Türk-İslam Tarihi
606 soru
Gazneli Mahmud döneminde Hindistan üzerine gerçekleştirilen seferlerin ve devletin ulaştığı imparatorluk düzeyindeki gücün idari ve ahlaki temelleri, hanedanın gerçek kurucusu kabul edilen ismin tecrübelerine dayanmaktadır. Samanoğulları'nın hizmetinden gelerek Gazne'de hakimiyet kuran, ordunun sevk ve idaresinden halkla olan ilişkilere kadar geniş bir yelpazede devlet yönetimi ilkelerini belirlediği "Pendname" (Öğütler Kitabı) adlı eseriyle Türk-İslam siyaset geleneğine önemli bir katkı sunan hükümdar aşağıdakilerden hangisidir?
Karahanlılar, Türk devlet geleneği ile İslam medeniyetinin kurumsal yapılarını sentezleyerek Türk-İslam kültürünün temellerini atmışlardır. Bu süreçte hem ticari hem de sosyal ve askeri alanda pek çok yenilik hayata geçirilmiştir. Buna göre, Karahanlılar'ın kurumsal yapısı ve uygulamaları ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
İslamiyet’i kabul eden ilk Türk devletlerinden biri olan Karahanlılar, bu yeni inanç sistemine geçmelerine rağmen Orta Asya Türk geleneklerini ve milli kimliklerini korumaya büyük özen göstermişlerdir. Karahanlıların bu milli benliklerini koruma politikasının en belirgin göstergesi aşağıdakilerden hangisidir?
İslamiyet'i kabul ettikten sonra yerleşik hayata geçişi hızlandıran ve Maveraünnehir bölgesinde güçlü bir medeniyet kuran Karahanlılar, eğitimden askeri teşkilata kadar pek çok alanda özgün kurumlar oluşturmuşlardır. Bu kurumlar ve Karahanlılar dönemi özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Mısır coğrafyasında kurulan ilk Türk-İslam devletleri olan Tolunoğulları ve Akşitler (İhşidiler), bölgede parlak bir kültür ve bayındırlık dönemi yaşatmış olmalarına rağmen siyasi varlıklarını nispeten kısa sürede kaybetmişlerdir. Bu iki devletin kısa ömürlü olmalarının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde merkezi otoritenin eyaletlerdeki gücünü pekiştirmek ve yerel güç odaklarının oluşumunu engellemek amacıyla taşra yönetimi, fonksiyonel bir iş bölümüne tabi tutulmuştur. Bu sistemde; eyaletteki asayişin sağlanması ve ordunun sevk ile idaresinden sorumlu olan askeri temsilci ile doğrudan merkeze bağlı olarak mülki idareyi yürüten ve yazışmaları yöneten sivil yönetici arasındaki yetki ayrımı kesin çizgilerle belirlenmiştir.
Buna göre, Büyük Selçuklu taşra teşkilatında askeri-güvenlik ve mülki-idari otoriteyi temsil eden temel görevli ikilisi aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak eşleştirilmiştir?
Türk-İslam felsefesinin kurucu ismi Farabi, "El-Medinetü'l Fazıla" (Erdemli Şehir) adlı eserinde toplumu bir vücuda benzetmiş ve bu vücudun sağlıklı işlemesi için her uzvun (sınıfın) kendi işlevini yerine getirmesi gerektiğini savunmuştur. Bu modelde "hükümdar", vücudun kalbi hükmündedir ve en yüksek akli yetkinliğe sahip olmalıdır. Farabi'nin bu siyaset felsefesi ve bilimsel yaklaşımı dikkate alındığında, Türk-İslam medeniyetinde kültür ve bilim dünyasının devlet yapısındaki rolü hakkında aşağıdaki çıkarımlardan hangisi en kapsamlı ve doğru değerlendirmedir?
Gazneli Mahmut döneminde Hindistan üzerine düzenlenen seferler sadece askeri bir yayılma değil, aynı zamanda İslam kültürünün ve biliminin bu coğrafyaya taşınması sürecidir. Bu süreçte Biruni gibi dehaların sarayda yüksek itibar görmesi ve Hindistan'ın toplumsal yapısına dair bilimsel eserler üretilmesi, devletin sadece askeri bir güç değil, aynı zamanda bir medeniyet odağı olduğunu kanıtlar. Gaznelilerin bu çok yönlü genişleme ve kültürel hamilik politikası, Türk-İslam devlet geleneğinde aşağıdakilerden hangisinin öncü bir uygulaması olarak görülebilir?
Samanoğulları Devleti’nin Horasan valisi Alp Tigin tarafından temelleri atılan Gazneliler, Sultan Mahmut döneminde İslamiyet’i Hindistan’ın içlerine kadar yaymış ve El-Biruni gibi bilginleri himaye ederek bilimsel bir gelişim dönemi yaşamışlardır. Ancak 1040 yılında Selçuklulara karşı alınan yenilgi, devletin Horasan’daki hâkimiyetine son vererek yıkılış sürecini başlatmıştır. Bu bilgilere göre Gazneliler ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?
Abbasi Devleti'nin merkezi otoritesinin zayıflamasıyla ortaya çıkan 'Tevaif-i Mülük' döneminde, Mısır'da Ahmed bin Tolun tarafından kurulan, bölgedeki ilk Türk-İslam devleti olma özelliğini taşıyan ve 'Maristan' adı verilen hastaneler inşa ederek sosyal devlet anlayışını uygulayan siyasi teşekkül aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nde merkezi otoritenin taşra üzerindeki denetimini artırmak ve yolsuzlukları önlemek amacıyla kurulan; devletin tüm mali ve idari kurumlarını teftiş etme yetkisine sahip olan ancak bağımsız yapıları gereği ordu ve yargı birimlerini denetleme yetkisi dışında tutulan, başında 'Müşrif-i Memalik'in bulunduğu divan aşağıdakilerden hangisidir?
Büyük Selçuklu Devleti'nin batı yönlü fetih politikası kapsamında yılında Hristiyan dünyası için stratejik öneme sahip olan ve "alınamaz" olarak nitelendirilen Ani Kalesi'ni fetheden, bu başarısından dolayı Abbasi halifesi tarafından kendisine "Ebu'l Feth" (Fetihlerin Babası) unvanı verilen Selçuklu hükümdarı aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam düşünce tarihinde, bilimlerin metodolojik bir çerçeveye oturtulması ve hiyerarşik bir düzen içinde sunulması akademik gelişimin temelini oluşturmuştur. Bu doğrultuda; Aristo'nun mantık geleneğini İslam dünyasına uyarlayarak, bilimleri 'Dil, Mantık, Matematik, Fizik ve Metafizik, Medeni Bilimler' başlıkları altında ilk kez kapsamlı ve sistematik bir biçimde tasnif eden, bu çalışmasıyla Orta Çağ Avrupa dünyasında 'De Scientiis' adıyla tanınan düşünür aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde adalet teşkilatı, toplumsal düzeni korumak amacıyla sivil ve askeri olmak üzere farklı uzmanlık alanlarına ayrılmıştır. Bu sistem içerisinde; ordu mensuplarının kendi aralarındaki davalara bakan, askerlerin miras ve evlenme gibi şer’î işlemlerini yürüten ve sefer sırasında adaleti tesis etmekle görevli olan yargı mensubu aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde uygulanan ikta sisteminde; mülkiyet (rakabe), kullanım hakkı (tasarruf) ve vergi toplama yetkisi (intifa) birbirinden kesin çizgilerle ayrılmıştır. Devlet, bu hukuki ayrışma sayesinde yerel güç odaklarının oluşmasını engelleyerek merkezi otoriteyi korumayı amaçlamıştır. Buna göre, ikta sisteminin işleyişi ve tarafların hak/yükümlülükleri değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi 'hukuki bir zorunluluk' olarak kabul edilemez?
Türk-İslam devletlerinde uygulanan toprak hukukunda; mülkiyet (rakabe) devlete, toprağı işleme hakkı (tasarruf) köylüye, vergi toplama yetkisi (menfaat) ise kamu hizmeti karşılığında görevliye (mukta) aittir. Devlet; miri araziler kapsamındaki ikta topraklarının satılmasını, vakfedilmesini veya miras yoluyla devredilmesini kesin kurallarla yasaklamıştır.
Toprak hukukundaki bu hak ayrışmasının ve getirilen kısıtlamaların temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Abbasi Devleti'nin merkezi otoritesinin zayıflamasıyla Mısır'da vali olarak görev yapan Türk komutanlar tarafından kurulan "Tevaif-i Mülük" devletlerinden biridir. - yılları arasında hüküm sürmüş olan bu devlet, kutsal topraklar olarak kabul edilen Hicaz bölgesine (Mekke ve Medine) egemen olan ilk Türk-İslam devleti olma özelliğine sahiptir. Bu bilgiler ışığında, sözü edilen Türk-İslam devleti aşağıdakilerden hangisidir?
Türk-İslam devletlerinde hukuk sistemi; kaynağını İslam dininden alan "Şer'î Hukuk" ve kaynağını eski Türk töresi ile hükümdar emirlerinden alan "Örfî Hukuk" olmak üzere iki temel koldan oluşurdu. Bu sistem içerisinde, sosyal ve siyasi düzeni sağlamak amacıyla örfî yargı sisteminin başında bulunan ve bu davalara bakan en üst düzey görevli aşağıdakilerden hangisidir?
Karahanlı Devleti’nin Maveraünnehir ve Doğu Türkistan gibi Türk nüfusunun yoğun olduğu bir coğrafyada hüküm sürmesi, devletin idari ve kültürel yapısının şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Bu durum, Karahanlıları aynı dönemde İran ve Hindistan gibi farklı etnik unsurların bulunduğu bölgelerde kurulan diğer Türk-İslam devletlerinden (Gazneliler ve Büyük Selçuklular) ayıran temel bir özelliğin ortaya çıkmasını sağlamıştır.
Bu demografik yapının Karahanlılarda aşağıdakilerden hangisine doğrudan ortam hazırladığı savunulabilir?
yılında Bizans İmparatorluğu ile yapılan Pasinler Savaşı'ndan sonra imzalanan barış antlaşmasıyla; İstanbul'da bulunan cami ve medresenin tamir edilmesi, Abbasi halifesi ve Selçuklu sultanı adına hutbe okutulması, caminin mihrabına Tuğrul Bey'in işareti olan "ok ve yay" ambleminin işlenmesi kararlaştırılmıştır. Buna göre, Pasinler Savaşı'nın sonucunda elde edilen bu diplomatik kazanımın Büyük Selçuklu Devleti açısından temel önemi aşağıdakilerden hangisidir?