Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 soru

Soru 341Soru

Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Yunan ordusunun taarruz gücü tamamen kırılmış olsa da Türk ordusunun kesin bir sonuç alabilmesi için yaklaşık bir yıl süren kapsamlı bir hazırlık dönemi geçirilmiştir. Bu süreçte ordunun lojistik eksikleri giderilmiş, askeri eğitimler artırılmış ve diplomatik girişimlerde bulunulmuştur.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Büyük Taarruz öncesinde gerçekleştirilen hazırlık faaliyetlerinden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Londra Konferansı'na temsilci gönderilerek Misak-ı Milli'nin dünya kamuoyuna duyurulması

Cevap

Londra Konferansı'na temsilci gönderilmesi, I. İnönü Savaşı sonrası gerçekleşen bir diplomasi adımıdır ve Büyük Taarruz hazırlıklarıyla kronolojik olarak örtüşmez.
Londra Konferansı, I. İnönü Savaşı'ndan sonra (1921 başı) gerçekleşmiş bir diplomatik gelişmedir. Büyük Taarruz hazırlıkları ise 1921 sonbaharı ile 1922 yaz ayları arasındaki süreci kapsar. Bu nedenle konferansa katılım hazırlık safhasının bir parçası olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Zaman çizelgesini belirle.
Büyük Taarruz hazırlık dönemi Sakarya Savaşı (Eylül 1921) ile taarruzun başlangıcı (Ağustos 1922) arasını kapsar.
Olayların kronolojik sırası sorunun çözümünde temel kriterdir.
2
Seçenekleri tarihsel olarak değerlendir.
Tekalif-i Milliye uygulamaları, Başkomutanlık süresinin uzatılması ve dış yardımlar bu 1 yıllık sürede gerçekleşmiştir.
Bu faaliyetler askeri zaferi garantilemek için yapılan 'topyekun seferberlik' adımlarıdır.
3
Londra Konferansı'nın tarihini kontrol et.
Londra Konferansı Şubat-Mart 1921 tarihlerinde yapılmıştır.
Bu tarih, Sakarya Savaşı'ndan ve Büyük Taarruz hazırlıklarından yaklaşık bir buçuk yıl öncesine denk gelir.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz Hazırlık Süreci ve Kronoloji

İpuçları

1
Milli Mücadele'deki savaşların sırasını hatırlayın: I. İnönü, II. İnönü, Kütahya-Eskişehir, Sakarya ve Büyük Taarruz.
2
Büyük Taarruz hazırlıkları Sakarya Savaşı bittikten sonra tam bir yıl sürmüştür.
3
Londra Konferansı, Batı Cephesi'ndeki ilk askeri başarının ardından toplanmıştı; yani çok daha erken bir tarihtedir.

Daha Fazla Pratik

Büyük Taarruz sonrasında askeri safhanın bitip diplomatik safhanın başladığı Mudanya Ateşkes Antlaşması'nı inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Olayları 'Askeri Gelişme -> Siyasi Sonuç' eşleştirmesi yaparak eleyebilirsiniz. Londra Konferansı doğrudan I. İnönü'nün sonucudur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 342Soru

Kütahya-Eskişehir Savaşları’nın en şiddetli evresinde Ankara’da Maarif Kongresi’nin toplanması, ardından ordunun Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesi ve TBMMTBMM’de yaşanan sert tartışmalar neticesinde Mustafa Kemal Paşa’ya üç ay süreyle "Meclis’in yetkilerini kendisinde toplama" hakkının verilmesi; Milli Mücadele liderliğinin kriz anlarındaki stratejik yaklaşımı hakkında aşağıdakilerden hangisini en kapsamlı şekilde doğrular?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askerî bir krizin yaşandığı dönemde dahi, devletin hem kısa vadeli bekasını hem de uzun vadeli modernleşme ve toplumsal kalkınma hedeflerini eş zamanlı yürüten bütüncül bir yönetim anlayışının benimsendiği

Cevap

Askerî bir krizin yaşandığı dönemde dahi, devletin hem kısa vadeli bekasını hem de uzun vadeli modernleşme ve toplumsal kalkınma hedeflerini eş zamanlı yürüten bütüncül bir yönetim anlayışının benimsendiği
Doğru yanıt olan ifade, dönemin iki zıt gibi görünen ama birbirini tamamlayan gelişmesini (Başkomutanlık Kanunu ve Maarif Kongresi) birleştirir. Bir yanda savaşın getirdiği olağanüstü hal nedeniyle 'yasama-yürütme' birliğini Mustafa Kemal'de toplayan pragmatik bir beka hamlesi, diğer yanda ise silah sesleri altında eğitim kongresi toplayacak kadar güçlü bir gelecek vizyonu vardır. Bu, Milli Mücadele'nin sadece toprak kurtarmayı değil, modern bir toplum yaratmayı da hedeflediğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Askerî durumun analizi
Kütahya-Eskişehir mağlubiyeti sonrası ordu, imhayı önlemek için Sakarya'nın doğusuna çekilmiştir.
Zaman kazanmak ve ordunun eksiklerini gidermek.
2
Siyasi ve hukuki hamlenin değerlendirilmesi
Meclis, Mustafa Kemal Paşa'ya yasama ve yürütme yetkilerini içeren Başkomutanlık yetkisini vermiştir.
Kriz anında hızlı ve etkin karar alabilmek.
3
Sosyal ve kültürel girişimin (Maarif Kongresi) yorumlanması
Savaşın en zor anında eğitim kongresinin toplanması, geleceğin inşasına verilen önemi gösterir.
Millî Mücadele'nin sadece bir silahlı direniş değil, aynı zamanda bir medeniyet inşası olduğunu kanıtlamak.
4
Sentez
Milli Mücadele liderliği, askerî beka ile sivil-kültürel kalkınmayı bir arada yürüten 'bütüncül' bir strateji izlemiştir.
Kriz yönetiminin hem kısa hem de uzun vadeli hedefleri kapsaması.

Anahtar Kavram

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın çok boyutlu sonuçları ve kriz yönetimi

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in 'Eğitim ordusu, silahlı ordudan geri kalmaz' sözü Maarif Kongresi'nin önemini vurgular.
2
Başkomutanlık Kanunu ile Mustafa Kemal'e sadece askerî değil, aynı zamanda yasama ve yürütme yetkileri de verilmiştir.
3
Geri çekilme kararı bir yenilgi olsa da, bu süreçte eğitim ve yasama alanındaki adımlar devletin geleceğine olan inancı simgeler.

Daha Fazla Pratik

Başkomutanlık yetkisinin kullanıldığı ilk somut uygulama olan Tekalif-i Milliye Emirleri'nin içeriğini inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya olayların kronolojik sıralamasını ve niteliklerini (askerî, siyasi, sosyal) bir tabloya dökerek yaklaşabilirsiniz. Bu sayede 'bütüncül' yaklaşımı daha kolay fark edebilirsiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 343Soru

3030 Ağustos 19221922 tarihinde Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun imha edilmesinin ardından Türk birlikleri, Mustafa Kemal Paşa'nın emriyle takibe geçerek 99 Eylül'de İzmir'i kurtarmıştır. Bu askeri zaferin ardından Türk ordusunun henüz işgal altında olan İstanbul ve Boğazlar üzerine yürümesi, İngiltere ile Türkiye'yi savaşın eşiğine getirmiş ve İngiltere'de "Lloyd George" hükümetinin istifasıyla sonuçlanan bir krize yol açmıştır.

Diplomatik yollarla Mudanya Ateşkes Antlaşması'na zemin hazırlayan bu askeri ve siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çanakkale Olayı

Cevap

Türk ordusunun askeri başarısının ardından Boğazlar üzerine yürümesiyle yaşanan ve İngiltere'de hükümet değişikliğine yol açan kriz Çanakkale Olayı'dır.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonrası İzmir'in kurtarılmasının ardından, Türk ordusunun İstanbul ve Çanakkale (Boğazlar) üzerine yürümesi literatürde 'Çanakkale Olayı' olarak adlandırılır. Bu kriz, İngiliz kamuoyunda yeni bir savaş istemeyen kesimlerin baskısı ve müttefiklerin (Fransa ve İtalya) İngiltere'yi yalnız bırakmasıyla Lloyd George hükümetinin düşmesine ve İngiltere'nin Mudanya Ateşkes görüşmelerini kabul etmesine yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri durumun tespiti
İzmir kurtarılmış ancak İstanbul ve Boğazlar hala işgal altındadır.
Milli Mücadele'nin hedeflerine tam ulaşması için Misak-ı Milli sınırları içindeki tüm işgal bölgelerinin kurtarılması gerekmektedir.
2
Krizin tanımlanması
Türk ordusunun Boğazlar yönüne (tarafsız bölge) ilerlemesi İngiltere ile sıcak çatışma riskini doğurmuştur.
İngiltere, kendi kontrolündeki Boğazlar bölgesini korumak isterken Türk tarafı askeri baskı ile diplomatik çözüm zorlamıştır.
3
Sonucun belirlenmesi
İngiltere'de kamuoyu desteğini yitiren Lloyd George hükümeti istifa etmiş ve Mudanya görüşmeleri başlamıştır.
Siyasi kriz, askeri çözüm yerine diplomatik masaya (Mudanya Ateşkesi) oturulmasını zorunlu kılmıştır.

Anahtar Kavram

Çanakkale Olayı ve Askeri Zaferin Diplomasiye Dönüşümü

İpuçları

1
İzmir kurtarıldıktan sonra ordunun yeni hedefi olan Boğazlar bölgesini düşünün.
2
Bu olay, İngiltere'de savaş yanlısı olan Başbakan Lloyd George'un koltuğunu kaybetmesine neden olmuştur.
3
Askeri bir harekatın diplomatik bir ateşkese (Mudanya) dönüşmesini sağlayan kritik gerginlik 'Çanakkale' adıyla anılır.

Daha Fazla Pratik

Büyük Taarruz sonrası rütbesi 'Mareşallik'e yükseltilen askeri kişiliği ve Mudanya Ateşkesi'ne katılan temsilcileri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 344Soru

Batı Cephesi'nde Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın yaşandığı süreçte Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi TBMM'de derin tartışmalara yol açmıştır. Ancak bu buhranlı dönemde dahi sadece askerî değil, idari, hukuki ve kültürel alanlarda da kritik kararlar alınmaya devam edilmiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın devam ettiği veya bu savaşın sonuçları neticesinde ortaya çıkan gelişmelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın işgal ettiği Anadolu topraklarından tamamen ve koşulsuz olarak çekilme kararı alması

Cevap

İtalya'nın Anadolu topraklarından tamamen çekilme kararı alması, Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın değil, Sakarya Meydan Muharebesi'nin bir sonucudur.
İtalya'nın Anadolu'daki işgal bölgelerinden tamamen çekilmesi süreci, Sakarya Meydan Muharebesi'nin Türk zaferiyle sonuçlanmasının ardından kesinleşmiştir. Kütahya-Eskişehir Savaşları bir yenilgi olduğu için, İtalya bu süreçte çekilmeyi durdurup gelişmeleri takip etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın askerî ve siyasi sonuçlarını analiz et.
Savaşın kaybedilmesiyle ordu Sakarya'nın doğusuna çekilmiş; bu durum mecliste tartışmalara ve Kayseri'ye taşınma fikrine yol açmıştır.
Yunan ordusunun Ankara'ya yaklaşması bir güvenlik krizi yaratmıştır.
2
Bu süreçte alınan idari ve hukuki önlemleri hatırla.
Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiş ve bu yetkiyle Tekalif-i Milliye Emirleri yayımlanmıştır.
Olağanüstü durumda hızlı karar alma ve orduyu donatma ihtiyacı doğmuştur.
3
İtalya'nın çekilme takvimini değerlendir.
İtalya II. İnönü'den sonra çekilmeye başlamış, Kütahya-Eskişehir yenilgisini görünce durmuş, Sakarya zaferiyle tamamen çekilmiştir.
Diplomatik çekilme kararları askerî başarılara endekslidir.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele'de askerî yenilgilere rağmen kurumsallaşma ve hukuk dışına çıkmama çabası

İpuçları

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları, düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki tek yenilgisidir. Bu durum diplomatik kazanımları yavaşlatmıştır.
2
İtalya ve Fransa gibi devletlerin geri çekilme süreçlerini tamamlaması için Türk ordusunun büyük bir zafer kazanması gerekiyordu.
3
Başkomutanlık Kanunu ve Tekalif-i Milliye Emirleri bir 'yenilginin' ardından ayağa kalkma çabasıyken, İtalya'nın çekilmesi bir 'zafer' sonucudur.

Daha Fazla Pratik

İtalya'nın çekilme sürecini II. İnönü (başlama), Kütahya-Eskişehir (duraksama) ve Sakarya (tamamlanma) şeklinde kodlayarak çalışabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Olayları kronolojik bir sebep-sonuç zincirine dizin: Yenilgi -> Kriz -> Yetki Devri (Başkomutanlık) -> Orduyu Hazırlama (Tekalif-i Milliye). İtalya'nın çekilmesi ise bir 'diplomatik başarı' olduğu için zafer gerektirir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 345Soru

Lozan Barış Konferansı sürecinde İtilaf Devletleri, adli kapitülasyonların kaldırılmasına karşılık Türk yargı sisteminin yabancılar için yeterli güvenceyi sağlamadığını ileri sürerek "adli denetim" talebinde bulunmuşlardır. Türkiye ise tam bağımsızlık ilkesinden ödün vermemek adına bu talepleri reddetmiş, ancak bir uzlaşma zemini oluşturmak amacıyla konferans sırasında bir "Adli Yönetim Beyannamesi" (Adli Bildiri) yayımlamıştır.

Bu beyanname ile Türkiye'nin egemenlik haklarını koruyarak kabul ettiği düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Savaşta tarafsız kalmış ülkelerden seçilecek Avrupalı hukuk uzmanlarının, Türk hükümetinin hizmetine danışman olarak alınması

Cevap

Türk hükümetinin hizmetine, savaşta tarafsız kalmış ülkelerden seçilen Avrupalı hukuk uzmanlarını danışman (müşavir) olarak alması
Lozan Barış Antlaşması'nın ek belgelerinden biri olan Adli Yönetim Beyannamesi'ne göre Türkiye; yargı reformlarını hazırlamak ve yabancıların şikayetlerini dinlemek üzere, savaşta yer almamış tarafsız Avrupa devletlerinden (İspanya, Hollanda, İskandinav ülkeleri vb.) 44-55 hukuk uzmanını 55 yıl süreyle hizmetine almayı kabul etmiştir. Bu uzmanlar Türk memuru statüsünde olup hüküm verme yetkisine sahip değillerdi, bu sayede yargı egemenliği korunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Konferanstaki çatışma noktasını belirleyin.
İtilaf Devletleri adli kapitülasyonların kalkmasına karşılık denetim isterken, Türkiye tam bağımsız yargı istemektedir.
Tam bağımsızlık, yabancı müdahalesinin her türlüsünün reddini gerektirir.
2
Uzlaşma formülünü analiz edin.
Türkiye, egemenliğini zedelemeyen bir 'Adli Bildiri' yayımlayarak tarafsız uzman istihdamını kabul etmiştir.
Bu yöntem, yargı yetkisini devretmeden yabancı devletlerin 'güven' kaygılarını gidermeyi amaçlayan diplomatik bir manevradır.
3
Uzmanların niteliğini ve süresini değerlendirin.
Uzmanlar tarafsız ülkelerden seçilmeli ve görev süreleri 55 yıl ile sınırlı tutulmalıdır.
Savaşan devletlerden uzman alınmaması, tarafsızlığı ve siyasi baskının önlenmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Lozan Adli Bildirisi ve Yargı Bağımsızlığı

İpuçları

1
Türkiye'nin egemenliğinden taviz vermediği ama diplomatik bir orta yol bulduğu bir düzenlemeyi düşünün.

Daha Fazla Pratik

Lozan'da çözülemeyip daha sonra Milletler Cemiyeti'ne giden 'Musul Sorunu' ile 'Adli Bildiri' arasındaki egemenlik farklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 346Soru

Lozan Barış Antlaşması, yeni Türk Devleti'nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığını tüm dünyaya tescil ettiren bir belge olmasına rağmen, bazı maddeleri Türk tarafının egemenlik haklarını kısıtlayan niteliktedir.

Buna göre, antlaşmada yer alan aşağıdaki kararlardan hangisinin Türkiye'nin ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık anlayışıyla tam olarak bağdaştığı söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Boğazlar'ın yönetiminin başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakılması

Cevap

Boğazlar'ın yönetiminin başkanı Türk olan uluslararası bir komisyona bırakılması maddesi, Türkiye'nin kendi sınırları içindeki bir bölgede tam kontrol sahibi olmasını engellediği için egemenlik haklarına aykırıdır.
Lozan Antlaşması'nda Boğazlar'ın yönetiminin uluslararası bir komisyona bırakılması ve kıyılarının askerden arındırılması, Misak-ı Millî hedeflerine ve tam bağımsızlık anlayışına aykırıdır. Bu durum Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ve güvenliğini tehdit eden bir unsurdur (Bu durum 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çözülmüştür).

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Antlaşması'ndaki Boğazlar maddesini analiz etme
Antlaşmaya göre Boğazlar; başkanı Türk olan ancak uluslararası üyelerden oluşan bir komisyon tarafından yönetilecek ve her iki yakası askerden arındırılacaktır.
Bu durum, Türkiye'nin bölgeyi savunma ve yönetme hakkını sınırlamaktadır.
2
Diğer maddelerle karşılaştırma yapma
Kapitülasyonların kaldırılması ve azınlıkların vatandaş sayılması 'tam bağımsızlık' ilkesine uygundur.
Çünkü bu maddeler dış müdahaleyi keserken, Boğazlar maddesi uluslararası bir denetime imkan vermektedir.

Anahtar Kavram

Tam Bağımsızlık ve Egemenlik Kısıtlamaları

İpuçları

1
Türkiye'nin kendi toprakları üzerinde başka devletlerle birlikte söz sahibi olması egemenliğe uygun mudur?
2
Maddelerden hangisi Türkiye'nin kendi bölgesini askeri olarak savunmasını engellemektedir?
3
Boğazlar Komisyonu'nun varlığı, Montrö Boğazlar Sözleşmesi imzalanana kadar Türkiye'nin egemenliğini kısıtlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Lozan'da çözülemeyen tek konu olan Irak Sınırı (Musul) sorununu ve Lozan'da çözülüp daha sonra Türkiye lehine değiştirilen maddeleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 347Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi, askeri bir zaferden ziyade toplumsal bir direnişin ve Batı Cephesi'ndeki stratejik başarının diplomatik bir meyvesi olarak şekillenmiştir. Bu cephedeki süreçler, aktörler ve sonuçlar değerlendirildiğinde aşağıda yer alan ifadelerden hangisi tarihsel gerçeklerle çelişmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki direnişin başarısı üzerine TBMM tarafından şehirlere verilen 'Gazi', 'Kahraman' ve 'Şanlı' unvanlarının tamamının, Kurtuluş Savaşı'nın devam ettiği yıllarda yasalaşması

Cevap

Bölge şehirlerine verilen unvanların tamamının Milli Mücadele döneminde yasalaştığı bilgisi yanlıştır; bu süreç Cumhuriyet dönemine kadar yayılmıştır.
Güney Cephesi'nde kazanılan yerel başarılar sonucunda şehirlere verilen unvanların kronolojisi birbirinden farklıdır. Antep 1921 yılında 'Gazi' unvanını Milli Mücadele sırasında almıştır. Ancak Maraş 1973 yılında 'Kahraman', Urfa ise 1984 yılında 'Şanlı' unvanını almıştır. Dolayısıyla bu unvanların 'tamamının' Milli Mücadele döneminde yasalaştığı ifadesi tarihsel bir yanılgıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin askeri yapısını ve kuvvetlerini analiz etmek
Güney Cephesi'nin düzenli ordu değil, tamamen sivil milis güçler (Kuvayı Milliye) tarafından savunulduğu doğrulanır.
Bölgedeki askeri karakterin özgünlüğünü anlamak.
2
İşgal sürecindeki diplomatik el değişimlerini incelemek
İngiltere'nin başlangıçta bölgeyi işgal ettiği, ancak Eylül 1919'daki Suriye İtilafnamesi ile yetkiyi Fransa'ya devrettiği doğrulanır.
İşgal güçlerinin değişim nedenlerini belirlemek.
3
Şehirlere verilen onursal unvanların kronolojisini kontrol etmek
Antep'in 1921'de 'Gazi', Maraş'ın 1973'te 'Kahraman' ve Urfa'ın 1984'te 'Şanlı' unvanlarını aldığı tespit edilir.
Zaman çizelgesindeki hataları saptayarak yanlış bilgiyi ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Karakteristik Yapısı ve Diplomatik Kronolojisi

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde sadece yerel halkın (Kuvayı Milliye) savaştığını ve düzenli ordunun orada olmadığını hatırlayın.
2
Maraş, Antep ve Urfa'ya verilen unvanların (Kahraman, Gazi, Şanlı) yasalaşma yıllarını düşünün. Hepsi aynı dönemde mi verildi?
3
Antep 'Gazi' unvanını 1921'de alırken, Maraş ve Urfa unvanlarını Cumhuriyet döneminde (1970 ve 1980'lerde) almıştır.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan Ankara Antlaşması'nın diğer maddelerini ve Misak-ı Milli'den verilen diğer tavizleri (Batum gibi) inceleyerek diplomatik bilginizi pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi: Milli Mücadele dönemi (1919-1923) ile Cumhuriyet tarihini (1923 sonrası) unvanlar özelinde karşılaştırarak doğru sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 348Soru

Doğu Cephesi'nde Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu birliklerinin Ermeni güçlerini yenilgiye uğratması üzerine 33 Aralık 19201920 tarihinde Gümrü Antlaşması imzalanmıştır.

Bu antlaşmanın Milli Mücadele tarihindeki yeri ve önemi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kazım Karabekir'in askeri başarısıyla sağlanan, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi ve diplomatik zaferidir.

Cevap

Gümrü Antlaşması, Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu'nun başarısıyla sağlanan, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi ve diplomatik zaferidir.
Doğu Cephesi'nde Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu'nun başarısı sonucu imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM'nin varlığını bir dış devlete (Ermenistan) kabul ettirdiği ve bir antlaşma metninde ilk kez 'Türkiye' ismini kullandığı ilk uluslararası siyasi başarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri birliğin niteliğini belirle.
Doğu Cephesi'nde savaşan birlik, Osmanlı Devleti'nden kalan ve Kazım Karabekir tarafından dağıtılmayan 15. Kolordu'dur.
Bu bilgi, zaferin TBMM'nin Batı'da kurduğu yeni düzenli orduya ait olmadığını ayırt etmek için kritiktir.
2
Antlaşmanın kronolojik ve siyasi önemini analiz et.
Gümrü Antlaşması (33 Aralık 19201920), TBMM Hükümeti'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk antlaşmadır.
İlk antlaşma olması, onu TBMM'nin ilk siyasi ve diplomatik başarısı yapar.
3
Antlaşmanın içeriğini değerlendir.
Ermenistan, Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini kabul etmiş ve TBMM'yi tanıyan ilk devlet olmuştur.
Bu durum, TBMM'nin diplomatik meşruiyetini uluslararası hukuk önünde kanıtlar.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın TBMM'nin ilk diplomatik zaferi ve Sevr'i reddeden ilk belge olması.

İpuçları

1
Gümrü Antlaşması'nın TBMM tarihinde bir 'ilk' olduğunu ve hangi cepheyi ilgilendirdiğini düşünün.
2
Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir'in emrindeki ordunun TBMM tarafından mı kurulduğunu yoksa Osmanlı'dan mı devralındığını hatırlayın.
3
Gümrü Antlaşması Ermenistan ile yapılmıştır ve TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi zaferidir. Batı'daki düzenli ordu henüz kurulma aşamasındaydı.

Daha Fazla Pratik

Gümrü Antlaşması'ndan sonra Doğu Cephesi'ndeki birliklerin Batı Cephesi'ne kaydırılmasının askeri sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 349Soru

Batı Cephesi'nde Yunan ordusuna karşı kazanılan II.II. İnönü Zaferi'nin ardından Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa'ya gönderdiği tebrik telgrafında "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." demiştir. Bu zaferin ardından İtilaf Devletleri bloğunda yaşanan çözülmeyi ve Milli Mücadele'nin diplomatik başarısını kanıtlayan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın Anadolu'da işgal ettiği yerleri boşaltmaya başlaması ve Fransa'nın Ankara'ya temsilci göndermesi

Cevap

İtalya'nın Anadolu'dan çekilmeye başlaması ve Fransa'nın Ankara ile temasa geçmesi
Batı Cephesi'nde kazanılan II.II. İnönü Zaferi, Milli Mücadele'nin diplomatik alanda önünü açmıştır. Bu zaferden sonra İtilaf Devletleri arasındaki birlik bozulmaya başlamış; İtalya Anadolu'daki birliklerini çekme kararı almış, Fransa ise Ankara hükümeti ile görüşmek üzere temsilci göndermiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın telgrafı, halkın ve ordunun kırılmaya başlayan özgüveninin (makus talih) bu zaferle geri kazanıldığını simgeler.

Adım Adım Çözüm

1
II.II. İnönü Savaşı'nın askeri sonucunu belirle.
Yunan taarruzu durdurulmuş ve Türk ordusu savunma hattını koruyarak büyük bir moral üstünlüğü kazanmıştır.
Soruda geçen telgraf bu askeri başarının psikolojik etkisini vurgular.
2
Zaferin İtilaf Devletleri üzerindeki diplomatik etkilerini analiz et.
İngiltere'nin Yunanistan'a olan güveni sarsılmış, İtalya ve Fransa kendi çıkarları doğrultusunda TBMM ile temasa geçmiştir.
Askeri başarılar diplomatik çözülmeleri tetikler.
3
Spesifik gelişmeleri kronolojik olarak eşleştir.
İtalya'nın çekilme kararı ve Fransa'nın temsilci (Franklin Bouillon) göndermesi II.II. İnönü sonrasına aittir.
Seçeneklerdeki diğer antlaşmaların (Londra, Moskova, Ankara) hangi savaşlardan sonra yapıldığı ayrımı yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

II.II. İnönü Savaşı'nın Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in 'makus talih' sözü, düzenli ordunun üst üste kazandığı zaferlerin yarattığı büyük moral etkisine işaret eder.
2
Bu zaferden sonra İtilaf Devletleri arasındaki blokta çatlaklar oluşmuş, özellikle İtalya işgal politikasını gözden geçirmiştir.
3
Fransa'nın Ankara'ya temsilci göndermesi ve İtalya'nın çekilme kararı bu zaferin hemen ardından yaşanan diplomatik meyvelerdir.

Daha Fazla Pratik

II.II. İnönü Savaşı ile Sakarya Meydan Muharebesi arasındaki temel diplomatik farkları (temsilci gönderilmesi vs antlaşma imzalanması) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 350Soru

2424 Temmuz 19231923 tarihinde imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nda, Yunanistan'ın Anadolu'da yaptığı tahribata karşılık "savaş tazminatı" bedeli olarak Türkiye'ye bıraktığı yer aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karaağaç

Cevap

Yunanistan'ın Anadolu'daki tahribatına karşılık savaş tazminatı olarak Türkiye'ye bıraktığı yer Karaağaç'tır.
Lozan Barış Antlaşması'na göre Yunanistan, Anadolu'da sebep olduğu yıkım ve tahribatın karşılığında nakit para ödemek yerine stratejik öneme sahip Karaağaç istasyonunu ve Bosnaköy'ü Türkiye'ye savaş tazminatı olarak vermiştir. Bu durum Yunanistan'ın haksızlığını uluslararası alanda kabul ettiğinin bir kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Antlaşması'ndaki "Savaş Tazminatı" maddesini analiz et.
Yunanistan'ın savaş suçlusu/sorumlusu olarak kabul edildiği belirlendi.
Uluslararası hukukta bir devletin tazminat ödemesi, savaşın sorumluluğunu üstlendiği anlamına gelir.
2
Tazminatın ödeme şeklini ve yerini tespit et.
Nakdi tazminat yerine toprak (Karaağaç) devri kararlaştırıldı.
Ekonomik sıkıntı içindeki Yunanistan'ın ödeme gücü olmaması nedeniyle toprak devri formülü uygulanmıştır.

Anahtar Kavram

Savaş Tazminatı ve Karaağaç

İpuçları

1
Bu bölge, günümüzde Edirne ilimize bağlı bir mahalle konumundadır.
2
Yunanistan'ın savaş suçunu kabul ettiğinin en önemli kanıtı olan toprak devridir.
3
Meriç Nehri'nin batısında olmasına rağmen Türkiye sınırları içerisinde yer alan istasyon bölgesidir.

Daha Fazla Pratik

Lozan'da çözülemeyen tek konu olan Musul Sorunu'nu ve Brüksel Hattı kavramını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 351Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi; Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey ve Urfa’da Ali Saip Bey gibi yerel isimlerin öncülüğünde, Fransız işgal kuvvetlerine ve onlarla hareket eden Ermeni İntikam Alaylarına karşı yürütülen destansı bir halk direnişine sahne olmuştur.

Bu cephenin askeri yapısı ve siyasi sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cephedeki askeri mücadele, Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Fransa ile imzalanan 19211921 Ankara Antlaşması ile resmen sona ermiştir.

Cevap

Güney Cephesi'ndeki askeri mücadele, Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile imzalanan 19211921 Ankara Antlaşması ile sona ermiştir.
Milli Mücadele'de Güney Cephesi, düzenli ordunun bulunmadığı ve halkın kendi imkanlarıyla (Kuva-yi Milliye) savunduğu bir cephedir. Bu cephedeki askeri aşama, Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Zaferi'nin ardından Fransızların TBMM'yi tanıması ve 2020 Ekim 19211921 Ankara Antlaşması'nı imzalamasıyla resmen kapanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin askeri karakterini analiz etme
Güney Cephesi'nin düzenli ordu değil, Kuva-yi Milliye (halk direnişi) tarafından savunulduğu tespit edilir.
Milli Mücadele'de diğer cephelerden farklı olarak Güney'de tamamen yerel milis güçlerin hakim olduğunu anlamak temeldir.
2
Düşman unsurları belirleme
Mücadelenin Fransızlar ve Ermeni lejyonerlerine karşı verildiği doğrulanır.
Bölgedeki işgalci gücün ve onlara destek veren yerel iş birlikçilerin kim olduğunu bilmek sorunun bağlamını kurar.
3
Siyasi kapanış sürecini değerlendirme
Sakarya Meydan Muharebesi'nin zaferle sonuçlanmasının ardından Fransa'nın TBMM ile masaya oturduğu görülür.
Batı Cephesi'ndeki askeri başarıların diğer cephelerdeki diplomatik sonuçlarını ilişkilendirmek gerekir.
4
Antlaşmayı ve tarihini doğrulama
2020 Ekim 19211921 tarihli Ankara Antlaşması ile cephenin kapandığı sonucuna varılır.
Güney Cephesi'ni resmen kapatan belgenin Ankara Antlaşması olduğunu teyit ederek doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kuva-yi Milliye Karakteri ve Ankara Antlaşması ile Kapanışı

İpuçları

1
Güney Cephesi'nin en ayırt edici özelliği, mücadelenin düzenli ordu birlikleri yerine halkın kendi oluşturduğu birliklerce verilmesidir.
2
Bu cephedeki direnişin başarısı, Batı Cephesi'ndeki büyük bir askeri zaferin ardından diplomatik bir antlaşmayla taçlanmıştır.
3
Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Fransa ile imzalanan ve Hatay dışında bugünkü Suriye sınırımızı belirleyen antlaşmayı hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan Ankara Antlaşması ile hangi şehrin Türkiye sınırları dışında (Misak-ı Milli'den taviz) kaldığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 352Soru

Kurtuluş Savaşı sürecinde, Kazım Karabekir liderliğindeki birliklerin Doğu Cephesi'nde kazandığı askeri zaferin ardından Ermenistan ile imzalanan antlaşma, Ankara hükümeti için önemli bir diplomatik dönüm noktasıdır.

Bu antlaşmanın TBMM açısından taşıdığı en önemli siyasi özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TBMM'nin uluslararası alanda kazandığı ilk siyasi başarı olması

Cevap

Gümrü Antlaşması'nın TBMM açısından en temel önemi, uluslararası alanda kazanılan ilk siyasi ve diplomatik başarı olmasıdır.
Doğu Cephesi'ndeki askeri harekatın ardından imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin uluslararası alandaki varlığını bir başka devlete ilk kez kabul ettirdiği belgedir. Bu durum, antlaşmanın 'ilk siyasi başarı' olma özelliğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri harekatın sonucunu analiz etme
Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu'nun Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı büyük bir zafer kazandığı belirlenir.
Askeri zaferler, diplomatik başarıların zeminini hazırlar.
2
Antlaşmanın niteliğini belirleme
33 Aralık 19201920 tarihinde Ermenistan ile imzalanan Gümrü Antlaşması'na ulaşılır.
Antlaşmanın içeriği ve imzacı taraflar TBMM'nin meşruiyetini gösterir.
3
Diplomatik önemi değerlendirme
TBMM'nin ilk kez bir uluslararası belgede devlet olarak tanındığı ve bunun ilk siyasi başarı olduğu saptanır.
Gümrü, TBMM'nin dış dünyadaki ilk somut siyasi kazanımıdır.

Anahtar Kavram

TBMM'nin İlk Siyasi Başarısı

İpuçları

1
TBMM'nin uluslararası diplomasideki 'ilk'lerini düşünün.
2
Ermenistan'ın Sevr'den vazgeçtiği ve TBMM'yi tanıdığı bu antlaşmanın prestijine odaklanın.
3
Askeri bir zaferin hemen ardından gelen bu ilk antlaşma, Ankara hükümetinin dış dünyadaki ilk siyasi zaferidir.

Daha Fazla Pratik

Gümrü Antlaşması ile Batı Cephesi'ne kaydırılan birliklerin I. İnönü Savaşı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 353Soru

Lozan Barış Antlaşması'nda, Avrupalı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek Türkiye'nin iç işlerine karışmasını engellemek ve tam bağımsızlığı sağlamak amacıyla azınlıkların hukuki statüsüyle ilgili kesin bir hüküm getirilmiştir. Buna göre, Lozan Barış Antlaşması'nda azınlıkların durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi kararlaştırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye sınırlarındaki tüm azınlıkların Türk vatandaşı kabul edilerek Müslümanlarla aynı haklara sahip olması

Cevap

Türkiye sınırlarındaki tüm azınlıkların Türk vatandaşı kabul edilerek Müslümanlarla aynı haklara sahip olması
Lozan Barış Antlaşması'na göre Türkiye'deki tüm azınlıklar Türk vatandaşı kabul edilmiştir. Bu kararın temel amacı, azınlık haklarını koruma bahanesiyle yabancı devletlerin Türkiye'nin iç işlerine karışmasını engellemek ve hukuk birliğini (tüm vatandaşların aynı yasalara tabi olması) sağlamaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Antlaşması'nın temel felsefesini hatırla.
Tam bağımsızlık ve iç işlerine karışılmasını engellemek.
Osmanlı Dönemi'nde azınlık hakları, Avrupalı devletlerin müdahale aracı olarak kullanılıyordu.
2
Azınlıkların hukuki statüsünü değerlendir.
Tüm azınlıklar Türk vatandaşı olarak kabul edildi.
Vatandaşlık bağı ile azınlıklar artık yabancı bir unsur değil, Türkiye'nin kendi iç meselesi haline gelmiştir.

Anahtar Kavram

Lozan'da Azınlık Sorununun Çözümü ve Tam Egemenlik

İpuçları

1
Türkiye'nin egemenliğini korumak için azınlıkları 'yabancı' statüsünden çıkarıp 'vatandaş' statüsüne aldığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Lozan'daki nüfus mübadelesi (etabli) sorununun hangi bölgeleri kapsam dışı bıraktığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 354Soru

Lozan Barış Antlaşması'nda çözüme kavuşturulan en önemli gündem maddelerinden biri de Osmanlı Devleti'nden kalan dış borçlar meselesidir. Bu antlaşma ile Osmanlı dış borçlarının tasfiyesi konusunda aşağıdakilerden hangisi kararlaştırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Borçların, Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletler arasında paylaştırılması

Cevap

Osmanlı borçlarının, imparatorluktan ayrılan ve yeni kurulan devletler arasında paylaştırılması kararlaştırılmıştır.
Lozan Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden kalan borçlar, imparatorluk toprakları üzerinde kurulan yeni devletler (Suriye, Irak, Yunanistan vb.) arasında paylaştırılmıştır. Türkiye, yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemeyi kabul ederek tam bağımsızlık yolunda büyük bir engel olan mali denetimden kurtulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı Devleti'nin mali yapısını incelemek
Osmanlı'nın 19. yüzyıldan itibaren biriken büyük bir dış borç yükü olduğu tespit edilir.
Borçların kim tarafından ve nasıl ödeneceği, egemenlik hakları açısından kritiktir.
2
Lozan'daki temel paylaşım ilkesini belirlemek
Borçların sadece Türkiye'ye değil, Osmanlı'dan toprak alan tüm devletlere bölüştürüldüğü görülür.
Adaletli bir dağılım yapılarak Türkiye'nin ekonomik yükü hafifletilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Borçlarının Paylaştırılması

İpuçları

1
Osmanlı Devleti sadece bugünkü Türkiye topraklarından ibaret değildi; geniş bir coğrafyaya yayılmıştı.

Daha Fazla Pratik

Lozan'da çözülemeyip daha sonraya bırakılan 'Irak Sınırı' konusunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 355Soru

Milli Mücadele yıllarında başlangıçta İngilizler tarafından işgal edilen ancak daha sonra Fransızlara devredilen Maraş, Antep ve Urfa gibi şehirlerde; Sütçü İmam, Şahin Bey ve Ali Saip Bey gibi yerel kahramanların öncülüğünde büyük bir direniş gösterilmiştir.

Bölge halkının (Kuvayı Milliye) düzenli ordu desteği olmaksızın yürüttüğü bu mücadeleler sonucunda, Güney Cephesi'ni resmen kapatan ve Fransızların Anadolu’dan çekilmesini sağlayan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ankara Antlaşması

Cevap

Güney Cephesi'ni kapatan antlaşma 1921 yılında imzalanan Ankara Antlaşması'dır.
Ankara Antlaşması, 1921 yılında Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasının ardından Fransa ile imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Fransa, TBMM hükümetini tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuş ve Güney Cephesi'ndeki askeri mücadeleler sona ermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin özelliklerini belirle.
Güney Cephesi; Fransızlara karşı Kuvayı Milliye (yerel halk) tarafından savunulmuştur.
Soruda bahsedilen şehirler (Maraş, Antep, Urfa) ve kahramanlar bu cepheye aittir.
2
Cepheyi kapatan diplomatik belgeyi hatırla.
Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferinden sonra Fransa ile 20 Ekim 1921'de Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Bu antlaşma ile Fransa Anadolu'dan çekilmiş ve Güney Cephesi resmen kapanmıştır.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kapanış Süreci ve Ankara Antlaşması

İpuçları

1
Bu cephede hangi ülkeye karşı savaşıldığını (Fransa) düşünün ve o ülkeyle yapılan antlaşmayı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ndeki şehirlerin aldığı unvanları (Gazi, Kahraman, Şanlı) ve veriliş tarihlerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 356Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın maddeleri incelendiğinde; "İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetimi, barış antlaşması imzalanana kadar TBMM Hükümeti’ne bırakılacaktır." hükmünün yer aldığı görülmektedir.

Antlaşma metninde başkent İstanbul'un idaresinin doğrudan TBMM’ye devredilmesinin, Osmanlı Devleti’nin siyasi statüsü açısından doğurduğu temel hukuki sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin kabul edilmesi

Cevap

Antlaşma ile başkent İstanbul'un idaresinin TBMM'ye bırakılması, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin kabul edildiğini gösterir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul ve Boğazlar’ın yönetiminin TBMM’ye bırakılması, İtilaf Devletleri’nin Osmanlı Devleti’ni artık bir siyasi otorite olarak tanımadıkları ve onun hukuki varlığını yok saydıkları anlamına gelir. Bu durum tarihte 'Osmanlı’nın hukuken sona ermesi' olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın kapsamını analiz et.
Mudanya Ateşkesi ile Doğu Trakya, İstanbul ve Boğazlar savaşılmadan kurtarılmıştır.
Yunan kuvvetlerinin Doğu Trakya'yı (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) boşaltması kararlaştırılarak askeri zafer diplomatik başarıya dönüştürülmüştür.
2
İstanbul'un yönetimsel devrini değerlendir.
İtilaf Devletleri, Osmanlı'nın başkentini Osmanlı hükümetine değil, TBMM'ye teslim etmiştir.
Bir devletin başkentinin başka bir hükümete devredilmesi, o devletin artık meşru bir hukuki otorite olarak tanınmadığı anlamına gelir.
3
Siyasi statüyü tanımla.
Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
Uluslararası bir belgede başkentin yönetiminin TBMM'ye bırakılması, Osmanlı'nın hukuki varlığının son bulduğunun tescilidir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin sona erme aşamaları (Fiilen, Hukuken, Resmen)

İpuçları

1
Başkent, bir devletin egemenlik merkezidir; bu merkezin kime teslim edildiğine dikkat edin.
2
İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u Osmanlı'ya değil de TBMM'ye bırakması, eski rejimin tanınmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Mudanya sonrasında İstanbul'a gönderilen Trakya Yüksek Komiseri Refet Bele'nin görev ve yetkilerini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Osmanlı'nın sona erme aşamalarını bir tablo olarak zihninizde canlandırın: Mondros (Fiilen), Mudanya (Hukuken), Saltanatın Kaldırılması (Resmen).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 357Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi’nde Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey ve Urfa’da Ali Saip Bey gibi yerel liderlerin öncülüğünde Fransız işgal güçlerine ve onlarla birlikte hareket eden Ermeni lejyonlarına karşı büyük bir halk direnişi sergilenmiştir. Bölgede herhangi bir düzenli ordu birliği bulunmamasına rağmen, Fransızların Anadolu’daki işgal faaliyetlerinden vazgeçerek TBMM ile 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması’nı imzalamasında belirleyici olan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi’nde Sakarya Meydan Muharebesi’nin Türk ordusu tarafından kazanılması

Cevap

Güney Cephesi'ndeki Fransız işgalini sona erdiren ve Ankara Antlaşması'na zemin hazırlayan olay, Batı Cephesi'nde elde edilen Sakarya Meydan Muharebesi zaferidir.
Güney Cephesi'nde halkın (Kuva-yi Milliye) kahramanca direnişi Fransızları yıpratmış olsa da, Fransa'nın işgalin devam ettirilemeyeceğini anlayıp TBMM'yi resmen tanıması ve Ankara Antlaşması'nı imzalaması, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin karakterini analiz etme
Güney Cephesi'nde düzenli ordu yoktur; direniş Maraş, Antep ve Urfa'da halkın kurduğu Kuva-yi Milliye tarafından yürütülmüştür.
Cephenin kendine has yapısını anlamak, askeri ve siyasi sonuçları doğru yorumlamayı sağlar.
2
Dış etkenleri ve diplomatik süreci değerlendirme
Fransa, Türk halkının direnişi karşısında zorlanmış ancak kesin çekilme kararını Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi'nden sonra almıştır.
Milli Mücadele'deki askeri başarılar diplomatik başarıları (Ankara Antlaşması gibi) beraberinde getirir.
3
Kapanış antlaşmasını belirleme
20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması ile Güney Cephesi resmen kapanmış, Hatay hariç bugünkü Suriye sınırı büyük ölçüde çizilmiştir.
Antlaşmanın tarihi ve içeriği, hangi askeri zaferin sonucu olduğunu doğrular.

Anahtar Kavram

Askeri Zaferlerin Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde mücadele Kuva-yi Milliye birlikleri tarafından yürütülmüştür.
2
Bu cephedeki işgalin diplomatik yolla sona ermesi, bir başka cephedeki büyük bir askeri başarının sonucudur.
3
Yunanlıların 'Melhame-i Kübra' olarak adlandırılan büyük bir muharebede mağlup edilmesi, Fransızların TBMM ile Ankara Antlaşması'nı imzalamasını sağlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan Ankara Antlaşması ile Misak-ı Milli'den verilen ikinci tavizi (Hatay) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 358Soru

Batı Cephesi'nde kazanılan II.II. İnönü Muharebesi, İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştirmiş ve TBMM Hükümeti'nin uluslararası alandaki diplomatik saygınlığını artırmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi II.II. İnönü Muharebesi'nin sonuçları arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya ile TBMM arasında Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması'nın imzalanması

Cevap

Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması'nın imzalanması seçeneği doğrudur; çünkü bu antlaşma II. İnönü Muharebesi'nin değil, I. İnönü Muharebesi'nin bir sonucudur.
Moskova Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması, Sovyet Rusya ile TBMM arasında 1616 Mart 19211921 tarihinde, yani I.I. İnönü Muharebesi sonucunda imzalanmıştır. II.II. İnönü Muharebesi ise 2323 Mart - 11 Nisan 19211921 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Moskova Antlaşması, II.II. İnönü'nün bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
II. İnönü Muharebesi'nin temel askeri ve diplomatik sonuçlarını hatırla.
İtalya'nın çekilme kararı, Fransa'nın barış arayışı, Mustafa Kemal'in 'makus talih' telgrafı ve İngiltere'nin esir değişimi adımları listelendi.
Soru kökündeki 'gösterilemez' ifadesini bulmak için gerçek sonuçları saptamak gerekir.
2
Seçeneklerde verilen antlaşmaların tarihlerini ve hangi savaşın sonucu olduklarını karşılaştır.
Moskova Antlaşması'nın 16 Mart 1921'de, yani II. İnönü (23 Mart - 1 Nisan 1921) başlamadan önce imzalandığı tespit edildi.
I. ve II. İnönü sonuçları kronolojik olarak birbirine yakın olduğu için bu ayrımı yapmak kritiktir.

Anahtar Kavram

II. İnönü Savaşı'nın Diplomatik Sonuçları ve I. İnönü ile Farkları

İpuçları

1
Antlaşmaların kronolojisine dikkat et; bazı gelişmeler II.II. İnönü başlamadan önce tamamlanmış olabilir.

Daha Fazla Pratik

I. İnönü Savaşı sonrası yaşanan 'TALİM' kodlamasını (Teşkilat-ı Esasiye, Afgan Dostluk, Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması) gözden geçirmek, bu tür karışıklıkları önleyecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 359Soru

I.I. İnönü Muharebesi’nin kazanılmasının ardından Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması'nda yer alan; "Taraflar, Osmanlı Devleti ile Çarlık Rusyası arasında daha önce imzalanmış olan bütün antlaşmaların geçersiz olduğunu kabul ederler." maddesi antlaşma metnine girmiştir.

Bu maddenin, aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesi olduğu savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki ülkede de rejim değişikliği yaşandığının ve yeni yönetimlerin birbirini tanıdığının

Cevap

Her iki ülkede de rejim değişikliği yaşandığının ve yeni yönetimlerin birbirini tanıdığı seçeneği doğrudur.
Verilen madde, hem TBMM'nin Osmanlı'yı hem de Sovyet Rusya'nın Çarlık Rusyası'nı devre dışı bıraktığını kanıtlar. Eski devletlerin antlaşmalarının yok sayılması, her iki tarafta da yeni bir siyasi düzenin (rejim) kurulduğunu ve bu yeni düzenlerin birbirini meşru olarak tanıdığını gösteren en net diplomatik kanıttır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesindeki 'Osmanlı Devleti' ve 'Çarlık Rusyası' ifadelerini analiz et.
Bu iki devletin de artık var olmadığı veya yeni yönetimler tarafından temsil edilmediği sonucuna ulaşılır.
Eski yönetimlerin yaptığı antlaşmaların geçersiz sayılması, o yönetimlerin hukuksal devamlılığının reddedildiğini gösterir.
2
TBMM ve Sovyet Rusya'nın bu kararı ortaklaşa almasını yorumla.
Her iki tarafın da devrimci/yeni bir yapıya sahip olduğu ve birbirlerinin meşruiyetini tanıdığı anlaşılır.
Diplomatik olarak 'geçmişi temizlemek', yeni bir başlangıç ve karşılıklı tanıma anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Moskova Antlaşması'nın diplomatik önemi ve rejim değişikliğinin kanıtlanması.

İpuçları

1
Maddede adı geçen 'Osmanlı' ve 'Çarlık' yönetimlerinin o tarihteki durumunu düşünün.
2
Bir devlet, kendisinden önceki yönetimin antlaşmalarını neden geçersiz sayar?
3
Eski yönetimlerin antlaşmalarının reddedilmesi, 'yeni bir sayfa açıldığını' ve 'yeni bir rejim' kurulduğunu gösterir.

Daha Fazla Pratik

Moskova Antlaşması'nda verilen ilk Misak-ı Milli tavizinin hangi şehir olduğunu tekrar edin.

Alternatif Yöntem

Eleme yöntemi kullanarak; Batum tavizi nedeniyle A şıkkını, Boğazlar konferansı nedeniyle D şıkkını kolayca eleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 360Soru

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi TBMM'de büyük bir kriz yaratmıştır. Bu zorlu süreçte bir yandan Ankara'da Maarif Kongresi toplanarak eğitim planlaması yapılırken, diğer yandan ordunun ihtiyaçlarını hızla karşılamak ve kararları çabuklaştırmak amacıyla meclisin yasama ve yürütme yetkileri üç aylığına Mustafa Kemal Paşa'ya devredilmiştir.

Sözü edilen bu gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başkomutanlık Kanunu'nun çıkarılması

Cevap

Meclisin yetkilerini üç aylığına Mustafa Kemal Paşa'ya devreden gelişme Başkomutanlık Kanunu'dur.
Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki yenilgi sonrası mecliste oluşan muhalefeti dindirmek, hızlı kararlar alarak orduyu toparlamak amacıyla meclisin yetkileri 5 Ağustos 1921'de çıkarılan Başkomutanlık Kanunu ile Mustafa Kemal Paşa'ya devredilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Süreç analizi yapılması
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın kaybedilmesi ve ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi belirlendi.
Sorunun hangi tarihsel aralıkta geçtiğini saptamak için önemlidir.
2
Olağanüstü önlemlerin saptanması
Kriz anında yasama ve yürütme yetkilerinin hız için kişiye devredilmesi gerektiği anlaşıldı.
Savaş zamanı hızlı karar alma ihtiyacı Başkomutanlık kurumunu doğurmuştur.
3
Doğru yasal düzenlemenin eşleştirilmesi
Bu yetki devrinin Başkomutanlık Kanunu ile sağlandığı sonucuna varıldı.
Tekalif-i Milliye bir sonuç; Londra Konferansı ve İstiklal Marşı ise önceki savaşın sonuçlarıdır.

Anahtar Kavram

Başkomutanlık Kanunu ve Yasama-Yürütme Yetkilerinin Devri

İpuçları

1
Bu düzenleme, meclis içindeki tartışmaları bitirip kararların tek elden hızlıca çıkmasını sağlamıştır.
2
Mustafa Kemal Paşa'nın meclisin yasama ve yürütme yetkilerini kullanarak orduyu yönetmesini sağlayan kanundur.
3
5 Ağustos 1921 tarihinde çıkarılmış ve Sakarya Savaşı öncesi ordunun toparlanması için zemin hazırlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Mustafa Kemal'in Başkomutanlık yetkisini kullanarak yayımladığı Tekalif-i Milliye Emirleri'nin orduya katkılarını inceleyin.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 18 / 32Sonraki
Milli Mücadele Muharebeler Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 18 | Examkin