Egemenliğin kaynağı ve bu yetkinin hangi organlar tarafından kullanılacağı meselesi, anayasaların felsefesini yansıtan temel ölçütlerden biridir. Türk anayasa tarihinde 1961 Anayasası, egemenliğin kullanımı konusunda anayasal sisteme köklü bir yenilik getirmiş ve kuvvetler ayrılığını güçlendirmiştir.
Buna göre, 1961 Anayasası'nın egemenlik ve yetki kullanımı konusundaki yaklaşımını en doğru şekilde ifade eden hüküm aşağıdakilerden hangisidir?
- Milletin egemenliğini, anayasanın koyduğu esaslara göre "yetkili organlar eliyle" kullanacağını öngörmüştür.Cevap
- BKuvvetler ayrılığı ilkesini geri plana iterek, devlet yetkilerinin kullanımını meclis üstünlüğü sistemine uygun olarak yalnızca yasama organına devretmiştir.
- CDevlet otoritesini temel hürriyetlerin önüne koyarak, egemenliğin kullanımında devletin mali kaynaklarının sınırını genel bir kısıtlama sebebi saymıştır.
- DAnayasayı değiştirme yetkisine sahip tali kurucu iktidarın, egemenliği yepyeni bir anayasa yapmak amacıyla sınırsızca kullanabileceğini kabul etmiştir.
- EKanunların anayasaya uygunluğunu denetlemek üzere, görülmekte olan bir davada mahkemelerin doğrudan iptal davası açmasını sağlayan soyut norm denetimini getirmiştir.
Cevap
1961 Anayasası'nın egemenlik anlayışında getirdiği en büyük yenilik, milletin egemenliğini anayasanın koyduğu esaslara göre yetkili organlar eliyle kullanacağını hüküm altına almasıdır.
1961 Anayasası, 1924 Anayasası'ndaki "meclis üstünlüğü" anlayışını terk ederek yetki temerküzünü (toplanmasını) engellemiştir. Kuvvetler ayrılığının bir gereği olarak, "Millet, egemenliğini anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organlar eliyle kullanır" hükmünü getirmiştir. Bu sayede egemenlik kullanımı sadece TBMM'ye değil; yasama, yürütme ve bağımsız yargı organlarına paylaştırılmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
1961 Anayasası'nda Egemenliğin Kullanımı ve Yetkili Organlar