Milli Mücadele Hazırlık Dönemi

563 soru

Soru 161Soru

Amasya Genelgesi'nde yer alan "Vatanın bütünlüğü, milletin bağımsızlığı tehlikededir." ve "İstanbul Hükümeti üzerine düşen görevi yerine getirememektedir." maddeleri Milli Mücadele'nin gerekçesini; "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." maddesi ise mücadelenin amaç ve yöntemini belirlemiştir. Bu bilgilere dayanarak Amasya Genelgesi'nin Türk tarihi açısından taşıdığı en temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet rejiminin işaretlerini veren bir ihtilal bildirisi olması

Cevap

Amasya Genelgesi, millet iradesine yaptığı vurguyla saltanat yönetimine karşı bir halk hareketi başlattığı için milli egemenliğe dayalı bir ihtilal bildirisi niteliğindedir.
Amasya Genelgesi, 'milletin azim ve kararı' ifadesiyle ilk kez üstü kapalı da olsa milli egemenlikten bahsetmiş ve İstanbul Hükümeti'nin yetersizliğini vurgulayarak halkı yönetime el koymaya davet etmiştir. Bu özellikleri nedeniyle Türk İnkılabı'nın başlangıcı ve bir 'ihtilal bildirisi' olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Genelgedeki "milletin azim ve kararı" ifadesi analiz edilmelidir.
Bu ifade, gelecekte egemenliğin millete geçeceğinin ve demokratik bir yönetimin kurulacağının ilk işaretidir.
Kurtuluşun yönteminin millete dayandırılması, monarşik yapıya bir başkaldırıdır.
2
Genelgenin İstanbul Hükümeti'ne yönelik tutumu değerlendirilmelidir.
Hükümetin görevini yapamadığının belirtilmesi, mevcut otoritenin meşruiyetinin sorgulandığını gösterir.
Halkın kendi kaderini tayin etmesi çağrısı, genelgeye 'ihtilal' (devrim) karakteri katar.
3
Seçenekler arasında bu siyasi dönüşümü en iyi ifade eden tanım bulunmalıdır.
Genelge, Milli Mücadele'nin yol haritasını çizen temel siyasi belgedir.
Milli egemenlik ve ihtilal vurgusu yapan seçenek, genelgenin tarihsel özünü yansıtır.

Anahtar Kavram

Amasya Genelgesi'nin İhtilal Beyannamesi Niteliği

İpuçları

1
Genelgedeki 'milletin azim ve kararı' ifadesine odaklanın; bu ifade yönetim biçimiyle ilgili ne söylemektedir?
2
Mevcut bir hükümete karşı halkın kendi kararını vermesi çağrısı, siyasi literatürde ne tür bir bildiri olarak adlandırılır?

Daha Fazla Pratik

Amasya Genelgesi'nin bu maddelerinin, ileride hangi Atatürk ilkesiyle doğrudan ilişkili olduğunu araştırınız.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 162Soru

İtilaf Devletleri, 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisi'ni dağıtmış ve bu süreçte baskılara dayanamayan Salih Paşa Hükümeti istifa etmek zorunda kalmıştır.

Bu gelişmelerin Milli Mücadele hareketi açısından sağladığı en önemli yarar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara'da açılacak olan meclisin meşruiyet kazanmasına zemin hazırlaması

Cevap

Ankara'da açılacak olan meclisin meşruiyet kazanmasına zemin hazırlaması
İstanbul'un resmen işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi'nin dağıtılması, milletin iradesini yansıtan bir kurumun kalmamasına yol açmıştır. Bu durum, Ankara'da açılacak olan Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) meşruiyet kazanmasına ve Türk milletinin tek temsilcisi konumuna yükselmesine doğrudan zemin hazırlamıştır. Mustafa Kemal Paşa, bu gelişmeyi kullanarak halkın desteğiyle Ankara'da yeni bir devletin temellerini atma imkanı bulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un resmen işgalinin (16 Mart 1920) ve meclisin kapatılmasının Milli Mücadele üzerindeki siyasi etkileri analiz edilir.
Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kapatılmasıyla Türk halkının meşru temsil merkezi ortadan kalkmıştır.
Vatandaşların temsil edilemediği bir ortamda yeni bir meclisin açılması halk nezdinde haklılık kazanmıştır.
2
Bu durumun Ankara'daki Milli Mücadele yönetimi tarafından nasıl değerlendirildiği saptanır.
Mustafa Kemal, İstanbul'un işgalini Ankara'da yeni bir meclis açmak için bir fırsat ve meşruiyet temeli olarak kullanmıştır.
Eski meclisin dağıtılması, Ankara'daki Büyük Millet Meclisi'nin 'milletin tek gerçek temsilcisi' olarak kabul edilmesini sağlamıştır.

Anahtar Kavram

İstanbul'un İşgali ve TBMM'nin Açılışı Arasındaki Sebep-Sonuç İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 163Soru

Sivas Kongresi’nden sonra Anadolu’daki milli harekete karşı daha ılımlı bir tutum sergileyen Ali Rıza Paşa kabinesi kurulmuştur. Bu süreçte İstanbul Hükümeti adına Bahriye Nazırı Salih Paşa ile Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa arasında 20-22 Ekim 1919 tarihlerinde Amasya Görüşmeleri gerçekleştirilmiştir.

Bu görüşmelerin Milli Mücadele süreci açısından sağladığı en temel kazanım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'nin varlığını resmen ve hukuken tanıması

Cevap

İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'nin varlığını resmen ve hukuken tanıması
İstanbul Hükümeti'nin Bahriye Nazırı aracılığıyla Temsil Heyeti ile resmi bir protokol imzalaması, bu heyetin ve temsil ettiği Anadolu hareketinin siyasi/hukuki varlığının devlet merkezi tarafından ilk kez kabul edilmesi anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarafların analiz edilmesi
Görüşme bir tarafta Osmanlı Devleti'nin resmi hükümeti (İstanbul), diğer tarafta ise halkın direnişini temsil eden Temsil Heyeti arasında gerçekleşmiştir.
Bir devletin resmi makamının bir heyetle masaya oturması, o heyeti muhatap aldığını gösterir.
2
Diplomatik sonucun değerlendirilmesi
İstanbul Hükümeti, Anadolu'da kendisinden bağımsız hareket eden bu yapıyı resmen tanımış oldu.
Bu durum Milli Mücadele hareketine meşruiyet kazandırmıştır.

Anahtar Kavram

Amasya Görüşmeleri'nin Siyasi ve Hukuki Sonuçları

İpuçları

1
Görüşmede iki farklı otorite (İstanbul Hükümeti ve Temsil Heyeti) bir araya gelmiştir.
2
Resmi bir bakanın (Salih Paşa) görüşmeye katılması, karşı tarafı hukuken muhatap aldığını gösterir.
3
Soruda 'en temel kazanım' sorulmaktadır; bu genellikle 'tanınma' veya 'meşruiyet' kavramlarıyla ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Amasya Görüşmeleri'nde alınan kararlardan hangisinin İstanbul Hükümeti tarafından fiilen uygulandığını (Mebusan Meclisi'nin toplanması) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 164Soru

Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan sonra askeri ve sivil yetkililere gönderdiği Havza Genelgesi’nde; İzmir’in işgalinin mitinglerle protesto edilmesini ve İtilaf Devletleri temsilciliklerine telgraflar çekilmesini istemiştir. Bu genelgede ayrıca, yapılacak olan protesto gösterilerinde Hristiyan azınlığa yönelik herhangi bir taşkınlık ve saldırıda bulunulmaması gerektiğini özellikle hatırlatmıştır.

Mustafa Kemal Paşa'nın Havza Genelgesi'ne bu özel uyarıyı eklemesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesinin işgalcilere hukuki bir gerekçe sunmasını önlemek

Cevap

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın 7. maddesinin işgalcilere hukuki bir gerekçe sunmasını önlemek
Havza Genelgesi'nde yer alan azınlıklara kötü davranılmaması uyarısı, tamamen askeri ve siyasi bir stratejidir. Mondros Ateşkes Antlaşması'nın 7. maddesi, İtilaf Devletleri'ne 'güvenlikleri tehlikeye düştüğünde' istedikleri yeri işgal etme yetkisi veriyordu. Eğer mitingler sırasında azınlıklara saldırılırsa, işgalciler bu durumu 'güvenlik sorunu' olarak gösterip tüm Anadolu'yu işgal edebilecekti. Dolayısıyla doğru yanıt, bu maddenin uygulanması için gereken bahaneyi (pretekst) ortadan kaldırmaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Havza Genelgesi'ndeki azınlıklara yönelik uyarıyı analiz etme
Hristiyan halka yönelik saldırılardan kaçınılması talimatı belirlendi.
Mustafa Kemal'in halkın tepkisini örgütlerken neden böyle bir sınırlama getirdiğini anlamak gerekir.
2
Mondros Ateşkes Antlaşması'nın tehlikeli maddelerini hatırlama
7. madde: 'İtilaf Devletleri, güvenliklerini tehdit edecek bir durum ortaya çıkarsa herhangi bir stratejik noktayı işgal edebilecektir.'
İşgalcilerin Anadolu'nun iç kısımlarını işgal etmek için 'karışıklık' bahanesine ihtiyaç duydukları bilinmektedir.
3
Talimat ile madde arasındaki stratejik bağı kurma
Azınlıklara zarar verilmezse karışıklık çıkmayacak ve 7. madde devreye sokulamayacaktır.
Milli bilinci uyandırırken vatanın tamamının işgal edilmesini önleyecek bir önlem alınmıştır.

Anahtar Kavram

Havza Genelgesi ve Mondros 7. Madde İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Havza Genelgesi'nin yayımlanmasından sonra İtilaf Devletleri'nin baskısıyla İstanbul Hükümeti'nin Mustafa Kemal'e verdiği tepkiyi ve geri çağırma sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:55s
Soru 165Soru

Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920'de gizli bir oturumda kabul edilen ve Millî Mücadele'nin siyasi programı olarak nitelendirilen Misak-ı Millî kararları, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde alınan kararların büyük bir kısmını kapsamaktadır. Ancak meclisin o günkü yapısı ve İstanbul'un resmi durumu nedeniyle bazı kararlar bu metne dahil edilmemiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Misak-ı Millî beyannamesinde yer alan konulardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ulusal egemenliğin kayıtsız şartsız gerçekleştirilmesinin hedeflenmesi

Cevap

Ulusal egemenliğin kayıtsız şartsız gerçekleştirilmesinin hedeflenmesi
Ulusal egemenlik kavramı ilk kez Amasya Genelgesi'nde gündeme gelmiş, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde pekiştirilmiştir. Ancak Misak-ı Millî, Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edildiği için sadece dış bağımsızlık ve toprak bütünlüğüne odaklanmış, iç yönetim değişikliği anlamına gelen ulusal egemenlikten bahsedilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Belgenin niteliğini ve onaylayan kurumu analiz etme
Misak-ı Millî, Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilmiştir.
Meclisin yapısı padişaha bağlı olduğu için rejim değişikliği içeren maddeler metne dahil edilemez.
2
Milli Bağımsızlık ve Milli Egemenlik kavramlarını karşılaştırma
Misak-ı Millî tam bağımsızlığa (sınırlar, kapitülasyonlar) odaklanırken, ulusal egemenlik (yönetim biçimi) kapsam dışı bırakılmıştır.
Milli Mücadele'nin bu aşamasında birlik ve beraberliği bozmamak adına saltanat makamına karşı bir ifade kullanılmamıştır.
3
Seçenekleri Misak-ı Millî (KAPSAR) formülü ile kontrol etme
Kapitülasyonlar, Azınlıklar, Boğazlar, Sınırlar, Araplar ve Referandum konuları metinde mevcuttur.
KAPSAR (Kapitülasyonlar, Azınlıklar, Payitaht/Boğazlar, Sınırlar, Araplar, Referandum) şifresi Misak-ı Millî içeriğini hatırlatır.

Anahtar Kavram

Milli Bağımsızlık ve Milli Egemenlik ayrımı

İpuçları

1
Misak-ı Millî'nin bir dış bağımsızlık (milli bağımsızlık) belgesi mi yoksa bir iç yönetim (milli egemenlik) belgesi mi olduğunu düşünün.
2
Belgeyi kabul eden kurumun Osmanlı Mebusan Meclisi olduğunu ve padişaha bağlılık bildirdiğini hatırlayın.
3
Misak-ı Millî'nin içeriğini 'KAPSAR' (Kapitülasyonlar, Azınlıklar, Payitaht, Sınırlar, Araplar, Referandum) kısaltmasıyla kontrol edin.

Daha Fazla Pratik

Misak-ı Millî kararlarının kabul edilmesinin hemen ardından İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal etmesi ve Meclis-i Mebusan'ı dağıtması arasındaki neden-sonuç ilişkisini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 166Soru

Sivas Kongresi’nde vatanın bölünmez bir bütün olduğu vurgulanmış ve ülkenin çeşitli bölgelerinde birbirinden bağımsız faaliyet yürüten tüm milli cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirilmiştir. Kongrede alınan bu karar ile aşağıdakilerden hangisi doğrudan amaçlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli Mücadele’nin tek merkezden yönetimini ve güç birliğini sağlamak

Cevap

Milli Mücadele'nin tek bir merkezden yönetilmesini ve direniş kuvvetlerinin birleştirilmesini sağlamaktır.
Milli cemiyetlerin tek bir isim ve çatı (ARMHC) altında toplanması, Milli Mücadele'nin idari ve askeri koordinasyonunu kolaylaştırmak, bölünmüşlüğü engellemek ve tek merkezden yönetilen disiplinli bir direniş hareketi oluşturmak içindir.

Adım Adım Çözüm

1
Sivas Kongresi kararlarını analiz etme
Bölgesel cemiyetlerin Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti (ARMHC) çatısında toplandığı görüldü.
Cemiyetlerin birleştirilmesi, örgütsel dağınıklığı sona erdirme girişimidir.
2
Kararın stratejik amacını belirleme
Tek elden yönetim ve merkezi koordinasyon.
Kurtuluş Savaşı'nın başarıya ulaşması için güçlerin bölünmüşlüğü yerine tek bir komuta ve siyasi merkez ihtiyacı vardır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele'de Merkeziyetçilik ve Örgütlenme

İpuçları

1
Cemiyetlerin 'birleştirilmesi' kelimesi organizasyonel bir yapıya işaret eder.
2
Dağınık güçlerin tek bir çatı altında toplanması yönetimin kolaylaşmasını sağlar.
3
Milli Mücadele'nin 'tek merkezden' idaresi hedeflenmektedir.

Daha Fazla Pratik

Sivas Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin yürütme yetkisini kullandığı ilk olayı (Ali Fuat Paşa'nın atanması) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 167Soru

Sivas Kongresi sonrasında Temsil Heyeti'nin İstanbul ile her türlü resmi haberleşmeyi kesmesi ve Anadolu üzerindeki otoritesini artırması üzerine Damat Ferit Paşa Hükümeti istifa etmek zorunda kalmıştır. Bu gelişme aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti'ne karşı ilk siyasi başarısını kazandığının

Cevap

Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin düşürülmesi, Temsil Heyeti'nin İstanbul Hükümeti'ne karşı kazandığı ilk siyasi başarıdır.
Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin Milli Mücadele aleyhtarı politikaları ve Sivas Kongresi'ni engelleme çabaları (Ali Galip Olayı gibi) sonuçsuz kalmıştır. Temsil Heyeti'nin kararlı duruşu ve İstanbul ile bağları koparması sonucunda hükümetin düşmesi, Milli Mücadele hareketinin İstanbul Hükümeti karşısında elde ettiği ilk net siyasi zafer olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sivas Kongresi kararları sonrası Temsil Heyeti'nin tutumunu değerlendirmek
Temsil Heyeti, İstanbul ile tüm iletişimi keserek Anadolu'nun tek temsilcisi olduğunu vurgulamıştır.
İstanbul Hükümeti'nin kongreyi engelleme girişimlerine tepki gösterilmesi gerekmektedir.
2
Damat Ferit Paşa Hükümeti'nin istifasının anlamını analiz etmek
Hükümetin istifası, Milli Mücadele hareketinin bir siyasi baskı unsuru haline geldiğini kanıtlar.
Bir hükümetin muhalif bir yapı karşısında çekilmesi o yapının siyasi zaferidir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Siyasi Başarıları

Daha Fazla Pratik

Sivas Kongresi'nden sonra kurulan Ali Rıza Paşa Hükümeti ile yapılan Amasya Görüşmeleri'nin sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 168Soru

Sivas Kongresi’nde, vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığını korumak adına tüm millî cemiyetler "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında birleştirilmiş ve manda-himaye fikri kesin olarak reddedilmiştir. Bu kongrede ayrıca Heyet-i Temsiliye’nin (Temsil Heyeti) yetki alanı tüm vatanı kapsayacak şekilde genişletilmiştir. Bu gelişmelerin yanı sıra Temsil Heyeti, bağımsız bir hükümet gibi hareket ettiğini gösteren kritik bir adım atmıştır.

Buna göre, Sivas Kongresi’nde Temsil Heyeti’nin "yürütme yetkisini" kullandığını ve bir hükümet gibi hareket ettiğini doğrudan kanıtlayan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ali Fuat Paşa’nın Batı Anadolu Umum Kuvayımilliye Komutanlığına atanması

Cevap

Ali Fuat Paşa’nın Batı Anadolu Umum Kuvayımilliye Komutanlığına atanması
Ali Fuat Paşa'nın Batı Anadolu Umum Kuvayımilliye Komutanlığına atanması, Temsil Heyeti'nin bir hükümet gibi hareket ederek ilk kez 'yürütme' yetkisini kullandığının en net göstergesidir. Çünkü atama yetkisi sadece icra/yürütme organlarına (hükümetlere) aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Yürütme yetkisi kavramını analiz etme
Yürütme yetkisi; yasaları uygulama, atama yapma ve idari kararları hayata geçirme gücüdür.
Hükümetlerin en belirgin özelliği, karar almanın ötesinde bu kararları uygulayacak kadroları görevlendirmektir.
2
Seçeneklerdeki idari tasarrufları değerlendirme
Ali Fuat Paşa'nın komutan olarak görevlendirilmesi, fiili bir atama (yürütme) işlemidir.
Bir askeri komutanı göreve getirmek, Temsil Heyeti'nin kendisini yürütme yetkisine sahip bir 'milli hükümet' olarak konumlandırdığını gösterir.

Anahtar Kavram

Temsil Heyeti'nin Yürütme Yetkisi
Soru 169Soru

Amasya Genelgesi’nde yer alan "İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğun gereklerini yerine getirememektedir. Bu durum milletimizi yok olmuş göstermektedir." tespiti ile "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." hükmü birlikte değerlendirildiğinde; direniş hareketinin aşağıdaki hangi siyasi "açmazı" aşmaya çalıştığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Resmi otoritenin işlevsizliği karşısında ortaya çıkan temsil ve meşruiyet sorununu

Cevap

Resmi otoritenin (İstanbul Hükümeti) sorumluluğunu yerine getirememesi sonucu oluşan boşluğun, ulusal iradeye dayalı yeni bir temsil ve meşruiyet anlayışıyla doldurulması hedeflenmiştir.
Amasya Genelgesi, İstanbul Hükümeti'nin işgallere karşı sessiz kalmasını ve sorumluluklarını yerine getirememesini Milli Mücadele'nin temel gerekçesi olarak sunmuştur. Bu 'otorite kaybı' karşısında çözümün 'milletin azim ve kararı' (ulusal irade) olarak gösterilmesi, direnişin hem hukuki bir zemine oturtulmasını hem de temsil yetkisinin artık hükümette değil halkta olduğunu ilan eden bir meşruiyet arayışını simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul Hükümeti hakkındaki tespitin analiz edilmesi
Hükümetin sorumluluğunu yerine getirememesi, milletin 'yok olmuş' gibi algılanmasına yol açan bir 'meşruiyet krizi' olarak tanımlanmıştır.
Mevcut devlet otoritesinin işlevsizliğinin hukuki ve siyasi gerekçesini ortaya koymak için.
2
Milletin azim ve kararı hükmünün incelenmesi
Kurtuluşun kaynağı olarak padişah veya hükümet yerine doğrudan 'milletin iradesi' (kararı) gösterilmiştir.
Geleneksel otoritenin yerine geçecek olan yeni egemenlik kaynağını belirlemek için.
3
İki hükmün sentezlenmesi
Resmi temsilcinin (hükümet) iflası, asıl hak sahibinin (millet) bizzat karar almasını meşrulaştıran bir dönüşüme işaret eder.
Milli Mücadele'nin neden sadece bir ordu hareketi değil, aynı zamanda bir 'halk ihtilali' ve 'temsil davası' olduğunu açıklamak için.

Anahtar Kavram

Amasya Genelgesi'nin ihtilalci ve yeni bir meşruiyet kaynağı inşa edici niteliği

İpuçları

1
İstanbul Hükümeti'nin pasifliği vurgulanarak hangi boşluğun oluştuğunu düşünün.
2
Bir devletin resmi temsilcisi işlevsiz kalırsa, uluslararası ve ulusal düzeyde direnişi kimin adına ve hangi hakla yürüteceğiniz bir sorun haline gelir.
3
'Milletin kararı' ifadesi, yönetme yetkisinin kaynağındaki değişime işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Amasya Genelgesi'nin bu maddelerinin, daha sonra Erzurum ve Sivas Kongreleri'nde kurulan 'Temsil Heyeti'nin hukuki temelini nasıl oluşturduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 170Soru

İtilaf Devletleri'nin 16 Mart 1920 tarihinde İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisi'ni dağıtmaları üzerine, Temsil Heyeti Başkanı Mustafa Kemal Paşa bir protesto yayımlamış ve Anadolu'daki makamlara işgalin sonuçlarına karşı bir dizi emir göndermiştir. Bu doğrultuda, İstanbul'un işgaline karşı bir misilleme niteliği taşıyan ve İstanbul'da tutuklanan Türk devlet adamlarına karşılık Anadolu'da gerçekleştirilen uygulama aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu'daki İtilaf Devletleri subaylarının tutuklanması

Cevap

Anadolu'daki İtilaf Devletleri subaylarının tutuklanması
İstanbul'un resmen işgali ve Mebusan Meclisi'nin basılarak milletvekillerinin Malta'ya sürgün edilmesi üzerine Mustafa Kemal, bu duruma karşılık Anadolu'daki İtilaf Devletleri subaylarının tutuklanmasını emretmiştir. Bu eylem, İstanbul'daki tutuklamalara karşı doğrudan bir kısasa kısas (mütekabiliyet) uygulamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayı ve Zaman Dilimini Belirleme
16 Mart 1920 İstanbul'un resmen işgali ve sonrasındaki tepkiler.
Soruda istenen eylemin işgale karşı bir 'misilleme' olması gerekir.
2
Temsil Heyeti'nin Aldığı Önlemleri Analiz Etme
Mustafa Kemal; İstanbul ile iletişimin kesilmesi, vergi gelirlerine el konulması, demiryollarının tahribi ve İtilaf subaylarının tutuklanması emirlerini vermiştir.
İşgalin Anadolu üzerindeki etkisini kırmak ve rehin alınan Türk yetkililere karşı koz elde etmek.
3
Mütekabiliyet (Karşılıklılık) İlkesini Uygulama
İstanbul'da tutuklanan milletvekili ve aydınlara karşılık, Anadolu'daki İtilaf subayları tutuklanmıştır.
Uluslararası hukukta işgale karşı diplomatik ve askeri bir denge unsuru oluşturmak.

Anahtar Kavram

İstanbul'un İşgali Karşısında Temsil Heyeti'nin Aldığı Önlemler

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in işgale karşı 'karşılıklılık' (mütekabiliyet) ilkesine göre hareket ettiğini düşünün.
2
İstanbul'da milletvekilleri tutuklanınca, Ankara buna benzer bir askeri hamleyle yanıt vermiştir.

Daha Fazla Pratik

İşgalin ardından TBMM'nin açılış sürecini ve Ankara'nın meşruiyetini nasıl artırdığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 171Soru

İtilaf Devletleri’nin 16 Mart 1920’de İstanbul’u resmen işgal ederek Meclis-i Mebusan’ı dağıtması ve baskılar neticesinde Salih Paşa Hükümeti’nin istifaya zorlanması, Milli Mücadele’nin seyri üzerinde kritik bir dönüm noktası oluşturmuştur.

Bu gelişmelerin Milli Mücadele hareketi açısından doğurduğu en önemli sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla milli iradenin temsil merkezinin tamamen Anadolu'ya kayması

Cevap

Ankara'da Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla milli iradenin temsil merkezinin tamamen Anadolu'ya kayması
İstanbul’un 16 Mart 1920’de İtilaf Devletleri tarafından resmen işgal edilmesi ve Mebusan Meclisi’nin dağıtılması, İstanbul Hükümeti ile Anadolu arasındaki son bağı koparmıştır. Salih Paşa Hükümeti'nin etkisiz kalması ve ardından istifası, Mustafa Kemal Paşa’ya Ankara’da ‘olağanüstü yetkilere sahip’ yeni bir meclis toplama meşruiyeti sağlamıştır. Bu durum, milli mücadelenin ve egemenliğin temsil merkezinin tamamen Anadolu’ya taşınması sonucunu doğurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İstanbul'un resmen işgalinin siyasi sonuçlarını analiz etmek
Meclis-i Mebusan'ın kapatılması ve ulusal iradenin sesinin kesilmesi
İtilaf Devletleri, Misak-ı Milli kararlarının kabul edilmesine tepki olarak meclisi dağıtmıştır.
2
İşgalin Milli Mücadele yönetimine etkisini belirlemek
Ankara'da yeni bir meclis için seçim çağrısı yapılması
İstanbul'daki meclisin işlevsiz kalması, halkın temsil edileceği güvenli bir merkez kurulmasını zorunlu kılmıştır.
3
Otorite değişimini saptamak
Büyük Millet Meclisi'nin (BMM) açılması
İstanbul Hükümeti'nin (Salih Paşa'nın istifası ve Damat Ferit'in gelmesiyle) işgalcilere boyun eğmesi, Anadolu'yu tek meşru merkez haline getirmiştir.

Anahtar Kavram

İstanbul'un Resmen İşgali (16 Mart 1920) ve Milli Egemenliğin Anadolu'ya Geçişi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 172Soru

Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilen Misak-ı Millî'de; "Mondros Ateşkes Antlaşması imzalandığı sırada işgal edilmemiş olan bölgeler bir bütündür, parçalanamaz." hükmüne yer verilmiştir. Bu kararın ardından İtilaf Devletlerinin İstanbul'u resmen işgal ederek meclisi dağıtması, Misak-ı Millî'nin aşağıdaki özelliklerinden hangisinin bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşgallerin hukuki bir dayanağının bulunmadığını ilan ederek İtilaf Devletlerinin sömürgeci planlarını doğrudan reddetmesinin

Cevap

İşgallerin hukuki bir dayanağının bulunmadığını ilan ederek İtilaf Devletlerinin sömürgeci planlarını doğrudan reddetmesinin
Doğru seçenek, Misak-ı Millî'nin Mondros Ateşkesi'ni sınır belirlemede bir eşik olarak kabul etmesinin, o tarihten sonraki (İzmir'in işgali gibi) tüm fiili durumları hukuk dışı ilan ettiğini vurgular. Bu durum İtilaf Devletlerinin paylaşım planlarını temelden sarstığı için 16 Mart 1920'de İstanbul'un resmen işgaline ve meclisin dağıtılmasına neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Madde Analizi
Mondros Ateşkesi (30 Ekim 1918) kriter alınarak bu tarihten sonraki işgallerin geçersiz sayıldığı belirlenir.
Vatanın sınırlarının hangi hukuki zeminde tanımlandığını anlamak için gereklidir.
2
Siyasi Sonuç Analizi
Misak-ı Millî'nin ilanı ile Milli Mücadele'nin hedefleri Osmanlı Devleti'nin resmi kararı haline gelmiştir.
İtilaf Devletlerinin neden sert bir tepki verdiğini kavramak için gereklidir.
3
Neden-Sonuç İlişkisi Kurma
Resmi kararın işgalleri reddetmesi, İtilaf Devletlerinin İstanbul'u işgaline ve meclisi kapatmasına yol açmıştır.
Hukuki meydan okumanın siyasi bir misilleme doğurduğunu tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Misak-ı Millî'nin Hukuki Niteliği ve Siyasi Sonuçları

Daha Fazla Pratik

Misak-ı Millî kararlarında 'Millî Egemenlik' ilkesine neden yer verilmediğini ve bu belgenin saltanat yanlısı vekillerle nasıl ortak bir paydada buluştuğunu inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken kronolojik akış kullanılabilir: Amasya Görüşmeleri → Seçimler → Misak-ı Millî'nin Kabulü → İstanbul'un İşgali. Bu akış, meclisin aldığı kararların işgalin ana sebebi olduğunu netleştirir.
Tahmini Süre:55s
Soru 173Soru

Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin öncülüğünde bölgesel bir halk direnişi girişimi olarak toplanmış olmasına rağmen, aldığı kararlarla tüm vatanı kucaklayan bir programa dönüşmüştür. Kongrede alınan aşağıdaki kararlardan hangisi, hareketin bölgesel bir savunma odağı olmaktan çıkıp ulusal bir bağımsızlık mücadelesine evrildiğinin en temel kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz kararı

Cevap

Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz kararı
Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz kararı, direnişin sınırlarını bölgesellikten çıkarıp ulusal düzeye taşımıştır. Bu madde ile ilk kez milli sınırlardan bahsedilmiş ve vatanın bölünmezliği ilkesi ulusal ölçekte vurgulanarak Misak-ı Milli'nin temelleri atılmıştır. Erzurum Kongresi'nin toplanış bakımından bölgesel, aldığı kararlar bakımından ulusal olmasının en güçlü dayanağı bu maddedir.

Adım Adım Çözüm

1
Erzurum Kongresi'nin toplanış amacı ve kararlarının kapsamını analiz et.
Kongre bölgesel bir cemiyet tarafından toplanmış olsa da kararları tüm vatanı ilgilendirmektedir.
Milli Mücadele'nin bölgeselden ulusala geçiş sürecini anlamak için kararların hedef kitlesini belirlemek gerekir.
2
Ulusal nitelik taşıyan en geniş kapsamlı maddeyi tespit et.
'Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz' maddesi vatanın tamamını kapsar.
Vatanın bütünlüğü ve bölünmezliği ifadesi, yerel bir savunma planından ziyade ulusal bir bağımsızlık ilkesidir.

Anahtar Kavram

Erzurum Kongresi'nin Kararları ve Milli Sınırlar

Daha Fazla Pratik

Erzurum Kongresi'nde Temsil Heyeti'nin kuruluş amacı ve kapsamı ile Sivas Kongresi'ndeki dönüşümünü karşılaştıran soruları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 174Soru

2828 Ocak 19201920 tarihinde Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından kabul edilen Misak-ı Milli beyannamesi, Milli Mücadele'nin siyasi programı ve bağımsızlık hedefleri niteliğindedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Misak-ı Milli kararları kapsamında yer alan konulardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet rejimine geçilmesi

Cevap

Misak-ı Milli kararları içinde ulusal egemenliğe dayalı yeni bir yönetim biçimi ya da rejim değişikliği ile ilgili bir madde yer almamaktadır.
Misak-ı Milli kararları 2828 Ocak 19201920'de Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilmiştir. Bu belgenin ana teması 'Tam Bağımsızlık' ve 'Milli Sınırlar'dır. Osmanlı Devleti'nin resmi meclisi olduğu için saltanat ve hilafet makamına aykırı bir rejim değişikliği ya da milli egemenlik temelli yeni bir devlet düzeni kurulması yönünde karar alınması söz konusu olamaz. Bu tür kararlar ancak TBMM'nin açılmasından sonraki süreçte (Saltanatın kaldırılması, Cumhuriyet'in ilanı vb.) gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Misak-ı Milli'nin kabul edildiği kurumsal yapıyı analiz etmek
Belge, Osmanlı Devleti'nin resmi parlamentosu olan Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nde kabul edilmiştir.
Meclisin siyasi niteliği, hangi tür kararların alınabileceğini belirler.
2
Belgenin temel amacını ve içeriğini değerlendirmek
Misak-ı Milli; sınırlar, kapitülasyonlar, azınlıklar, Boğazlar, borçlar ve halk oylaması gibi tam bağımsızlık konularına odaklanmıştır.
Milli Mücadele'nin dış dünyaya karşı siyasi programını oluşturmak hedeflenmiştir.
3
Seçenekler ile Misak-ı Milli maddelerini karşılaştırmak
Osmanlı Meclisi'nin, mevcut saltanat rejimini sona erdirecek veya yeni bir devlet rejimi kuracak bir karar alması tarihsel ve hukuki olarak mümkün değildir.
Rejim değişikliği ve milli egemenlik vurgusu daha çok TBMM'nin açılması ve sonrasındaki süreçle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Misak-ı Milli'nin Siyasi Muhtevası ve Kapsamı
Tahmini Süre:45s
Soru 175Soru

Milli Mücadele'nin siyasi programı niteliğinde olan Misak-ı Milli'de yer alan; "Azınlıkların hakları, komşu ülkelerdeki Müslüman halkın da aynı haklardan yararlanmaları şartıyla tarafımızdan tanınacak ve sağlanacaktır." kararı dikkate alındığında, dış politikada benimsenen temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası ilişkilerde eşitlik (mütekabiliyet) ilkesini esas almak

Cevap

Uluslararası ilişkilerde eşitlik (mütekabiliyet) ilkesini esas almak
Doğru seçenek olan uluslararası ilişkilerde eşitlik (mütekabiliyet) ilkesi, maddede geçen 'Müslüman halkın da aynı haklardan yararlanması şartıyla' ifadesinden doğrudan çıkarılmaktadır. Bu tutum, Türk dış politikasının Batılı devletlerle eşit şartlarda masaya oturma kararlılığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki şartlı ifadeyi analiz etme
Azınlık haklarının tanınması, komşu ülkelerdeki Müslümanların haklarına bağlanmıştır.
Bu tür 'karşılıklılık' içeren ifadeler diplomaside eşitlik ilkesini işaret eder.
2
Diplomatik terim ile eşleştirme
Karşılıklılık durumu 'mütekabiliyet' terimi ile ifade edilir.
Uluslararası hukukta bir devletin diğerine karşı uyguladığı davranışın aynısını görme beklentisi bu ilkenin gereğidir.

Anahtar Kavram

Misak-ı Milli'de Mütekabiliyet İlkesi

Alternatif Yöntem

Soruda 'şartıyla' kelimesine odaklanarak, bir hakkın tanınmasının karşı taraftaki benzer bir duruma bağlanmasının 'karşılıklı olma' durumu olduğunu fark etmek çözümü kolaylaştırır.
Tahmini Süre:50s
Soru 176Soru

Amasya Genelgesi’nde yer alan "Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır." maddesiyle, Millî Mücadele’nin başarıya ulaşması için gerekli olan temel meşruiyet kaynağı aşağıdakilerden hangisi olarak belirlenmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî irade ve halkın kendi geleceğine karar verme hakkı

Cevap

Millî Mücadele'nin temel meşruiyet kaynağı 'millî irade ve halkın kendi geleceğine karar verme hakkı' olarak ilan edilmiştir.
Doğru cevap 'Millî irade ve halkın kendi geleceğine karar verme hakkı' seçeneğidir. Amasya Genelgesi'nde yer alan 'milletin azim ve kararı' ifadesi, Millî Mücadele'nin temel dayanağının halkın isteği ve kararlılığı olduğunu vurgular. Bu madde, egemenlik hakkının padişahtan millete geçtiğinin ilk işareti olması bakımından, mücadelenin hukuksal ve siyasi meşruiyetini doğrudan ulusal iradeye dayandırmıştır. Bu durum aynı zamanda hareketin bir 'ihtilal' niteliği taşıdığının da kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Genelge maddesinin içeriğini analiz etme
"Milletin azim ve kararı" ifadesinin siyasi bir irade beyanı olduğu tespit edilir.
Kurtuluşun yöntemini belirleyen bu ifade, aynı zamanda gücün kaynağını da işaret eder.
2
Kavramsal eşleştirme yapma
"Milletin kararı" ifadesi ile "millî egemenlik" ve "meşruiyet" kavramları arasında bağ kurulur.
Padişahın iradesi dışında bir 'karar' mercinin tanınması, hareketin halka dayandığını gösterir.

Anahtar Kavram

Millî Egemenlik ve Meşruiyet
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 177Soru

Milli Mücadele Hazırlık Dönemi’nde işgallere karşı bölgesel direnişi örgütlemek amacıyla Anadolu’nun çeşitli yerlerinde yerel kongreler düzenlenmiştir. Bu kongreler ve özellikleri ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Afyon Kongresi, Erzurum ve Sivas kongrelerinden önce toplanarak Batı Anadolu’da ulusal egemenliğin sağlanacağını ve Temsil Heyeti'nin kurulacağını ilan etmiştir.

Cevap

Afyon Kongresi'nin Erzurum ve Sivas kongrelerinden önce toplandığı ve Temsil Heyeti'ni kurduğu bilgisi yanlıştır; kongre 1920 yılında toplanmıştır ve Temsil Heyeti Sivas'ta kurulmuştur.
Afyon Kongresi 2 Ağustos 1920 tarihinde, yani Erzurum ve Sivas kongrelerinden yaklaşık bir yıl sonra toplanmıştır. Ayrıca Temsil Heyeti'nin kuruluşu Erzurum'da başlamış, tüm yurdu temsil eder hale gelmesi ise Sivas Kongresi'nde tamamlanmıştır; Afyon Kongresi'nin bu süreçle bir ilgisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Kongrelerin toplanma tarihlerini ve temel amaçlarını karşılaştırma.
Balıkesir, Alaşehir ve Nazilli 1919'da; Afyon ve Pozantı ise 1920'de toplanmıştır.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için kronolojik tutarlılığı kontrol etmek esastır.
2
Kongrelerin lider kadrolarını ve alınan siyasi kararları inceleme.
Hacim Muhittin Çarıklı, Celal Bayar ve Mustafa Kemal'in ilgili kongrelerdeki rolleri doğrulanırken, Afyon Kongresi'nin Sivas'tan önce toplandığı iddiasının hatalı olduğu görülür.
Kongrelerin yerel özellikleri ve başkanlık bilgileri KPSS'de belirleyici bilgi soruları arasındadır.
3
Temsil Heyeti'nin kuruluş sürecini hatırlama.
Temsil Heyeti'nin tüm yurdu temsil eder hale gelmesi Sivas Kongresi (Eylül 1919) ile gerçekleşmiştir.
Afyon Kongresi gibi geç dönem bir kongrenin Temsil Heyeti'ni kurması tarihsel akışa aykırıdır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Yerel Kongreleri ve Kronolojisi
Soru 178Soru

İtilaf Devletleri, Son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin Misak-ı Millî kararlarını ilan etmesi üzerine 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal etmiş; Meclis-i Mebusan'ı basarak milletvekillerini tutuklamışlardır. Dönemin Salih Paşa Hükümeti üzerinde büyük bir baskı kuran bu gelişme, meclisin çalışmalarını fiilen imkansız hale getirmiştir.

Bu gelişmelerin Millî Mücadele’nin gidişatı üzerindeki temel etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara'da açılacak olan yeni meclis için ulusal bir meşruiyet ve haklılık zemini oluşturması

Cevap

İstanbul'un resmen işgali ve Mebusan Meclisi'nin kapatılması, Ankara'da açılacak yeni meclis için meşruiyet ve haklılık zemini oluşturmuştur.
İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u resmen işgal edip halkın seçtiği meclisi dağıtması, padişah ve hükümetin esaret altında olduğunu kanıtlamıştır. Bu durum, Mustafa Kemal Paşa'ya Ankara'da 'Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır' prensibiyle yeni bir meclis toplama ve milli iradeyi tek merkezden yönetme konusunda tartışmasız bir meşruiyet sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İşgalin nedenini ve niteliğini belirle
İşgal, Misak-ı Milli'nin kabulü üzerine 16 Mart 1920'de 'resmen' yapılmıştır.
Mondros sonrası başlayan fiili işgaller ile 16 Mart resmi işgali arasındaki ayrımı yapmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.
2
İşgalin kurumsal etkisini analiz et
Meclis-i Mebusan kapatılmış ve milli iradenin İstanbul'daki temsil imkanı kalmamıştır.
Halkın seçtiği temsilcilerin tutuklanması, yönetimin merkezi olan meclisin işlevini yitirdiğini kanıtlar.
3
Millî Mücadele üzerindeki stratejik sonucunu saptan
Ankara'da TBMM'nin açılması için gereken 'meşruiyet' (haklılık) tamamlanmıştır.
İstanbul'da meclis olmadığı için milletin kendi kaderini tayin etmek üzere Ankara'da toplanması uluslararası hukuk ve kamuoyu nezdinde haklı bir gerekçeye kavuşmuştur.

Anahtar Kavram

İstanbul'un resmen işgalinin TBMM'nin açılışına zemin hazırlaması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 179Soru

Amasya Genelgesi'nin Türk İnkılabı'nda hem bir ihtilal beyannamesi niteliği taşımasında hem de ileride milli egemenliğe dayalı bir devletin kurulacağının işaretlerini vermesinde etkili olan madde aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

Cevap

Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır ifadesi, Kurtuluş Savaşı'nın hem amacını hem de yöntemini belirler. Buradaki 'milletin kararı' vurgusu, gelecekte saltanatın yerini halk iradesinin alacağını yani milli egemenlik ilkesinin ilk kez üstü kapalı bir şekilde ifade edildiğini gösterir. Bu durum belgeye ihtilal beyannamesi özelliği katar.

Adım Adım Çözüm

1
Genelge maddelerinin içerik analizini yap.
Gerekçe (neden?), amaç (ne?) ve yöntem (nasıl?) ayrımı yapılır.
Milli Mücadele'nin yol haritasını anlamak için maddelerin işlevini belirlemek gerekir.
2
Halk iradesine ve egemenliğine vurgu yapan ifadeyi saptan.
'Milletin azim ve kararı' ifadesinin 'milli egemenlik' (halkın kendi geleceğine karar vermesi) anlamına geldiği görülür.
Milli egemenlik, kararın millet tarafından verilmesiyle doğrudan ilişkilidir.
3
Belgenin ihtilalci niteliğini değerlendir.
Mevcut otorite (İstanbul Hükümeti) yerine milletin kararının geçirilmek istenmesi belgenin ihtilal beyannamesi olduğunu kanıtlar.
Var olan yönetim anlayışına alternatif bir irade sunulması ihtilalci bir yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Milli Egemenlik ve İhtilal Beyannamesi
Tahmini Süre:50s
Soru 180Soru

Sivas Kongresi'nden sonra Damat Ferit Paşa hükümetinin düşmesi üzerine kurulan Ali Rıza Paşa hükümeti, Anadolu'daki Milli Mücadele hareketi ile uzlaşma zemini arayarak Salih Paşa'yı Amasya'ya göndermiştir. Mustafa Kemal Paşa ve Temsil Heyeti üyeleri ile Salih Paşa arasında gerçekleşen Amasya Görüşmeleri'nin Milli Mücadele tarihindeki en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul Hükümeti'nin Temsil Heyeti'ni ve Milli Mücadele hareketini resmen ve hukuken tanıması

Cevap

Amasya Görüşmeleri ile İstanbul Hükümeti, Temsil Heyeti'ni resmen ve hukuken tanımıştır.
Doğru cevap olan ifade, Amasya Görüşmeleri'nin en temel ve en sık sorulan sonucunu yansıtır. İstanbul Hükümeti'nin bir bakan düzeyinde Temsil Heyeti ile masaya oturup ortak kararlar alması, direniş hareketinin artık görmezden gelinemeyecek bir siyasi güç olarak resmen tanındığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Görüşmenin taraflarını belirle.
İstanbul Hükümeti (Salih Paşa) ve Temsil Heyeti (Mustafa Kemal ve arkadaşları).
Bir devletin resmi temsilcisinin bir kurul ile masaya oturması, o kurulu muhatap aldığını gösterir.
2
Görüşmenin hukuki sonucunu analiz et.
Temsil Heyeti'nin hukuki varlığı kanıtlanmış oldu.
Resmi bir hükümet temsilcisinin imzaladığı protokol, karşı tarafın varlığını hukuken tescil eder.

Anahtar Kavram

Amasya Görüşmeleri'nin Siyasi Önemi
ÖncekiSayfa 9 / 29Sonraki
Milli Mücadele Hazırlık Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 9 | Examkin