Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 321Soru

Bay (A), bir mağazadan satın aldığı akıllı telefonun kamerasının kusurlu olduğunu fark etmiştir. Bunun üzerine mağazaya başvurarak telefonun ücretsiz onarılmasını veya ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini talep etmiştir.

Bay (A)'nın bu talebiyle kullandığı hak, hukuki niteliği ve kullanıldığında yarattığı sonuç bakımından aşağıdakilerden hangisine bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Değiştirici yenilik doğuran hak

Cevap

Bay (A)'nın talebi, mevcut hukuki durumu sona erdirmeyip sadece içeriğini değiştirdiği için 'değiştirici yenilik doğuran hak' niteliğindedir.
Değiştirici yenilik doğuran haklar, hak sahibinin tek taraflı irade beyanıyla mevcut bir hukuki ilişkinin temelini sarsmadan, sadece o ilişkinin içeriğini veya konusunu değiştiren haklardır. Ayıplı bir malın onarılmasını veya yenisiyle değiştirilmesini talep etmek, satış sözleşmesini sona erdirmez (bozmaz), aksine devam eden sözleşmedeki edimin niteliğini değiştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın tespiti
Tüketici, mevcut bir satış sözleşmesinden doğan seçimlik bir hakkını kullanmaktadır.
Soruda sunulan senaryo, ayıplı mal karşısında hak arama sürecidir.
2
Hukuki sonucun analizi
Kullanılan hak sonucunda sözleşme sona ermemekte, sadece 'ayıplı telefon' yerine 'onarılmış veya sağlam telefon' geçmektedir.
Hukuki ilişkinin özü korunmakta ancak içeriği güncellenmektedir.
3
Sınıflandırma
Değiştirici Yenilik Doğuran Hak kategorisine girer.
Yenilik doğuran haklardan mevcut durumu değiştiren tür budur.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran (İnşai) Hakların Alt Türleri

İpuçları

1
Bay (A)'nın talebi mevcut satış sözleşmesini bitiriyor mu, yoksa sözleşme içindeki ürünün durumunu mu güncelliyor?
2
Tek taraflı bir beyanla mevcut bir ilişkinin içeriğinde yapılan 'onarım' veya 'değişim' gibi işlemler 'yenilik doğuran' hakların bir alt dalıdır.
3
Bu hak türü, hukuki durumu kurmaz veya bozmaz; sadece var olan durumun şeklini/içeriğini 'değiştirir'.

Daha Fazla Pratik

Fesih ve istifa gibi hakların hukuki sonuçlarını 'bozucu yenilik doğuran haklar' başlığı altında inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 322Soru

Türk hukuk sisteminde, hâkimin önüne gelen somut bir uyuşmazlıkta uygulanacak yazılı bir norm bulamaması üzerine örf ve adet hukukuna başvurması, ancak orada da konuya ilişkin herhangi bir hükme rastlamaması durumunda karşılaştığı hukuki boşluk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk boşluğu

Cevap

Hukuk boşluğu
Hukuk boşluğu, somut bir uyuşmazlığın çözümü için hem yazılı hukuk kurallarında hem de örf ve adet hukukunda (yazısız kaynaklar) uygulanacak herhangi bir hükmün bulunmaması durumudur. Bu durumda hâkim, Medeni Kanun'un 1. maddesi uyarınca kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir (hukuk yaratır).

Adım Adım Çözüm

1
Yazılı kaynakların kontrol edilmesi
Kanun, yönetmelik ve diğer yazılı mevzuatta hüküm bulunmadığı (kanun boşluğu) tespit edildi.
Hukukun uygulanmasında ilk başvurulacak kaynaklar yazılı olanlardır.
2
Yazısız kaynakların kontrol edilmesi
Örf ve adet hukukunda da uyuşmazlığı çözecek bir kural bulunmadığı görüldü.
Yazılı kaynaklarda hüküm yoksa hâkim örf ve adet hukukuna bakmak zorundadır.
3
Nihai boşluk türünün belirlenmesi
Hem yazılı hem yazısız kaynakların tükenmesi 'hukuk boşluğu' sonucunu doğurdu.
Hukukun tüm asli kaynaklarının uyuşmazlıkta sessiz kalması hukuk boşluğunu oluşturur.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Kaynaklar Hiyerarşisi

İpuçları

1
Hâkimin uyuşmazlığı çözmekten kaçınamayacağını ve yazılı kaynaklardan sonra hangi kaynağa bakması gerektiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk yarattığı bu durumda hangi kaynakları (bilimsel görüşler ve yargı kararları) yardımcı kaynak olarak kullanabileceğini inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 323Soru

Hukuk sistemimizde bazı haklar, hak sahibinin şahsına o kadar sıkı bağlıdır ki, bu hakların ne başkasına devredilmesi ne de miras yoluyla geçmesi mümkündür. Ayrıca bu haklar, kural olarak yasal veya iradi temsilci (vasi, vekil vb.) aracılığıyla da kullanılamazlar. Bu haklara 'kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar' adı verilir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklar arasında yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mülkiyet hakkındaki tasarruf yetkisini kullanma

Cevap

Mülkiyet hakkındaki tasarruf yetkisini kullanma seçeneği doğru cevaptır çünkü malvarlığı hakları temsilci aracılığıyla kullanılabilir.
Mülkiyet hakkı, bir kimsenin bir eşya üzerinde sahip olduğu en geniş yetkileri içeren bir malvarlığı hakkıdır. Bu hak üzerindeki tasarruf yetkisi (örneğin bir taşınmazın satışı), hak sahibinin vereceği bir vekaletname ile temsilci (vekil) aracılığıyla kullanılabilir. Bu nedenle mülkiyet hakkı, kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Kişiye sıkı sıkıya bağlı hakların tanımını analiz et.
Bu haklar devredilemez, mirasla geçmez ve temsilci aracılığıyla kullanılamaz.
Sorunun kökünde verilen tanıma uygun olan ve olmayan hakları ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakları 'Şahsi Haklar' ve 'Malvarlığı Hakları' olarak sınıflandır.
Nişanı bozma, evlenme, soybağı ve evlat edinme şahsi haklardır; mülkiyet ise malvarlığı hakkıdır.
Malvarlığı hakları ekonomik bir değer taşır ve kural olarak temsil yoluyla (vekaletle) yönetilebilir.
3
Temsilci aracılığıyla kullanılamama kriterini uygula.
Mülkiyet hakkı üzerindeki satış veya devir yetkisi bir avukat veya vekil aracılığıyla kullanılabilirken, diğer seçeneklerdeki irade beyanları bizzat hak sahibi tarafından yapılmalıdır.
Tanıma uymayan seçeneği belirleyerek doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Kişiye Sıkı Sıkıya Bağlı Haklar

İpuçları

1
Bir hakkın 'kişiye sıkı sıkıya bağlı' olması için, o hakkın bir vekil veya vasi tarafından kullanılamıyor olması gerekir.
2
Malvarlığı hakları (parayla ölçülebilen haklar) genellikle devredilebilir ve temsilci aracılığıyla yönetilebilir.
3
Hangi işlemi yapmak için noterden bir başkasına 'vekaletname' verebileceğinizi düşünün. Evlenmek için vekalet verilemezken, bir evi satmak (mülkiyet tasarrufu) için verilebilir.

Daha Fazla Pratik

Hakların kullanılması bakımından 'Alelade Haklar' ve 'Yenilik Doğuran Haklar' ayrımını da gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 324Soru

Hukuk düzeninde, kişilerin kurallara aykırı davranışlarına veya hukuka aykırı şekilde kurmaya çalıştıkları işlemlere yönelik öngörülen yaptırımlar (müeyyideler) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayırt etme gücüne sahip bir küçüğün, yasal temsilcisinin izni olmadan yaptığı ve kendisini borç altına sokan bir sözleşme 'yokluk' yaptırımı ile karşı karşıyadır.

Cevap

Ayırt etme gücüne sahip bir küçüğün yasal temsilci onayı olmadan yaptığı işlemin 'yokluk' olduğunu belirten ifade yanlıştır; çünkü bu durum 'tek taraflı bağlamazlık' yaptırımı ile sonuçlanır.
Ayırt etme gücüne sahip bir küçük (sınırlı ehliyetsiz), kendisini borç altına sokan bir işlemi yasal temsilcisinin (veli veya vasi) rızası olmadan yaparsa, bu işlem hukuk aleminde 'yok' sayılmaz, aksine 'tek taraflı bağlamazlık' (askıda hükümsüzlük) yaptırımına tabi olur. Bu durumda işlem küçüğü bağlamazken, karşı tarafı bağlar ve temsilcinin onayıyla (icazet) baştan itibaren geçerli hale gelebilir. 'Yokluk' ise işlemin kurucu unsurlarından birinin (örneğin resmi nikah memuru) hiç bulunmaması durumunda söz konusudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yaptırım türlerinin tanımlarını analiz edin.
Yokluk, mutlak butlan, tek taraflı bağlamazlık, ceza, tazminat ve iptal gibi temel türler ayırt edilir.
Soruda yanlış olan ifadenin bulunması istenmektedir.
2
Seçeneklerdeki durumları ehliyet ve kurucu unsurlar açısından değerlendirin.
Ayırt etme gücü olan bir küçüğün (sınırlı ehliyetsiz) yaptığı işlemde kurucu unsurlar tamdır ancak geçerlilik şartı (veli/vasi onayı) eksiktir.
Kurucu unsur eksikliği ile geçerlilik şartı eksikliği arasındaki farkı saptamak gerekir.
3
Eksikliğin sonucunu doğru yaptırım türüyle eşleştirin.
Sınırlı ehliyetsizlerin rızasız işlemleri 'tek taraflı bağlamazlık' (askıda hükümsüzlük) ile sakattır.
Yanlış olan seçeneğin (C) saptanması bu adımda gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerin Geçersizlik Halleri (Hükümsüzlük)

İpuçları

1
Hukuki işlemin sakatlığı; işlemin hiç doğmaması (yokluk) ile doğup geçersiz olması (butlan) arasında farklar içerir.
2
Onay (icazet) mekanizması sadece 'tek taraflı bağlamazlık' hallerinde işlemi geçerli hale getirebilir; yokluk veya mutlak butlanda bu mümkün değildir.
3
Sınırlı ehliyetsiz bir kişinin (örneğin 1616 yaşındaki bir gencin) velisinden habersiz taksitle telefon alması durumundaki yaptırımı düşünün.

Daha Fazla Pratik

Mutlak butlan ile nisbi butlan arasındaki 'kamu düzeni' ve 'irade sakatlığı' farklarını gözden geçirmek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 325Soru

Kamu hizmeti yürüten bir kurumda görevli memur (S)'nin, kurumun mesai saatlerine uymaması nedeniyle yetkili disiplin amiri tarafından 'aylıktan kesme' cezasına çarptırılması, hukuk sistemimizde öngörülen aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisine bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Disiplin cezası

Cevap

Memura uygulanan aylıktan kesme cezası bir disiplin cezasıdır.
Doğru cevap olan disiplin cezası; memur, asker veya öğrenci gibi özel bir hukuki statüye sahip kişilerin, bağlı bulundukları kurumun düzenini bozmaları nedeniyle karşılaştıkları yaptırım türüdür. Sorudaki memurun mesai saatlerine uymaması kurum içi düzenle ilgili bir ihlal olduğu için verilen ceza disiplin cezası kapsamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki özneyi ve durumu analiz etme.
Özne bir devlet memurudur ve kurumun iç düzenine (mesai saatlerine) aykırı davranmıştır.
Yaptırımın türünü belirlemek için ihlal edilen kuralın niteliği ve kişinin statüsü önemlidir.
2
Uygulanan işlemin niteliğini belirleme.
İşlem, disiplin amiri tarafından verilen bir 'aylıktan kesme' cezasıdır.
Makam ve ceza türü, yaptırımın hangi hukuk dalı ve müeyyide kapsamında olduğunu gösterir.
3
Yaptırım türlerini karşılaştırma.
Disiplin cezaları; memur, öğrenci, asker gibi belirli bir statüde bulunanlara uygulanan özel yaptırımlardır.
İdari para cezası genel kitleye (trafik cezası gibi), adli para cezası ise suç işleyenlere mahkemece verilir.

Anahtar Kavram

Disiplin cezaları, belirli bir statü içindeki kişilerin iç düzen kurallarına aykırı davranışlarına verilen yaptırımlardır.

İpuçları

1
Yaptırımı uygulayan makamın bir disiplin amiri olduğuna ve kişinin memur statüsüne dikkat edin.
2
Toplumun geneline değil, sadece belirli bir kurum veya statüdeki kişilere uygulanan yaptırımları düşünün.

Daha Fazla Pratik

Memur disiplin cezalarının neler olduğunu (uyarma, kınama, aylıktan kesme vb.) ve hapis cezası gibi yaptırımların bu listede olmadığını incelemek konuyu pekiştirecektir.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 326Soru

Özel haklar; kullanılmalarının hukuki etkileri bakımından 'alelade (basit) haklar' ve 'yenilik doğuran (inşai) haklar' olarak ikiye ayrılmaktadır. Bu iki hak kategorisinin özellikleri, hukuki rejimleri ve aralarındaki farklar dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenilik doğuran hakların hukuki sonuç doğurabilmesi için kural olarak karşı tarafın bu irade beyanını kabul etmesi ve onaylaması zorunludur.

Cevap

Yenilik doğuran hakların hukuki sonuç doğurması için karşı tarafın kabulü veya onayı zorunlu değildir; bu haklar tek taraflı irade beyanı ile sonuç doğurur.
Yenilik doğuran (inşai) hakların en temel özelliği, hak sahibinin tek taraflı irade beyanıyla yeni bir hukuki durum yaratmasıdır. Bu hakkın kullanılması için karşı tarafın rızası, kabulü veya onayı gerekmez. İrade beyanı karşı tarafa ulaştığı anda (bazı durumlarda mahkeme kararıyla) hukuki sonuç kendiliğinden doğar. Bu nedenle karşı tarafın kabulünün zorunlu olduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hakların kullanılma biçimini analiz et
Alelade haklar (örneğin alacak hakkı veya velayet) mevcut bir durumu korur veya talep hakkı verir; yenilik doğuran haklar (örneğin fesih, istifa) durumu değiştirir.
Hakların kategorik farklarını anlamak için hukuki sonuçlarına bakılmalıdır.
2
Yenilik doğuran hakların irade beyanı niteliğini değerlendir
Bu haklar 'varması gerekli tek taraflı irade beyanı' niteliğindedir. Beyan karşı tarafa ulaştığı an sonuç doğar.
Karşı tarafın rızası veya kabulü aranmadığı için bu haklara 'yenilik doğuran' denir.
3
Süre ve kullanım sınırlamalarını kontrol et
Yenilik doğuran haklar kural olarak hak düşürücü süreye tabidir ve kullanıldıktan sonra bu beyandan geri dönülemez.
Hukuki ilişkilerde belirsizliği önlemek amacıyla bu haklar üzerinde kesin sınırlamalar vardır.

Anahtar Kavram

Yenilik Doğuran Hakların Tek Taraflılığı

İpuçları

1
Yenilik doğuran hakların ismine odaklanın; bu haklar neden 'yeni' bir durum yaratır?
2
Bir işçinin istifa etmesi veya bir müvekkilin avukatını azletmesi durumunda karşı tarafın 'olur' demesi gerekir mi?
3
Yenilik doğuran haklar 'varması gerekli tek taraflı irade beyanı'dır. Bu beyanın karşı tarafa ulaşması hukuki sonuç için kafidir.

Daha Fazla Pratik

Mutlak ve nispi hakların üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme farklarını çalışarak haklar konusunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 327Soru

Hukuk teorisinde, bir toplumda belirli bir zamanda uygulanan kurallar bütünü ve bu kuralların dayandığı temeller farklı kavramlarla ifade edilmektedir. Bu bağlamda yapılan şu üç tanımlama dikkate alındığında:

I. Yetkili makamlarca yürürlüğe konulmuş, normlar hiyerarşisine uygun şekilde hazırlanan anayasa, kanun, yönetmelik gibi yalnızca yazılı normlar toplamı,
II. Bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte olan, devletin koyduğu yazılı metinlerin yanı sıra toplumda kendiliğinden oluşan ve hukukça tanınan örf-adet kurallarının tamamı,
III. Mevcut hukuk düzeninin ötesinde, insan aklına dayanan, değişmez ve her zaman ulaşılmaya çalışılan ideal adalet kuralları,

bu tanımların karşılık geldiği hukuk türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk sıralamasının yer aldığı seçenek
Doğru seçenek olan ifadede, hukuk türleri kuralların kaynağına ve geçerliliğine göre tam olarak tanımlandığı sırayla verilmiştir. Mevzu hukuk sadece yetkili organlarca konulan yazılı metinleri, pozitif hukuk ise bu metinlerle birlikte yürürlükteki yazısız kuralları da kapsar. Tabii hukuk ise mevcut olandan bağımsız olarak ulaşılması hedeflenen ideal hukuk düzenini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tanımın analiz edilmesi
I numara: Mevzu Hukuk
Yetkili makamlarca konulan ve sadece yazılı kaynaklardan (kanun, yönetmelik vb.) oluşan bütüne Mevzu Hukuk denir.
2
İkinci tanımın analiz edilmesi
II numara: Pozitif Hukuk
Yazılı kurallara ek olarak örf ve adet gibi yazısız kuralları da içeren yürürlükteki tüm kurallara Pozitif (Müspet) Hukuk denir.
3
Üçüncü tanımın analiz edilmesi
III numara: Tabii Hukuk
İnsan aklına dayanan, adaleti hedefleyen ve 'olması gereken' ideal kurallara Tabii (Doğal/İdeal) Hukuk denir.
4
Kavramların sıralanması
Mevzu - Pozitif - Tabii
Öncüllerde verilen tanımların teknik karşılıkları bu sıralamaya uygundur.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsam Ayrımı

İpuçları

1
Mevzu hukuk ve pozitif hukuk arasındaki temel fark, yazısız kuralların (örf-adet) kapsama dahil olup olmamasıdır.
2
Yazılı kurallar bütününe 'Mevzuat' kelimesinden de hatırlayabileceğiniz üzere Mevzu Hukuk denir.
3
Üçüncü tanımda geçen 'olması gereken' ve 'ideal' vurguları sizi doğrudan Doğal ya da Tabii Hukuk kavramına götürmelidir.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ve Mevzu hukuk ayrımını pekiştirmek için 'Hukukun Kaynakları' konusundaki yazısız kaynakların önemine göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kavramları küme mantığıyla düşünün: Mevzu Hukuk kümesi, Pozitif Hukuk kümesinin bir alt kümesidir. Tabii Hukuk ise bu gerçeklikten bağımsız bir ideal kümesidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 328Soru

Türk hukuk sisteminde "normlar hiyerarşisi" (kademeler silsilesi), hukuk kurallarının altlık-üstlük ilişkisini ifade eder. Bu hiyerarşiye göre, alt basamakta yer alan bir kuralın üst basamaktaki kurala aykırı olması mümkün değildir. Buna göre; Anayasa, kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerine aykırı olmamak kaydıyla, bu metinlerin uygulanmasını sağlamak üzere çıkarılan hiyerarşik yapıdaki en alt basamakta yer alan yazılı kaynak aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yönetmelik

Cevap

Hukuk kuralları arasındaki hiyerarşide yönetmelikler; Anayasa, kanun ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin altında yer alır.
Normlar hiyerarşisi piramidinde Yönetmelikler; Anayasa, kanunlar ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin altında yer alır ve bu üst normlara aykırı hükümler içeremezler. İdarenin, kanunların uygulanmasını göstermek üzere çıkardığı birer icrai işlemdirler.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisi piramidini gözden geçir.
Sıralama: Anayasa > Kanun/Antlaşma > CB Kararnamesi > Yönetmelik > Genelge.
Hukuk kurallarının birbirine aykırı olamayacağı düzeni anlamak gerekir.
2
Soruda verilen kısıtlamaları (Anayasa, kanun ve CBK'ya aykırı olmama) değerlendir.
Bu kısıtlama, aranan kaynağın bu üç belgenin de altında olması gerektiğini gösterir.
Üstteki norm, alttaki normun geçerlilik sınırını çizer.
3
Seçenekler arasından en alt basamakta olanı seç.
Yönetmelik, belirtilen diğer tüm normların altında yer alan bir kaynaktır.
Yönetmelikler kanunların ve kararnamelerin uygulanmasını sağlamak amacıyla çıkarılan daha alt düzeydeki düzenlemelerdir.

Anahtar Kavram

Normlar Hiyerarşisi (Kademeler Silsilesi)

İpuçları

1
Hukuk kurallarını bir piramit olarak düşünün; en altta yer alan seçenek hangisidir?
2
Bu kaynak, kamu tüzel kişilerinin kendi görev alanlarını ilgilendiren kanun ve kararnamelerin uygulanmasını sağlamak için çıkardığı bir belgedir.
3
Hiyerarşide Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nden sonra gelen, idari nitelikli en yaygın yazılı kaynaktır.

Daha Fazla Pratik

Milletlerarası antlaşmaların 'temel hak ve özgürlükler' söz konusu olduğunda kanunla çatışması durumundaki özel statüsünü inceleyin.
Tahmini Süre:45s
Soru 329Soru

Türk hukukunda uyuşmazlıkların çözümü sürecinde hâkimin sahip olduğu 'takdir yetkisi' ile 'hukuk yaratma' yetkisi arasındaki temel farklara ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hâkimin hukuk yaratarak verdiği kararlar üst mahkemelerin (Yargıtay/Danıştay) denetimine tabi iken, takdir yetkisini kullanarak verdiği kararlar yerindelik denetimi yapılamayacağı için temyiz denetimi dışında kalır.

Cevap

Hâkimin takdir yetkisini kullanarak verdiği kararların temyiz denetimi dışında kaldığını savunan ifade yanlıştır; çünkü bu kararlar da üst mahkemelerce denetlenir.
Hukuk devletinin bir gereği olarak, hâkimin verdiği tüm kararlar kural olarak üst mahkeme denetimine tabidir. Hâkimin takdir yetkisine sahip olması, bu yetkiyi keyfi kullanabileceği anlamına gelmez. Üst mahkemeler (Yargıtay veya Danıştay), hâkimin Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesine uygun olarak 'hakkaniyet' çerçevesinde kalıp kalmadığını, yetkiyi aşırı veya hatalı kullanıp kullanmadığını denetler. Dolayısıyla, takdir yetkisinin temyiz denetimi dışında kaldığı iddiası hukuken hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavram analizi yapılması
Takdir yetkisi (TMK m.4) ve Hukuk Yaratma (TMK m.1) farkı belirlendi.
Hâkimin uyuşmazlığa müdahale biçimi, karşılaşılan boşluk türüne göre değişir.
2
Denetlenebilirlik kontrolü
Hukuk devletinde hiçbir yargısal yetkinin keyfi olmadığı teyit edildi.
Hâkimin takdirini hakkaniyete aykırı kullanması bir bozma sebebidir.
3
Karşılaştırma tablosu oluşturulması
Aşağıdaki özet tablo elde edildi:

ÖzellikTakdir YetkisiHukuk Yaratma
Boşluk TürüKural İçi BoşlukHukuk Boşluğu
Yasal DayanakTMK m. 4TMK m. 1
Hâkimin RolüSeçim yapmaKural koyma
TemyizTabidirTabidir
Bilgilerin sistematik analizi yanlışı görmeyi kolaylaştırır.

Anahtar Kavram

Hâkimin Hukuk Uygulama ve Boşluk Doldurma Yetkileri

İpuçları

1
Hâkimin her iki yetkisini kullanırken de 'keyfi' davranamayacağını ve kararlarının denetlenebilir olduğunu düşünün.
2
Türk Medeni Kanunu'nun 1. ve 4. maddeleri arasındaki temel farkları hatırlayın; biri boşluk doldurmaya, diğeri yasal seçenekler arasından tercihe dayalıdır.
3
Temyiz mekanizması, alt mahkeme hâkiminin hukuk kurallarını ve kendisine verilen yetkileri (takdir dahil) doğru kullanıp kullanmadığını kontrol eder.

Daha Fazla Pratik

İçtihadı Birleştirme Kararlarının hiyerarşik değerini ve bağlayıcılığını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'hâkimin hangi yetkisi üst mahkeme denetiminden kaçabilir?' diye sorun. Demokratik bir hukuk sisteminde hiçbir yetki bu denetimden muaf olamaz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 330Soru

Hâkim Ahmet Bey, baktığı bir davada kanun koyucunun 'hakkaniyet' veya 'halin icabı' gibi kavramları kullanarak uyuşmazlığın çözümünü bilinçli bir şekilde yargısal değerlendirmeye bıraktığını görmüştür. Başka bir uyuşmazlıkta ise, söz konusu olaya uygulanabilecek hiçbir yazılı mevzuat hükmüne rastlamamış; yaptığı araştırmada bu konuda yerleşik bir örf ve âdet kuralının da bulunmadığını saptamıştır.

Buna göre, Hâkim Ahmet Bey'in karşılaştığı bu iki durumun hukuki niteliği ve bu süreçlerde kullanacağı yetki/yöntem eşleşmesi aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk (Takdir yetkisi) — Hukuk boşluğu (Hukuk yaratma)

Cevap

Hâkimin karşılaştığı ilk durum 'Kural içi boşluk' olup burada 'Takdir yetkisi' kullanılır; ikinci durum ise 'Hukuk boşluğu' olup burada 'Hukuk yaratma' yoluna gidilir.
Doğru cevap olan seçenek, hukuki terminolojiye tam uyum sağlar. Kanun koyucunun 'hakkaniyet' veya 'halin icabı' gibi terimlerle alanı bilinçli olarak boş bırakması 'kural içi boşluk'tur ve burada hâkim 'takdir yetkisi'ni kullanır. Hem yazılı hem yazısız kuralların bulunmadığı durum ise 'hukuk boşluğu'dur ve hâkim m.1 gereği 'hukuk yaratmak'la yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci senaryoyu analiz etme
Kanun koyucunun 'hakkaniyet' gibi ifadelerle bilerek boş bıraktığı alan 'Kural İçi Boşluk'tur.
Kanun koyucu somut olayın özelliklerine göre en adil kararın verilmesini istediğinde bu yetkiyi bilinçli olarak bırakır.
2
Birinci durumdaki yetkiyi belirleme
Hâkim bu durumda 'Takdir Yetkisi'ni kullanır.
Kural içi boşluklar hukuk yaratmayı değil, var olan çerçeve dahilinde değerlendirme yapmayı gerektirir.
3
İkinci senaryoyu analiz etme
Hem yazılı (mevzuat) hem de yazısız (örf ve âdet) kaynakların bulunmaması 'Hukuk Boşluğu'dur.
Kanun boşluğu sadece yazılı kaynakların eksikliğidir; hukuk boşluğu ise tüm pozitif hukuk kaynaklarının tükenmesidir.
4
İkinci durumdaki yetkiyi belirleme
Hâkim bu durumda 'Hukuk Yaratma' yetkisini kullanır.
Medeni Kanun m.1 uyarınca hâkim, hiçbir kaynak bulamazsa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir.

Anahtar Kavram

Hukukun Uygulanmasında Boşluk Türleri ve Hakimin Yetkileri

İpuçları

1
'Hakkaniyet' kelimesi kanunun hâkime tanıdığı bir serbestlik alanına işaret eder.

Daha Fazla Pratik

Gerçek ve gerçek olmayan boşluk ayrımı ile açık ve örtülü boşluk kavramlarını tekrar inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 331Soru

Bir apartman dairesinde geç saatte gürültü yaparak komşularını rahatsız eden bir kişiye karşı; komşularının onunla konuşmayı kesmesi veya bu davranışını ayıplaması "manevi yaptırım" olarak nitelendirilirken; aynı kişinin bu eylemi nedeniyle yetkili makamlarca "idari para cezasına" çarptırılması "maddi yaptırım" olarak kabul edilir.

Bu örnekten hareketle, hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kuralları gibi diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk kurallarının ihlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın uygulanması

Cevap

Hukuk kurallarının ihlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırımın uygulanması
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en temel fark yaptırımının niteliğidir. Diğer kuralların ihlali durumunda toplumdan dışlanma, kınanma veya vicdani rahatsızlık gibi 'manevi yaptırımlar' ile karşılaşılırken; hukuk kurallarının ihlali durumunda devletin cebir ve zorlama gücüyle desteklenen hapis, para cezası, tazminat veya zorla icra gibi 'maddi yaptırımlar' uygulanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü ve hukuk) ortak ve ayrışan noktalarını analiz edin.
Tüm kurallar toplumsal düzeni sağlamayı hedefler ancak tepki (yaptırım) biçimleri farklıdır.
Soruda verilen örnekte "ayıplama" ile "para cezası" arasındaki farkın kaynağını bulmak gerekir.
2
Maddi ve manevi yaptırım kavramlarını karşılaştırın.
Manevi yaptırım (ayıplama, dışlanma) toplum vicdanına dayanırken; maddi yaptırım (ceza, tazminat) devlet gücüne dayanır.
Hukuk kurallarını özel kılan, arkasında egemen gücün (devlet) zorlama yetkisinin bulunmasıdır.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının maddi yaptırımlı (müeyyideli) olma özelliği

İpuçları

1
Bir kurala uymadığınızda karşınıza polis, mahkeme veya icra dairesi çıkıyorsa bu hangi kural sistemidir?
2
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı kişiyi toplum içinde utandırmak veya dışlamakla sınırlıyken, hukuk kuralı doğrudan malınıza veya özgürlüğünüze dokunabilir.
3
Hukuk kuralını ayıran anahtar kelime 'devlet gücü' ve 'maddi yaptırım'dır.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türlerini (ceza, tazminat, zorla icra, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek bu kavramı derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 332Soru

Kanun koyucu tarafından bir hukuki meselenin bilerek ve isteyerek düzenlenmediği, çözümün somut olayın özelliklerine göre hâkimin takdir yetkisine bırakıldığı durumları ifade eden kavram aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk

Cevap

Kanun koyucunun bilerek bıraktığı ve hâkime takdir yetkisi tanıdığı boşluk türü kural içi boşluktur.
Kural içi boşluk, kanun koyucunun somut olayın özelliklerine göre en adil çözümün hâkim tarafından bulunmasını istediği için bilinçli olarak bıraktığı boşluktur. Bu durumda hâkim Medeni Kanun'un 4. maddesi uyarınca takdir yetkisini kullanır.

Adım Adım Çözüm

1
Boşluğun iradi olup olmadığını belirleyin.
Soruda boşluğun "bilerek ve isteyerek" bırakıldığı belirtilmiştir.
Kural içi boşluğu kural dışı boşluktan ayıran en temel özellik, kanun koyucunun bu boşluğu bilinçli olarak bırakmasıdır.
2
Hâkimin uyuşmazlığı çözme yöntemini analiz edin.
Hâkim burada "takdir yetkisini" kullanmaktadır.
Hâkim, hukuk yaratmak yerine kanun koyucunun kendisine bıraktığı çerçeve içerisinde uygun çözümü belirler.
3
Kavramları eşleştirin.
İradi boşluk + Takdir yetkisi = Kural içi boşluk.
Hukuk terminolojisinde bu tanım doğrudan kural içi boşluğa karşılık gelir.

Anahtar Kavram

Kural içi boşluk kavramı ve hâkimin takdir yetkisi

İpuçları

1
Boşluğun kanun koyucu tarafından 'bilerek' bırakılıp bırakılmadığına odaklanın.
2
Hâkimin bu boşluğu doldururken 'hukuk yaratma' değil, 'takdir yetkisi' kullandığını hatırlayın.
3
Kanun koyucunun ucu açık bıraktığı ve hâkime 'hakkaniyete göre karar ver' dediği boşluk türü kural içi boşluktur.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin kural içi boşlukta kullandığı 'takdir yetkisi' ile hukuk boşluğunda kullandığı 'hukuk yaratma' yetkisi arasındaki farkları inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 333Soru

Trafik kurallarını ihlal ederek kırmızı ışıkta geçen ve bu esnada başka bir araca çarparak maddi hasara yol açan bir sürücüye, trafik ekiplerince idari para cezası uygulanmış; ayrıca açılan dava sonucunda mahkemece karşı tarafın zararını ödemesine karar verilmiştir.

Bu olayda, mahkemenin sürücüyü karşı tarafın zararını karşılamaya mahkum etmesi aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisinin kapsamına girer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tazminat

Cevap

Mahkemenin karşı tarafın zararının ödenmesine karar vermesi 'tazminat' yaptırımıdır.
Tazminat, hukuka aykırı bir fiil sonucunda (bu olayda trafik kazası) başkasının mal veya şahıs varlığında meydana gelen zararın giderilmesi amacıyla uygulanan yaptırımdır. Soruda özellikle 'karşı tarafın zararının karşılanması' vurgulandığı için cevap tazminat olur.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki yaptırımları ayrıştırın.
İdari para cezası (kamu düzeni için) ve zararı karşılama (şahsi hak için) şeklinde iki yaptırım bulunmaktadır.
Yaptırımlar, ihlal edilen kuralın niteliğine ve sonucuna göre çeşitlenir.
2
Zararın giderilmesi kavramını analiz edin.
Bir kimsenin malvarlığında meydana gelen eksilmenin (maddi hasar) giderilmesi söz konusudur.
Hukuka aykırı bir eylemle verilen zararın giderilmesi doğrudan tazminatın tanımıdır.
3
Diğer yaptırım türleriyle karşılaştırın.
Para cezası 'ceza' iken, mahkemenin zararın ödetilmesi kararı 'tazminat'tır.
Tazminat, suçun karşılığı olan bir ceza değil, haksız fiilin mali bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Hukukun Yaptırım Türleri (Tazminat ve Ceza Farkı)

İpuçları

1
Yaptırımın amacına odaklanın; burada devletin değil, bir şahsın zararının giderilmesi söz konusudur.
2
Hukuka aykırı bir fiille birine zarar verildiğinde, bu zararın para veya başka bir yolla telafi edilmesi istenir.
3
Bir kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermek amacıyla uygulanan bu müeyyide türü, 'ceza'dan farklı olarak zarar görenin tatminini amaçlar.

Daha Fazla Pratik

Tazminatın türlerini (maddi ve manevi tazminat) araştırarak kavramı derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 334Soru

Hukuki işlemlerin hükümsüzlüğü konusunda; işlemin hukuk dünyasında varlık kazanabilmesi için gereken temel unsurların eksikliği 'yokluk' yaptırımına, bu unsurlar tamam olmasına rağmen geçerlilik şartlarındaki bir sakatlık ise 'mutlak butlan' yaptırımına yol açar.

Buna göre, aşağıda verilen durumlardan hangisi tabi olduğu hükümsüzlük türü bakımından diğerlerinden farklıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Resmi evlendirme memuru sıfatı bulunmayan bir kişinin huzurunda tarafların evlilik iradelerini açıklaması

Cevap

Resmi evlendirme memuru sıfatı bulunmayan bir kişinin huzurunda tarafların evlilik iradelerini açıklaması seçeneği 'yokluk' yaptırımına tabi olduğu için diğerlerinden ayrılır.
Doğru seçenek olan yetkili memur huzurunda yapılmayan evlilik işlemi, Türk hukukunda 'yokluk' yaptırımına tabi olan en tipik örnektir. Çünkü evlilik akdinin kurulabilmesi için bir kadın, bir erkek, yetkili bir evlendirme memuru ve karşılıklı irade beyanı gibi kurucu unsurlar şarttır. Bu unsurlardan biri eksik olduğunda işlem hukuk dünyasında hiç doğmamış kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki durumların kurucu unsurları içerip içermediğini analiz edin.
Evlendirme memuru olmayan bir durum, evliliğin kurucu unsurlarından (kadın, erkek, memur, irade beyanı) birinin eksik olduğunu gösterir.
Yokluk yaptırımı, işlemin en temel (kurucu) parçalarından birinin yokluğu durumunda ortaya çıkar.
2
Diğer seçeneklerdeki sakatlıkların niteliğini belirleyin.
Ehliyetsizlik, emredici kurala aykırılık, imkansızlık ve şekil eksikliği; kurucu unsurlar mevcut olsa dahi işlemin hukuk tarafından korunmasını engelleyen 'geçerlilik' sorunlarıdır.
Geçerlilik şartlarındaki bu tür ağır eksiklikler 'mutlak butlan' yaptırımına yol açar.
3
Yaptırım türlerini karşılaştırarak farklı olanı işaretleyin.
Bir seçenek 'yokluk' iken diğerleri 'mutlak butlan' kategorisindedir.
Hükümsüzlük türleri arasındaki sistematik farkın tespit edilmesi sorunun çözüm anahtarıdır.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerin Hükümsüzlük Türleri (Yokluk vs Mutlak Butlan)

İpuçları

1
İşlemin 'kurucu unsurları' ile 'geçerlilik şartları' arasındaki farka odaklanın.
2
Bir işlemin hukuk dünyasında hiç varlık kazanamaması (yokluk) ile ölü doğması (butlan) arasındaki ayrımı hatırlayın.
3
Evlendirme memuru huzurunda yapılmayan bir nikah ile ayırt etme gücü olmayan birinin memur huzurundaki nikahını karşılaştırın; hangisinde temel bir öge eksiktir?

Daha Fazla Pratik

Nisbi butlan (iptal edilebilirlik) ve tek taraflı bağlamazlık durumlarının hangi irade sakatlıklarında ortaya çıktığını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 335Soru

Türk hukuk sisteminde "Normlar Hiyerarşisi" (Kademeler Silsilesi), hukuk kurallarının birbiriyle olan altlık-üstlük ilişkisini ve uygulama önceliğini belirler. Bu sisteme göre, hiyerarşinin üst basamağında yer alan bir norm, alt basamaktaki normun geçerlilik kaynağıdır ve alt basamaktaki kural üsttekine aykırı olamaz.

Buna göre, 1982 Anayasası ve mevcut hukuk düzenlemeleri çerçevesinde normlar hiyerarşisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aynı konuda farklı hükümler içeren bir kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çelişmesi durumunda, kararnamenin daha sonra yürürlüğe girmiş olması şartıyla kararname hükümleri uygulanır.

Cevap

Kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin çelişmesi durumunda kararnamenin tarihine bakılmaksızın kanun hükmünün üstün tutulacağı ifadesi temel kuraldır; bu nedenle kararnamenin sonraki tarihli olması durumunda kararnamenin esas alınacağı yönündeki ifade yanlıştır.
Türk hukuk sisteminde kanunlar, olağan dönem Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden hiyerarşik olarak üstündür. Anayasa'nın 104. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, kanunlarda bulunan hükümler ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümleri çelişirse kanun hükümleri uygulanır. Bu durumda kararnamenin kanundan daha sonra yürürlüğe girmiş olması bu üstünlük ilişkisini değiştirmez.

Adım Adım Çözüm

1
Normlar hiyerarşisindeki sıralamayı hatırla.
Anayasa > Kanun/Antlaşma > CB Kararnamesi > Yönetmelik.
Kuralların birbirine olan üstünlüğünü belirlemek için hiyerarşik konumu bilmek gerekir.
2
Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi (CBK) arasındaki ilişkiyi analiz et.
Anayasa m. 104'e göre; kanun ile CBK çelişirse kanun uygulanır.
Hiyerarşik üstünlük (lex superior), zaman kuralından (lex posterior) önce gelir.
3
Seçenekleri bu bilgiler ışığında değerlendir.
Kanun ve CBK çelişkisinde tarihe bakılarak kararnamenin esas alınacağı bilgisi hiyerarşi ilkesine aykırıdır.
Alt basamaktaki bir kural (kararname), üst basamaktaki kuralın (kanun) önüne ancak aynı seviyede iseler zaman kuralıyla geçebilirdi; ancak burada seviye farkı vardır.

Anahtar Kavram

Hiyerarşik Üstünlük ve Kanun-CBK Çatışması

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisinde üstteki kural her zaman alttakinden önceliklidir.
2
Kanun ile Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi arasında bir altlık-üstlük ilişkisi olup olmadığını düşünün.
3
Anayasa'nın 104. maddesine göre, kanun ve kararnamenin çelişmesi halinde yürürlük tarihine bakılmaksızın hangi normun üstün geldiğini hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Olağanüstü Hal Cumhurbaşkanlığı Kararnamelerinin (OHAL CBK) normlar hiyerarşisindeki yerini ve yargısal denetimini inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 336Soru

Hukuk doktrininde; bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte olan yazılı normların tamamı 'Mevzu Hukuk', bu normlarla birlikte örf ve adet hukuku gibi yazısız kuralları da kapsayan bütün ise 'Pozitif Hukuk' (Müspet Hukuk) olarak tanımlanır. Bunlardan farklı olarak, toplumsal ihtiyaçlara ve adalet duygusuna en uygun olan, ulaşılması hedeflenen ve 'olması gereken' hukuk ise 'Tabii Hukuk' (Doğal/İdeal Hukuk) olarak adlandırılır.

Bu tanımlar ve kavramların birbirleriyle olan kapsam ilişkileri dikkate alındığında, hukuk türlerine dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk, Mevzu Hukuku kapsayan bir üst küme niteliğindeyken; Tabii Hukuk yürürlükteki hukukun dışında kalan, adaleti temel alan bir idealdir.

Cevap

Pozitif Hukuk, Mevzu Hukuku (yazılı kuralları) kapsayan daha geniş bir bütünlük arz ederken; Tabii Hukuk mevcut olanı değil, akıl ve adalete göre olması gereken ideal hukuku ifade eder.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan hem yazılı hem de yazısız tüm kuralları kapsar. Dolayısıyla sadece yazılı kuralları ifade eden mevzu hukuku kapsayan bir üst kümedir. Tabii hukuk ise mevcut düzenden bağımsız olarak, insan aklının ve adaletin gerektirdiği, ulaşılmak istenen ideal hukuk olduğu için pozitif hukuk sisteminin dışında bir 'ideal' olarak yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların kapsamlarını karşılaştırın.
Pozitif Hukuk = Yazılı + Yazısız; Mevzu Hukuk = Sadece Yazılı.
Mevzu hukukun pozitif hukukun bir alt kümesi olduğunu anlamak için.
2
Tabii hukukun niteliğini analiz edin.
Tabii Hukuk, yürürlükte (müspet) olan değil, ideal olan hukuktur.
Olan hukuk ile olması gereken hukuk arasındaki farkı netleştirmek için.
3
Küme ilişkisini kurun.
Mevzu Hukuk ⊂ Pozitif Hukuk; Tabii Hukuk ise bu sistemin dışındaki bir rehberdir.
Seçeneklerdeki mantıksal önermeleri doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Hukuk Türlerinin Kapsam ve Nitelik Ayrımı

İpuçları

1
Mevzu hukuk ve pozitif hukuk arasındaki temel farkın 'yazısız kurallar' (örf ve adet) olduğunu hatırlayın.
2
Hangisinin hangisini kapsadığını düşünün: Sadece yazılı olan mı daha geniştir, yoksa yazılı + yazısız olan mı?
3
Tabii hukukun 'olan' değil, 'olması gereken' ideal bir adalet ölçütü olduğunu ve yürürlükte olmadığını dikkate alın.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile tabii hukuk arasındaki çatışma durumunda hangi yaklaşımın üstün geleceğine dair doktrin tartışmalarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kavramları bir şema (Venn Şeması) gibi düşünün: En içte Mevzu Hukuk (Yazılı), onu çevreleyen Pozitif Hukuk (Yazılı+Yazısız) ve sistemin dışında parlayan bir yıldız olarak Tabii Hukuk (İdeal).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 337Soru

Hukuk düzeninde hak sahibine, hakkın konusu olan maddi veya maddi olmayan varlıklar üzerinde en geniş yetkileri veren ve toplumdaki istisnasız herkese karşı ileri sürülebilen hak türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak haklar

Cevap

Hakkın konusunu oluşturan varlık üzerinde geniş yetkiler veren ve herkese karşı ileri sürülebilen haklar mutlak haklardır.
Mutlak haklar, sahibine eşya veya kişiler üzerinde doğrudan doğruya hakimiyet sağlayan ve bu nedenle toplumdaki herkese karşı ileri sürülebilen haklardır. Mülkiyet hakkı, fikri haklar (telif gibi) ve kişilik hakları bu grubun en temel örnekleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Hakkın ileri sürülebileceği çevreyi belirlemek.
Soruda hakkın 'herkese karşı' ileri sürülebildiği belirtilmiştir.
Haklar, ileri sürülebilecekleri çevre bakımından mutlak ve nispi olarak ikiye ayrılır.
2
Mutlak ve nispi hak farkını analiz etmek.
Mülkiyet gibi haklar mutlak (herkese karşı), alacak gibi haklar nispi (sadece borçluya karşı) niteliktedir.
Hukuk düzeninde herkesin saygı göstermekle yükümlü olduğu haklar mutlak haklar kategorisindedir.

Anahtar Kavram

Mutlak ve Nispi Hak Ayrımı

İpuçları

1
Hakkın muhatabının kim olduğuna odaklanın: Sadece bir kişi mi yoksa toplumdaki herkes mi?
2
Mülkiyet hakkınızın olduğunu düşünün; bu hakkı sadece bir komşunuza karşı mı yoksa tüm dünyaya karşı mı savunursunuz?

Daha Fazla Pratik

Mutlak hakların alt türleri olan 'ayni haklar' ve 'kişilik hakları' arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 338Soru

Hukuki işlemlerin hükümsüzlüğü rejiminde; işlemin kurucu unsurlarının (taraflar, irade beyanı, konu) tamamlanmış olmasına rağmen, işlemin içeriğinin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması durumunda "Mutlak Butlan" yaptırımı gündeme gelir.

Buna göre, Mutlak Butlan ile sakatlanmış bir hukuki işlemi "Yokluk" yaptırımından ayıran temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İşlemin kurucu unsurlarının tamamlanmış olması

Cevap

Mutlak Butlan ile sakatlanmış bir işlemi Yokluk'tan ayıran temel özellik, Mutlak Butlan'da işlemin kurucu unsurlarının mevcut olmasıdır.
Mutlak Butlan yaptırımında, bir hukuki işlemin meydana gelmesi için gereken 'kurucu unsurlar' (taraflar, irade beyanı, resmi memur vb.) mevcuttur. Ancak işlemin konusu emredici hukuk kurallarına, ahlaka veya kamu düzenine aykırı olduğu için hukuk sistemi bu işleme geçerlilik tanımaz. Yokluk'ta ise işlemin en başından beri bir unsuru eksiktir ve işlem hukuk aleminde hiç doğmamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Yokluk kavramını analiz etme
Yokluk, hukuki işlemin kurucu unsurlarından birinin eksik olması durumudur (Örn: Resmi memur önünde yapılmayan evlilik).
Hükümsüzlük türlerinin ayrım noktalarını belirlemek için tanımlardan başlanmalıdır.
2
Mutlak Butlan kavramını analiz etme
Mutlak Butlan, kurucu unsurlar tam olsa da işlemin içeriğinin emredici kurallara aykırı olmasıdır (Örn: Kardeşlerin evlenmesi).
Geçersizliğin nedenini (kurucu unsur eksikliği mi yoksa kural ihlali mi) tespit etmek gerekir.
3
Ortak ve farklı özellikleri karşılaştırma
Her iki yaptırımda da hakim re'sen dikkate alır, icazetle düzelmez ve herkes ileri sürebilir. Tek temel fark kurucu unsurların varlığıdır.
Seçeneklerdeki benzerlikleri eleyerek ayırt edici unsura ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerin Hükümsüzlüğü (Yokluk vs. Mutlak Butlan)

İpuçları

1
Yokluk'ta işlemin 'is skeleti' eksiktir; Mutlak Butlan'da ise iskelet tamdır ama ruhu (içeriği) yasaktır.
2
Hakimin kendiliğinden dikkate alması veya herkesin ileri sürebilmesi gibi özellikler her iki durum için de geçerli olan 'kamu düzeni' sonuçlarıdır.
3
Evlendirme memuru olmadan yapılan bir evlilik ile, amca ile yeğen arasındaki resmi evliliği düşünün. Hangisinde kurucu unsurlar tamdır?

Daha Fazla Pratik

Mutlak Butlan ile Nispi Butlan (İptal Edilebilirlik) arasındaki farkları (irade sakatlığı durumları) inceleyiniz.

Alternatif Yöntem

İşlemin 'oluşum aşaması' (kurucu unsurlar) ile 'geçerlilik aşaması' (emredici kurallar) arasındaki farka odaklanarak sonuca gidilebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 339Soru

Toplumsal yaşamı düzenleyen kurallar ihlal edildiğinde karşılaşılan tepkiye yaptırım (müeyyide) denir. Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı 'manevi' nitelikteyken, hukuk kurallarının yaptırımı devlet gücüyle desteklenen 'maddi' bir nitelik taşır. Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde, toplumsal düzeni sağlayan kuralın ihlali sonucunda karşılaşılan yaptırım 'maddi yaptırım' niteliği taşır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir başkasının malına zarar veren kişinin mahkeme kararıyla bu zararı tazmin etmeye zorlanması

Cevap

Bir başkasının malına zarar veren kişinin mahkeme kararıyla bu zararı tazmin etmeye zorlanması
Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olarak kamu gücüyle desteklenir. Bir zararın mahkeme kararıyla karşılanması (tazminat), kişinin mal varlığı üzerinde devlet eliyle gerçekleştirilen bir zorlama olduğu için 'maddi yaptırım' niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki kuralların türünü belirleyin.
Seçeneklerde görgü (kınama), ahlak (güvenilmezlik), din (günahkar sayılma) ve hukuk (tazminat) kurallarına yönelik örnekler bulunmaktadır.
Yaptırımın türü (maddi/manevi), ihlal edilen sosyal düzen kuralının niteliğine bağlıdır.
2
Yaptırımın arkasındaki gücü analiz edin.
Kınama, dışlanma ve günahkar sayılma toplumsal veya içsel tepkilerdir. Tazminat ise mahkeme kararıyla devlet gücü (cebir) kullanılarak gerçekleştirilir.
Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran en temel fark, yaptırımının devlet gücüyle desteklenen maddi bir güç olmasıdır.
3
Maddi yaptırım tanımına uyan seçeneği işaretleyin.
Tazminat, hapis, ceza, zorla icra ve hükümsüzlük gibi sonuçlar maddi yaptırım kapsamında değerlendirilir.
Hukuki yaptırımlar (tazminat gibi) maddi yaptırımın en belirgin örnekleridir.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarının diğer sosyal düzen kurallarından ayrılan temel farkı, devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma (müeyyide) sahip olmasıdır.

İpuçları

1
Yaptırımın maddi olması demek, arkasında devletin zorlayıcı gücünün (cebir) olması demektir.
2
Din, ahlak ve görgü kurallarına uymadığınızda hapse girmez veya devlet zoruyla para ödemezsiniz; ancak hukuk kurallarında bu mümkündür.
3
Seçeneklerdeki olaylardan hangisi bir davanın konusu olabilir ve devlet memurları (icra, polis) aracılığıyla sonuçlandırılır?

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) daha detaylı inceleyerek aralarındaki farkları öğrenin.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 340Soru

Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan; "Hâkim, kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı buyurduğu konularda, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir." hükmü, hukuk sistemimizde aşağıdaki boşluk türlerinden hangisinin varlığına ve doldurulma yöntemine işaret etmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk

Cevap

Kural içi boşluk
Kural içi boşluk, kanun koyucunun bir hukuki meselenin çözümünü genel ve soyut kurallarla önceden belirlemek yerine, somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi için bilerek hâkimin takdirine bıraktığı alanlardır. Medeni Kanun'un 4. maddesi, hâkime bu takdir yetkisini tanıyan temel dayanaktır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun metnindeki ifadeleri analiz et.
"Takdir yetkisi", "durumun gerekleri" ve "haklı sebepler" ifadeleri tespit edildi.
Bu kavramlar kanun koyucunun meseleyi ucu açık bıraktığını gösterir.
2
Boşluğun bilinçli mi yoksa bilinçsiz mi bırakıldığını belirle.
Kanun koyucu bu alanı bilerek hâkime bırakmıştır.
Kanun maddesinin kendisi hâkimi yetkilendiriyorsa bu 'bilinçli' bir boşluktur.
3
Tanımlanan boşluk türünü isimlendir.
Kural içi boşluk.
Kanun koyucunun bilerek bıraktığı ve hâkimin takdir yetkisiyle doldurduğu boşluk kural içi boşluktur.

Anahtar Kavram

Hâkimin takdir yetkisi ile doldurduğu bilinçli boşluk türü

İpuçları

1
Boşluğun kanun koyucu tarafından 'bilerek ve isteyerek' mi yoksa 'hataen' mi bırakıldığını düşünün.
2
"Takdir yetkisi" kavramı hangi boşluk türünü doldurmak için kullanılan bir araçtır?
3
Kanun maddesi içerisinde yer alan bu 'bilinçli' boşluk, kuralın kendisi tarafından öngörüldüğü için kuralın 'dışında' değil, 'içindedir'.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin kural içi boşluğu doldururken 'takdir yetkisini', hukuk boşluğunu doldururken ise 'hukuk yaratma' yetkisini kullandığını unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 17 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 17 | Examkin