Milli Mücadele Muharebeler Dönemi

623 soru

Soru 81Soru →

II. İnönü Savaşı'nın kazanılmasının ardından, Batı Cephesi Komutanlığı geri çekilen Yunan kuvvetlerini tamamen imha etmek amacıyla Aslıhanlar ve Dumlupınar mevkilerinde taarruz girişiminde bulunmuştur. Ancak bu girişimlerden beklenen kesin sonuç alınamamış ve Türk birlikleri eski mevzilerine geri dönmek zorunda kalmıştır.

Bu gelişme, aşağıdakilerden hangisinin bir kanıtı olarak kabul edilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türk ordusunun savunma safhasından taarruz safhasına geçiş için henüz yeterli hazırlık ve güce ulaşmadığının

Cevap

Türk ordusunun savunma safhasından taarruz safhasına geçiş için henüz yeterli hazırlık ve güce ulaşmadığını gösteren seçenek doğrudur.
II. İnönü Savaşı her ne kadar büyük bir savunma başarısı olsa da, Türk ordusunun düşmanı takip ederek imha etme denemesi olan Aslıhanlar-Dumlupınar Muharebeleri başarısız olmuştur. Bu durum, Türk ordusunun 'savunma' yapabilecek güce ulaştığını ancak 'stratejik taarruz' yapabilecek seviyeye henüz gelmediğini net bir şekilde kanıtlamaktadır. Türk ordusu ancak Büyük Taarruz (1922) ile bu güce tam olarak erişebilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
II. İnönü Savaşı'nın niteliğini analiz et.
II. İnönü Savaşı, Türk ordusunun Yunan taarruzunu durdurduğu başarılı bir savunma savaşıdır.
Soruda bahsedilen bağlamı kurabilmek için öncelikle savaşın karakterini belirlemek gerekir.
2
Aslıhanlar ve Dumlupınar girişimlerini değerlendir.
Bu girişimler, savunmadan taarruza geçme isteğini yansıtır ancak başarısızlıkla sonuçlanmıştır.
Milli Mücadele'de stratejik safha değişikliği denemelerinin sonucunu görmek için bu bilgi kritiktir.
3
Başarısızlığın nedenini stratejik olarak yorumla.
Düzenli ordunun elindeki insan ve lojistik kaynağının düşmanı mevzilerinden söküp atmaya (taarruza) henüz yetmediği anlaşılır.
Savunma yapmak için gereken güç ile taarruz için gereken güç arasındaki farkı anlamak sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele'de Stratejik Safhalar (Savunma vs Taarruz)

İpuçları

1
Bir ordunun savunmada başarılı olması, hemen ardından yapılacak bir taarruzda da başarılı olacağı anlamına gelmez.
2
Milli Mücadele'de Türk ordusunun son savunma savaşı Sakarya Meydan Muharebesi'dir; bu tarihten önce yapılan taarruz denemeleri genellikle başarısız olmuştur.
3
Aslıhanlar ve Dumlupınar mevkilerinde yaşananlar, düzenli ordunun henüz 'savunma' aşamasında olduğunu teyit etmiştir.

Daha Fazla Pratik

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın ardından ordunun Sakarya nehrinin doğusuna çekilme kararıyla bu taarruz denemesi arasındaki stratejik benzerlikleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 82Soru →

Mudanya Ateşkes Antlaşması’ndaki diplomatik başarısı ve süreci yönetme kabiliyeti nedeniyle Lozan Barış Konferansı’na Türk heyetinin başkanı ve Dışişleri Bakanı olarak gönderilen devlet adamı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsmet İnönü

Cevap

İsmet İnönü, Lozan Barış Konferansı'na giden Türk heyetine başkanlık eden devlet adamıdır.
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nda elde edilen askeri ve siyasi başarılar sonucunda İsmet İnönü, TBMM hükümeti tarafından Lozan Barış Konferansı'na gönderilecek heyetin başkanı olarak seçilmiştir. Bu görev öncesinde kendisi Dışişleri Bakanlığı görevine getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkesi'nin diplomatik etkisini değerlendir.
İsmet İnönü'nün Mudanya'da sergilediği başarı, onun Lozan heyeti başkanı olmasını sağlamıştır.
Konferanslarda başarı göstermiş kişilerin tercih edilmesi diplomatik bir gerekliliktir.
2
Dönemin siyasi rollerini kontrol et.
Lozan'a gidilebilmesi için İsmet İnönü, Yusuf Kemal Bey'in yerine Dışişleri Bakanı olarak atanmıştır.
Dış temsil yetkisinin resmiyet kazanması için Dışişleri Bakanlığı makamı önem arz eder.

Anahtar Kavram

Lozan Türk Heyeti Başkanlığı
Tahmini Süre:45s
Soru 83Soru →

Milli Mücadele Dönemi’nde Güney Cephesi; Maraş, Antep ve Urfa gibi şehirlerde hiçbir düzenli ordu birliği bulunmaksızın, tamamen yerel halkın oluşturduğu Kuvayı-milliye güçlerinin Fransız ve Ermeni birliklerine karşı yürüttüğü direnişe sahne olmuştur. Bu şanlı direnişler sonucunda şehirlere sırasıyla 'Kahraman', 'Gazi' ve 'Şanlı' unvanları verilmiştir. Batı Cephesi'nde kazanılan Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik bir sonucu olarak Fransa ile TBMM arasında imzalanan ve Güney Cephesi'ndeki askeri safhayı resmen sona erdiren antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1921 Ankara Antlaşması

Cevap

1921 Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin ardından Fransa ile TBMM arasında imzalanarak Güney Cephesi'ni resmen kapatan belgedir.
1921 Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile TBMM arasında imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Fransa, Misak-ı Milli'yi ve TBMM'yi resmen tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuş, Güney Cephesi'ndeki askeri faaliyetler sona ermiş ve Fransız birlikleri bölgeden çekilmiştir. Bu antlaşma, Hatay hariç bugünkü Suriye sınırımızı belirleyen temel belgedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cephenin niteliğini belirle.
Güney Cephesi'nde düzenli ordu yoktu, Kuvayı-milliye direnişi vardı.
Soruda bahsedilen Maraş, Antep ve Urfa'daki yerel direnişin niteliğini anlamak gerekir.
2
Cephenin kapanmasına yol açan askeri gelişmeyi hatırla.
Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi.
Fransa, TBMM'nin gücünü Sakarya'da görmüş ve Anadolu'dan çekilmeye karar vermiştir.
3
Fransa ile imzalanan diplomatik belgeyi tespit et.
20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması.
Bu antlaşma ile İtilaf Devletleri bloğu parçalanmış ve bir İtilaf devleti (Fransa) TBMM'yi resmen tanımıştır.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin kapanış süreci ve 1921 Ankara Antlaşması

Daha Fazla Pratik

Güney Cephesi'ndeki direnişçilerin (Sütçü İmam, Şahin Bey, Ali Saip Bey) hangi şehirlerle eşleştiğini tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 84Soru →

Mudanya Ateşkes Antlaşması’nda yer alan "İstanbul, Boğazlar ve çevresinin yönetimi TBMM Hükümeti’ne bırakılacaktır." maddesi, Millî Mücadele’nin diplomatik başarılarından biri olarak kabul edilir. Bu maddeye dayanarak aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti’nin hukuken sona erdiğine

Cevap

Osmanlı Devleti’nin hukuken sona erdiği yargısına ulaşılabilir.
Osmanlı Devleti’nin hukuken sona erdiğine dair yargı doğrudur çünkü bir devletin başkentinin (İstanbul) ve stratejik su yollarının (Boğazlar) yönetimi, İtilaf Devletleri tarafından diğer bir siyasi otorite olan TBMM Hükümeti'ne bırakılmıştır. Bu durum, uluslararası alanda Osmanlı Hükümeti'nin artık hukuki bir muhatap olarak görülmediğinin kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesini analiz etme
İstanbul ve Boğazlar, Osmanlı Devleti'nin siyasi merkezi ve başkentidir.
Başkent, bir devletin hukuki temsil merkezidir.
2
Yönetim devrini değerlendirme
İtilaf Devletleri, Osmanlı başkentini doğrudan TBMM'ye devretmiştir.
Başkentin başka bir güce verilmesi, mevcut devletin (Osmanlı) hukuki varlığının artık tanınmadığı anlamına gelir.
3
Kavramsal çıkarım yapma
Osmanlı Devleti hukuken sona ermiştir.
Osmanlı'nın fiilen sona ermesi Mondros, hukuken sona ermesi Mudanya, resmen sona ermesi ise Saltanatın kaldırılmasıdır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Sona Erme Aşamaları
Soru 85Soru →

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Cephesi’nde Gediz Taarruzu’nun ardından yaşanan gelişmeler, bölgesel direniş kuvvetleri olan Kuva-yi Milliye’den düzenli ordu sistemine geçilmesini zorunlu kılmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi TBMM’nin düzenli orduyu kurma kararı almasındaki temel gerekçeler arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Güney Cephesi'nde Fransızların Ankara Antlaşması'nı imzalayarak Anadolu'dan çekilme kararı alması

Cevap

Güney Cephesi'nde Fransızların Ankara Antlaşması'nı imzalayarak Anadolu'dan çekilme kararı alması, düzenli ordunun kuruluş gerekçeleri arasında bulunmaz.
Fransızların Anadolu'dan çekilmesine zemin hazırlayan Ankara Antlaşması, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılması sonucunda 2020 Ekim 19211921 tarihinde imzalanmıştır. Düzenli ordu ise Gediz yenilgisinden sonra Kasım 19201920 tarihinde kurulmuştur. Dolayısıyla, henüz gerçekleşmemiş bir diplomatik sonuç, ordunun kuruluş gerekçesi olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
19201920 yılı sonundaki askeri ve siyasi durumu analiz etmek.
Gediz Muharebesi'ndeki başarısızlık sonrası Kuva-yi Milliye'nin yetersizliğinin görülmesi.
Düzenli ordunun kurulmasını tetikleyen temel askeri gelişmeyi saptamak.
2
Seçeneklerde sunulan olayların kronolojik sırasını değerlendirmek.
Fransızların çekilmesinin 19211921 Sakarya Savaşı sonrası olduğu bilgisinin teyit edilmesi.
Neden-sonuç ilişkisindeki zaman uyumsuzluğunu belirlemek.

Anahtar Kavram

Kuva-yi Milliye'den Düzenli Orduya Geçiş Süreci
Soru 86Soru →

11 Ekim 1922 tarihinde imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğinin doğrudan bir kanıtı olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması

Cevap

İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması maddesi, Osmanlı Devleti'nin hukuken sona erdiğini kanıtlar.
İstanbul ve Boğazlar çevresinin yönetiminin TBMM Hükümeti'ne bırakılması, Osmanlı Devleti'nin başkentinin ve egemenlik merkezinin bir başka siyasi otoriteye devredilmesi anlamına gelir. İtilaf Devletleri bu maddeyle Osmanlı Devleti'ni artık bir siyasi muhatap olarak görmediklerini ve hukuki varlığının sona erdiğini kabul etmişlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın içeriğini analiz etmek
Antlaşmada İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya'nın TBMM'ye bırakılması kararlaştırılmıştır.
Antlaşma hükümlerinin siyasi sonuçlarını değerlendirmek gerekir.
2
İstanbul'un siyasi statüsünü değerlendirmek
İstanbul, Osmanlı Devleti'nin yasal ve fiili başkentidir.
Bir devletin başkentinin başka bir yönetime devredilmesinin hukuki karşılığını bulmak amaçlanır.
3
Hukuki varlık kavramı ile bağlantı kurmak
İtilaf Devletleri, Osmanlı'nın başkentini TBMM'ye teslim ederek Osmanlı Devleti'ni hukuken yok saymıştır.
Uluslararası bir belgede başkentin devri, önceki rejimin artık muhatap alınmadığını gösterir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Hukuken Sona Ermesi

İpuçları

1
Osmanlı Devleti'nin başkenti neresidir ve bir devletin başkentinin bir başka güce devredilmesi ne anlama gelir?
2
Mudanya Ateşkesi'nde İtilaf Devletleri'nin Osmanlı Hükümeti'ni değil, doğrudan TBMM'yi muhatap aldığı maddelere odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin fiilen (Mondros), hukuken (Mudanya) ve resmen (Saltanatın Kaldırılması) sona erme aşamalarını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:50s
Soru 87Soru →

I.I. İnönü Muharebesi'nin sonuçları değerlendirildiğinde; bu zaferin hem iç politikada yeni devletin kurumsallaşmasına hem de dış politikada diplomatik tanınmaya büyük katkı sağladığı görülmektedir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi I.I. İnönü Zaferi'nin uluslararası alandaki siyasi sonuçları arasında yer alır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması

Cevap

Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması, Birinci İnönü Zaferi'nin uluslararası alandaki en önemli siyasi sonuçlarından biridir.
Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, Batı Cephesi'nde kazanılan I.I. İnönü Zaferi'nin ardından gerçekleşen, TBMM'nin büyük bir Avrupa devleti tarafından resmen tanınmasını sağlayan uluslararası bir siyasi başarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
I.I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını 'Ulusal' (İç) ve 'Uluslararası' (Dış) olarak gruplandırın.
Ulusal: Teşkilat-ı Esasiye, İstiklal Marşı. Uluslararası: Londra Konferansı, Afganistan Dostluk Antlaşması, Moskova Antlaşması.
Soruda sadece uluslararası ve I.I. İnönü'ye ait olan gelişme istenmektedir.
2
Seçeneklerde yer alan ve farklı savaşlara ait olan gelişmeleri eleyin.
İtalya'nın çekilmesi (II.II. İnönü) ve Ankara Antlaşması (Sakarya) elenir.
Kronolojik ve sebep-sonuç ilişkisi bakımından bu olaylar farklı muharebelere aittir.
3
Kalan seçenekler arasından uluslararası (diplomatik) olanı belirleyin.
Moskova Antlaşması, iki devlet arasında imzalanan diplomatik bir belge olması nedeniyle doğru cevaptır.
Anayasa ve Milli Marş gibi konular devletin kendi iç işleyişi ile ilgili 'ulusal' kararlardır.

Anahtar Kavram

I.I. İnönü Zaferi'nin 'TALİM' koduyla özetlenen sonuçlarının (Teşkilat-ı Esasiye, Afganistan Dostluk Antlaşması, Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması) ulusal ve uluslararası olarak ayırt edilmesi.
Soru 88Soru →

I. İnönü Muharebesi'nin ardından 16 Mart 1921 tarihinde TBMM Hükûmeti ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması'nda yer alan; "Taraflardan birinin tanımadığı uluslararası bir belgeyi diğeri de tanımayacaktır." hükmü dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya'nın Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini ve TBMM'nin varlığını resmen tanıdığına

Cevap

Sovyet Rusya'nın Sevr Antlaşması'nın geçersizliğini ve TBMM'nin varlığını resmen tanıdığına
Moskova Antlaşması'nda yer alan 'taraflardan birinin tanımadığı uluslararası bir senedi (belgeyi) diğeri de tanımayacaktır' hükmü, Sovyet Rusya'nın TBMM'nin varlığını resmen tanıdığını ve TBMM'nin reddettiği Sevr Antlaşması'nı kendisinin de tanımayacağını taahhüt ettiğini gösterir. Bu durum, Milli Mücadele'nin diplomatik alandaki en büyük başarılarından biri olup Batılı güçlere karşı bir blok oluşturulduğunun kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşma maddesini analiz et
"Birinin tanımadığı belgeyi diğeri de tanımayacaktır" ifadesi dış politikada tam bir dayanışma ve ortak hareket etme kararlılığını gösterir.
Milli Mücadele'nin önündeki en büyük engel Sevr Antlaşması olduğu için bu madde doğrudan Sevr'e atıfta bulunur.
2
Diplomatik sonuçları değerlendir
Sovyet Rusya, TBMM'nin tanımadığı Sevr'i tanımayacağını beyan ederek TBMM'nin siyasi otoritesini ve Misak-ı Milli'yi kabul etmiş olur.
Büyük bir Avrupa devletinin (Sovyet Rusya) TBMM'nin varlığını tanıması, Milli Mücadele'nin uluslararası alandaki en büyük kazanımlarından biridir.

Anahtar Kavram

Moskova Antlaşması ve Siyasi Sonuçları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 89Soru →

Dumlupınar Meydan Muharebesi ile Yunan ordusunun imha edilmesinin ardından Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusuna meşhur 'Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir. İleri!' emrini vererek takip harekâtını başlatmıştır. Bu sürecin sonunda Anadolu'nun büyük bir kısmının işgalden kurtarılmasıyla birlikte Millî Mücadele'nin askerî safhası sona ermiş ve diplomatik süreç hız kazanmıştır. Buna göre, Büyük Taarruz'un sonuçları ve bu dönemde yaşanan gelişmelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askerî zaferin ardından İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Fevzi Çakmak Paşa'ya zaferdeki üstün hizmetlerinden dolayı Mareşal rütbesi verilmiştir.

Cevap

Büyük Taarruz'un ardından Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmış ve Fevzi Çakmak Paşa Mareşal rütbesine yükseltilmiştir.
Büyük Taarruz (Başkomutanlık Meydan Muharebesi) sonucunda Türk ordusu büyük bir zafer kazanmış, bu zaferin ardından Millî Mücadele'nin silahlı safhasını bitiren Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır. Ayrıca Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa, zaferdeki üstün gayretleri nedeniyle TBMM tarafından Mareşallik rütbesine yükseltilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Askerî zaferin sonuçlarını belirle.
30 Ağustos Zaferi ile Anadolu'daki Yunan işgali sona ermiş ve ordu Boğazlar yönüne ilerlemiştir.
Askerî başarının hangi diplomatik ve siyasi süreci başlattığını anlamak gerekir.
2
Diplomatik geçişi analiz et.
İtilaf Devletleri savaşı göze alamayarak ateşkes teklif etmiş ve Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
Silahlı mücadelenin bitişi ve diplomatik safhanın başlangıcı Mudanya ile tescil edilmiştir.
3
Kişisel unvan ve rütbe ödüllendirmelerini kontrol et.
Fevzi Çakmak Paşa, bu harekâttaki başarısı üzerine Mareşallik rütbesine terfi etmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk Sakarya sonrası, Fevzi Çakmak ise Büyük Taarruz sonrası Mareşal olmuştur; bu ayrım KPSS'de sıkça sorgulanır.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz'un askerî başarısının diplomatik sonuca (Mudanya) dönüşmesi ve Mareşallik rütbesi gibi kurumsal sonuçları.
Soru 90Soru →

Kütahya-Eskişehir Savaşları'nda Türk ordusunun yenilgi alarak Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi üzerine TBMM'de orduya ve hükümete yönelik sert eleştiriler yapılmış, meclisin Ankara'dan Kayseri'ye taşınması dahi tartışılmaya başlanmıştır. Oluşan bu bunalımlı süreçte, savaşın gerektirdiği kararların hızlı bir şekilde alınması ve uygulanması zorunluluğu doğmuştur. Bu gelişmelerin bir sonucu olarak, meclisin yasama ve yürütme yetkilerini üç aylığına Mustafa Kemal Paşa'ya devreden ve kendisini fiilen ordunun başına geçiren hukuki düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başkomutanlık Kanunu

Cevap

Meclisin yetkilerini Mustafa Kemal Paşa'ya devrederek onu ordunun başına geçiren düzenleme Başkomutanlık Kanunu'dur.
Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndaki yenilgi sonrası oluşan siyasi ve askeri bunalımı aşmak, kararları hızlıca yürürlüğe koymak amacıyla TBMM, yasama ve yürütme yetkilerini 5 Ağustos 1921 tarihli Başkomutanlık Kanunu ile Mustafa Kemal Paşa'ya devretmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Muharebenin sonucunu analiz etme
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın kaybedilmesi ve ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi mecliste otorite boşluğu ve tartışma yaratmıştır.
Siyasi ve askeri krizin çözüm yolu olarak meclis içinde çözüm aranmıştır.
2
Kriz yönetimi için alınan önlemi belirleme
Hızlı karar alabilmek için meclisin yetkilerinin tek bir kişide toplanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Savaş ortamı, meclis prosedürlerinin yavaşlığını kaldıramayacak kadar kritiktir.
3
Düzenlemenin adını saptama
5 Ağustos 1921 tarihinde Başkomutanlık Kanunu kabul edilmiştir.
Mustafa Kemal Paşa'nın meclis yetkilerini kullanabilmesi için yasal bir dayanak oluşturulmuştur.

Anahtar Kavram

Başkomutanlık Kanunu ve Meclisin Yetki Devri

İpuçları

1
Bu düzenleme Mustafa Kemal'e meclisin tüm yetkilerini (yasama ve yürütme) bizzat kullanma hakkı vermiştir.
2
Kanun, Yunan ordusunun Ankara yakınlarına kadar geldiği ve mecliste büyük tartışmaların çıktığı 1921 yılı Ağustos ayında çıkarılmıştır.
3
Sakarya Meydan Muharebesi öncesinde Mustafa Kemal'in ordunun başına fiilen geçmesini sağlayan hukuki belgedir.

Daha Fazla Pratik

Başkomutanlık Kanunu'na dayanarak Mustafa Kemal Paşa'nın orduyu lojistik olarak desteklemek için yayınladığı belgeleri inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 91Soru →

Sakarya Meydan Muharebesi’nin kazanılması, Millî Mücadele’de askeri safhanın en kritik eşiğinin aşılmasını sağlamış ve bu askeri başarı diplomatik alanda TBMM’nin elini güçlendirmiştir. Bu zaferin ardından İtilaf bloğu parçalanmış ve birçok devlet TBMM ile masaya oturmak zorunda kalmıştır.

Aşağıdakilerden hangisi Sakarya Zaferi'nin ardından yaşanan diplomatik gelişmelerden biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması’nın imzalanması

Cevap

Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması’nın imzalanması
Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması, 1616 Mart 19211921 tarihinde imzalanmış olup I. İnönü Savaşı'nın diplomatik bir sonucudur. Sakarya Meydan Muharebesi ise bu antlaşmadan yaklaşık 55 ay sonra gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Sakarya Meydan Muharebesi'nin zaman aralığını belirle.
Ağustos-Eylül 19211921.
Olayların kronolojik sırasını belirlemek için savaşın tarihini bilmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki antlaşmaların hangi savaşların sonucu olduğunu karşılaştır.
Kars, Ankara ve Ukrayna antlaşmaları ile İngiltere esir değişimi 19211921 sonu ve 19221922 başında gerçekleşmiştir; Moskova Antlaşması ise Mart 19211921'dedir.
Kronolojik uyumsuzluğu tespit etmek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Moskova Antlaşması'nın neden Sakarya sonucu olmadığını açıkla.
Moskova Antlaşması, I. İnönü Savaşı'nın diplomatik bir sonucudur.
Savaş-sonuç eşleşmesini doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Sakarya Meydan Muharebesi'nin Diplomatik Sonuçları ve Kronoloji

İpuçları

1
Antlaşmaların tarihlerine ve hangi cepheleri etkilediğine odaklanın.
2
I. İnönü Savaşı'nın sonuçlarını 'MİLAT' (Moskova, İstiklal Marşı, Londra, Afganistan, Teşkilat-ı Esasiye) olarak kodlayabilirsiniz.
3
Cevap olan antlaşma, Sakarya Savaşı'ndan önce, Batı Cephesi'ndeki ilk zaferin ardından imzalanmıştır.

Daha Fazla Pratik

Kars Antlaşması ile Moskova Antlaşması arasındaki farkları ve Batum'un durumunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 92Soru →

Milli Mücadele Dönemi’nde Batı Cephesi’nde düzenli ordunun kurulması kararı; askeri, siyasi, hukuki ve sosyal gerekçelerin bir bileşimi olarak ortaya çıkmıştır. Bu süreçte Kuva-yi Milliye birliklerinin tasfiye edilerek merkezi bir ordu yapısına geçilmesi hedeflenmiştir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi düzenli ordunun kurulmasını zorunlu kılan 'hukuk devleti ve merkezi otorite' ilkeleriyle doğrudan ilişkili olan gerekçeler arasında gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuva-yi Milliye şeflerinin halk üzerinde baskı kurarak ihtiyaçlarını zorla karşılaması ve suçlu gördüklerini kendi mahkemelerinde cezalandırması

Cevap

Kuva-yi Milliye şeflerinin halk üzerinde baskı kurarak ihtiyaçlarını zorla karşılaması ve suçlu gördüklerini kendi mahkemelerinde cezalandırması seçeneği doğru cevaptır.
Düzenli ordunun kurulmasının en önemli siyasi ve hukuki nedenlerinden biri, Kuva-yi Milliye şeflerinin TBMM hükümetinin otoritesini tanımayarak halktan zorla asker ve vergi toplaması, ayrıca suçlu gördükleri kişileri hukuki bir denetim olmaksızın cezalandırmalarıdır. Bu durum devletin 'yargı' ve 'yürütme' gücünü zedelediği için merkezi bir ordunun kurulması zorunlu hale gelmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Düzenli orduya geçiş gerekçelerini sınıflandır.
Gediz başarısızlığı askeri; vergi ve yargılama sorunları hukuki/siyasi; halkın şikayetleri sosyal gerekçedir.
Soruda istenen 'hukuk devleti ve merkezi otorite' vurgusunu doğru analiz etmek için sınıflandırma gereklidir.
2
Hukuk devleti kavramını Kuva-yi Milliye uygulamalarıyla kıyasla.
Devletin asli görevleri olan vergi toplama ve yargılama işlerinin kontrolsüz gruplarca yapılması otorite boşluğuna işaret eder.
Düzenli ordunun sadece düşmana karşı değil, devlet ciddiyetini sağlamak için de kurulduğunu anlamak gerekir.
3
Çeldiricileri ele.
Güney ve Doğu Cephesi olayları konu dışı veya sınır ihlali niteliğindedir; Gediz olayı ise sadece askeri boyutludur.
Hatalı cephe ve kronoloji bilgilerini eleyerek doğru sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Düzenli Ordunun Kurulması ve Merkezi Otorite
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 93Soru →

Gümrü Antlaşması’nın metninde "Türkiye" adının ilk kez resmî bir uluslararası belgede kullanılması ve Ermenistan’ın Sevr Antlaşması’nın geçersizliğini kabul eden ilk devlet olması, TBMM Hükümeti’nin uluslararası alandaki konumuna dair aşağıdakilerden hangisinin en güçlü göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî iradeyi temsil eden Ankara yönetiminin, İstanbul Hükümeti'nin diplomatik otoritesini sarsarak uluslararası hukukta müstakil bir siyasi özne haline geldiğinin

Cevap

Ankara yönetiminin İstanbul Hükümeti'nden bağımsız, uluslararası hukukta müstakil bir siyasi özne haline gelmesi
Gümrü Antlaşması, TBMM'nin askerî başarısını hukuk zeminine taşıyan ilk belgedir. Metinde 'Türkiye' ifadesinin geçmesi, yeni devletin adının ve siyasi varlığının ilk kez bir dış devlet tarafından kabul edildiğini; Sevr'in geçersiz sayılması ise Ankara'nın İstanbul Hükümeti karşısında diplomatik üstünlük kurarak bağımsız bir aktör haline geldiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmadaki 'Türkiye' ibaresini analiz etme
Bu ifade, yeni kurulan devletin isminin uluslararası düzeyde ilk kez resmileşmesini sağlar.
Siyasi bir varlığın kendi ismiyle antlaşma imzalaması, onun bir devlet olarak tanınması anlamına gelir.
2
Ermenistan'ın Sevr'i reddetmesini değerlendirme
Sevr Antlaşması İstanbul Hükümeti tarafından kabul edilmişken, bir devletin bu antlaşmayı geçersiz sayması TBMM'nin hukukunu tanımasıdır.
Bu durum, İstanbul Hükümeti'nin diplomatik yetkisinin dış dünyada sarsıldığını kanıtlar.
3
Sonuçları sentezleme
TBMM, ilk askerî başarısını ilk diplomatik zaferle taçlandırarak meşruiyetini tescil ettirmiştir.
Askerî galibiyetin siyasi bir metne (Gümrü) dönüşmesi, Ankara yönetimini uluslararası hukukun bir öznesi yapar.

Anahtar Kavram

Diplomatik Meşruiyet ve Siyasi Tanınma

İpuçları

1
Antlaşmada ilk kez kullanılan 'Türkiye' kelimesine ve Sevr'in kimler tarafından imzalandığına odaklanın.
2
Bir devletin, başka bir devletin imzaladığı (İstanbul) antlaşmayı reddedip yeni bir yönetimle (Ankara) antlaşma yapması ne anlama gelir?

Daha Fazla Pratik

Bu antlaşmanın ardından askerî birliklerin kaydırıldığı cepheyi ve Moskova Antlaşması'na olan etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 94Soru →

Milli Mücadele Dönemi'nde; Maraş'ın 'Kahraman', Antep'in 'Gazi' ve Urfa'nın 'Şanlı' unvanlarını almasına vesile olan destansı halk direnişi, Batı Cephesi'ndeki Sakarya Meydan Muharebesi’nin ardından diplomatik bir zaferle taçlanmıştır. 20 Ekim 1921 tarihinde Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması, askeri mücadelenin siyasi bir sonuca evrildiğini kanıtlamıştır.

Buna göre, Güney Cephesi ve Ankara Antlaşması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi, TBMM'nin elde ettiği kazanımların boyutu açısından en doğru tespittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fransa'nın Misak-ı Milli'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmasıyla İtilaf bloğu parçalanmış ve TBMM'nin uluslararası meşruiyeti Batılı bir güç tarafından resmen tescil edilmiştir.

Cevap

Ankara Antlaşması ile Fransa'nın TBMM'yi tanıması, İtilaf bloğunun parçalanması ve Türkiye'nin Batılı bir güç tarafından resmen tanınması anlamına gelir.
Doğru ifadeye göre, 1921 Ankara Antlaşması sayesinde Fransa, TBMM hükümetini resmen tanıyan ilk İtilaf Devleti olma özelliğini kazanmıştır. Bu durum, I. Dünya Savaşı'ndan beri birlikte hareket eden İtilaf Devletleri arasındaki bloğun parçalandığını ve Türkiye'nin haklı davasının Batılı bir güç tarafından hukuken kabul edildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Güney Cephesi'ndeki mücadelenin niteliğini belirle.
Cephe, düzenli ordu yerine yerel halkın (Kuvayi Milliye) direnişiyle (Maraş, Antep, Urfa) savunulmuştur.
Bu cephenin diğerlerinden temel farkı sivil direnişin ön planda olmasıdır.
2
Siyasi kapanış sürecini analiz et.
Batı Cephesi'ndeki Sakarya Zaferi sonrası Fransa ile 1921 Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Askeri başarıların diplomatik masaya yansıması incelenmelidir.
3
Antlaşmanın diplomatik etkisini değerlendir.
Fransa, TBMM'yi tanıyan ilk İtilaf Devleti olmuştur ve İtilaf bloğu sarsılmıştır.
Uluslararası ilişkilerdeki güç dengeleri değişimini anlamak gerekir.

Anahtar Kavram

Güney Cephesi'nin Kapanışı ve Ankara Antlaşması'nın Önemi

İpuçları

1
Güney Cephesi'nde kimlerin (düzenli ordu mu yoksa halk mı) savaştığını hatırlayın.
2
Fransa'nın İtilaf Devletleri içindeki konumunu ve TBMM ile masaya oturan ilk Batılı büyük güç olduğunu düşünün.
3
Ankara Antlaşması'nda sınır dışında kalan tek yerin Hatay olduğunu ve bunun diplomatik bir taviz olduğunu unutmayın.

Daha Fazla Pratik

1921 Ankara Antlaşması'nın ardından Hatay'ın statüsündeki gelişmeleri ve 1939'da ana vatana katılma sürecini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 95Soru →

İtilaf Devletleri'nin, Sevr Antlaşması'nı askeri yöntemlerle kabul ettirme stratejisinin Batı Cephesi'nde bir kez daha başarısızlığa uğraması, blok içerisindeki "Anadolu'dan ortak kazanç elde etme" beklentisini ciddi şekilde sarsmıştır. Bu başarısızlığın ardından görülen aşağıdaki gelişmelerden hangisi, İtilaf Bloğu'ndaki stratejik çözülmenin "işgal gücü kaybetme" boyutundaki ilk somut göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İtalya'nın Anadolu'daki kuvvetlerini kademeli olarak tahliye etmeye başlaması

Cevap

İtalya'nın Anadolu'daki kuvvetlerini kademeli olarak tahliye etmeye başlaması
İtilaf Devletleri, I. İnönü sonrası Londra Konferansı'nda Türklere küçük tavizlerle Sevr'i kabul ettirmeye çalışmış ancak başarılı olamamıştır. II. İnönü Zaferi, askeri zorlamanın da işe yaramayacağını kanıtlamıştır. Bu durum üzerine İtalya, Anadolu'da kalmanın maliyetli ve sonuçsuz olacağına karar vererek işgal bölgelerini (Antalya, Muğla çevresi) tahliye etmeye başlamıştır. Bu, işgal bloğundan bir devletin sahadaki askeri gücünü çekmeye başladığı ilk olaydır.

Adım Adım Çözüm

1
Muharebenin etkisini analiz et
II. İnönü Zaferi, Yunan ordusunun Ankara'ya ilerleme planını durdurarak İtilaf Devletleri'nin askeri stratejisini çökertmiştir.
Zaferin diplomatik sonuçlarını askeri sonuçlardan ayırmak gerekir.
2
İtilaf Devletleri'nin tepkilerini değerlendir
İngiltere politikasını sürdürürken, Fransa diplomatik (Franklin Bouillon) temaslara başlamış, İtalya ise en radikal kararı alarak çekilme sürecine girmiştir.
Soru 'işgal gücü kaybetme' boyutuna odaklanmaktadır.
3
Somut göstergeyi tespit et
Bir işgal gücünün sahayı terk etmeye başlaması, İtilaf Bloğu'nun fiili birlikteliğinin bozulduğunu gösteren en net askeri göstergedir.
Diplomatik temaslar her zaman geri çekilme anlamına gelmezken, tahliye işlemi kesin bir kopuştur.

Anahtar Kavram

II. İnönü Savaşı'nın Uluslararası Diplomatik ve Askeri Sonuçları

İpuçları

1
İtilaf Bloğu'ndaki 'fiili' kopma, bir devletin askeri birliklerini geri çekmesiyle başlar.
2
Fransa görüşme yolunu seçerken, hangi devlet Anadolu macerasını sonlandırma kararı alan ilk büyük güç olmuştur?

Daha Fazla Pratik

İtalya'nın başlattığı bu tahliye sürecinin Kütahya-Eskişehir Savaşları sırasında neden duraksadığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 96Soru →

Millî Mücadele Dönemi'nde askerî başarıların ardından gelen diplomatik zaferler, TBMM'nin otoritesini ve Misak-ı Millî hedeflerini güçlendirmiştir. Bu bağlamda, Kazım Karabekir komutasındaki 15.15. Kolordu'nun Ermeni kuvvetlerini mağlup etmesi üzerine 3 Aralık 1920'de imzalanan Gümrü Antlaşması'nın uluslararası siyaset açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ermenistan'ın TBMM hükümetini resmen tanıyan ve Misak-ı Millî'nin varlığını kabul eden ilk devlet olması

Cevap

Ermenistan'ın TBMM hükümetini resmen tanıyan ve Misak-ı Millî'nin varlığını kabul eden ilk devlet olması
Doğu Cephesi'nde kazanılan zafer sonucunda imzalanan Gümrü Antlaşması, TBMM'nin uluslararası arenada kazandığı ilk siyasi başarıdır. Bu antlaşma ile ilk kez bir devlet (Ermenistan), TBMM'nin varlığını ve Misak-ı Millî sınırlarını resmen tanımış, ayrıca Sevr Antlaşması'nın geçersiz olduğunu kabul etmiştir. Bu durum, yeni Türk devletinin uluslararası meşruiyetini kanıtlayan en temel gelişmedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğu Cephesi'ndeki askerî durumu analiz et.
Kazım Karabekir komutasındaki 15. Kolordu Ermenileri mağlup etti ve Gümrü Antlaşması imzalandı.
Antlaşmanın hangi askerî başarı üzerine imzalandığını anlamak için gereklidir.
2
Antlaşmanın diplomatik 'ilklerini' değerlendir.
TBMM'nin imzaladığı ilk uluslararası antlaşma olduğu ve bir devletin (Ermenistan) TBMM'yi resmen tanıdığı saptandı.
Antlaşmanın siyasi meşruiyet üzerindeki etkisini belirlemek için gereklidir.
3
Uluslararası hukuk ve Misak-ı Millî açısından sonucu belirle.
Sevr'in geçersizliğinin ilk kez bir devlet tarafından kabul edildiği ve Misak-ı Millî'nin ilk kez uluslararası bir belgede onaylandığı sonucuna varılır.
Soru kökündeki 'en önemli uluslararası sonuç' vurgusuna yanıt vermek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması, TBMM'nin uluslararası alandaki ilk siyasi ve diplomatik başarısıdır.

Daha Fazla Pratik

Gümrü Antlaşması'nın imzalanmasıyla boşa çıkan askerî birliklerin Batı Cephesi'ne kaydırılmasının Kurtuluş Savaşı'nın genel gidişatına etkisini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 97Soru →

Batı Cephesi'nde düzenli ordunun kazandığı I.I. İnönü Muharebesi'nden sonra yaşanan bazı gelişmeler şunlardır:

- Teşkilat-ı Esasiye Kanunu'nun kabul edilmesi
- Afganistan ile Dostluk Antlaşması'nın imzalanması
- Londra Konferansı'nın toplanması
- İstiklal Marşı'nın kabul edilmesi
- Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması

Bu gelişmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, I.I. İnönü Zaferi'nin sonuçları hakkında aşağıdaki yargılardan hangisine varılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Cephesi'ndeki Yunan işgali bu zaferle birlikte kesin olarak sona ermiştir.

Cevap

Batı Cephesi'ndeki Yunan işgalinin bu zaferle kesin olarak sona erdiği yargısına varılamaz.
Verilen öncüller arasında yer alan Teşkilat-ı Esasiye ve İstiklal Marşı ulusal (iç) sonuçlar; Londra Konferansı, Moskova Antlaşması ve Afgan Dostluk Antlaşması ise uluslararası (dış) sonuçlardır. Bu gelişmeler TBMM'nin hem hukuki temellerini güçlendirmiş hem de diplomatik saygınlığını artırmıştır. Ancak, Anadolu'daki Yunan işgalinin tamamen sona ermesi bu zaferle değil, ilerleyen süreçteki Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi sonucunda gerçekleşmiştir. Bu nedenle işgalin kesin olarak bittiği yargısına varılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen gelişmeleri analiz etme
Gelişmelerin bir kısmının iç politika (Anayasa, İstiklal Marşı), bir kısmının dış politika (Londra Konferansı, Moskova ve Afganistan antlaşmaları) ile ilgili olduğu tespit edilir.
Siyasi sonuçların kapsamını belirlemek için gereklidir.
2
Askerî ve siyasi ilişkiyi değerlendirme
Askerî bir zafer olan I.I. İnönü Muharebesi'nin ardından gelen bu siyasi adımların, TBMM'nin gücünü ve meşruiyetini artırdığı sonucuna ulaşılır.
Seçeneklerin doğruluğunu test etmek için sebep-sonuç ilişkisi kurulur.
3
Savaşın seyrini kontrol etme
I.I. İnönü Muharebesi'nin Batı Cephesi'ndeki ilk zafer olduğu, ancak işgalin tamamen sona ermesi için Büyük Taarruz'un beklenmesi gerektiği bilgisiyle eşleştirilir.
Hatalı yargıyı saptamak için kronolojik ve stratejik bilgi kullanılır.

Anahtar Kavram

Askerî Başarıların Diplomatik Sonuçları (TALİM Akrostişi)

Alternatif Yöntem

I.I. İnönü Muharebesi'nin sonuçlarını 'TALİM' şifresiyle hatırlayabilirsiniz: Teşkilat-ı Esasiye, Afganistan Dostluk Ant., Londra Konferansı, İstiklal Marşı, Moskova Antlaşması.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 98Soru →

Millî Mücadele Dönemi’nde Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir’in 1515. Kolordu birlikleriyle kazandığı askerî zaferin ardından 33 Aralık 19201920 tarihinde Ermenistan ile Gümrü Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşma, Ankara’daki yeni meclisin uluslararası alandaki konumunu güçlendiren pek çok kritik madde ve sonuç içermektedir.

Buna göre, Gümrü Antlaşması’nın sonuçları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batum’un Gürcistan’a bırakılmasıyla Misak-ı Millî’den ilk siyasi taviz bu antlaşma ile verilmiştir.

Cevap

Misak-ı Millî'den ilk taviz olan Batum'un Gürcistan'a bırakılması durumu Gümrü Antlaşması ile değil, 1616 Mart 19211921 tarihinde Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması ile gerçekleşmiştir.
Batum'un Gürcistan'a bırakılması ve Misak-ı Millî'den ilk tavizin verilmesi 1616 Mart 19211921 tarihli Moskova Antlaşması'nın bir sonucudur. Gümrü Antlaşması (33 Aralık 19201920) ise TBMM'nin herhangi bir taviz vermeden kazandığı, Ermenistan'ın Sevr'den vazgeçtiğini belgeleyen ilk büyük siyasi zaferdir.

Adım Adım Çözüm

1
Gümrü Antlaşması'nın TBMM tarihindeki 'ilk' niteliğindeki özelliklerini hatırla.
Gümrü; ilk askerî/siyasi zafer, Ermenistan'ın Sevr'i reddetmesi ve 'Türkiye' isminin ilk kullanımı gibi özelliklere sahiptir.
Antlaşmanın özgün sonuçlarını belirlemek, diğer antlaşmalarla karıştırılmasını önler.
2
Misak-ı Millî tavizlerini ve bu tavizlerin verildiği diplomatik süreçleri değerlendir.
Misak-ı Millî'den verilen ilk taviz Batum'dur ve bu durum Batı Cephesi'ndeki I. İnönü zaferi sonrası imzalanan Moskova Antlaşması ile netleşmiştir.
Gümrü Antlaşması bir zafer belgesidir ve taviz içermez; tavizler genellikle daha sonraki diplomatik dengelerle ortaya çıkmıştır.

Anahtar Kavram

Gümrü Antlaşması'nın TBMM'nin meşruiyeti ve ilk diplomatik başarıları açısından önemi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 99Soru →

Milli Mücadele Dönemi’nde Kuva-yı Milliye birliklerinin Yunan ilerleyişini durdurmada yetersiz kalması ve merkezi otoriteye girmekten kaçınmaları üzerine TBMM tarafından düzenli orduya geçiş kararı alınmıştır. Bu geçiş sürecinde ordunun insan kaynağını disiplinli bir şekilde yönetmek ve asker kaçaklığı sorununu çözerek düzenli orduyu güçlendirmek amacıyla atılan hukuki adım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Firariler Kanunu’nun çıkarılması

Cevap

Firariler Kanunu’nun çıkarılması
Firariler Kanunu, TBMM'nin düzenli orduya geçiş sürecinde ordunun asker ihtiyacını disiplinli bir şekilde karşılamak ve kaçakları engellemek için çıkardığı hukuki bir düzenlemedir. Bu kanun, İstiklal Mahkemeleri'nin etkinliğini de artırarak orduda merkezi otoritenin kurulmasını sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuva-yı Milliye'den düzenli orduya geçişin nedenlerini belirleme
Disiplinsizlik, merkezi otoriteye itaatsizlik ve askeri yetersizlikler (Gediz Taarruzu gibi) düzenli orduyu zorunlu kılmıştır.
Soruda belirtilen 'hukuki adım' ifadesini karşılayacak disiplin mekanizmasını bulmak gerekir.
2
Verilen seçenekler arasından hukuki ve disiplin odaklı olanı seçme
Firariler Kanunu, asker kaçaklarını yargılamak ve orduda otoriteyi sağlamak için çıkarılmıştır.
Asker kaçaklığı, düzenli ordunun kurulması önündeki en büyük engellerden biriydi.

Anahtar Kavram

Düzenli Ordunun Kurulması ve Hukuki Temelleri
Tahmini Süre:50s
Soru 100Soru →

Lozan Barış Konferansı'na, görüşülen tüm konulara değil, yalnızca Karadeniz'e kıyısı olan devletler sıfatıyla Boğazlar rejimi ile ilgili maddelerin düzenlendiği oturumlara katılmak üzere davet edilen devletler aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sovyet Rusya - Bulgaristan

Cevap

Sovyet Rusya ve Bulgaristan, Karadeniz'e kıyısı olan devletler olarak yalnızca Boğazlar rejimi görüşmelerine katılmışlardır.
Lozan Konferansı'nda katılımcı devletler farklı statülerde davet edilmiştir. Sovyet Rusya ve Bulgaristan, Karadeniz'e kıyısı olan devletler olmaları hasebiyle yalnızca Boğazlar rejiminin belirlendiği oturumlara katılmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Konferansa katılan devletlerin kategorilerini belirleme
Lozan'da devletler; ana katılımcılar, gözlemciler ve belirli konularda (Boğazlar veya ticari işler) katılanlar olarak ayrılmıştır.
Katılımcıların statüsünü bilmek, sorulan özel durumu ayırt etmeyi sağlar.
2
Boğazlar konusuyla doğrudan ilgili devletlerin coğrafi konumunu değerlendirme
Boğazlar rejiminin doğrudan Karadeniz'in güvenliği ile ilgili olması sebebiyle kıyıdaş devletlerin katılımı istenmiştir.
Karadeniz'e kıyısı olan Sovyet Rusya ve Bulgaristan bu kategoride yer alır.

Anahtar Kavram

Lozan Konferansı'na Katılan Devletler ve Statüleri
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 5 / 32Sonraki
Milli Mücadele Muharebeler Dönemi Alıştırma Soruları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 5 | Examkin