'ndeki ABD politikalarını daraltmak için bu ipuçları kritiktir.
2
Dış politika belgeleri ile içerikleri eşleştirme
Müttefiklere askeri sorumluluk yükleyen belgenin 1969 tarihli Nixon (Guam) Doktrini olduğu belirlenir.
Nixon Doktrini, ABD'nin dünya genelindeki doğrudan askeri varlığını azaltarak müttefiklerini nükleer şemsiye ile destekleme stratejisidir.
3
Diğer seçeneklerdeki doktrinlerin dönemlerini kontrol etme
Truman (1947), Eisenhower (1957) ve Carter (1980) belgelerinin bu spesifik 'Vietnamlaşma' hedefiyle uyuşmadığı görülür.
Zaman çizelgesi ve içerik analizi doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Nixon Doktrini ve Detant Dönemi Denge Politikası

Daha Fazla Pratik

Nixon Doktrini ile bağlantılı olan ve Yumuşama Dönemi'nin Çin ile yakınlaşma sürecini başlatan 'Ping-Pong Diplomasisi' konusunu inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 51Soru →

I. Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti ile yapılacak barış antlaşmasının şartlarını taslak haline getirmek ve Orta Doğu coğrafyasındaki manda yönetimlerinin (Irak, Filistin, Suriye) sınırlarını kesin olarak belirlemek amacıyla 1920 yılında düzenledikleri uluslararası toplantı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: San Remo Konferansı

Cevap

1920 yılında düzenlenen ve Orta Doğu'daki manda yönetimlerini kesinleştiren toplantı San Remo Konferansı'dır.
San Remo Konferansı (Nisan 1920), I. Dünya Savaşı'nın galiplerinin Osmanlı İmparatorluğu'nun topraklarını paylaşmak ve Sevr Antlaşması'nın hükümlerini belirlemek için toplandıkları yerdir. Burada İngiltere'nin Irak ve Filistin üzerinde, Fransa'nın ise Suriye ve Lübnan üzerinde manda yönetimi kurması kesinleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Dünya Savaşı sonrası Osmanlı mirası üzerindeki anlaşmazlıkları belirle.
Paris Barış Konferansı'nda (1919) İtalya ile yaşanan sorunlar nedeniyle Osmanlı barışı sonraya bırakılmıştır.
Osmanlı topraklarının paylaşımı İtilaf Devletleri arasında en karmaşık meseleydi.
2
1920 yılındaki kritik diplomatik toplantıyı teşhis et.
İtalya'da toplanan San Remo Konferansı ile Sevr Antlaşması'nın içeriği netleşmiştir.
Bu konferans, Orta Doğu'daki sınırların ve mandater yönetimlerin (Fransa'nın Suriye-Lübnan, İngiltere'nin Irak-Filistin üzerindeki hakimiyeti) resmileştiği yerdir.

Anahtar Kavram

San Remo Konferansı ve Manda Sisteminin Resmileşmesi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 52Soru →

19181918 yılında Hokand’da başlayan ve kısa sürede tüm Türkistan coğrafyasına yayılan Basmacı Hareketi, bölgedeki Sovyet Rusya hakimiyetine karşı yürütülen en kapsamlı bağımsızlık mücadelesidir. Enver Paşa’nın katılımı ve Zeki Velidi Togan’ın siyasi çalışmalarıyla uluslararası bir boyut kazanan bu hareketin, uzun yıllar devam etmesine rağmen başarıya ulaşamamasında aşağıdakilerden hangisinin etkisi daha azdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkistan halkının büyük bir kısmının hareketi dini ve milli bir zorunluluk olarak görmeyip Sovyet yönetimini tercih etmesi

Cevap

Türkistan halkının hareketi desteklemediği yönündeki değerlendirme yanlıştır; zira hareket geniş halk kitlelerinden dini ve milli gerekçelerle büyük destek almıştır.
Basmacı Hareketi, Türkistan halkının Sovyet Rusya’ya karşı gösterdiği en büyük direnişlerden biridir ve hem dini (cihat) hem de milli duygularla halk tarafından yoğun bir şekilde desteklenmiştir. Hareketin başarısızlığı halkın ilgisizliğinden değil; korbaşılar arasındaki birlik eksikliği, modern silah yetersizliği, Sovyetlerin baskıcı politikaları ve yeterli dış yardımın alınamaması gibi nedenlerden kaynaklanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Basmacı Hareketi'nin toplumsal tabanını incelemek.
Hareketin 'Gazavat' anlayışıyla dini ve milli duygulara dayandığı ve halk tarafından benimsendiği görülür.
Halk desteğinin niteliğini belirlemek, başarısızlık nedenleri arasındaki yanlış bilgiyi elemeye yardımcı olur.
2
Hareketin askeri ve siyasi yapısını analiz etmek.
Disiplinsiz yerel birlikler (korbaşılar) ve merkezi otorite eksikliği tespit edilir.
Organizasyonel zayıflığın başarısızlıkta oynadığı kritik rolü anlamak için gereklidir.
3
Dış etkenleri ve düşman gücünü değerlendirmek.
Sovyetlerin askeri üstünlüğü ve dış yardımın gelmemesi gibi faktörlerin gerçekliği doğrulanır.
Mücadelenin neden sonuçsuz kaldığını açıklayan objektif şartları belirlemek gerekir.
4
Hatalı olan seçeneği işaretlemek.
Halk desteğinin olmadığını savunan ifadenin tarihi gerçeklerle bağdaşmadığı sonucuna varılır.
Soru kökünde 'etkisi daha azdır/bulunmamaktadır' şeklinde sorulan yanlış tespiti bulmak hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Basmacı Hareketi'nin başarısızlık nedenleri ve niteliği

İpuçları

1
Hareketin 'Basmacı' isminin Ruslar tarafından 'haydut' anlamında kullanıldığını, ancak gerçekte bir halk direnişi olduğunu hatırlayın.
2
Enver Paşa ve Zeki Velidi Togan gibi isimlerin bölgeye neden gittiğini ve halkın onlara nasıl tepki verdiğini düşünün.
3
Başarısızlık genelde halkın istememesinden değil, gücün yetmemesinden veya bölünmüşlükten kaynaklanır.

Daha Fazla Pratik

Basmacı Hareketi'nin siyasi kanadı olan 'Türkistan Milli Birliği' ve Zeki Velidi Togan'ın bu süreçteki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 53Soru →

Küreselleşen dünyada çevresel sorunların sınır tanımaz bir nitelik kazanması, uluslararası alanda ortak tedbirlerin alınmasını zorunlu kılmıştır. Bu bağlamda, atmosferdeki sera gazı yoğunluğunu iklim sistemine zarar vermeyecek seviyelerde tutmayı amaçlayan ve 1997 yılında imzalanan uluslararası belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kyoto Protokolü

Cevap

Küresel ısınma ve sera gazı salınımıyla mücadele amacıyla 1997'de imzalanan belge Kyoto Protokolü'dür.
Kyoto Protokolü, 1997 yılında Japonya'da kabul edilen ve atmosferdeki sera gazı salınımını sınırlandırarak iklim değişikliğini önlemeyi amaçlayan en önemli uluslararası girişimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tarih (1997) ve temel amaç (sera gazı azaltımı) kriterlerini belirlemek.
Aranan belgenin küresel bir çevre politikasına yönelik olduğu saptanır.
Kyoto Protokolü, sanayileşmiş ülkelerin emisyon azaltma taahhütlerini içeren ilk bağlayıcı uluslararası belgedir.
2
Seçeneklerdeki diğer uluslararası belgelerin kapsamlarını analiz etmek.
Diğer seçeneklerin siyasi birlik (AB), Soğuk Savaş diplomasisi veya spesifik doğa koruma (sulak alanlar) ile ilgili olduğu görülür.
Çeldiriciler, Çağdaş Türk ve Dünya Tarihi müfredatındaki diğer önemli uluslararası gelişmeleri temsil etmektedir.

Anahtar Kavram

Küreselleşen dünyada çevre sorunları ve iklim değişikliği ile mücadele politikaları.

İpuçları

1
Bu belge sanayileşmiş ülkelerin çevreye verdikleri zararı azaltmalarını hedefler.
2
Adını Japonya'nın bir şehrinden alan bu protokol, 2005 yılında yürürlüğe girmiştir.

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin bu protokole hangi yılda (2009) taraf olduğunu araştırarak yerel etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 54Soru →

II.II. Dünya Savaşı yıllarında Türkiye'de yaklaşık bir milyon yetişkin erkeğin silah altına alınması (büyük seferberlik); üretimde ciddi düşüşlere, gıda darlığına ve devlet harcamalarının olağanüstü artmasına neden olmuştur.

Hükümetin bu sürecin yarattığı ekonomik ve sosyal krizle mücadele etmek amacıyla hayata geçirdiği uygulamalar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marshall Yardımı'ndan faydalanılması

Cevap

Marshall Yardımı'ndan faydalanılması
Marshall Yardımı, Amerika Birleşik Devletleri tarafından savaş sonrası Avrupa'nın yeniden inşası ve komünizme karşı ekonomik direncin artırılması amacıyla 1948 yılında uygulanmaya başlanmıştır. Dolayısıyla 1939-1945 yılları arasındaki II.II. Dünya Savaşı döneminde alınan bir tedbir değildir.

Adım Adım Çözüm

1
II.II. Dünya Savaşı'nın zaman aralığını belirleme.
Savaş 1939 ile 1945 yılları arasında gerçekleşmiştir.
Soruda istenen uygulamaların bu tarih aralığında olup olmadığını denetlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki uygulamaların tarihlerini kontrol etme.
Milli Korunma Kanunu (1940), Varlık Vergisi (1942), Ekmek Karnesi (1942) ve Toprak Mahsulleri Vergisi (1944) savaş yılları içindedir.
Savaş ekonomisinin yönetilmesi için alınan olağanüstü tedbirleri ayırt etmek.
3
Yanlış olan seçeneğin dönemini belirleme.
Marshall Yardımı 1948 yılında (savaş sonrası) yürürlüğe girmiştir.
Savaş dönemi ekonomik tedbirleri ile Soğuk Savaş dönemi dış yardımları arasındaki kronolojik farkı tespit etmek.

Anahtar Kavram

II. Dünya Savaşı Yıllarında Türkiye'nin Ekonomik ve Sosyal Politikaları

Daha Fazla Pratik

Türkiye'nin savaş sonrasında çok partili hayata geçiş sürecindeki gelişmeleri (Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu ve Dörtlü Takrir gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 55Soru →

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından İngiltere'nin, yaşadığı ekonomik zorluklar nedeniyle Yunanistan ve Türkiye'ye yaptığı yardımları keseceğini bildirmesi üzerine; Batı Bloku'nun liderliğini üstlenen ABD'nin bölgedeki Sovyet yayılmacılığını engellemek ve stratejik boşluğu doldurmak amacıyla 1947 yılında ilan ettiği belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Truman Doktrini

Cevap

İngiltere'nin yardımları kesmesi sonrası ABD'nin Türkiye ve Yunanistan'a destek vererek Sovyet yayılmacılığını engelleme amacı taşıyan belge Truman Doktrini'dir.
İngiltere'nin ekonomik kriz nedeniyle Doğu Akdeniz'deki koruyucu rolünü bırakması üzerine, ABD Başkanı Harry Truman'ın Kongre'den Türkiye ve Yunanistan'a komünist tehdide karşı askeri yardım talep etmesiyle başlayan süreç 'Truman Doktrini' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarihsel bağlamı analiz etme
İkinci Dünya Savaşı sonrası İngiltere'nin küresel gücünün zayıfladığı ve Türkiye/Yunanistan üzerindeki desteğini çektiği belirlenir.
Soru kökündeki spesifik 'İngiltere'nin çekilmesi' vurgusu bu dönemin ana kırılma noktasıdır.
2
Belgeyi tanımlama
ABD'nin 12 Mart 1947'de 'çevreleme' politikasının bir parçası olarak Türkiye'ye 100 milyon, Yunanistan'a 300 milyon dolar yardım öngören belgesi tespit edilir.
Truman Doktrini, Soğuk Savaş'ın başlangıcı ve çevreleme politikasının ilk somut adımıdır.

Anahtar Kavram

Truman Doktrini ve Çevreleme Politikası

Daha Fazla Pratik

Truman Doktrini ve Marshall Planı'nın Türkiye üzerindeki etkilerini karşılaştırarak bu yardımların çok partili hayata geçişle olan ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 56Soru →

Türkiye’nin Soğuk Savaş döneminde Batı Bloğu ile olan ilişkilerini güçlendirerek 1952 yılında Kuzey Atlantik İttifakı’na (NATO) tam üye olarak kabul edilmesinde etkili olan temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kore Savaşı’na Birleşmiş Milletler safında askeri birlik gönderilmesi

Cevap

Kore Savaşı’na Birleşmiş Milletler safında askeri birlik gönderilmesi
Türkiye, II. Dünya Savaşı sonrasında Sovyetler Birliği’nin toprak ve üs talepleriyle karşılaşınca Batı Bloğu’na yaklaşmıştır. NATO’ya üye olmak için yapılan başvurular başlangıçta bazı Avrupa devletlerinin itirazları nedeniyle reddedilmiştir. Ancak 1950 yılında başlayan Kore Savaşı’na, Birleşmiş Milletler çağrısı üzerine Türk Tugayı’nın (Şimal Yıldızı) gönderilmesi, Türkiye’nin ittifak içindeki vazgeçilmezliğini kanıtlamış ve 1952’de üyeliğin gerçekleşmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem Analizi
Soruda 1952 yılı ve NATO üyeliği odak noktasıdır.
Olayların kronolojik sırasını ve neden-sonuç ilişkisini belirlemek için zaman dilimi netleştirilmelidir.
2
NATO Üyelik Şartlarının Değerlendirilmesi
Türkiye'nin stratejik önemi ve Sovyet tehdidine karşı Batı Bloğu'na olan sadakatini kanıtlaması gerektiği anlaşılır.
Türkiye'nin başvurularına rağmen bazı Avrupa ülkelerinin itirazları ancak somut bir askeri katkı ile aşılabilirdi.
3
Belirleyici Olayın Tespiti
1950'de patlak veren Kore Savaşı'na asker gönderilmesi, üyelik sürecini hızlandıran 'vize' niteliğindeki olaydır.
Kore'deki Türk tugayının başarısı ve fedakarlığı, Türkiye'nin NATO'ya kabul edilmesindeki en güçlü argüman olmuştur.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Türkiye Dış Politikası ve NATO üyeliği

Daha Fazla Pratik

Demokrat Parti döneminde kurulan diğer bölgesel ittifakları ve bunların kuruluş amaçlarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 57Soru →

II. Dünya Savaşı'nın ardından dünya, ABD liderliğindeki Batı Bloku ve SSCB liderliğindeki Doğu Bloku olmak üzere iki ana kutba ayrılmıştır. Bu süreçte her iki taraf da kendi ideolojik doğrultusunda siyasi, askeri ve ekonomik teşkilatlanmalara gitmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Soğuk Savaş Dönemi'nde SSCB önderliğinde kurulan Doğu Bloku bünyesindeki oluşumlardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SEATO

Cevap

Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı (SEATO), ABD önderliğinde Batı Bloku bünyesinde oluşturulmuş bir güvenlik paktıdır.
Güneydoğu Asya Antlaşması Teşkilatı (SEATO), 1954 yılında ABD'nin öncülüğünde, özellikle komünizmin Asya'daki yayılımını sınırlandırmak (Çevreleme Politikası) amacıyla kurulmuştur. Bu nedenle Batı Bloku'na aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Soğuk Savaş bloklarını sınıflandırın.
Doğu Bloku (SSCB önderliğinde) ve Batı Bloku (ABD önderliğinde) ayrımı yapılır.
Teşkilatların hangi gücün etki alanında kurulduğunu belirlemek sorunun temelidir.
2
Seçeneklerdeki teşkilatların amaçlarını ve kurucularını inceleyin.
Cominform, Comecon, Varşova Paktı ve Molotov Planı'nın SSCB eksenli olduğu saptanır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru bilgiye ulaşmak hedeflenir.
3
SEATO'nun mahiyetini analiz edin.
SEATO'nun (Manila Paktı), 1954'te ABD'nin öncülüğünde Uzak Doğu'da komünizm tehdidine karşı kurulduğu tespit edilir.
Sorunun cevabı bu ayrım noktasında gizlidir.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi Bloklaşmaları (Doğu ve Batı Bloku Teşkilatları)

İpuçları

1
Batı Bloku'nun paktları genellikle ABD'nin 'Çevreleme Politikası' çerçevesinde dünyanın farklı yerlerinde (NATO, SEATO, CENTO) kurulmuştur.
2
Sorulan teşkilatlardan biri Asya'daki komünizm tehlikesine karşı Batılı devletlerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

Daha Fazla Pratik

Bağdat Paktı'nın (daha sonra CENTO) Türkiye'nin de katılımıyla Batı Bloku savunma hattında hangi amaçla kurulduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 58Soru →

Soğuk Savaş sürecinde Doğu ve Batı blokları arasındaki gerginliğin azaldığı "Yumuşama (Detente)" döneminin en önemli diplomatik kazanımı olarak kabul edilen; 19751975 yılında 3535 ülkenin katılımıyla imzalanan, devletlerin egemenlik haklarına saygı, toprak bütünlüğünün korunması ve insan haklarına bağlılık gibi temel ilkeleri içeren belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Helsinki Nihai Senedi

Cevap

1975 yılında imzalanan ve Yumuşama döneminin en kapsamlı belgesi olan metin Helsinki Nihai Senedi'dir.
Helsinki Nihai Senedi, 19751975 yılında imzalanmış olup Doğu ve Batı blokları arasındaki gerginliği azaltmayı, insan haklarını güvence altına almayı ve Avrupa'da sınırların dokunulmazlığını kabul etmeyi amaçlayan, Yumuşama döneminin en önemli belgesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapılması
Soruda belirtilen 19751975 yılı ve "Yumuşama (Detente)" vurgusu, bizi Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) sürecine götürür.
Yumuşama dönemi olaylarını kronolojik olarak ayırt etmek çözüm için ilk adımdır.
2
Belge içeriğinin değerlendirilmesi
İnsan hakları, devletlerin toprak bütünlüğü ve egemenlik gibi kavramlar Helsinki Nihai Senedi'nin "on ilkesi" arasında yer alır.
Belgenin içeriği, sadece askeri değil sosyal ve siyasi iş birliğini de kapsadığını kanıtlar.

Anahtar Kavram

Helsinki Nihai Senedi ve Yumuşama Dönemi Diplomasi

İpuçları

1
Bu belge, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Konferansı (AGİK) sonucunda ortaya çıkmıştır.
2
Belge, Doğu Bloğu'nun sınırlarının Batı tarafından resmen tanınması karşılığında Doğu Bloğu'nun insan haklarını kabul etmesini içeren bir 'takas' niteliğindedir.

Daha Fazla Pratik

SALT II Antlaşması'nın neden ABD Senatosu tarafından onaylanmadığını (Afganistan'ın İşgali) araştırarak Yumuşama döneminin sonunu öğrenebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 59Soru →

II.II. Dünya Savaşı'nın yarattığı olağanüstü ekonomik baskılar karşısında devletin artan harcamalarını finanse etmek ve ordunun iaşe ihtiyacını güvence altına almak amacıyla 19441944 yılında yürürlüğe konulan Toprak Mahsulleri Vergisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uygulanış biçimi yönüyle Osmanlı Devleti'ndeki Aşar vergisine benzerlik gösterdiği

Cevap

Toprak Mahsulleri Vergisi, uygulanış biçimi ve tarımsal üretimden pay alması yönüyle Osmanlı Devleti'nde uygulanan Aşar vergisine benzerlik gösterir.
Toprak Mahsulleri Vergisi (19441944), savaşın getirdiği olağanüstü masrafları karşılamak ve ordunun yiyecek ihtiyacını sağlamak için üreticiden alınan bir vergidir. Ürün üzerinden alınması sebebiyle, Cumhuriyet'in ilk yıllarında köylüyü rahatlatmak için kaldırılan Aşar (Öşür) vergisine benzer bir nitelik taşıması en belirgin özelliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönem analizi yapma
19441944 yılı II.II. Dünya Savaşı'nın en ağır ekonomik etkilerinin hissedildiği dönemdir.
Savaş ekonomisinin gerekliliklerini anlamak için zaman dilimi kritiktir.
2
Yasal düzenlemeyi tanımlama
Toprak Mahsulleri Vergisi, çiftçinin ürettiği ürünün bir kısmına devlet tarafından el konulmasıdır.
Verginin kimden ve nasıl alındığını belirlemek seçenekleri elemeyi sağlar.
3
Tarihsel karşılaştırma yapma
Bu uygulama, 19251925 yılında kaldırılan ve ürün üzerinden alınan Aşar vergisinin geçici olarak geri dönmesi gibidir.
Türk eğitim sisteminde bu vergi genellikle Aşar ile olan benzerliği üzerinden sorgulanır.

Anahtar Kavram

Savaş Ekonomisi Tedbirleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 60Soru →

1963 yılının Aralık ayında Kıbrıs'ta EOKA militanlarının Türk toplumuna yönelik başlattığı ve tarihe "Kanlı Noel" olarak geçen saldırıların ardından, Lefkoşa'da çatışmaları durdurmak amacıyla barış gücü komutanı İngiliz General Peter Young tarafından harita üzerinde yeşil bir kalemle çizilen ve şehri fiilen ikiye bölen sınır aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeşil Hat

Cevap

1963 saldırıları sonrası Lefkoşa'yı ikiye bölen sınır Yeşil Hat'tır.
Kıbrıs'ta 1963 yılında yaşanan 'Kanlı Noel' saldırılarının ardından çatışmaları durdurmak ve Türk-Rum mahallelerini birbirinden ayırmak için harita üzerinde General Peter Young tarafından çizilen sınıra, kullanılan kalemin renginden dolayı 'Yeşil Hat' adı verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayı ve Tarihi Tanımla
1963 Kanlı Noel saldırıları
Soruda bahsedilen bölünmenin hangi tarihsel olay sonucu gerçekleştiğini belirlemek gerekir.
2
Coğrafi ve Diplomatik Terimi Belirle
Yeşil Hat (Green Line)
Lefkoşa'nın fiilen bölünmesini sağlayan ve İngiliz komutan tarafından çizilen özel terime ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kıbrıs Meselesi ve Yeşil Hat
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 24Sonraki