Anlam Bilgisi

956 soru

Soru 241Soru

Edebiyat yapıtlarında mekân, sadece olayların gerçekleştiği bir sahne değil; anlatının ontolojik zeminini kuran ve karakterlerin varoluşsal sancılarıyla hemhal olan bir öznedir. Modern roman kurgusunda mekânın işlevi, salt betimsel bir fon olmanın ötesine geçerek olay örgüsünün ritmini ve kahramanların psikolojik derinliğini belirleyen kurucu bir iradeye dönüşür. Özellikle şehir anlatılarında sokaklar, meydanlar ve dar koridorlar; bireyin yabancılaşma ve yalnızlık gibi modernite sancılarını somutlayan birer gösterge dizgesi olarak işlev görür. Yazarın mekânı kurgulama biçimi, okurun metinle kurduğu etkileşimi doğrudan etkilerken aynı zamanda karakterlerin sosyo-ekonomik konumları ve kültürel kodları hakkında da önemli veriler sunar. Mekân ile zaman arasındaki diyalektik ilişki, kurgunun tarihsel derinliğini sağlayan en önemli unsurdur; zira mekândaki her türlü dönüşüm, aslında toplumsal ve bireysel zamanın bir kaydı niteliğindedir. Ancak mekânın bu denli baskın bir unsur olarak kurgulanması, bazen anlatının dinamizmini sönümlendirerek metni bir 'durum' durağanlığına hapsetme riski de barındırır. Bu nedenle nitelikli bir kurguda, mekânın atmosferik gücü ile eylemin devinimi arasında hassas bir muvazene kurulmalıdır.

Bu parçadan hareketle edebiyatta mekân kullanımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anlatının durağanlığa hapsolma riskini bertaraf etmek için mekân betimlemelerinin olay örgüsünden ayrıştırılması gerektiğine

Cevap

Anlatının durağanlığa hapsolma riskini bertaraf etmek için mekân betimlemelerinin olay örgüsünden ayrıştırılması gerektiğine
Parçanın son cümlesinde mekânın atmosferik gücü ile eylemin devinimi arasında 'hassas bir muvazene' (denge) kurulması gerektiği belirtilmiştir. 'Ayrıştırmak' ise bu iki unsuru birbirinden koparmak anlamına gelir ki bu, metindeki bütüncül ve dengeli yaklaşım önerisiyle çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kavramları ve mekânın işlevlerini analiz etme
Mekânın 'ontolojik zemin', 'kurucu irade', 'gösterge dizgesi' ve 'zamanın kaydı' olduğu belirlenmiştir.
Yardımcı düşünce sorularında metinde geçen yargıların sınırlarını belirlemek esastır.
2
Metnin son bölümündeki risk ve çözüm önerisini değerlendirme
Metin, mekânın durağanlık riskine karşı eylemle bir 'muvazene' (denge) içinde olması gerektiğini söylemektedir.
Çözüm önerisinin niteliği (denge mi yoksa ayrıştırma mı olduğu) sorunun ayırt edici noktasıdır.
3
Seçeneklerdeki yargılarla metni karşılaştırma
Seçeneklerdeki 'ayrıştırılması gerektiği' ifadesinin metindeki 'muvazene kurulmalıdır' ifadesiyle çeliştiği saptanmıştır.
Metinde vurgulanan sentez ve denge durumu, ayrıştırma fikriyle taban tabana zıttır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Kavramsal Karşıtlık
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 242Soru

Biyomimikri, doğadaki modellerin incelenip bu tasarımların karmaşık insan problemlerini çözmek amacıyla taklit edilmesidir. Bu yöntem, sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek isteyen modern teknoloji için vazgeçilmez bir rehber niteliğindedir. Örneğin, hızlı trenlerin burun yapısı tasarlanırken yalıçapkını kuşunun gagası örnek alınmış, böylece tünellere girişteki gürültü kirliliği azaltılmıştır. Geleneksel mühendislik çözümleri çoğu zaman doğaya rağmen bir yapı inşa etmeye odaklanırken biyomimikri, doğayla uyum içinde çalışmayı esas alır. Bu yaklaşım, sadece verimliliği artırmakla kalmaz, aynı zamanda kaynakların korunmasını da sağlar.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanık gösterme

Cevap

Metinde bir otoritenin görüşüne başvurulmadığı veya bir kişinin sözü alıntılanmadığı için tanık gösterme tekniği kullanılmamıştır.
Doğru seçenek olan tanık gösterme, bir düşünceyi desteklemek amacıyla o alanda yetkin birinin görüşüne başvurulmasıdır. Bu metinde biyomimikri ile ilgili bilimsel bilgiler verilmiş, tanımlar yapılmış ve örnekler sunulmuş olsa da herhangi bir şahsın görüşüne veya alıntısına yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlama varlığını kontrol et
Bulundu
'Biyomimikri ... taklit edilmesidir' cümlesi 'Bu nedir?' sorusuna cevap vererek tanım yapmaktadır.
2
Örneklendirme varlığını kontrol et
Bulundu
'Örneğin' ifadesiyle başlayan cümle, soyut kavramı somut bir örnekle (hızlı tren) desteklemiştir.
3
Karşılaştırma varlığını kontrol et
Bulundu
Geleneksel mühendislik ve biyomimikri yöntemlerinin 'doğaya rağmen olma' ve 'doğayla uyumlu olma' özellikleri kıyaslanmıştır.
4
Açıklama ve Tanık Gösterme varlığını kontrol et
Açıklama var, Tanık Gösterme yok
Metin bilgi verici bir yapıda olduğu için açıklama mevcuttur; ancak herhangi bir kişinin sözüne yer verilmemiştir.

Anahtar Kavram

Anlatım biçimlerini ve düşünceyi geliştirme yollarını ayırt etme.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 243Soru

(I) Kitap okumak, bireyin hayal gücünü geliştiren ve kelime dağarcığını zenginleştiren en önemli etkinliklerden biridir. (II) Düzenli okuma alışkanlığı, kişinin olayları kavrama ve yorumlama hızını doğrudan artırır. (III) Her gün farklı türlerde eserler okumak, zihinsel esnekliğin korunmasına yardımcı olur. (IV) Ev temizliği yaparken doğal malzemeler kullanmak çevre sağlığı açısından faydalıdır. (V) Bu nedenle kitaplar, insanın kendini eğitme sürecindeki en etkili araçlar olarak kabul edilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle olan ev temizliği ile ilgili ifade akışı bozmaktadır.
Paragrafın bütününde kitap okumanın zihinsel gelişime ve kişisel eğitime katkıları anlatılmaktadır. Ancak dördüncü cümlede aniden ev temizliğinde doğal malzeme kullanımı konusuna geçilmiştir. Bu cümle, paragrafın anlamsal bütünlüğünden tamamen kopuk olduğu için düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu belirleyin.
Paragrafın konusu 'kitap okumanın bireysel ve zihinsel faydaları'dır.
Cümlelerin büyük çoğunluğu bu tema etrafında birleşmektedir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal bağlantıları kontrol edin.
I, II, III ve V. cümlelerin birbirini tamamladığı görülmektedir.
Bu cümleler kitap okuma eyleminin farklı yararlarını ve önemini sıralamaktadır.
3
Konuyla ilgisiz olan tek cümleyi tespit edin.
IV. cümlede konu tamamen değişerek 'ev temizliği ve çevre sağlığına' geçmiştir.
Diğer cümlelerle hiçbir anlamsal bağ içermeyen bu cümle akışı bozmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Akışı Bozan Cümleyi Bulma
Tahmini Süre:45s
Soru 244Soru

Günümüz dünyasında seyahat etmek, genellikle bir yerden bir yere hızla gitmek ve mümkün olan en kısa sürede en fazla "görülmesi gereken" yeri listelerden silmek eylemine dönüştü. Kitle turizminin dayattığı bu hız tutkusu, bireyi gittiği coğrafyanın ruhundan, o yerin yerel dokusundan ve insanından koparmaktadır. Oysa gerçek bir seyahat deneyimi, sadece fiziksel bir yer değişikliği değil, aynı zamanda zihinsel bir derinleşme sürecidir. "Yavaş seyahat" kavramı tam da bu noktada önem kazanır; bir kenti sokak sokak yürüyerek tanımak, yerel bir kahvehanede saatlerce oturup çevreyi gözlemlemek veya bir müzedeki tek bir eserin önünde dakikalarca durabilmek... Bu yaklaşım, niceliğin yerini niteliğe bıraktığı, tüketmek yerine anlamaya odaklanan bir keşif biçimidir. Seyyah, hızın yarattığı yüzeysellikten kurtulup yavaşladığında, ziyaret ettiği yerle arasında sahici bir bağ kurabilir. Dolayısıyla seyahat, biriktirilen fotoğraflardan ziyade, ruhun o coğrafyada bıraktığı izlerle anlam kazanır.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Seyahatin gerçek değeri, niceliksel bir tüketimden ziyade, yavaşlayarak gidilen yerle kurulan nitelikli ve derin bağda gizlidir

Cevap

Seyahatin gerçek değeri, niceliksel bir tüketimden ziyade, yavaşlayarak gidilen yerle kurulan nitelikli ve derin bağda gizlidir.
Parçanın bütününde modern dünyadaki hızlı seyahat etme ve yer görme listesi bitirme anlayışı eleştirilmektedir. Bunun karşısına 'yavaş seyahat' kavramı konularak seyahatin sadece fiziksel bir yer değişikliği değil, gidilen coğrafyanın ruhuyla ve yerel dokusuyla kurulan derin, nitelikli bir bağ olması gerektiği savunulmaktadır. Dolayısıyla 'seyahatin gerçek değerinin hızdan uzaklaşarak kurulan bu nitelikli bağda gizli olduğu' ifadesi parçanın asıl iletisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın girişini analiz etme
Modern seyahat anlayışının kitle turizmi etkisiyle hız ve tüketim odaklı hale geldiği tespiti yapıldı.
Yazarın neye karşı çıktığını anlamak ana düşünceye giden ilk adımdır.
2
Alternatif kavramı (Yavaş Seyahat) değerlendirme
Hızın yerine niteliğin ve anlamaya odaklanmanın ön plana çıkarıldığı görüldü.
Yazarın önerdiği çözüm veya alternatif yaklaşım genellikle ana düşüncenin temelini oluşturur.
3
Sonuç cümlesini yorumlama
Seyahatin fiziksel eylemden çok zihinsel bir bağ kurma ve ruhsal iz bırakma süreci olduğu belirlendi.
Sonuç cümleleri genellikle parçanın ana fikrini özetleyen en güçlü vurguları içerir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce

Daha Fazla Pratik

Bu tip sorularda 'oysa', 'ancak', 'aslında' gibi geçiş ifadelerinden sonra gelen cümlelere ve parçanın sonuna dikkat etmek ana düşünceyi bulmanızı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 245Soru

Türkçede bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamlara "mecaz anlam" denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kuru" sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplantı boyunca sergilenen kuru ve samimiyetsiz tavırlar, iş birliği sürecini olumsuz etkiledi.

Cevap

Toplantı boyunca sergilenen kuru ve samimiyetsiz tavırlar ifadesinde yer alan kullanım mecaz anlamdadır.
Kuru sözcüğü, temel anlamıyla 'ıslak veya nemli olmayan' varlıkları ifade eder. Ancak 'kuru tavırlar' tamlamasında sözcük, bu fiziksel anlamından tamamen koparak 'içtenlikten yoksun, tekdüze, heyecansız' gibi soyut bir anlam kazanmıştır. Bu nedenle mecaz anlamda kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki 'kuru' sözcüklerinin bağlamlarını analiz edin.
Dört cümlede 'kuru' sözcüğü fiziksel bir durumu (ıslaklık karşıtı) ifade ederken, bir cümlede davranış biçimini nitelemektedir.
Sözcüğün gerçek veya mecaz anlamda olup olmadığını anlamak için sözlükteki ilk anlamıyla bağını kontrol etmek gerekir.
2
Sözcüğün soyut bir kavramı karşılayıp karşılamadığını belirleyin.
Samimiyetsiz tavırları niteleyen 'kuru' ifadesinin soyut bir anlam taşıdığı görülür.
Mecaz anlam, sözcüğün fiziksel özelliklerden sıyrılarak tamamen soyut ve yeni bir anlam kazanmasıdır.

Anahtar Kavram

Sözcüğün Mecaz Anlamı
Tahmini Süre:45s
Soru 246Soru

Günümüzde bazı düşünürlerin, toplumsal değişimleri sadece kuramsal düzlemde tartışıp halkın gündelik yaşamındaki zorlukları göz ardı ederek fildişi kulesinden seslenmeyi sürdürmesi, ürettikleri fikirlerin hayattaki karşılığını azaltmaktadır.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gerçek hayattan ve toplumun sorunlarından uzak bir yaşam sürmek

Cevap

Gerçek hayattan ve toplumun sorunlarından uzak bir yaşam sürmek
Fildişi kulesi tabiri, özellikle entelektüellerin, sanatçıların veya bilim insanlarının toplumun dertlerinden, gerçeklerinden ve gündelik yaşamın pratiklerinden kopuk olarak kendi dünyalarına, teorilerine veya sanatlarına çekilmelerini ifade eden mecazlı bir söyleyiştir. Metinde akademisyenlerin kuramsal düzleme sıkışıp halkın gerçekliğini göz ardı etmeleri, toplumsal hayattan bu şekilde soyutlanmalarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili 'fildişi kulesinden seslenmek' söz öbeğinin cümledeki kullanım bağlamını analiz etmek.
Düşünürün toplumsal değişimleri teoride bırakıp halkın yaşamındaki zorlukları göz ardı ettiği tespit edilir.
Söz öbeklerinin anlamı cümledeki diğer ipuçlarıyla (halktan kopukluk, kuramsallık) doğrudan ilişkilidir.
2
Deyim ve söz öbekleri sözlüğündeki mecaz anlamı kontrol etmek.
'Fildişi kulesi' ifadesinin dış dünyadan soyutlanma, halktan ve pratik yaşamdan kopukluk anlamına geldiği onaylanır.
Deyimlerin kalıplaşmış mecaz anlamları, bağlamla birleşerek tek bir kesin yargıya ulaşılmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Söz Öbeklerinde Mecaz Anlam
Tahmini Süre:55s
Soru 247Soru

(I) Kentleşme süreçlerinin bir getirisi olan gürültü kirliliği, şehir ekosisteminde varlık gösteren yaban hayatı üzerinde ciddi bir baskı unsuru oluşturmaktadır. (II) Özellikle kuş türlerinin, yoğun trafik gürültüsü altında seslerini duyurabilmek adına ötüş frekanslarını ve zamanlamalarını değiştirdikleri gözlemlenmiştir. (III) Bazı memeli türlerinin ise gürültüden kaçınmak amacıyla beslenme alışkanlıklarını gece saatlerine kaydırdığı saptanmıştır. (IV) Şehirlerdeki hava kalitesinin düşmesi, bitki örtüsünün gelişimini engelleyerek biyolojik çeşitliliği tehdit eden unsurların başında gelir. (V) Canlıların hayatta kalma stratejilerinde meydana gelen bu köklü değişimler, uzun vadede popülasyon dinamiklerini ve türlerin yayılım alanlarını etkilemektedir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV), parçanın genelinde işlenen 'gürültü kirliliğinin hayvanlar üzerindeki etkisi' konusundan saparak 'hava kirliliğinin bitki örtüsü üzerindeki etkisi'ne değindiği için akışı bozmaktadır.
Dördüncü cümle, metnin genelinde üzerinde durulan 'gürültü kirliliği ve hayvan davranışları' odağından koparak 'hava kalitesi ve bitki örtüsü'ne geçiş yapmıştır. Bu durum paragrafın anlamsal odağını kaydırmakta ve akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın ana konusunu belirlemek
Parça genel olarak şehirleşmenin getirdiği gürültü kirliliğinin hayvanların (kuşlar, memeliler) davranışları üzerindeki etkilerini ele almaktadır.
Akışı bozan cümleyi tespit etmek için önce metnin hangi konu üzerinde yoğunlaştığını anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal köprüleri incelemek
I, II, III ve V. cümlelerin gürültü kirliliği ve buna bağlı adaptasyonlar (frekans değişimi, gece beslenmesi) odağında birleştiği görülür.
Düşüncenin akışını bozan cümle, genellikle ana konuya yakın görünse de konunun farklı bir yönüne veya tamamen farklı bir değişkene odaklanır.
3
Bağlantı ifadelerini kontrol etmek
V. cümledeki 'bu köklü değişimler' ifadesi, II. ve III. cümledeki davranış değişikliklerini işaret ederek parçanın bütünlüğünü sağlar; ancak IV. cümle bu bütünlüğün dışındadır.
İşaret sıfatları ve zamirler gibi bağlantı öğeleri, parçanın mantıksal sırasını doğrulamaya yardımcı olur.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 248Soru

Türkçede kimi cümlelerde yargı, kendisinden önce veya sonra sunulan bir hedefe ulaşma gayesiyle gerçekleştirilir. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu duruma uygun bir anlam ilişkisi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sektörel bazdaki veri karmaşasını gidermek ve karar alma mekanizmalarını hızlandırmak üzere veritabanı altyapısı tamamen yenilendi.

Cevap

Veritabanı altyapısının yenilenmesinden bahseden seçenek, eylemin hangi hedef doğrultusunda yapıldığını belirttiği için amaç-sonuç ilişkisi içermektedir.
Veritabanı altyapısının tamamen yenilenmesi eylemi, 'veri karmaşasını gidermek' ve 'karar alma mekanizmalarını hızlandırmak' amaçlarına hizmet etmektedir. Cümledeki '-üzere' edatı, bu hedefleri temel yargıya bağlayarak amaç-sonuç ilişkisi kurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki yargıları ve yargılara bağlı olan yan unsurları belirleme.
Tüm seçeneklerde temel bir eylem ve bu eylemi destekleyen gerekçe/hedef ifadeleri tespit edilmiştir.
Anlam ilişkisini analiz edebilmek için yargı ve gerekçe ayrımını yapmak gerekir.
2
Eylemin gerçekleşme temelinin 'gerçekleşmiş bir neden' mi yoksa 'ulaşılmak istenen bir hedef' mi olduğunu inceleme.
Dört seçenekte gerekçenin gerçekleşmiş olduğu (neden), bir seçenekte ise henüz gerçekleşmemiş bir hedefin (amaç) söz konusu olduğu görülmüştür.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem, henüz tam olarak gerçekleşmemiş bir gayeye yöneliktir.
3
Doğru seçenekteki '-üzere' ekinin işlevini kontrol etme.
Bu seçenekteki '-üzere' edatı, cümleye 'amacıyla' anlamı katarak yargıyı bir hedefe bağlamıştır.
Söz dizimsel ipuçları anlam ilişkisinin sağlamasını yapmak için kullanılır.

Anahtar Kavram

Amaç-Sonuç İlişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

Bir yazar için en büyük tehlike, toplumsal sorunları dile getirirken düşünceyi kalıplaşmış yargıların dar parantezine sıkıştırmaktır; çünkü bu durum, okurun zihnini özgürleştirmek yerine onu var olan kabullerin sınırlarına hapseder.

Bu cümledeki altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fikir dünyasını, toplumda yerleşmiş olan basmakalıp düşüncelerin dışına çıkarmamak

Cevap

Fikir dünyasını, toplumda yerleşmiş olan basmakalıp düşüncelerin dışına çıkarmamak
Cümlede geçen 'kalıplaşmış yargılar' ifadesi, toplumda sorgulanmadan benimsenmiş basmakalıp fikirleri; 'dar paranteze sıkıştırmak' ise bu fikirlerin yarattığı zihinsel sınırları aşamayıp kısıtlı bir alanda kalmayı simgelemektedir. Bu nedenle fikir dünyasını basmakalıp düşüncelerin dışına çıkaramamak durumu doğru açıklamadır.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili söz öbeğindeki anahtar kavramları analiz etme
'Kalıplaşmış yargı' (toplumca sorgulanmadan kabul edilen fikirler) ve 'dar parantez' (kısıtlama, sınırı aşamama) kavramları belirlendi.
Söz öbeğinin mecaz anlamını çözmek için kelimelerin temsil ettiği kavramları saptamak gerekir.
2
Cümlenin bağlamıyla ilişkilendirme
Yazarın toplumsal meseleleri işlerken özgün olamama ve var olan sınırların içinde kalma tehlikesiyle karşı karşıya olduğu saptandı.
Mecazlı ifadeler, cümlenin bütününde sunulan 'özgürleşme' ve 'hapis' karşıtlığıyla anlam kazanır.
3
Seçenekleri karşılaştırarak anlamı en iyi veren ifadeyi seçme
'Basmakalıp düşünceler' ve 'dışına çıkarmamak' ifadelerinin metindeki sözle tam örtüştüğü sonucuna varıldı.
Doğru yanıt, hem yargının niteliğini (kalıplaşmış) hem de yaratılan etkiyi (dar parantez/sınır) içermelidir.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve bağlam ilişkisi
Tahmini Süre:1m 35s
Soru 250Soru

Türkçede sözcükler, temel anlamlarından tamamen uzaklaşarak yeni ve soyut anlamlar kazanabilir. Buna 'mecaz anlam' denir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "boş" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Senin bu boş vaatlerine artık kimsenin inanacağını sanmıyorum.

Cevap

Senin bu boş vaatlerine artık kimsenin inanacağını sanmıyorum.
Doğru cevapta geçen sözcük, 'içinde bir şey bulunmayan' temel anlamından tamamen uzaklaşmış; 'yararsız, tutarsız, anlamsız' gibi soyut bir anlam kazanmıştır. 'Boş vaat' tamlamasında fiziksel bir boşluktan söz edilemeyeceği için bu kullanım mecazdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'boş' sözcüğünün temel anlamını (içinde bir şey bulunmayan) her seçenek için düşünün.
A, B, D ve E seçeneklerinde sözcüğün somut bir doluluk/boşluk durumunu ifade ettiği görülür.
Sözcüğün gerçek anlamını belirlemek, mecaz anlamı ayırt etmenin ilk adımıdır.
2
Sözcüğün soyut bir kavramı (vaat, söz, fikir) niteleyip nitelemediğini kontrol edin.
C seçeneğinde 'vaat' kavramı nitenelerek 'işe yaramayan, geçersiz' anlamı kazandığı fark edilir.
Mecaz anlam, somutluktan soyutluğa geçiş ve yeni bir anlam kazanımı gerektirir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Tahmini Süre:40s
Soru 251Soru

(I) Sanatın temel gayesi, dış dünyadaki gerçekliği olduğu gibi aktarmaktan ziyade, bu gerçekliği sanatçının estetik potasında yeniden yorumlamaktır. (II) Ne var ki bu yorumlama sürecinde başvurulan simgesel dil, okurla yapıt arasındaki bağı zayıflatan bir etkene dönüşebilir. (III) Eleştirmenler, yapıtın bu kapalı yapısını çözmek üzere geliştirdikleri yöntemlerle okura yeni bir perspektif sunmayı hedeflerler. (IV) Yapıtın çok anlamlı bir yapıya sahip olması, her okumada farklı bir heyecan uyandırdığından eserin kalıcılık katsayısını yükseltir. (V) Bu bakımdan, kendini ilk okumada hemen ele vermeyen metinlerin, nitelikli okur kitlesi tarafından daha çok takdir edileceği söylenebilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV. cümlede, eylemin hangi hedefi gerçekleştirmek için yapıldığı belirtilmiştir.

Cevap

Dördüncü cümlede bir amaç-sonuç değil, neden-sonuç ilişkisi söz konusu olduğu için dördüncü cümleyle ilgili ifade yanlıştır.
Dördüncü cümlede yer alan 'Yapıtın çok anlamlı bir yapıya sahip olması, her okumada farklı bir heyecan uyandırdığından...' ifadesi, eserin kalıcılık katsayısının yükselmesinin nedenini (gerekçesini) açıklamaktadır. Burada eylemin hangi amaçla veya hangi hedefi gerçekleştirmek için yapıldığına dair bir 'gaye' unsuru bulunmamaktadır. Bu nedenle dördüncü cümle bir amaç-sonuç değil, neden-sonuç cümlesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki cümlelerin anlam ilişkilerini analiz etme
Birinci cümle tanım, ikinci cümle olasılık, üçüncü cümle amaç-sonuç, dördüncü cümle neden-sonuç ve beşinci cümle çıkarım olarak belirlendi.
Cümlelerdeki ekler (-mak üzere, -dığından) ve anlam yükleri yapısal farkları ortaya koyar.
2
Üçüncü ve dördüncü cümleleri karşılaştırma
Üçüncü cümlede 'çözmek üzere' ifadesi bir gayeyi (amaç), dördüncü cümlede 'uyandırdığından' ifadesi ise bir gerekçeyi (neden) karşılamaktadır.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir, neden-sonuçta ise eylem bir sebebe bağlı olarak gerçekleşmiştir.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu test etme
Dördüncü cümleyle ilgili yapılan 'hedef (amaç) belirtilmiştir' tespiti, cümlenin neden-sonuç yapısıyla çelişmektedir.
Cümledeki '-den dolayı / -dığı için' anlamını veren ekler, amacın değil nedenin göstergesidir.

Anahtar Kavram

Neden-Sonuç ve Amaç-Sonuç Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 252Soru

Gürültü kirliliğinin modern insanın en büyük sorunlarından biri hâline geldiği günümüzde, sessizlik sadece bir yokluk hali değil, aynı zamanda zihinsel bir ihtiyaçtır. Sürekli bir uyaran bombardımanı altında yaşayan beyin, gelen bilgileri işlemek ve duygusal dengeyi kurmak için dinlenme aralıklarına ihtiyaç duyar. Sessizlik, bireyin kendi iç sesini duymasına ve karmaşık düşünceleri bir düzene sokmasına olanak tanır. Çoğu insan sessizliği sıkıcı veya ürkütücü bulsa da aslında bu anlar, yaratıcılığın filizlendiği ve stres seviyesinin düştüğü en verimli zaman dilimleridir. Zihnin gürültüden arınması, sadece odaklanma becerisini artırmakla kalmaz, aynı zamanda kişinin çevresiyle daha sağlıklı ve derinlikli bir bağ kurmasını da sağlar.

Bu parçada sessizlikle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sessizliğin, modern insanın zihinsel sağlığı, yaratıcılığı ve iç dünyasını düzenlemesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğu

Cevap

Sessizliğin, modern insanın zihinsel sağlığı, yaratıcılığı ve iç dünyasını düzenlemesi için vazgeçilmez bir gereklilik olduğu
Doğru cevap olan seçenek, metnin tamamında vurgulanan sessizliğin pasif bir durum olmaktan ziyade zihinsel sağlık, yaratıcılık ve kişisel gelişim için aktif bir 'gereklilik' olduğu düşüncesini eksiksiz yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin konusunu belirleme
Metin, modern yaşamda sessizliğin insan zihni üzerindeki etkilerini ele almaktadır.
Ana düşünceye ulaşmak için önce 'neyden bahsediliyor?' sorusuna yanıt aranmalıdır.
2
Yazarın bakış açısını saptama
Yazar, sessizliği bir eksiklik değil, yaratıcılık, odaklanma ve zihinsel sağlık için bir 'ihtiyaç' olarak görmektedir.
Yazarın konuya yaklaşımı, bizi vermek istediği mesaja götürür.
3
En kapsamlı yargıyı seçme
Sessizliğin bireyin içsel dengesi ve gelişimi için zorunlu olduğu yargısı metnin tamamını özetlemektedir.
Ana düşünce, metindeki tüm yardımcı düşünceleri kapsayan en genel ifadedir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 253Soru

(I) Bir yazarın eserlerinde yerel ağızlara ve bölgeye has söyleyişlere sıkça yer vermesi, onun halk kültürüne duyduğu derin bağı gösterir. (II) Anlatımdaki bu yöresellik, şehirli okurun metinle bağ kurmasını zorlaştırdığı için kitabın satış rakamlarını olumsuz etkilemiştir. (III) Yazar, geniş kitlelerin beğenisini kazanmak amacıyla son romanında daha standart ve sade bir İstanbul Türkçesi kullanmayı tercih etmiştir. (IV) Teknolojik imkanların yaygınlaşmasıyla birlikte, edebiyatın dijital mecralardaki görünürlüğü de her geçen gün artmaktadır. (V) Edebiyatın dijitalleşme süreci, geleneksel yayıncılık anlayışına göre çok daha hızlı ve kontrolsüz bir şekilde ilerlemektedir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede, bir neden-sonuç ilişkisi söz konusudur.

Cevap

Üçüncü cümlede yargı bir amaca bağlı olarak verildiğinden, bu cümle neden-sonuç değil amaç-sonuç cümlesidir.
Üçüncü cümlede 'beğenisini kazanmak amacıyla' ifadesi açıkça bir hedef belirtmektedir. Eylem (sade dil kullanmak), bu hedefe ulaşmak için gerçekleştirilmiştir. Bu yapı tipik bir amaç-sonuç ilişkisidir. Seçenekte ise bunun neden-sonuç olduğu iddia edildiği için bu yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin anlam ilişkilerini analiz et.
I. cümlede çıkarım, II. cümlede neden-sonuç, III. cümlede amaç-sonuç, IV. cümlede aşamalılık ve V. cümlede karşılaştırma olduğu saptandı.
Her bir cümlenin hangi kavramı karşıladığını belirlemek yanlışı bulmayı sağlar.
2
Üçüncü cümleyi 'Hangi amaçla?' sorusuyla test et.
Beğenisini kazanmak amacıyla sade dil kullanılmıştır; bu bir hedeftir.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir.

Anahtar Kavram

Cümlede Anlam İlişkileri: Amaç-Sonuç ve Neden-Sonuç Ayrımı
Soru 254Soru

Şehirler, sadece betondan ve çelikten ibaret cansız yapılar değildir; onlar içinde yaşayan insanların ruh halini, toplumsal ilişkilerini ve dünyaya bakış açılarını şekillendiren dinamik ekosistemlerdir. Estetikten yoksun, sadece işlevsellik odağıyla inşa edilen tek tip binalar, bireyde aidiyet duygusunun zayıflamasına ve yabancılaşmaya yol açar. Oysa mimarideki detaylar, geniş meydanlar ve doğayla uyumlu tasarımlar; insanın sadece barınma ihtiyacını karşılamakla kalmaz, aynı zamanda zihinsel dinginlik sağlayarak toplumsal huzuru besler. Mekânın ruhu, orada yaşayan insanın kimliğinin bir parçası haline gelir. Bu nedenle bir şehrin mimari dokusunu korumak veya geliştirmek, yalnızca bir mühendislik meselesi değil, doğrudan o toplumun psikolojik sağlığını ve kültürel sürekliliğini teminat altına alma çabasıdır.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mimari yapıların estetik ve ruhsal boyutu, bireylerin psikolojik durumunu ve toplumsal kimliğini şekillendiren temel unsurlardandır.

Cevap

Mimari yapıların estetik ve ruhsal boyutu, bireylerin psikolojik durumunu ve toplumsal kimliğini şekillendiren temel unsurlardandır.
Paragrafın bütününde mimarinin sadece teknik bir mühendislik işi değil, insan psikolojisi, aidiyet duygusu ve toplumsal kimlik üzerinde derin etkileri olan bir unsur olduğu anlatılmaktadır. Yazar, estetikten yoksun yapıların yabancılaşmaya; uyumlu tasarımların ise toplumsal huzura yol açtığını belirterek, mimarinin bu yönünün toplumsal sağlık ve kültürel süreklilik için vazgeçilmez olduğunu vurgulamıştır. Dolayısıyla mimari yapıların estetik ve ruhsal boyutunun birey ve toplum üzerindeki şekillendirici etkisi ana düşünceyi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerini analiz etme
Şehirlerin ve binaların sadece fiziksel yapılar olmadığı, insanın ruh halini ve aidiyet duygusunu etkilediği tespit edildi.
Yazarın konuya hangi pencereden baktığını anlamak için gereklidir.
2
Sonuç cümlesindeki vurguyu belirleme
Mimari dokunun korunmasının bir 'toplumsal psikolojik sağlık' ve 'kültürel süreklilik' meselesi olduğu görüldü.
Ana düşünce genellikle paragrafın sonunda bir yargıya bağlanır.
3
Seçenekleri kapsam yönünden karşılaştırma
Mimarinin hem psikolojik hem de kimliksel etkisini en kapsamlı şekilde ifade eden yargı belirlendi.
Yardımcı düşünceler ile ana düşünceyi ayırt etmek için kritik adımdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce

Daha Fazla Pratik

Bu tip sorularda paragrafın son cümlesindeki 'Bu nedenle', 'O halde', 'Sonuç olarak' gibi bağlayıcı ifadelere odaklanmak ana düşünceye ulaşmayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 255Soru

Restoratif adalet, suçun yalnızca kanunlara karşı işlenmiş bir ihlal değil, bireyler ve topluluklar arasındaki ilişkilere verilmiş bir zarar olduğu anlayışına dayanır. Bu yaklaşım, geleneksel ceza adalet sisteminin aksine, odağını suçluya verilecek cezadan çok, mağdurun uğradığı zararın giderilmesine ve failin sorumluluk üstlenmesine kaydırır. Süreçte mağdur, fail ve etkilenen toplum üyeleri bir araya gelerek suçun sonuçlarını onarma ve gelecekteki zararları önleme yollarını tartışırlar. Restoratif adalet uygulamaları, failin topluma yeniden kazandırılmasını teşvik ederken, mağdurun sesinin duyulmasını sağlayarak adaletin duygusal boyutunu da gözetir. Bu sistemde, cezalandırmanın caydırıcılığından ziyade, taraflar arasındaki diyaloğun ve empatinin onarıcı gücüne güvenilir. Böylece toplumsal barışın sürdürülebilirliği, cezaların ağırlığıyla değil, ilişkilerin rehabilite edilmesiyle sağlanmaya çalışılır.

Bu parçada restoratif adaletle ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Suçluların topluma entegrasyonunu sağlamak amacıyla caydırıcı cezaların öncelendiğine

Cevap

Suçluların topluma entegrasyonunu sağlamak amacıyla caydırıcı cezaların öncelendiği yargısı parçada yer almamaktadır; aksine sistemin caydırıcılıktan ziyade rehabiliteye odaklandığı belirtilmiştir.
Doğru cevap olan yargı, metindeki 'bu sistemde, cezalandırmanın caydırıcılığından ziyade, taraflar arasındaki diyaloğun ve empatinin onarıcı gücüne güvenilir' ifadesiyle açıkça çelişmektedir. Metin, topluma kazandırmanın cezaların ağırlığıyla değil, ilişkilerin rehabilite edilmesiyle sağlanacağını savunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metni analiz ederek restoratif adaletin temel özelliklerini listele.
Suçun bir ilişki zararı olduğu, mağdurun zararının giderilmesine odaklandığı ve toplumsal katılımı içerdiği saptanır.
Yardımcı düşünce sorularında metindeki temel yargıları doğru sınıflandırmak elenmesi gereken seçenekleri belirlemeyi sağlar.
2
Şıkları metindeki ifadelerle birebir eşleştir.
A, B, C ve E seçeneklerinin metinde karşılığı bulunurken, D seçeneğinin metindeki 'cezalandırmanın caydırıcılığından ziyade' ifadesiyle çeliştiği görülür.
Parçada bir kavramın öncelendiği değil, aksine bir yaklaşımdan vazgeçilip diğerinin (diyalog ve empati) tercih edildiği vurgulanmaktadır.
3
Soru kökündeki olumsuz ifadeye (değinilmemiştir) dayanarak metinde karşılığı olmayan şıkkı işaretle.
Cevabın çelişkili bilgi içeren yargı olduğu kesinleşir.
KPSS formatında yardımcı düşünce soruları, metindeki bir bilginin tam tersini vererek adayı yanıltmayı hedefler.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü

Daha Fazla Pratik

Bu tür sorularda 'ziyade', 'aksine', 'oranla' gibi karşılaştırma ve tercih bildiren ifadelere dikkat ederek çelişkili yargıları daha hızlı tespit edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 256Soru

Türkçede "düşmek" sözcüğü; fiziksel bir hareketten bir görevin üstlenilmesine, değer kaybından bir duygu durumuna girilmesine kadar oldukça geniş bir anlam yelpazesine sahiptir.

Buna göre "düşmek" sözcüğü, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "istenilmeyen, olumsuz bir duruma konu olmak veya yakalanmak" anlamında kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Büyük bir umutla girdiği ticaret hayatında, piyasa koşullarını doğru analiz edemeyince telafisi güç bir borç batağına düşmüştü.

Cevap

Borç batağına düşmek ifadesinin geçtiği seçenek doğru cevaptır.
Doğru cevapta geçen "borç batağına düşmek" ifadesi, sözcüğün mecazi anlamlarından biri olan "istenmeyen, güç bir duruma uğramak, yakalanmak" anlamını tam olarak karşılar. Burada kişinin içinde bulunduğu zorlayıcı ve olumsuz durum vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Anlam Tanımlama
"İstenilmeyen bir duruma konu olmak" ifadesi, genellikle mecazi bir kullanım gerektirir ve kişinin içine girdiği zor bir süreci tarif eder.
Soru kökündeki spesifik anlam çerçevesini belirlemek, çeldiricileri elemek için temel adımdır.
2
Bağlamsal Analiz
"Borç batağına düşmek" ifadesinde, kişinin iradesi dışında veya hataları sonucunda olumsuz bir sürece hapsolduğu görülmektedir.
Seçeneklerdeki her bir kullanımı bağlamı içinde değerlendirerek tanıma en yakın olanı tespit etmek gerekir.
3
Karşılaştırma ve Eleme
Diğer seçeneklerdeki paya düşme (paylaşım), yansıma (fiziksel), azalma (nicelik) ve yere düşme (gerçek anlam) kullanımlarının soru kökündeki tanımla örtüşmediği teyit edilir.
Anlam kaymalarını ve çok anlamlılığın ince ayrımlarını kontrol ederek kesin sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Sözcükte Çok Anlamlılık (Bağlamsal Anlam)

Daha Fazla Pratik

Sözcüğün 'terim anlam' (örneğin dil bilgisinde 'düşme') kullanımlarına yönelik bir soruyla konu derinleştirilebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 257Soru

Kültürel küreselleşmenin tek tipleştirici etkisi, günümüz edebiyatında yerel renklerin ve özgün seslerin giderek silikleşmesine yol açmaktadır. Yazarlar, geniş kitlelere hitap etme ve küresel pazarın beklentilerini karşılama arzusuyla, kendi topraklarının ruhunu yansıtan derinlikli motiflerden uzaklaşarak daha genel, köksüz bir anlatım tarzını benimsemektedirler. Oysa büyük eserler, evrensele giden yolun yerelden geçtiği gerçeğini her zaman kanıtlamıştır. Bir metnin dünya edebiyatında kalıcı bir yer edinebilmesi, onun ancak kendi kültürel havzasından beslenen, o havzanın çelişkilerini ve estetik birikimini özgün bir dille yoğurabilmesiyle mümkündür. Taklit ya da uyarlama yoluyla elde edilen yüzeysel evrensellik, eseri zamana karşı korumasız bırakır ve onu yalnızca bir tüketim nesnesine dönüştürür.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir yapıtın evrensel nitelik kazanabilmesi, öncelikle kendi kültürel değerlerinden ve yerelliğinden kopmamasına bağlıdır.

Cevap

Bir edebî eserin kalıcı ve evrensel olabilmesinin temel şartı, kendi yerel kültüründen beslenmesi ve özgünlüğünü korumasıdır.
Paragrafta, günümüz edebiyatında küreselleşme etkisiyle yerelliğin kaybedilmesi eleştirilmekte ve bir eserin gerçek anlamda evrensel ve kalıcı olabilmesi için mutlaka kendi kültürel köklerinden beslenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Metnin son kısmındaki 'kalıcı bir yer edinebilmesi, ancak kendi kültürel havzasından beslenen... özgün bir dille yoğurabilmesiyle mümkündür' ifadesi bu düşünceyi net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın girişindeki saptamayı belirleme
Küreselleşmenin edebiyatı tek tipleştirdiği ve yerelliği yok ettiği saptanmıştır.
Yazarın eleştirdiği temel sorunu anlamak için gereklidir.
2
Düşüncenin yönünü değiştiren bağlacı analiz etme
'Oysa' bağlacından sonra asıl tezin (evrenselliğin yerellikten geçtiği) sunulduğu görülür.
Ana düşünce genellikle bu tür geçiş ifadelerinden sonra netleşir.
3
Sonuç yargısını sentezleme
Kalıcılığın ancak özgün bir kültürel birikimle mümkün olduğu sonucuna ulaşılır.
Paragrafın son cümlesi ana düşünceyi destekleyen en güçlü kanıttır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce

Daha Fazla Pratik

Benzer paragraf sorularında 'oysa, o halde, kısacası, sonuç olarak' gibi bağlaçlardan sonra gelen yargılara dikkat edilmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 258Soru

Bazı sanatçıların, sadece kendi doğrularını merkeze alarak dış dünyaya kapılarını kapatması ve farklı bakış açılarını reddetmesi, zamanla onların kendi sesinin yankısında hapsolmasına neden olur.

Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yeniliğe kapalı kalarak sürekli aynı düşünceleri tekrarlayıp durmak

Cevap

Yeniliğe kapalı kalarak sürekli aynı düşünceleri tekrarlayıp durmak
Yeniliğe kapalı kalarak sürekli aynı düşünceleri tekrarlayıp durmak ifadesi doğrudur çünkü 'kendi sesinin yankısında hapsolmak' deyimi, bir kimsenin yeni fikirlerden yoksun kalıp sadece kendi düşünceleriyle sınırlı kalmasını ve bu durumun yarattığı kısırdöngüyü tam olarak karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Söz öbeğini oluşturan kelimelerin mecaz anlamlarını analiz et
'Kendi sesi' bireysel görüşü, 'yankı' bu görüşün dönüp dolaşıp kendisine gelmesini (tekrarı), 'hapsolmak' ise dışarıyla bağın kesilmesini simgeler.
Mecaz anlamlı söz öbeklerini anlamak için bileşenlerin bağlam içindeki işlevini belirlemek gerekir.
2
Bağlamla (cümle geneliyle) anlamı ilişkilendir
Dış dünyaya kapıları kapatmak ve farklı bakış açılarını reddetmek eylemleriyle 'kendi sesinin yankısında hapsolmak' sonucu birbiriyle örtüşmektedir.
Söz öbekleri içinde bulundukları cümlede anlam bütünlüğü sağlar; cümledeki ipuçları doğru anlama götürür.

Anahtar Kavram

Söz öbeklerinde mecaz anlam ve bağlam ilişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 259Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, amacıyla birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şehirlerdeki yeşil alan miktarını artırmak maksadıyla atıl durumdaki araziler belediye tarafından parka dönüştürüldü.

Cevap

Şehirlerdeki yeşil alan miktarını artırmak maksadıyla atıl durumdaki araziler belediye tarafından parka dönüştürüldü.
Doğru cevapta, arazilerin parka dönüştürülmesi eyleminin 'yeşil alanları artırmak' gibi bir hedef doğrultusunda yapıldığı belirtilmiştir. 'Maksadıyla' ifadesi cümleye doğrudan bir amaç anlamı katmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ana yargıyı (eylemi) ve bu eylemin bağlı olduğu ilişkiyi analiz et.
Ana eylem 'arazilerin parka dönüştürülmesi'dir.
Yükleme sorulan 'Niçin?' sorusuna verilen cevabın niteliğini belirlemek gerekir.
2
Eylemin gerçekleşme gerekçesini 'Hangi amaçla?' ve 'Hangi sebeple?' sorularıyla test et.
'Şehirlerdeki yeşil alan miktarını artırmak' henüz gerçekleşmemiş, ulaşılmak istenen bir hedeftir.
Eğer eylem bir hedefe yönelikse amaç-sonuç, bir gerekçeye dayanıyorsa neden-sonuç ilişkisi mevcuttur.
3
Diğer seçeneklerdeki anlam ilişkilerini kontrol et.
Diğer seçeneklerin tamamında eylemler veya durumlar bir amaca değil, bir sebebe (nedene) dayanmaktadır.
Amaç ve neden arasındaki en belirgin fark, amacın bir hedef; nedenin ise bir gerekçe olmasıdır.

Anahtar Kavram

Amaç-Sonuç İlişkisi

Alternatif Yöntem

Cümledeki 'için/üzere/maksadıyla' kısmının yerine 'amacıyla' kelimesini getirdiğinizde anlam bozulmuyorsa o cümle amaç-sonuçtur. 'Nedeniyle/sebebiyle' kelimelerini getirdiğinizde anlamlı oluyorsa neden-sonuçtur.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 260Soru

Dijital çağın beraberinde getirdiği bilgi bombardımanı, modern bireyi her şeyden haberdar olma telaşına sürüklerken derinleşme imkânını elinden almaktadır. Bir güne sığdırılan yüzlerce haber başlığı, sosyal medya iletisi ve hızlıca taranan makaleler, zihinde kalıcı bir iz bırakmaktan ziyade geçici bir gürültü yaratmaktadır. Oysa gerçek entelektüel gelişim, bilginin miktarından ziyade o bilginin zihinde nasıl işlendiği ve bireyin iç dünyasında ne tür bir dönüşüme yol açtığıyla ilgilidir. Nitelikli bir okuma süreci, metnin satır aralarında gezinmeyi, yazarla sessiz bir diyaloğa girmeyi ve edinilen bilgiyi kişisel süzgeçten geçirmeyi gerektirir. Bu noktada asıl mesele, daha fazla okumak değil, okunan her metnin ruhuna nüfuz edebilme becerisini kazanmaktır. Çünkü zihin, sadece sindirebildiği bilgiyi bir değere dönüştürebilir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Entelektüel birikimin temelinde, okunan metinlerin sayısından ziyade o metinlerle kurulan derin ve nitelikli bağın yattığı

Cevap

Entelektüel birikimin temelinde, okunan metinlerin sayısından ziyade o metinlerle kurulan derin ve nitelikli bağın yattığı
Parçanın genelinde dijitalleşen dünyadaki bilgi çokluğunun zihinsel yüzeyselliğe yol açtığına dikkat çekilmektedir. Yazar, entelektüel gelişimin ve bilginin bir değere dönüşmesinin ancak metinlerin ruhuna nüfuz etmek ve derin bir bağ kurmakla mümkün olabileceğini savunmaktadır. Bu durum, okunan eser sayısından çok o eserlerle kurulan nitelikli bağın önemini vurgulayan yargıyı doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin konusunu belirlemek
Dijital çağdaki bilgi yoğunluğu ve bu yoğunluğun okuma pratiği üzerindeki etkisi.
Ana düşünceye giden yolda metnin çerçevesini çizmek için gereklidir.
2
Yazarın temel savını saptamak
Gerçek gelişimin bilginin miktarı ile değil, sindirilmesi ve derinlemesine işlenmesi ile mümkün olduğu vurgusu.
Yazarın 'asıl mesele' olarak nitelediği bölüm, ana düşünceyi barındırır.
3
Seçenekleri ana düşünce ile eşleştirmek
Nitelikli ve derin bağ kurmanın önemiyle ilgili olan yargının bulunması.
Doğru seçeneğe ulaşmak için en kapsamlı ve yazarın mesajını tam yansıtan ifade seçilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 13 / 48Sonraki
Anlam Bilgisi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 13 | Examkin