Anlam Bilgisi
956 soru
Kasabanın dar sokaklarında yürürken her köşe başında tarihin izlerine rastlamak mümkündür. Pencere kenarlarındaki sardunyalar, sokağa sarkan cumbalar ve taş döşemeli yollar sanki bir zaman tünelindeymişsiniz hissi uyandırır. Bu eski yapılar, modern binaların aksine ruhu olan, yaşanmışlığı iliklerinize kadar hissettiren sessiz tanıklardır. Bir akşamüstü bu sokaklarda yankılanan çocuk sesleri, geçmişin huzurunu günümüze taşır. Bu bütünlük içinde her bir ayrıntı, bir ressamın fırçasından çıkmışçasına titizlikle işlenmiştir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
(I) Eleştirel düşünme, bireyin bilgiyi olduğu gibi kabul etmek yerine onu sorgulayarak zihinsel süzgecinden geçirmesidir. (II) Bu beceriyi içselleştirmek isteyen bireyler, zihinlerindeki ön yargılardan kurtulmak için farklı bakış açılarını derinlemesine araştırmaktadır. (III) Toplumsal gelişimin sürekliliği, her bireyin kendi doğrularını tartışmaya açabilme olgunluğunu göstermesine bağlıdır. (IV) Ancak eğitim süreçlerindeki tek tipleşme, özgür düşüncenin kurumsallaşması önündeki en büyük engellerden biri olarak görülmektedir. (V) Nitekim sorgulama yetisinin zayıfladığı toplumlarda, bilimsel ve sanatsal yaratıcılık zamanla etkisini yitirmektedir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerin hangisinde "amaç-sonuç" ilişkisi vardır?
Günümüzde dijital hafıza ünitelerinin sunduğu sınırsız depolama kapasitesi, insan zihninin "hatırlama" ve "unutma" mekanizmaları arasındaki hassas dengeyi sarsmaktadır. Eskiden unutmak, bilginin yitip gitmesi veya bir zafiyet olarak görülürken; aslında zihnin lüzumsuz veriyi ayıklayarak anlamlı sentezler yapabilmesi için elzem bir biyolojik filtredir. Dijital dünyada her anın, her verinin ebediyen saklanabilir olması, geçmişin ağırlığını bugünün üzerine yıkmakta; zihni sürekli bir istifleme eylemine zorlamaktadır. Oysa yaratıcılık ve özgün düşünce, her şeyi hatırlamaktan değil, nelerin unutulması gerektiğine dair o ince estetik karardan doğar. Hafızanın her şeyi kapsama hırsı, seçiciliği öldürürken beraberinde muhakeme yeteneğinin körelmesini de getirmektedir. Bu yüzden, teknolojik imkânların bizi mahkûm ettiği bu "mutlak hafıza" hapishanesinden kurtulmanın yolu, unutmanın yaratıcı gücünü yeniden keşfetmekten geçer.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Hukuk devleti ilkesinin korunması ve toplumsal güvenin tesisi için yargı organlarınca verilen kararların herhangi bir gecikmeye mahal verilmeksizin yürütülmesi büyük önem arz eder.
Bu cümlede geçen 'yürütmek' sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Biyomimikri, doğadaki formları ve süreçleri inceleyerek insan sorunlarına sürdürülebilir çözümler sunan disiplinler arası bir yaklaşımdır. (II) Mimari tasarımlarda bu yöntemden yararlanılması, binaların çevreyle uyumunu artırırken kaynak kullanımını da minimize eder. (III) Örneğin, bir binanın cephe tasarımı yapılırken bitkilerin terleme mekanizmasından esinlenilmesi doğal iklimlendirme imkânı sağlar. (IV) Endüstriyel tasarımcılar, doğadaki renk paletlerini kullanarak ürünlerin estetik değerini artırmaya yönelik çalışmalar yapmaktadır. (V) Bu tür biyomimetik uygulamalar, sadece estetik bir kaygı gütmeyip aynı zamanda yapının fonksiyonelliğini ve enerji performansını en üst düzeye çıkarmayı hedefler.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Kamu yönetiminde reform süreçleri, genellikle statükoyu korumak isteyenlerin direnciyle karşılaşır. Bu süreçte sorumluluk üstlenen yöneticiler, aslında ateşten gömlek giymiş olurlar; çünkü alınacak her karar hem siyasi hem de toplumsal sonuçlar doğuracaktır.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Köy Enstitüleri, sadece öğretmen yetiştiren kurumlar değil, aynı zamanda köylünün her türlü kalkınmasını hedefleyen birer üretim merkeziydi. Bu kurumların temel felsefesi "iş içinde, iş aracılığıyla, iş için eğitim" ilkesine dayanıyordu. Öğrenciler, sabahları teorik dersler görürken öğleden sonraları tarım, marangozluk veya demircilik gibi pratik alanlarda çalışıyorlardı. Böylece mezun olan bir öğretmen, atandığı köyde sadece okuma yazma öğretmiyor, aynı zamanda köylüye modern tarım tekniklerini de gösteriyordu. Enstitüler, Anadolu'nun mahrumiyet bölgelerinde kültürel bir canlanma yaratarak tiyatro, müzik ve edebiyatla köylüyü tanıştırmayı başarmıştır. Ezberci eğitim sistemine bir başkaldırı niteliği taşıyan bu modelde, öğrencinin sorgulama ve eleştirel düşünme yeteneği ön plandaydı. UNESCO tarafından "örnek bir kırsal kalkınma modeli" olarak nitelendirilen bu yapı, dönemin kısıtlı imkanlarına rağmen büyük bir özveriyle ayakta tutulmuştur. Bu kurumlardan mezun olan yazarlar ve aydınlar, Türk edebiyatında "köy edebiyatı" çığırını açarak Anadolu insanının gerçekliğini tüm çıplaklığıyla dile getirmişlerdir.
Bu parçada Köy Enstitüleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Türkçede bazı sözcükler, temel anlamlarının ötesinde yeni anlamlar kazanarak bağlam içinde çeşitlilik gösterir. Örneğin 'ağır' sözcüğü, farklı cümlelerde değişik yan ve mecaz anlamlarda kullanılabilir.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ağır' sözcüğü 'yapılması güç olan, çetin' anlamında kullanılmıştır?
I. Edebiyat dünyasında kendine sağlam bir yer edinmek arzusuyla sürekli yeni teknikler deniyordu.
II. Ancak bu arayışlar sırasında geleneksel köklerinden koptuğu için eserleri geniş halk kitlelerine ulaşmakta yetersiz kaldı.
III. Eleştirmenlerin dikkatini çekmek üzere hazırladığı son çalışmasında ise bireysel bunalımları ön plana çıkardı.
IV. Anlatımındaki bu ani değişim, okurların yazarın samimiyetini sorgulamasına neden oldu.
V. Nihayetinde yazar, özgünlüğe ulaşabilmek adına çıktığı bu yolda kendi sesini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya geldi.
Yukarıdaki numaralanmış cümlelerin hangilerinde yargı, amacıyla (hedefiyle) birlikte verilmiştir?
Disiplin hukukunda "usul esastan önce gelir" ilkesinin göz ardı edilmesi, esasa yönelik haklı gerekçelerin dahi yargı denetimi aşamasında hukuki geçerliliğini yitirmesine götürebilir.
Bu cümledeki "götürmek" sözcüğünün kazandığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
Geleneksel Türk gölge oyunu Karagöz, sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda Osmanlı toplum yapısının bir yansımasıdır. Karakterlerin her biri, imparatorluğun farklı kesimlerini ve kültürel zenginliğini temsil eder. Sözlü kültürün en canlı örneklerinden biri olan bu sanat dalı, doğaçlama yeteneğine dayanmasıyla diğer tiyatro türlerinden ayrılır. Günümüzde teknolojik imkânların artmasıyla Karagöz gösterileri, dijital platformlara taşınarak yeni nesillere ulaştırılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu durum, oyunun geleneksel "hayali" ve "yardak" arasındaki o canlı etkileşimini ve mekânsal atmosferini zayıflatabilmektedir. Sanatın özünü korumak için sadece figürleri yaşatmak yeterli değildir; oyunun felsefi derinliğinin de aktarılması gerekir. UNESCO tarafından İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsilî Listesi’ne kabul edilmesi, bu sanatın evrensel değerini tescillemiştir. Bu tescille birlikte devlet destekli projeler artmış, genç sanatçıların yetişmesi için atölyeler kurulmuştur.
Bu parçada Karagöz sanatıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde amaç-sonuç ilişkisi vardır?
(I) Geleneksel müzecilik anlayışı, nesnelerin korunması ve sergilenmesine odaklanarak ziyaretçiyi edilgen bir izleyici konumunda tutar. (II) Ancak günümüzde müzeler, bilginin tek taraflı aktarıldığı mekânlar olmaktan çıkıp etkileşimli öğrenme merkezlerine dönüşmüştür. (III) Bu yeni yaklaşımda teknoloji, sergilenen eserlerin hikâyelerini ziyaretçiye deneyimletmek için bir araç olarak kullanılır. (IV) Müzelerin fiziksel güvenliğini sağlamak amacıyla kullanılan gelişmiş kamera sistemleri, eserlerin korunmasında hayati önem taşır. (V) Böylece müze gezisi, sadece bir görme eylemi değil, duyuların ve zihnin aktif olduğu bütünsel bir sürece dönüşür.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) Halk kütüphaneleri, bireylerin bilgiye erişim hakkını gözeterek toplumsal fırsat eşitliğinin sağlanmasında kritik bir köprü görevi üstlenir. (II) Günümüzde bu kurumlar, bilginin pasif bir şekilde depolandığı alanlar olmaktan çıkıp toplumsal etkileşimin ve hayat boyu öğrenmenin merkezi hâline gelmiştir. (III) Kütüphane çalışanlarının akademik eğitim süreçleri, kurumun hizmet kalitesini doğrudan etkileyen unsurların başında gelmektedir. (IV) Özellikle dijital dönüşümle birlikte sunulan ücretsiz internet ve teknoloji eğitimleri, kütüphanelerin sosyal kapsayıcılığını daha da artırmıştır. (V) Bu sayede toplumun her kesimi, kültürel ve entelektüel gelişimlerini sürdürebilecekleri güvenli ve açık bir ortama kavuşmuş olur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Projenin teslim tarihine az bir süre kala, ekip liderinin her bir detayı kılı kırk yararak kontrol etmesi, işin hatasız tamamlanmasını sağladı.
Bu cümledeki altı çizili söz öbeğinin cümleye kattığı anlam aşağıdakilerden hangisidir?
(I) Ebru sanatı, suyun üzerine serpilen boyaların kâğıda aktarılmasıyla icra edilen kadim bir süsleme sanatıdır. (II) Bu sanatta kullanılan boyalar, doğadaki bitki ve minerallerden elde edilen tamamen doğal malzemelerdir. (III) Geleneksel sanatlarımızın korunması için devlet tarafından çeşitli teşvikler ve eğitim programları düzenlenmektedir. (IV) Hazırlanan bu özel boyalar, suyun yoğunluğunu artıran kitre maddesi sayesinde yüzeyde asılı kalarak eşsiz desenler oluşturur. (V) Sanatçı, bu boyaları fırça veya biz yardımıyla şekillendirerek her seferinde tekrarlanamaz bir eser ortaya koyar.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
(I) İpek Yolu, tarih boyunca sadece ticari malların değil, aynı zamanda fikirlerin, dinlerin ve teknolojilerin de taşındığı devasa bir ağ olmuştur. (II) Doğu ile Batı arasında kurulan bu köprü, farklı medeniyetlerin birbirini tanımasını sağlayarak küresel bir kültür havzası oluşturmuştur. (III) Özellikle Çin’den başlayan ve Avrupa’ya kadar uzanan bu rota, ipek ticaretinin yanı sıra kâğıt ve barutun yayılmasında da kilit rol oynamıştır. (IV) Günümüzde ise modern ticaret yolları, dijitalleşmenin etkisiyle fiziksel sınırları aşarak bambaşka bir boyuta evrilmiştir. (V) Bu çok yönlü etkileşim süreci, antik dönemden Orta Çağ’a kadar Avrasya coğrafyasının sosyal ve ekonomik dokusunu derinden etkilemiştir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Eleştiri, genel kanının aksine, bir sanat eserinin sadece eksiklerini ya da hatalarını ayıklayıp onu yargılayan soğuk bir disiplin değildir. Aksine eleştiri, bir eserin sahip olduğu estetik ve düşünsel potansiyeli en üst seviyeye çıkarma gayretidir. Sanatçı, kendi dünyasından süzdüğü imgeleri bir araya getirerek eseri oluştururken eleştirmen de bu imgelerin arasındaki gizli bağları çözer ve eseri yeni bir ışık altında sunar. Eleştirmen, eser ile alımlayıcı arasında duran aşılması zor bir duvar değil; o eserin ruhuna giden yolu aydınlatan bir rehberdir. Nitelikli bir eleştiri sayesinde, eserin kapalı kalmış kapıları aralanır ve okur ya da izleyici, o zamana kadar fark etmediği ayrıntılarla tanışır. Bu bağlamda eleştiri süreci, sanatın sınırlarını genişleten, eserin alımlanışını zenginleştiren ve yaratıcılık ile anlayış arasında sarsılmaz bir köprü kuran yapıcı bir eylemdir.
Bu parçada eleştiriyle ilgili vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
Resmî yazışmalarda ve idari metinlerde kullanılan sözcüklerin anlam çerçevesi, metnin bağlamına göre temel anlamından uzaklaşarak mecaz bir nitelik kazanabilir.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?
Genç girişimcilerin hazırladığı bu teknoloji projesine Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının ön ayak olması, projenin kısa sürede hayata geçmesini sağladı.
Bu cümledeki "ön ayak olmak" söz öbeğiyle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?