Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 soru

Soru 421Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde; Maraş’ta Sütçü İmam, Antep’te Şahin Bey ve Urfa’da Ali Saip Bey gibi yerel kahramanların öncülüğünde Fransız ve Ermeni güçlerine karşı yürütülen Güney Cephesi mücadeleleri ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maraş ve Urfa şehirleri, Batı Cephesi’ndeki düzenli ordu birliklerinin bölgeye intikal etmesi ve yürüttüğü askeri harekat sonucunda işgalden kurtarılmıştır.

Cevap

Maraş ve Urfa şehirlerinin kurtuluşunun düzenli ordu birlikleri tarafından gerçekleştirildiği bilgisi yanlıştır; bu şehirler yerel halkın direnişiyle kurtulmuştur.
Milli Mücadele Dönemi'nde Güney Cephesi (Maraş, Antep, Urfa), düzenli ordunun kurulmadığı veya müdahale etmediği, tamamen halkın kendi imkanlarıyla oluşturduğu Kuva-yı Milliye birlikleri tarafından savunulmuştur. Maraş ve Urfa, Fransız işgalinden sivil halkın kahramanca direnişiyle kurtarılmış, düzenli ordu bu sürece doğrudan dahil olmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Cephesi'nin askeri yapısını inceleyin.
Cephenin tamamen Kuva-yı Milliye (halk direnişi) tarafından savunulduğu görülür.
Milli Mücadele'nin bu evresinde TBMM'nin henüz bölgeye gönderebileceği bir düzenli ordusu bulunmamaktaydı.
2
Şehirlerin kurtuluş sürecini değerlendirin.
Maraş ve Urfa'nın Fransızları kendi imkanlarıyla geri çekilmeye zorladığı saptanır.
Halkın topyekun direnişi, Fransızların askeri kayıplar vererek şehirleri terk etmesine yol açmıştır.
3
Cephenin kapanış koşullarını kontrol edin.
Cephenin askeri bir harekatla değil, Sakarya zaferi sonrası imzalanan Ankara Antlaşması ile kapandığı doğrulanır.
Askeri başarıların diplomatik kazanımlara dönüştüğü bir süreç işlemiştir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nde Kuva-yı Milliye ve Yerel Direniş

İpuçları

1
Milli Mücadele'deki cephelerin askeri yapılarını (Düzenli Ordu vs. Kuva-yı Milliye) hatırlayın.
2
Güney Cephesi'nin, düzenli ordu birliklerinin sevk edilmediği tek cephe olduğunu dikkate alın.
3
Maraş, Antep ve Urfa'daki direnişlerin 'halkın kendi kurtuluşunu sağlaması' özelliğine odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ni kapatan Ankara Antlaşması'nın, Misak-ı Milli'den verilen hangi tavizi içerdiğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 422Soru

Lozan Barış Konferansı sonucunda imzalanan "Boğazlar Rejimi'ne İlişkin Sözleşme" ile kurulan ve başkanlığını Türkiye'nin yapması kararlaştırılan "Uluslararası Boğazlar Komisyonu"nun hukuki ve idari özerkliğini simgeleyen düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Komisyonun kendisine ait özel bir sancağının bulunması

Cevap

Uluslararası Boğazlar Komisyonu'nun kendine ait özel bir sancağının (bayrağının) bulunması doğru cevaptır.
Lozan Barış Antlaşması'na ek Boğazlar Sözleşmesi'nin 1515. maddesine göre, Uluslararası Boğazlar Komisyonu Milletler Cemiyeti'nin denetimi altında çalışacak ve görevlerini yerine getirirken kendine özgü bir sancak (bayrak) kullanacaktır. Bu durum, komisyonun Türkiye'nin iç hukukuna tabi olmadığını ve uluslararası özerk bir kimliğe sahip olduğunu gösteren en somut ve teknik detaylardan biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nin idari maddelerini analiz etmek.
Sözleşmenin 1515. maddesinde komisyonun işleyişi ve sembolleri belirlenmiştir.
Komisyonun uluslararası statüsünü anlamak için temel belgeye bakılmalıdır.
2
Komisyonun bağımsızlık alametlerini değerlendirmek.
Komisyonun kendine ait bir bütçesi, personeli ve sancağı olduğu görülür.
Uluslararası kuruluşların özerkliği genellikle kendilerine ait sembollerle vurgulanır.
3
Seçenekler arasında bu diplomatik detayı doğrulamak.
Kendine ait sancağının bulunması, komisyonun devletlerüstü (supranational) karakterini pekiştiren bir detaydır.
Başkanın Türk olması veya bütçe yapısı gibi bilgilerle karıştırılmamalıdır.

Anahtar Kavram

Lozan Boğazlar Komisyonu'nun Uluslararası Hukuki Statüsü

İpuçları

1
Boğazlar Komisyonu'nun uluslararası bir kurum olarak kendi sembollerine sahip olduğunu düşünün.
2
Bu komisyonun başkanlığı Türkiye'dedir, ancak kurumun kendisi Milletler Cemiyeti'ne bağlıdır.
3
Diplomatik protokolde bağımsızlığı temsil eden en önemli unsurlardan biri olan sancak (bayrak) detayını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Boğazlar Komisyonu'nun görevlerinin hangi antlaşma ile tamamen Türkiye'ye devredildiğini araştırarak konuyu pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruya eleme yöntemiyle yaklaşılabilir: Başkanın Türk olduğu (B), bütçenin ortak olduğu (C) ve kurumun sürekli olduğu (D) temel bilgilerdir. 'Sancak' detayı ise ileri düzey bir bilgidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 423Soru

Sakarya Meydan Muharebesi'nin (2323 Ağustos - 1313 Eylül 19211921) kazanılmasının ardından TBMM Hükümeti'nin kazandığı askeri zafer, dış politikada çeşitli diplomatik metinlerle taçlandırılmıştır. Buna göre;

I. Misak-ı Milli sınırlarından ikinci büyük tavizin verilmesi,
II. Kafkas Cumhuriyetleri ile olan sınırın hukuki statüsünün kesinleşmesi,
III. TBMM'nin bir İtilaf devleti tarafından resmen ve hukuken tanınması,
IV. Mustafa Kemal Paşa'ya 'Mareşal' rütbesi ve 'Gazi' unvanının tevcih edilmesi

gelişmelerinden hangileri, Sakarya Zaferi'nin ardından imzalanan Ankara Antlaşması'nın diplomatik özellikleri ve sonuçları arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Ankara Antlaşması ile Hatay'ın taviz olarak verilmesi ve Fransa'nın TBMM'yi tanıması maddeleri doğru eşleşmedir.
Sakarya Zaferi'nin ardından 2020 Ekim 19211921'de Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, Güney Cephesi'ni kapatmış ve Fransa'nın TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf devleti olmasını sağlamıştır. Bu antlaşmada Hatay'ın dışarıda kalması, Misak-ı Milli'den verilen ikinci büyük tavizdir. Dolayısıyla I ve III numaralı öncüller antlaşmanın diplomatik niteliklerini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sakarya Zaferi sonrası diplomatik gelişmeleri tasnif et.
Zafer sonrası Sovyetlerle Kars, Fransa ile Ankara Antlaşmaları yapılmıştır.
Antlaşmaların kapsamlarını birbirinden ayırmak doğru analiz için ön koşuldur.
2
Ankara Antlaşması'nın sınır politikası üzerindeki etkisini değerlendir.
Hatay (İskenderun) Fransız mandasındaki Suriye'ye bırakılmış, böylece Batum'dan sonra Misak-ı Milli'den ikinci taviz verilmiştir.
Sınır değişiklikleri diplomatik sonuçların temel göstergesidir.
3
Antlaşmanın uluslararası siyasi statüsünü analiz et.
Fransa, TBMM'yi ve Misak-ı Milli'yi tanıyan ilk İtilaf devleti olmuştur.
İtilaf bloğunun parçalanması Milli Mücadele'nin en büyük diplomatik başarılarından biridir.
4
Diğer öncüllerin neden yanlış olduğunu belirle.
Doğu sınırı Kars Antlaşması ile (II), Mareşallik rütbesi ise askeri/iç siyasi bir işlemle (IV) ilgilidir.
Sorunun 'diplomatik' ve 'Ankara Antlaşması' kısıtlamalarına uymayan maddeler elenmelidir.

Anahtar Kavram

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Diplomatik Kırılma Noktaları

İpuçları

1
Kars Antlaşması'nın doğu, Ankara Antlaşması'nın güney sınırıyla ilgili olduğunu hatırlayınız.

Daha Fazla Pratik

Misak-ı Milli'den verilen üç tavizi (Batum, Hatay, Musul) kronolojik olarak karşılaştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 424Soru

Milli Mücadele yıllarında Güney Cephesi’nde Maraş, Antep ve Urfa’da sergilenen direniş; Batı ve Doğu cephelerinden farklı olarak merkezi bir düzenli ordu birliği yerine tamamen yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye güçleriyle yürütülmüştür. Bu cephedeki askeri mücadelelerin başarıyla sonuçlanmasını ve Fransız işgal güçlerinin bölgeyi tamamen tahliye etmesini sağlayan temel siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sakarya Meydan Muharebesi sonrası Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması

Cevap

Sakarya Meydan Muharebesi sonrası Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması
Güney Cephesi'nde Fransız işgaline karşı yürütülen yerel direniş, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla diplomatik meyvesini vermiştir. Fransa, 20 Ekim 1921'de imzalanan Ankara Antlaşması ile Hatay hariç bugünkü Suriye sınırımızı belirleyerek Anadolu'dan çekilmeyi kabul etmiş ve böylece bu cephe resmen kapanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Cephesi'nin askeri yapısını analiz etme
Cephede düzenli ordu bulunmadığı, direnişin Kuvayı Milliye (yerel halk) tarafından yapıldığı tespit edilir.
Güney Cephesi'ni diğerlerinden ayıran en temel özellik budur.
2
Askeri başarının diplomatik sonuca etkisini değerlendirme
Batı Cephesi'ndeki Sakarya zaferinin, Fransa'nın barış masasına oturmasına neden olduğu belirlenir.
Dış politika, askeri başarılarla doğrudan bağlantılıdır.
3
Cepheyi kapatan resmi belgeyi belirleme
1921 Ankara Antlaşması ile Fransızların bölgeyi boşalttığı saptanır.
Ankara Antlaşması, TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti'nin (Fransa) bölgeden çekilmesini sağlayan resmi belgedir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin kapanış süreci ve Batı Cephesi ile ilişkisi

İpuçları

1
Güney Cephesi'ni kapatan antlaşmanın adıyla Ankara'daki hükümetin merkezi aynıdır.
2
Bu antlaşma, bir Batı Cephesi zaferi olan ve 'Subaylar Savaşı' olarak da bilinen Sakarya zaferi sonrasında imzalanmıştır.
3
1921 yılında imzalanan bu antlaşma ile ilk kez bir İtilaf Devleti olan Fransa, TBMM'yi resmen tanımış ve Güney Anadolu'dan çekilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Maraş, Antep ve Urfa'ya verilen unvanların (Kahraman, Gazi, Şanlı) kronolojik sıralamasını ve bu unvanların veriliş yıllarını inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yaparak 1921 sonrasındaki antlaşmaları veya farklı coğrafyalara (Doğu/Batı) ait antlaşmaları (Gümrü, Mudanya) eleyerek sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 425Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Güney Cephesi'ndeki işgalin karakteri; başlangıçta İngilizlerin yürüttüğü daha 'yumuşak' işgalin yerini, Fransızların azınlık unsurlarla iş birliği yaptığı 'sert' bir işgale bırakmasıyla köklü bir değişime uğramıştır. Bölgedeki işgalin İngiltere'den Fransa'ya devredilmesine hukuki zemin hazırlayan diplomatik düzenleme ve yerel halkın savunma refleksini Kuva-yi Milliye çatısı altında kitlesel bir direnişe dönüştüren temel dinamik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suriye İtilafnamesi ile bölgenin Fransız nüfuz alanına bırakılması ve Fransızların bölgeye Ermeni Lejyonu (İntikam Alayları) birliklerini sevk etmesi

Cevap

Suriye İtilafnamesi ile bölgenin Fransız nüfuz alanına bırakılması ve Fransızların bölgeye Ermeni Lejyonu (İntikam Alayları) birliklerini sevk etmesi
Suriye İtilafnamesi (1919), İngiltere ve Fransa arasındaki gizli paylaşım planlarının bir revizyonudur ve Güney illerinin Fransızlara devrini sağlamıştır. Fransızların bölgedeki hakimiyet için Ermeni intikam tugaylarını kullanması, Sütçü İmam ve Şahin Bey gibi isimlerin öncülüğünde yerel direnişin patlak vermesine ve Kuva-yi Milliye'nin bölgedeki tek savunma gücü haline gelmesine neden olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
İşgalin el değiştirmesini analiz etme
İngiltere ve Fransa arasında 15 Eylül 1919'da imzalanan Suriye İtilafnamesi ile Musul'un İngiltere'de kalması karşılığında Antep, Maraş ve Urfa Fransa'ya devredilmiştir.
Bölgedeki işgalin hangi diplomatik belgeye dayandığını saptamak.
2
Direnişin karakterini belirleme
Fransızların bölgeye gelirken Mısır ve Suriye'den getirdikleri Ermeni gönüllülerden oluşan Ermeni Lejyonu (Légion Arménienne) birliklerini kullanması halkta büyük tepki yaratmıştır.
Bölgesel direnişin neden kitlesel bir halk hareketine dönüştüğünü anlamak.
3
Örgütlenme modelini saptama
Güney Cephesi'nde düzenli ordu bulunmadığı, direnişin tamamen Kuva-yi Milliye birlikleri tarafından yürütüldüğü sonucuna varılır.
Askeri yapının mahiyetini netleştirmek.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nde İşgalin El Değiştirmesi ve Kuva-yi Milliye Direnişi

İpuçları

1
İngiltere ve Fransa, 1916'daki Sykes-Picot planını 1919'da kendi aralarında yaptıkları bir protokol ile güncelleyerek bölgeyi el değiştirmişlerdir.
2
Fransızların bölgedeki işgal gücü içinde sadece kendi askerleri değil, yerel halkla tarihi husumeti olan azınlık gruplar da yer alıyordu.
3
Bu azınlık gruplarına verilen isim 'Ermeni Lejyonu'dur ve yaptıkları taşkınlıklar Maraş'ta Sütçü İmam olayına zemin hazırlamıştır.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ndeki şehirlerin (Maraş, Antep, Urfa) aldıkları unvanların hangi yıllarda verildiğini ve kronolojik sıralamasını incelemek faydalı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 426Soru

Lozan Barış Antlaşması sürecinde Türk heyeti, "tam bağımsızlık" ve "milli egemenlik" ilkelerinden taviz vermemek adına eğitim alanındaki yabancı müdahaleleri de sonlandırmayı amaçlamıştır. Bu çerçevede antlaşma metninde yabancı okulların statüsüne yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.

Lozan Barış Antlaşması'na göre, Türkiye sınırları içerisinde bulunan yabancı okulların faaliyetlerini sürdürebilmesi için getirilen temel şart aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk kanunlarına, tüzüklerine ve yönetmeliklerine tamamen uymaları

Cevap

Yabancı okulların Türk kanunlarına, tüzüklerine ve yönetmeliklerine tamamen uyması kararlaştırılmıştır.
Lozan Barış Antlaşması'nda alınan karar doğrultusunda, tüm yabancı okulların Türk kanunlarına ve yönetmeliklerine uyması zorunlu tutulmuştur. Bu durum, Türkiye'nin eğitim alanındaki egemenliğini tescillemiş ve yabancı devletlerin bu okullar üzerinden iç işlerimize karışmasını engellemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Barış Antlaşması'nın temel felsefesi olan tam bağımsızlık ve milli egemenlik ilkelerini analiz et.
Eğitim ve kültür alanındaki dış müdahalelerin bu ilkelere aykırı olduğu sonucuna varılır.
Osmanlı döneminde yabancı okullara tanınan ayrıcalıklar, devletin egemenlik haklarını zedelemekteydi.
2
Antlaşmada alınan kararın hukuki niteliğini değerlendir.
Yabancı okullar, Türkiye Cumhuriyeti'nin bir iç meselesi haline getirilmiştir.
Antlaşma maddesiyle bu okulların Türk hukukuna tabi olması, yabancı devletlerin bu konuda söz söyleme hakkını ortadan kaldırmıştır.

Anahtar Kavram

Yabancı Okullar Sorunu ve Milli Egemenlik

İpuçları

1
Lozan'da kapitülasyonların kaldırılmasıyla paralel bir mantık yürütün.
2
Türkiye'nin eğitim alanında tam egemenlik sağlamak için bu okulları hangi makamın denetimine almış olabileceğini düşünün.
3
Yabancı okulların Türk hukuk sistemi içerisine dahil edilmesi, dış müdahaleleri tamamen engellemiştir.

Daha Fazla Pratik

Lozan sonrasında Fransızlarla yaşanan Yabancı Okullar Sorunu'nun bu antlaşma maddesine nasıl dayandırıldığını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Yabancı okulların 'iç mesele' olarak kabul edilmesinin tek yolunun, onların yerel kanunlara tabi kılınması olduğunu hatırlayarak sonuca ulaşabilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 427Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde, Batı Cephesi’nde Kuva-yı Milliye’den düzenli orduya geçiş sürecinin ardından kazanılan ilk askeri zafer olan I.I˙no¨nu¨I. İnönü Savaşı, TBMM Hükümeti’nin otoritesini pekiştirmiş ve uluslararası alanda büyük yankı uyandırmıştır. Bu zaferin ardından İtilaf Devletleri'nin, Sevr Antlaşması üzerinde değişiklikler yaparak TBMM'ye kabul ettirmek amacıyla gerçekleştirdikleri ve TBMM’yi hukuken ilk kez muhatap aldıklarını gösteren gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Londra Konferansı’na davet edilmesi

Cevap

İtilaf Devletleri'nin TBMM'yi resmen tanıdığı ilk diplomatik gelişme olan Londra Konferansı’na davet edilmesi
I. İnönü Savaşı, TBMM tarafından kurulan düzenli ordunun Batı Cephesi'ndeki ilk zaferidir. Bu askeri başarı, İtilaf Devletleri'ni Sevr Antlaşması'nı gözden geçirmek zorunda bırakmış ve TBMM'yi Londra Konferansı'na davet etmelerine yol açmıştır. Bu gelişme, TBMM'nin İtilaf Devletleri tarafından hukuken ilk kez tanınması anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri başarının diplomatik yansımasını analiz etme
I. İnönü Zaferi, düzenli ordunun rüştünü ispatladığı ilk askeri başarıdır.
Askeri başarılar genellikle diplomatik tanınmayı beraberinde getirir.
2
Hukuki tanınma kriterini değerlendirme
Londra Konferansı'na doğrudan veya dolaylı davet, TBMM'nin varlığının kabul edildiğini gösterir.
Bir devletin uluslararası bir konferansa muhatap olarak çağrılması, o yapının hukuken tanındığı anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Askeri zaferlerin diplomatik sonuçları ve TBMM'nin uluslararası alanda hukuki tanınması

İpuçları

1
Bu olay, TBMM'nin Sevr'i yumuşatma çabalarına karşı ilk kez diplomatik bir masaya oturduğu gelişmedir.
2
İtilaf Devletleri, TBMM'yi doğrudan davet etmek yerine önce İstanbul Hükümeti üzerinden çağırmış, TBMM ise doğrudan davet beklediğini belirterek diplomatik bir duruş sergilemiştir.
3
İtalya'nın aracılık ettiği ve Londra'da düzenlenen bu konferans, yeni kurulan ordunun ilk zaferinin meyvesidir.

Daha Fazla Pratik

Londra Konferansı'nda TBMM'yi temsil eden Bekir Sami Bey'in imzaladığı ikili antlaşmaların TBMM tarafından reddedilme nedenlerini araştırabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir: I. İnönü (Ocak 1921) tarihinden sonra gerçekleşen fakat ilk tanınma özelliği taşıyan gelişmeyi bulmak için seçenekler tarihlerine göre dizilebilir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 428Soru

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin hazırlık süreci, icrası ve askeri/siyasi sonuçları dikkate alındığında, bu döneme dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ndeki üstün sevk ve idare başarısı neticesinde 'Mareşallik' rütbesine terfi ettirilmiştir.

Cevap

Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa'nın Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ndeki başarısı üzerine Mareşallik rütbesine terfi ettirilmesi doğrudur.
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin (2626-3030 Ağustos 19221922) ardından, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa (Çakmak), askeri dehası ve sevk-idare başarısı nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 'Mareşallik' rütbesine yükseltilmiştir. Bu, Türk tarihinde bu rütbeye sahip olan iki kişiden (diğeri Mustafa Kemal Paşa) biri olmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dönemin askeri ve siyasi rütbelerini analiz et.
Mustafa Kemal Paşa'nın 19211921'de (Sakarya sonrası), Fevzi Paşa'nın ise 19221922'de (Büyük Taarruz sonrası) Mareşal olduğunu belirle.
İki komutanın rütbe alma zamanlarını karıştırmamak için kronolojik ayrım gereklidir.
2
Muharebe sonuçlarını antlaşmalar bazında değerlendir.
Kars ve Ankara Antlaşmalarının Sakarya Savaşı sonucu olduğunu, Mudanya Ateşkesi'nin ise Büyük Taarruz sonucu olduğunu tespit et.
Milli Mücadele'deki son iki büyük meydan muharebesinin diplomatik sonuçlarını ayırt etmek için.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz'un Şahsi ve Siyasi Sonuçları

İpuçları

1
Mareşallik rütbesi ve önemli antlaşmaların (Kars, Ankara) hangi meydan muharebesinden sonra gerçekleştiğine odaklanın: Sakarya mı, Büyük Taarruz mu?

Daha Fazla Pratik

Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın maddelerini ve hangi toprakların savaşılmadan kurtarıldığını tekrar etmek, Büyük Taarruz'un siyasi etkilerini kavramanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 429Soru

Sakarya Meydan Muharebesi, Türk ordusunun 1683 II. Viyana Kuşatması'ndan itibaren süregelen stratejik ricat (geri çekilme) sürecini nihayete erdiren bir 'subaylar savaşı' olarak tarihe geçmiştir. Bu büyük askeri zaferin ardından yaşanan siyasi ve diplomatik gelişmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde; aşağıdakilerden hangisi İtilaf devletleri arasındaki görüş ayrılığının kesinleşerek 'İtilaf Bloğu'nun resmen parçalandığını ve işgalci devletlerden birinin Anadolu'daki varlığını diplomatik bir metinle sonlandırdığını kanıtlar niteliktedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fransa ile 1921 Ankara Antlaşması'nın imzalanması

Cevap

Fransa ile 1921 Ankara Antlaşması'nın imzalanması, İtilaf bloğunun parçalandığını ve bir işgalci devletin Anadolu'dan çekildiğini gösteren en güçlü kanıttır.
Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından imzalanan 1921 Ankara Antlaşması ile Fransa, TBMM'yi ve Misak-ı Milli'yi tanıyan ilk İtilaf devleti olmuştur. Bu durum, İngiltere ve Fransa arasındaki İtilaf bloğunun resmen çatladığını ve Fransa'nın işgal ettiği bölgelerden çekilerek Anadolu'daki varlığını sonlandırdığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri ve diplomatik sonuçlar arasındaki ilişkiyi kur.
Sakarya Zaferi'nin kazanılmasıyla askeri üstünlük Türk tarafına geçmiştir.
Zaferin ardından işgalci devletler stratejilerini değiştirmek zorunda kalmıştır.
2
Mustafa Kemal Paşa'nın stratejisini değerlendir.
'Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.' emriyle alan savunması yapılmıştır.
Bu yeni askeri doktrin sayesinde Yunan ordusunun taarruz gücü tamamen kırılmıştır.
3
Diplomatik gelişmeleri kronolojik ve içerik açısından süzgeçten geçir.
Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, İtilaf bloğundaki birliği bozmuştur.
Fransa'nın Misak-ı Milli'yi tanıması ve çekilmesi, İngiltere'yi Anadolu politikasında yalnız bırakmıştır.

Anahtar Kavram

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Diplomatik Sonuçları ve Stratejik Önemi

İpuçları

1
Sakarya Zaferi'nden sonra imzalanan antlaşmalara (Kars ve Ankara) odaklanın.
2
Hangi antlaşma, büyük bir Batılı devletin Anadolu'yu tamamen terk etmesini sağlamıştır?
3
İngiltere ile ortak hareket eden İtilaf devletlerinden biri olan Fransa'nın çekildiği antlaşmayı hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Sakarya Zaferi'nin ardından 'savunma' evresinin bitip 'taarruz' evresinin başladığını ve Büyük Taarruz için bir yıl beklendiğini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Muharebelerin sonuçlarını 'Askeri Terfi/Unvan' ve 'Diplomatik Antlaşma' olarak gruplandırabilirsiniz. Sakarya sonrası Mustafa Kemal'e 'Gazi' ve 'Mareşal' unvanı verilirken, diplomatik sahada Ankara ve Kars Antlaşmaları öne çıkar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 430Soru

Büyük Taarruz'un askeri bir zaferle sonuçlanmasının ardından diplomatik süreç başlamış ve TBMM Hükümeti'ni İsmet Paşa'nın temsil ettiği Mudanya Konferansı toplanmıştır. 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhası sona erdirilirken, bazı stratejik bölgeler tek bir kurşun atılmadan diplomatik başarıyla geri alınmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Mudanya Ateşkes Antlaşması hükümleri çerçevesinde savaş yapılmadan TBMM idaresine bırakılması kararlaştırılan yerlerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Trakya

Cevap

Batı Trakya, Mudanya Ateşkes Antlaşması kapsamında savaşılmadan geri alınan bölgelerden biri değildir; çünkü bu bölge daha önceki yıllarda (Balkan Savaşları) kaybedilmiştir.
Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) herhangi bir askeri çatışma yaşanmadan TBMM idaresine bırakılmıştır. Batı Trakya ise (Gümülcine, İskeçe vb.) Balkan Savaşları sonunda elden çıkmış bir bölgedir ve Mudanya ile geri alınmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın kapsamını belirle
Mudanya Ateşkes Antlaşması, Batı Cephesi'ndeki askeri zaferden sonra Marmara ve Trakya bölgelerinin durumunu düzenlemiştir.
Sorunun hangi coğrafi bölgeleri kapsadığını anlamak için gereklidir.
2
Savaşılmadan kurtarılan yerleri listele
İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya (Meriç Nehri'nin doğusu) diplomatik yolla kurtarılmıştır.
Antlaşmanın temel kazanımlarını tespit etmek için yapılır.
3
Doğu ve Batı Trakya ayrımını yap
Meriç Nehri'nin batısında kalan Batı Trakya Misak-ı Milli sınırları dışında kabul edilmiş ve bu antlaşma ile geri alınmamıştır.
KPSS'de en sık yapılan kavram karışıklığını gidermek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya savaşılmadan diplomatik yolla kurtarılmıştır.

İpuçları

1
Mudanya ile Kurtuluş Savaşı'nın askeri safhası bitmiş, diplomatik zafer dönemi başlamıştır.
2
Kurtarılan bölgeler Meriç Nehri sınır kabul edilerek belirlenmiştir; nehrin doğusuna odaklanın.
3
Batı Trakya ve Doğu Trakya isimleri arasındaki farka dikkat edin; biri Misak-ı Milli sınırları içinde geri alınırken diğeri çoktan kaybedilmiştir.

Daha Fazla Pratik

Mudanya Antlaşması'nın 'İstanbul'un yönetimi TBMM'ye bırakılacaktır' maddesinin Osmanlı Devleti'nin hukuki statüsü üzerindeki etkisini inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 431Soru

Lozan Barış Antlaşması, I.I. Dünya Savaşı'nı bitiren diğer barış antlaşmalarından (Versay, Saint-Germain vb.) farklı olarak, kazanan ve kaybeden taraflar arasında eşitlik ilkesine dayalı müzakereler sonucunda imzalanmıştır. Bu durum, Türkiye'nin savunma kapasitesi ve askerî egemenliği üzerinde, diğer yenilmiş devletlere uygulanan ağır kısıtlamaların çoğunun yer almamasını sağlamıştır.

Buna göre, Lozan Antlaşması'nın askerî hükümleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi, Sevr Antlaşması'nın kısıtlamalarının aşıldığının ve millî egemenliğin korunduğunun doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk ordusunun personel sayısı, zorunlu askerlik sistemi ve sahip olunabilecek silah türleri üzerinde genel bir kısıtlama getirilmemesi

Cevap

Türk ordusunun personel sayısı, zorunlu askerlik sistemi ve sahip olunabilecek silah türleri üzerinde genel bir kısıtlama getirilmemesi
Lozan Barış Antlaşması'nı diğer I.I. Dünya Savaşı antlaşmalarından ayıran en temel farklardan biri, Türkiye'nin askerî kapasitesi üzerinde (personel sayısı, uçak, gemi veya tank sayısı gibi) genel bir sınırlama getirmemiş olmasıdır. Sevr Antlaşması'nda ordu mevcudu 50.70050.700 kişiyle sınırlandırılmış ve zorunlu askerlik yasaklanmışken, Lozan'da bu kısıtlamalar reddedilerek tam askerî egemenlik sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
I.I. Dünya Savaşı sonrası imzalanan Versay ve Sevr gibi antlaşmaların askerî mantığını analiz edin.
Bu antlaşmalar yenilen devletlerin ordularını sembolik düzeyde (örneğin Sevr'de 50.70050.700 kişi) sınırlamış ve zorunlu askerliği kaldırmıştır.
Lozan'ın başarısını anlamak için rakiplerinin dayattığı modellerle kıyaslanması gerekir.
2
Lozan Antlaşması metnindeki genel askerî hükümleri inceleyin.
Metinde Boğazlar ve Trakya sınırı gibi 'yerel' sınırlamalar dışında, Türk ordusunun 'genel' yapısına dair bir engel bulunmadığı görülür.
Genel bir kısıtlamanın olmaması, devletin savunma politikasını özgürce belirleyebilmesi anlamına gelir.
3
Egemenlik hakları ve Sevr ile karşılaştırma sonucunda doğru yargıya ulaşın.
Ordunun mevcudu ve silahlanması üzerindeki engellerin kalkması, tam bağımsızlık ilkesinin askerî alandaki zaferidir.
Seçenekler arasında Sevr'deki kısıtlamaların tam tersi olan ve Lozan'da elde edilen hak seçilir.

Anahtar Kavram

Lozan Antlaşması'nda Askerî Egemenlik

İpuçları

1
Lozan'ın askerî maddelerini, Sevr'deki '50.70050.700 asker sınırı' ile karşılaştırarak düşünün.
2
Türkiye'nin Boğazlar gibi özel bölgeler haricinde, ordusunun genel sayısı üzerinde bir kontrol kabul edip etmediğine odaklanın.
3
Dünyadaki diğer yenilmiş devletlerin (Almanya vb.) ağır silah ve personel yasaklarına rağmen, Lozan'da Türkiye'nin bu kısıtlamalardan muaf tutulduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Lozan'daki bu genel özgürlüğün, Boğazlar konusunda Montrö Boğazlar Sözleşmesi (19361936) ile nasıl tam egemenliğe dönüştüğünü inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Mantık yürütme: Eğer Lozan'da ordu sayımız kısıtlansaydı, Cumhuriyet döneminde kurulan modern Türk ordusunun gelişimi uluslararası engellere takılırdı. Kısıtlama olmadığı için bu gelişim sağlanabilmiştir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 432Soru

Büyük Taarruz'un zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM Hükümeti'ni temsilen İsmet Paşa'nın katıldığı Mudanya Konferansı sonucunda imzalanan ateşkes antlaşmasıyla; İstanbul, Boğazlar ve çevresinin yönetimi barış antlaşması imzalanana kadar TBMM Hükümeti'ne bırakılmıştır.

Bu hüküm, Türk siyasi tarihi açısından aşağıdakilerden hangisinin bir kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul ve Boğazlar'ın yönetiminin TBMM'ye bırakılması, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini kanıtlamaktadır.
Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'un yönetimi Mudanya Ateşkesi ile TBMM Hükümeti'ne devredilmiştir. İtilaf Devletleri'nin Osmanlı başkentini doğrudan TBMM'ye teslim etmesi, Osmanlı Hükümeti'ni artık bir siyasi otorite veya hukuki muhatap olarak görmediklerini, yani Osmanlı Devleti'nin 'hukuken' sona erdiğini kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmanın taraflarını ve şartlarını analiz etme
İsmet Paşa başkanlığındaki TBMM heyeti ile İtilaf Devletleri arasında imzalanmıştır.
Diplomatik temsil gücünün kimde olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
İstanbul ve Boğazlar maddesinin siyasi anlamını yorumlama
Bir devletin başkentinin başka bir hükümete bırakılması, o devletin artık hukuki olarak yetki sahibi görülmediğini kanıtlar.
Osmanlı Devleti'nin siyasi statüsündeki değişimi tespit etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Sona Erme Safhaları (Fiilen-Hukuken-Resmen)

İpuçları

1
Bir devletin başkentinin bir başka güce teslim edilmesi, o devletin yasal otoritesinin bittiği anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin fiilen (Mondros), hukuken (Mudanya) ve resmen (Saltanatın Kaldırılması) sona erme aşamalarını bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 433Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda yer alan "İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetimi, barış antlaşması imzalanana kadar TBMM Hükûmeti'ne bırakılacaktır." hükmü, Osmanlı Devleti'nin siyasi ve hukuki statüsü açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğine

Cevap

Mudanya Ateşkes Antlaşması ile İstanbul ve Boğazlar'ın yönetiminin TBMM'ye bırakılması, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini kanıtlar.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'un ve Boğazlar'ın yönetimini doğrudan TBMM Hükûmeti'ne bırakmayı kabul etmişlerdir. Bu durum, İtilaf Devletleri'nin artık Osmanlı Hükûmeti'ni otorite olarak tanımadıklarını ve TBMM'yi tek meşru güç olarak gördüklerini gösterir. Hukuki bir belgede başkentin yönetiminin el değiştirmesi, devletin 'hukuken' sona erdiğini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Madde Analizi
İstanbul'un (Osmanlı başkenti) yönetiminin başka bir otoriteye (TBMM) devredilmesi tespit edildi.
Bir devletin başkenti üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve bu durumun uluslararası bir belgeyle onaylanması hukuki statüsünü belirler.
2
Kavram Karşılaştırması
Fiilen (Mondros), Hukuken (Mudanya) ve Resmen (Saltanatın Kaldırılması) ayrımı yapıldı.
KPSS Tarih sorularında Osmanlı Devleti'nin son bulma aşamaları arasındaki nüanslar sıklıkla test edilir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Son Bulma Aşamaları

İpuçları

1
Bir devletin başkentinin başka bir hükümete devredilmesinin hukuki sonuçlarını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin 'fiilen', 'hukuken' ve 'resmen' sona erme aşamalarını bir tablo üzerinden tekrar edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 434Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi’nde Maraş, Antep ve Urfa halkı; düzenli ordu birlikleri bölgeye gönderilmeden, Sütçü İmam ve Şahin Bey gibi yerel kahramanların önderliğinde Fransızlara karşı büyük bir direniş sergilemiştir. Bu bölgesel direnişin diplomatik bir zaferle taçlanarak Fransızların işgal ettikleri topraklardan çekilmesini sağlayan 1921 Ankara Antlaşması, aşağıdaki askeri gelişmelerden hangisinin kazanılması üzerine imzalanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sakarya Meydan Muharebesi'nin Türk ordusu tarafından kesin bir zaferle sonuçlanması

Cevap

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Türk ordusu tarafından kesin bir zaferle sonuçlanması
Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması, İtilaf Devletleri arasındaki birliği bozmuş ve Fransızların TBMM ile masaya oturarak 1921 Ankara Antlaşması'nı imzalamasını sağlamıştır. Bu antlaşma ile Fransızlar işgal ettikleri Maraş, Antep ve Urfa gibi bölgelerden çekilmiş, böylece Güney Cephesi kapanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin taraflarını ve mücadele yöntemini analiz etme
Güney Cephesi'nde Fransız ve Ermeni güçlerine karşı yerel halkın (Kuvayı Milliye) mücadele ettiği tespit edilir.
Güney Cephesi, düzenli ordunun savaşmadığı tek cephedir.
2
Batı Cephesi ile Güney Cephesi arasındaki bağlantıyı kurma
Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Zaferi'nin İtilaf Devletleri üzerindeki diplomatik etkisi belirlenir.
Askeri başarılar her zaman diplomatik zaferleri beraberinde getirir.
3
Cepheyi kapatan resmi belgeyi doğrulama
20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile cephenin kapandığı sonucuna varılır.
Fransa bu antlaşma ile TBMM'yi ve Misak-ı Milli'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin kapanması ve Batı Cephesi zaferlerinin diplomasiye etkisi

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde Fransızlarla imzalanan Ankara Antlaşması'nın tarihine (1921) dikkat edin.
2
Bu antlaşma, Türk ordusunun Yunanlılara karşı kazandığı 'Subaylar Savaşı' olarak da bilinen büyük zaferden hemen sonra imzalanmıştır.
3
Cevap, Türk ordusunun son savunma savaşı olan ve 22 gün 22 gece süren muharebedir.

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'nde mücadele eden şehirlerin unvanlarını (Gazi, Kahraman, Şanlı) ve veriliş tarihlerini tekrar edin.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir. Ankara Antlaşması 20 Ekim 1921'de imzalanmıştır. Seçeneklerdeki savaşların tarihlerine bakıldığında Sakarya Savaşı'nın (Ağustos-Eylül 1921) bu tarihten hemen önce olduğu görülür.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 435Soru

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmek zorunda kalması, TBMMTBMM'de sert tartışmalara ve moral bozukluğuna yol açmıştır. Bu askeri krizi yönetmek ve kararların hızla uygulanmasını sağlamak amacıyla meclis, yasama ve yürütme yetkilerini 33 aylık süreyle Mustafa Kemal Paşa'ya devretmiştir. Meclisin bu kritik dönemde aldığı karar aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başkomutanlık Kanunu'nun kabul edilmesi

Cevap

Meclisin yasama ve yürütme yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devrettiği düzenleme Başkomutanlık Kanunu'dur.
Doğru cevap olan düzenleme, meclis içindeki tartışmaları sonlandırmak ve orduyu yeniden organize etmek amacıyla Mustafa Kemal Paşa'ya olağanüstü yetkiler tanıyan Başkomutanlık Kanunu'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Savaşın askeri sonuçlarını analiz etme.
Kütahya-Eskişehir mağlubiyeti sonrası ordunun daha fazla kayıp vermemesi için Sakarya Nehri'nin doğusuna çekildiği belirlenir.
Yenilgi askeri bir kriz yaratmış ve mecliste hızlı karar alma ihtiyacını doğurmuştur.
2
Siyasi tepkiyi ve yasal düzenlemeyi belirleme.
Meclisin yetkilerini tek elde toplayan Başkomutanlık Kanunu kabul edilmiştir.
Mustafa Kemal Paşa'nın liderliğine duyulan ihtiyaç ve kriz anında meclis tartışmalarının vakit kaybına yol açması önlenmek istenmiştir.

Anahtar Kavram

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın en önemli siyasi sonucu Başkomutanlık Kanunu, eğitim alanındaki önemli gelişmesi ise Maarif Kongresi'dir.

İpuçları

1
Savaşın ardından meclis yetkileri tek bir kişiye devredilmiştir.
2
Bu yetki Mustafa Kemal Paşa'nın askeri kimliğine dönüşünü sağlamıştır.
3
Yasanın adı ordunun en üst rütbeli yöneticisi olan 'Başkomutan' unvanından gelir.

Daha Fazla Pratik

Kütahya-Eskişehir Savaşları sürerken toplanan 'Maarif Kongresi'nin eğitim tarihimizdeki önemini inceleyiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 436Soru

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nın aşağıdaki maddelerinden hangisi, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti'ni "hukuken" yok saydığının ve TBMM Hükümeti'ni Türk tarafının tek meşru temsilcisi olarak kabul ettiğinin en açık kanıtıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması

Cevap

İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması maddesi, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini kanıtlar.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması kararlaştırılmıştır. Bu durum, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Devleti'ni artık bir siyasi otorite olarak görmediklerini ve Türk milletinin tek yasal temsilcisi olarak TBMM'yi kabul ettiklerini gösterir. Bu nedenle bu madde Osmanlı'nın hukuken sona erdiğinin kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddelerinin diplomatik sonuçlarını analiz etme
İstanbul'un Osmanlı Devleti'nin başkenti olduğu tespiti yapıldı.
Başkentin durumu, devletin hukuki varlığıyla doğrudan ilişkilidir.
2
Yönetim devrinin hukuki anlamını yorumlama
Başkent yönetiminin Osmanlı'dan alınıp TBMM'ye verilmesinin, Osmanlı'nın artık yok sayıldığı anlamına geldiği anlaşıldı.
İtilaf Devletleri, başkenti TBMM'ye bırakarak Osmanlı'nın siyasi varlığını hukuken tanımadıklarını göstermişlerdir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Hukuken Sona Ermesi

İpuçları

1
Bir devletin başkenti başka bir hükümete teslim ediliyorsa, o devletin resmi varlığı hakkında ne söylenebilir?
2
Mudanya'da İstanbul'un yönetimi kime bırakılmıştır?
3
Başkentin (İstanbul) yönetimine dair maddeyi arayın; bu Osmanlı'nın hukuki sonudur.

Daha Fazla Pratik

Mudanya'da TBMM'yi temsil eden delegasyonun ve antlaşmanın Kurtuluş Savaşı askeri safhasını bitirme özelliğinin üzerinde durulabilir.

Alternatif Yöntem

Osmanlı'nın sona erme aşamalarını şu tabloyla hatırlayabilirsiniz: Mondros (Fiilen), Mudanya (Hukuken), Saltanatın Kaldırılması (Resmen).
Tahmini Süre:45s
Soru 437Soru

Batı Cephesi'nde kazanılan II. İnönü Muharebesi'nin ardından Mustafa Kemal Paşa, İsmet Paşa'ya gönderdiği tebrik telgrafında; "Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz." ifadelerini kullanmıştır. Bu telgrafta geçen 'makus talihin yenilmesi' vurgusuyla Türk tarihinin 1683 II. Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen kronolojik seyri içindeki bir kırılmaya işaret edildiği düşünülürse; bu zaferin ardından İtilaf bloğunda yaşanan ilk somut ayrışma ve diplomatik gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın Anadolu'daki işgal bölgelerini boşaltmaya başlaması ve Fransa'nın TBMM ile anlaşma zemini aramak üzere Ankara'ya temsilci göndermesi

Cevap

İtalya'nın Anadolu'daki işgal bölgelerini boşaltmaya başlaması ve Fransa'nın TBMM ile anlaşma zemini aramak üzere Ankara'ya temsilci göndermesi
II. İnönü Zaferi, İtilaf Devletleri'nin Yunanistan'ın başarılı olamayacağını anlamaya başladığı ilk büyük kırılmadır. Bu zaferden sonra İtalya, Anadolu'daki işgal bölgelerini (Antalya ve çevresi) boşaltmaya başlamış; Fransa ise Ankara Hükümeti ile ateşkes zemini aramak için Franklin Bouillon'u temsilci olarak göndermiştir. Ayrıca Mustafa Kemal'in bahsettiği 'makus talih', 1683'ten beri devam eden savunma ve geri çekilme durumunun sona ermeye başladığının tarihi bir tescilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Mustafa Kemal Paşa'nın 'makus talih' sözünün anlamını analiz et.
Bu söz, 1683 II. Viyana Kuşatması'ndan beri süregelen Türk geri çekilişinin ve yenilgiler zincirinin artık kırıldığını ifade eder.
Zaferin sadece askeri bir başarı değil, psikolojik ve tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurgulamak için.
2
II. İnönü Zaferi'nin uluslararası sonuçlarını değerlendir.
İtalya işgal ettiği yerlerden (Muğla, Antalya) çekilmeye başlamış; Fransa ise TBMM ile görüşmek için Franklin Bouillon'u Ankara'ya göndermiştir.
Askeri başarıların İtilaf Devletleri arasındaki bloğu parçaladığını tespit etmek için.
3
Seçeneklerdeki diğer savaş sonuçlarıyla karşılaştırma yap.
Londra Konferansı ve Moskova Antlaşması I. İnönü; Ankara Antlaşması ise Sakarya Savaşı sonucudur.
Kronolojik ve sebep-sonuç ilişkisindeki hataları elemek için.

Anahtar Kavram

II. İnönü Zaferi'nin Diplomatik Kırılma Noktası Olması

İpuçları

1
İnönü Savaşları'ndan hangisinin ardından İtalya'nın çekilme kararı aldığını hatırlayın.
2
'Makus talih' ifadesi, yüzyıllardır süregelen bir yenilgi serisinin kırılması anlamına gelir; bu da düzenli ordunun art arda kazandığı başarılarla ilgilidir.
3
İtalya ve Fransa'nın TBMM ile ilk ciddi yakınlaşma adımları II. İnönü'den sonra, kesin çekilme ve antlaşmalar ise Sakarya'dan sonradır.

Daha Fazla Pratik

Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki yenilginin bu diplomatik gelişmeleri (İtalya'nın çekilmeyi durdurması gibi) nasıl etkilediğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 438Soru

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi; işgalci güçlerin yer değiştirmesi, direnişin askeri yapısı ve diplomatik kapanış süreci bakımından diğer cephelerden ayrılan stratejik özelliklere sahiptir.

Buna göre, Güney Cephesi’ndeki mücadeleler ve bu cepheyi sonlandıran gelişmeler hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgedeki direniş, düzenli ordu birlikleri yerine yerel halkın oluşturduğu Kuvayı Milliye tarafından yürütülmüş; cephe ise Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından imzalanan Ankara Antlaşması ile kapanmıştır.

Cevap

Güney Cephesi'nde direnişin temelini yerel halkın (Kuvayı Milliye) oluşturduğu, askeri bir zafer olan Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik sonucu olarak Ankara Antlaşması ile cephenin kapandığı ifade edilen seçenek doğrudur.
Doğru seçenek, Güney Cephesi'nin en belirgin iki özelliğini birleştirir: Direnişin düzenli ordu yerine sivil halk (Kuvayı Milliye) tarafından yapılması ve cephenin Batı'daki Sakarya başarısı sonrası Ankara Antlaşması ile kapanması.

Adım Adım Çözüm

1
Askeri yapıyı analiz etme
Güney Cephesi, TBMM'nin kurduğu Düzenli Ordu'nun değil, yerel sivil direniş olan Kuvayı Milliye'nin (Sütçü İmam, Şahin Bey vb.) savaştığı tek cephedir.
Cephenin karakteristik özelliğini belirlemek için.
2
İşgalci değişimini kontrol etme
İngiltere ve Fransa arasındaki gizli anlaşmalar ve 1919 Suriye İtilafnamesi ile bölge İngilizlerden Fransızlara devredilmiştir.
İşgal sürecindeki aktör değişimini doğrulamak için.
3
Kapanış sürecini ve antlaşmayı belirleme
Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi (1921), Fransızların direncinin kırılmasına ve TBMM ile Ankara Antlaşması'nı imzalayarak bölgeden çekilmelerine yol açmıştır.
Cephenin diplomatik sonunu ve diğer cephelerle bağlantısını kurmak için.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin özgün yapısı (Kuvayı Milliye) ve Sakarya Zaferi-Ankara Antlaşması korelasyonu.

İpuçları

1
Güney Cephesi'ndeki mücadelenin Batı Cephesi'ndeki hangi büyük askeri zaferden sonra siyasi bir sonuca ulaştığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Ankara Antlaşması'nın Misak-ı Milli'den verilen hangi tavizi (Hatay) içerdiğini incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 439Soru

II. İnönü Savaşı’nın kazanılmasının ardından Mustafa Kemal Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa’ya gönderdiği tebrik telgrafında; *"Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin makus talihini de yendiniz."* ifadesini kullanmıştır. Bu zafer, Türk ordusunun düzenli orduya geçişteki başarısını tescil ederken İtilaf Devletleri bloğunda da ciddi fikir ayrılıklarının belirmesine neden olmuştur.

Buna göre, II. İnönü Zaferi’nin ardından yaşanan aşağıdaki gelişmelerden hangisi, İtilaf Devletleri arasındaki görüş ayrılığının derinleştiğine ve Anadolu’dan çekilme eğiliminin başladığına doğrudan kanıt gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya’nın Anadolu’da işgal ettiği yerleri boşaltmaya başlaması ve Fransa’nın görüşmeler için Ankara’ya temsilci göndermesi

Cevap

İtalya'nın işgal ettiği bölgeleri boşaltmaya başlaması ve Fransa'nın Ankara'ya temsilci göndermesi, II. İnönü Zaferi'nin doğrudan uluslararası sonuçlarıdır.
II. İnönü Zaferi, İtilaf Devletleri'nin Yunan ordusuna olan güvenini sarsmıştır. Bu durumun en somut göstergesi, İtalya'nın işgal ettiği bölgeleri (Antalya ve Muğla çevresi) boşaltmaya karar vermesi ve Fransa'nın İngiltere'yi devre dışı bırakarak Ankara hükümetine bir temsilci (Franklin Bouillon) göndermiş olmasıdır. Bu eylemler, İtilaf bloğundaki dayanışmanın bozulduğunu ve Türk tarafının askeri gücünün diplomatik bir kabule dönüştüğünü kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki bağlamı analiz etme
Soruda Mustafa Kemal'in 'makus talih' telgrafı hatırlatılarak, II. İnönü Savaşı'nın İtilaf Devletleri üzerindeki diplomatik etkileri sorulmaktadır.
Zaferin askeri boyutundan ziyade, uluslararası alandaki yansımasını bulmak gerekir.
2
Dönemin diplomatik gelişmelerini kronolojik olarak değerlendirme
II. İnönü (Mart-Nisan 1921) sonrası İtalya Anadolu'dan çekilme kararı almış, Fransa ise İngiltere'den bağımsız olarak Ankara ile masaya oturma hazırlığına girmiştir.
İtilaf bloğundaki çatlaklar, fiziksel çekilme ve doğrudan diplomatik temas ile kanıtlanır.
3
Yanlış seçenekleri eleme
Londra ve Moskova Antlaşmaları I. İnönü'ye, Ankara Antlaşması Sakarya'ya, Tekalif-i Milliye ise Kütahya-Eskişehir sonrasına aittir.
Savaşların sonuçlarını birbirine karıştırmak (Error Taxonomy ID: err_kpss_tar_muharebeler_inonu_sonuclari) en yaygın hatadır.

Anahtar Kavram

II. İnönü Savaşı'nın Diplomatik Sonuçları

İpuçları

1
Mustafa Kemal'in 'makus talih' sözü, talihin (kötü gidişatın) tersine döndüğünü ifade eder; bu da düşman bloğunda çözülmelerin başladığını gösterir.
2
Hangi İtilaf Devletleri Anadolu'dan ilk kez çekilme niyetini gösterdi veya doğrudan diplomatik temas kurdu? Bu devletler İngiltere'den farklı düşünmeye başlamışlardır.
3
Ankara Antlaşması (Sakarya sonrası) imzalanmadan önce, Fransa'nın barış görüşmeleri için bir elçi göndermesi II. İnönü sonrasına denk gelir. Ayrıca İtalya'nın çekilme kararı bu dönemin en belirgin kanıtıdır.

Daha Fazla Pratik

I. İnönü ve II. İnönü Savaşlarının sonuçlarını bir tablo halinde karşılaştırarak hangi devletin hangi savaş sonrası tavır değiştirdiğini çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 440Soru

Kurtuluş Savaşı'nın diplomatik aşamasını başlatan Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda; İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin barış antlaşması imzalanıncaya kadar TBMM Hükümeti'ne bırakılması kararlaştırılmıştır.

İtilaf Devletleri'nin bizzat onayladığı bu madde, Osmanlı Devleti'nin siyasi ve hukuki statüsü açısından aşağıdakilerden hangisinin kesin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin hukuki varlığının sona erdiğinin

Cevap

Osmanlı Devleti'nin hukuki varlığının sona erdiğinin
Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nin başkenti olan İstanbul'un yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması, İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Hükümeti'ni artık bir siyasi güç ve hukuki bir otorite olarak tanımadıklarını gösterir. Bu durum tarih literatüründe Osmanlı Devleti'nin 'hukuken sona ermesi' olarak ifade edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkesi'ndeki İstanbul maddesini analiz edin.
İstanbul ve Boğazlar idaresinin TBMM'ye bırakılması maddesi görülecektir.
Antlaşmanın diplomatik ve hukuki sonuçlarını anlamak için en kritik madde budur.
2
Başkent kavramının egemenlik üzerindeki etkisini değerlendirin.
Bir devletin başkenti, onun egemenlik ve hukuk kimliğini temsil eder.
Başkentin başka bir güce (TBMM) devredilmesi, eski otoritenin (Osmanlı) hukuken yok sayıldığını kanıtlar.
3
Sonucu devletin statüsü ile ilişkilendirin.
Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
Hukuken sona erme; fiili varlık sürse de resmiyette ve diplomasi alanında otoritenin kaybıdır.

Anahtar Kavram

Hukuken Sona Erme (Osmanlı Devleti)

İpuçları

1
Bir devletin başkentinin idaresi o devletin elinde değilse, o devletin hukuki varlığından söz edilebilir mi?
2
Mudanya'da İtilaf Devletleri muhatap olarak Osmanlı Hükümeti'ni değil, TBMM'yi seçmiş ve başkenti onlara bırakmıştır.
3
İstanbul ve Boğazların TBMM'ye devri, Osmanlı Devleti'nin artık hukuken yok sayıldığının (hukuken sona erme) en somut kanıtıdır.

Daha Fazla Pratik

Mudanya Ateşkesi'nde temsilci olan İsmet Paşa'nın diplomatik başarısını ve Lozan'a giden yolu inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Osmanlı'nın sona erme aşamalarını hatırlayın: Fiilen (Mondros), Hukuken (Mudanya), Resmen (Saltanatın Kaldırılması). Soru 'Hukuken' aşamasını sormaktadır.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 22 / 32Sonraki
Milli Mücadele Muharebeler Dönemi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 22 | Examkin