Anlam Bilgisi

956 soru

Soru 221Soru

(I) Bilimsel ilerleme, sadece yeni gözlemlerin üst üste eklenmesiyle değil, mevcut teorilerin yeni bir epistemolojik süzgeçten geçirilmesiyle sağlanır. (II) Araştırmacının sahip olduğu kuramsal bagaj, verilerin nasıl tasnif edileceğini ve hangilerinin "anlamlı" kabul edileceğini belirleyen temel unsurdur. (III) Bu durum, bilimin nesnelliği tartışmalarında gözlemcinin etkisini kaçınılmaz bir veri olarak karşımıza çıkarır. (IV) Bilimsel araştırmalarda kullanılan laboratuvar tekniklerinin standartlaştırılması, deneylerin farklı ortamlarda tekrarlanabilirliğini kolaylaştırır. (V) Sonuç olarak bilimsel bir devrim, genellikle yeni bir olgunun keşfiyle değil, bilinen bir olguya yönelik bakış açısının kökten değişmesiyle gerçekleşir.

Bu parçada numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle, metnin genelinde ele alınan bilimsel ilerlemenin düşünsel ve kuramsal temelleri konusundan saparak, laboratuvar teknikleri gibi pratik ve teknik bir konuya değindiği için akışı bozmaktadır.
Düşüncenin akışını bozan dördüncü cümle, metnin geri kalanında işlenen 'bilimsel keşiflerin kuramsal ve düşünsel zemini' temasından tamamen bağımsız olarak, laboratuvar tekniklerinin standartlaştırılması gibi yöntemsel bir ayrıntıya girmektedir. Bir, iki ve üçüncü cümleler birbirini 'epistemolojik süzgeç', 'kuramsal bagaj' ve 'nesnellik' kavramları üzerinden takip ederken; beşinci cümle bu zinciri 'bakış açısının değişmesi' ifadesiyle sonuçlandırmaktadır. Dördüncü cümle aradan çıkarıldığında anlam akışı kesintisiz devam etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin tamamını okuyarak ana temayı ve iletinin sınırlarını belirlemek.
Metnin, bilimsel ilerlemenin kuramsal ve zihinsel süreçleriyle ilgili olduğu anlaşılır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için önce metnin ana düşüncesini ve yönünü tayin etmek gerekir.
2
Numaralanmış cümlelerin birbirleriyle olan anlamsal ve yapısal bağlantılarını incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin 'bilim insanının bakış açısı' ve 'epistemolojik süzgeç' üzerine odaklanan bir bütün oluşturduğu görülür.
Paragrafın iç tutarlılığını test ederek mantıksal kopukluk olan noktayı saptamak amaçlanır.
3
Konu odağından sapan dördüncü cümleyi analiz etmek.
Dördüncü cümlenin laboratuvar teknikleri ve deneylerin tekrarlanabilirliği gibi teknik bir konuya geçtiği belirlenir.
Bu cümle, paragrafın genelindeki soyut ve kuramsal tartışmayı somut ve teknik bir alana kaydırarak akışı bozmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yapı ve Akış (Akışı Bozan Cümle)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 222Soru

Geleneksel tarih yazımının büyük anlatılara ve devlet merkezli olaylara odaklanan makro yaklaşımına bir tepki olarak doğan mikro tarihçilik, merceğini geniş kitlelerden ziyade bireye, yerel topluluklara ve sıradan olaylara çevirir. Bu yaklaşım, tarihin "büyük adamlar" tarafından yazıldığı yanılsamasını kırarak, resmi belgelerin satır aralarında kalmış, tarihin sessiz tanıklarının izini sürer. Mikro tarihçi için bir köydeki dava tutanağı veya bir esnafın tuttuğu günlük, imparatorlukların yükseliş ve çöküşünü anlatan kroniklerden daha az kıymetli değildir. Burada amaç, küçük bir birimi inceleyerek o dönemin zihniyet dünyasını, toplumsal ilişkilerini ve iktidar mekanizmalarını daha yakından kavramaktır. Carlo Ginzburg gibi öncülerin "istisnai normal" olarak tanımladığı bu yöntem, tekil olanın içinde genel olanın izlerini arar. Ancak mikro tarih, genel tarihsel süreçleri tamamen reddetmez; aksine, büyük resmin içindeki ayrıntıları belirginleştirerek genel anlatının eksiklerini tamamlamayı hedefler. Bu disiplin, geçmişin karmaşık dokusunu anlamak için tümdengelim yerine tümevarım yöntemini benimseyerek tarihe daha insani bir boyut kazandırır.

Bu parçada "mikro tarihçilik" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Makro tarihin yöntemlerini geçersiz kılarak, tarihsel gerçekliğe ulaşmanın tek yolu olarak kendini sunduğuna

Cevap

Mikro tarihçiliğin makro tarihin yöntemlerini geçersiz kıldığına veya onun yerine geçen tek mutlak model olduğuna dair bir bilgi parçada yer almamaktadır.
Doğru seçenek olan makro tarihin yerine geçme ve onun yöntemlerini geçersiz kılma yargısı metinle çelişmektedir. Metnin son kısmında mikro tarihin genel tarihsel süreçleri reddetmediği, aksine büyük resmin içindeki ayrıntıları belirginleştirerek genel anlatının eksiklerini tamamlamayı hedeflediği özellikle vurgulanmıştır. Dolayısıyla bir "yerine geçme" değil, "tamamlama" ilişkisi söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve olumsuz köklü ifadeyi analiz et.
Soru bizden metinde mikro tarihçilik hakkında bahsedilmeyen yargıyı bulmamızı istiyor.
Yardımcı düşünce sorularında seçenekler ile metin arasında birebir eşleme yapılmalıdır.
2
Seçenekleri metindeki ilgili cümlelerle eşleştir.
Seçkinlerin eylemleriyle kısıtlı olmama (A), tekil veriden genel çıkarım yapma (B), günlüklerin belge değeri (C) ve tümevarım yöntemi (E) metinde doğrudan mevcuttur.
Parçadaki "büyük adamlar yanılsaması", "tekil olanın içinde genel olan", "günlüklerin kıymeti" ve "tümevarım" ifadeleri bu seçenekleri eler.
3
Çelişen veya metinde bulunmayan yargıyı tespit et.
Metinde mikro tarihin makro tarihi reddetmediği, aksine onun eksiklerini tamamladığı (bütünlediği) açıkça yazmaktadır.
Metindeki "genel tarihsel süreçleri tamamen reddetmez" ifadesi, seçenekteki "yöntemlerini geçersiz kılarak yerine geçme" iddiasıyla doğrudan çelişir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce (Olumsuz Soru Kökü)

Daha Fazla Pratik

Yardımcı düşünce sorularında 'sadece, tek, tümüyle, mutlak' gibi sınırlayıcı ifadelerin metinle örtüşüp örtüşmediğine ekstra dikkat edilmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 223Soru

Okuma eylemi, sadece satırların üzerinden göz gezdirmek değil, yazarın zihin dünyasına konuk olmaktır. Bir kitabı eline alan birey, aslında kendinden farklı bir düşünce evrenine adım atar. Bu süreçte okur, kendi bildikleriyle yazarın sunduklarını karşılaştırır, sorgular ve yeni sentezlere ulaşır. Okumak, durağan bir bilgi aktarımı değil; zihni sürekli aktif tutan, düşünme yetisini besleyen ve geliştiren dinamik bir süreçtir. Düşünce dünyasını zenginleştirmek isteyen bir insanın en güçlü dayanağı, nitelikli eserlerle kurduğu bu bağdır. Çünkü her yeni kitap, zihinde yeni bir pencere açarak insanın olaylara bakış açısını genişletir. Bu yüzden, gerçek bir okuma deneyimi, okuru metni bitirdikten sonra aynı kişi olarak bırakmaz; onu daha derin düşünen biri haline getirir ve olayları çok yönlü değerlendirmesini sağlar.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okumanın temel işlevi, bireyin düşünce dünyasını geliştirmek ve zihinsel bir dönüşüm sağlamaktır.

Cevap

Okumanın temel işlevi, bireyin düşünce dünyasını geliştirmek ve zihinsel bir dönüşüm sağlamaktır.
Doğru seçenek olan yargı, metnin başından sonuna kadar anlatılan 'okumanın zihni besleme ve bireyi dönüştürme' işlevini en kapsamlı şekilde özetlemektedir. Metinde özellikle okumanın statik bir bilgi aktarımı olmadığı, aksine dinamik bir gelişim süreci olduğu belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin anahtar kelimelerini belirleme
Okuma, zihni aktif tutma, düşünme yetisini besleme, zihinsel dönüşüm.
Ana düşünceyi bulmak için yazarın üzerinde en çok durduğu kavramları tespit etmek gerekir.
2
Sonuç cümlesini ve vurgulanan yargıyı analiz etme
Okumanın insanı 'daha derin düşünen biri haline getirdiği' ve 'aynı kişi olarak bırakmadığı' tespit edildi.
Paragraflarda ana düşünce genellikle metnin sonunda, bir sonuca bağlanarak verilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 224Soru

(I) Türk evi mimarisinde "sofa", odaların açıldığı merkezî bir alan olmanın ötesinde, evin ruhunu temsil eden bir çekim merkezidir. (II) Aile bireylerinin bir araya geldiği bu mekân, hem geçiş alanı hem de oturma birimi olarak işlev görerek dinamik bir yapı sunar. (III) Geleneksel konut tasarımında sofanın konumu, evin iç düzenini ve odaların hiyerarşisini belirleyen en önemli unsurdur. (IV) Bu mimaride kullanılan ahşap malzemenin esnekliği, deprem kuşağında yer alan Anadolu coğrafyası için hayati bir önem taşır. (V) Dolayısıyla bu alan, sadece mimari bir tercih değil; toplumsal değerlerin, komşuluk ilişkilerinin ve misafirperverliğin mekâna yansıyan biçimidir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır çünkü sofanın işlev ve özelliklerinden bahsederken aniden yapı malzemesi ve deprem ilişkisine geçilmiştir.
Paragrafın bütününde geleneksel Türk evlerindeki 'sofa' bölümünün mimari ve kültürel önemi üzerinde durulmaktadır. Dördüncü cümlede ise mimaride kullanılan ahşap malzemenin depreme karşı dayanıklılığına geçilmiştir. Bu cümle, konunun ana ekseninden saparak farklı bir bilgi sunduğu için akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu belirle.
Paragraf genel olarak Türk evi mimarisindeki 'sofa' kavramının işlevi, konumu ve sosyal anlamı üzerinedir.
Akışı bozan cümleyi bulmak için önce hakim olan konunun sınırlarını çizmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları kontrol et.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümleler birbirini tamamlayan 'sofa' odaklı ifadelerdir.
Anlamsal süreklilik sağlayan anahtar kelimeler (sofa, bu mekân, bu alan) takip edilmelidir.
3
Konu kapsamının dışına çıkan cümleyi tespit et.
Dördüncü cümlede 'ahşap malzeme' ve 'deprem' gibi farklı bir teknik konuya girildiği görülür.
Aynı konu başlığı altında olsa bile (mimari), odak noktasının değişmesi akışı bozar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yapı ve Düşüncenin Akışını Bozan Cümle

Daha Fazla Pratik

Benzer sorularda cümlelerdeki 'bu, şu, böyle, dolayısıyla' gibi bağlayıcı ifadelere dikkat ederek anlamsal zinciri takip edin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 225Soru

(I) Kahve, dünyada sudan sonra en çok tüketilen içeceklerin başında gelmektedir. (II) Genellikle tropikal iklimlerde yetişen kahve ağaçlarının meyve çekirdeklerinden üretilir. (III) Türkiye'de çay tüketimi de toplumun büyük bir kesimi tarafından tercih edilmektedir. (IV) Toplanan bu çekirdekler, çeşitli kavrulma işlemlerinden geçerek o bildiğimiz aromasına kavuşur. (V) Farklı demleme teknikleri kullanılarak hazırlanan bu içecek, her kültürde farklı bir sunum biçimi kazanmıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Düşüncenin akışını bozan ifade, Türkiye'deki çay tüketiminden bahseden üçüncü cümledir.
Paragrafın genelinde kahve içeceğinin dünyadaki yeri, kaynağı ve hazırlanışı anlatılmaktadır. Ancak üçüncü cümlede konu dışına çıkılarak Türkiye'deki çay tüketimine değinilmiştir. Bu durum, kahve üzerine kurulan düşünce zincirini kırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusunu belirle.
Metin tamamen 'kahve' içeceği, yetişme şartları ve işlenmesi üzerinedir.
Paragraftaki cümlelerin ortak paydasını bulmak, yabancı olanı ayıklamak için gereklidir.
2
Cümleler arasındaki anahtar kelime bağlarını kontrol et.
I, II, IV ve V. cümlelerde 'kahve', 'çekirdek', 'içecek' gibi kelimelerle bir bağ kurulurken; III. cümlede 'çay' kelimesiyle yeni bir konu açılmıştır.
Akış bozan sorularında bir cümle konunun farklı bir yönüne sapar veya tamamen farklı bir kavrama geçer.
3
Akışı bozan cümleyi metinden çıkarıp kontrol et.
Üçüncü cümle çıkarıldığında ikinci cümledeki 'çekirdek' ifadesi, dördüncü cümledeki 'bu çekirdekler' ifadesine doğrudan bağlanmaktadır.
Akışı bozan cümle çıkarıldığında anlam bütünlüğünün sağlanması, doğru cevabın teyididir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümle, konunun kapsamı veya bakış açısı dışına çıkan cümledir.

Daha Fazla Pratik

Akış bozan cümle sorularında, şüphelendiğiniz cümleyi metinden çıkarıp okuyarak anlamın düzelip düzelmediğini kontrol ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 226Soru

Cümlede anlam ilişkileri incelenirken yargının hangi temele dayandığı; eylemin bir ereğe yönelik olması (amaç) veya gerçekleşmiş bir sebebe dayanması (neden) bakımından farklılık gösterir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleştirilme amacı belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı bakış açıları kazanmak maksadıyla kütüphanedeki felsefe raflarını saatlerce titizlikle inceledi.

Cevap

Farklı bakış açıları kazanmak maksadıyla kütüphanedeki felsefe raflarını incelemesi cümlesinde eylemin bir ereği (amacı) vardır.
İncelenen seçenekte 'inceledi' eylemi, henüz gerçekleşmemiş ancak gerçekleşmesi istenen bir hedefe (farklı bakış açıları kazanmak) yönelik yapılmıştır. 'Maksadıyla' ifadesi cümleye doğrudan amaç anlamı katmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ana yargıyı (eylemi) belirleyin.
Ana yargı: 'felsefe raflarını inceledi'.
Anlam ilişkisini çözmek için önce hangi eylemin hangi temele dayandığını saptamak gerekir.
2
Yargıya 'Hangi amaçla?' sorusunu yöneltin.
'Farklı bakış açıları kazanmak amacıyla' cevabı alınmaktadır.
Eğer cevap bir hedefe yönelikse amaç-sonuç, bir gerekçeye/sebebe yönelikse neden-sonuç ilişkisi vardır.

Anahtar Kavram

Amaç-Sonuç İlişkisi
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 227Soru

Türkçede bazı cümleler, bir eylemin hangi hedefi gerçekleştirmeye yönelik yapıldığını (amaç-sonuç) bildirirken bazılarında yargı bir gerekçeye (neden-sonuç) dayalı olarak sunulur. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde yargı, bir amaca bağlı olarak ortaya çıkmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nitelikli iş gücünün sektörel ihtiyaçlarla uyumunu sağlamak adına mesleki eğitim merkezlerinin müfredatı sanayi kuruluşlarıyla iş birliği içerisinde güncelleniyor.

Cevap

Müfredatın güncellenmesinin bir hedef doğrultusunda yapıldığını belirten seçenek doğrudur.
Müfredatın güncellenmesi eylemi, 'nitelikli iş gücü uyumunu sağlamak' hedefi doğrultusunda yapıldığı için amaç-sonuç ilişkisi taşımaktadır. Diğer seçeneklerde ise ana eylemler (reddedilme, ulaşıma açılamama vb.) birer amaca değil, birer engele veya sebebe (direnç, yetersizlik, yan etki vb.) dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki ana yargıyı (yüklemi) tespit et.
Seçeneklerdeki ana yargılar: güncelleniyor, ilgi görmedi, ulaşamadı, açılamadı, takıldı.
Cümlede anlam ilişkisi temel yargı üzerinden kurulur.
2
Yükleme 'Hangi amaçla?' ve 'Neden?' sorularını yönelterek yargının gerekçesini/hedefini sorgula.
Sadece bir seçenek 'Hangi amaçla?' sorusuna (uyumu sağlamak adına) cevap verirken diğerleri 'Neden?' sorusuna cevap vermektedir.
Amaç-sonuç ve neden-sonuç ilişkilerini ayırt etmenin en sağlıklı yolu bu soruları sormaktır.
3
Yan yargılardaki amaç bildiren ifadelere (-mak adına, -maya matuf, -mak üzere vb.) aldanmadan tüm cümlenin mantıksal kurgusunu analiz et.
Çeldiricilerde amaç ifadeleri bulunmasına rağmen, bu ifadeler temel yargının değil, sadece cümlede geçen bir nesnenin veya durumun amacını belirtmektedir.
Üst düzey sorularda amaç bildiren yapılar çeldirici olarak cümle içine yerleştirilir.

Anahtar Kavram

Cümlede Amaç-Sonuç ve Neden-Sonuç İlişkisi Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 228Soru

Arılar, doğanın en çalışkan canlılarından biridir ve ekosistem için hayati öneme sahiptir. Çiçeklerden topladıkları nektarı kovanlarına taşıyarak bal üretirler. Bir kovanda kraliçe arı, işçi arılar ve erkek arılar olmak üzere üç farklı tipte arı bulunur. Arıların en önemli görevi bitkilerin tozlaşmasını sağlayarak meyve ve sebze üretimini desteklemektir.

Bu parçada arılarla ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortalama yaşam sürelerinin ne kadar olduğuna

Cevap

Ortalama yaşam sürelerinin ne kadar olduğuna dair bir bilgi parçada yer almamaktadır.
Doğru cevap olan ifade metnin hiçbir yerinde geçmemektedir. Metin arıların faaliyetleri, türleri ve ekolojik rolleri üzerine odaklanmış, kronolojik ömürleri hakkında bilgi sunmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel bilgileri analiz et
Arıların önemi, bal üretimi, arı tipleri ve tozlaşma görevleri belirlendi.
Yardımcı düşünce sorularında metinde geçen her bir yargının tespit edilmesi gerekir.
2
Seçenekleri metindeki cümlelerle eşleştir
Dört seçeneğin metinde doğrudan karşılığı bulundu.
Yanlış olan seçeneği (değinilmeyeni) bulmak için eleme yöntemi uygulanır.
3
Metinde bulunmayan yargıyı belirle
Yaşam süresine dair hiçbir ifadenin olmadığı görüldü.
Metnin sınırları dışına çıkan veya metinde yer almayan bilgi doğru cevaptır.

Anahtar Kavram

Paragrafta değinilen ve değinilmeyen yardımcı düşüncelerin tespiti.
Tahmini Süre:45s
Soru 229Soru

Bir kişinin yaşadığı olumsuz bir durumdan veya birinin davranışından duyduğu memnuniyetsizliği, durumu o kişinin yüzüne karşı değil de bir başkasına anlatmasına "yakınma" denir. Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde bir yakınma söz konusudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendisine kaç defa söylememe rağmen çalışma masasını bir türlü düzenli tutmuyor.

Cevap

Çalışma masasının düzenli tutulmadığından bahsedilen cümlede bir yakınma söz konusudur.
Çalışma masasını bir türlü düzenli tutmadığının belirtildiği cümlede, konuşan kişi masayı dağıtan kişinin yanında olmadığını veya bu rahatsızlığı bir başkasına ilettiğini hissettirmektedir. Bir başkasının kusurlu bir davranışından duyulan memnuniyetsizlik dile getirildiği için bu ifade tam bir yakınma cümlesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki "yakınma" kavramının tanımını analiz edin.
Yakınma; bir başkasının hatasından duyulan rahatsızlığın başkasına anlatılmasıdır.
Kavramın sınırlarını belirlemek yanlış şıkları elemek için gereklidir.
2
Şıklarda verilen cümlelerin anlam özelliklerini inceleyin.
Bir cümlede sitem, birinde neden-sonuç, birinde amaç-sonuç ve birinde betimleme tespit edildi.
Her cümlenin baskın anlamını bulmak doğru cevaba ulaştırır.
3
Memnuniyetsizliğin üçüncü bir kişiye yöneltildiği şıkkı işaretleyin.
Masa düzeninden şikayet eden ifade tanıma uygundur.
Yakınma cümlelerinde muhatap genellikle orada değildir.

Anahtar Kavram

Yakınma (Şikayet) Kavramı

Daha Fazla Pratik

Sitem ve yakınma arasındaki farkı daha iyi anlamak için her iki kavramın da kullanıldığı örnek cümleler kurarak karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 230Soru

Sanat, insanın evrendeki mutlak yalnızlığını dindirme arzusunun en estetik meyvesidir. Zihnin derinliklerinde filizlenen bir imge, sanatçının elinde somut bir varlığa dönüşürken aslında kolektif bir ruhu da temsil eder. Klasik eserlerin o ağırbaşlı ve mağrur duruşu, zamanın aşındırıcı dişlerine karşı verilmiş sessiz bir cevaptır. Buna karşın popüler kültürün sığ suları, saman alevi gibi bir an parlayıp sönen geçici birer hevesten ibarettir. Gerçek sanat eseri, bir ayna gibi toplumu olduğu gibi yansıtmakla yetinmez; o aynayı kırıp hakikati yeniden inşa etme gücünü de kendinde bulur.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örneklendirmeye

Cevap

Parçada genel kavramlar üzerinde durulmuş, düşünceyi somutlaştıracak özel örneklere (eser veya sanatçı isimleri gibi) yer verilmediği için 'örneklendirme' tekniği kullanılmamıştır.
Parçada sanatın doğası ve eser türleri üzerine teorik ve soyut bir tartışma yürütülmüştür. Metin boyunca 'tanımlama' (sanat nedir?), 'karşılaştırma' (klasik vs popüler), 'benzetme' (ayna ve saman alevi) ve 'kişileştirme' (eserlerin mağrur duruşu) teknikleri açıkça görülmektedir. Ancak savunulan düşünceyi desteklemek amacıyla verilmiş somut, özel bir örnek (bir kitap adı, bir tablo ismi veya belirli bir şahıs) bulunmadığı için örneklendirmeye başvurulmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesini incele.
Sanatın 'en estetik meyve' olarak nitelenmesi bir tanımlamadır.
Anlatım biçimlerinde 'nedir' sorusuna cevap veren ifadeler tanımlama grubuna girer.
2
Kıyaslama bildiren ifadeleri ara.
'Klasik eserler' ile 'popüler kültür' arasındaki farklar ortaya konmuştur.
İki farklı kavramın benzerlik veya farklılıklarının verilmesi karşılaştırmadır.
3
Söz sanatlarını tespit et.
'Saman alevi gibi' ifadesi benzetme, 'eserlerin mağrur duruşu' ifadesi kişileştirmedir.
Gibi edatı benzetme kurarken, insani özelliklerin nesnelere verilmesi kişileştirmeyi oluşturur.
4
Metinde özel isim veya somut örnek varlığını kontrol et.
Sanatçılardan veya eserlerden genel olarak bahsedilmiş ancak özel bir örnek verilmemiştir.
Genel kategorilerden bahsetmek örneklendirme sayılmaz; örneklendirme için spesifik bir unsur gerekir.

Anahtar Kavram

Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları

Daha Fazla Pratik

Özellikle soyut konularda yazılmış paragraflarda 'örneklendirme' ile 'genelleme' arasındaki farkı ayırt etmek için metinde özel isim veya spesifik bir durum olup olmadığına dikkat ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 231Soru

Modern edebiyatın bireyi merkeze alan tutumu, insanın iç dünyasındaki karmaşayı görünür kıldığı ölçüde, toplumsal sorunların arka planda kalmasına yol açan bir 'körleşmeyi' de beraberinde getirmiştir.

Bu cümleyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapılan bir saptamanın, yol açtığı olumsuz etkiyle birlikte değerlendirildiği

Cevap

Cümlede, modern edebiyatın bir özelliği saptanmış ve bu özelliğin doğurduğu olumsuz bir sonuç eleştirel bir dille değerlendirilmiştir.
Cümle, modern edebiyatın birey odaklı yapısını bir durum olarak tespit etmekte (saptama) ve bu durumun toplumsal sorunların ihmal edilmesine neden olduğu yargısını içermektedir (değerlendirme). Bu iki unsurun bir arada bulunması yargıyı doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlenin ilk bölümünü analiz etmek
"Modern edebiyatın bireyi merkeze alan tutumu..." ifadesi nesnel bir tespittir (saptama).
Cümlede neyin tespit edildiğini anlamak için başlangıç noktası belirlenir.
2
Cümlenin ikinci bölümünü ve anlam ilişkisini incelemek
"...toplumsal sorunların arka planda kalmasına yol açan bir 'körleşmeyi' de beraberinde getirmiştir" ifadesi bir sonuç ve eleştirel yargıdır.
Saptanan durumun ne gibi bir etki yarattığı ve yazarın buna yaklaşımı belirlenir.
3
Seçenekleri kavramsal düzeyde elemek
Cümlede 'amaç' (amacıyla), 'koşul' (ise/-sa) veya 'varsayım' (diyelim ki) bildiren yapılar yoktur; sadece bir 'durum-sonuç' ve 'değerlendirme' vardır.
Kavramsal karışıklıkları gidererek doğru tanıma ulaşılır.

Anahtar Kavram

Saptama ve Değerlendirme Cümleleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 232Soru

Anadolu’nun bozkır köylerinde kerpiç, sadece bir yapı malzemesi değil, toprağın barınma kültürüne dönüşmüş hâlidir. Yazın kavurucu sıcağını dışarıda bırakan, kışın ise ayazın içeri sızmasına izin vermeyen bu kalın duvarlı evler, doğayla kurulan sessiz bir anlaşmanın ürünüdür. Samanla karıştırılan çamurun güneş altında pişmesiyle elde edilen kerpiç bloklar, betonun soğuk ve ruhsuz dokusunun aksine nefes alan bir yapı sunar. Eski bir ustanın dediği gibi: "Toprak, insanın aslıdır; ona yaslanan evde huzur eksik olmaz." Bu yapılar, modern mimarinin seri üretim konutlarından ziyade, bulundukları coğrafyanın ruhunu taşıyan yaşayan birer organizma gibidir.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sayısal verilerden faydalanılmıştır.

Cevap

Sayısal verilerden faydalanılmıştır.
Sayısal verilerden yararlanma tekniğinde metinde istatistiksel veriler, anket sonuçları, miktar belirten ölçümler veya tarihsel veriler gibi somut rakamlara dayalı bilgiler bulunmalıdır. İncelenen paragrafta kerpiç evlerin kültürel ve mimari özellikleri niteliksel bir yaklaşımla ele alınmış, ancak hiçbir sayısal veriye yer verilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anlatım biçimlerini tespit etme
Metinde kerpiç evlerin özellikleri açıklandığı için açıklama, bu özellikler zihinde canlandırıldığı için betimleme kullanılmıştır.
Parçanın genel karakterini anlamak için temel anlatım tekniğini belirlemek gerekir.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını kontrol etme
Metinde 'aksine' ve 'ziyade' kelimeleriyle karşılaştırma; kerpicin tanımıyla tanımlama; ustanın sözüyle tanık gösterme yapılmıştır.
Seçeneklerde verilen tekniklerin metindeki varlığını doğrulamak için metin taranır.
3
Eksik olan tekniği belirleme
Metinde hiçbir sayısal (istatistiksel, matematiksel) veri bulunmadığı saptanmıştır.
Söylenemez olan yargıya ulaşmak için metinde karşılığı olmayan unsur seçilir.

Anahtar Kavram

Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 233Soru

(I) Türk ebru sanatı, suyun üzerine serpilen boyaların çeşitli araçlarla şekillendirilip kâğıda aktarılmasıyla gerçekleştirilen geleneksel bir görsel sanattır. (II) Bu sanatta kullanılan kitreli suyun kıvamı, boyaların yüzeyde dengeli bir şekilde dağılması açısından büyük önem taşır. (III) Sanatçı, kullandığı metal uçlu "biz" adı verilen aletler yardımıyla su yüzeyindeki boyalara dilediği formu verir. (IV) Batı dünyasında yağlı boya resim geleneği, perspektif ve ışık-gölge kullanımıyla kendine has bir gelişim çizgisi izlemiştir. (V) Tamamlanan bu desenlerin kâğıda tek bir hamleyle geçirilmesi, ebrunun en hassas ve ustalık gerektiren aşamasıdır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Batı dünyasında yağlı boya resim geleneğinin gelişiminden bahseden dördüncü cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.
Paragrafın genelinde ebru sanatının tanımı, kullanılan malzemeler ve yapım aşamaları anlatılmaktadır. Ancak dördüncü cümlede konu tamamen değişmiş ve Batı dünyasındaki yağlı boya resim geleneğine geçiş yapılmıştır. Bu cümle parçanın bütünlüğünü bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu belirle.
Paragrafın genel konusu Türk ebru sanatının yapım aşamaları ve teknik özellikleridir.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle ana temanın ne olduğu anlaşılmalıdır.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incele.
I, II, III ve V. cümlelerin ebru sanatı üzerine odaklandığı, III. cümledeki 'form verme' eylemi ile V. cümledeki 'tamamlanan desenler' ifadesinin birbirini bağladığı görülür.
Paragraftaki cümleler birbirine anlamca ve anahtar kelimelerle bağlıdır; bu bağı koparan cümle akışı bozar.
3
Konu dışına çıkan cümleyi tespit et.
Dördüncü cümle, Türk ebru sanatı yerine Batı yağlı boya resim geleneğinden bahsederek bağlamdan kopmaktadır.
Ebru sanatından bahsedilirken aniden farklı bir sanat dalına ve farklı bir kültüre geçiş yapılması düşünce akışını keser.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken cümlelerin konu sınırları ve bakış açıları arasındaki uyuma dikkat edilmelidir.
Soru 234Soru

Edebiyat eleştirisi, metnin kusurlarını teşhir eden bir yargıç kürsüsü değil; metnin katmanları arasında yol alan bir kazı çalışmasıdır. Roland Barthes'ın belirttiği üzere, yazarın ölümü metnin doğumudur ve bu doğum, ancak okurun anlam üretme sürecinde gerçekleşir. Klasik eleştiri anlayışı metni dondurulmuş bir anıt gibi görürken modern yaklaşım onu devingen bir enerji alanı olarak kurgular. Eleştirmen, bu enerji alanında dolaşan bir kâşif titizliğiyle, satır aralarındaki sessizliği sese dönüştürmeyi amaçlar.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Örneklendirme

Cevap

Metinde düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, karşılaştırma, tanık gösterme ve benzetmeye yer verilirken; savunan düşünceyi destekleyecek somut örneklere (eser isimleri veya olaylar gibi) yer verilmediği için örneklendirme tekniği kullanılmamıştır.
Metinde örneklendirme yapılmamıştır. Örneklendirme olması için eleştirilen bir eser ismi veya somut bir eleştiri örneği verilmesi gerekirdi. Roland Barthes isminin kullanımı bir otoritenin görüşüne başvurulduğu için tanık gösterme kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın giriş cümlesini analiz etmek.
"Edebiyat eleştirisi... kazı çalışmasıdır" ifadesiyle kavramın ne olduğu açıklanmış, yani tanımlama yapılmıştır.
Anlatım biçimleri sorularında ilk adım temel teknikleri saptamaktır.
2
Düşünceyi destekleyen isimleri ve alıntıları kontrol etmek.
Roland Barthes isminin ve görüşünün metne dahil edilmesi, tanık gösterme yapıldığını kanıtlar.
Yazarın kendi fikrini güçlendirmek için uzman bir kişinin görüşüne başvurup başvurmadığını anlamak gerekir.
3
Kıyaslama ve benzerlik ifadelerini incelemek.
"Klasik... görürken modern..." yapısıyla karşılaştırma, "anıt gibi" edatıyla da benzetme yapıldığı görülür.
Karşılaştırma ve benzetme, paragrafta en sık kullanılan geliştirme yollarıdır.
4
Örnek veri veya somut durum kontrolü yapmak.
Metnin bütününde teorik bir tartışma yürütülmüş, bu teoriyi destekleyecek spesifik bir kitap veya yazar örneği sunulmamıştır.
Tanık gösterme ile örneklendirme arasındaki farkı saptamak sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları

Daha Fazla Pratik

Tanık gösterme ile örneklendirme arasındaki farkı pekiştirmek için bilimsel makale tarzı paragraflar çözünüz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 235Soru

Sanatın ve edebiyatın işlevi üzerine yapılan tartışmalarda genellikle eserin gerçekliği ne ölçüde yansıttığı üzerinde durulur. Oysa sanat, verili gerçekliği olduğu gibi kopyalamak yerine onu yeniden inşa etme sürecidir. Bir yazarın dünyayı anlatma biçimi, aslında o dünyayı dönüştürme iradesinin bir dışavurumudur. Okur, bir romanın sayfaları arasında gezinirken sadece yazarın kurguladığı bir evrene misafir olmaz; aynı zamanda kendi gerçekliğini sorgulama ve onu farklı açılardan görme imkânı bulur. Bu bağlamda edebiyat, hayatın durağanlığına karşı bir direniş ve sürekli bir yenilenme arayışıdır. İnsanın dünyayı kavrayış biçimini kökten değiştiren bu estetik süreç, bireyin toplumsal ve bireysel sınırlarını aşmasına yardımcı olan en güçlü araçlardan biridir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanat ve edebiyatın, gerçekliği yansıtmanın ötesinde onu dönüştüren ve bireyin algısını yeniden inşa eden bir güce sahip olduğu

Cevap

Sanat ve edebiyatın, gerçekliği yansıtmanın ötesinde onu dönüştüren ve bireyin algısını yeniden inşa eden bir güce sahip olduğu
Doğru seçenek metnin bütününü kapsayan bir yargıdır. Parçada sanatın edilgen bir yansıtma aracı değil; gerçekliği dönüştüren, dünyayı yeniden inşa eden ve bireyin algı sınırlarını genişleten etken bir güç olduğu savunulmaktadır. Bu durum metindeki 'verili gerçekliği kopyalamak yerine onu yeniden inşa etme sürecidir' ve 'dünyayı kavrayış biçimini kökten değiştiren' ifadeleriyle doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş kısmını analiz etme
Sanatın sadece gerçekliği yansıttığı yönündeki yaygın görüşün eksik olduğu belirtilmiştir.
Yazarın eleştirdiği noktayı belirlemek ana düşünceye giden ilk adımdır.
2
Metnin gelişme bölümündeki anahtar kavramları tespit etme
'Yeniden inşa etme', 'dönüştürme iradesi' ve 'dünyayı kavrayış biçimini değiştirme' kavramları öne çıkmaktadır.
Yazarın 'gerçekliği kopyalama' fikrine karşı sunduğu asıl tezi anlamak gerekir.
3
Sonuç cümlesini değerlendirme
Sanatın bireyin sınırlarını aşmasına yardımcı olan güçlü bir araç olduğu sonucuna varılmıştır.
Ana düşünce genellikle metnin sonunda kapsamlı bir yargıyla özetlenir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce (Metnin bütününü kapsayan, yazarın okura vermek istediği temel mesaj)

Daha Fazla Pratik

Ana düşünce sorularında 'oysa', 'aslında', 'bu bağlamda' gibi geçiş ve bağlantı ifadelerinden sonra gelen kısımlara dikkat etmek, yazarın asıl tezini bulmayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 236Soru

Eleştiri, bir yapıtın eksiklerini teşhir eden bir yargı kürsüsü değil; o yapıtın ontolojik derinliklerine uzanan bir keşif haritasıdır. Sanatı sadece estetik bir seyirlik olarak gören anlayışın aksine eleştiri, metnin damarlarında dolaşan kanı tahlil eden bir laboratuvar titizliği taşır. Örneğin, Nurullah Ataç'ın denemelerinde tanık olduğumuz o hırçın ama yapıcı üslup, metnin alt katmanlarını gün yüzüne çıkarırken okura yeni pencereler açar. Bir madencinin cevheri topraktan ayırması gibi, eleştirmen de estetik olanı ham maddeden süzerek sunar. Eleştirinin sustuğu bir iklimde edebiyat, yönünü kaybetmiş bir pusulaya benzer; ne kadar uzağa giderse gitsin, aslında hep aynı kısırdöngüde dolanır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tanık Gösterme

Cevap

Tanık gösterme yöntemine parçada başvurulmamıştır.
Parçada eleştiri kavramı tanımlanmış, farklı anlayışlarla karşılaştırılmış, çeşitli nesne ve durumlara benzetilmiş ve Nurullah Ataç üzerinden örneklendirilmiştir. Ancak bir düşünceyi kanıtlamak için yetkin bir kişinin doğrudan sözüne yer verilmediği için tanık gösterme tekniği kullanılmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Tanımlama var mı kontrol et
Eleştirinin ne olduğu ilk cümlede açıklandığı için vardır.
'Eleştiri nedir?' sorusuna 'keşif haritasıdır' cevabı alınabilmektedir.
2
Karşılaştırma var mı kontrol et
'Aksine' ve 'Değil... dır' yapıları ile kıyaslamalar yapıldığı görülür.
Yaygın eleştiri anlayışı ile ideal eleştiri anlayışı karşılaştırılmıştır.
3
Benzetme var mı kontrol et
'Gibi', 'titizliği taşır', 'pusulaya benzer' gibi ifadelerle birden fazla benzetme yapılmıştır.
Soyut kavramları somutlaştırmak için benzetme sanatından yararlanılmıştır.
4
Örneklendirme ve Tanık Gösterme ayrımını yap
Nurullah Ataç ismi bir örnek olarak verilmiş ancak bir sözü alıntılanmamıştır.
Tanık gösterme için bir kişinin isminin geçmesi yetmez, o kişinin görüşünün doğrudan alıntılanması gerekir. Metindeki 'tanık olduğumuz' ifadesi ise kelime oyunu niteliğindedir.

Anahtar Kavram

Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 237Soru

Kamu kurumlarında verimliliği artırmak ve kaynak israfını önlemek için çeşitli stratejik planlar uygulanmaktadır.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde eylemin gerçekleştirilme amacı belirtilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vatandaşların işlemlerini yerinden halledebilmelerini sağlamak için e-devlet entegrasyonu çalışmaları hızlandırıldı.

Cevap

Vatandaşların işlemlerini yerinden halledebilmelerini sağlamak için e-devlet entegrasyonu çalışmalarının hızlandırıldığını belirten seçenek doğru cevaptır.
Doğru cevapta yer alan 'işlemleri yerinden halledebilmeyi sağlamak' ifadesi bir hedeftir. Bu hedefe ulaşmak için 'entegrasyon çalışmalarının hızlandırılması' eylemi gerçekleştirilmiştir. Eylem henüz gerçekleşmemiş bir amaca yönelik olduğu için amaç-sonuç ilişkisi kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Yükleme sorulacak 'Hangi amaçla?' sorusuyla cümlenin anlam yönünü belirlemek.
Hızlandırıldı (Yüklem) -> Hangi amaçla? -> Vatandaşların işlemlerini yerinden halledebilmelerini sağlamak amacıyla.
Amaç-sonuç cümlelerinde temel yargı henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir.
2
Cümledeki '-mak için' ekini '-mak amacıyla' ifadesiyle değiştirerek kontrol etmek.
İşlemlerini halledebilmelerini sağlamak amacıyla entegrasyon hızlandırıldı (Anlamlı).
Anlam bozulmuyorsa cümle amaç-sonuç ilişkisi taşır.

Anahtar Kavram

Amaç-Sonuç İlişkisi

Daha Fazla Pratik

Neden-sonuç ve amaç-sonuç arasındaki farkı pekiştirmek için '-dığı için' ile '-mak için' eklerinin işlevlerine odaklanan benzer sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 238Soru

(I) Şehirlerdeki yeşil alanların yetersizliği, hava kalitesinin düşmesine ve stres seviyesinin artmasına yol açmaktadır. (II) Yerel yönetimler, kentsel dönüşüm projelerinde ekolojik dengenin korunmasını temel bir ilke olarak kabul etmişlerdir. (III) Vatandaşların doğayla olan bağını güçlendirmek için her mahallede geniş kapsamlı "millet bahçeleri" oluşturulmaktadır. (IV) Geçmiş yıllardaki plansız yapılaşma nedeniyle bugün pek çok bölgede yeni park alanı oluşturacak uygun arazi bulunamamaktadır. (V) Akıllı sulama sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte park ve bahçelerin bakım maliyetlerinde ciddi bir tasarruf sağlanması öngörülmektedir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III. cümlede yargı, gerekçesiyle birlikte verilmiştir.

Cevap

Üçüncü cümlede eylemin gerçekleşme nedeni değil, amacı belirtilmiştir.
Üçüncü cümlede yer alan 'vatandaşların doğayla olan bağını güçlendirmek için' ifadesi, millet bahçelerinin kurulma amacını belirtmektedir. Bir yargının amacı ile gerekçesi (nedeni) farklı kavramlardır. Amaç, ulaşılmak istenen hedefi; gerekçe ise eylemi doğuran mevcut sebebi ifade eder. Bu nedenle bu yargının bir gerekçeye dayandırıldığını söylemek yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin anlam ilişkilerini analiz edin.
I. ve IV. cümlelerin neden-sonuç, III. cümlenin amaç-sonuç, V. cümlenin ise öngörü anlamı taşıdığı belirlenmiştir.
Soruda her bir cümle için yapılan tespitlerin doğruluğunu teyit etmek gerekir.
2
III. cümleyi yapısal olarak inceleyin.
"Vatandaşların doğayla olan bağını güçlendirmek için..." ifadesindeki '-mek için' yapısının eylemin hangi hedefle yapıldığını gösterdiği saptanmıştır.
Amaç-sonuç cümlelerinde eylem henüz gerçekleşmemiş bir hedefe yöneliktir; neden-sonuç cümlelerinde ise eylemi doğuran sebep önceden mevcuttur.
3
Seçeneklerle karşılaştırın.
Üçüncü cümle için yapılan 'gerekçe (neden)' tespiti, cümlenin taşıdığı 'amaç' anlamıyla çelişmektedir.
Türkçe sınavlarında 'gerekçe' kavramı genellikle neden-sonuç ilişkisini karşılar, amaç-sonuç ilişkisini değil.

Anahtar Kavram

Cümledeki Anlam İlişkileri (Amaç-Sonuç ve Neden-Sonuç Ayrımı)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 239Soru

Dil, sadece bir iletişim aracı değil, aynı zamanda bir toplumun hafızası ve kültürel mirasının taşıyıcısıdır. Standart dilin yaygınlaşması, eğitim ve yayıncılık açısından büyük kolaylıklar sağlasa da yerel ağızların ve şivelerin sessizce yok oluşuna zemin hazırlamaktadır. Oysa her yerel ağız, o bölgenin doğasına, tarihine ve insan ilişkilerine dair özgün kavramlar barındırır. Bir bölgedeki yerel söyleyiş biçiminin kaybolması, sadece bir telaffuz farkının yitirilmesi değil, o yöreye has bir duyuş ve düşünüş biçiminin de tarih olması demektir. Bu nedenle, standart dili korurken yerel ağızların zenginliğini birer kültürel renk olarak yaşatmak, toplumsal hafızanın sürekliliği için hayati bir önem taşır. Kültürel çeşitliliği korumak, dildeki bu mikro zenginliklere sahip çıkmaktan geçer.

Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yerel ağızların korunmasının, kültürel çeşitliliğin ve toplumsal hafızanın devamlılığı için gerekliliği

Cevap

Yerel ağızların korunmasının, kültürel çeşitliliğin ve toplumsal hafızanın devamlılığı için gerekliliği
Parçanın genelinde yerel ağızların sadece birer konuşma biçimi olmadığı, bir toplumun tarihini ve kültürel zenginliğini taşıdığı belirtilmiştir. Özellikle son bölümde yer alan 'standart dili korurken yerel ağızların zenginliğini yaşatmanın hayati önemi' vurgusu, bu değerlerin kültürel devamlılık için korunması gerektiğini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin konusunu belirleme
Metin, standart dil ve yerel ağızlar arasındaki ilişkiyi kültürel miras bağlamında ele almaktadır.
Ana düşünceyi bulmak için önce üzerinde durulan temel kavramı saptamak gerekir.
2
Yazarın bakış açısını tespit etme
Yazar, yerel ağızların yok olmasını kültürel hafızanın kaybolması olarak görmekte ve bunların korunmasını savunmaktadır.
Ana düşünce, yazarın konu hakkındaki en kapsamlı yargısıdır.
3
Sonuç cümlesine ve vurgulanan ifadelere odaklanma
Parçanın sonundaki 'toplumsal hafızanın sürekliliği için hayati önem taşır' ve 'mikro zenginliklere sahip çıkmak' ifadeleri ana fikri özetlemektedir.
ÖSYM tarzı paragraflarda ana düşünce genellikle parçanın sonuna doğru netleşir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce (Yazarın Mesajı)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 240Soru

Günlük tutmak, pek çok kişi için sadece yaşanılan anları kaydetmekten ibaret bir uğraş gibi görünse de aslında bireyin kendi iç dünyasına yaptığı derin bir yolculuktur. İnsan, kağıtla baş başa kaldığında, günün karmaşası içinde fark edemediği duygularını ve düşüncelerini daha berrak bir şekilde görme imkanı bulur. Bu süreç, sadece geçmişi hatırlamaya yardımcı olmakla kalmaz; aynı zamanda bireyin kendisiyle yüzleşmesini, hatalarından ders çıkarmasını ve geleceğe dair daha sağlıklı adımlar atmasını sağlar. Kelimelere dökülen her duygu, zihindeki belirsizliklerin dağılmasına ve içsel bir huzurun inşasına katkıda bulunur. Dolayısıyla günlük tutmak, bir tür kişisel terapi işlevi görerek bireyin ruhsal gelişimine ve öz farkındalık kazanmasına hizmet eder.

Bu parçada vurgulanmak istenen ana düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Günlük tutmak, bireyin içsel bir farkındalık oluşturarak ruhsal gelişimine katkı sağlayan bir eylemdir.

Cevap

Günlük tutmak, bireyin içsel bir farkındalık oluşturarak ruhsal gelişimine katkı sağlayan bir eylemdir.
Doğru yanıt olan seçenek, metnin bütününde anlatılan 'günlük tutmanın bireyin içsel dünyasını netleştirmesi ve farkındalık kazandırması' düşüncesini en iyi özetleyen yargıdır. Metin, günlüğün sadece bir kayıt aracı olmadığını, bir gelişim süreci olduğunu savunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin sonuç cümlesini analiz etmek.
Yazarın 'Dolayısıyla' ifadesiyle metni özetlediği ve günlük tutmanın ruhsal gelişim ile öz farkındalık üzerindeki etkisini vurguladığı görüldü.
Paragrafta ana düşünce sıklıkla son cümlede bir yargıya bağlanarak ifade edilir.
2
Anahtar kavramları eşleştirmek.
Metindeki 'iç dünya', 'yüzleşme', 'ruhsal gelişim' ve 'öz farkındalık' kavramlarının en kapsamlı şekilde doğru seçenekte toplandığı tespit edildi.
Ana düşünce seçeneği, metindeki yardımcı düşüncelerin tamamını kapsayan en genel yargıyı içermelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Belirleme
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 12 / 48Sonraki
Anlam Bilgisi — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 12 | Examkin