Milli Mücadele Hazırlık Dönemi

563 soru

Soru 141Soru

İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ettikten sonra yayımladıkları bildiride; işgalin geçici olduğunu, amaçlarının Saltanat makamının nüfuzunu kırmak değil aksine güçlendirmek olduğunu ve herkesin Saltanat makamına bağlı kalması gerektiğini ilan etmişlerdir.

İtilaf Devletleri’nin bu bildiriyle ulaşmak istediği temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’nin halk desteği bulmasını engellemek

Cevap

Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’nin halk desteği bulmasını engellemek
İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ettiklerinde, Anadolu'da giderek güçlenen Milli Mücadele hareketini pasifize etmek istemişlerdir. Padişah ve Halife yanlısı geniş halk kitlelerinin işgallere karşı sokağa dökülmesini önlemek ve Anadolu'daki direnişin padişaha karşı asi bir hareket olduğu imajını güçlendirmek için 'Saltanatı koruyoruz' mesajını içeren bir bildiri yayımlamışlardır. Bu durum, direnişin halk desteğini kırmaya yönelik bir psikolojik harp tekniğidir.

Adım Adım Çözüm

1
İşgal bildirisinin içeriğini analiz etme
Bildiride 'işgalin geçici olduğu' ve 'Saltanatın güçlendirileceği' ifadelerinin yer aldığı görülmektedir.
İtilaf Devletleri'nin işgale karşı halkın göstereceği olası şiddetli tepkiyi yatıştırma çabasını anlamak için gereklidir.
2
Dönemin siyasi dengelerini değerlendirme
Halkın büyük bir kısmının Saltanat ve Hilafet makamına bağlı olduğu, Anadolu'daki direnişin ise henüz örgütlenme aşamasında olduğu bilinmektedir.
Propagandanın hedef kitlesini ve verilmek istenen mesajın etkisini belirlemek için önemlidir.
3
Sonuç çıkarma
Bu bildiriyle İtilaf Devletleri, Milli Mücadele'nin padişaha karşı bir hareket olduğu algısını yaratarak halkın desteğini kesmeyi amaçlamıştır.
İşgalin askeri boyutundan ziyade siyasi ve psikolojik hedefini ortaya koymak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İstanbul'un İşgali ve Propaganda Siyaseti

Alternatif Yöntem

İşgalin temel sonucunun Mebusan Meclisi'nin kapatılması ve TBMM'nin açılmasına zemin hazırlaması olduğu bilgisiyle, İtilaf Devletleri'nin bu süreçte neden halkı yatıştırmaya çalıştığı mantığı kurulabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 142Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi’nde Batı Anadolu’daki yerel direnişi koordine etmek amacıyla Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında toplanan; Balıkesir Kongresi'nin kararlarını pekiştirmesinin yanı sıra, vatanın kurtuluşu için gerekirse İtilaf Devletleri’nden dahi yardım istenebileceği yönünde kararlar alarak bölgesel ve pragmatik bir tutum sergileyen kongre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alaşehir Kongresi

Cevap

Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında toplanan ve dış yardım konusundaki esnek tutumuyla bilinen kongre Alaşehir Kongresi'dir.
Alaşehir Kongresi, 16-25 Ağustos 1919 tarihleri arasında Hacim Muhittin Çarıklı başkanlığında toplanmıştır. Balıkesir Kongresi'nin kararlarını onaylamış, ancak vatanın kurtuluşu için gerekirse İtilaf Devletleri'nden yardım istenebileceğini belirterek bölgesel kurtuluş için pragmatik ve bazen 'tam bağımsızlık' ruhundan uzaklaşabilen bir tutum sergilemiştir. Bu özelliği onu Milli Mücadele'deki diğer kongrelerden ayıran kritik bir farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Kongre başkanlığı ve bölgesini analiz etme
Hacim Muhittin Çarıklı ismi Balıkesir ve Alaşehir kongreleri ile doğrudan ilişkilidir.
Bu iki kongre Batı Anadolu'daki direnişi örgütlemek için aynı liderlik altında toplanmıştır.
2
Alınan spesifik kararları değerlendirme
İtilaf Devletleri'nden yardım istenebileceği kararı Alaşehir Kongresi'ne özgüdür.
Alaşehir Kongresi, vatanın kurtuluşu için her türlü diplomatik ve askeri seçeneği (tam bağımsızlık ilkesiyle çelişse de) değerlendiren bölgesel bir yapıdadır.
3
Seçenekler arasından eşleştirme yapma
Tanımlanan özellikler Alaşehir seçeneğiyle tam olarak örtüşmektedir.
Diğer kongrelerin liderlikleri veya katılım seviyeleri (Mustafa Kemal, Celal Bayar vb.) farklılık göstermektedir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongrelerin Özellikleri

İpuçları

1
Bu kongrenin başkanı Balıkesir Kongresi ile aynı kişidir.
2
Kongre, vatanın kurtuluşu için İtilaf Devletleri'nden yardım istenebileceği gibi tartışmalı bir karara imza atmıştır.
3
Başkanlığını Hacim Muhittin Çarıklı'nın yaptığı ve Batı Anadolu'da Balıkesir'den sonra toplanan ikinci önemli bölgesel kongredir.

Daha Fazla Pratik

Balıkesir ve Alaşehir Kongrelerinin Saltanat makamına karşı tutumunu Erzurum ve Sivas Kongreleri ile karşılaştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 143Soru

2323 Temmuz - 77 Ağustos 19191919 tarihleri arasında toplanan Erzurum Kongresi, vatanın bütününü ilgilendiren kararlar almasına rağmen toplanış biçimi ve delegeler bakımından bölgesel bir nitelik taşımıştır. Bu durum, kongre sonucunda yürütme işlerini yürütmek üzere oluşturulan Temsil Heyeti'nin yapısına da yansımıştır.

Buna göre, Erzurum Kongresi'nde kurulan Temsil Heyeti ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sadece Doğu Anadolu illerini temsil edecek şekilde yetkilendirilmiştir.

Cevap

Erzurum Kongresi'nde oluşturulan Temsil Heyeti'nin yetki alanı sadece Doğu Anadolu illeriyle sınırlandırılmıştır.
Erzurum Kongresi, toplanış amacı ve delege yapısı itibarıyla bölgeseldir. Bu nedenle kurulan Temsil Heyeti de başlangıçta sadece Doğu Anadolu'daki illeri temsil etme yetkisine sahipti. Heyetin yetkileri ancak Sivas Kongresi'nde 'tüm vatanı temsil eder' şeklinde değiştirilerek ulusallaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Erzurum Kongresi'nin toplanış karakterini analiz etme
Kongre, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti ve Trabzon Muhafaza-i Hukuk-u Milliye Cemiyeti tarafından Doğu Anadolu'daki Ermeni ve Rum tehdidine karşı bölgesel amaçlarla toplanmıştır.
Toplanış amacını anlamak, oluşturulan kurulların yetki sınırlarını belirlemeye yardımcı olur.
2
Temsil Heyeti'nin (Heyet-i Temsiliye) kuruluş kararını değerlendirme
Kongrede alınan kararla 9 kişiden oluşan ve başkanlığını Mustafa Kemal'in yaptığı bir Temsil Heyeti kurulmuştur. Ancak bu heyetin görevi 'Doğu illerini temsil etmek' olarak belirtilmiştir.
Erzurum ve Sivas Kongreleri arasındaki en temel farklardan biri Temsil Heyeti'nin yetki alanının genişletilmesidir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Bölgesellikten Ulusallığa Geçiş Süreci

Daha Fazla Pratik

Sivas Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin üye sayısı ve yetki alanında yapılan değişiklikleri inceleyiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 144Soru

Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen Misak-ı Millî'nin birinci maddesinde yer alan; "Mondros Ateşkes Antlaşması'nın imzalandığı sırada (30 Ekim 1918) düşman ordularının işgali altında bulunan Arap çoğunluğun yaşadığı yerlerin kaderi, halkın serbestçe vereceği oylara göre belirlenmelidir. Bu ateşkes hattı içinde ve dışında kalan Osmanlı-İslam çoğunluğunun yaşadığı toprakların tamamı, fiilen ve hükmen bir bütündür, parçalanamaz." hükmü dikkate alındığında;

I. Vatanın sınırları belirlenirken kültürel ve dini bağlar bir ölçüt olarak kabul edilmiştir.
II. Ateşkes antlaşmasının imzalanmasından sonra gerçekleşen işgallerin hukuki meşruiyeti reddedilmiştir.
III. Arap coğrafyasındaki toprak kayıpları resmen kabullenilerek bu bölgelerle olan tüm siyasi bağlar koparılmıştır.

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Misak-ı Millî metnindeki 'Osmanlı-İslam çoğunluğu' vurgusu kültürel birliği (I), 'ateşkes sırasındaki hat' vurgusu ise antlaşmadan sonraki işgallerin geçersizliğini (II) ifade eder.
Doğru seçenek olan metindeki ifadelerden hareketle; 'Osmanlı-İslam çoğunluğu' vatan sınırlarında kültürel ve dini unsurların temel alındığını (I), 'Ateşkesin imzalandığı sıradaki hat' ise o tarihten sonra yapılan haksız işgallerin tanınmadığını (II) kesin olarak ortaya koyar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki 'Osmanlı-İslam çoğunluğu' ifadesini analiz etme.
Bu ifade, sınırların sadece coğrafi değil, aynı zamanda dini ve kültürel bir birlikteliğe (İslam kardeşliği/kültürü) dayandığını gösterir.
Vatan tanımının sosyolojik dayanağını belirlemek için.
2
Metindeki 'Ateşkesin imzalandığı sıradaki hat' vurgusunu inceleme.
30 Ekim 1918'den sonra (örneğin Musul gibi) işgal edilen yerlerin Misak-ı Millî sınırlarına dahil edilmesi, bu işgallerin hukuken geçersiz sayıldığını gösterir.
Milli Mücadele'nin hukuki sınırlarını ve meşruiyet zeminini anlamak için.
3
Arap toprakları için öngörülen halk oylaması hükmünü değerlendirme.
Halk oylaması istenmesi, bu bölgelerin kaderinin henüz kesinleşmediğini ve halkın iradesine başvurulacağını gösterir; doğrudan bir kopuş veya kabulleniş değildir.
Üçüncü öncüldeki 'siyasi bağların tamamen koparılması' yargısının neden yanlış olduğunu saptamak için.

Anahtar Kavram

Misak-ı Millî'de Sınırlar ve Hukuki Meşruiyet

İpuçları

1
Metindeki 'Osmanlı-İslam çoğunluğu' ifadesinin hangi bağlara işaret ettiğini düşünün.
2
30 Ekim 1918 tarihinin (Mondros) neden bir sınır hattı olarak belirlendiğini, bu tarihten sonra işgal edilen Musul gibi yerleri hatırlayarak analiz edin.
3
Bir bölgede 'halk oylaması' istemek, oradan tamamen vazgeçmek mi demektir yoksa halkın kararına güvenmek mi?

Daha Fazla Pratik

Misak-ı Millî'de halk oylaması öngörülen diğer bölgeleri (Batı Trakya ve Elviye-i Selase) inceleyerek vatan tanımını pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 145Soru

İngilizlerin, Karadeniz bölgesindeki karışıklıkları gerekçe göstererek Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7.7. maddesini uygulama tehdidinde bulunması üzerine İstanbul Hükümeti, asayişi sağlaması için Mustafa Kemal Paşa’yı 9.9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirmiştir. Ancak Mustafa Kemal Paşa, 2222 Mayıs 19191919’da gönderdiği Samsun Raporu ile bu beklentilerin dışına çıkmıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun Raporu’nda yer alan ve resmi görev tanımıyla çelişen ifadelerinden biridir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki karışıklıklardan Rum çetelerinin sorumlu olduğu ve Türk ulusunun bağımsızlıktan vazgeçmeyeceği

Cevap

Bölgedeki karışıklıklardan Rum çetelerinin sorumlu olduğu ve Türk ulusunun bağımsızlıktan vazgeçmeyeceği tespiti
Mustafa Kemal Paşa, Samsun Raporu'nda Karadeniz bölgesindeki karışıklıkların asıl sorumlusunun Türkler değil, bölgede devlet kurma hayali peşinde koşan Rum çeteleri olduğunu savunmuştur. Bu tespit, asayişsizliğin sorumlusu olarak Türkleri gören İngilizlerin Mondros 7.7. maddeyi uygulama tehdidine ve bu tehdit üzerine görevlendirilen İstanbul Hükümeti'nin beklentisine aykırıdır. Ayrıca raporunda Türk milletinin bağımsızlık azmini vurgulayarak resmi görev tanımının dışına çıkmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal Paşa'ya verilen resmi görevin niteliğini analiz et.
Resmi görev; asayişi sağlamak, silahları toplamak ve direniş cemiyetlerini dağıtmaktır.
Resmi görev tanımı ile hazırlanan rapor arasındaki çelişkiyi bulmak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
Samsun Raporu'nun içeriğini diğer Milli Mücadele belgeleriyle kıyasla.
Raporun, asayişsizliğin suçlusunu Rumlar olarak göstermesi resmi talimatlarla (suçun Türklerde olduğu varsayımı) çelişmektedir.
Yanlış seçenekler genellikle kronolojik olarak daha sonraki safhalara (Amasya, Erzurum, Sivas) ait kararları içerir.

Anahtar Kavram

Samsun Raporu'nun resmi görevle çelişen siyasi mahiyeti
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 146Soru

Erzurum Kongresi, her ne kadar Doğu Anadolu illerinin kurtuluşu için bölgesel bir kongre olarak toplanmış olsa da bağımsızlık ve egemenlik konularında ulusal nitelikli kararlar almıştır. Ancak kongredeki bazı kurumsal düzenlemeler, toplanış amacına uygun olarak yerel bir kapsamda tutulmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Erzurum Kongresi'nin "bölgesel" nitelik taşıyan özelliklerinden biri olarak kabul edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğu Anadolu’daki yararlı cemiyetlerin tek bir çatı altında birleştirilmesi

Cevap

Doğu Anadolu’daki yararlı cemiyetlerin tek bir çatı altında birleştirilmesi
Erzurum Kongresi'nde cemiyetlerin birleştirilmesi kararı sadece bölge bazlı kalmış ve 'Doğu Anadolu (Şark-i Anadolu) Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' kurulmuştur. Bu durum kongrenin toplanışındaki ve kurumsal yapısındaki bölgesel karakteri doğrudan yansıtmaktadır. Diğer seçeneklerdeki kararlar ise vatanın tamamını ilgilendiren bağımsızlık ilkeleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Erzurum Kongresi'nin toplanış ve karar niteliklerini analiz et.
Kongre toplanış bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ulusaldır.
Milli Mücadele'nin temelleri atılırken bölgesel cemiyetlerin desteğiyle toplanmıştır.
2
Kurumsal yapıların kapsamını değerlendir.
Erzurum'da sadece 'Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' kurulmuştur.
Tüm cemiyetlerin birleşmesi (Anadolu ve Rumeli) henüz bu aşamada değil, Sivas Kongresi'nde gerçekleşecektir.

Anahtar Kavram

Erzurum Kongresi'nin Bölgesel vs. Ulusal Ayrımı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 147Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi’nde Batı Anadolu’daki Yunan işgaline karşı direnişi teşkilatlandırmak amacıyla 19191919 yılında düzenlenen Balıkesir ve Alaşehir kongrelerini, Erzurum ve Sivas kongrelerinden ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mustafa Kemal Paşa’nın katılımı ve başkanlığı olmadan toplanmış olmaları

Cevap

Doğru yanıt, bu kongrelerin Mustafa Kemal Paşa’nın katılımı ve başkanlığı olmadan toplanmış olmasıdır.
Doğru yanıt, Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin Mustafa Kemal Paşa’nın katılımı ve başkanlığı olmadan toplanmış olmasıdır. Mustafa Kemal Milli Mücadele süresince Erzurum, Sivas, Pozantı ve Afyon kongrelerine katılmıştır ancak Batı Anadolu'daki Balıkesir ve Alaşehir kongreleri yerel inisiyatiflerle (Hacim Muhittin Bey gibi isimlerin önderliğinde) toplanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin düzenlenme amacını ve katılımını analiz etme
Bu kongreler Batı Anadolu'daki Yunan işgaline karşı yerel direniş odaklıdır.
Kongrelerin kim tarafından toplandığını belirlemek farkı ortaya çıkarır.
2
Mustafa Kemal Paşa'nın katıldığı kongrelerle kıyaslama yapma
Mustafa Kemal Erzurum ve Sivas kongrelerine katılmış ve başkanlık yapmıştır.
Liderlik ve temsil gücü açısından temel ayrımı görmek gereklidir.
3
Kongrelerin kapsamını değerlendirme
Balıkesir ve Alaşehir kongreleri bölgesel nitelikli, Erzurum (kararları itibarıyla) ve Sivas ise ulusaldır.
Toplanış amacı ve sonuçlarını netleştirmek için kapsam analizi önemlidir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongreleri ve Mustafa Kemal'in Rolü

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in hangi kongrelere katıldığını hatırlayın.
2
Balıkesir ve Alaşehir kongreleri Batı Anadolu'daki yerel halk ve askerlerce organize edilmiştir.
3
Mustafa Kemal'in Milli Mücadele sürecinde katıldığı 4 kongre vardır: Erzurum, Sivas, Afyon ve Pozantı. Balıkesir bu listede yoktur.

Daha Fazla Pratik

Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin Batı Cephesi'nin kurulmasındaki rolünü inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 148Soru

Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen Misak-ı Millî beyannamesinde yer alan; "Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın da aynı haklardan yararlanmaları şartıyla tarafımızdan kabul edilecek ve sağlanacaktır." maddesiyle aşağıdakilerden hangisi doğrudan amaçlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası ilişkilerde mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesini hayata geçirmek

Cevap

Azınlık haklarını dışarıdaki Müslüman halkın haklarıyla ilişkilendiren madde, uluslararası ilişkilerde karşılıklılık (mütekabiliyet) ilkesini amaçlamaktadır.
Doğru cevap olan ifade, azınlık haklarının komşu ülkelerdeki Müslüman halkın hakları ile sınırlandırılmasını, devletlerarası hukukta eşitliği sağlayan mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesiyle açıklar. Bu madde ile Türkiye, kendi topraklarındaki azınlıklara ancak dışarıdaki soydaşlarına verilen haklar kadar hak tanıyacağını ilan ederek diplomatik bir koz kullanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Misak-ı Millî'nin azınlıklar maddesi analiz edilir.
Maddenin, azınlık haklarını "şartlı" olarak kabul ettiği görülür.
Milli Mücadele'nin dış politikadaki denge arayışını anlamak için gereklidir.
2
Sunulan şartın (komşu ülkelerdeki Müslüman hakları) anlamı incelenir.
Bu durumun bir hak takası veya eşitlik arayışı olduğu saptanır.
Dış Türklerin ve Müslümanların haklarını koruma amacı güdülmektedir.
3
Elde edilen veriler siyasi terimlerle eşleştirilir.
Bu durumun uluslararası hukukta 'mütekabiliyet' (karşılıklılık) anlamına geldiği sonucuna varılır.
Doğru kavrama ulaşmak için terminolojik eşleştirme yapılır.

Anahtar Kavram

Misak-ı Millî'de Mütekabiliyet İlkesi

Daha Fazla Pratik

Misak-ı Millî'nin diğer maddeleri (Boğazlar, Borçlar, Kapitülasyonlar) ve bu kararların ardından İstanbul'un resmi işgal süreci gözden geçirilmelidir.
Tahmini Süre:50s
Soru 149Soru

Sivas Kongresi’nden sonra Anadolu ile bağlantısı kopan Damat Ferit Paşa Hükümeti’nin istifa etmesi üzerine kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti, Temsil Heyeti ile uzlaşmak amacıyla Bahriye Nazırı Salih Paşa’yı Amasya’ya göndermiştir. 20-22 Ekim 1919 tarihlerinde yapılan Amasya Görüşmeleri sırasında; Mebusan Meclisi’nin İstanbul dışında güvenli bir yerde toplanması kararlaştırılmış, ancak Salih Paşa bu kararın hükümet tarafından onaylanmaması durumunda şahsen istifa edeceğini taahhüt etmiştir.

Bu bilgiler ve sürecin tarihsel sonuçları dikkate alındığında, Amasya Görüşmeleri’nin Millî Mücadele tarihindeki en temel önemi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Hükümeti'nin, Temsil Heyeti'nin ve Anadolu’daki direniş hareketinin varlığını hukuken ve resmen tanıması

Cevap

İstanbul Hükümeti'nin, Temsil Heyeti'nin ve Anadolu’daki direniş hareketinin varlığını hukuken ve resmen tanıması
Amasya Görüşmeleri'nin en kritik siyasi sonucu, İstanbul Hükümeti'nin bir bakan düzeyinde Temsil Heyeti ile resmi müzakereler yürütmesidir. Bu durum, Anadolu'daki direniş hareketinin ve onu temsil eden kurulun İstanbul tarafından resmen ve hukuken bir taraf olarak kabul edildiği anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin siyasi dengelerini analiz etme
Damat Ferit Paşa'nın istifası sonrası kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti, Anadolu hareketiyle temas kurmak zorunda kalmıştır.
Sivas Kongresi sonrası Anadolu'nun İstanbul ile idari bağı kesilmiş, bu durum hükümet değişikliğine yol açmıştır.
2
Görüşmelerin taraflarını ve meşruiyetini değerlendirme
Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Mustafa Kemal Paşa başkanlığındaki Temsil Heyeti'nin bir araya gelmesi, 'hukuki tanınma' sonucunu doğurur.
Bir devlet otoritesinin, bir kurulla resmi müzakereye oturması o kurulun varlığını meşru kabul ettiği anlamına gelir.
3
Diğer seçenekleri eleme
Manda reddi ve cemiyet birleşmesi Sivas Kongresi'ne; mücadele yöntemi Amasya Genelgesi'ne aittir. Meclis yeri konusunda ise tam mutabakat sağlanamamıştır.
Kronolojik ve içeriksel olarak farklı dönemlerdeki kararlar distraktör olarak kullanılmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuki Tanınma (Amasya Görüşmeleri)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 150Soru

Mondros Ateşkes Antlaşması’ndan sonra İstanbul, İtilaf Devletleri tarafından fiilen kontrol edilse de, Son Osmanlı Mebusan Meclisi’nde Misak-ı Millî kararlarının kabul edilmesi üzerine 1616 Mart 19201920’de resmen işgal edilmiştir. Bu süreçte İtilaf Devletleri Meclis-i Mebusan’ı dağıtarak milletvekillerini tutuklamış ve Salih Paşa Hükümeti üzerinde istifaya zorlayacak yoğun baskılar kurmuşlardır. İstanbul'un resmen işgal edilerek milli iradenin temsil merkezi olan yasama organının kapatılması, Ankara'da aşağıdakilerden hangisinin gerçekleştirilmesi için hem hukuki hem de siyasi bir meşruiyet zemini oluşturmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük Millet Meclisi'nin açılması

Cevap

Büyük Millet Meclisi'nin açılması
İstanbul'un resmen işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi'nin kapatılması, Osmanlı devlet mekanizmasının işlevsiz kalmasına yol açmıştır. Bu durum, Ankara'da milli iradeyi temsil edecek olan Büyük Millet Meclisi'nin açılması için gereken hem hukuki gerekçeyi hem de siyasi meşruiyeti sağlamış; Milli Mücadele'nin merkezi bir yönetim altına girmesini hızlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un resmi işgalinin sonuçlarını analiz etme
Meclis-i Mebusan'ın dağıtılmasıyla milli iradenin temsil edileceği bir merkez kalmamıştır.
İşgalin doğrudan etkisini belirlemek için yasama organının durumuna bakılmalıdır.
2
Ankara'daki tepkiyi ve ihtiyacı değerlendirme
Halkın iradesini yansıtan yeni bir meclisin açılması zorunlu hale gelmiştir.
Meclisin kapatılması, Mustafa Kemal'e Ankara'da milli egemenliği esas alan bir meclis toplama hakkı ve meşruiyeti vermiştir.

Anahtar Kavram

İstanbul'un resmi işgalinin milli egemenlik yolundaki hızlandırıcı etkisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 151Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi’nde düzenlenen yerel kongreler, bölgesel direnişin örgütlenmesinde ve Batı ile Güney cephelerinin oluşumunda kritik roller üstlenmişlerdir. Bu kongrelerin yürütücüleri ve aldıkları kararlarla ilgili aşağıda verilen eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri – Saltanat ve hilafet makamının otoritesini reddederek doğrudan 'ulusal egemenlik' ve 'cumhuriyet' rejimini benimsemeleri

Cevap

Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri’nin saltanat makamını reddederek cumhuriyet rejimini benimsediği bilgisi yanlıştır; bu kongreler gelenekçi bir tutumla padişaha bağlılıklarını teyit etmişlerdir.
Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri, Batı Anadolu'daki Yunan işgaline karşı bölgesel bir direniş ve seferberlik başlatmış olsalar da, siyasi meşruiyetlerini Osmanlı padişahına ve hilafet makamına bağlılıklarını bildirerek sürdürmüşlerdir. Bu kongrelerde 'ulusal egemenlik' veya 'cumhuriyet' rejimine geçiş gibi bir gündem bulunmamaktadır. Aksine, padişahın otoritesini tanıdıklarını açıkça beyan etmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Kongrelerin siyasi niteliğini analiz etme
Balıkesir ve Alaşehir Kongreleri bölgesel kurtuluşu amaçlamış ancak İstanbul Hükümeti ve padişahla doğrudan çatışmaya girmemiştir.
Yerel kongrelerin çoğunluğu meşruiyetini saltanat makamına bağlılık bildirerek korumaya çalışmıştır.
2
Nazilli ve Pozantı gibi diğer kongrelerin özelliklerini doğrulama
Nazilli'de Celal Bayar'ın, Pozantı'da Mustafa Kemal'in rolleri tarihsel gerçeklerle örtüşmektedir.
Nazilli Kongresi Batı Cephesi'ni, Pozantı Kongresi ise Güney Cephesi'ni organize etmiştir.
3
Yanlış olan seçeneği belirleme
Saltanatın reddedildiği ve cumhuriyetin hedeflendiği ifadesi yerel kongrelerin karakterine aykırıdır.
Ulusal egemenlik ilkesi Erzurum ve Sivas süreçleriyle olgunlaşmış, yerel kongrelerde ise padişaha sadakat vurgulanmıştır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongrelerin Karakteri ve Siyasi Tutumu

İpuçları

1
Batı Anadolu'daki yerel kongrelerin (Balıkesir-Alaşehir) başkanlığını yapan ismi ve siyasi meşruiyetlerini nereden aldıklarını hatırlayın.
2
Erzurum ve Sivas kongreleri 'ulusal' iken, bu kongrelerin 'bölgesel' olduğunu ve saltanata bağlılık bildirdiklerini unutmayın.
3
Alaşehir Kongresi'nin 'İtilaf Devletlerinden yardım isteme' gibi diğer kongrelerden ayrılan ilginç bir kararı olduğunu hatırlayın; ancak cumhuriyet fikri buralarda henüz yoktur.

Daha Fazla Pratik

Erzurum ve Sivas kongreleri ile Balıkesir-Alaşehir kongrelerini toplanış amacı, katılım ve alınan kararların kapsamı açısından bir tablo üzerinde karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 152Soru

Mustafa Kemal Paşa, 2828 Mayıs 19191919 tarihinde yayımladığı Havza Genelgesi'nde; işgallere karşı protesto mitingleri düzenlenmesini ve büyük devletlerin temsilciliklerine uyarı telgrafları çekilmesini isterken, bu faaliyetler sırasında azınlıklara yönelik saldırı ve düşmanlıklardan kesinlikle kaçınılması gerektiğini belirtmiştir.

Mustafa Kemal Paşa'nın genelgeye bu maddeyi eklemesindeki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesinin işgal gerekçesi yapılmasını önlemek

Cevap

Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesinin işgal gerekçesi yapılmasını önlemek
Havza Genelgesi'nde halkın miting yapması istenirken azınlıklara saldırılmaması uyarısının yapılmasının temel sebebi, Mondros Ateşkes Antlaşması'nın en tehlikeli maddesi olan 7.7. maddeye işlerlik kazandırmamaktır. Bu maddeye göre, İtilaf Devletleri güvenliklerini tehdit edecek bir karışıklık çıkması halinde istedikleri stratejik bir noktayı işgal edebileceklerdi. Mustafa Kemal Paşa, azınlıklara yapılacak herhangi bir müdahaleyi İtilaf Devletleri'nin bu maddeyi kullanarak yeni işgaller başlatması için bahane olarak görmüş ve bunu engellemek istemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Havza Genelgesi'nin azınlıklarla ilgili maddesini analiz etmek
Mitinglerde azınlıklara kötü muamele yapılmaması uyarısı belirlendi.
Genelgenin stratejik amacını anlamak için bu uyarının diplomatik arka planına bakılmalıdır.
2
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7.7. maddesi ile ilişki kurmak
7.7. madde, herhangi bir karışıklık durumunda İtilaf Devletleri'ne stratejik noktaları işgal yetkisi veriyordu.
İşgallere yasal bir zemin hazırlayan tek madde budur; azınlıklara yapılacak saldırılar bu maddeyi tetikleyebilirdi.
3
Sonuca ulaşmak
Uyarı, İtilaf Devletleri'nin elindeki işgal bahanesini almayı amaçlar.
Milli direniş başlatılırken haklı durumdayken haksız duruma düşmemek ve yeni işgallere kapı aralamamak asıl hedeftir.

Anahtar Kavram

Havza Genelgesi ve Mondros'un 7.7. Maddesi İlişkisi
Tahmini Süre:1m 5s
Soru 153Soru

Sivas Kongresi'nin toplanmasını engellemek amacıyla İstanbul Hükümeti tarafından görevlendirilen Elazığ Valisi Ali Galip'in girişimlerinin sonuçsuz kalması ve kongrenin planlanan tarihte toplanabilmesi, Milli Mücadele süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Mücadele hareketinin engelleme çabalarına rağmen halk nezdinde güç ve kararlılık kazandığının

Cevap

Milli Mücadele hareketinin engelleme çabalarına rağmen halk nezdinde güç ve kararlılık kazandığının
Milli Mücadele'nin kararlılığını vurgulayan seçenek doğrudur; çünkü İstanbul Hükümeti'nin kongreyi dağıtmak için valiler ve yabancı subaylarla iş birliği yaparak kurguladığı Ali Galip planının başarısız olması, Anadolu'daki direniş ruhunun artık bastırılamayacak bir düzeye ulaştığını ve halkın bu kongreye sahip çıktığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın mahiyetini analiz etme
Ali Galip Olayı, İstanbul Hükümeti'nin Sivas Kongresi'ni sabote etme girişimidir.
Soruda verilen engelleme çabasının kim tarafından ve ne amaçla yapıldığını anlamak gerekir.
2
Sonucu değerlendirme
Vali Ali Galip'in emrindeki birliklerle kongreyi basamaması ve Mustafa Kemal'i tutuklayamaması.
Girişimin başarısızlığı, karşı taraftaki iradenin (Milli Mücadele yanlıları) daha baskın olduğunu gösterir.
3
Yorumlama ve çıkarım yapma
Hareketin engellenememesi, halkın ve yerel yöneticilerin İstanbul'dan ziyade Ankara (Temsil Heyeti) odağına yöneldiğini kanıtlar.
Bir siyasi hareket baskılara rağmen amacına ulaşıyorsa, bu durum o hareketin meşruiyetinin ve toplumsal desteğinin yüksek olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Sivas Kongresi Öncesi Engellemeler ve Milli Güç

İpuçları

1
Ali Galip'in kimin emriyle ve hangi amaçla hareket ettiğini hatırlayın.
2
Bir girişimin başarısız olması ve planlanan olayın gerçekleşmesi, o olayı savunan tarafın gücü hakkında ne söyler?
3
İstanbul Hükümeti'nin Anadolu üzerindeki otoritesinin sarsılması ile halkın Milli Mücadele'ye desteğini bir arada düşünün.

Daha Fazla Pratik

Bu olaydan sonra Damat Ferit Paşa hükümetinin istifa etmesiyle Temsil Heyeti'nin kazandığı ilk siyasi başarıyı araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 154Soru

Mustafa Kemal Paşa, Samsun'a çıktıktan sonra İstanbul Hükümeti'ne sunduğu Samsun Raporu'nda; sadece Karadeniz'deki olaylara değinmekle kalmamış, aynı zamanda İzmir'in Yunanlılar tarafından işgalinin haksız olduğunu ve bu durumun milletçe asla kabul edilemeyeceğini de açıkça belirtmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın, müfettişlik görev sahası dışında kalan bir gelişmeye bu raporda yer vermiş olması aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurtuluş hareketinin bölgesellikten çıkarılarak ulusal bir zemine oturtulmaya çalışıldığının

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'nın görev sahası dışındaki İzmir'in işgaline değinmesi, kurtuluş hareketinin bölgesellikten çıkarılarak ulusal bir zemine oturtulmaya çalışıldığını gösterir.
Doğru yanıt olan seçenek, Mustafa Kemal'in vizyonunu açıklar. 9. Ordu Müfettişi olarak yetki sahası Karadeniz ve çevresiyle sınırlı olan Mustafa Kemal'in, raporunda ülkenin diğer ucundaki İzmir'in işgaline yer vermesi, onun zihnindeki mücadelenin sadece Karadeniz'i kurtarmakla sınırlı olmadığını, tüm vatanın bağımsızlığını hedefleyen ulusal bir hareket olduğunu kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal'in resmi görevini analiz etme.
Mustafa Kemal, 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun ve çevresinde asayişi sağlamakla görevlendirilmişti.
Soruda belirtilen görev sahası vurgusunu anlamak için resmi yetki sınırlarını bilmek gerekir.
2
Samsun Raporu'nun içeriğindeki İzmir vurgusunu değerlendirme.
Raporda Karadeniz'deki Rum faaliyetlerinin yanı sıra, Batı Anadolu'daki İzmir'in işgalinin haksızlığına vurgu yapılmıştır.
Bu durum, Mustafa Kemal'in yerel bir sorundan ziyade memleketin genelini ilgilendiren bir meseleyi önceliklendirdiğini gösterir.
3
Milli Mücadele'nin karakterini belirleme.
Bölgesel yetkisine rağmen ulusal bir tavır sergilemesi, mücadelenin 'ulusal bağımsızlık' ve 'topyekun kurtuluş' hedefiyle başladığının kanıtıdır.
Samsun Raporu, Milli Mücadele'nin ilk belgesi olarak yerellikten ulusallığa geçişin işaretidir.

Anahtar Kavram

Samsun Raporu'nun Ulusal Niteliği

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in Samsun'daki görev sahası ile İzmir arasındaki mesafeyi düşünün.
2
Resmi bir görevli neden yetki alanı dışındaki bir işgalden bahseder?
3
Bu durum, Mustafa Kemal'in kafasındaki kurtuluş planının sınırlarının bölgesel mi yoksa tüm vatanı mı kapsadığını gösterir?

Daha Fazla Pratik

Samsun Raporu'ndan sonra yayımlanan Havza Genelgesi'nin de ulusal bilinci uyandırmadaki rolünü inceleyin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 155Soru

Sivas Kongresi sonrasında Damat Ferit Paşa Hükûmeti'nin istifa etmesi üzerine kurulan Ali Rıza Paşa Hükûmeti, Anadolu'daki Milli Mücadele hareketi ile uzlaşma zemini arayışına girmiştir. Bu doğrultuda İstanbul Hükûmeti'ni temsilen Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa Amasya'da bir araya gelerek bir protokol imzalamışlardır.

Bu gelişme ile İstanbul Hükûmeti'nin Temsil Heyeti ile resmi bir görüşme yapması, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Hükûmeti'nin, Temsil Heyeti'ni ve Milli Mücadele hareketini hukuken tanıdığının

Cevap

İstanbul Hükûmeti'nin, Temsil Heyeti'ni ve Milli Mücadele hareketini hukuken tanıdığının
İstanbul Hükûmeti'nin bir bakanı (Salih Paşa) vasıtasıyla Temsil Heyeti ile resmi bir görüşme gerçekleştirmesi, Temsil Heyeti'nin varlığının İstanbul Hükûmeti tarafından resmen ve hukuken tanındığı anlamına gelir. Bu olay, Milli Mücadele'nin diplomatik başarısıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarafların kimliğini analiz etme
Görüşmeye İstanbul Hükûmeti (Salih Paşa) ve Temsil Heyeti (Mustafa Kemal) katılmıştır.
Resmi temsilcilerin katılımı, kurumsal bir tanınmanın ön şartıdır.
2
Görüşmenin niteliğini değerlendirme
İstanbul Hükûmeti, daha önce 'asi' olarak gördüğü bir oluşumla masaya oturmuştur.
Resmi bir masada muhatap alınmak, o yapının varlığını resmen kabul etmek anlamına gelir.
3
Siyasi ve hukuki sonucu belirleme
Temsil Heyeti'nin hukuki varlığı ilk kez İstanbul tarafından tescillenmiştir.
Temsil Heyeti bu görüşme ile siyasi bir güç olarak meşruiyet kazanmıştır.

Anahtar Kavram

Hukuki Tanınma

İpuçları

1
İki resmi kurumun masaya oturması birbirlerinin varlığını kabul ettikleri anlamına gelir.
2
Bu görüşmeye kadar İstanbul Hükûmeti, Milli Mücadele yanlılarını yasa dışı bir hareket olarak görüyordu.
3
Görüşmenin en önemli sonucu, Temsil Heyeti'nin artık görmezden gelinemeyecek siyasi bir güç olduğunun tescilidir.

Daha Fazla Pratik

Temsil Heyeti'nin Amasya Görüşmeleri'nden sonra Ankara'ya taşınmasının stratejik nedenlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 156Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi'nde yerel direnişi örgütlemek ve işgallere karşı bölgesel savunma stratejileri geliştirmek amacıyla Anadolu ve Trakya'nın çeşitli yerlerinde kongreler düzenlenmiştir.

Bu kongreler ve bu kongrelerde öne çıkan özellikler ile ilgili aşağıda yapılan eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edirne Kongresi — Doğu Anadolu'daki Ermeni iddialarına karşı Erzurum Kongresi kararlarını uygulamaya koyması

Cevap

Edirne Kongresi'nin Doğu Anadolu'daki Ermeni iddialarına karşı toplandığı bilgisi yanlıştır; bu kongre Trakya bölgesindeki Yunan tehdidine karşı düzenlenmiştir.
Edirne Kongresi, Trakya-Paşaeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından bölgenin Yunanistan'a verilmesini önlemek amacıyla düzenlenmiştir. Doğu Anadolu ve Ermeni tehlikesiyle ilgili kongreler ise Erzurum ve Kars (Kars İslam Şurası) gibi bölgelerde toplanmıştır. Dolayısıyla Edirne Kongresi'nin Doğu Anadolu ile ilişkilendirilmesi hatalı bir bilgidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kongrelerin coğrafi konumlarını ve temel amaçlarını analiz et.
Trakya'daki (Edirne, Lüleburgaz), Batı Anadolu'daki (Nazilli, Afyon) ve Güney'deki (Pozantı) kongrelerin bölgesel savunma amaçlı olduğu görülür.
Milli Mücadele'de yerel kongreler, kendi bölgelerindeki spesifik işgal tehditlerine karşı (Yunan, Fransız, Ermeni vb.) toplanmıştır.
2
Eşleştirmelerdeki 'kişi-kongre' ve 'olay-kongre' bağlarını doğrula.
Pozantı ve Afyon'a Mustafa Kemal'in katıldığı, Nazilli'de Celal Bayar'ın (Galip Hoca) bulunduğu bilgilerinin tarihsel gerçekliği teyit edilir.
Bu detaylar KPSS sınavlarında sıklıkla sorulan ayırt edici bilgilerdir.
3
Edirne Kongresi'nin amacını ve bölgesini kontrol et.
Edirne, Trakya bölgesindedir ve rakibi Yunanistan'dır. Doğu Anadolu ve Ermeni meselesi ile ilgisi yoktur.
Hatalı seçeneği belirlemek için coğrafi ve siyasi bağlamın uyuşmazlığı saptanır.

Anahtar Kavram

Yerel Kongrelerin Bölgesel Nitelikleri ve Önemli Şahsiyetler

İpuçları

1
Kongrelerin düzenlendiği şehirlerin coğrafi konumlarına dikkat edin.
2
Mustafa Kemal'in katıldığı yerel kongreleri (Afyon ve Pozantı) hatırlayın.
3
Trakya bölgesinin temel rakibinin Yunanistan olduğunu, Ermeni meselesinin ise Doğu Anadolu'ya özgü olduğunu düşünün.

Daha Fazla Pratik

Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin saltanat makamına karşı tutumlarını ve Sivas Kongresi ile olan ilişkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 157Soru

Mustafa Kemal Paşa, 28 Mayıs 1919'da yayımladığı Havza Genelgesi'nde; halkın mitinglerle işgalleri protesto etmesini istemenin yanı sıra, askeri ve mülki amirlerden büyük devletlerin temsilciliklerine ve İstanbul Hükümeti'ne de işgalleri kınayan etkili protesto telgrafları çekilmesini talep etmiştir.

Havza Genelgesi'nde yer alan bu diplomatik ve kurumsal hamle ile ulaşılmak istenen temel sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli direnişi diplomatik bir zemine taşıyarak hareketin kişisellikten çıkıp kolektif bir iradeye dayandığını göstermek

Cevap

Milli direnişi diplomatik bir zemine taşıyarak hareketin kişisellikten çıkıp kolektif bir iradeye dayandığını göstermek
Havza Genelgesi, Milli Mücadele'nin bireysel bir girişimden ziyade kurumsal ve toplumsal bir harekete dönüştüğü ilk resmi belgedir. Mülki ve askeri amirlere (resmi makamlar) görev verilmesi, protestoların telgraflarla dış dünyaya ve merkeze iletilmesi; direnişin 'haklılığını' ve 'kolektif' bir iradeye dayandığını kanıtlayarak harekete meşruiyet kazandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Havza Genelgesi'nin içeriğini analiz etme
Genelge halkı mitinglere çağırırken, askeri/mülki erkandan da telgraf çekmelerini istemiştir.
Milli Mücadele'nin ilk aşamasında sadece halkın değil, mevcut idari yapının da tepki vermesi sağlanmak istenmiştir.
2
Telgrafların muhataplarını değerlendirme
Muhataplar; İtilaf Devletleri (uluslararası kamuoyu) ve İstanbul Hükümeti'dir (merkezi otorite).
İşgalin kabul edilmediğini hem işgalciye hem de işgale sessiz kalana resmi ve kitlesel yollarla bildirmek gerekir.
3
Stratejik amacı belirleme
Hareketin 'meşruiyet' ve 'topyekûn' karakter kazanması hedeflenmiştir.
Sadece bir komutanın emri değil, mülki amirlerin ve halkın ortak sesi olarak yansıyan tepki, uluslararası alanda daha güçlü bir hukuki ve siyasi meşruiyet sağlar.

Anahtar Kavram

Havza Genelgesi'nin Milli Mücadele'deki diplomatik ve kurumsal rolü

İpuçları

1
Mustafa Kemal bu dönemde halen 9. Ordu Müfettişi sıfatını taşımaktadır.
2
Telgrafların hem ordu komutanlarından hem de valilerden istenmesi, sivil-asker iş birliğini simgeler.
3
Bir hareketin uluslararası alanda ciddiye alınması için sadece mitingler yetmez, diplomatik bildirimler de gerekir.

Daha Fazla Pratik

Amasya Genelgesi'nin Havza'dan farkı olarak 'ihtilal' niteliği taşıyan maddelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 158Soru

Batı Anadolu'da Yunan işgaline karşı halkı örgütlemek amacıyla toplanan Balıkesir ve Alaşehir kongreleri; bölgesel seferberlik ilan edilmesi ve Batı Cephesi'nin temellerinin atılmasında kritik rol oynamıştır. Bu kongreler, Milli Mücadele'yi desteklemekle birlikte Sivas Kongresi'nin aksine saltanat ve hilafet makamına bağlılıklarını bildirmişlerdir.

Sözü edilen bu kongrelerin toplanmasına öncülük eden ve başkanlık görevini üstlenen kişi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hacim Muhittin Çarıklı

Cevap

Balıkesir ve Alaşehir kongrelerine başkanlık eden isim Hacim Muhittin Çarıklı'dır.
Hacim Muhittin Çarıklı, Milli Mücadele'nin hazırlık döneminde Batı Anadolu'daki direnişi organize eden temel figürdür. Hem Balıkesir hem de Alaşehir kongrelerine başkanlık yaparak bölgedeki Kuva-yı Milliye birliklerinin sevk ve idaresini, seferberlik kararlarını ve Batı Cephesi'nin kuruluş süreçlerini yönetmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar bilgileri (Balıkesir/Alaşehir kongreleri, saltanata bağlılık, Batı Cephesi) analiz edin.
Bu özellikler, Milli Mücadele'nin ilk aşamasında Batı Anadolu'da toplanan ve yerel nitelik taşıyan kongreleri işaret etmektedir.
Kongrelerin kimliğini ve siyasi çizgisini anlamak, liderini doğru teşhis etmek için gereklidir.
2
Bu kongrelerin yürütme kurulunda yer alan ve başkanlık yapan şahsiyeti seçeneklerle eşleştirin.
Hacim Muhittin Çarıklı'nın her iki kongrenin de sevk ve idaresinden sorumlu olduğu bilgisine ulaşılır.
Hacim Muhittin Bey, Balıkesir ve Alaşehir kongrelerinin en yetkili ismidir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Bölgesel Kongreler ve Liderleri
Soru 159Soru

Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Misak-ı Milli kararlarını ilan etmesi üzerine İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmiş; bu süreçte Salih Paşa Hükümeti'nin istifaya zorlanması ve Meclis'in kapatılması gibi kritik gelişmeler yaşanmıştır. İstanbul'un fiilen işgal altında olduğu Mondros sonrası dönemden farklı olarak gerçekleştirilen bu 'resmi' işgalin, Milli Mücadele'nin Ankara'daki örgütlenme süreci üzerindeki en stratejik etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara'da olağanüstü yetkilere sahip yeni bir meclisin açılması için hukuki ve siyasi meşruiyet zemini oluşturması

Cevap

İstanbul'un resmen işgali ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması, Ankara'da yeni bir meclisin açılması için gerekli olan 'meşruiyet' zeminini sağlamıştır.
İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal edip halkın iradesini yansıtan Meclis-i Mebusan'ı kapatması, Milli Mücadele liderlerine 'millet iradesini koruma' gerekçesiyle Ankara'da yeni ve tam yetkili bir meclis (TBMM) açma hakkı ve meşruiyeti vermiştir. Bu durum, Ankara'daki hareketin halk nezdindeki haklılığını güçlendirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İşgalin niteliğini analiz etme
16 Mart 1920 işgali, Mondros sonrası başlayan fiili işgallerden farklı olarak Osmanlı'nın yönetim merkezini ve parlamentosunu doğrudan hedef alan 'resmi' bir müdahaledir.
İtilaf Devletleri, Misak-ı Milli'nin kabulünü cezalandırmak ve milli hareketi durdurmak istemiştir.
2
İstanbul'daki otorite boşluğunu değerlendirme
Mebusan Meclisi'nin kapatılması ve Salih Paşa Hükümeti'nin etkisizleşmesi, halkın iradesini temsil edecek bir kurumun kalmamasına neden olmuştur.
Milli iradenin kesintiye uğraması, yeni bir meclis açılmasının demokratik ve hukuki gerekçesini oluşturur.
3
Ankara'nın stratejik hamlesini belirleme
Mustafa Kemal, bu otorite boşluğunu kullanarak 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' ilkesi gereği TBMM'nin açılış sürecini başlatmıştır.
İstanbul'un devre dışı kalması, Ankara'nın tek meşru merkez haline gelmesini sağlamıştır.

Anahtar Kavram

İstanbul'un resmi işgalinin TBMM'nin açılışına meşruiyet kazandırması

Alternatif Yöntem

Olayları kronolojik bir süzgeçten geçirerek, 1920 Mart ayından sonra gerçekleşen tek seçeneğin Ankara'daki meclis hazırlıkları olduğunu fark ederek de doğru cevaba ulaşılabilir.
Tahmini Süre:55s
Soru 160Soru

Sivas Kongresi'nin ardından Temsil Heyeti, 27 Aralık 1919 tarihinde Ankara'ya gelerek burayı Milli Mücadele'nin merkezi olarak seçmiştir.

Ankara'nın Milli Mücadele'nin merkezi olarak belirlenmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Mücadele sürecindeki ilk kongrelerin (Erzurum ve Sivas) Ankara'da toplanmış olması

Cevap

Milli Mücadele sürecindeki ilk kongrelerin (Erzurum ve Sivas) Ankara'da toplanmış olması ifadesi yanlıştır; çünkü Erzurum Kongresi Erzurum'da, Sivas Kongresi ise Sivas'ta gerçekleştirilmiştir.
Ankara'nın merkez seçilmesinde Batı Cephesi'ne yakınlık, güvenli bölge olması, 20. Kolordu'nun varlığı, ulaşım ve haberleşme imkanları ile İstanbul'daki gelişmeleri takip etme kolaylığı etkili olmuştur. Ancak Erzurum ve Sivas Kongreleri Ankara'da değil, Erzurum ve Sivas illerinde yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Ankara'nın Milli Mücadele merkezi olarak seçilme nedenlerini (coğrafi, lojistik ve siyasi) analiz etme.
Ankara'nın Batı Cephesi'ne yakınlığı, ulaşım (demiryolu) ve haberleşme (telgraf) ağlarına sahip olması temel nedenlerdir.
Şehrin neden seçildiğini belirleyen faktörleri hatırlamak gerekir.
2
Kongrelerin toplandığı şehirlerin kronolojisini ve konumlarını kontrol etme.
Erzurum Kongresi Erzurum'da, Sivas Kongresi Sivas'ta yapılmıştır; Ankara'da hazırlık döneminde bir kongre toplanmamıştır.
Seçeneklerdeki tarihsel gerçeğe aykırı bilgiyi tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Ankara'ya Gelişi ve Ankara'nın Merkez Seçilme Nedenleri
ÖncekiSayfa 8 / 29Sonraki
Milli Mücadele Hazırlık Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 8 | Examkin