XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti

371 soru

Soru 361Soru

I.I. Balkan Savaşı'nda Edirne'nin elden çıkacağı endişesinin arttığı ve Londra Konferansı görüşmelerinin devam ettiği bir süreçte, 2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleşen Bâb-ı Âli Baskını'nın Osmanlı siyasi tarihindeki kurumsal ve hukuki niteliği hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut siyasi rejimi veya hanedan yapısını hedef almayan, sadece yürütme organının zorla değiştirilmesini sağlayan bir hükümet darbesidir.

Cevap

Bâb-ı Âli Baskını, mevcut siyasi rejimi veya hanedan yapısını hedef almayan, sadece yürütme organının (hükümetin) zorla değiştirilmesini sağlayan bir hükümet darbesidir.
Bâb-ı Âli Baskını, Osmanlı siyasi tarihinde modern anlamda ilk 'hükümet darbesi' olarak kabul edilir. Bu olayda İttihat ve Terakki Cemiyeti, ordunun bir kısmını da arkasına alarak hükümet binasını basmış ve Kâmil Paşa hükümetini silah zoruyla istifa ettirerek yerine kendi istedikleri Mahmut Şevket Paşa'nın sadrazam atanmasını sağlamışlardır. Ancak bu süreçte ne meşrutiyet rejimi kaldırılmış ne de padişah tahttan indirilmiştir. Bu durum, olayın sadece bir yürütme organı değişikliği (hükümet darbesi) olduğunu, bir rejim veya sistem değişikliği olmadığını kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın tarihsel arka planını analiz et.
I.I. Balkan Savaşı'ndaki yenilgiler ve Edirne'nin elden çıkma tehlikesi, İttihat ve Terakki Cemiyeti için müdahale gerekçesi oluşturmuştur.
Darbeyi tetikleyen ana faktör, hükümetin (Kâmil Paşa) savaşı yönetemediği ve Edirne'yi teslim edeceği iddiasıdır.
2
Darbeye katılan aktörleri ve hedeflerini belirle.
Enver ve Talat Beyler liderliğindeki İttihatçılar, hükümet merkezini (Bâb-ı Âli) basarak Kâmil Paşa'yı istifaya zorlamış, yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirilmesini sağlamışlardır.
Darbe sonucunda yürütme erki (hükümet) el değiştirmiştir.
3
Darbelerin kurumsal sonuçlarını rejim değişikliği ile kıyasla.
Darbe sonrası Padişah V.V. Mehmet Reşat tahtında kalmış, Meşrutiyet rejimi ve Kanun-i Esasi hukuken varlığını sürdürmüştür.
Bâb-ı Âli Baskını bir 'rejim değişikliği' (devrim) değil, 'hükümet değişikliği' (darbe) niteliğindedir.

Anahtar Kavram

Hükümet Darbesi (Kabine Değişikliği) ve Rejim Değişikliği Arasındaki Fark

İpuçları

1
Bu olayda sadece hükümetin (kabinenin) değiştiğini, padişahın ve meşrutiyetin yerinde kaldığını hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını sonrası Osmanlı Devleti'nde başlayan 'Üç Paşalar Devri' (Enver, Talat ve Cemal Paşalar) ve bu dönemdeki İttihatçı politikaları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 362Soru

19091909 yılında gerçekleşen 3131 Mart Vakası'nın Hareket Ordusu tarafından bastırılmasının ardından IIII. Abdülhamid tahttan indirilmiş ve 18761876 tarihli Kanun-i Esasi'de köklü değişiklikler yapılmıştır.

Bu olay ve sonrasındaki anayasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı devlet yönetimiyle ilgili ulaşılabilecek en kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclisin, padişahı görevden alma yetkisini resmen kullanması ve yapılan değişikliklerle yürütmenin yasama organına sorumlu hale getirilmesiyle parlamenter sistem güçlenmiştir.

Cevap

Meclis-i Mebusan'ın padişahı tahttan indirme kararı alması ve anayasa değişiklikleriyle hükümetin padişaha değil meclise sorumlu tutulması, parlamenter sistemi güçlendirmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, olayın hem siyasi (meclis kararıyla tahttan indirme) hem de hukuki (19091909 değişiklikleri) sonuçlarını kapsamlı bir şekilde özetlemektedir. Osmanlı tarihinde ilk kez bir padişahın parlamento kararıyla görevden alınması, anayasal monarşinin parlamenter bir karaktere büründüğünün en somut kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini analiz etme.
3131 Mart Vakası, meşrutiyet rejimini yıkmaya yönelik bir isyandır.
İsyanın bastırılması rejiminin korunduğunu gösterir.
2
Hukuki sonucu tespit etme.
IIII. Abdülhamid'in sadece fetva ile değil, ilk kez meclis kararıyla tahttan indirilmesi.
Bu durum meclisin (milli iradenin) hükümdar üzerindeki hukuki üstünlüğünü kanıtlar.
3
Anayasal değişimleri değerlendirme.
19091909 Anayasa değişiklikleriyle yürütmenin (Hükümet) meclise sorumlu hale gelmesi.
18761876 Anayasası'ndaki 'hükümet padişaha sorumludur' anlayışının yıkılarak demokratik bir yapıya geçilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Osmanlı'da Meclis Üstünlüğü ve 1909 Anayasa Değişiklikleri

İpuçları

1
IIII. Abdülhamid'in tahttan indirilme sürecinde hangi kurumun (meclis mi yoksa sadece ordu mu) yetki kullandığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını ile 3131 Mart Vakası arasındaki farkları (rejim değişikliği vs. hükümet değişikliği) tablo halinde inceleyerek bu konudaki kafa karışıklığını giderebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 363Soru

İttihat ve Terakki Cemiyeti mensuplarının 2323 Ocak 19131913 tarihinde gerçekleştirdiği ve Osmanlı tarihinde 'Bâb-ı Âli Baskını' olarak adlandırılan gelişmenin temel niteliği dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut hükümetin askeri güç kullanılarak istifaya zorlanmasıyla gerçekleştirilen bir hükümet darbesidir.

Cevap

Bâb-ı Âli Baskını, mevcut hükümetin askeri müdahaleyle düşürülüp yerine yeni bir hükümetin kurulmasıyla sonuçlanan bir hükümet darbesidir.
Doğru seçenek, baskının niteliğini tam olarak yansıtmaktadır; çünkü askeri bir müdahale ile yürütme organının başındaki kabine zorla değiştirilmiştir. Bu durum siyaset biliminde ve tarihte 'hükümet darbesi' (coup d'état) olarak tanımlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın kapsamını belirle.
Bâb-ı Âli Baskını, 2323 Ocak 19131913'te İttihat ve Terakki tarafından yapılmıştır.
Olayın niteliğini anlamak için kimin kime karşı yaptığını bilmek gerekir.
2
Sonuçları analiz et.
Kâmil Paşa (Hürriyet ve İtilaf yanlısı) istifa ettirilmiş, Mahmut Şevket Paşa sadrazam olmuştur.
Bu değişim bir rejim değişikliği değil, yürütme organının (hükümetin) el değiştirmesidir.
3
Kavramsal ayrım yap.
Padişah veya Anayasa değişmediği için buna 'hükümet darbesi' denir.
KPSS'de hükümet darbesi ile rejim değişikliği (ihtilal) farkı sıkça sorulmaktadır.

Anahtar Kavram

Hükümet Darbesi ve Rejim Değişikliği Ayrımı

İpuçları

1
Bâb-ı Âli, Osmanlı Devleti'nde hükümet (sadrazamlık) binasına verilen isimdir.
2
Bu baskın sırasında padişah değişikliği mi yoksa sadrazam değişikliği mi yaşandığını hatırlayın.
3
İttihatçıların Kâmil Paşa'yı istifaya zorlayıp Mahmut Şevket Paşa'yı getirmesi tipik bir kabine müdahalesidir.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını ile 3131 Mart Vakası'nı (Rejim değişikliği girişimi) karşılaştırarak farklarını not ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 364Soru

Osmanlı Devleti'nde II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet'in ilanıyla birlikte çok partili hayata geçilmiş ve pek çok siyasi fırka kurulmuştur.

Bu dönemde faaliyet gösteren;
- Osmanlı Ahrar Fırkası
- İttihad-ı Muhammedi Fırkası
- Hürriyet ve İtilaf Fırkası

gibi oluşumların ortak özelliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İttihat ve Terakki Fırkası'na karşı muhalif bir duruş sergilemeleri

Cevap

Verilen siyasi oluşumların ortak özelliği, İttihat ve Terakki Fırkası'na karşı muhalif bir duruş sergilemeleridir.
II. Meşrutiyet Dönemi'nde kurulan Osmanlı Ahrar Fırkası, İttihad-ı Muhammedi Fırkası ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası; her ne kadar savundukları fikir akımları (liberalizm, İslamcılık, muhafazakârlık vb.) birbirinden çok farklı olsa da, dönemin en güçlü ve baskın siyasi gücü olan İttihat ve Terakki Fırkası'na karşı muhalefet yürütme noktasında birleşmişlerdir. Bu durum, dönemin siyasi kutuplaşmasının temelini oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
II. Meşrutiyet dönemi siyasi partilerinin ideolojik yapılarını analiz et.
Osmanlı Ahrar Fırkası (Liberal/Adem-i merkeziyetçi), İttihad-ı Muhammedi Fırkası (Dini ağırlıklı muhalefet) ve Hürriyet ve İtilaf Fırkası (Geniş tabanlı muhalefet) olarak tanımlanır.
Partilerin karakteristik özelliklerini belirlemek, ortak bir payda bulmak için gereklidir.
2
Bu partilerin dönemin iktidar yapısı ile ilişkisini değerlendir.
Tüm bu fırkaların, 1908'den itibaren devlet yönetiminde belirleyici olan İttihat ve Terakki Cemiyeti/Fırkası'na karşı sert bir muhalefet yürüttükleri görülür.
Farklı görüşlere sahip olmalarına rağmen 'İttihat ve Terakki karşıtlığı' etrafında toplandıklarını teyit etmek için önemlidir.
3
Diğer seçeneklerdeki (iktidar olma, Türkçülük, darbe yapma vb.) iddiaları kontrol et.
Bu özelliklerin belirtilen muhalefet partilerine değil, rakip oldukları İttihat ve Terakki'ye ait olduğu saptanır.
Çeldiricilerin neden yanlış olduğunu kesinleştirmek amacıyla yapılır.

Anahtar Kavram

II. Meşrutiyet Dönemi Siyasi Partileri ve Muhalefet Yapısı

İpuçları

1
Bu fırkaların hepsi İttihat ve Terakki'nin karşısında yer almıştır.
2
Dönemin siyasi hayatı 'İttihatçılar' ve onlara karşı olan 'Muhalifler' şeklinde iki ana kampa bölünmüştür.

Daha Fazla Pratik

II. Meşrutiyet Dönemi'ndeki 1909 Anayasa değişikliklerinin padişahın yetkileri üzerindeki kısıtlayıcı etkilerini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 365Soru

Osmanlı Devleti'nde Kamil Paşa hükümetinin askeri zorlama ile istifaya zorlanarak yerine Mahmut Şevket Paşa'nın sadrazamlığa getirilmesiyle sonuçlanan siyasi gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bâb-ı Âli Baskını

Cevap

Sözü edilen siyasi gelişme Bâb-ı Âli Baskını'dır.
Bâb-ı Âli Baskını, 23 Ocak 1913'te İttihat ve Terakki tarafından düzenlenen ve Kamil Paşa'nın yerine Mahmut Şevket Paşa'nın getirildiği Türk siyasi tarihinin ilk modern hükümet darbesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hükümet değişikliğinin aktörlerini belirleyin.
İttihat ve Terakki Cemiyeti, askeri bir müdahale ile yönetimi hedef almıştır.
Olayın kimler tarafından ve hangi amaçla yapıldığını anlamak temel ipucudur.
2
Hükümet başkanı değişimini kontrol edin.
Kamil Paşa'nın istifası ve yerine Mahmut Şevket Paşa'nın gelişi söz konusudur.
Bu spesifik kabine değişikliği 23 Ocak 1913 tarihindeki baskına özgüdür.
3
Olayın niteliğini tanımlayın.
Bu bir rejim değişikliği değil, sadece bir hükümet değişikliğidir (hükümet darbesi).
Doğru seçeneği diğer büyük olaylardan ayıran en önemli fark budur.

Anahtar Kavram

Bâb-ı Âli Baskını'nın 'hükümet darbesi' niteliğinde olması ve sadrazam değişikliğine yol açması.

İpuçları

1
Bu olay Türk siyasi tarihinde padişahın değişmediği, sadece hükümetin değiştiği ilk baskın olarak bilinir.
2
İttihat ve Terakki Cemiyeti bu baskını Birinci Balkan Savaşı'ndaki başarısızlıkları ve Edirne'nin kaybedileceği korkusunu gerekçe göstererek yapmıştır.

Daha Fazla Pratik

Bâb-ı Âli Baskını ile 31 Mart Vakası'nı karşılaştırarak hangisinin rejimi, hangisinin hükümeti hedef aldığını not edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 366Soru

I. Balkan Savaşı’nı resmen sona erdiren 3030 Mayıs 19131913 tarihli Londra Antlaşması’nın hükümleri ve savaş sürecinde yaşanan siyasi gelişmeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Romanya, Londra Antlaşması’na taraf olarak katılmış ve Dobruca bölgesini Osmanlı Devleti'nden alarak sınırlarını Balkanlar yönünde genişletmiştir.

Cevap

Romanya'nın Londra Antlaşması'na taraf olarak katılması ve Osmanlı'dan toprak alması yönündeki ifade yanlıştır çünkü Romanya I. Balkan Savaşı'nda yer almamıştır.
I. Balkan Savaşı'nın tarafları arasında Romanya bulunmamaktadır. Romanya, Bulgaristan'ın I. Balkan Savaşı sonunda çok fazla toprak kazanmasından rahatsızlık duyarak sadece II. Balkan Savaşı'na katılmış ve Bükreş Antlaşması ile Bulgaristan'dan Dobruca/Silistre bölgesini almıştır. Dolayısıyla Londra Antlaşması'nda Romanya'nın Osmanlı'dan toprak alması tarihsel bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
I. Balkan Savaşı katılımcılarını hatırla.
Bulgaristan, Yunanistan, Sırbistan ve Karadağ Osmanlı Devleti'ne karşı savaşmıştır; Romanya bu savaşta yoktur.
Savaşın taraflarını bilmek, antlaşmanın imzacılarını belirlemek için gereklidir.
2
Londra Antlaşması'nın sınır hükümlerini analiz et.
Osmanlı'nın sınırı Midye-Enez hattı olarak belirlenmiştir. Edirne ve Kırklareli Bulgaristan'a geçmiştir.
Toprak kayıplarının hangi savaş sonunda ve kime karşı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Romanya'nın Balkan Savaşları'ndaki rolünü değerlendir.
Romanya sadece II. Balkan Savaşı'na katılmış ve Bulgaristan'dan toprak almıştır.
Bu bilgi, Romanya ile ilgili şıkkın neden yanlış olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

I. Balkan Savaşı'nın siyasi ve bölgesel sonuçları ile Londra Antlaşması'nın sınırları.

İpuçları

1
Balkan Savaşları'nda Romanya'nın hangi savaşta ve kime karşı savaştığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

II. Balkan Savaşı sonunda imzalanan İstanbul ve Atina antlaşmaları ile sınırların nasıl değiştiğini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 367Soru

Osmanlı Devleti'nde II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet Dönemi'nde yaşanan siyasi rekabet, parti programları ve 19091909 yılındaki KanuniEsasiKanun-i Esasi değişiklikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu dönemin siyasi ve hukuki yapısını doğru bir şekilde yansıtmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis-i Mebusan'ın padişah tarafından feshedilmesinin zorlaştırılması ve hükümetin meclise karşı sorumlu hale getirilmesiyle parlamenter sistemin güçlendirilmesi

Cevap

Meclis-i Mebusan'ın padişah tarafından feshedilmesinin zorlaştırılması ve hükümetin meclise karşı sorumlu hale getirilmesiyle parlamenter sistemin güçlendirilmesi
Doğru olan seçenek, 19091909 yılında anayasada yapılan köklü değişikliklerin özünü yansıtmaktadır. Bu düzenleme ile hükümet artık padişaha karşı değil, meclise (Millet meclisine) karşı sorumlu tutulmuş, padişahın meclisi feshetme yetkisi şarta bağlanarak zorlaştırılmıştır. Bu durum, Osmanlı'da gerçek anlamda parlamenter bir sistemin başlangıcıdır.

Adım Adım Çözüm

1
1909 Anayasa Değişikliklerini Analiz Etme
Padişahın yetkileri kısıtlanırken, meclisin ve hükümetin yetkileri artırılmıştır.
1876 Kanun-i Esasi'sindeki mutlakiyetçi unsurların demokratikleştirilmesi amaçlanmıştır.
2
Siyasi Partilerin İdeolojik Farklarını İnceleme
İttihat ve Terakki merkeziyetçi, Hürriyet ve İtilaf ise adem-i merkeziyetçi bir çizgiye sahiptir.
Dönemin siyasi rekabeti bu temel fikir ayrılığı üzerine kuruludur.
3
Dönemsel Olayları Karşılaştırma
Bâb-ı Âli Baskını hükümet darbesidir, 31 Mart Vakası ise rejim karşıtı bir ayaklanmadır.
Kronolojik ve içeriksel karmaşayı gidermek için olayların failleri ve sonuçları ayırt edilmelidir.

Anahtar Kavram

1909 Anayasa Değişiklikleri ve Parlamenter Monarşi

İpuçları

1
1909 değişikliklerinin, 1876'daki 'Padişah üstünlüğü' yerine 'Meclis üstünlüğü' getirdiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

II. Meşrutiyet dönemindeki partiler ile Cumhuriyet dönemi partileri arasındaki program benzerliklerini (örneğin SCF ve Hürriyet ve İtilaf'ın liberalizmi) karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 368Soru

31 Mart Vakası’nın bastırılmasının ardından II. Abdülhamid’in, Şeyhülislam fetvasının yanı sıra Meclis-i Mebusan kararıyla tahttan indirilmesi ve ardından gerçekleştirilen 1909 anayasa değişiklikleri; Osmanlı-Türk parlamento tarihinde bir dönüm noktası kabul edilir. Bu süreci, 1876’daki ilk anayasal düzenden ayıran ve "parlamenter sistem" yolunda atılmış en radikal adım olarak nitelendiren temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Meclis-i Mebusan’ın, hükümdar ve hükümet üzerindeki denetim yetkisinin artırılarak "yasama üstünlüğü" ilkesinin hukuksal bir statü kazanması

Cevap

Meclis-i Mebusan’ın hem padişah hem de hükümet üzerindeki denetim gücünü artırarak yasama üstünlüğünü pekiştirmesi
31 Mart Vakası'nın bastırılmasından sonra yapılan 1909 değişiklikleri, 1876 Kanun-i Esasi'sindeki 'padişah merkezli' yapıyı yıkarak 'meclis merkezli' bir yapı kurmuştur. Hükümetin meclise karşı sorumlu tutulması, padişahın meclis üzerindeki sınırsız fesih yetkisinin kısıtlanması ve veto gücünün zorlaştırılması gibi adımlar, yasama organını yürütme karşısında üstün konuma getirerek gerçek bir parlamenter sistemin kapısını açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İsyanın mahiyetini analiz etme
31 Mart Vakası meşrutiyet rejimine karşı çıkan ilk büyük isyandır.
Olayın rejim karşıtı doğasını anlamak, sonrasındaki anayasal tepkiyi açıklar.
2
Tahttan indirme yöntemini değerlendirme
II. Abdülhamid'in bir parlamento (Meclis-i Milli) kararıyla görevden alınması.
Bu durum, meclisin hükümdar üzerinde hukuki bir otoriteye dönüştüğünü kanıtlar.
3
1909 Anayasa değişikliklerini inceleme
Hükümetin padişaha değil meclise sorumlu olması, veto ve meclisi fesih yetkilerinin zorlaştırılması.
Padişah merkezli anayasal düzenden meclis merkezli (parlamenter) düzene geçişin temelini oluşturur.

Anahtar Kavram

1909 Anayasa Değişiklikleri ve Parlamenter Monarşi

İpuçları

1
1876 Anayasası'nda hükümet padişaha karşı sorumluyken, 1909'da kime karşı sorumlu hale gelmiş olabilir?

Daha Fazla Pratik

1909 anayasa değişikliklerinin basın hürriyeti ve cemiyet kurma özgürlüğü üzerindeki etkilerini inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 369Soru

Osmanlı Devleti'nde II.Mes\crutiyetII. Meşrutiyet’in ilanından sonra başlayan çok partili siyasal hayatın ilk muhalefet partisi olma özelliğini taşıyan, Prens Sabahattin’in 'adem-i merkeziyetçilik' ve 'şahsi teşebbüs' fikirlerini programına temel alan siyasi oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ahrar Fırkası

Cevap

Ahrar Fırkası, II. Meşrutiyet döneminin ilk muhalefet partisidir ve Prens Sabahattin'in liberal görüşlerini temsil eder.
Ahrar Fırkası, Osmanlı Devleti'nde 19081908 yılında kurularak çok partili dönemin ilk muhalefet partisi olmuştur. Partinin programı, Prens Sabahattin'in yerinden yönetimi savunan 'adem-i merkeziyetçilik' ve bireysel girişimi önceleyen 'şahsi teşebbüs' ilkelerine dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki anahtar kavramları belirle.
Anahtar kavramlar: İlk muhalefet partisi, Prens Sabahattin, adem-i merkeziyetçilik, şahsi teşebbüs.
Bu kavramlar bizi doğrudan fırkanın kurumsal kimliğine götürür.
2
Seçeneklerdeki partilerin kuruluş tarihini ve ideolojilerini karşılaştır.
Ahrar Fırkası 19081908 yılında kurulmuştur. Hürriyet ve İtilaf ise 19111911'de kurulmuştur.
Soru 'ilk' olma özelliğini sorguladığı için kronolojik bilgi gereklidir.
3
Prens Sabahattin'in görüşleri ile parti programını eşleştir.
Prens Sabahattin'in 'Teşebbüs-i Şahsi ve Adem-i Merkeziyet Cemiyeti' fırka bazında Ahrar Fırkası olarak şekillenmiştir.
İdeolojik temeller doğru cevabı teyit eder.

Anahtar Kavram

II. Meşrutiyet Dönemi'nin çok partili siyasi yapısı ve ilk muhalefet partisi olan Ahrar Fırkası'nın özellikleri.

İpuçları

1
Bu fırka, İttihat ve Terakki'nin merkeziyetçi politikalarına karşı yerinden yönetimi savunmuştur.
2
Fırkanın en önemli manevi lideri ve fikir babası Prens Sabahattin'dir.
3
İsmi 'Hürler Partisi' anlamına gelen bu oluşum, 19081908 seçimlerine de katılmıştır.

Daha Fazla Pratik

İttihat ve Terakki'nin 19131913 Bâb-ı Âli Baskını sonrası tek parti yönetimine geçiş sürecini inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kronolojik eleme yöntemi kullanılabilir. 19081908 ile 19131913 arası kurulan partiler listelendiğinde, İttihat ve Terakki'den hemen sonra kurulan ilk yapı hatırlanabilir.
Tahmini Süre:50s
Soru 370Soru

Osmanlı Devleti'nin 1912 yılında İtalya ile imzaladığı Uşi Antlaşması'nda yer alan;

I. Trablusgarp ve Bingazi'nin İtalya'ya bırakılması,
II. Bölge halkının dini işlerini yürütmek üzere padişahın temsilcisi olarak "Naibü's-Sultan"ın atanması,
III. On İki Ada'nın, Balkan Savaşları sonuna kadar geçici olarak İtalya'da kalmasının kabul edilmesi,

maddeleri birlikte değerlendirildiğinde, Osmanlı diplomasisinin bu süreçteki temel stratejisi hakkında yapılabilecek en kapsamlı yorum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askeri zayıflık ve Balkan Savaşları'nın yarattığı baskı nedeniyle, fiili kayıpları diplomatik manevralar ve hukuki bağlarla telafi etmeye yönelik pragmatik bir yol izlenmiştir.

Cevap

Askeri zayıflık ve Balkan Savaşları'nın yarattığı baskı nedeniyle, fiili kayıpları diplomatik manevralar ve hukuki bağlarla telafi etmeye yönelik pragmatik bir yol izlenmiştir.
Doğru yanıt olan seçenek, antlaşmanın üç temel maddesini (toprak kaybı, dini bağ ve adaların statüsü) Osmanlı Devleti'nin o dönem içinden geçtiği zorlu süreçle (Balkan Savaşları ve donanma zayıflığı) doğru bir şekilde ilişkilendirir. Osmanlı Devleti, toprak kaybetmesine rağmen kültürel haklarını koruyarak ve adaların güvenliğini başkasına (İtalya'ya) emanet ederek pragmatik bir kriz yönetimi sergilemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Trablusgarp ve Bingazi'nin kaybını analiz etme
Osmanlı Devleti, Kuzey Afrika'daki son toprak parçasını kaybederek üç kıtadaki varlığını fiilen yitirmiştir.
Balkan Savaşları'nın başlaması, Osmanlı'yı iki cephede savaşamayacağı için İtalya ile anlaşmaya zorlamıştır.
2
Naibü's-Sultan ve halifelik maddesini yorumlama
Bölge halkıyla dini ve kültürel bağlar korunarak, gelecekteki olası bir hak iddiası için hukuki zemin açık bırakılmıştır.
Siyasi egemenliğin kaybını kültürel bir bağ ile yumuşatma çabasıdır.
3
On İki Ada maddesinin stratejik nedenini belirleme
Adaların Yunanistan tarafından işgal edilmesini önlemek amacıyla "geçici" olarak İtalya'ya bırakılması kararlaştırılmıştır.
Osmanlı donanmasının yetersizliği, adaların savunulmasını imkansız kılmıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin Uşi Antlaşması'ndaki denge siyaseti ve pragmatik diplomasi anlayışı.

İpuçları

1
Antlaşma maddelerinin her birinin hangi dış tehditlere (Balkan devletleri veya Yunanistan) karşı bir önlem olabileceğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Osmanlı Devleti'nin On İki Ada'yı daha sonra hangi antlaşma ile tamamen kaybettiğini araştırarak süreci tamamlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 371Soru

II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonunda Osmanlı Devleti ile Yunanistan arasında imzalanan 1414 Kasım 19131913 tarihli Atina Antlaşması; Selanik, Yanya ve Girit üzerindeki Yunan hâkimiyetini onaylamasına rağmen, Ege Adaları'nın mülkiyeti ve statüsü hakkında nihai bir hüküm içermemiştir. Diplomatik süreç ve dönemin antlaşmalar hukuku dikkate alındığında, bu durumun temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adaların geleceğinin Londra Antlaşması hükümleri gereğince büyük devletlerin (Düvel-i Muazzama) kararına bırakılmış olması

Cevap

Ege Adaları'nın nihai statüsünün Atina Antlaşması'nda yer almamasının nedeni, bu yetkinin daha önce imzalanan Londra Antlaşması ile büyük devletlere (Düvel-i Muazzama) devredilmiş olmasıdır.
Doğru cevap olan ifade, uluslararası hukuktaki yetki devrini belirtmektedir. I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması'nın 55. maddesi uyarınca, adaların kaderini belirleme yetkisi 'Düvel-i Muazzama' olarak adlandırılan büyük devletlere verilmiştir. Bu nedenle, daha sonra imzalanan Atina Antlaşması'nda Yunanistan ve Osmanlı Devleti kendi aralarında bu konuda nihai bir karar verememiş, önceki uluslararası karara bağlı kalmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
I.BalkanSavas\cıI. Balkan Savaşı'nı bitiren Londra Antlaşması (3030 Mayıs 19131913) hükümlerini hatırla.
Londra Antlaşması'na göre Ege Adaları'nın geleceği Büyük Devletlerin (İngiltere, Fransa, Rusya, Almanya, Avusturya-Macaristan, İtalya) kararına bırakılmıştı.
Uluslararası bir sorun haline gelen adalar konusunun çözüm yetkisi Osmanlı ve Yunanistan'ın tekelinden çıkmıştı.
2
II.BalkanSavas\cıII. Balkan Savaşı sonrası imzalanan Atina Antlaşması'nın niteliğini analiz et.
Atina Antlaşması ikili (bilateral) bir metindir ve Londra Antlaşması gibi çok taraflı metinlerin üstünde bir hukuki güce sahip değildir.
Önceki uluslararası yükümlülükler uyarınca, ikili bir görüşmede genel statüyü bozacak bir karar alınamazdı.
3
Sonuçları birleştirerek gerekçeyi belirle.
Büyük devletlerin yetkisi saklı tutulduğu için Atina Antlaşması sadece Selanik, Yanya ve Girit gibi 'işgal ve ilhakı kesinleşmiş' kara topraklarını onaylamıştır.
Adalar konusu ancak 19141914 Şubat ayında büyük devletlerin tebligatıyla (Meis, Bozcaada ve Gökçeada hariç Yunanistan'a verilmesi) sonuçlanmıştır.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları Diplomasisi ve Antlaşmalar Hiyerarşisi

İpuçları

1
Adaların statüsü konusunda iki devletin (Osmanlı-Yunanistan) dışında üçüncü bir tarafın (Büyük Devletler) daha önce yetkilendirildiğini düşünün.

Daha Fazla Pratik

Büyük devletlerin 19141914 Şubat ayında adalara dair verdiği kararda hangi adaların Osmanlı Devleti'ne geri verildiğini incelemek, konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 19 / 19
XX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Devleti — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 19 | Examkin