İdarenin Sorumluluğu

74 soru

Soru 61Soru

İdare hukukunda 'İlliyet Bağı', idari eylem veya işlem ile ortaya çıkan zarar arasındaki neden-sonuç ilişkisini ifade eder. Mücbir sebep gibi dışsal etkenler bu bağı keserek idarenin sorumluluğunu ortadan kaldırırken; bazı özel durumlarda bu bağın varlığı araştırılmaksızın idare tazminatla yükümlü tutulabilmektedir. Diğer yandan, idarenin kamu yararı amacıyla yürüttüğü tamamen meşru ve hukuka uygun faaliyetlerinden dolayı, kamusal külfetlerin belirli kişi veya gruplar üzerinde yoğunlaşması durumunda da bir sorumluluk türü devreye girmektedir.

Bu bilgiler ışığında; 'Sosyal Risk İlkesi' ile 'Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi' arasındaki temel farka ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal risk ilkesinde idari eylem ile zarar arasında illiyet bağı aranmazken; fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesinde zararın, idarenin hukuka uygun bir faaliyetinden doğrudan kaynaklanması şarttır.

Cevap

Sosyal Risk İlkesi'nde idari eylem ile zarar arasında illiyet bağı aranmazken; Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi'nde zararın, idarenin hukuka uygun bir faaliyetinden doğrudan kaynaklanması gerekir.
İdare hukukunda genel kural, idarenin sorumlu tutulabilmesi için zararın idari bir eylem veya işlemden (illiyet bağı) kaynaklanmasıdır. Ancak 'Sosyal Risk İlkesi', toplumsal dayanışma ve devletin güvenliği sağlama yükümlülüğü gereği bu bağı aramaz; terör gibi olaylarda idare eylemin faili olmasa dahi zarar ödenir. Buna karşın 'Fedakarlığın Denkleştirilmesi', idarenin bizzat yaptığı ve hukuka uygun olan bir faaliyetinden (örneğin yolun seviyesinin yükseltilmesi sonucu bir dükkanın girişinin kapanması) doğan zararları kapsar ve burada eylem ile zarar arasında doğrudan bir bağ olması zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Kusursuz Sorumluluk Türlerini Belirleme
İdarenin sorumluluğu; 'Risk İlkesi' (mesleki risk, sosyal risk, beklenmeyen haller) ve 'Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik' (fedakarlığın denkleştirilmesi) olarak ikiye ayrılır.
Soruda sorulan iki ilkenin hangi üst başlık altında yer aldığını anlamak, doğru karşılaştırma yapmak için gereklidir.
2
Sosyal Risk İlkesini Analiz Etme
Sosyal risk ilkesi; terör olayları veya toplumsal kargaşa gibi durumlarda, idarenin kusuru olmasa ve eylem idare dışı olsa dahi zararın tazmin edilmesini sağlar.
Sosyal riskin en belirgin özelliği, idari faaliyet ile zarar arasındaki 'illiyet bağı' (causality) şartının aranmamasıdır.
3
Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesini Analiz Etme
Bu ilke, idarenin kamu yararı için yaptığı 'hukuka uygun' bir faaliyetin (yol yapımı, imar değişikliği vb.), belirli kişilere diğerlerinden daha ağır bir yük getirmesi durumunda uygulanır.
Burada zararın doğrudan idarenin meşru bir faaliyetinden kaynaklanması ve 'özel, olağandışı, ciddi' bir nitelik taşıması şarttır (illiyet bağı gereklidir).
4
İki İlkeyi İlliyet Bağı Açısından Kıyaslama
Sosyal riskte bağ aranmaz, fedakarlığın denkleştirilmesinde ise bağ doğrudan idari faaliyetten doğmalıdır.
Bu teknik ayrım, idari yargı içtihatlarının en üst düzey bilgi seviyesini temsil eder.

Anahtar Kavram

İdarenin Kusursuz Sorumluluğunda İlliyet Bağı İstisnası

İpuçları

1
İlliyet bağı, eylem ile zarar arasındaki köprüdür. Bu köprünün hangi durumda kurulmasına gerek olmadığını düşünün.

Daha Fazla Pratik

İdarenin sorumluluğunu kaldıran 'Mücbir Sebep' ile 'Sosyal Risk' arasındaki çatışmayı (illiyet bağı yönünden) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

Bir devlet üniversitesi hastanesinde görev yapan cerrahın, gerçekleştirdiği bir operasyon sırasında tıbbi uygulama hatası yaparak hastanın sağlığına kalıcı zarar verdiği tespit edilmiştir. Mağdur olan vatandaş, uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini için hukuk yoluna başvurmak istemektedir.

1982 Anayasası'nın kamu görevlilerinin sorumluluğunu düzenleyen hükümleri uyarınca, bu tazminat davasının açılacağı taraf ve yargılama usulü ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dava yalnızca idare aleyhine açılabilir; idare, ödediği tazminatı kusuru bulunan kamu görevlisine rücu eder.

Cevap

Dava yalnızca idare aleyhine açılabilir ve idare ödediği tazminatı ilgili kamu görevlisine rücu eder.
Doğru yanıt olan seçenek, 1982 Anayasası'nın 129. maddesinin 5. fıkrasındaki 'Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.' hükmünü tam olarak yansıtmaktadır. Bu ilke uyarınca vatandaşın muhatabı idaredir, idarenin muhatabı ise kusurlu görevlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın niteliğini belirle
Zarar, bir kamu hizmetinin (üniversite hastanesindeki operasyon) yürütülmesi sırasında bir kamu görevlisi (cerrah) tarafından verilmiştir.
İdarenin sorumluluğunun hangi hukuki rejime tabi olduğunu belirlemek için zararın kamu hizmetiyle ilişkisi saptanmalıdır.
2
Anayasal kuralı uygula (Madde 129/5)
Anayasa'ya göre memurların ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir.
Bu kural 'memur güvencesi' olarak adlandırılır ve kamu görevlisinin dava tehdidi altında görev yapmasını engellemeyi amaçlar.
3
Rücu mekanizmasını değerlendir
İdare, mahkeme kararıyla ödediği tazminatı, zarara neden olan kamu görevlisinin kusuru oranında ona rücu etmek (yansıtmak) zorundadır.
Bu hem kamu kaynağının korunması hem de sorumluluk ilkesinin bir gereğidir.

Anahtar Kavram

Anayasal Memur Güvencesi ve Rücu İlkesi

İpuçları

1
Kamu görevlisi görevini yaparken zarar verirse, Anayasa uyarınca vatandaşın kimi muhatap alması gerektiğini düşünün.
2
Anayasa'nın 129. maddesi, memurları doğrudan dava edilmekten koruyan bir güvence getirir.
3
Zarar gören idareye gider, idare ise ödediğini kusurlu memurdan geri ister; bu zincirleme sürece ne ad verilir?

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan 'Sosyal Risk' ve 'Tehlike İlkesi' arasındaki farkları inceleyin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

Bir belediye tarafından yürütülen altyapı çalışmaları sırasında, yolda açılan derin bir çukurun etrafına herhangi bir uyarı levhası konulmaması ve aydınlatma yapılmaması nedeniyle bir vatandaşın buraya düşerek yaralanması, idare hukukunda aşağıdakilerden hangisi ile ifade edilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet kusuru

Cevap

Hizmet kusuru
Doğru cevap olan 'Hizmet kusuru', idarenin yürütmekle görevli olduğu bir kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya olaydaki gibi kötü (ihmalle) işlemesi durumunda ortaya çıkar. Belediye, altyapı çalışması yaparken güvenlik önlemi almayarak hizmeti kusurlu bir şekilde yürütmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın mahiyetini belirleyin.
Belediyenin yürüttüğü altyapı çalışmasında gerekli güvenlik önlemlerini (levha, aydınlatma) almadığı görülmektedir.
Zararın kaynağının kamu hizmetinin yürütülüş biçimi olup olmadığını anlamak gerekir.
2
İdarenin sorumluluk türünü sınıflandırın.
Hizmetin 'kötü işlemesi' (ihmal) durumu söz konusudur.
İdarenin hizmeti hiç sunmaması, geç sunması veya kötü sunması hizmet kusuru olarak adlandırılır.
3
Sonuca ulaşın.
Vatandaşın uğradığı zarar, idarenin hizmet kusuruna dayanmaktadır.
Kusurlu bir eylem sonucunda doğan zarar, idarenin mali sorumluluğu kapsamındadır.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru

İpuçları

1
Zarar, kamu hizmetinin yürütülmesi sırasında yapılan bir ihmalden kaynaklanmaktadır.
2
İdarenin hizmeti kötü, geç veya hiç yerine getirmemesi durumlarını hatırlayın.
3
Hizmetin işleyişindeki bu aksaklığa hukukta 'kusur' denilmektedir.

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusuru olmasa dahi ödemekle yükümlü olduğu 'kusursuz sorumluluk' hallerini (risk ilkesi vb.) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 64Soru

19821982 Anayasası'nın 129129. maddesinde yer alan; "Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir." hükmü uyarınca, idarenin sorumluluğu ve rücu mekanizması ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anayasa'daki bu kısıtlama sadece idarenin anonim hizmet kusurları için geçerli olup; memurun kişisel kusurunun (garaz, kin vb.) tespit edildiği durumlarda dava doğrudan memura karşı açılmalıdır.

Cevap

Anayasa'daki dava açma kısıtlamasının sadece anonim hizmet kusurları için geçerli olduğu ve kişisel kusurda doğrudan memura dava açılabileceği yönündeki ifade yanlıştır.
Anayasa'nın 129/5129/5. maddesi uyarınca, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri her türlü kusur (kişisel kusur dahil) nedeniyle açılacak tazminat davaları 'ancak idare aleyhine' açılabilir. Bu bir anayasal zorunluluktur. Memurun kişisel kusurunun (garaz, kin, husumet vb.) olması, davanın doğrudan memura açılabilmesi sonucunu doğurmaz; aksine idare tazminatı ödedikten sonra bu kişisel kusur nedeniyle memura rücu eder. Bu sistem, kamu görevlisini koruyan bir 'güvence' niteliğindedir.

Adım Adım Çözüm

1
19821982 Anayasası'nın 129/5129/5. maddesi incelenmelidir.
Maddede "yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlar" ifadesinin kullanıldığı görülür.
Bu ifade, kusurun türü ne olursa olsun (anonim, kişisel, hafif veya ağır) eğer yetki kullanımı sırasında gerçekleşmişse idarenin sorumlu olduğunu gösterir.
2
Kişisel kusur ve hizmet kusuru ayrımı yetki kullanımı bağlamında değerlendirilmelidir.
Kamu görevlisi görevini yaparken (yetkisini kullanırken) kişisel bir husumetle hareket etse dahi, bu durum hizmetten kopuk değildir.
Zarar görenin korunması ve memurun güvencesi için dava muhatabının değişmemesi gerekir.
3
Rücu mekanizması ile doğrudan dava hakkı arasındaki fark analiz edilmelidir.
İdare davayı kabul eder, tazminatı öder ve ardından kendi memuruna rücu eder.
Vatandaşın doğrudan memurla karşı karşıya gelmesi engellenerek kamu hizmetinin saygınlığı ve sürekliliği korunur.

Anahtar Kavram

Anayasal Güvence ve Rücu İlkesi

İpuçları

1
Anayasa'nın 129129. maddesi, kamu görevlilerinin görevleri sırasındaki hataları için vatandaşa karşı kimi muhatap gösteriyor?
2
Kusurun 'kişisel' olması (örneğin memurun size kızıp işlem yapmaması), eğer memur o sırada makamındaysa, dava adresini değiştirir mi?
3
Unutmayın, anayasal güvence memurun 'fiili' ile ilgilidir. Memur yetkisini kullanıyorsa, kusur ne kadar ağır olursa olsun dava idareye açılır.

Daha Fazla Pratik

İdarenin sorumluluğunu kaldıran mücbir sebep ve beklenmeyen hal farklarını incelemek bu konuyu pekiştirecektir.

Alternatif Yöntem

Soruyu çözerken 'ancak idare aleyhine' ifadesindeki 'ancak' kelimesine odaklanın; bu kelime istisna tanımayan kesin bir kuralı ifade eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 65Soru

İdare hukukunda, idarenin bir kamu hizmetini yürütürken organizasyon yapısındaki eksiklikler, personel hataları veya denetim yetersizliği nedeniyle kişilere verdiği zararlar 'kusura dayalı sorumluluk' kapsamında değerlendirilir. Bu sorumluluk türünün temel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamu hizmetinin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkan ve hizmetin organizasyonuna dayanan bir sorumluluktur.

Cevap

İdarenin kusura dayalı sorumluluğu (hizmet kusuru); hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkan, objektif ve anonim nitelikli bir sorumluluktur.
Doğru seçenek, hizmet kusurunun literatürdeki klasik tanımını ve üç temel görünüm biçimini (hiç işlememe, geç işleme, kötü işleme) tam olarak yansıtmaktadır. Ayrıca bu sorumluluğun kamu görevlisinden bağımsız, idarenin organizasyonuna yönelik 'objektif' bir durum olduğunu vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Hizmet Kusuru Kavramını Analiz Et
Hizmet kusuru, idarenin bir kamu hizmetini yürütürken yaptığı hatalardır.
Sorumluluğun türünü belirlemek için dayanak ilkeyi anlamak gerekir.
2
Kusurun Görünüm Biçimlerini Belirle
Hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi.
İdarenin hangi durumlarda hatalı sayılacağını somutlaştırmak için bu sınıflandırma kullanılır.
3
Yargı Yolunu Kontrol Et
Tam yargı davası - İdari Yargı.
İdari eylemlerden doğan uyuşmazlıklar idari yargının görev alanındadır.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru (Kusurlu Sorumluluk)

İpuçları

1
İdarenin sorumluluğu için bireysel bir suçlu aramak yerine hizmetin nasıl yürütüldüğüne odaklanın.
2
Hizmet kusuru; 'hizmetin organizasyonu' ile ilgilidir ve idari yargıda çözümlenir.
3
Bu sorumluluk türü; hizmetin kötü, geç veya hiç işlediği durumlarda objektif olarak doğar.

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk halleri (Tehlike ve Sosyal Risk ilkeleri) ile hizmet kusuru arasındaki farkları çalışabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 66Soru

İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için zararlı sonuç ile idari eylem arasında bir nedensellik (illiyet) bağının bulunması şarttır. Bir devlet hastanesinde başarılı bir operasyon geçiren hastanın, taburcu edilirken doktor tarafından kendisine verilen kesin istirahat ve pansuman talimatlarına kasten uymaması sonucu yarasının enfeksiyon kapması ve ek tedavi maliyetlerinin ortaya çıkması durumunda; idarenin tıbbi müdahalesinde herhangi bir hata bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre, idarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran veya azaltan bu durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar görenin kusuru

Cevap

İdarenin sorumluluğunu kesen veya azaltan nedenlerden biri olan 'Zarar görenin kusuru', mağdurun kendi eylemiyle zarara yol açması durumunu ifade eder.
Zarar görenin kusuru, mağdurun kendi ihmali veya kasti bir hareketiyle zararın doğmasına sebebiyet vermesidir. Bu durumda idari eylem ile zarar arasındaki illiyet bağı koptuğu için idarenin mali sorumluluğu ortadan kalkar veya kusur oranında azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki eylem ve zararı tespit et.
İdare operasyonu başarıyla yapmış, ancak hasta talimatlara uymayarak enfeksiyon kapmıştır.
Sorumluluğun kaynağını belirlemek için eylemin kimden kaynaklandığını bilmek gerekir.
2
Nedensellik (illiyet) bağını kontrol et.
İdarenin eylemi ile zarar arasındaki bağ, hastanın kendi kusurlu hareketiyle kesilmiştir.
İdarenin sorumlu tutulabilmesi için zararın idarenin eyleminden kaynaklanması şarttır.
3
Sorumluluğu kaldıran halleri sınıflandır.
Zararın tek sebebi hastanın davranışı olduğu için idare sorumlu tutulamaz.
Zarar görenin kusuru, illiyet bağını kesen temel faktörlerden biridir.

Anahtar Kavram

İdarenin Sorumluluğunda Nedensellik Bağını Kesen Haller

İpuçları

1
Zararın doğmasında idarenin mi yoksa hastanın mı kurallara aykırı davrandığına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İdarenin sorumluluğunu azaltan 'üçüncü kişinin kusuru' ve 'mücbir sebep' arasındaki farkları incelemek için bir karşılaştırma tablosu oluşturabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 67Soru

Bir bölgede meydana gelen toplumsal olaylar veya terör eylemleri sonucunda, idarenin doğrudan bir hizmet kusuru (geç işleme, kötü işleme veya hiç işlememe) bulunmasa dahi, bu olayların yarattığı genel tehlike sebebiyle zarar gören vatandaşların maddi zararlarının devlet tarafından karşılanması gerekmektedir.

Bu durum, idare hukukunda idarenin kusursuz sorumluluğunu doğuran aşağıdaki ilkelerden hangisi ile açıklanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sosyal Risk İlkesi

Cevap

Sosyal risk ilkesi; terör, toplumsal ayaklanma ve boykot gibi toplumun huzurunu hedef alan olaylarda, idarenin kusuru olmasa bile ortaya çıkan zararı kolektif bir sorumluluk anlayışıyla tazmin etmesidir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin bir kusuru olmasa dahi, toplumun tamamına yönelmiş terör saldırıları veya kitlesel eylemler sonucu oluşan zararları 'kolektif sorumluluk' gereği devletin tazmin etmesidir. Bu ilke, bireylerin bu tür risklere karşı devlet güvencesi altında olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayda idarenin bir hatasının (hizmet kusuru) olup olmadığını analiz et.
Senaryoda idarenin doğrudan bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir.
Bu durum bizi 'Kusursuz Sorumluluk' alanına yönlendirir.
2
Zararın kaynağını ve niteliğini belirle.
Zarar, toplumsal olaylar ve terör eylemleri gibi kolektif tehlikelerden kaynaklanmaktadır.
Hangi kusursuz sorumluluk türünün uygulanacağını belirlemek için zararın sebebi kritiktir.
3
Tespit edilen kaynağa uygun olan hukuki ilkeyi eşleştir.
Terör ve toplumsal olaylar 'Sosyal Risk İlkesi' kapsamına girer.
Sosyal risk ilkesi, zarar ile idari eylem arasında doğrudan bir illiyet bağı aranmayan tek sorumluluk türüdür.

Anahtar Kavram

Sosyal Risk İlkesi

İpuçları

1
İdarenin hiçbir hatası olmasa bile zararı karşıladığı 'kusursuz sorumluluk' türlerini düşünün.

Daha Fazla Pratik

İdarenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran veya azaltan (mücbir sebep, beklenmeyen durum, zarar görenin kusuru) durumları tekrar inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 68Soru

İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğu, kural olarak idarenin yürüttüğü hizmetin kusurlu olmasına dayanır. Bir kamu kurumunda yürütülen hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumunda ortaya çıkan bu sorumluluk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet kusuru

Cevap

İdarenin hizmetin işleyişindeki aksaklıklardan (geç, kötü veya hiç işlememe) kaynaklanan sorumluluğu 'hizmet kusuru' olarak adlandırılır.
İdarenin yürüttüğü bir kamu hizmetinin organizasyonunda veya işleyişinde meydana gelen aksaklıklar (hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi) doktrin ve yargı kararlarında 'hizmet kusuru' olarak tanımlanır. Bu, idarenin mali sorumluluğunun en temel dayanağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin eylemi ile meydana gelen zarar arasındaki ilişkiyi analiz et.
Zararın, hizmetin yürütülme biçimindeki bir eksiklikten kaynaklandığı tespit edilir.
İdarenin sorumluluğunun kaynağını belirlemek için eylemin niteliğine bakılmalıdır.
2
Kusur kavramının tanımını değerlendir.
Hizmetin hiç işlememesi (ihmal), geç işlemesi veya kötü işlemesi (hata) durumlarının 'hizmet kusuru' tanımına girdiği görülür.
Bu üç durum, idare hukukunda objektif hizmet kusurunun standart göstergeleridir.
3
Kusursuz sorumluluk halleri ile karşılaştır.
Olayda idarenin tutumundan kaynaklanan bir 'yanlışlık' vurgulandığı için bunun bir kusurlu sorumluluk hali olduğu netleşir.
Risk veya sosyal risk ilkeleri idarenin kusurlu davranışına değil, objektif bir risk durumuna dayanır.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru

İpuçları

1
İdarenin bir şeyi 'yanlış' yapması, 'geç' yapması veya 'yapmaması' kavramlarını düşünün.
2
Bu kavram, idarenin en genel ve asli sorumluluk sebebidir ve 'kusur' kelimesini barındırır.
3
Hizmetin organizasyonundaki eksikliği ifade eden ve 'hizmet' kelimesiyle başlayan terimi arayın.

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk halleri olan 'Risk İlkesi' ve 'Sosyal Risk' arasındaki farkları inceleyen sorulara göz atabilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 69Soru

İdare hukukunda idarenin sorumluluğu, kural olarak bir kusura (hizmet kusuru) dayanmakla birlikte; bazı durumlarda idare, hiçbir kusuru olmasa dahi meydana gelen zararları tazmin etmekle yükümlü tutulabilir. 'Kusursuz Sorumluluk' olarak adlandırılan bu hallerden biri olan 'Tehlike (Risk) İlkesi', idarenin yürüttüğü faaliyetin veya kullandığı araçların yüksek risk taşıması durumunda uygulanır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 'Tehlike (Risk) İlkesi' kapsamında idarenin mali sorumluluğuna yol açan bir durumdur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Devlet bünyesindeki bir mühimmat deposunda, sebebi belirlenemeyen teknik bir arıza sonucu meydana gelen patlamanın çevre binalarda maddi hasara yol açması

Cevap

Mühimmat deposu patlaması gibi bünyesinde tehlike barındıran faaliyetlerden doğan zararlar 'Tehlike (Risk) İlkesi' kapsamında idarenin kusursuz sorumluluğunu doğurur.
Mühimmat deposu işletmeciliği, yüksek gerilim hatları veya tehlikeli deneyler gibi 'tehlikeli faaliyet' kategorisindeki eylemlerden doğan zararlar, idarenin kusuru olmasa dahi 'Tehlike (Risk) İlkesi' gereği tazmin edilir. Seçenekler arasında bu niteliğe en uygun olan mühimmat deposu patlamasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Zararın kaynağını analiz etme
Zarar, idarenin yürüttüğü yüksek riskli bir faaliyetten (mühimmat deposu işletmeciliği) kaynaklanmaktadır.
Sorumluluğun hangi ilkeye dayanacağını belirlemek için olayın niteliği incelenmelidir.
2
Kusur durumunu değerlendirme
Olayda idarenin doğrudan bir ihmali (hizmet kusuru) belirtilmese dahi, faaliyetin kendisi tehlikelidir.
Tehlike ilkesinde idarenin kusurlu olup olmaması tazminat yükümlülüğünü değiştirmez.
3
Hukuki ilkeyi eşleştirme
Tehlikeli araç veya faaliyetlerden doğan zararlar 'Tehlike (Risk) İlkesi'ne girer.
İdare, bu tür faaliyetlerin karını topluma, riskini ise üzerine almaktadır.

Anahtar Kavram

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu: Tehlike (Risk) İlkesi

İpuçları

1
İdarenin sorumluluğu kusurlu (hizmet kusuru) ve kusursuz olarak ikiye ayrılır.
2
Kusursuz sorumluluk hallerinden 'Risk İlkesi' için faaliyetin 'tehlikeli' bir nitelik taşıması gerekir.
3
Mühimmat depoları, barajlar ve nükleer tesisler gibi yapılar doğası gereği tehlike (risk) barındıran araçlardır.

Daha Fazla Pratik

İdarenin sorumluluğunu kaldıran mücbir sebep ve beklenmeyen durum arasındaki farklara göz atabilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Sorumluluk türlerini bir tablo halinde karşılaştırarak elemeli bir yöntem izleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 70Soru

İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu ortadan kaldıran veya azaltan haller mevcuttur. Bu hallerden biri olan 'mücbir sebep'; idarenin faaliyeti dışında gerçekleşen, öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan, bu nedenle de idare ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağını tamamen kesen olaylardır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idarenin sorumluluğunu kaldıran bir 'mücbir sebep' örneğidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bölgede daha önce hiç rastlanmamış şiddetteki bir deprem nedeniyle, tüm yasal standartlara uygun yapılmış bir kamu köprüsünün yıkılarak bir araca zarar vermesi

Cevap

Bölgede daha önce hiç rastlanmamış şiddetteki bir deprem sonucu kamu köprüsünün yıkılması mücbir sebep teşkil eder.
Doğru seçenek, mücbir sebebin üç temel unsuru olan dışsallık, öngörülemezlik ve karşı konulamazlık özelliklerini taşımaktadır. Öngörülemeyen ve önlenemeyen bir deprem, idarenin tüm standartlara uygun davranmış olmasına rağmen zararın doğmasına neden olduğu için illiyet bağını keser.

Adım Adım Çözüm

1
İdarenin sorumluluğunu kaldıran hallerin temel şartlarını hatırla.
Mücbir sebep için 'dışsallık', 'öngörülemezlik' ve 'karşı konulamazlık' şartlarının birlikte bulunması gerekir.
Mücbir sebep, illiyet bağını kestiği için idareyi hem kusurlu hem de kusursuz sorumluluktan kurtarır.
2
Seçeneklerdeki olayların idarenin faaliyetine göre konumunu incele.
Belediye otobüsünün lastik patlaması 'içsel' (beklenmeyen hal), hastane ihmali 'hizmet kusuru', memurun kasıtlı eylemi ise 'kişisel kusur'dur.
Bu durumlar mücbir sebebin 'dışsallık' veya 'idarenin elinde olmama' kriterlerini karşılamaz.
3
Deprem olayını mücbir sebep kriterleri açısından değerlendir.
Olağanüstü şiddetteki bir deprem dışsal bir doğa olayıdır, öngörülemezdir ve önlenmesi idarenin gücünü aşar.
Bu üç şartın sağlandığı durumlarda idarenin tazminat yükümlülüğü kalkar.

Anahtar Kavram

İdarenin Mali Sorumluluğunda İlliyet Bağının Kesilmesi (Mücbir Sebep)

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan 'Fedakarlığın Denkleştirilmesi' ve 'Risk İlkesi' arasındaki farkları inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 71Soru

Bir belediyenin alt yapı çalışması yürüttüğü bir cadde üzerinde, çalışma alanının çevresine gerekli uyarı levhalarını yerleştirmemesi ve gece vakti yeterli aydınlatma yapmaması nedeniyle bir vatandaşın aracıyla açık bırakılan çukura düşerek maddi zarara uğraması durumunda; idarenin bu zarardan sorumlu tutulabilmesinin temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet kusuru

Cevap

İdarenin zararı tazmin etme yükümlülüğünün temel dayanağı 'hizmet kusuru'dur.
Belediyenin yol çalışmasında güvenlik önlemlerini almaması, kamu hizmetinin 'kötü işletildiğini' gösterir. İdare hukukunda hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi 'hizmet kusuru' olarak tanımlanır ve bu durumda idare, ortaya çıkan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın analiz edilmesi
Belediyenin (idarenin) yoldaki güvenlik önlemlerini (levha ve aydınlatma) eksik bıraktığı tespit edilir.
İdarenin sorumluluğunun türünü belirlemek için önce zararın kaynağına bakılmalıdır.
2
Hukuki nitelendirme yapılması
Hizmetin 'kötü işlemesi' durumu söz konusudur.
İdarenin bir kamu hizmetini yürütürken gerekli dikkat ve özeni göstermemesi hizmet kusuru teşkil eder.
3
Sonuca ulaşılması
Hizmet kusuru ilkesi gereği idare oluşan zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
İdare hukukunda hizmetin geç işlemesi, hiç işlememesi veya kötü işlemesi idarenin kusurlu sorumluluğunu doğurur.

Anahtar Kavram

Hizmet Kusuru

İpuçları

1
İdarenin bir görevi yerine getirirken ihmalkâr davranıp davranmadığını düşünün.
2
Hizmetin yürütülmesindeki eksiklikler (kötü işleyiş), idarenin kusurlu sorumluluğuna girer.
3
Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarının genel adına odaklanın.

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan 'Risk İlkesi' ve 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' arasındaki farkları inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 72Soru

Bir devlet üniversitesi hastanesinde gerçekleştirilen cerrahi müdahale sırasında, görevli sağlık personelinin tıbbi standartlara ve uygulama esaslarına aykırı hareket etmesi (malpraktis) neticesinde hastanın sağlığının ciddi şekilde bozulması ve kalıcı bedensel hasar oluşması durumunda; idarenin meydana gelen bu zararı tazmin etme yükümlülüğünün temel hukuki dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hizmet kusuru

Cevap

Hizmet kusuru
Hizmet kusuru ilkesine göre idare, yürüttüğü kamu hizmetinin geç işlemesi, hiç işlememesi veya kötü işlemesi nedeniyle doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Bir devlet hastanesinde yapılan tıbbi uygulama hatası, hizmetin 'kötü işlemesi' kapsamında değerlendirildiği için doğru cevap hizmet kusurudur.

Adım Adım Çözüm

1
Olayın mahiyetini belirlemek
Olay, bir kamu kurumunda (devlet hastanesi) yürütülen bir kamu hizmeti (sağlık) sırasında meydana gelmiştir.
İdari sorumluluğun tespiti için öncelikle eylemin bir kamu hizmeti kapsamında olup olmadığına bakılır.
2
Hizmetin işleyiş biçimini analiz etmek
Tıbbi standartlara aykırılık, hizmetin 'kötü işlemesi' durumuna karşılık gelir.
Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkar.
3
Hukuki dayanağı belirlemek
Hizmetin kötü işlemesi nedeniyle doğan zarar, idare hukukundaki klasik kusurlu sorumluluk ilkesi olan 'Hizmet Kusuru' ile tazmin edilir.
Kusursuz sorumluluk halleri (risk, fedakarlık) özel şartlara tabidir; genel kural hizmet kusurudur.

Anahtar Kavram

İdare hukukunda hizmet kusuru; idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin organizasyonunda veya işleyişinde meydana gelen aksaklıkları ifade eder. Hizmetin kötü işlemesi (tıbbi hata örneğinde olduğu gibi) idarenin asli mali sorumluluk nedenidir.

İpuçları

1
İdare hukukunda sorumluluk ikiye ayrılır: Kusurlu sorumluluk ve kusursuz sorumluluk.
2
Bir kamu görevlisinin görevi sırasında yaptığı hata, hizmetin yürütülmesindeki bir aksaklığı gösterir.
3
Hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi gibi durumlar hangi başlık altında toplanır?

Daha Fazla Pratik

İdarenin ödediği bu tazminatı, kusurlu personele geri istemesine 'rücu' denildiğini ve bunun anayasal bir zorunluluk olduğunu unutmayın.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 73Soru

Bir belediye otobüsünün durakta nizami bir şekilde yolcu indirdiği sırada, arkadan hızla gelen ve sürücüsünün alkollü olduğu belirlenen özel bir aracın otobüse çarpması sonucu bazı yolcular yaralanmıştır. Yapılan incelemeler sonucunda belediye şoförünün veya aracın herhangi bir kural ihlali ya da teknik kusurunun bulunmadığı kesin olarak saptanmıştır. Bu olayda, idarenin (belediyenin) meydana gelen zarardan dolayı tazminat yükümlülüğünün doğmamasının temel hukuki gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarar ile idari eylem arasındaki nedensellik bağının üçüncü kişinin kusuruyla kesilmesi

Cevap

Zarar ile idari eylem arasındaki nedensellik bağının üçüncü kişinin kusuruyla kesilmesi
İdarenin mali sorumluluğunun doğabilmesi için zararlı sonuç ile idari eylem arasında bir 'nedensellik bağı' bulunmalıdır. Olayda belediye şoförü kurallara uygun davranmış, ancak dışarıdan gelen üçüncü bir kişi (alkollü sürücü) ağır kusuruyla kazaya sebebiyet vermiştir. Bu durum illiyet bağını kestiği için idare sorumlu tutulamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Olaydaki idari eylemi ve ortaya çıkan zararı tanımlayın.
İdari eylem: Belediye otobüsünün durakta durması. Zarar: Yolcuların yaralanması.
Sorumluluğun doğması için bir eylem ve bir zarar mevcut olmalıdır.
2
Zararın gerçekleşmesine neden olan asıl faktörü belirleyin.
Zararın asıl nedeni arkadan çarpan alkollü sürücüdür.
Zarar ile eylem arasındaki bağı kimin kurduğu veya kestiğini anlamak gerekir.
3
Nedensellik (İlliyet) bağının durumunu analiz edin.
İdarenin eylemi (durakta durmak) ile zarar arasındaki bağ, dışarıdan gelen üçüncü kişinin ağır kusuruyla kopmuştur.
Üçüncü kişinin kusuru, idarenin eylemi ile sonuç arasındaki bağı kestiği için idareyi sorumluluktan kurtarır.

Anahtar Kavram

İdarenin Sorumluluğunda Nedensellik (İlliyet) Bağı

İpuçları

1
İdarenin tazminat ödemesi için zararın idarenin kendi eyleminden kaynaklanması şarttır.
2
Eğer zarar, idarenin kontrolü dışındaki bir başkasının (üçüncü kişinin) ağır hatasından doğmuşsa, idare ile sonuç arasındaki köprü yıkılmış sayılır.
3
Bu duruma hukukta 'illiyet bağının kesilmesi' denir ve üçüncü kişinin ağır kusuru idareyi sorumluluktan kurtarır.

Daha Fazla Pratik

İdarenin sorumluluğunu kaldıran diğer haller olan 'Mücbir Sebep' ve 'Zarar Görenin Kusuru' kavramlarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 74Soru

Bir büyükşehir belediyesi, kent içi trafiği düzenlemek amacıyla bazı yollarda kalıcı güzergâh değişiklikleri yapmış ve belirli bir caddeyi tamamen yayalaştırmıştır. Bu işlem hukuka ve kamu yararına tamamen uygun olarak gerçekleştirilmesine rağmen, cadde üzerinde bulunan ve başka bir giriş kapısı olmayan bir lojistik deposu, faaliyetlerini sürdüremez hale gelmiş ve işletme sahibi ağır bir maddi zarara uğramıştır.

İdarenin bu hukuka uygun işleminden doğan özel ve olağan dışı zararı tazmin etmesi, aşağıdaki sorumluluk ilkelerinden hangisi ile doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fedakârlığın Denkleştirilmesi

Cevap

İdarenin hukuka uygun işlemlerinden doğan özel zararların tazmini 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' ilkesiyle açıklanır.
İdarenin mali sorumluluğu iki ana başlıkta incelenir: Kusurlu sorumluluk (Hizmet Kusuru) ve kusursuz sorumluluk. Kusursuz sorumluluğun türlerinden biri olan 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' ilkesine göre; idare, hukuka tamamen uygun bir işlem yapsa dahi, bu işlem kamu yararı adına yapıldığı için bir kişinin mülkiyet veya çalışma hürriyetine 'özel, ağır ve olağan dışı' bir müdahale oluşturuyorsa, bu zararı tazmin etmek zorundadır. Senaryodaki yayalaştırma kararı hukuka uygundur ancak lojistik deposu sahibine yüklenen külfet genel toplumun katlandığı külfetten çok daha ağırdır.

Adım Adım Çözüm

1
İdari işlemin niteliğini belirle
İşlem hukuka ve kamu yararına uygundur.
Sorumluluğun kusurlu mu yoksa kusursuz mu olduğunu anlamak için ilk adım budur.
2
Zararın niteliğini analiz et
Zarar genel değil, belirli bir kişiye yönelik 'özel' ve 'ağır' bir zarardır.
Hukuka uygun işlemlerden doğan her zarar tazmin edilmez; tazminat için zararın anonimlikten çıkıp şahsileşmesi gerekir.
3
Sorumluluk ilkesini eşleştir
Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi gereği 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' uygulanır.
Bir bireyin toplum yararı için katlandığı fedakarlığın bedeli, vergi veren tüm toplum tarafından paylaşılmalıdır.

Anahtar Kavram

Fedakârlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)

İpuçları

1
İşlemin 'hukuka uygun' olup olmadığına dikkat edin.
2
Bir kişi kamu yararı için toplumun geri kalanından daha fazla zarara uğruyorsa, bu denge nasıl sağlanır?
3
Bu ilke, kamu külfetleri karşısında eşitliği sağlamayı amaçlayan bir kusursuz sorumluluk türüdür.

Daha Fazla Pratik

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden 'Risk İlkesi' ile 'Fedakârlığın Denkleştirilmesi' arasındaki farkı örneklerle karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 15s
ÖncekiSayfa 4 / 4
İdarenin Sorumluluğu — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür — Sayfa 4 | Examkin