Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 soru

Soru 441Soru

Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Musul, Maraş, Antep ve Urfa’yı işgal eden İngiltere, 1919 yılında Fransa ile imzaladığı Suriye İtilafnamesi doğrultusunda Maraş, Antep ve Urfa’yı Fransızlara devretmiştir. Bu devir teslimden sonra bölge halkı Sütçü İmam, Şahin Bey ve Ali Saip Bey gibi yerel önderlerin etrafında birleşerek direnişe geçmiştir.

Güney Cephesi’ndeki bu mücadelelerin askeri ve siyasi seyrine ilişkin aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki askeri harekatın tamamı yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye tarafından yürütülmüş, cephe Sakarya Meydan Muharebesi sonrası imzalanan Ankara Antlaşması ile kapanmıştır.

Cevap

Güney Cephesi'nde mücadele Kuvayı Milliye tarafından yürütülmüş ve 1921 Ankara Antlaşması ile sona ermiştir.
Doğru seçenek, Güney Cephesi'nin en belirgin iki özelliğini (Kuvayı Milliye direnişi ve 1921 Ankara Antlaşması ile kapanış) bir arada sunmaktadır. Batı Cephesi'nde Sakarya Zaferi kazanılana kadar bekleyen Fransızlar, bu zaferden sonra Anadolu'da kalamayacaklarını anlayarak Ankara Antlaşması'nı imzalamış ve Hatay hariç güney illerimizden çekilmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
İşgal sürecini ve tarafları analiz edin.
Maraş, Antep ve Urfa'nın İngilizlerden Fransızlara devredildiği ve yerel direnişin başladığı belirlenir.
Soruda verilen öncüldeki kronolojik değişimi anlamak direnişin muhatabını belirlemek için gereklidir.
2
Direnişin askeri yapısını değerlendirin.
Bu cephede TBMM'ye bağlı düzenli ordu birliklerinin değil, halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye'nin savaştığı saptanır.
Güney Cephesi'ni diğer cephelerden ayıran en temel yapısal özellik budur.
3
Cephenin kapanış sürecini ve antlaşmayı tespit edin.
Cephenin Sakarya Meydan Muharebesi sonrası imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile kapandığı sonucuna varılır.
Askeri başarıların diplomatik sonuçlara (Gümrü, Moskova, Ankara) dönüşme sırasını bilmek karmaşayı önler.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kuvayı Milliye ruhuyla savunulması ve 1921 Ankara Antlaşması ile kapanması.

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde TBMM'nin kurduğu düzenli ordu birliklerinin savaşıp savaşmadığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan Ankara Antlaşması'nın Misak-ı Milli'den verilen tavizler (Hatay gibi) açısından sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 442Soru

Batı Cephesi'nde Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın kaybedilmesiyle Türk ordusu Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmiş ve TBMM'de meclisin Kayseri'ye taşınması gibi karamsar senaryolar tartışılmaya başlanmıştır. Ancak aynı günlerde Mustafa Kemal Paşa'nın talimatıyla Ankara'da 'Maarif Kongresi' toplanarak milli eğitimin esasları belirlenmiştir.

Yaşanan bu ağır askeri mağlubiyetin yarattığı kriz ortamında, meclisin yetkilerini tek elde toplayarak hızlı karar alınmasını sağlamak amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya verilen görev ve yetki aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başkomutanlık

Cevap

Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi
Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki yenilgi sonrası TBMM'de yaşanan büyük tartışmaları sonlandırmak ve ordunun Sakarya Nehri'nin doğusundaki savunmasını organize etmek için 5 Ağustos 1921'de Başkomutanlık Yasası kabul edilmiştir. Bu yasa ile Mustafa Kemal Paşa, meclisin yetkilerini şahsında toplayarak geniş bir yetkiyle ordunun başına geçmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri durumun analizi
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda ordunun yenilerek Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildiği tespit edilir.
Bu mağlubiyet, Milli Mücadele'nin en büyük krizlerinden birine yol açmıştır.
2
Eş zamanlı gelişmelerin değerlendirilmesi
Savaşın en zor anlarında Ankara'da Maarif Kongresi'nin toplanması, milli eğitimin önemini gösterir.
Soru kökündeki bağlamı tamamlayan önemli bir detaydır.
3
Siyasi/Hukuki çözümün belirlenmesi
Meclisin yasama ve yürütme yetkilerini 3 ay süreyle Mustafa Kemal Paşa'ya devreden kanun belirlenir.
Hızlı karar alabilmek ve orduyu toparlayabilmek için bu olağanüstü yetki devri yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Kütahya-Eskişehir Savaşları Sonrası Başkomutanlık Kanunu

İpuçları

1
Bu yetki meclisin gücünü tek bir kişide birleştirir.
2
Mustafa Kemal Paşa'ya ordunun başına geçmesi için 3 ay süreyle verilmiştir.
3
Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde, yasama ve yürütme yetkilerinin meclisten bir lidere geçtiği karardır.

Daha Fazla Pratik

Başkomutanlık yetkisi alındıktan hemen sonra yayınlanan Tekalif-i Milliye Emirleri'nin kapsamını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 443Soru

Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazlar ile ilgili olarak; "Boğazlar, başkanı Türk olan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek ve Boğazların her iki yakası askerden arındırılacaktır." kararı kabul edilmiştir. Bu kararın, Türkiye açısından aşağıdakilerden hangisine yönelik bir kısıtlama getirdiği söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tam egemenlik haklarına ve sınır güvenliğine

Cevap

Doğru cevap, Boğazlar maddesinin Türkiye'nin tam egemenlik haklarını ve sınır güvenliğini kısıtladığını belirten seçenektir.
Lozan Barış Antlaşması'nda Boğazların uluslararası bir komisyon tarafından yönetilmesi ve kıyılarının askerden arındırılması, Türkiye'nin bu stratejik su yolu üzerindeki tam hakimiyetini engellemiştir. Bu durum, Misak-ı Milli prensiplerine ve tam bağımsızlık anlayışına aykırı olup egemenlik haklarımızı kısıtlamıştır. Bu sorun ancak 1936'daki Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile çözülebilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Antlaşması'ndaki Boğazlar maddesini inceleyin.
Maddede bir 'Uluslararası Komisyon' kurulması ve 'askerden arındırma' şartı görülmektedir.
Antlaşma metnindeki kısıtlamaların ne anlama geldiğini anlamak için metin analizi gereklidir.
2
Egemenlik kavramı ile komisyon yönetimi arasındaki ilişkiyi kurun.
Kendi toprağınızda bir kurulun (komisyonun) söz sahibi olması, devletin o bölgedeki mutlak karar verme yetkisini yani egemenliğini zedeler.
Egemenlik, bir devletin kendi sınırları içinde başka hiçbir güce bağlı olmadan karar verebilmesidir.
3
Askerden arındırma şartının güvenlik boyutunu değerlendirin.
Boğaz kıyılarında asker bulundurulamaması, olası bir saldırıda bölgenin savunmasız kalması demektir.
Sınır güvenliği, devletin stratejik noktaları savunma hakkıyla doğrudan ilişkilidir.

Anahtar Kavram

Lozan'da Boğazlar Statüsü ve Egemenlik Kısıtlaması

İpuçları

1
Boğazlar maddesinde geçen 'Komisyon' ve 'Askerden arındırma' ifadelerine odaklanın.
2
Bir devletin kendi topraklarında bir kurulun ortak yönetimine izin vermesi, o devletin kendi başına karar verme yetkisini nasıl etkiler?
3
Bu kısıtlama, ileride 1936 yılında imzalanacak olan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile ortadan kaldırılacaktır. Montrö neyi tam olarak sağlamıştı?

Daha Fazla Pratik

Lozan'daki bu kısıtlamanın Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile nasıl düzeltildiğini ve Boğazlar Komisyonu'nun ne zaman kaldırıldığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 444Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde, Doğu Cephesi'nde Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu, Batı Cephesi'nde ise TBMM tarafından kurulan Düzenli Ordu savaşmıştır. Buna karşın Maraş, Urfa ve Antep gibi illerimizin bulunduğu Güney Cephesi'ndeki savunmanın temel gücü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölge halkı tarafından oluşturulan Kuvayı Milliye birlikleri

Cevap

Güney Cephesi'ndeki savunmanın temel gücü, bölge halkının kendi imkanlarıyla kurduğu Kuvayı Milliye birlikleridir.
Güney Cephesi (Maraş, Antep, Urfa), Milli Mücadele'nin düzenli ordu birliklerinin görev almadığı tek cephesidir. Burada Fransız ve Ermeni işgaline karşı Sütçü İmam, Şahin Bey ve Ali Saip Bey gibi yerel önderlerin etrafında toplanan halk, Kuvayı Milliye ruhuyla topyekün bir direniş sergilemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Cepheleri ve askeri yapılarını karşılaştırın.
Doğu'da 15. Kolordu, Batı'da Düzenli Ordu, Güney'de ise sivil halk direnişi olduğu belirlenir.
Milli Mücadele'nin organizasyon şemasını anlamak için cephe bazlı ayrım yapmak gerekir.
2
Güney Cephesi'ndeki yerel kahramanları (Sütçü İmam, Şahin Bey vb.) hatırlayın.
Bu isimlerin birer sivil/milis lideri olduğu ve halkı örgütlediği sonucuna varılır.
Yerel kahramanların kimliği, askeri yapının 'Kuvayı Milliye' olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nde düzenli ordu yoktur; savunma tamamen Kuvayı Milliye (milis güçler) tarafından yapılmıştır.

İpuçları

1
Maraş'ta Sütçü İmam'ın attığı ilk kurşun bir asker emriyle mi yoksa halkın tepkisiyle mi geldi?
2
Batı Cephesi'nde Yunanlılarla savaşan TBMM ordusu ile Güney'deki halk direnişini birbirinden ayırın.
3
Güney illerine verilen 'Gazi', 'Kahraman' ve 'Şanlı' unvanları, bizzat o halkın gösterdiği fedakarlıklar için verilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan ve Hatay dışındaki bugünkü Suriye sınırımızı belirleyen 1921 Ankara Antlaşması'nın maddelerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 445Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın maddeleri arasında yer alan "İstanbul, Boğazlar ve çevresinin yönetimi barış antlaşması imzalanıncaya kadar TBMM Hükûmeti'ne bırakılacaktır." hükmü, Türk siyasi tarihi açısından büyük bir öneme sahiptir.

Bu hüküm, Osmanlı Devleti'nin siyasi varlığı üzerindeki etkisi bakımından aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin

Cevap

İstanbul ve Boğazlar'ın idaresinin TBMM'ye bırakılması, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini göstermektedir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'u ve Boğazlar'ın yönetimini doğrudan TBMM Hükûmeti'ne devretmişlerdir. Bir devletin merkezinin başka bir siyasi otoriteye devredilmesi, o devletin uluslararası hukuk nezdinde artık hükmünün kalmadığını ve hukuken sona erdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesinin analiz edilmesi
İstanbul (başkent) ve Boğazlar'ın yönetiminin Osmanlı yerine TBMM'ye devredildiği belirlenir.
Uluslararası bir metinde bir devletin başkentinin başka bir güce verilmesi, o devletin artık hukuki bir muhatap olarak görülmediğini kanıtlar.
2
Devletin son bulma aşamalarının karşılaştırılması
Mondros (Fiilen), Mudanya (Hukuken) ve Saltanatın Kaldırılması (Resmen) ayrımı yapılır.
KPSS Tarih sorularında bu üç kavramın (fiilen, hukuken, resmen) farkı sıklıkla test edilir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin sona erme aşamaları (Fiilen-Hukuken-Resmen)

İpuçları

1
Bir devletin başkentinin başka bir yönetime devredilmesinin o devletin tanınırlığı üzerindeki etkisini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin sona erme süreçlerini (Mondros-Mudanya-Saltanat) bir tablo halinde özetleyerek çalışmak bu kavram karmaşasını önleyecektir.
Tahmini Süre:50s
Soru 446Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde askeri harekatın başarıyla sonuçlanması üzerine 33 Aralık 19201920 tarihinde Ermenistan ile imzalanan ve TBMM Hükümeti'nin uluslararası alanda kazandığı ilk siyasi zafer olarak kabul edilen antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gümrü Antlaşması

Cevap

Gümrü Antlaşması, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk diplomatik başarısıdır.
Doğu Cephesi'nde kazanılan askeri zafer sonucunda imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin varlığını uluslararası alanda resmen tanıyan bir devletle (Ermenistan) yaptığı ilk antlaşmadır. Bu yönüyle TBMM'nin ilk diplomatik ve siyasi başarısı olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Cephesi'ndeki askeri durumun belirlenmesi.
Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu, Ermenileri yenilgiye uğratmıştır.
Diplomatik görüşmelerin başlayabilmesi için askeri bir zaferin kazanılması gerekir.
2
Siyasi sonucun tespiti.
Ermenistan yenilgiyi kabul ederek antlaşma masasına oturmuştur.
Askeri zaferlerin diplomatik zaferlerle taçlandırılması sürecidir.
3
Antlaşmanın öneminin kavranması.
33 Aralık 19201920 tarihinde imzalanan Gümrü Antlaşması ile Ermenistan Misak-ı Milli'yi tanımıştır.
Bu olay TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi ve hukuksal başarısıdır.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın TBMM'nin ilk siyasi zaferi olması

İpuçları

1
Bu antlaşma Milli Mücadele'de imzalanan ilk uluslararası belgedir.
2
Ermenistan ile Kazım Karabekir'in başarıları sonucunda imzalanmıştır.
3
19201920 yılının sonunda imzalanmış ve Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini kabul ettiren ilk belge olmuştur.

Daha Fazla Pratik

TBMM'yi tanıyan ilk İslam devleti ve ilk Avrupalı devlet gibi 'ilkleri' tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 447Soru

Birinci İnönü Muharebesi'nde elde edilen askeri başarı, TBMM'nin hem iç politikada otoritesini güçlendirmiş hem de dış dünyada diplomatik bir figür olarak kabul görmesini sağlamıştır. Bu zaferden sonra Milli Mücadele'nin haklılığını duyurmak ve Misak-ı Milli'yi tanıtmak amacıyla çeşitli antlaşmalar ve görüşmeler yapılmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Birinci İnönü Muharebesi sonrasında yaşanan uluslararası (diplomatik) gelişmelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kars Antlaşması'nın imzalanarak Doğu sınırının kesinleşmesi

Cevap

Kars Antlaşması'nın imzalanması, Birinci İnönü Muharebesi'nin değil, Sakarya Meydan Muharebesi'nin bir sonucudur.
Kars Antlaşması, 13 Ekim 1921 tarihinde Sakarya Meydan Muharebesi'nin zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM ile Sovyetler Birliği'ne bağlı Kafkas Cumhuriyetleri (Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan) arasında imzalanmıştır. Bu nedenle Birinci İnönü Muharebesi'nin (Ocak 1921) sonuçları arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci İnönü zaferinin diplomatik sonuçlarını hatırla.
Londra Konferansı, Afgan Dostluk Antlaşması ve Moskova Antlaşması bu dönemin sonuçlarıdır.
Bu gelişmeler 'TALİM' koduyla da bilinen I. İnönü sonrası diplomatik başarılar arasındadır.
2
Verilen seçenekleri savaşlarla eşleştir.
Kars Antlaşması, Sakarya Savaşı sonrasında Kafkas Cumhuriyetleri ile yapılmıştır.
Antlaşmaların hangi askeri zaferin ardından geldiğini bilmek kronolojik doğruluğu sağlar.
3
I. İnönü sonucu olmayan şıkkı belirle.
Kars Antlaşması Sakarya dönemine aittir.
Kars Antlaşması 13 Ekim 1921'de imzalanmıştır, I. İnönü ise Ocak 1921 tarihlidir.

Anahtar Kavram

Savaşların Diplomatik Sonuçları ve Kronolojisi

İpuçları

1
Birinci İnönü zaferinden sonraki gelişmeleri 'TALİM' şifresiyle hatırlamaya çalış.

Daha Fazla Pratik

Sakarya Meydan Muharebesi'nin sonuçlarını inceleyerek Kars ve Ankara Antlaşmalarının önemini karşılaştırınız.
Tahmini Süre:45s
Soru 448Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda yer alan "İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetimi, barış antlaşması imzalanıncaya kadar TBMM Hükümeti'ne bırakılacaktır." maddesi, diplomatik ve hukuki açıdan analiz edildiğinde; bu durumun Osmanlı Devleti'nin siyasi statüsü üzerindeki en kesin etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin başkentinin idaresinin başka bir otoriteye devredilmesiyle birlikte hukuken sona erdiğini tescil etmiştir.

Cevap

Osmanlı Devleti'nin başkentinin yönetiminin TBMM'ye devredilmesiyle, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona ermiş kabul edilmesidir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın en önemli diplomatik sonucu, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'un yönetimini doğrudan TBMM Hükümeti'ne bırakmayı kabul etmesidir. Uluslararası hukukta bir devletin başkentinin idaresinin başka bir güce devredilmesi, o devletin hukuki otoritesinin kalmadığını ve 'hukuken sona erdiğini' (legally defunct) tescil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Madde Analizi
İstanbul ve Boğazlar'ın yönetimi TBMM'ye bırakılmıştır.
Bir devletin başkenti, o devletin egemenlik merkezidir.
2
Hukuki Yorumlama
İtilaf Devletleri, Osmanlı'yı değil TBMM'yi muhatap almıştır.
Başkentin yönetiminin başka bir otoriteye verilmesi, mevcut devletin meşruiyetinin ve hukuki varlığının sona erdiğini gösterir.
3
Kategorizasyon
Bu durum 'Hukuken Sona Erme' olarak tanımlanır.
Fiilen sona erme Mondros ile, resmen sona erme ise Saltanatın kaldırılması ile gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Sona Erme Aşamaları

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin sona erme sürecini üç aşamada (Fiilen, Hukuken, Resmen) düşünün.
2
Bir devletin başkentinin ve en stratejik noktası olan Boğazlar'ın yönetiminin kendisine değil de rakip bir hükümete (TBMM) verilmesi ne anlama gelir?
3
Mudanya'da İtilaf Devletleri'nin İstanbul'u kime teslim edeceğine karar vermesi, Osmanlı Hükümeti'ni bir otorite olarak tamamen saf dışı bırakmıştır.

Daha Fazla Pratik

Lozan Antlaşması'nda Boğazlar rejiminin Mudanya'daki duruma göre nasıl değiştiğini inceleyin.

Alternatif Yöntem

Kronolojik ve kavramsal eşleştirme metodunu kullanın: Mondros = Fiilen, Mudanya = Hukuken, Saltanatın Kaldırılması = Resmen.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 449Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın diplomatik kazanımları çerçevesinde; Meriç Irmağı’na kadar olan Doğu Trakya topraklarının (Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ) savaşılmadan kurtarılması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi, antlaşmanın uygulama protokolüne uygun ve doğru bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yunan kuvvetleri bölgeyi boşalttıktan sonra topraklar önce İtilaf Devletleri denetimine geçmiş, ardından TBMM Hükümeti’ne devredilmiştir.

Cevap

Yunan kuvvetlerinin boşalttığı bölgelerin önce İtilaf Devletleri'ne, ardından TBMM'ye devredilmesi
Mudanya Ateşkes Antlaşması'na göre Doğu Trakya'nın kurtarılması diplomatik bir süreçle gerçekleşmiştir. Bu süreçte Yunan ordusu bölgeyi boşaltırken, asayişi korumak adına İtilaf Devletleri bir 'ara istasyon' görevi görmüş ve bölgeyi Yunanlılardan teslim alıp TBMM'ye devretmişlerdir. Bu süreçte TBMM'yi temsilen bölgeye Refet Bele atanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın taraflarını belirleme
Görüşmeler TBMM, İngiltere, Fransa ve İtalya arasında yapılmıştır; Yunanistan doğrudan masada değildir.
Yunanistan'ın temsil edilmemesi, devir sürecinin İtilaf Devletleri aracılığıyla yapılmasını zorunlu kılmıştır.
2
Doğu Trakya maddesini analiz etme
Yunan ordusunun 15 gün içinde Meriç'in gerisine çekilmesi, bölgenin 30 gün içinde TBMM'ye devri kararlaştırılmıştır.
Bu kademeli geçiş, bölgedeki otorite boşluğunu önlemek ve güvenliği sağlamak içindir.
3
Devir teslim mekanizmasını anlama
İtilaf Devletleri, Yunanistan'dan aldıkları bölgeyi Türk memurlarına ve jandarmasına teslim etmiştir.
Bu yöntem, barış imzalanana kadar süreci kontrol altında tutmak ve çatışma riskini minimize etmek amacıyla seçilmiştir.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkesi'nin Uygulama Metodu

İpuçları

1
Mudanya görüşmelerine Yunan temsilcilerin neden bizzat katılmadığını ve İsmet Paşa'nın kimlerle muhatap olduğunu düşünün.
2
Bölge savaşılmadan alındığı için devir teslim süreci belirli bir takvime (15 ve 30 gün) bağlanmıştır.
3
Yunanistan'ın muhatap alınmadığı bu süreçte, İtilaf Devletleri bölgeyi Yunanistan'dan alıp Türk makamlarına teslim eden aracı kurum rolündedir.

Daha Fazla Pratik

Mudanya ile İstanbul ve Boğazlar'ın yönetimi TBMM'ye bırakılınca Osmanlı Devleti'nin hukuki statüsünde ne değiştiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 450Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki 15.15. Kolordu'nun askeri başarısının ardından Ermenistan ile 33 Aralık 19201920 tarihinde Gümrü Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma, Ankara Hükümeti'nin uluslararası diplomasideki konumu açısından dönüm noktası olarak kabul edilir.

Buna göre, Gümrü Antlaşması'nın sonuçları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sevr Antlaşması'nın geçersizliği uluslararası alanda ilk kez bir antlaşma metniyle resmen onaylanmıştır.

Cevap

Gümrü Antlaşması ile Sevr Antlaşması'nın geçersizliği uluslararası alanda ilk kez bir antlaşma metniyle resmen onaylanmıştır.
Doğru seçenek, Gümrü Antlaşması'nın en temel siyasi sonucunu ifade eder. Ermenistan Hükümeti'nin Sevr Antlaşması'nı geçersiz sayması, TBMM'nin varlığının ve Misak-ı Milli'nin bir başka devlet tarafından ilk kez resmen tanınması anlamına gelir. Bu durum, Sevr'in uluslararası hukuk arenasındaki ilk büyük mağlubiyetidir.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri ve diplomatik ilişkiyi analiz etme
Kazım Karabekir'in Ermenilere karşı kazandığı zafer, diplomatik masada TBMM'nin elini güçlendirmiştir.
Askeri başarılar her zaman diplomatik başarıların zeminini hazırlar.
2
Antlaşma içeriğini değerlendirme
Ermenistan'ın Sevr Antlaşması'nı tanımadığını kabul etmesi.
TBMM'nin imzaladığı ilk antlaşma olması, ona 'ilk siyasi başarı' vasfını kazandırır.
3
Kronolojik ve kavramsal ayrım yapma
Gümrü (ilk antlaşma), Moskova (ilk büyük güç), Kars (kesin sınır) ayrımını netleştirme.
KPSS sorularında doğu cephesiyle ilgili antlaşmaların özellikleri sıkça birbirine karıştırılır.

Anahtar Kavram

TBMM'nin ilk diplomatik zaferi ve Sevr'in uluslararası alanda ilk reddi.

İpuçları

1
Gümrü Antlaşması'nın 'ilk' olma özelliklerine odaklanın; kiminle imzalandığı ve Sevr ile olan ilişkisine bakın.

Daha Fazla Pratik

Doğu sınırının gelişimini Gümrü-Moskova-Kars sırasıyla (Gazi Mustafa Kemal kısaltmasıyla) ezberlemek karıştırılmasını önleyecektir.
Tahmini Süre:55s
Soru 451Soru

Mustafa Kemal Paşa'nın "Melhame-i Kübra" (büyük ve kanlı savaş) olarak adlandırdığı ve orduya "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır." emrini vererek askeri literatüre yeni bir doktrin kazandırdığı Sakarya Meydan Muharebesi, sadece askeri bir başarı değil, İtilaf Devletleri arasındaki diplomatik birliği hukuken parçalayan bir dönüm noktasıdır.

Bu askeri zaferin ardından imzalanan 1921 Ankara Antlaşması'nın aşağıdaki özelliklerinden hangisi, söz konusu diplomatik zaferin İtilaf Bloğu üzerindeki "parçalayıcı" etkisini ve Milli Mücadele'nin stratejik kazanımlarını en kapsamlı şekilde ortaya koymaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtilaf Bloğu'nun en güçlü üyelerinden biri olan Fransa'nın, diğer müttefiklerin (İngiltere ve Yunanistan) stratejik hedeflerini hiçe sayarak TBMM'yi resmen tanıması ve Anadolu'daki işgal birliğinden tek taraflı ayrılması.

Cevap

İtilaf Bloğu içerisinde yer alan Fransa'nın, müttefiki İngiltere'nin politikalarına aykırı olarak TBMM ile Ankara Antlaşması'nı imzalaması, işgal cephesinin parçalandığını ve bir Avrupa devletinin TBMM'yi resmen tanıdığını gösterir.
Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında imzalanan 1921 Ankara Antlaşması, Fransa'nın Anadolu'daki işgal birliğinden resmen ve hukuken ayrıldığını belgeleyen en önemli kanıttır. Bu durum İngiltere'nin politikalarını zora sokmuş ve İtilaf Bloğu'ndaki ilk büyük diplomatik çatlağı oluşturmuştur. Ayrıca Hatay'ın dışarıda kalması şartıyla Misak-ı Milli bir büyük Batılı devlet tarafından resmen tanınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sakarya Zaferi'nin askeri ve siyasi sonuçlarını analiz et.
Askeri zafer (Sathı Müdafaa), diplomasiyi tetikledi (Kars ve Ankara Antlaşmaları).
Askeri başarılar, diplomatik tanınmanın zeminini hazırlar.
2
Ankara Antlaşması'nın taraflarını ve etkilerini incele.
TBMM ve Fransa arasında imzalandı; Güney Cephesi kapandı.
Bir İtilaf devletinin çekilmesi, bloğun hukuken parçalanması anlamına gelir.
3
Seçeneklerdeki kronolojik ve kavramsal hataları ayıkla.
Londra Konferansı (I. İnönü), Başkomutanlık (Kütahya-Eskişehir), Mudanya (Büyük Taarruz) sonuçlarıdır.
KPSS tarih sorularında savaşlar ve sonuçları arasındaki kronolojik ilişki belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Sakarya Zaferi'nin Diplomatik Kırılma Etkisi

İpuçları

1
İtilaf Devletleri arasındaki birlik görüntüsü hangi devletin TBMM ile barış yapmasıyla bozulmuş olabilir?
2
Sakarya sonrasında Güney Cephesi'ni kapatan ve Hatay tavizini içeren antlaşmayı hatırlayın.
3
Fransa'nın Anadolu'dan çekilmesi, İngiltere'yi politik olarak yalnız bırakmış ve İtilaf Bloğu'nu parçalamıştır.

Daha Fazla Pratik

Ankara Antlaşması ile Hatay'da kurulan özel yönetim rejiminin Misak-ı Milli açısından önemini inceleyin.

Alternatif Yöntem

Olayları kronolojik sıraya dizerek Sakarya sonrası gelişmeleri (Kars, Ankara) belirleyin ve diğer savaşların sonuçlarını (Londra Konferansı, Mudanya) eleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 452Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde askeri başarıların diplomatik kazanımlarla taçlandırılması, TBMM Hükümeti'nin hem iç hem de dış kamuoyundaki otoritesini güçlendirmiştir. Bu bağlamda, Kazım Karabekir Paşa komutasındaki birliklerin harekatı sonucunda 33 Aralık 19201920 tarihinde imzalanan Gümrü Antlaşması'nın Türk siyasi tarihi açısından taşıdığı temel önem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi ve diplomatik başarısı olması

Cevap

Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk resmi antlaşma olup, ilk siyasi ve diplomatik başarısını simgelemektedir.
Gümrü Antlaşması, TBMM'nin varlığını uluslararası alanda tescilleyen ilk belge olması bakımından tarihi bir öneme sahiptir. Bu antlaşma ile Ermenistan, TBMM'yi tanıyan ilk devlet olmuş ve Sevr Antlaşması'ndaki haklarından vazgeçmiştir. Bu durum, meclisin askeri gücünün diplomatik bir zaferle sonuçlandığının kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri harekatın sonucunu analiz etme
Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu'nun Ermeni kuvvetlerine karşı kazandığı zafer belirlendi.
Antlaşmanın hangi askeri başarı sonrası imzalandığını anlamak için gereklidir.
2
Antlaşmanın taraflarını ve tarihini kontrol etme
33 Aralık 19201920 tarihinde TBMM ve Ermenistan arasında imzalandığı saptandı.
Olayın kronolojik ve siyasi bağlamını netleştirmek için önemlidir.
3
Antlaşmanın hukuksal ve diplomatik sonuçlarını değerlendirme
Ermenistan'ın TBMM'yi tanıyan ilk devlet olduğu ve Sevr'i geçersiz saydığı anlaşıldı.
TBMM'nin uluslararası meşruiyetini kanıtlayan ilk belge olduğunu doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

TBMM'nin ilk diplomatik zaferi ve uluslararası meşruiyetinin başlangıcı

İpuçları

1
TBMM'nin uluslararası alanda imzaladığı ilk 'ilk' belgenin ne olduğunu düşünün.
2
Ermenistan'ın TBMM ile masaya oturması, onun varlığını kabul ettiğini gösterir.
3
Bu antlaşma ile 'Türkiye' ismi ilk kez resmi bir uluslararası belgede yer almıştır ve bu meclisin ilk diplomatik zaferidir.

Daha Fazla Pratik

Doğu Cephesi'ndeki askeri sürecin hangi birlikler ve hangi komutan önderliğinde yürütüldüğünü tekrar etmeniz konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 453Soru

2626 Ağustos 19221922 tarihinde başlayan Büyük Taarruz ve ardından kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Yunan ordusu kesin bir yenilgiye uğratılmıştır. Bu zaferin devamında Mustafa Kemal Paşa'nın "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!" emriyle Türk birlikleri İzmir'e girmiş, ardından Boğazlar ve İstanbul üzerine yönelmiştir. İtilaf Devletleri üzerinde oluşan bu yoğun askeri baskı ve İngiltere'de yaşanan siyasi krizler sonucunda silahlı çatışmaların durdurulması kararlaştırılmıştır.

Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhasını sona erdiren ve diplomatik sürecin önünü açarak İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya'nın savaşılmadan kurtarılmasını sağlayan gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mudanya Ateşkes Antlaşması

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması
Mudanya Ateşkes Antlaşması, Büyük Taarruz zaferinin ardından İtilaf Devletleri ile imzalanmış ve Kurtuluş Savaşı'nın silahlı mücadele dönemini resmen sona erdirmiştir. Bu antlaşma sayesinde İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaşılmadan diplomatik yolla kurtarılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri zaferin sonucunu analiz etme
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile Anadolu'daki Yunan işgali sona ermiştir.
Askeri başarılar, diplomatik çözümün zorunlu hale gelmesini sağlamıştır.
2
Stratejik hamleyi değerlendirme
Ordunun Boğazlar ve İstanbul yönüne ilerlemesi (Çanakkale Olayı), İtilaf Devletleri'ni barış masasına zorlamıştır.
Mustafa Kemal Paşa'nın stratejik emri, meselenin diplomatik yolla çözülmesini hızlandırmıştır.
3
Diplomatik belgeyi belirleme
Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanarak silahlı mücadele dönemi bitirilmiştir.
Mudanya, askeri başarıyı diplomatik zaferle taçlandıran ilk büyük adımdır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele'de askeri safhadan diplomatik safhaya geçiş süreci ve Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın önemi.

İpuçları

1
Kurtuluş Savaşı'nın silahlı mücadele dönemini bitiren belgeyi düşünmelisiniz.
2
Bu gelişme ile İstanbul ve Doğu Trakya tek bir kurşun atılmadan kurtarılmıştır.
3
1111 Ekim 19221922 tarihinde imzalanan ve Lozan Barış Antlaşması'na zemin hazırlayan ateşkes antlaşmasıdır.

Daha Fazla Pratik

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın maddelerini inceleyerek hangi bölgelerin savaşsız kurtarıldığını not edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 454Soru

Gümrü Antlaşması, TBMM Hükümeti'nin imzalamış olduğu ilk uluslararası sözleşme olması hasebiyle, yeni Türk devletinin diplomatik terminolojisini ve siyasi vizyonunu yansıtan kritik bir belgedir. Bu antlaşmanın, Milli Mücadele'nin "kurumsal kimliğinin" uluslararası hukuk arenasındaki tescilini simgeleyen en somut dilsel ve diplomatik kanıtı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uluslararası bir antlaşma metninde taraflardan biri için ilk kez "Türkiye" isminin resmen kullanılmış olması

Cevap

Uluslararası bir antlaşma metninde ilk kez "Türkiye" isminin kullanılması, yeni devletin kurumsal kimliğinin tescilidir.
Doğru yanıt olan Türkiye isminin kullanılması, yeni Türk devletinin uluslararası hukukta bir 'devlet' sıfatıyla ve bu isimle anıldığı ilk resmi belgedir. Bu, TBMM'nin kurumsal kimliğinin tescili anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın diplomatik içeriğini analiz edin.
Gümrü Antlaşması 33 Aralık 19201920 tarihinde imzalanmıştır.
Antlaşmanın hukuki statüsünü belirlemek için tarih ve tarafların tespiti gerekir.
2
Metindeki terminolojik yenilikleri inceleyin.
Antlaşma metninde ilk kez "Türkiye Devleti" ifadesi geçmektedir.
Bu ifade, yeni kurulan siyasi yapının adının uluslararası arenada kabul edildiğini gösterir.
3
Kurumsal kimlik vurgusunu değerlendirin.
Devletin adının belgede geçmesi, Osmanlı'dan ayrı bir özne olduğunun en güçlü kanıtıdır.
Diplomatik terminolojide isim kullanımı meşruiyetin temelidir.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın Diplomatik Önemi ve Türkiye İsminin Tescili

İpuçları

1
Yeni kurulan devletin isminin uluslararası belgelerde ne zaman kullanılmaya başladığını düşünün.
2
Gümrü Antlaşması, TBMM'nin adının geçtiği ilk resmi sözleşmedir.
3
Metnin birinci maddesinde taraflar tanımlanırken "Türkiye" ifadesi geçmektedir.

Daha Fazla Pratik

Gümrü Antlaşması ile Moskova Antlaşması arasındaki diplomatik bağı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 455Soru

Milli Mücadele'de Gediz Taarruzu'nun ardından Kuva-yı Milliye usulünün yetersizliğinin görülmesiyle düzenli orduya geçiş kararı alınmıştır. Ancak bu geçiş süreci sadece bir askeri yapılanma değil, aynı zamanda "Firariler Kanunu" ve "İstiklal Mahkemeleri" gibi uygulamalarla desteklenen siyasi bir otorite inşasıdır.

TBMM'nin orduyu kurarken bu tür hukuki ve siyasi araçları eş zamanlı olarak kullanması, aşağıdakilerden hangisinin öncelikle hedeflendiğini gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askeri disiplini hukuksal bir çerçeveye oturtarak merkezi devlet otoritesini tesis etmek

Cevap

Askeri disiplini hukuksal bir çerçeveye oturtarak merkezi devlet otoritesini tesis etmek
Düzenli ordunun kuruluşu ile eş zamanlı olarak yasama (Firariler Kanunu) ve yargı (İstiklal Mahkemeleri) yetkilerinin kullanılması, askeri gücün tamamen TBMM'nin denetimine alınmasını sağlamıştır. Bu durum, askeri başarının disiplinli ve hukuka dayalı merkezi bir otoriteyle mümkün olabileceği stratejisini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Gediz Taarruzu sonrası gelişmeleri analiz etmek
Gediz'deki başarısızlık, Kuva-yı Milliye'nin merkezi bir düşman ordusunu durduramayacağını kanıtlamış ve düzenli ordunun gerekliliğini ortaya koymuştur.
Sürecin askeri gerekçesini anlamak için.
2
Hukuki araçların (Firariler Kanunu ve İstiklal Mahkemeleri) rolünü değerlendirmek
Bu araçlar, ordudan kaçışları önlemek ve disiplini sağlamak için yasal bir zorlama gücü oluşturmuştur.
Sürecin sadece askeri değil, kurumsal boyutunu görmek için.
3
Merkezi otorite ile ilişki kurmak
Bir ordunun hukuk denetimine girmesi, o ordunun bir devlete ait olduğunun ve şahısların değil, Meclis'in (milli iradenin) kontrolünde olduğunun göstergesidir.
Doğru hedefe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Düzenli ordunun kurulması, TBMM'nin askeri gücü hukuk ve siyaset yoluyla tek elde toplayarak merkezi devletleşme sürecini tamamlamasıdır.

İpuçları

1
Gediz Taarruzu'ndaki başarısızlığın komuta zincirindeki hangi eksikliği gösterdiğini düşünün.
2
Bir devletin ordusunda disiplini sağlamak için neden 'mahkeme' ve 'kanun' gibi araçlara ihtiyaç duyduğunu sorgulayın.
3
TBMM'nin yasama ve yargı gücünü ordu üzerinde kullanması, gücün tek bir merkezde (Meclis'te) toplanmasını hedefler.

Daha Fazla Pratik

Düzenli ordunun kurulmasının ardından yaşanan Çerkes Ethem İsyanı ve bu isyanın I. İnönü Savaşı üzerindeki etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 456Soru

Lozan Barış Konferansı'nda sınırların belirlenmesi sürecinde, Misak-ı Millî sınırları içinde yer almasına rağmen üzerinde uzlaşılamayan tek sınır Irak sınırı olmuştur. Antlaşma metninde bu sınırın kesin olarak çizilememesi nedeniyle özel bir çözüm yolu benimsenmiştir.

Buna göre, Lozan Barış Antlaşması'nda Irak sınırının (Musul Sorunu) çözümü için kararlaştırılan yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türkiye ve İngiltere arasında dokuz ay içinde yapılacak ikili görüşmelere bırakılması

Cevap

Irak sınırının çözümü, Türkiye ve İngiltere arasında dokuz ay içinde yapılacak ikili görüşmelere bırakılmıştır.
Doğru seçenek, meselenin Türkiye ve İngiltere arasında 99 aylık bir süre zarfında yapılacak ikili görüşmelere bırakıldığını ifade etmektedir. Lozan'da diğer tüm sınırlar bir karara bağlanırken, Irak sınırı İngiltere'nin Musul üzerindeki ısrarı nedeniyle çözülememiş ve barışın sağlanması adına bu konunun ikili görüşmelerle halledilmesi kararlaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan'da sınır meselelerini analiz etme
Suriye, Yunanistan ve Doğu sınırlarının çeşitli antlaşmalar esas alınarak çözüldüğünü ancak Irak sınırının (Musul) çözümsüz kaldığını tespit etme.
Lozan'da çözüme kavuşturulamayan tek konunun Irak sınırı olduğunu anlamak gerekir.
2
Antlaşmada belirtilen yöntemi belirleme
Sorunun antlaşmadan sonraya ertelendiğini ve Türkiye-İngiltere ikili görüşmelerine bırakıldığını saptama.
Konferansın dağılmasını engellemek için bu konunun çözümünün ertelenmesi kararlaştırılmıştır.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Antlaşması'nda çözümü ertelenen tek konu Musul (Irak Sınırı) sorunudur.

İpuçları

1
Lozan'da çözülemeyip sonraya bırakılan tek ana başlığı hatırlayın.
2
Irak sınırındaki temel rakibimiz, bölgeyi manda yönetimi altında tutan İngiltere'dir.
3
Antlaşma, taraflara belirli bir süre tanıyarak sorunu ikili diplomasi yoluyla çözme şansı vermiştir.

Daha Fazla Pratik

Bu konudan sonra 1926 Ankara Antlaşması'nın (Musul'un kaybı) sonuçlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 457Soru

I. İnönü Muharebesi’nin kazanılması, yeni Türk devletinin hem rüştünü ispat etmesini sağlamış hem de diplomatik alanda art arda başarılar kazanılmasına zemin hazırlamıştır.

Bu süreçte yaşanan;
I. Moskova Antlaşması'nın imzalanması
II. 1921 Anayasası'nın (Tes\ckilatıTeşkilat-ı EsasiyeEsasiye) kabul edilmesi
III. Londra Konferansı'na davet edilme
IV. İstiklal Marşı'nın kabulü
V. Türk-Afgan Dostluk Antlaşması'nın yapılması

gelişmelerinden hangileri, bu askerî zaferin uluslararası (dış politika) alandaki sonuçları arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, III ve V

Cevap

Moskova Antlaşması, Londra Konferansı ve Türk-Afgan Dostluk Antlaşması uluslararası alandaki diplomatik sonuçlardır.
I. İnönü Muharebesi'nin ardından yaşanan Moskova Antlaşması (Sovyet Rusya ile), Londra Konferansı (İtilaf Devletleri ile) ve Afganistan Dostluk Antlaşması (Afganistan ile) doğrudan başka devletlerle girilen diplomatik ilişkileri temsil ettiği için 'uluslararası' niteliktedir. Bu gelişmeler TBMM'nin dış dünyadaki saygınlığını ve hukuki tanınmışlığını artırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sonuçları Listele
I. İnönü Savaşı sonuçları MILAT/TALİM şifresiyle hatırlanır: Moskova Ant., İstiklal Marşı, Londra Konf., Afganistan Dostluk Ant., Teşkilat-ı Esasiye.
Konuyu sistematik olarak analiz etmek için temel kodlamadan yararlanılır.
2
Ulusal ve Uluslararası Ayrımı Yap
Uluslararası (Dış): Moskova (Rusya), Londra (İtilaf Dev.), Afganistan. Ulusal (İç): Teşkilat-ı Esasiye (Anayasa), İstiklal Marşı.
Gelişmelerin hangi devletlerle yapıldığına veya sadece ülke içini mi ilgilendirdiğine bakılarak sınıflandırma yapılır.
3
Seçeneklerle Eşleştir
I, III ve V numaralı maddelerin dış politika olduğu teyit edilir.
Soruda istenen 'uluslararası' kriterine uyan maddeler bir araya getirilir.

Anahtar Kavram

I. İnönü Savaşı Sonuçlarının Sınıflandırılması (MILAT)

İpuçları

1
I. İnönü sonuçlarını hatırlamak için 'MİLAT' veya 'TALİM' kısaltmasını kullanabilirsin.
2
Gelişmelerden hangileri başka bir devletle yapılan bir görüşmeyi veya antlaşmayı ifade ediyor?
3
Anayasa ve Milli Marş, Türk halkının kendi içindeki düzenlemeleridir; oysa antlaşmalar ve konferanslar dış dünyayla ilgilidir.

Daha Fazla Pratik

Londra Konferansı'nın TBMM'nin hukuki tanınmışlığı açısından neden kritik olduğunu ve İtilaf Devletleri'nin hangi amaçla bu konferansı topladığını araştırabilirsin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 458Soru

Milli Mücadele'nin askeri safhasında elde edilen başarılar, TBMM Hükümeti'nin uluslararası alandaki siyasi otoritesini güçlendirmiştir. Bu doğrultuda, Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu'nun harekatı sonucunda Ermenistan ile imzalanan, Ermeni Hükümeti'nin Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini ve Misak-ı Milli'yi resmen tanıdığı ilk diplomatik zafer aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gümrü Antlaşması

Cevap

Gümrü Antlaşması, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk diplomatik başarısı olup Ermenistan'ın Sevr'den vazgeçtiğini belgeleyen antlaşmadır.
Gümrü Antlaşması, TBMM'nin kazandığı ilk askeri zaferin (Doğu Cephesi) sonucunda imzalanmış ve bir yabancı devletin (Ermenistan) TBMM'yi ve Misak-ı Milli'yi tanıdığı, Sevr'i ise reddettiği ilk resmi belge olma özelliğini taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Cephe ve komutan tespiti
Doğu Cephesi ve 15.15. Kolordu (Kazım Karabekir).
Soruda belirtilen askeri birliğin ve komutanın hangi cephede görev yaptığını belirlemek antlaşmayı bulmayı sağlar.
2
Diplomatik sonuçların analizi
Ermenistan'ın Sevr'den vazgeçmesi ve Misak-ı Milli'yi tanıması.
TBMM'yi tanıyan ilk devletin Ermenistan olduğu ve bunun Gümrü Antlaşması ile gerçekleştiği bilgisini doğrular.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın Siyasi ve Diplomatik Önemi

İpuçları

1
TBMM'nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşmayı düşünün.
2
Ermenistan'ın Sevr Antlaşması'ndan vazgeçtiğini bildiren belgeyi hatırlayın.
3
Kazım Karabekir'in başarısı sonrası 33 Aralık 19201920'de imzalanan antlaşmadır.

Daha Fazla Pratik

Doğu sınırının kesinleştiği antlaşmaların (Gümrü, Moskova, Kars) kronolojik sırasını ve farklarını içeren bir tabloyu inceleyin.

Alternatif Yöntem

Kronolojik olarak 'Gümrü - Moskova - Kars' (G-M-K) sıralamasını kullanarak Doğu Cephesi'ndeki ilk antlaşmanın Gümrü olduğunu bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 459Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu'nun Doğu Cephesi'nde Ermenilere karşı kazandığı askeri başarı, 33 Aralık 19201920 tarihinde imzalanan Gümrü Antlaşması ile siyasi bir zafere dönüşmüştür. Bu antlaşma ile Ermenistan, Misak-ı Milli'yi tanımış ve Sevr Antlaşması ile kendisine verilmesi planlanan topraklardan vazgeçmiştir.

Buna göre, Gümrü Antlaşması'nın Milli Mücadele süreci üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu antlaşma ile Güney Cephesi'ndeki savaş durumu sona ermiş ve Fransa bölgeyi boşaltmıştır.

Cevap

Güney Cephesi'ndeki işgallerin sona ermesi ve Fransa'nın bölgeyi boşaltması seçeneği yanlıştır; çünkü bu gelişme 1921 Ankara Antlaşması ile gerçekleşmiştir.
Gümrü Antlaşması 33 Aralık 19201920 tarihinde Ermenistan ile imzalanmıştır ve yalnızca Doğu Cephesi'ndeki askeri süreci sonlandırmıştır. Güney Cephesi'ndeki işgallerin sona ermesi ve Fransızların Anadolu'dan çekilmesi ise 2020 Ekim 19211921 tarihinde Sakarya Zaferi sonrasında imzalanan Ankara Antlaşması ile gerçekleşmiştir. Dolayısıyla Güney Cephesi ile ilgili verilen bilgi kronolojik ve içerik açısından yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Gümrü Antlaşması'nın kapsamını belirleme
Antlaşmanın Doğu Cephesi'ndeki Ermenilerle yapıldığı ve sadece bu sınırı kapsadığı tespit edilir.
Antlaşmanın hangi taraflar arasında ve hangi bölge için yapıldığını bilmek doğru analiz için temeldir.
2
Seçeneklerdeki askeri ve siyasi sonuçları analiz etme
Gümrü'nün TBMM'nin ilk siyasi başarısı olduğu ve askeri kaynakların Batı'ya kaydırılmasına izin verdiği onaylanır.
Askeri zaferlerin diplomatik ve stratejik sonuçlarını anlamak Milli Mücadele bütünlüğünü kavramayı sağlar.
3
Hatalı cephe eşleştirmesini bulma
Güney Cephesi'nin Fransa ile yapılan Ankara Antlaşması ile kapandığı bilgisi hatırlanarak yanlış seçenek işaretlenir.
Kronolojik ve coğrafi karışıklıkları (Doğu-Gümrü vs. Güney-Ankara) ayırt etmek sorunun çözüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın TBMM'nin ilk siyasi zaferi olması ve Doğu sınırındaki mücadeleyi bitirmesi.

İpuçları

1
Gümrü Antlaşması'nın hangi cephedeki askeri başarıdan sonra ve hangi devletle imzalandığını hatırlayın.
2
Bu antlaşma TBMM'nin 'ilk' diplomatik başarısıdır ve sadece Doğu sınırındaki Ermeni sorunuyla ilgilidir.
3
Güney Cephesi'nin Sakarya Meydan Muharebesi'nden sonra Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile kapandığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Doğu sınırının son halini aldığı Kars Antlaşması ile Gümrü Antlaşması arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Cepheleri kapatan antlaşmaları 'Doğu-Gümrü', 'Güney-Ankara', 'Batı-Mudanya' şeklinde gruplandırarak çalışmak, bölgeler arası karışıklığı önleyecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 460Soru

Milli Mücadele'nin askerî safhasını kesin bir zaferle taçlandıran Büyük Taarruz süreci içerisinde, 3030 Ağustos 19221922 tarihinde bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından sevk ve idare edilen Dumlupınar Meydan Muharebesi gerçekleştirilmiştir.

Bu muharebe, Türk tarihindeki stratejik önemi ve Yunan ordusunun imha edilmesi nedeniyle Mustafa Kemal Paşa tarafından aşağıdakilerden hangisiyle de adlandırılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rum Sındığı

Cevap

Mustafa Kemal Paşa tarafından Başkomutanlık Meydan Muharebesi için kullanılan ifade Rum Sındığı şeklindedir.
Rum Sındığı ifadesi, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunun kesin ve ağır bir yenilgiye uğratılmasını simgeler. Mustafa Kemal Paşa, bu zaferi Türklerin Balkanlardaki ilerleyişini sağlayan tarihî Sırpsındığı zaferiyle kıyaslayarak bu adı vermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Muharebenin kimliğini tanımla
3030 Ağustos 19221922'deki savaş Başkomutanlık (Dumlupınar) Meydan Muharebesi'dir.
Soruda bahsedilen bizzat komuta edilen ve imha ile sonuçlanan savaşın hangisi olduğunu saptamak gerekir.
2
Tarihsel alias (takma isim) bilgisini hatırla
Mustafa Kemal Paşa bu zaferi 'Rum Sındığı' olarak nitelendirmiştir.
Kpss tarih sınavlarında savaşların diğer isimleri (Melhame-i Kübra, Subaylar Savaşı, Rum Sındığı vb.) sıkça sorulan ayırt edici bilgilerdir.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin İsimlendirilmesi

İpuçları

1
Mustafa Kemal Paşa bu ismi, Yunan ordusunun büyük bir bozguna uğramasını tarihteki bir başka 'kırma/bozgun' savaşına benzeterek kullanmıştır.
2
Bu isim, 1414. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin Balkanlarda Haçlıları yendiği ilk savaş olan Sırpsındığı Savaşı ile benzer bir terminolojiye sahiptir.
3
Cevap, 'Yunanlıların kırıldığı/yok edildiği yer' anlamına gelen ifadedir.

Daha Fazla Pratik

Sakarya Meydan Muharebesi'ne verilen diğer isimler ile Büyük Taarruz sonuçlarını karşılaştıran bir tablo hazırlayarak aradaki farkları pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 23 / 32Sonraki
Milli Mücadele Muharebeler Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 23 | Examkin