Hukukun Temel Kavramları

514 soru

Soru 361Soru

Hukuk doktrininde yer alan temel hukuk türleri ve bu türlerin kapsamlarına ilişkin aşağıdaki tablo oluşturulmuştur:

Hukuk TürüKapsamı
Tabii (İdeal) HukukAdalet anlayışına dayanan, olması gereken hukuktur.
XBir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarıdır.
YSadece yetkili makamlarca konulmuş, yürürlükteki yazılı hukuk kurallarının bütünüdür.

Buna göre, tabloda X ve Y ile belirtilen yerlere gelmesi gereken kavramlar aşağıdakilerden hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: X: Pozitif Hukuk - Y: Mevzu Hukuk

Cevap

X harfi Pozitif Hukuku, Y harfi ise Mevzu Hukuku temsil etmektedir.
Pozitif hukuk, bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte olan yazılı ve yazısız tüm kuralları kapsayan en geniş kavramdır. Mevzu hukuk ise bu bütünün içindeki sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı kuralları (anayasa, kanun vb.) ifade eder. Dolayısıyla X pozitif hukuku, Y ise mevzu hukuku tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
X tanımını analiz etme
X; hem yazılı kuralları hem de yazısız (örf ve adet) kuralları kapsayan yürürlükteki 'Pozitif Hukuk'tur.
Pozitif hukuk, bir toplumda belirli bir dönemde uygulanan tüm kuralları (yazılı + yazısız) içine alır.
2
Y tanımını analiz etme
Y; sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı kuralları kapsayan 'Mevzu Hukuk'tur.
Mevzu hukuk (mevzuat), pozitif hukukun içindeki sadece yazılı olan kısmı ifade eder.
3
Eşleştirmeyi tamamlama
X: Pozitif Hukuk ve Y: Mevzu Hukuk eşleşmesi doğru cevaptır.
Kavramların tanımları hukuk doktrinindeki bu ayrıma dayanmaktadır.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsamları (Pozitif vs Mevzu)

İpuçları

1
Pozitif hukuk 'müspet hukuk' olarak da bilinir ve yürürlükteki her şeyi (yazılı+yazısız) kapsar.
2
Mevzu hukuk, 'mevzuat' kelimesinden gelir ve sadece yetkili bir makam tarafından yazılı hale getirilmiş kurallardır.
3
Tanımlarda X hem yazılı hem yazısız kuralları, Y ise sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı kuralları aramaktadır.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile ideal (tabii) hukuk arasındaki çatışma durumunda yargıcın hangi kurala üstünlük tanıması gerektiğine dair doktrin tartışmalarını inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Pozitif Hukuk = Mevzu Hukuk (Yazılı) + Örf ve Adet Hukuku (Yazısız) formülünü kullanarak tanımın hangi kavrama denk geldiğini bulabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 362Soru

Hukuk uygulamasında, bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte bulunan ve yetkili makamlarca usulüne uygun şekilde konulmuş yazılı hukuk kuralları ile toplumda kendiliğinden oluşup hukuk düzenince tanınan yazısız hukuk kurallarının (örf ve adet hukuku) oluşturduğu bütünü analiz eden bir hukukçu için; 'pozitif hukuk' ve 'mevzu hukuk' kavramları arasındaki kapsam ilişkisiyle ilgili ulaşılabilecek en isabetli çıkarım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif hukuk, mevzu hukuku da içine alan daha geniş bir kümedir; çünkü mevzu hukuk sadece yazılı kuralları kapsarken, pozitif hukuk yazılı ve yazısız tüm yürürlükteki kuralları kapsar.

Cevap

Pozitif hukuk, mevzu hukuku da kapsayan daha geniş bir kümedir; çünkü mevzu hukuk sadece yazılı kuralları, pozitif hukuk ise hem yazılı hem de yazısız (örf-adet) kuralları içerir.
Pozitif hukuk, bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan hukuk kurallarının tamamıdır ve hem yazılı (mevzu) hem de yazısız (örf-adet) kuralları kapsar. Mevzu hukuk ise sadece yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak konulan yazılı kuralları ifade eder. Bu durumda, pozitif hukuk mevzu hukuku kapsayan daha geniş bir kategoridir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlarını belirle.
Pozitif Hukuk = Yazılı Kurallar + Yazısız Kurallar (Yürürlükte olan). Mevzu Hukuk = Sadece Yazılı Kurallar (Yetkili makamca konulan).
Kavramlar arasındaki kapsam farkını anlamak için tanımlardan yola çıkılmalıdır.
2
Kapsam ilişkisini (küme mantığıyla) kur.
Pozitif Hukuk kümesi, Mevzu Hukuk kümesini kapsar. Aradaki fark 'Yazısız Kurallar'dır.
Mevzu hukuk, pozitif hukukun bir alt dalıdır.
3
Seçeneklerdeki tanımları ve ilişkileri doğrula.
Seçeneklerde pozitif hukukun daha geniş olduğunu ve yazısız kuralları da içerdiğini belirten ifade doğrudur.
Hatalı seçenekler genelde bu iki kavramın yerini değiştirir veya tabii hukukla karıştırır.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsamları

İpuçları

1
Hukuk türlerini 'yürürlükte olma' ve 'kaynak (yazılı/yazısız)' kriterlerine göre düşünün.
2
Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki en temel fark, toplumda kendiliğinden oluşan 'örf ve adet' kurallarının hangi başlık altında sayıldığıdır.
3
Mevzu hukuk (Mevzuat) = Sadece Yazılıdır. Pozitif Hukuk = Yazılı + Yazısızdır. Hangisi diğerini kapsar?

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ve Mevzu hukuk ayrımını öğrendikten sonra, yürürlükten kalkmış olan 'Tarihi Hukuk' ve olması beklenen 'Tabii Hukuk' kavramlarını karşılaştıran sorular çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 363Soru

Hukuki işlemlerin hükümsüzlük halleri doktrinde ve uygulamada çeşitli ölçütlere göre tasnif edilmektedir. Bu tasniflerden birinde işlemin "kurucu unsurlarındaki eksiklik" ile "geçerlilik şartlarındaki emredici kurallara aykırılık" temel ayrım noktasını oluşturur. Birinci durumda işlem hukuk aleminde hiçbir zaman varlık kazanmazken, ikinci durumda işlem kurucu unsurları tam olsa dahi emredici kurallara aykırılık nedeniyle "ölü doğmuş" kabul edilir.

Buna göre, aşağıdaki hukuki uyuşmazlıkların hangisinde, mahkemenin işlemin kurucu unsurlarındaki bir eksiklik nedeniyle davanın her aşamasında ve herhangi bir süreye bağlı olmaksızın "yokluk" tespitinde bulunması gerekir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evlenme iradelerinin, kanunen yetkilendirilmiş bir evlendirme memuru bulunmaksızın, sadece şahitler huzurunda veya yetkisiz bir şahıs önünde açıklanması

Cevap

Resmi bir evlendirme memuru bulunmaksızın yapılan evlilik iradesi açıklamaları, kurucu unsur eksikliği nedeniyle yokluk ile maluldür.
Türk hukukunda evlenme akdinin kurucu unsurlarından biri, tarafların iradelerini 'yetkili bir evlendirme memuru' önünde beyan etmeleridir. Bu kurucu unsurun eksikliği (örneğin sadece dini bir törenle veya yetkisiz biri önünde yapılması), işlemin hukuk aleminde hiç oluşmadığı, yani 'yokluk' ile malul olduğu anlamına gelir.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin kurucu unsurlarını analiz et.
Evlenme işleminin gerçekleşebilmesi için karşı cins iki tarafın, yetkili evlendirme memuru önünde iradelerini açıklamaları gerekir.
Kurucu unsurlardan birinin (yetkili memur) eksikliği işlemi 'yokluk' kapsamına sokar.
2
Yokluk ve Mutlak Butlan ayrımını yap.
Yoklukta işlem hiç doğmazken, mutlak butlanda işlem doğar ancak emredici kurallara aykırılık nedeniyle hukuki sonuç doğuramaz.
Yetkisiz makam önünde yapılan evlilikte, hukuk düzeni işlemi bizzat 'yok' sayar.
3
Diğer seçenekleri ele.
Akraba evliliği veya ehliyetsizlik durumlarında memur mevcuttur ancak 'içerik/şart' hukuka aykırıdır (Butlan).
Sadece yetkili memurun yokluğu senaryosu kesin olarak 'yokluk' yaptırımına örnektir.

Anahtar Kavram

Hukuki işlemlerin kurucu unsurlarının (taraflar, irade beyanı, konu, resmi makamın katılımı gibi) eksik olması durumunda işlem 'yokluk' ile maluldür.

İpuçları

1
Bir işlemin 'yokluk' sayılması için, o işlemin binasını oluşturan temel taşlardan (kurucu unsurlardan) birinin hiç olmaması gerekir.
2
Evlenme işleminde 'resmi memur' bir geçerlilik şartı değil, bizzat işlemin varlık sebebidir.
3
Ehliyetsizlik ve ahlaka aykırılık gibi durumlar işlemi 'yok' etmez, 'geçersiz' (butlan) kılar; ancak memursuz nikah işlemi hukuk sistemine göre hiç 'doğmamıştır'.

Daha Fazla Pratik

Mutlak butlan ve Nispi butlan arasındaki 'hakimin resen dikkate alması' farkını inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Şu formülü kullanabilirsiniz: 'İrade açıklaması var mı? Evet. Taraflar var mı? Evet. Kanuni temsilci/memur katılımı şart olan işlemlerde o makam var mı? Hayır ise -> YOKLUK.'
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 364Soru

Hukuka aykırı bir idari işlemin, idari yargı yerleri (mahkemeler) tarafından iptal davası sonucunda ortadan kaldırılması ve işlemin tüm sonuçlarıyla sona ermesi şeklinde uygulanan yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İptal

Cevap

İdari işlemlerin hukuka aykırılık nedeniyle yargı yoluyla ortadan kaldırılması 'İptal' yaptırımıdır.
İptal yaptırımı, kamu otoritesinin hukuka aykırı şekilde gerçekleştirdiği tek taraflı idari işlemlerin (örneğin haksız bir disiplin cezası veya hukuka aykırı bir inşaat ruhsatı) yargı yoluyla geçersiz kılınması ve hukuk aleminden tamamen silinmesi sürecini tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin niteliğini belirleyin.
Soru kökünde belirtilen işlem bir 'idari işlem'dir (Belediye ruhsatı, memur ataması vb. gibi).
Yaptırım türünü doğru belirlemek için işlemin hangi hukuk dalına ait olduğunu anlamak gerekir.
2
Kararı veren organı analiz edin.
İşlem 'idari yargı' (İdare Mahkemesi, Danıştay vb.) tarafından denetlenmektedir.
İdari yargının temel müdahale aracı iptal kararıdır.
3
Sonucu değerlendirin.
İşlemin tüm sonuçlarıyla ortadan kalkması ve hiç yapılmamış sayılması durumunu ifade eden kavram seçilir.
Bu tanım doğrudan 'İptal' yaptırımına karşılık gelir.

Anahtar Kavram

İptal (İdari Yaptırım)

İpuçları

1
Bu yaptırım türü yalnızca 'idari işlemler' (kamu kurumlarının işlemleri) için söz konusudur.

Daha Fazla Pratik

İdari işlemlerin ortadan kaldırılması (İptal) ile özel hukuk sözleşmelerinin geçersizliği (Butlan) arasındaki farkları çalışarak kavramsal netlik sağlayabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Soru kökünde 'İdari yargı' ve 'İdari işlem' ifadelerini gördüğünüzde, yaptırımın 'İptal' veya 'Tam yargı (Tazminat)' davası sonucunda geleceğini, işlemin ortadan kaldırılması deniliyorsa cevabın 'İptal' olduğunu hatırlayabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 365Soru

Hukuk sistemimizde bir hukuki işlemin kurucu unsurlarından en önemlisi 'irade beyanı'dır. Bir kimsenin, ağır maddi cebir (fiziki güç kullanılarak elinin zorla tutulup imzaya zorlanması) veya hipnoz altındayken gerçekleştirdiği iddia edilen bir işleme, irade beyanının hiç oluşmamış kabul edilmesi nedeniyle uygulanacak hukuki yaptırım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yokluk

Cevap

Maddi cebir veya hipnoz gibi durumlarda 'irade beyanı' unsuru hiç oluşmadığından, bu tür işlemler 'yokluk' yaptırımına tabidir.
Hukuki işlemin kurucu unsurlarından biri olan 'irade beyanı'nın, maddi cebir veya hipnoz gibi bilinçsizlik hallerinde hiç oluşmadığı kabul edilir. Kurucu unsuru eksik olan işlemler hukuk aleminde hiç varlık kazanmaz, yani yok hükmündedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki hukuki unsurun niteliğini belirle.
Maddi cebir (fiziksel zorlama), kişinin kendi iradesiyle bir beyanda bulunmasını engeller; irade beyanı hiç oluşmaz.
Bir işlemin var olabilmesi için kurucu unsurların (taraflar, irade beyanı, konu) mevcut olması şarttır.
2
Kurucu unsur eksikliğinin yaptırımını tespit et.
Kurucu unsurlardan birinin (burada irade beyanı) eksik olması, işlemin 'yokluk' ile malul olmasına neden olur.
Hukuk sisteminde yokluk, işlemin kağıt üzerinde görünse bile hukuk aleminde hiç doğmaması demektir.
3
Butlan türleri ile karşılaştır.
Eğer kişi korkutulsaydı (manevi cebir) irade var ama sakat olurdu (Nispi Butlan). Eğer işlem kanuna aykırı olsaydı Mutlak Butlan olurdu.
Yaptırım türlerini ayırt etmek için kurucu unsurların tam olup olmadığına bakılmalıdır.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerde Yokluk ve İrade Beyanı İlişkisi

İpuçları

1
Bir işlemin hukuk aleminde 'doğabilmesi' için gereken temel parçalara kurucu unsurlar denir.
2
Eğer bir kişi kendi elini hareket ettiremiyorsa ve bir başkası zorla imza attırıyorsa, orada bir 'beyan' var mıdır?
3
Kurucu unsurun hiç olmaması durumunda işlem 'ölü doğmuş' kabul edilir ve bu yaptırıma yokluk denir.

Daha Fazla Pratik

Maddi cebir (yokluk) ile manevi cebir (nispi butlan) arasındaki farkı pekiştirmek için ikrah (korkutma) senaryolarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 366Soru

Türk hukuk sisteminde, kanun koyucu tarafından bir meselenin bilerek ve isteyerek düzenlenmediği; ancak uyuşmazlığın çözümünün 'hakkaniyet', 'haklı sebepler' veya 'halin icabı' gibi esnek ve genel nitelikli kavramlar aracılığıyla hâkimin somut olayı değerlendirme yetkisine bırakıldığı durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kural içi boşluk - Hâkimin takdir yetkisini kullanması

Cevap

Kural içi boşluk ve hâkimin takdir yetkisini kullanması
Kural içi boşluk, kanun koyucunun uyuşmazlığın çözümünü somut olayın özelliklerine göre belirlemesi için bilerek ve isteyerek hâkime bıraktığı bir alandır. Kanunda hüküm vardır ancak bu hüküm 'hakkaniyet', 'haklı sebep' gibi esnek kavramlarla ifade edilmiştir. Hâkim bu durumda kanun koyucunun yerine geçip hukuk yaratmaz, aksine kanun koyucunun kendisine tanıdığı takdir yetkisini kullanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kanun koyucunun iradesini analiz etme
Kanun koyucunun meseliyi 'bilerek ve isteyerek' düzenlemediği tespit edilir.
Bu ifade bizi doğrudan kural içi boşluk kavramına götürür.
2
Kullanılan kavramları inceleme
'Hakkaniyet', 'haklı sebepler' gibi ifadelerin hâkime hareket alanı sağladığı görülür.
Esnek kavramlar, hâkimin somut olayın özelliklerine göre karar vermesi için tasarlanmıştır.
3
Hâkimin hukuki rolünü belirleme
Hâkimin bu durumda 'takdir yetkisi' kullandığı sonucuna varılır.
Kural içi boşluklarda hâkim hukuk yaratmaz, kanun koyucunun çizdiği sınırlar içinde takdirini kullanır.

Anahtar Kavram

Kural içi boşluk, kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşluktur ve hâkim burada takdir yetkisini kullanır.

İpuçları

1
Boşluğun kanun koyucu tarafından 'bilerek mi' yoksa 'istemeden mi' bırakıldığına dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Hukuk boşluğu ile kanun boşluğu arasındaki farkı netleştirmek için Medeni Kanun'un 1. maddesini tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 367Soru

Türk hukuk sisteminde hâkimin uyuşmazlıkları çözerken karşılaştığı boşluk türleri ve bu boşlukları doldurma yöntemlerine ilişkin;

I. Kanun koyucunun bir konuyu bilerek düzenlemediği ve çözümün somut olayın özelliklerine göre belirlenmesini hâkime bıraktığı durumlarda 'kural içi boşluk' söz konusudur ve hâkim bu boşluğu hukuk yaratarak doldurur.
II. Somut uyuşmazlığa uygulanacak ne yazılı bir kuralın ne de örf ve âdet hukuku kuralının bulunması durumunda 'hukuk boşluğu' oluşur; bu durumda hâkim 'hukuk yaratma' yetkisini kullanır.
III. Kanunda bir hüküm bulunmasına rağmen, bu hükmün lafzı itibarıyla olaya uygulanmasının kanunun amacıyla bağdaşmadığı veya adaletsiz sonuçlar doğurduğu durumlarda 'örtülü boşluk' mevcuttur.

Yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Hukuk boşluğu ve örtülü boşluk tanımlarının yer aldığı II ve III numaralı öncüller doğrudur.
Hukuk boşluğu, bir mesele hakkında uygulanacak ne yazılı ne de yazısız bir kuralın bulunmamasıdır ve Medeni Kanun madde 1 uyarınca hâkim bu durumda hukuk yaratır. Örtülü boşluk ise kanunda bir hüküm bulunmasına rağmen, bu hükmün kapsamının adaletsiz sonuçlar doğuracak kadar geniş olmasıdır (lafzi uygulama yerine amaca uygun sınırlama gerektirir).

Adım Adım Çözüm

1
Kural içi boşluk kavramını analiz etme
Hâkim kural içi boşlukta 'takdir yetkisini' kullanır; 'hukuk yaratma' sadece hukuk boşluğunda (yazılı ve yazısız kaynak yoksa) söz konusudur.
Birinci öncülün hatalı olduğunu saptamak için bu ayrım kritiktir.
2
Hukuk boşluğu tanımını doğrulama
Hukuk boşluğu, hem yazılı (kanun) hem de yazısız (örf-âdet) kaynaklarda bir kural bulunmamasıdır.
İkinci öncülün doğruluğunu teyit etmek.
3
Örtülü boşluk kavramını değerlendirme
Örtülü boşluk (istisnai boşluk), kuralın lafzının çok geniş olması nedeniyle amaca aykırı sonuç doğurmasıdır.
Üçüncü öncülün doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Hâkimin Hukuk Yaratması ve Boşluk Türleri Arasındaki Farklar

İpuçları

1
Hâkimin 'hukuk yaratma' yetkisi sadece hem yazılı hem de yazısız kaynaklar tükendiğinde devreye girer.
2
Kural içi boşlukta kanun koyucu bilerek bir kapı bırakmıştır; burada hâkim kanun koyucunun yerine geçmez, sadece ona verilen yetkiyi (takdir) kullanır.
3
Örtülü boşluk, kanun metninin sözü (lafzı) ile ruhu (özü/amacı) arasındaki çelişkiden doğan bir 'istisnai' boşluk türüdür.

Daha Fazla Pratik

Hâkimin hukuk yaratırken uyması gereken sınırlamaları (üst normlara bağlılık gibi) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 368Soru

Karayolları Trafik Kanunu'na aykırı hareket eden bir sürücüye, yetkili makamlarca idari para cezası uygulanması veya ehliyetine el konulması, bu kuralın ihlali karşısında devletin meşru zorlama gücünü kullanmasıdır. Bu durum, hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kuralları gibi diğer sosyal düzen kurallarından ayıran hangi temel kavram ile ifade edilmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maddi yaptırım

Cevap

Hukuk kurallarının diğer sosyal düzen kurallarından ayrılmasını sağlayan, devlet gücüyle desteklenen zorlayıcı tepkiye 'maddi yaptırım' denir.
Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından (din, ahlak, görgü) farklı olarak arkasında 'kamu gücü' (devlet gücü) bulundurur. Bu güç sayesinde, kurallara uymayanlara karşı hapis, para cezası, tazminat veya cebri icra gibi somut ve zorlayıcı yaptırımlar uygulanır. Literatürde bu durum 'maddi yaptırım' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını sınıflandır.
Toplumda din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları bir arada bulunur.
Soruda sorulan farkı anlayabilmek için önce kural türlerini belirlemek gerekir.
2
Hukuk kuralının ihlalinde devreye giren mekanizmayı analiz et.
Hukuk kuralı çiğnendiğinde karşısında toplumun tepkisini değil, devletin yetkili organlarını ve gücünü (polis, mahkeme vb.) bulur.
Hukuku diğerlerinden ayıran en belirgin nitelik yaptırımın kaynağıdır.
3
Yaptırımın niteliğini tanımla.
Devletin cebir kullanarak uyguladığı hapis, para cezası veya hak kısıtlaması gibi somut sonuçlar 'maddi yaptırım' kavramı altında toplanır.
Din ve ahlak kurallarının yaptırımı sadece ruhsal veya toplumsal baskı (manevi) iken hukukunki somuttur.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark, yaptırımın niteliğinin 'maddi' olmasıdır.

İpuçları

1
Din ve ahlak kurallarının yaptırımı 'soyut' iken hukuk kurallarının yaptırımı 'somut' bir nitelik taşır.
2
Bu yaptırım türünde, kurala uymayan kişiye devletin yetkili organları aracılığıyla fiziksel veya mali bir zorlama uygulanır.
3
Kelimelerin anlamını düşünün: 'Maddi' somut olanı, 'Manevi' ise soyut ve ruhsal olanı temsil eder.

Daha Fazla Pratik

Diğer yaptırım türlerini (hükümsüzlük, yokluk, butlan) çalışarak yaptırım konusunu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 369Soru

Bir hukuk reformu çalışma grubunun hazırladığı ön rapor metninde şu ifadeler yer almaktadır:

- I. Sadece yetkili makamlarca yürürlüğe konulmuş olan yazılı kurallar bütünü.
- II. Bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte bulunan yazılı ve yazılı olmayan kuralların tamamı.
- III. İnsan aklıyla ulaşılan, olması gereken, adaleti temel alan ideal kurallar.

Raporda yer alan bu tanımlar, hukuk bilimindeki hangi kavramlarla sırasıyla örtüşmektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Mevzu Hukuk - Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk sıralaması doğrudur.
Hukuk türleri arasındaki temel fark, kapsam ve kaynağa dayanır. Sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kuralların toplamına 'mevzu hukuk' denir. Bu yazılı kurallara toplumdaki yazılı olmayan kuralların (örf ve adet hukuku) eklenmesiyle 'pozitif hukuk' (müspet hukuk) oluşur. İnsan aklının öngördüğü, her zaman ve her yerde geçerli olması beklenen adalet odaklı kurallara ise 'tabii hukuk' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
I. maddedeki 'sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kurallar' tanımını analiz etmek.
Bu tanım Mevzu Hukuk kavramına karşılık gelir.
Mevzu hukuk, anayasa, kanun, yönetmelik gibi sadece yazılı metinleri kapsar.
2
II. maddedeki 'yazılı ve yazılı olmayan tüm kurallar' ifadesini değerlendirmek.
Bu ifade Pozitif (Müspet) Hukuk kavramını tanımlar.
Pozitif hukuk, bir ülkede fiilen uygulanan yazılı kuralların yanına örf ve adet hukukunu da ekleyen geniş bir kavramdır.
3
III. maddedeki 'akıl, adalet ve ideal olan' vurgusunu yorumlamak.
Bu tanım Tabii (Doğal/İdeal) Hukuk kavramını karşılar.
Tabii hukuk, mevcut olanı değil, olması gerekeni hedefleyen hukuk türüdür.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsam Farkları

İpuçları

1
Yazılı kurallar ile 'yazılı + yazılı olmayan' kuralların toplamı arasındaki ayrımına dikkat edin.
2
Pozitif hukuk kavramı, mevzu hukuku da içine alan daha geniş bir kümedir.
3
İdeal olan, olması gereken hukuk her zaman 'tabii' (doğal) hukuktur.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile tabii hukuk arasındaki çatışma durumunda 'hukuki güvenlik' ve 'adalet' ilkelerinin nasıl dengelendiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 370Soru

Bir hukuk kurultayında sunulan tebliğde şu ifadelere yer verilmiştir: "Hukuk uygulayıcıları uyuşmazlıkları çözerken sadece anayasa, kanun ve yönetmelik gibi yetkili makamlarca yazılı hale getirilmiş metinlere değil; aynı zamanda toplumun vicdanından süzülüp gelen ve devlet tarafından kabul gören yazısız geleneklere de başvururlar. Bununla birlikte, yürürlükteki hukuk her ne kadar bağlayıcı olsa da, her zaman adaleti ve insan haklarını en üst seviyede gerçekleştirmeyi amaçlayan bir ideal hukuk anlayışı da mevcudiyetini korur."

Bu tebliğde geçen "yazılı ve yazısız kuralların bütünü" ile "adaleti amaçlayan ideal hukuk" kavramları sırasıyla aşağıdakilerin hangisinde doğru ifade edilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif Hukuk - Tabii Hukuk

Cevap

Yazılı ve yazısız tüm yürürlükteki kuralları kapsayan kavram Pozitif Hukuk, adaleti hedefleyen ideal hukuk ise Tabii Hukuktur.
Pozitif hukuk (müspet hukuk), bir ülkede belirli bir dönemde yürürlükte olan, hem yetkili makamlarca konulmuş yazılı kuralları (anayasa, kanun vb.) hem de toplumda uygulanan ve devletçe tanınan yazısız kuralları (örf ve adet hukuku) kapsayan en geniş yürürlükteki hukuk kavramıdır. Tabii hukuk (doğal/ideal hukuk) ise olanı değil, olması gerekeni ifade eden; adaleti, insan haklarını ve aklı temel alan ideal hukuk anlayışıdır. Tebliğdeki tanımlar bu iki kavramı tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk tanımı analiz et
Belirli bir zamanda yürürlükte olan hem yazılı hem de yazısız kuralların toplamının "Pozitif Hukuk" (Müspet Hukuk) olduğu belirlenir.
Hukukun kapsamı yazılı kaynaklarla sınırlı değilse ve yürürlükteyse bu pozitif hukuktur.
2
Metindeki ikinci tanımı analiz et
Ulaşılması hedeflenen, mutlak adaleti ve insan onurunu temel alan "olması gereken" hukukun "Tabii Hukuk" (Doğal/İdeal Hukuk) olduğu belirlenir.
Mevcut kuralların ötesindeki adalet ülküsü tabii hukukun temelidir.
3
Kavramları doğru sırayla eşleştir
Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk sıralamasının doğru olduğu seçeneğe ulaşılır.
Soru kökünde istenen sıraya uygunluk kontrol edilir.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsamları

İpuçları

1
Yazılı kurallar (mevzuat) ile yazılı olmayan geleneksel kuralların toplamının hangi geniş kavramla ifade edildiğini düşünün.
2
Mevzu hukuk sadece yazılı kuralları (kanun vb.) ifade ederken, Pozitif hukuk hem yazılı hem yazısız kuralları kapsar.
3
'Olması gereken', 'ideal' ve 'adalet odaklı' hukuk anlayışının 'Tabii Hukuk' olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Mevzu hukuk ve Pozitif hukuk arasındaki temel farkın 'yazısız hukuk' (örf ve adet hukuku) olduğunu pekiştirmek için bu iki kavramı kapsayan bir şema çizebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 371Soru

Bir ülkede yetkili makamlar tarafından yürürlüğe konulmuş olan sadece 'yazılı' hukuk kurallarını ifade eden kavram ile bu yazılı kuralların yanı sıra toplumda uygulanan 'yazısız' kuralları da kapsayan kavram arasındaki ilişki dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pozitif hukuk, mevzu hukuku da kapsayan; hem yazılı hem de yazısız hukuk kurallarının bütününü ifade eden daha geniş bir kavramdır.

Cevap

Pozitif hukuk, mevzu hukuku da kapsayan; hem yazılı hem de yazısız hukuk kurallarının bütününü ifade eden daha geniş bir kavramdır.
Pozitif hukuk, bir ülkede belli bir zamanda yürürlükte olan yazılı (mevzuat) ve yazısız (örf-adet) kuralların tamamını ifade eder. Mevzu hukuk ise sadece yetkili makamlarca hazırlanan yazılı kuralları kapsar. Dolayısıyla pozitif hukuk, mevzu hukuku da içine alan daha geniş kapsamlı bir terimdir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevzu hukuk kavramının kapsamını belirle.
Mevzu hukuk sadece 'yazılı' kaynaklardan (Anayasa, Kanun, CB Kararnamesi, Yönetmelik) oluşur.
Yetkili makamlarca konulan kurallar bütünüdür.
2
Pozitif hukuk (müspet hukuk) kavramının kapsamını belirle.
Pozitif hukuk = Yazılı Kurallar + Yazısız Kurallar (Örf ve Adet Hukuku).
Belli bir dönemde yürürlükte olan tüm hukuk kurallarını içerir.
3
İki kavram arasındaki ilişkiyi kur.
Pozitif hukuk, mevzu hukuku içine alan daha geniş bir kümedir.
Her mevzu hukuk kuralı aynı zamanda pozitif hukuktur, ancak her pozitif hukuk kuralı (yazısız olanlar gibi) mevzu hukuk değildir.

Anahtar Kavram

Hukukun Türleri ve Kapsam İlişkisi

İpuçları

1
Hangi kavramın 'yazısız' kuralları (örf ve adet) da kapsadığını düşünün.
2
Mevzu kelimesi 'vazedilmiş' yani yetkili makamca yazılı olarak konulmuş anlamına gelir.
3
Pozitif hukuk = Mevzuat + Yazısız Hukuk formülünü hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukukun yazısız kaynağı olan örf ve adet hukukunun bir kural haline gelmesi için gereken 'maddi, manevi ve hukuki' unsurları inceleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Kümeler mantığını kullanın: Pozitif Hukuk evrensel küme ise, Mevzu Hukuk onun içindeki bir alt kümedir. Aradaki fark ise örf ve adet hukukudur.
Tahmini Süre:50s
Soru 372Soru

Türk hukuk sisteminde bir hukuki işlemin kurucu unsurlarının mevcut olmasına karşın, işlemin emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine veya ahlaka aykırı olması durumu ile işlemin kurucu unsurlarından birinin eksikliği nedeniyle hiç oluşmamış sayılması durumu arasındaki fark, yaptırım türlerinin belirlenmesinde esastır.

Buna göre, aşağıda verilen hukuki olay ve bu olaya bağlanan hükümsüzlük türü eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hali hazırda evli olan bir kişinin, resmi memur önünde ikinci bir evlilik yapması durumunda bu işlemin hukuki niteliği — Yokluk

Cevap

Evli bir kişinin yaptığı ikinci evliliğin yaptırımının 'yokluk' olarak belirtilmesi yanlıştır; bu işlemin yaptırımı 'mutlak butlan' olmalıdır.
Doğru cevap, ikinci evliliğin 'yokluk' ile malul olduğunu savunan seçenektir. Türk Medeni Kanunu m. 145/1 uyarınca, eşlerden birinin evlenme sırasında zaten evli olması durumu bir mutlak butlan sebebidir. Yokluk ise işlemin kurucu unsurlarındaki (evlilik için: farklı cinsler, irade beyanı, resmi memur) eksiklik halinde ortaya çıkar. İkinci evlilikte bu unsurlar tam olduğundan işlem 'yok' değil, 'ölü doğmuş' (mutlak butlan) sayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Kurucu unsurları kontrol et.
İkinci evlilikte resmi memur ve taraflar mevcuttur; bu nedenle işlem 'yok' hükmünde değildir.
Yokluk yaptırımı sadece işlemin kurucu unsurlarından biri (örneğin evlendirme memuru) eksik olduğunda devreye girer.
2
Emredici hukuk kurallarına uygunluğu denetle.
Türk Medeni Kanunu'na göre mevcut bir evlilik varken ikinci bir evlilik yapılamaz (emredici kural).
Kurucu unsurları tam olan ancak emredici kurallara, ahlaka veya kamu düzenine aykırı işlemler mutlak butlan ile maluldür.
3
Seçeneklerdeki eşleştirmeleri yaptırım türleriyle karşılaştır.
İkinci evliliğe 'yokluk' denilmesi, işlemin hukuki niteliğini yanlış tanımlamaktadır.
KPSS vatandaşlık sorularında en sık düşülen tuzak, kurucu unsuru tam olan aykırı işlemlere 'yokluk' denilmesidir.

Anahtar Kavram

Hükümsüzlük hallerinden Yokluk ve Mutlak Butlan ayrımı.

İpuçları

1
İşlemin 'doğup doğmadığına' mı yoksa 'kanuna uygun olup olmadığına' mı bakıldığını ayırt edin.
2
Yokluk için işlemin mutfağında bir malzemenin (kurucu unsur) eksik olması gerekir; Mutlak Butlan'da ise malzemeler tamdır ama yemek zehirlidir (kanuna aykırı).
3
İkinci evlilikte evlendirme memuru masada oturuyorsa işlem 'kurulmuştur'. Ancak kanun 'sen zaten evlisin' dediği için bu işlem mutlak butlanla geçersiz olur.

Daha Fazla Pratik

Nispi butlan ile mutlak butlan arasındaki süre sınırları (hak düşürücü süreler) farkını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 373Soru

Türkiye Cumhuriyeti'nin mevcut hukuk düzeninde, normlar hiyerarşisi ilkesi uyarınca farklı hukuki metinler arasında bir öncelik sıralaması bulunmaktadır. Bir idari uyuşmazlığın çözümünde, aynı konuyu düzenleyen bir 'Kanun' maddesi ile bir 'Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi' (CBK) hükmünün birbiriyle açıkça çeliştiği tespit edilmiştir. Bu durumda, mahkemenin uyuşmazlığı karara bağlarken izlemesi gereken hukuki yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kanun hükümleri esas alınır; zira kanunlar hiyerarşik olarak Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin üzerindedir ve çatışma halinde kanun üstün tutulur.

Cevap

Kanun hükümleri esas alınır; çünkü normlar hiyerarşisinde kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinden üst konumdadır ve Anayasa uyarınca çatışma halinde kanun üstün tutulur.
Hukuk sistemimizde normlar hiyerarşisi ilkesi geçerlidir. Bu hiyerarşiye göre Kanun, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'ne göre daha üst bir normdur. Anayasa'nın 104. maddesinde 2017 değişikliği ile açıkça belirtildiği üzere, kanun hükümleri ile CBK hükümleri birbiriyle çelişirse, mahkemeler ve idare kanun hükümlerini uygulamakla yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Çatışan normların hiyerarşideki yerlerini belirleyin.
Kanunlar yasama organının, CBK'lar ise yürütme organının düzenleyici işlemleridir. Hiyerarşik piramitte Kanun, CBK'nın bir üst basamağında yer alır.
Normlar hiyerarşisi ilkesine göre alt basamaktaki bir kural, üst basamaktaki kurala aykırı olamaz.
2
Anayasa'nın 104. maddesinde yer alan çatışma çözüm kuralını uygulayın.
Anayasa'da açıkça 'Kanunlarda düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanun ile Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümleri arasında çelişki olması halinde, kanun hükümleri uygulanır' hükmü yer almaktadır.
Anayasal düzeyde belirlenen bu kural, idari ve yargısal uygulamada kanunun mutlak üstünlüğünü garanti eder.

Anahtar Kavram

Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi Arasındaki Hiyerarşik Çatışma

İpuçları

1
Normlar hiyerarşisi piramidinde 'Kanun' ve 'Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin hangi basamaklarda yer aldığını hatırlayın.
2
Üst basamakta yer alan bir kuralın, alt basamaktaki bir kural ile çelişmesi durumunda hangisinin hukuki gücünün daha yüksek olduğunu düşünün.
3
1982 Anayasası'nın 104. maddesinde, kanun ve CBK arasındaki çatışmayı çözmek için getirilen özel 'üstünlük' hükmüne odaklanın.

Daha Fazla Pratik

Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin hangi konu alanlarında (sosyal, ekonomik, siyasi haklar) çıkarılabileceği ve bu alanlarda kanunla olan ilişkisi üzerine daha fazla pratik yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 374Soru

Resmi evlendirme memuru huzurunda gerçekleştirilmeyen bir evlilik akdi, hukukun aradığı temel kurucu unsurlardan birinin eksik olması nedeniyle hukuk dünyasında hiç doğmamış kabul edilir.

Bu durum Türk hukuk sisteminde aşağıdaki yaptırım türlerinden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yokluk

Cevap

Hukuki işlemin kurucu unsurlarından birinin eksik olması durumunda ortaya çıkan yaptırım türü 'Yokluk'tur.
Hukuki bir işlemin (örneğin evlilik) kurucu unsurlarından birinin (örneğin resmi evlendirme memuru, taraflar veya irade beyanı) eksik olması durumunda işlem hukuk dünyasında hiç varlık kazanmamış sayılır ve bu duruma 'Yokluk' adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuki işlemin unsurlarını analiz etme
Evlilik işlemi için 'resmi evlendirme memuru' bir kurucu unsurdur.
Hukukun bir işlemin varlık kazanması için aradığı en temel şartlara kurucu unsurlar denir.
2
Eksikliğin niteliğini belirleme
Kurucu unsurun (memur) hiç bulunmaması durumu tespit edildi.
Kurucu unsur eksikse işlem hukuk aleminde hiç doğmamış sayılır.
3
Yaptırım türünü teşhis etme
İşlem hiç doğmadığı için yaptırım 'Yokluk'tur.
Kurucu unsur eksikliği 'Yokluk', geçerlilik şartı eksikliği ise 'Butlan' sonucunu doğurur.

Anahtar Kavram

Hukuki İşlemlerin Hükümsüzlüğü (Yokluk)

İpuçları

1
İşlemin hukuk dünyasında hiç doğmamış sayılmasına odaklanın.
2
Evlendirme memuru, evlilik akdi için olmazsa olmaz bir kurucu unsurdur.

Daha Fazla Pratik

Yokluk ile Mutlak Butlan arasındaki farkları bir tablo üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 375Soru

Günlük yaşamda bir arkadaşına yalan söyleyen birey, arkadaş çevresi tarafından ayıplanabilir veya kendi vicdanında huzursuzluk duyabilir. Ancak aynı bireyin, tanık olarak dinlendiği bir mahkemede yalan beyanda bulunması durumunda Türk Ceza Kanunu uyarınca hapis cezası ile cezalandırılması söz konusu olur. Bu iki durum arasındaki fark üzerinden yola çıkıldığında, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlal edildiğinde devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma (müeyyide) tabi olması

Cevap

Hukuk kurallarını diğerlerinden ayıran temel fark, ihlal durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırıma tabi olmasıdır.
Doğru seçenek, hukukun diğer sosyal normlardan en keskin ayrımı olan yaptırımın niteliğine odaklanır. Hukuk kuralları ihlal edildiğinde, birey devletin yetkili organları aracılığıyla somut, ölçülebilir ve zorlayıcı bir karşılıkla (hapis, para cezası vb.) karşılaşır. Bu durum 'maddi yaptırım' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Durum Analizi
Arkadaşa yalan söylemek (Ahlak/Görgü ihlali) -> Manevi yaptırım (Ayıplanma). Mahkemede yalan söylemek (Hukuk ihlali) -> Maddi yaptırım (Hapis).
Soruda verilen iki farklı senaryodaki yaptırım türlerini karşılaştırmak gerekir.
2
Yaptırım Türlerini Sınıflandırma
Vicdan azabı, ayıplanma, günahkarlık 'manevi'; hapis, para cezası, tazminat 'maddi' yaptırımdır.
Hukukun ayırt edici gücünü anlamak için yaptırımın niteliğini belirlemek şarttır.
3
Hukukun Temel Farkını Belirleme
Sadece hukuk kuralları devletin cebri gücüyle desteklenir.
Kamu gücü tekeli hukuk kurallarının karakteristik özelliğidir.

Anahtar Kavram

Maddi Yaptırım ve Devlet Gücü

İpuçları

1
Sorudaki 'hapis cezası' örneğinin devlet tarafından zorla uygulanıp uygulanmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

Diğer müeyyide türleri olan 'cebri icra', 'tazminat' ve 'hükümsüzlük' kavramlarını gözden geçiriniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 376Soru

Toplumsal hayatı düzenleyen normatif sistemler (din, ahlak, görgü ve hukuk) arasındaki en temel ayrım noktalarından biri yaptırımın niteliği ve uygulanış biçimidir. Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran 'maddi yaptırım' (müeyyide) unsuru, sadece bir ceza türü olmasıyla değil; aynı zamanda bu yaptırımın 'dağınık ve kurumsallaşmamış' bir toplumsal tepki olmaktan çıkıp, merkezi bir otorite tarafından 'kurumsallaşmış cebir' (zorlama) niteliği kazanmasıyla tanımlanır.

Buna göre, hukuk kurallarının sahip olduğu 'kurumsallaşmış cebir' niteliği ve maddi yaptırım gücü aşağıdakilerden hangisini doğrudan zorunlu kılar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaptırım uygulama yetkisinin bireylerden alınarak devletin meşru güç kullanma tekelinde (monopolünde) toplanmasını ve belirli usullere bağlanmasını

Cevap

Hukuk kurallarının 'kurumsallaşmış cebir' niteliği, yaptırım yetkisinin sadece devlet tekelinde bulunmasını ve belirli kurallar (usul) çerçevesinde uygulanmasını ifade eder.
Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olarak, yaptırım uygulama yetkisini kişilerin (ihkak-ı hak) elinden alıp devletin yetkili organlarına devretmiştir. Bu durum, yaptırımın 'merkezi' ve 'kurumsallaşmış' olmasını sağlar. 'Devletin meşru güç kullanma tekeli', hukuk kurallarının maddi yaptırım gücünün temel dayanağıdır ve bu yaptırımlar belirli kanuni usullerle yerine getirilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sosyal düzen kurallarını (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türleri bakımından karşılaştır.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevi iken, hukuk kurallarının yaptırımı maddidir.
Maddi yaptırım, devlet gücüyle desteklenen somut zorlamadır.
2
'Kurumsallaşmış cebir' kavramının neyi ifade ettiğini analiz et.
Cebir (zorlama) gücünün rastgele değil, önceden belirlenmiş kurumlar ve yetkiler dahilinde kullanılmasıdır.
Bu kavram, yaptırımın kişilerin elinden alınıp merkeze (devlete) devredilmesini gerektirir.
3
Devletin egemenlik gücü ile yaptırım arasındaki bağı kur.
Devlet, meşru güç kullanma tekelini elinde tutan tek organizasyondur.
Hukuk kurallarının zorlayıcı gücü, bu meşru güç tekelinden beslenir.

Anahtar Kavram

Hukuk Kurallarının Maddi Yaptırımı ve Devlet Tekeli (Meşru Cebir)

İpuçları

1
Sosyal düzen kurallarından hangisinin ihlali durumunda hapis veya para cezası gibi 'maddi' bir karşılık olduğunu düşünün.
2
Maddi yaptırımı kim uygular? Bir birey mi yoksa devletin yetkili kurumları mı? 'Cebir' (zorlama) yetkisi kime aittir?
3
Hukukta yaptırımın kurumsallaşması, bireylerin kendi haklarını bizzat kuvvet kullanarak aramasının (ihkak-ı hak) yasaklanması ve bu yetkinin devlete devredilmesi anlamına gelir.

Daha Fazla Pratik

Hukukun maddi yaptırım türleri olan 'ceza', 'cebri icra', 'tazminat', 'hükümsüzlük' ve 'iptal' kavramlarını inceleyerek pekiştirme yapabilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 377Soru

Bir hukuk kuramcısı, 'Hukukun Kaynakları ve Uygulanması' üzerine yaptığı sunumda şu tespiti paylaşmıştır:

'Hukuk sistemi, sadece yasama ve yürütme organlarının kağıda döktüğü düzenlemelerden (I) ibaret görülmemelidir. Bir ülkenin gerçek hukuk düzeni, bu metinlerle birlikte hayatın içinden süzülüp gelen örf ve adet kurallarının tamamını (II) içine alan yaşayan bir organizmadır. Hukukçunun nihai hedefi ise bu yaşayan kuralları, insan aklının ve vicdanının emrettiği kusursuz adalet ölçütlerine (III) yaklaştırmaktır.'

Bu parçada numaralandırılmış bölümler ile atıfta bulunulan hukuk türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Mevzu Hukuk - II: Pozitif Hukuk - III: Tabii Hukuk

Cevap

Numaralandırılmış ifadeler sırasıyla Mevzu Hukuk, Pozitif Hukuk ve Tabii Hukuk kavramlarını tanımlamaktadır.
Metindeki birinci ifade 'kağıda dökülen düzenlemeler' diyerek sadece yazılı hukuka (Mevzu Hukuk) vurgu yapmaktadır. İkinci ifade 'yazılı metinlerle birlikte örf ve adet kurallarının tamamı' diyerek yürürlükteki tüm hukuk kaynaklarını (Pozitif Hukuk) tanımlamaktadır. Üçüncü ifade ise 'insan aklının ve vicdanının emrettiği kusursuz adalet ölçütleri' diyerek olması gereken ideal hukuku (Tabii Hukuk) işaret etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin (I) analizi
Mevzu Hukuk
Yetkili makamlar tarafından usulüne uygun olarak konulan sadece 'yazılı' kurallara (Anayasa, Kanun vb.) mevzu hukuk denir.
2
İkinci ifadenin (II) analizi
Pozitif (Müspet) Hukuk
Bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte olan, yazılı kuralların yanı sıra yazılı olmayan (örf ve adet) kuralların tamamına pozitif hukuk denir.
3
Üçüncü ifadenin (III) analizi
Tabii (İdeal/Doğal) Hukuk
Yürürlükte olan hukuktan bağımsız olarak, insan aklının ve vicdanının öngördüğü, adaleti hedefleyen ideal kurallara tabii hukuk denir.

Anahtar Kavram

Hukuk türlerinin kapsamsal ayrımı (Yazılı vs. Yazılı+Yazılı Olmayan vs. İdeal)

İpuçları

1
Birinci ifade sadece 'yazılı' metinlere odaklanırken, ikinci ifade bu metinlerin yanına 'yazılı olmayan' kuralları da ekliyor.
2
Yetkili makamlarca konulan kurallar bütününe 'Mevzu', yürürlükteki tüm kurallara ise 'Pozitif' hukuk dendiğini hatırla.
3
Olması gereken, en adil olan ideal hukuk kavramı her zaman 'Tabii Hukuk' olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Pozitif hukuk ile Mevzu hukuk arasındaki 'yazılı olmayan kurallar' farkını pekiştirmek için örf ve adet hukukunun hangi durumlarda bağlayıcı olduğunu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 378Soru

Akıl hastalığı nedeniyle ayırt etme gücü (temyiz kudreti) bulunmayan bir yetişkinin, tapu memuru huzurunda kendisine ait bir taşınmazı satmak amacıyla yaptığı sözleşme, Türk hukukuna göre aşağıdaki yaptırımlardan hangisine tabidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mutlak Butlan

Cevap

Ayırt etme gücü bulunmayan birinin yaptığı işlem mutlak butlan ile sakattır.
Ayırt etme gücü bulunmayan (tam ehliyetsiz) bir kişinin yaptığı hukuki işlemler, Türk Medeni Kanunu uyarınca emredici hükümlere aykırılık teşkil ettiği için mutlak butlan yaptırımı ile karşılanır. Bu tür işlemler hukuk dünyasında doğar (kurucu unsurları vardır) ancak geçerlilik şartını sağlamadığı için baştan itibaren hükümsüzdür.

Adım Adım Çözüm

1
İşlemin kurucu unsurlarını kontrol et.
İşlem tapu memuru huzurunda yapıldığı için taraflar ve resmi şekil gibi kurucu unsurlar mevcuttur; bu nedenle 'yokluk' söz konusu değildir.
Yokluk için kurucu unsurların hiç olmaması gerekir.
2
Kişinin ehliyet durumunu analiz et.
Kişi akıl hastası ve ayırt etme gücünden yoksundur, yani 'tam ehliyetsiz' statüsündedir.
Hukuki işlemin geçerliliği için tarafların ayırt etme gücüne sahip olması emredici bir kuraldır.
3
Geçersizlik türünü belirle.
Emredici bir hukuk kuralı (ehliyet şartı) ihlal edildiği için işlem baştan itibaren ölü doğmuştur.
Tam ehliyetsizlerin yaptığı işlemler mutlak butlan yaptırımına tabidir.

Anahtar Kavram

Tam Ehliyetsizlerin İşlemleri ve Mutlak Butlan

İpuçları

1
İşlemin tapuda yapılması, kurucu unsurların (şekil şartı gibi) yerinde olduğunu gösterir.
2
Ayırt etme gücü bulunmayan kişilere hukukta 'tam ehliyetsiz' denir ve bunların işlemleri kural olarak geçersizdir.
3
Kurucu unsurları tam olan ancak emredici kurallara aykırı olan işlemler 'mutlak butlan' ile sakattır.

Daha Fazla Pratik

İrade sakatlığı (hata, hile, korkutma) durumlarında hangi yaptırımın uygulandığını tekrar ediniz.

Alternatif Yöntem

Yokluk ve Butlan farkını 'kurucu unsur' mu yoksa 'geçerlilik şartı' mı eksik diye sorarak ayırt edebilirsiniz. Ehliyet bir geçerlilik şartıdır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 379Soru

Bir apartman dairesinde yaşayan kişinin, komşularına selam vermemesi üzerine mahalle sakinleri tarafından kınanması ve dışlanması ile aynı kişinin ödemekle yükümlü olduğu aidat borcunu ödememesi üzerine hakkında icra takibi başlatılması durumları arasındaki temel fark; hukuk kurallarının hangi özelliği ile açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma tabi olması

Cevap

Hukuk kurallarının ihlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi yaptırımlara sahip olması
Doğru cevap olan seçenek, hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran yegane ve en güçlü farkı belirtmektedir. Senaryoda verilen icra takibi örneği, kişinin iradesi dışında devlet gücüyle borcunun tahsil edilmesini (cebri icra) ifade eder ve bu durum maddi yaptırımın bir örneğidir. Diğer sosyal düzen kurallarında devletin böyle bir müdahalesi söz konusu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki durumları sınıflandır.
Komşulara selam vermemek görgü kuralı ihlalidir; aidat ödememek ise bir hukuk kuralı (borçlar/kat mülkiyeti) ihlalidir.
Toplumsal düzeni sağlayan farklı kural türlerinin (görgü ve hukuk) kapsamını belirlemek gerekir.
2
Yaptırım türlerini karşılaştır.
Görgü kuralı ihlalinde 'kınanma/dışlanma' (manevi yaptırım) gerçekleşirken, hukuk kuralı ihlalinde 'icra takibi' (maddi yaptırım) gerçekleşir.
Kuralları birbirinden ayıran en belirgin kriter, ihlal durumunda karşılaşılan sonucun (müeyyidenin) niteliğidir.
3
Zorlayıcı güç unsurunu belirle.
İcra takibi devletin yetkili organları aracılığıyla ve zorla (cebri) yapılır; kınama ise toplumsal bir tepkidir.
Sadece hukuk kuralları devletin cebri (zorlayıcı) gücüyle desteklenmiş maddi yaptırımlar içerir.

Anahtar Kavram

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran temel fark 'maddi yaptırım' ve 'devlet gücü' unsurlarıdır.

İpuçları

1
İcra takibi ile toplumdan dışlanma arasındaki en temel fark, bu tepkiyi kimin verdiği ve tepkinin ne kadar zorlayıcı olduğudur.
2
Görgü kurallarının ihlali vicdani veya toplumsal bir üzüntü yaratırken, hukuk kurallarının ihlali devletin yaptırım organlarını harekete geçirir.
3
Devletin cebri gücüyle borcun ödetilmesi, 'maddi yaptırım' kavramının en somut örneğidir.

Daha Fazla Pratik

Maddi yaptırım türlerini (Cebri İcra, Tazminat, Ceza, Hükümsüzlük, İptal) öğrenmek konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 380Soru

Bir uyuşmazlığın çözümü için ilgili kanun metinlerinde herhangi bir düzenleme bulunmadığını tespit eden bir hâkim, bu durumda öncelikle örf ve âdet hukukuna başvurmuş ancak orada da somut olaya uygulanacak bir kural bulamamıştır.

Medeni Kanun hükümleri dikkate alındığında, hâkimin karşılaştığı bu boşluk türü ve uyuşmazlığın çözümü için izlemesi gereken yol ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ortada bir hukuk boşluğu vardır ve hâkim kanun koyucu gibi hareket ederek kendisi bir kural yaratmalıdır.

Cevap

Hâkimin karşılaştığı durum bir 'hukuk boşluğu'dur ve bu durumda hâkim kanun koyucu gibi hareket ederek hukuk yaratmalıdır.
Türk hukuk sisteminde hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlıkta uygulanacak yazılı (kanun) ve yazısız (örf-âdet) bir kural bulamazsa 'hukuk boşluğu' ile karşı karşıyadır. Bu durumda Medeni Kanun'un 1. maddesi uyarınca hâkimin kanun koyucu gibi hareket ederek hukuk yaratması gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazılı kaynakların kontrolü
Hâkim uyuşmazlık hakkında kanunda (yazılı kaynak) hüküm bulamamıştır. Bu durum bir 'kanun boşluğu'dur.
Hukukun uygulanmasında ilk durak yazılı kaynaklardır.
2
Yazısız kaynakların (Örf ve Âdet Hukuku) kontrolü
Hâkim yazısız kaynaklarda da hüküm bulamamıştır.
Yazılı kaynakta hüküm yoksa yazısız kaynaklara bakılır.
3
Boşluk türünün belirlenmesi
Hem yazılı hem yazısız kaynakta hüküm bulunmaması 'hukuk boşluğu' olarak tanımlanır.
Hukuk sistemi bir bütün olarak cevap veremediğinde ortaya çıkar.
4
Hâkimin rolünün belirlenmesi
Hâkim, Medeni Kanun m. 1 uyarınca kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir (Hukuk yaratma).
Hâkimin davayı reddetme hakkı yoktur, boşluğu doldurmakla yükümlüdür.

Anahtar Kavram

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması

İpuçları

1
Yazılı kaynaklarda (kanunda) hüküm olmaması 'kanun boşluğu'dur. Peki yazısız kaynakta da yoksa ne olur?
2
Hukuk boşluğu durumunda hâkimin yetkisi 'takdir yetkisi' mi yoksa 'hukuk yaratma' mıdır?
3
Medeni Kanun'un 1. maddesine göre, yazılı ve yazısız kaynaklarda hüküm yoksa hâkim kendisini kanun koyucu yerine koyar.

Daha Fazla Pratik

Kural içi boşluk ile takdir yetkisi arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
ÖncekiSayfa 19 / 26Sonraki
Hukukun Temel Kavramları — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 19 | Examkin